Bir kertenkeleyi camda tutan on Newton
Bugüne kadar atomların içindeki bağları gördük: metalik, iyonik, kovalent. Şimdi molekülün dışına çıkıyoruz. Molekülleri birbirine tutturan kuvvetler bunlardan çok daha zayıf — ama bir bardak suyu bir arada tutan, kertenkeleyi tavanda gezdiren, DNA’nın iki zincirini birleştiren de onlar. Bu ünitede beş etkileşim türünü ve hepsinden güçlüsü olan hidrojen bağını göreceksin.
Gecko (geko) kertenkele türü yapışkan bir madde salgılamadan tüm yüzeylere tutunabilme özelliğine sahiptir ve bu durum ayak yapısıyla ilgilidir. Ayakları seta adı verilen mikroskobik tüyler ve bu tüylerin uçlarındaki spatula benzeri yapılardan oluşur. Her bir yapı 200 nanometre uzunluğunda ve 10 nanometre çapından daha küçük tüyciklerle kaplıdır.
Bu tüyciklerin uçları çok ince olduğundan kertenkelenin tutunduğu yüzey ile moleküler düzeyde bir etkileşim sağlar. Tek bir gecko, ayağındaki milyonlarca moleküler düzeydeki etkileşimle yaklaşık 10 Newton civarında güçlü bir yapışma kuvveti üretir.
Bilim insanları bu özellikten esinlenerek “GeckoBot” adını verdikleri robota pürüzlü ve düz yüzeylere tutunabilme özelliği kazandırmıştır. Cerrahi müdahalelerde dokulara hassas ve kontrollü tutunmak önemli olduğu için, gecko ayaklarındaki mikro yapılardan ilham alınarak üretilen yapışkan malzemelerin cerrahi robotlar tarafından kullanılabilirliği araştırılmaktadır.
Nanometre, metrenin milyarda biri. (Birimin açılımı ders kitabında yazmıyor, eklendi.) Bir setanın ucundaki tüycük, bir insan saçının yaklaşık on binde biri kalınlığında.
1. “Gecko kertenkelelerinin yüzeye tutunmasını sağlayan 10 Newton’luk kuvvet, moleküler düzeydeki nispeten zayıf elektrostatik çekim ile nasıl oluşmuştur?”
Cevap iki kelimede: çokluk ve yakınlık. Tek bir tüycüğün ürettiği kuvvet gerçekten çok küçük; ama milyonlarcası aynı anda çalışıyor. Ayrıca tüycük uçları o kadar ince ki yüzeye molekül boyutunda yaklaşıyor — bu kuvvetler mesafeyle çok hızlı zayıfladığı için yakınlık her şeyi değiştiriyor.
2. “Toz parçacıklarının bilgisayar ekranına yapışması ile gecko kertenkelelerinin yüzeye tutunmasını sağlayan çekim gücü arasında bir ilişki olabilir mi?”
Evet. Ekran çalışırken elektriklenir; yüklenmiş yüzey, yaklaşan nötr toz parçacığındaki elektron bulutunu bozar ve onda geçici bir dipol oluşturur. Sonra ikisi birbirini çeker. Bu ünitenin sonunda bu olayın adını da koyacaksın. (Ders kitabı soruyu kenar notunda soruyor, cevabı metnin farklı yerlerine dağıtıyor; burada birleştirildi.)
“Moleküller arası etkileşimler, elektrostatik çekim adı verilen zıt elektrik yüklerinin birbirini çekmesi ve aynı elektrik yüklerin birbirini itmesi temeline dayanan elektrostatik kuvvetler ile açıklanır.”
“Maddeyi oluşturan temel tanecikler; atom, molekül veya iyon olabilir. Madde daha yoğun faza geçerken ya da bir başka madde içinde dağılırken etkin rol alan ve madde tanecikleri arasında oluşan etkileşimler metalik, iyonik ve kovalent bağ oluşumundaki etkileşime göre daha zayıftır.”
Son cümle bütün ünitenin ölçeğini kuruyor: buradaki kuvvetler bağ değil, etkileşim. Kovalent bağ yüzlerce kJ/mol’lük bir iştir; bu ünitede göreceğin en güçlü etkileşim 40 kJ/mol’de kalıyor.
“Molekülün bir bölümünde elektronca zengin ve kısmen eksi (δ−), molekülün diğer bölümünde ise elektronca fakir ve kısmen artı (δ+) yüklü kutuplar bulunur. Bu durum moleküldeki iki kutuplu yapıyı oluşturur ve kalıcı dipol olarak adlandırılır.”
Kimlerde var: polar moleküller (H₂O, HCl, NH₃, H₂S…). Bir önceki ünitenin sonu buradan başlıyor: dipol momenti sıfırdan farklı olan her molekülün kalıcı dipolü vardır.
“Apolar moleküller ve soy gaz atomlarında elektron yoğunluğu dengeli dağılıma sahiptir ancak elektron dağılımındaki dalgalanmalar sonucu anlık olarak elektron yoğunluğunun arttığı bölge negatif yükle yüklenir. Bu durum yük dağılımının geçici olarak bozulmasına ve kutuplaşmanın ortaya çıkmasına neden olur. Bu geçici duruma geçici dipol veya indüklenmiş dipol denir.”
Kimlerde var: apolar moleküller ve soy gaz atomları. Bir önceki ünitede “apolar molekülde kalıcı kutup oluşmaz” demiştik — “kalıcı” kelimesi tam da bunun için seçilmişti.
Solda bir apolar molekülün elektron bulutu canlı olarak dalgalanıyor — anlık olarak bir tarafa yığıldığında geçici dipol oluşuyor ve kısa süre sonra dağılıyor. Sağdaki polar molekülde ise kutuplar hiç değişmiyor: kalıcı dipol. Kaydırakla dalgalanmanın şiddetini değiştirebilirsin.
Etkinlik-2.14 etkileşimlerin adını nasıl kuracağını doğrudan söylüyor: “Etkileşen tanecik apolar molekül veya soy gaz atomu ise indüklenmiş dipol, polar molekül ise dipol, iyon ise iyon ifadeleri kullanılabilir.”
Yani ismi ezberlemene gerek yok: iki tarafın ne olduğuna bak, karşılığını yaz, aralarına tire koy. Polar molekül + apolar molekül → “dipol-indüklenmiş dipol”. İyon + polar molekül → “iyon-dipol”.
Na⁺ · Cl⁻ · Mg²⁺
polar molekül: H₂O · HF · NH₃ · H₂S · HCl · CO
apolar molekül ya da soy gaz atomu: He · Ne · O₂ · N₂ · CH₄ · CO₂ · BH₃
Tablodaki bütün çiftler. Bir çift seç: iki tarafın ne olduğu (iyon / dipol / indüklenmiş dipol) belirlenir ve etkileşimin adı kuralla kurulur.
“Yük dağılımının konumunun değişmesi tüm moleküllerde gözlemlenen bir durumdur. Bu durum sonucu oluşan etkileşim türü tüm moleküller arasında bulunur ancak maddenin fiziksel özelliklerini belirleyen etkin kuvvet sadece geçici dipole sahip moleküllerde görülür. Soy gaz atomları ve bütün apolar moleküllerde fiziksel özellikleri belirleyen bu çekim kuvvetine dağılma kuvveti, indüklenmiş dipol-indüklenmiş dipol etkileşimi veya London (Landın) kuvveti denir.”
İki cümlede iki ayrı şey söyleniyor, ikisini de karıştırmamak lazım:
Bütün moleküller arasında ve soy gaz atomları arasında. Polar moleküller de dahil.
Yalnızca soy gaz atomları ve apolar moleküllerde — çünkü onlarda başka bir kuvvet yok.
Bu kuvvetin üç ayrı adı var ve üçü de eşdeğer: dağılma kuvveti, indüklenmiş dipol-indüklenmiş dipol etkileşimi, London kuvveti. Sınavda üçü de karşına çıkabilir.
“Genel olarak apolar moleküller ve soy gaz atomlarının yapısında elektron bulutunun dağılımı simetriktir ancak bu yapıya yaklaşan bir başka atom, iyon ya da molekülle simetrik yük dağılımı bozulur ve geçici dipol oluşur.”
“Yapıdaki elektron sayısı fazla ve elektron bulutu dağılmış ise kutuplanabilirlik kolaylaşır ve London kuvveti artar.”
Kutuplanabilirlik, elektron bulutunun dışarıdan bir yükle ne kadar kolay bozulduğudur. (Ders kitabı terimi kullanıyor, tanımlamıyor; açıklama eklendi.) Büyük ve elektronu bol bir molekülde bulut gevşek tutulur, kolay bozulur; küçük bir molekülde sıkı tutulur, zor bozulur.
Kaydırağı çek: yapıdaki elektron sayısı arttıkça elektron bulutu büyüyüp gevşiyor, kutuplanabilirlik kolaylaşıyor ve London kuvveti artıyor. Kuralın doğrudan görselleşmiş hâli.
Görsel 2.13’te sıralanan beş tür. Bir tür seç: iki tanecik çizilir, üzerlerindeki yükler ve aradaki çekim gösterilir; altta tanımı ve örneği yazılır.
| Etkileşim türü | 1. tanecik | 2. tanecik | Örnek |
|---|---|---|---|
| London kuvveti (indüklenmiş dipol-indüklenmiş dipol, dağılma kuvveti) | Apolar molekül ya da soy gaz atomu | Apolar molekül ya da soy gaz atomu | He…He · O₂…O₂ · H₂…H₂ · He…Ne |
| Dipol-dipol | Polar molekül | Polar molekül | HCl…HCl · H₂S…H₂S · NH₃…HF |
| İyon-dipol | İyon | Polar molekül | Na⁺…H₂O · Cl⁻…H₂O |
| İyon-indüklenmiş dipol | İyon | Apolar molekül ya da soy gaz atomu | Na⁺…He · Mg²⁺…CO₂ |
| Dipol-indüklenmiş dipol | Polar molekül | Apolar molekül ya da soy gaz atomu | HCl…He · CH₄…HF · CO…BH₃ |
“London kuvveti, dipol-dipol ve dipol-indüklenmiş dipol etkileşimleri IUPAC tarafından van der Waals kuvvetleri olarak adlandırılır.”
Dikkat: van der Waals bir şemsiye ad, altıncı bir tür değil. Ve kapsamı üç türle sınırlı: iyon içeren iki tür (iyon-dipol ve iyon-indüklenmiş dipol) bu adın dışında kalıyor. Bu ince ayrım sınav sorusu olmaya çok uygun.
İki tablodaki bütün tanecik çiftleri, her birinin türü ve gerekçesi. “iyon”, “London”, “van der Waals” gibi bir şey aratabilirsin.
“Hidrojen atomu doğrudan F, O veya N atomuna bağlandığında bağlanan atomlar arasındaki elektronegatiflik farkı diğer kovalent bağlardaki kutuplaşmadan daha yüksek olur. Bu durum, söz konusu moleküllerde bağı meydana getiren hidrojen atomunda kısmi pozitif; ortaklanmamış elektron çifti bulunduran diğer atomda kısmi negatif yük yoğunluğu oluşturur. Yük yoğunluğunun fazlalığı nedeniyle moleküller arasındaki çekim dipol-dipol etkileşimine göre oldukça güçlüdür. Genellikle komşu moleküller arasında oluşan bu güçlü etkileşime hidrojen bağı denir.”
“Hidrojen bağının oluşması için hidrojen atomunun F, O veya N atomuna bağlanmış ve kısmi pozitif yüklü olması gerekir. Bunun yanı sıra hidrojen atomuna bağlanmış, kısmi negatif yüklü ve ortaklanmamış elektron çifti içeren F, O veya N atomu gereklidir.”
“Moleküller, yapısında en az bir F−H, O−H veya N−H bağı bulunduruyorsa hidrojen bağı oluşturabilir.”
Kısacası hidrojen bağı bir köprü: bir tarafta δ+ hidrojen, öteki tarafta ortaklanmamış çifti olan bir F, O ya da N. İkisi de olmadan bağ kurulmaz. Ve son cümle: hidrojen bağı farklı moleküller arasında da oluşabilir.
Etkinlik-2.15’in dokuz molekül çifti. Bir çift seç: iki koşul tek tek denetlenir ve hidrojen bağının kurulup kurulmadığı gösterilir. Kırmızı kesikli çizgi hidrojen bağını, gri çizgi yalnızca dipol-dipol etkileşimini gösterir.
| Etkileşim türü | Görüldüğü yer | Kuvveti (kJ/mol) |
|---|---|---|
| London kuvveti | Bütün molekül ve soy gaz atomları arasında | 0,05-20 |
| Dipol-dipol | Polar moleküller arasında | 3-20 |
| Hidrojen bağı | F, O veya N atomuna bağlı H içeren moleküller arasında | 10-40 |
Aralıkların üst üste bindiğine dikkat et: çok büyük bir apolar molekülün London kuvveti (20 kJ/mol) küçük bir hidrojen bağından (10 kJ/mol) güçlü olabilir. “Hidrojen bağı her zaman en güçlüdür” demek bu yüzden tam doğru değil; aynı büyüklükteki moleküller karşılaştırıldığında doğrudur.
Adı “bağ” ama aslında bir moleküller arası etkileşim. Kovalent bağ yüzlerce kJ/mol’lük bir iş; hidrojen bağı en fazla 40 kJ/mol. Yani su ısıtınca kaynar (hidrojen bağları kopar) ama H₂O molekülü bozulmaz — buhar hâlindeki su hâlâ sudur.
İkinci tuzak: HCl’de hidrojen var ama klor F, O ya da N değil. Bu yüzden HCl molekülleri arasında hidrojen bağı yoktur, yalnızca dipol-dipol etkileşimi vardır. H₂S için de aynı: kükürt listede yok.
DNA hayati faaliyetlerin sürdürülmesini sağlayan ve genetik özellikleri taşıyan bir moleküldür. Adının açılımı üç parçadan geliyor: deoksiribo = beş karbonlu riboz şekerinin halkalı yapısı, nükleik = hücre içindeki çekirdekte bulunması, asit = fosfat grubunun asidik özellik göstermesi.
DNA’nın sarmal bir merdivene benzeyen yapısında şeker ve fosfattan oluşan zincir dış kısımda, azotlu organik bazlar ise merkezde merdivenin basamaklarında yer alır. Fosfat, şeker ve azotlu organik bazın birleşmesinden meydana gelen ve DNA’da tekrarlayan yapıya nükleotit adı verilir. Kalıtsal özellikleri belirleyen gen yapısı çok sayıda nükleotitten oluşur; nükleotitler DNA’nın temel yapı birimleridir.
Nükleotit yapısında dört farklı azotlu organik baz bulunur: adenin (A), sitozin (C), guanin (G) ve timin (T). “G−C ve A−T arasında bulunan hidrojen bağları, DNA molekülünün yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zinciri birleştirir ve genetik kodu korur.”
DNA’nın çift sarmalı şematik olarak çiziliyor. Kaydırakla merdivenin uzunluğunu değiştir; dış zincirler şeker + fosfat, basamaklar ise A−T ve G−C baz çiftleri. Basamakları tutan şey hidrojen bağları.
DNA’nın iki zincirini hidrojen bağları birleştirir. Peki neden kovalent bağ değil?
Çünkü hücrenin DNA’yı okuması ve kopyalaması için iki zincirin açılabilmesi gerekiyor. Kovalent bağ olsaydı zincirler hiç ayrılamazdı. Hidrojen bağı tam kararında: genetik kodu koruyacak kadar güçlü, gerektiğinde açılacak kadar zayıf.
Ders kitabı bu gerekçeyi doğrudan yazmıyor ama “genetik kodu korur” cümlesiyle işaret ediyor; buradaki açıklama o cümlenin açılımı.
Bir tanecik çifti, bir tanım ya da bir sayı veriliyor; doğru cevabı seç. Sorular ve şıklar her turda karışır.
Dokuz madde. Her madde kendi molekülleri arasında en güçlü hangi etkileşimi gösterir? Satır başına tek hücre işaretle, sonra Denetleye bas. (NaCl iyonik yapılıdır; molekülü yoktur, iyonları arasında iyonik bağ bulunur.)
Altı soruyu tek tek dolaş; hangi maddelerin cevaba girdiği kutucuklarda işaretlenir. (Ders kitabı cevap anahtarı vermiyor; cevaplar kendi tanımlarından çıkarıldı.)
Telefonunun ekranını her sildiğinde tozun neden hemen geri geldiğini artık açıklayabilirsin: ekran elektriklenir, yaklaşan nötr toz parçacığında geçici dipol oluşturur ve ikisi birbirini çeker. Kenar sorusunun cevabı bu.
Suyu ağzına kadar doldurup biraz daha eklediğinde su bardağın kenarını aşar ama dökülmez — tepede kubbe gibi durur. Onu tutan şey hidrojen bağları. Hesaba göre 240 gramlık bir bardak suda yaklaşık 80,27×10²³ molekül var ve hepsi birbirine tutunuyor.
Yemeğe tuz atınca NaCl iyonlarına ayrışır; Na⁺ suyun δ− oksijen ucuna, Cl⁻ ise δ+ hidrojen uçlarına tutunur. İyon-dipol etkileşimi için verilen örnek tam olarak bu. Tuzun suda çözünmesi, bu etkileşimin gözle görünen hâli.
Kuruyken tek tek duran saç telleri ıslanınca birbirine yapışır. Sebebi su moleküllerinin birbirini hidrojen bağlarıyla çekmesi: su, teller arasında ince bir köprü kurar ve onları bir arada tutar. Su buharlaşınca tutamlar yine dağılır.
Saçına sürttüğün balon elektriklenir; duvardaki nötr moleküllerde geçici dipol oluşturur ve yapışır. Gecko’nun ayağıyla aynı fizik, farklı ölçek: küçük kuvvetlerin çokluğu.
Su donunca hacmi artar — şişeyi buzlukta unutunca patlamasının sebebi. Buzda hidrojen bağları molekülleri düzenli ve aralıklı bir örgüye oturtur; sıvı hâlde moleküller daha sıkışık durur. Zayıf bir etkileşim, şişeyi patlatacak kadar iş yapıyor.
GeckoBot, yapışkan madde kullanmadan tutunuyor; kertenkelenin setalarını taklit ediyor. Cerrahi robotlarda dokuya hassas tutunma için aynı fikirden yararlanılması araştırılıyor. Doğadan ilham alarak tasarlamaya biyomimikri deniyor.
DNA’nın iki zincirini birleştiren şey bu ünitedeki hidrojen bağları. Yeterince güçlü ki genetik kod korunuyor, yeterince zayıf ki hücre gerektiğinde zinciri açıp okuyabiliyor. İki dersin tam ortasında duran bir konu.
İki soru yeter: (1) Taraflar ne? İyon → “iyon”, polar molekül → “dipol”, apolar molekül ya da soy gaz → “indüklenmiş dipol”; ikisini tireyle birleştir. (2) Molekülde F−H, O−H ya da N−H bağı var mı? Varsa hidrojen bağı da kurulur ve en güçlü etkileşim odur.
47 soruluk test · moleküller arası etkileşimlerin temeli, beş etkileşim türü, London kuvveti, van der Waals kuvvetleri, hidrojen bağının koşulları ve DNA örneği
Moleküller arası etkileşimler elektrostatik kuvvetlerle açıklanır: zıt yükler
çeker, aynı yükler iter.
Maddeyi oluşturan temel tanecikler atom, molekül veya iyon olabilir.
Bu etkileşimler metalik, iyonik ve kovalent bağ oluşumundaki etkileşime göre daha
zayıftır. En güçlüsü bile 40 kJ/mol’de kalır.
Kalıcı dipol: molekülün bir bölümü elektronca zengin ve δ−, diğer bölümü elektronca
fakir ve δ+. Polar moleküllerde bulunur.
Geçici (indüklenmiş) dipol: apolar molekül ve soy gaz atomlarında elektron dağılımı
dengelidir ama dalgalanmalar sonucu anlık olarak bir bölge negatif yüklenir. Yük
dağılımı geçici olarak bozulur.
“Etkileşen tanecik apolar molekül veya soy gaz atomu ise indüklenmiş dipol,
polar molekül ise dipol, iyon ise iyon ifadeleri kullanılabilir.”
İki tarafın karşılığını yaz, aralarına tire koy — adı çıkar.
London kuvveti (= dağılma kuvveti = indüklenmiş dipol-indüklenmiş dipol): apolar
molekül/soy gaz + apolar molekül/soy gaz.
Dipol-dipol: polar + polar. Saf bir maddenin kendi molekülleri arasında ve farklı
polar moleküllerin karışımlarında.
İyon-dipol: iyon + polar molekül. Örnek: NaCl’nin suda çözünmesi.
İyon-indüklenmiş dipol: iyon + apolar molekül/soy gaz. Apolar molekülün anyona yakın
bölgesi δ+, katyona yakın bölgesi δ− olur.
Dipol-indüklenmiş dipol: polar molekül + apolar molekül/soy gaz.
Bütün moleküller arasında bulunur, ama fiziksel özellikleri belirleyen etkin
kuvvet yalnız geçici dipole sahip moleküllerde (soy gaz atomları ve bütün apolar
moleküller) görülür.
Apolar moleküllerde elektron bulutunun dağılımı simetriktir; yaklaşan bir atom, iyon
ya da molekülle simetri bozulur ve geçici dipol oluşur.
“Yapıdaki elektron sayısı fazla ve elektron bulutu dağılmış ise kutuplanabilirlik
kolaylaşır ve London kuvveti artar.”
IUPAC’a göre van der Waals kuvvetleri şu üçünü kapsar:
London kuvveti · dipol-dipol · dipol-indüklenmiş dipol.
İyon içeren iki tür bu adın dışındadır: iyon-dipol ve iyon-indüklenmiş dipol.
Van der Waals altıncı bir tür değil, şemsiye ad.
Hidrojen doğrudan F, O veya N’ye bağlandığında elektronegatiflik farkı diğer
kovalent bağlardakinden yüksek olur; hidrojen δ+, karşı atom δ− olur.
Çekim dipol-dipol etkileşimine göre oldukça güçlüdür.
İki koşul birden: (1) F, O ya da N’ye bağlı, kısmi pozitif bir hidrojen;
(2) kısmi negatif ve ortaklanmamış elektron çifti içeren bir F, O ya da N.
Kısayol: molekülde en az bir F−H, O−H veya N−H bağı varsa hidrojen bağı
oluşturabilir.
Farklı moleküller arasında da oluşabilir (NH₃ ile H₂O gibi).
London kuvveti — bütün molekül ve soy gaz atomları arasında — 0,05-20 kJ/mol
Dipol-dipol — polar moleküller arasında — 3-20 kJ/mol
Hidrojen bağı — F, O veya N’ye bağlı H içeren moleküller arasında —
10-40 kJ/mol
Aralıklar üst üste biner: çok büyük bir apolar molekülün
London kuvveti küçük bir hidrojen bağından güçlü olabilir.
DNA = deoksiribo (beş karbonlu riboz şekerinin halkalı yapısı) + nükleik
(çekirdekte bulunması) + asit (fosfat grubunun asidik özelliği).
Şeker ve fosfat zinciri dışta, azotlu organik bazlar merdivenin basamaklarında.
Nükleotit: fosfat + şeker + azotlu organik baz. DNA’nın temel yapı birimi; gen çok
sayıda nükleotitten oluşur.
Dört baz: adenin (A) · sitozin (C) · guanin (G) · timin (T).
“G−C ve A−T arasında bulunan hidrojen bağları iki zinciri birleştirir ve genetik kodu
korur.”
Ayaklarında seta adlı mikroskobik tüyler, uçlarında spatula benzeri yapılar; her
biri 200 nm uzunluğunda ve 10 nm’den ince tüyciklerle kaplı.
Tek bir gecko milyonlarca moleküler etkileşimle yaklaşık 10 Newton yapışma
kuvveti üretir. Yapışkan madde salgılamaz.
Bu özellikten esinlenen robot: GeckoBot; cerrahi robotlarda kullanımı
araştırılıyor.
· HCl’de hidrojen bağı yoktur — klor F, O ya da N değil. Yalnız dipol-dipol.
· H₂S’te de yoktur — kükürt listede yok.
· Hidrojen bağı bir bağ değil, moleküller arası bir etkileşimdir. Su kaynarken
hidrojen bağları kopar, H₂O molekülü bozulmaz.
· London kuvveti her yerde bulunur ama her yerde belirleyici değildir.
· Van der Waals iyon içeren türleri kapsamaz.
· Apolar moleküllerde kalıcı kutup yoktur ama geçici kutup vardır — bir
önceki ünitede “kalıcı” kelimesi bunun için seçilmişti.
Elektronegatiflik (Etkinlik-2.15): H 2,20 · P 2,19 · S 2,58 · Cl 3,16 · N 3,04 ·
O 3,44 · F 4,0.
Bir bardak su: 240 gram, yaklaşık 80,27×10²³ molekül.
Gecko: 200 nm tüycük uzunluğu, 10 nm’den küçük çap, ~10 Newton yapışma.
Kuvvetler: London 0,05-20 · dipol-dipol 3-20 · hidrojen bağı 10-40 kJ/mol.