Bir kalem pil
4 m² toprağı
kirletir.
Deodorantın iticisi ozon tabakasını inceltir, arabanın egzozu asit yağmuru yapar, çamaşır deterjanının fosfatı gölde yosunu azdırıp balığı boğar. Bu ünite, günlük eşyaların atmosferde, suda ve toprakta bıraktığı izi anlatıyor.
Atmosferin üst katmanlarındaki ozon (ozonosfer) morötesi ışınların bir kısmını tutar. Aşağıdaki kirletici düğmelerine bas ve tabakanın nasıl inceldiğini, yeryüzüne kaç morötesi ışının indiğini izle. Sonra "insanlar kullanmayı bırakırsa" düğmesine bas.
İnsan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek katı, sıvı ya da gaz hâlindeki yabancı maddelerin atmosferde bulunmasına hava kirliliği denir.
Tozlar, sera gazları, zehirli gazlar, ozon tabakasını incelten gazlar hava kirliliği oluşturan maddelerdir.
Güneşten gelen ışınlar yeryüzünü ısıtır, yeryüzü de bu ısıyı geri yansıtır. Sera gazları bu geri dönen ısının bir kısmını tutar. Kaydırakla sera gazı miktarını artır ve kaç ışının uzaya kaçıp kaçının geri döndüğünü say.
Sera gazları; su buharı, karbon dioksit, metan, azot oksit, ozon ve kloroflorokarbonlar gibi bazı kimyasalları içerir. Atmosferdeki sera gazı miktarının artması, hava kirliliğine ve dünyanın ısınmasına neden olmaktadır.
CO₂ atmosferde doğal olarak bulunur ancak havadaki CO₂ yoğunluğu %5-10 arasında olan hava toksiktir ve birkaç dakika içinde ölüme neden olur. Kaynakları; uçaklar, enerji santralleri, fosil yakıtlardır (benzin ve doğal gaz...). Karbon dioksit, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden birinci derecede sorumlu olan sera gazıdır.
Kükürt oksitlerin asit yağmuruna dönüşmesi dört adımda oluyor. Adım düğmelerine sırayla basarak zinciri kur; her adımda o basamağın tepkimesi ve açıklaması karşına çıkacak.
Şehir meydanlarındaki eski mermer heykellerin yüz hatlarının silinmesinin sebeplerinden biri budur.
Atmosferde bulunan azot, yüksek sıcaklıklarda oksijenle reaksiyona girerek azot oksitleri oluşturur. Araç motorlarında ve enerji santrallerinde oluşan yüksek sıcaklık etkisiyle meydana gelir; bazı fabrika bacalarından çıkan zehirli gazların içinde bulunur.
Atmosfere salınan SO₂ gazının başlıca sorumlusu kömür, petrol gibi fosil yakıtlar kullanımıdır. İnsan faaliyetleri dışındaki ana kaynağı volkanik patlamalardır.
Su ve toprak kirleticilerin başında plastikler, deterjanlar, organik sıvılar, ağır metaller, piller ve endüstriyel atıklar gelmektedir. Kirleticiye tıkla; nereden geldiğini ve suda-toprakta ne yaptığını göreceksin.
Günümüzde sanayileşme ile endüstrinin gelişmesi ve endüstriyel tesislerden katı, sıvı ve gaz atıkların çevreye bırakılması, nüfus artışı ile birlikte yerleşim alanlarının artması, insanların hızlı çalışma temposu ve tüketim çılgınlığı su ve toprak kirliliğinin artmasına neden olmaktadır.
İnsanlara veya çevreye zararlı olmayan yeni teknolojik kimyasallar geliştirilerek üretimi yapılmalıdır.
Çevreye zarar veren kimyasal kirleticiler kullanıldıktan sonra gerekli tedbirler alınarak imha edilmelidir.
Zararlı atıkların en aza indirgenmesi sağlanmalıdır.
Ülkelerin çevre politikası olmalı ve endüstriyel kuruluşların çevre ile ilgili yasalara uyması sağlanmalıdır.
Çöplerin organik kısmının kısa sürede gübreye dönüştürülmesi, kötü kokuları yok etme, zararlı haşaratın azaltılması, atık suların arıtılması gibi alanlarda doğal, genetik müdahale görmemiş yararlı mikroorganizmalar (etkin mikroorganizmalar) kullanılmalıdır.
Hava kirliliğine neden olan fosil yakıtların kullanımı azaltılmalı, yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmalıdır. Ormanlar korunmalı ve yeşil alanlar artırılmalıdır.
Canlıların birçoğu yaşamak için oksijene ihtiyaç duyar.
Atmosfer olmadan hiçbir ses duyulmaz, iletişim kurulamaz. Ses bir maddesel ortamda yayılır; boşlukta yayılamaz. Ay'da astronotların telsizle konuşmasının sebebi de budur.
Tüm canlıları Güneş'ten gelen tehlikeli ışınlara karşı korur, yeryüzündeki yüzey ısısını tutarak uzaya yayılmasını önler.
Uzaydan Dünya'ya doğru gelen göktaşı gibi nesnelerden bizi korur. Gece gördüğün "kayan yıldız", atmosferde sürtünmeyle yanan bir göktaşıdır.
Atmosfer bitkiler için de önemlidir. Atmosferde bulunan karbon dioksit olmadan bitkiler yaşayamaz.
Atmosfer birçok canlı için hayati önem taşıdığından tüketim maddelerini seçerken ve kullanırken canlılara ve çevreye karşı duyarlı olunmalıdır.
30 sorudan oluşan bu test ile "Çevre Kimyası" ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Atmosferin üst katmanlarında bulunan ozon gazının oluşturduğu tabaka (ozonosfer) dünyayı korur, morötesi (ultraviyole) gibi Güneş'ten gelen zararlı ışınların bir kısmını engeller. İncelmeye neden olan başlıca kirleticiler: sprey, deodorant gibi aerosollerde kullanılan itici gazlar; şimşek çakması ve uçak motorlarının yüksek ısısı nedeniyle oluşan azot oksitler; soğutucularda (buzdolabı, klima) kullanılan kloroflorokarbon (CFC) bileşikleri. İnsanlar bu zararlı kimyasalları kullanmazlarsa ozon tabakası kendini yenileyebilir.
İnsan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek katı, sıvı ya da gaz hâlindeki yabancı maddelerin atmosferde bulunmasına hava kirliliği denir. Tozlar, sera gazları, zehirli gazlar, ozon tabakasını incelten gazlar hava kirliliği oluşturan maddelerdir.
CO₂ atmosferde doğal olarak bulunur; %0,05'in altında sorun oluşturmaz. Ancak yoğunluğu %5-10 arasında olan hava toksiktir ve birkaç dakika içinde ölüme neden olur. Kaynakları uçaklar, enerji santralleri ve fosil yakıtlardır. Karbon dioksit, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden birinci derecede sorumlu olan sera gazıdır.
Dünya atmosferi tıpkı bir sera gibi davranır. Sera gazları; su buharı, karbon dioksit, metan, azot oksit, ozon ve kloroflorokarbonlar gibi bazı kimyasalları içerir. Atmosferdeki sera gazı miktarının artması, hava kirliliğine ve dünyanın ısınmasına neden olmaktadır.
Atmosfere salınan SO₂'nin başlıca sorumlusu kömür, petrol gibi fosil yakıtlardır; insan faaliyetleri dışındaki ana kaynağı volkanik patlamalardır. SO₂ atmosferde Güneş ışığını yansıtarak yeryüzüne ulaşan enerjiyi azaltır ve Dünya'nın soğumasına neden olur. SO₂(g) + NO₂(g) → SO₃(g) + NO(g) tepkimesine göre SO₃'e dönüşür; SO₃ havadaki su buharı ile birleşerek asit yağmurlarını oluşturur.
İnsanlarda akciğer ve cilt hastalıklarına, yeryüzündeki bitki örtüsünün zarar görmesine, tatlı su kaynaklarının kirlenmesine ve sudaki canlı hayatın zarar görmesine, tarihî eserlerin aşınmasına, toprağın verimsizleşmesine sebep olur.
Atmosferdeki azot, yüksek sıcaklıklarda oksijenle reaksiyona girerek azot oksitleri oluşturur. Atmosferin kirlenmesine; yağmur suyu ile reaksiyona girerek asit yağmurlarına; "dolaylı sera gazı" olarak bilinen ozon gazı oluşumunun artmasına; solunum problemleri, baş ağrıları, akciğer rahatsızlıkları, gözlerde tahriş, iştah kaybı ve dişlerde aşınmaya neden olur.
Su ve toprak kirleticilerin başında plastikler, deterjanlar, organik sıvılar, ağır metaller, piller ve endüstriyel atıklar gelmektedir.
Polimerlerden oluşan PET şişe, plastik torba ve poşetlerin toprak ve suya karışmasıyla kirlilik oluşur. Biyolojik bozulma süreleri çok uzundur. İçindeki kimyasallardan dolayı insan sağlığı için tehlikelidir; okyanus ve denizlere karışarak deniz canlılarına zarar verir; binlerce yıl doğada kalarak ekolojik dengeyi bozar; yer altı sularına zararlı kimyasalların karışmasına neden olur.
Cilt üzerinde egzama, temriye ve mantar gibi hastalıklara sebep olur. Suya karışmasıyla kirlilik oluşur; bozulmadan suda uzun süre kalabilir. Deterjanlarda kullanılan fosfat bileşikleri göl, deniz ve okyanuslardaki su yosunlarının aşırı büyümesine neden olur; sonuçta suda yaşayan canlıların oksijen alması zorlaşır ve zamanla ölümlerine neden olur.
Kurşun, kadmiyum, krom, demir, kobalt, bakır, nikel, cıva ve çinko gibi ağır metaller atom ağırlıkları yüksek ve yoğunlukları 5 g/cm³ten daha yüksek olan elementlerdir. Pillerin içeriğindeki ağır metaller toksik ve kanserojen maddelerdir. Bir kalem pilin 4 m² toprağı kirlettiği düşünülerek atık piller özel pil toplama kutularına atılmalıdır.
Canlıların birçoğu yaşamak için oksijene ihtiyaç duyar. Atmosfer olmadan hiçbir ses duyulmaz, iletişim kurulamaz. Tüm canlıları Güneş'ten gelen tehlikeli ışınlara karşı korur, yüzey ısısını tutarak uzaya yayılmasını önler. Göktaşı gibi nesnelerden korur. Atmosferdeki karbon dioksit olmadan bitkiler yaşayamaz.