9. SINIF · ÜNİTE 2 · HÜCRE

Yaşamın
En Küçük Birimi

Hücre, canlıların bütün özelliklerini gösteren en küçük yapı ve görev birimidir. İçinde bir şehir gibi işleyen organelleri, zarından geçen maddeleri tıklayarak ve deneyerek keşfet.

1665
Hooke "hücre" dedi
1972
akıcı-mozaik zar modeli
%70–90
sitoplazmanın suyu
01 / HÜCRENİN KEŞFİ VE HÜCRE TEORİSİ

Mikroskopla açılan yeni dünya

Hücre ve organellerin keşfi, merceklerin ve özellikle mikroskobun gelişmesi sayesinde mümkün olmuştur. Biyolojinin en önemli gözlem ve ölçme aracı mikroskoptur.

ZACHARIAS JANSSEN

Hücreyi 9 kat büyüten ilk mikroskobu icat etti.

ROBERT HOOKE

"Hücre" terimini ilk kullanan bilim insanıdır. İncelediği mantar meşesi dokusunda gördüğü küçük odacıklara, "küçük oda" anlamına gelen cellula adını verdi.

ANTONIE VAN LEEUWENHOEK

Sperm hücrelerini ve bakterileri inceledi. Bakterilerin varlığını keşfeden ilk kişidir ve mikrobiyolojinin kurucusu sayılır.

MATTHIAS SCHLEIDEN

Bitki hücrelerini inceledi; çekirdeğin hücre bölünmesindeki rolünü belirtti.

THEODOR SCHWANN

Hayvan hücrelerini inceledi; hücrelerin canlıların yapı birimi olduğunu belirtti.

RUDOLF VIRCHOW

Var olan hücrelerin kendinden önceki hücrelerden meydana geldiğini belirtti.

Hücre Teorisi

  • Hücre, canlının temel yapı ve görev birimidir.
  • Canlılar bir ya da birden çok hücreden meydana gelir.
  • Yeni hücreler, öncekilerin bölünmesiyle oluşur.
  • Hücreler, içerdiği kalıtım maddesini bölünerek yavru hücrelere aktarır.
  • Tüm metabolik olaylar hücre içinde gerçekleşir.
02 / PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRE

İki temel hücre tipi

Hücreler yapılarına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Aradaki temel fark, zarla çevrili bir çekirdeğin ve zarlı organellerin bulunup bulunmamasıdır. Şöyle düşün: prokaryot hücre tek odalı bir stüdyo dairedir — yemek, uyku, çalışma hepsi aynı boşlukta olur. Ökaryot hücre ise odalara bölünmüş bir evdir; mutfak ayrı, yatak odası ayrı. Her organel bir odadır ve kendi işini kendi köşesinde yapar. Bu bölmeli düzen ökaryot hücreyi çok daha verimli kılar.

PROKARYOT HÜCRE

Çekirdeksiz, organelsiz

  • • DNA'ları halkasal şekildedir ve sitoplazmada dağınık hâlde bulunur.
  • Zarlı organelleri yoktur; sadece protein sentezinden sorumlu ribozomları vardır.
  • • Zarla çevrili belirgin çekirdekleri yoktur.
  • • Tüm yaşamsal faaliyetlerini sitoplazmada veya hücre zarındaki yapılarda gerçekleştirir.
Kimler? Bakteriler ve arkeler.
ÖKARYOT HÜCRE

Çekirdekli, organelli

  • • DNA'ları doğrusal şekilli ve proteinle kaplı kromatin hâlindedir.
  • • Zarlı ve zarsız tüm organelleri vardır.
  • Çift katlı zarla çevrili çekirdeğe sahiptir; DNA çekirdek içindedir.
  • • Yaşamsal faaliyetler hücre zarı, sitoplazma ve organellerde gerçekleşir.
Kimler? Protista, mantarlar, bitkiler ve hayvanların tamamı.
Kritik Bilgi

Her tek hücreli canlı prokaryot değildir. Ökaryot tek hücreli canlılar da vardır (amip, öglena, paramesyum). Ancak her prokaryot canlı tek hücrelidir.

Dikkat

Ökaryot hücrelere özgü, tek ya da çift katlı zara sahip hücre birimlerine organel denir. Ribozom ise hem prokaryotta hem ökaryotta bulunur, çünkü zarsızdır.

03 / HÜCRE ZARI VE HÜCRE DUVARI

Akıcı-mozaik zar modeli

Hücre zarının yapısı bugün akıcı-mozaik zar modeli ile açıklanır. 1972'de Singer ve Nicolson tarafından önerilen bu modele göre hücre zarı protein, lipit ve karbonhidrat moleküllerinden oluşur. İsmi kulağa karışık geliyor ama aslında iki kelimeyi ayrı ayrı düşünürsen çok basit: "akıcı", çünkü zar katı bir duvar değil — moleküller sürekli yer değiştirir, sabun köpüğü gibi hareketlidir. "Mozaik", çünkü yağ tabakasının arasına serpiştirilmiş proteinler, tıpkı bir mozaik tablodaki renkli taşlar gibi dağınık durur. Yani hücre zarı, üzerinde adacıklar yüzen bir yağ denizidir.

AKICI-MOZAİK ZAR MODELİ Moleküller sürekli hareket hâlindedir — zarın "akıcı" olmasının sebebi bu
1 · FOSFOLİPİT TABAKA
  • • İki sıra hâlinde dizilir, zarın akıcılığını sağlar.
  • Baş kısmı suyu sever (hidrofilik), dışa ve içe bakan sıvılara dönüktür.
  • Kuyruk kısmı suyu sevmez (hidrofobik), zarın iç kısmında sudan uzakta durur.
  • • Su geçirmez; suda çözünmez, organik çözücülerde çözünür.
2 · PROTEİNLER
  • • Fosfolipitler arasına gömülüdür; mozaik görünümü bunlar oluşturur.
  • • Zarı boydan boya kat edenler kanal proteinlerini meydana getirir.
  • • Kanal proteinlerinin oluşturduğu açıklıklara por denir.
  • • Porlar madde alışverişini sağlar ve sitoplazmanın homeostazisini düzenler.
3 · KARBONHİDRATLAR
  • • Zarın dışa bakan yüzeyinde bulunur.
  • • Proteine bağlanınca glikoprotein, lipide bağlanınca glikolipit olur.
  • • Reseptör olarak görev yapar, hücrelerin birbirini tanımasını sağlar.
  • • Hücreye kimlik (özgüllük) ve antijenik özellik kazandırır.

Hücre Zarının Özellikleri ve Görevleri

  • Seçici geçirgendir: bazı maddeler geçer, bazıları geçemez.
  • • Sürekli hareket hâlindedir (akıcı), esnektir, ince ve yarı saydamdır.
  • Canlı ve dinamiktir; enerji gerektiren faaliyetleri gerçekleştirebilir.
  • • Hücreyi dış çevreden ayırır, şekil verir, dağılmasını önler.
  • • Kontrollü madde alışverişini ve uyarıların iletimini sağlar.
Kolesterol: Hayvan hücrelerinin zarında fosfolipitler arasına gömülü bir steroittir; zarın dayanıklılığını, akışkanlığını, geçirgenliğini ve esnekliğini sağlar.

Hücre Duvarı

Bitki, alg ve mantar hücreleri ile prokaryot canlıların hücre zarının dışında bulunan yapıdır. Hayvan hücrelerinde yoktur.

BitkilerSelüloz
Alg ve mantarlarKitin
BakterilerPeptidoglikan
ArkelerPseudopeptidoglikan
  • • Hücre zarına göre daha kalın ve dayanıklıdır, hücreyi korur.
  • Cansızdır.
  • • Üzerindeki geçitler sayesinde tam geçirgendir (seçici değil!).
  • • Bitki hücreleri yaşlandıkça hücre duvarı kalınlaşır.
Sitoplazma

Yarı akışkan, sıvısal ortamdır; %70–90'ı sudur. İçinde proteinler, yağlar, karbonhidratlar, enzimler, hormonlar, vitaminler, mineraller, tuzlar, gazlar, atıklar, ATP, nükleotitler ve RNA'lar bulunur. Sürekli hareket hâlinde olması hücre içinin homojen kalmasını sağlar.

Çekirdek — Kritik

Hücrenin yönetim ve kalıtım merkezidir; zar, sıvı, çekirdekçik ve kromatinden oluşur. Çekirdek zarındaki porlar hücre zarındaki porlardan büyüktür. Olgun alyuvarda çekirdek yoktur; karaciğer ve çizgili kas hücrelerinde birden fazla olabilir. Çekirdekçik zarsızdır ve ribozomun üretim yeridir.

04 / ORGANELLER

Hücrenin iş bölümü

Hücre bir fabrika gibidir: her organelin ayrı bir görevi vardır. Aşağıdaki hücrede bir organele tıkla — yapısını, görevlerini ve hangi hücrelerde bulunup bulunmadığını gör.

İNTERAKTİF ORGANEL KÂŞİFİ
SEÇİLİ ORGANEL
Çekirdek
YAPISI

GÖREVLERİ
    NEREDE BULUNUR / BULUNMAZ

    Nerede Yok? — Sık Sorulan

    Lizozom: bitki ve mantar hücrelerinde yok.
    Sentrozom: gelişmiş bitki, mantar, sinir, çizgili kas, olgun alyuvar ve yumurtada yok.
    Golgi: olgun alyuvar, sperm ve bakterilerde yok.
    Mitokondri: bakteri, arke ve memeli olgun alyuvarında yok.

    Lizozomun Ürettiği Olaylar

    Otofaji: yıpranmış, yaşlı organellerin parçalanması.
    Otoliz: enzimlerin sitoplazmaya dağılıp hücrenin kendini sindirmesi. Embriyoda parmak aralarının açılması ve kertenkelenin kuyruğunu bırakması otolizdir.

    Plastitler

    Kloroplast: yeşil, fotosentez yapar.
    Kromoplast: renk verir — ksantofil sarı, karoten turuncu, likopen kırmızı.
    Lökoplast: pigmentsiz, depo eder (patateste nişasta, zeytinde yağ, fasulyede protein). Uzun süre ışık alırsa kloroplasta dönüşebilir.

    05 / HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ

    Zardan kim, nasıl geçer?

    Hücre zarı canlı ve seçici geçirgendir. Bir maddenin nasıl taşınacağını; büyüklüğü, elektrik yükü, yağda veya suda çözünebilme özelliği ve yoğunluğu belirler. Bütün bu taşıma çeşitlerini tek bir soruyla ayırt edebilirsin: "Madde yokuş aşağı mı gidiyor, yokuş yukarı mı?" Kalabalık taraftan boş tarafa geçiyorsa bu yokuş aşağıdır, kendiliğinden olur, enerji istemez (difüzyon, osmoz). Ama azdan çoğa, yani yokuş yukarı çıkıyorsa hücrenin onu itmesi gerekir — bu da ATP harcar (aktif taşıma). Molekül zardan geçemeyecek kadar büyükse zar onu kese içine alıp taşır; bu da enerji ister.

    KÜÇÜK MOLEKÜLLERİN TAŞINMASI
    Pasif taşıma (ATP harcanmaz)
    – Difüzyon (basit / kolaylaştırılmış)
    – Osmoz
    Aktif taşıma (ATP harcanır)
    BÜYÜK MOLEKÜLLERİN TAŞINMASI
    Endositoz (ATP harcanır)
    – Fagositoz (katı taneler)
    – Pinositoz (sıvı / çözünmüş maddeler)
    Ekzositoz (ATP harcanır)
    MADDE GEÇİŞİ SİMÜLASYONU
    TAŞIMA ŞEKLİ
    Basit Difüzyon
    ATP HARCANIR MI?
    Hayır
    YÖN
    Çok → az yoğun
    AÇIKLAMA

    TAŞINAN MADDELER

    Difüzyon Hızını Etkileyen Faktörler

    • Yoğunluk farkı: fark arttıkça hız artar.
    • Sıcaklık: arttıkça kinetik enerji artar, hız artar.
    • Molekül ağırlığı: küçük moleküller daha hızlı geçer.
    • Por sayısı: arttıkça hız artar.
    • Yağda çözünme: yağda çözünenler daha hızlı geçer.
    • Elektriksel yük: nötr maddeler iyonlardan hızlı geçer.
    • Difüzyon yüzeyi: yüzey alanı arttıkça hız artar.

    Endositoz ve Ekzositozda Zar Yüzeyi

    • Endositoz: zarın bir kısmı koparak koful olur → zar yüzeyi küçülür.
    • Ekzositoz: koful zarı hücre zarıyla birleşir → zar yüzeyi büyür.
    • • İkisinde de ATP harcanır, enzim görev yapar ve taşıma yönü yoğunluk farkına bağlı değildir.
    • Bakteri ve arkeler zarlı organel oluşturamadıkları için endositoz ve ekzositoz yapamaz.
    • • Mantar ve bitki hücreleri ekzositoz yapabilir (hücre duvarı endositozu engeller).
    06 / OSMOZ VE ÇÖZELTİ ORTAMLARI

    Hücreyi şişiren ve büzen kuvvet

    Osmoz, suyun çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama seçici geçirgen bir zardan geçişidir. Kafa karıştıran nokta genelde şudur: su, tuzun çok olduğu tarafa gider. Çünkü tuzun çok olduğu yerde su azdır — su her zaman kendi kalabalığının az olduğu yere doğru akar. Salatalığa tuz attığında suyunu salması ya da tuzlu deniz suyu içince daha çok susaman tam olarak budur. Aşağıda hücre tipini ve ortamı seç — ne olacağını gör.

    ORTAM
    İzotonik
    HÜCREDE OLAN
    Değişiklik yok

    Osmotik B.
    orta
    Turgor B.
    orta
    Emme K.
    0
    Emme Kuvveti = Osmotik Basınç − Turgor Basıncı
    Tanımlar

    Osmotik basınç: net su geçişini durdurmak için zara uygulanması gereken basınç. Çözünen madde miktarıyla doğru orantılıdır.
    Turgor basıncı: hücre içindeki suyun hücre zarına yaptığı basınç.
    Turgor basıncı ile osmotik basınç ters orantılıdır.

    Dikkat

    Su hiçbir zaman aktif taşımayla taşınmaz, yalnızca osmozla yer değiştirir. Su daima osmotik basıncın yüksek olduğu yere doğru hareket eder.

    Günlük Hayat

    Turgor basıncı bitkilere desteklik ve diklik sağlar; stomaların açılıp kapanması bu sayede olur. Susuz kalan bitkide turgor azalır ve bitki solar. Göz ve burun damlalarının izotonik olması, hücrelerin plazmoliz ya da turgor olmasını engeller.

    07 / BİLGİ TESTİ

    Öğrendiklerini test et

    8 sorudan oluşan bu testle "Hücre" ünitesini ne kadar öğrendiğini gör.

    Soru 1 / 8
    Puan: 0
    Soru yükleniyor...
    08 / ÖZET

    Akılda kalacak özet kartları

    HÜCRE TEORİSİ
    Her hücre bir hücreden

    Hücre temel yapı ve görev birimidir; yeni hücreler öncekilerin bölünmesiyle oluşur (Virchow).

    PROKARYOT / ÖKARYOT
    Zarlı organel var mı?

    Prokaryotta zarlı organel ve belirgin çekirdek yok, sadece ribozom var. Her prokaryot tek hücrelidir ama her tek hücreli prokaryot değildir.

    HÜCRE ZARI
    Akıcı-mozaik model

    Çift katlı fosfolipit + gömülü proteinler + karbonhidratlar. Canlı ve seçici geçirgen.

    HÜCRE DUVARI
    Cansız ve tam geçirgen

    Bitkide selüloz, mantar/algde kitin, bakteride peptidoglikan. Hayvan hücresinde yoktur.

    PASİF / AKTİF
    ATP harcanır mı?

    Difüzyon ve osmozda ATP yok. Aktif taşıma, endositoz ve ekzositozda ATP harcanır.

    OSMOZ
    EK = OB − TB

    Hipertonikte plazmoliz, hipotonikte turgor (hayvan hücresinde hemoliz), izotonikte emme kuvveti sıfırdır.