Dünyada milyonlarca tür var. Bilim insanları bu çeşitliliği anlamlı kılmak için canlıları belirli kurallara göre gruplandırır. Bilimsel yöntemi, sınıflandırmayı ve altı canlı âlemini keşfet.
Bilimsel yöntem, bir problemi çözmek için gerçekleştirilen mantık, ölçme, gözlem ve deneylere dayalı, sistemli çalışmaların bütünüdür. Basamakları sürükleyip doğru sıraya diz.
Bir olayı etkileyecek faktörlerden yalnızca birinin değiştirilip diğerlerinin sabit tutulduğu deneydir. Deney grubunda test edilen faktör değişir; kontrol grubunda tüm şartlar sabit kalır.
Adımlara tıkla — doğru sırayla aşağıdaki listeye eklenirler.
Canlı formlarını isimlendiren ve sınıflandıran bilim dalına taksonomi, akrabalık ilişkilerini belirlemekle ilgilenen bilim dalına sistematik denir. Neden uğraşıyoruz? Telefonundaki bütün fotoğraflar tek bir klasörde, isimsiz dursaydı hiçbirini bulamazdın. Doğada milyonlarca tür var; onları düzenli klasörlere ayırmazsak ne konuşabilir ne araştırabiliriz. Sınıflandırma tam olarak bu klasör sistemidir — üstelik klasörler rastgele değil, akrabalığa göre dizilir.
İlk sınıflandırmayı Aristo yapmıştır. Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere bakılarak yapılır.
İlk doğal sınıflandırmayı John Ray yapmıştır. Köken benzerliği, akrabalık derecesi ve homolog yapılara bakılarak yapılır.
Kedi ve atın ön bacağı, kurbağanın ön bacağı, insanın kolu, balinanın ön yüzgeci, kuşun kanadı — hepsi aynı kemik yapısından türemiştir (embriyonik kökeni aynı), ama farklı görevler yapar.
Kuşun kanadı (kas, sinir, deri) ile sineğin kanadı (deri çıkıntısı) — görevleri ve dış görünüşleri aynıdır (uçmak) ama embriyolojik kökenleri tamamen farklıdır.
Ortak bir atadan gelen, doğal koşullarda çiftleştiğinde verimli (kısır olmayan) döller verebilen bireyler topluluğuna tür denir. Kromozom sayısının aynı olması akrabalık göstermez — insan, lepistes ve kurtbağrı bitkisinin hepsi 46 kromozomludur ama akraba değildir.
Carolus Linnaeus'un önerdiği sistemdir. Her tür, Latince iki kelimeyle adlandırılır: ilk kelime cins adı (büyük harfle başlar), ikincisi tamamlayıcı ad (küçük harfle) — ikisi italik yazılır. Örn: Panthera tigris (kaplan), Panthera leo (aslan).
Bir âlem seç: hücre yapısını, beslenme şeklini, üremesini ve biyolojik önemini karşılaştırmalı olarak incele.
İkisi de prokaryottur ama arkeler DNA'sını histon proteinine sarar (ökaryota benzer), hastalık yapıcı ve endospor oluşturan formları YOKTUR ve ribozomları antibiyotiklerden etkilenmez.
Ökaryotların en ilkel grubudur; kamçılılar, kök ayaklılar, silliler, sporlular, algler ve cıvık mantarlar gibi birbirinden çok farklı canlıları bir arada barındırır.
Glikozu glikojen depolaması ve tüketici beslenmesiyle hayvana, aktif hareket edememesiyle bitkiye benzer — ama hücre duvarı kitindir (selüloz değil), bu yüzden ayrı bir âlemdir.
Hayvanlar; ökaryot, çok hücreli, aktif yer değiştirebilen ve heterotrof beslenen canlılardır. İki büyük gruba ayrılır: omurgasızlar ve omurgalılar.
Hayvanlar âleminin en geniş grubu. Sırtta omurga yoktur, çoğunda açık kan dolaşımı görülür.
| Süngerler | En basit organizasyon, hücre içi sindirim |
| Sölenterler | İlk sinir hücresi burada; hidra, denizanası, mercan |
| Solucanlar | İlk doku/organ farklılaşması; boşaltım atığı amonyak |
| Yumuşakçalar | 2. en büyük grup; ahtapot, salyangoz, istiridye |
| Eklem bacaklılar | En geniş grup; dış iskelet, kanat ilk kez burada |
| Derisi dikenliler | Sadece denizde; su-damar sistemi, tüp ayaklar |
Sırtta omurga vardır. Tümünde kapalı kan dolaşımı ve hemoglobin bulunur.
| Balıklar | 2 odacıklı kalp, solungaç, dış döllenme |
| İki yaşamlılar | Larvada solungaç, erginde akciğer + deri |
| Sürüngenler | İlk karasal grup; iç döllenme, dış gelişme |
| Kuşlar | 4 odacıklı kalp, sabit vücut ısısı, uçma ilk burada |
| Memeliler | 4 odacıklı kalp, plasenta, süt bezleri |
Virüsler biyolojik varlık kabul edilse de hiçbir canlı âlemi altında sınıflandırılamaz. Protein kılıfla sarılmış, DNA veya RNA taşıyan cansız-canlı arası bir geçiş formudur. Virüsü şöyle düşün: elinde çalışan bir programın olduğu USB bellek gibidir. Tek başına rafta dururken hiçbir şey yapmaz — ne beslenir, ne çoğalır, hatta kristalleşip toz gibi bekler. Ama bir bilgisayara (yani canlı bir hücreye) taktığın anda o hücrenin enerjisini ve makinelerini ele geçirip kendi kopyalarını ürettirmeye başlar. İşte bu yüzden "tam canlı" da diyemiyoruz, "tam cansız" da.
| Hepatit virüsü | Karaciğer |
| Kuduz, çocuk felci | Sinir hücreleri |
| Suçiçeği, uçuk | Deri hücreleri |
| HIV | Akyuvar hücreleri |
Virüsle enfekte olan hücreler interferon denilen bir protein salgılayarak savunma sağlar. Virüsler; kanser ve kalıtsal hastalıkların gen terapisiyle tedavisinde ve gen aktarımında kullanılır.
8 sorudan oluşan bu testle "Canlıların Sınıflandırılması ve Canlı Âlemleri" ünitesini ne kadar öğrendiğini gör.
Türe doğru gidildikçe ortak özellik ve akrabalık artar, birey/tür sayısı azalır.
Linnaeus'un sistemi. İlk kelime büyük, ikincisi küçük harfle; ikisi de italik.
Arkeler DNA'yı histona sarar, hastalık yapmaz, ribozomu antibiyotikten etkilenmez.
Glikojen depolar (hayvan gibi), hareketsizdir (bitki gibi), duvarı kitindir (ikisinden de farklı).
Balıktan memeliye doğru kalp gelişir, kirli-temiz kan ayrımı tamamlanır.
Enzim sistemi yok; antibiyotikten etkilenmez, sadece hücre içinde çoğalır.