Kalbi olmayan ikinci dolaşım
Kılcaldan çıkan sıvının hepsi geri dönmez. Geri dönemeyen kısmı toplayıp kana geri kazandıran ikinci bir dolaşım sistemi vardır: lenf dolaşımı. Pompası yoktur, atardamarı yoktur, rengi yoktur. Bu ünitede lenf damarlarını, lenf sıvısını, lenf düğümlerini, ödemin beş sebebini, lenfin izlediği iki yolu ve dolaşım sisteminin sık görülen rahatsızlıklarını göreceksin.
Sağlıklı yetişkin bir insanda kılcal damarlardan sıvı ve çok az da olsa kan proteinleri doku sıvısına geçer. Kanın kılcal damarlarda kaybettiği bu sıvının ve proteinlerin tekrar kana geri kazandırılmasında lenf dolaşımı görev alır. Yani vücudumuzda kan dolaşımı dışında lenf dolaşımı olarak ikinci bir dolaşım sistemi vardır.
Lenf dolaşımının her görevi ayrı ayrı canlandırılıyor: okun yönü neyin nereye taşındığını gösteriyor.
1) Kılcal kan damarlarından doku sıvısına çıkıp tekrar kılcal kan damarlarına geçememiş doku sıvısının fazlasının ve doku sıvısına geçen proteinlerin kan dolaşımına geri döndürülmesini sağlar. 2) Sindirim sisteminde emilen yağı ve yağda eriyen vitaminleri toplayıp kan dolaşımına ulaştırır. 3) Vücuda giren yabancı madde ya da mikroorganizmalara karşı savunma görevi yapar.
Lenf dolaşım sistemi lenf damarları, lenf sıvısı ve lenf düğümlerinden oluşur. Sistem embriyoda kardiyovasküler sistemin gelişiminden sonra, yani hamileliğin 6. haftasının sonlarında gelişmeye başlar.
Lenf damarları lenf kılcalları ve lenf toplardamarlarından oluşur. Lenf kılcal damarları birleşerek lenf toplardamarlarını oluşturur. Atardamar yoktur.
İki kılcal yan yana çiziliyor. Lenf kılcalının bir ucu kapalıdır, porları kan kılcalınınkinden daha büyüktür ve geçirgenliği daha yüksektir. Düğmelerle hangi özelliğin vurgulanacağını seç.
Yağlar, ince bağırsaktan şilomikron hâlinde emilerek lenf damarları ile dolaşıma katılır; lenf damarları sindirim sisteminden yağların emilmesine yardımcı olur. Lenf toplardamarlarının, kan toplardamarlarından daha ince olan duvarlarında bağ dokusu ve düz kas yapısı görülür. Lenf kılcalları dokular arasına yayılmış, bir ucu kapalı tüp şeklinde damarlardır ve doku sıvısı lenf kılcallarıyla toplanır. Kılcalların birleşmesiyle göğüs lenf kanalı ve sağ lenf kanalı adı verilen iki büyük lenf damarı oluşur.
Lenf kılcal damarlarına difüzyonla geçen doku sıvısının fazlası lenf sıvısı adını alır. Dokulardan kalbe doğru hareket eder. Kanda bulunandan daha az protein bulunur. Alyuvarları olmadığından renksizdir, dolayısıyla akkan da denir. Lenf sıvısında fibrinojen yoktur, akyuvarlar bulunur; akyuvarlar sayesinde lenf, vücut savunmasında önemli rol oynar.
Lenf sıvısında fibrinojen yoktur — ama akyuvar vardır. Karışan iki bilgi bunlar. Fibrinojen plazmanın pıhtılaşma proteinidir ve lenfte bulunmaz; buna karşılık akyuvarlar lenfte bulunur ve lenfin savunma görevini onlar taşır. Alyuvar ise lenfte yoktur; renksiz olmasının sebebi budur. İkinci ayrım: lenf damarlarında tek yönlü açılan kapakçıklar vardır (yer çekimiyle geri dönüşü engeller) ama atardamar yoktur.
| Ölçüt | Kan dolaşımı | Lenf dolaşımı |
|---|---|---|
| Damar çeşitleri | Atardamar, kılcal, toplardamar | Atardamar yoktur; kılcal ve toplardamar |
| Kılcalın ucu | İki ucu açık, atar ile toplar arasında | Bir ucu kapalı tüp şeklinde |
| Por büyüklüğü ve geçirgenlik | Daha küçük por, daha düşük geçirgenlik | Daha büyük por, daha yüksek geçirgenlik |
| Alyuvar | Vardır (kırmızı) | Yoktur (renksiz, akkan) |
| Akyuvar | Vardır | Vardır |
| Fibrinojen | Plazmada vardır | Yoktur |
| Protein miktarı | Daha fazla | Kanda bulunandan daha az |
| Akış hızı | Daha hızlı | Daha yavaş |
| Akış yönü | Kalpten çıkar, kalbe döner | Dokulardan kalbe doğru tek yön |
Lenf damarları boyunca özel hücre kümelerinin oluşturduğu yapılar lenf düğümleri olarak adlandırılır ve lenf damarları boyunca vücutta dağınık olarak yerleşmiştir. Lenf düğümleri en çok boyun, koltuk altı, göğüs, karın ve kasık bölgesinde bulunur.
Lenf düğümlerinde lenf sıvısı süzülüp temizlenir, lenf sıvısındaki toksinler ve hücre artıkları nötrleştirilir. Bakteri ve virüslere saldıran lenfositler üretilip depolandığından lenf düğümleri vücut savunmasında önemli hâle gelmiştir.
Lenf düğümlerinin yan yana gelmesiyle lenf bezleri oluşur. Bunlar: bademcikler, timüs bezi, koltuk altı bezleri ve peke sarnıcıdır. Dalak da lenf düğümlerine benzer. Bademcikler en büyük lenf bezleridir.
Vücutta enfeksiyon durumunda lenf düğümlerinin içindeki akyuvarların sayısı artar. Bu durum lenf düğümlerinin şişmesine sebep olur. Doktorun muayene sırasında boyunda, koltuk altında, kasıklardaki lenf düğümlerinin şişip şişmediğini kontrol etmesinin nedeni budur.
Dört etkeni tek tek aç: her biri açıldığında lenf akış hızı çubuğu uzar ve damardaki sıvı gözle görülür biçimde hızlanır. Altta kan damarındaki hız kesikli çizgiyle karşılaştırma için duruyor.
Ödemin beş sebebinden birini seç: doku sıvısı seviyesi gözle görülür biçimde yükselir ve o sebebin hangi mekanizmayla sıvı biriktirdiği çizilir.
Lenf sistemi sayesinde dokular arasından toplanan sıvı tekrar dolaşıma dönmüş olur. Lenfin tekrar dolaşıma katılması, ince bağırsaklardan emilen yağların, az miktarda proteinlerin ve fazla doku sıvısının kana aktarılmasını da sağlar.
Yolu seç: her durakta lenf sıvısı bir sonrakine akar. İki yol üst ana toplardamarda buluşup kalbin sağ kulakçığına dökülür. Vücut şemasında hangi bölgenin lenfinin taşındığı ayrıca boyanır.
Vücudun bacaklar, bağırsaklar gibi alt bölgesinden toplanan lenf; peke sarnıcına, oradan göğüs lenf kanalı ile sol köprücük altı toplardamarına aktarılır. Buradan da kalbe gitmek üzere üst ana toplardamara geçer. Sol koldan, başın ve göğsün sol yarısından toplanan lenf de göğüs lenf kanalından itibaren bu sıra ile kalbe ulaşır.
Başın ve göğsün sağ yarısı ve sağ kolda toplanan lenf ise sağ lenf kanalı ile sağ köprücük altı toplardamara taşınır. Ardından kalbe gitmek üzere üst ana toplardamara geçer. Sağ ve sol köprücük altı toplardamarları üst ana toplardamarda buluşarak lenf, kalbin sağ kulakçığına dökülür ve kan dolaşımına dâhil olur.
Yüksek ya da düşük tansiyon, damar tıkanıklığı, kalp krizi, inme, varis, kangren, anemi, lösemi gibi rahatsızlıklar en sık rastlanılan dolaşım sistemi rahatsızlıklarındandır.
İki kaydırakla büyük (sistolik) ve küçük (diyastolik) tansiyonu ayarla. Rozet NORMAL / YÜKSEK / DÜŞÜK arasında değişir; eşikler 140-90 ve 90-60 mmHg olarak çizilidir.
Her rahatsızlıkta damarda ya da kanda tam olarak ne değişiyor ayrı ayrı çiziliyor: plak birikimi, kapakçık bozulması, tıkanan damarın beslediği doku, alyuvar-akyuvar sayısındaki değişim.
Yetişkinlerde sistolik basıncın 140 mmHg, diyastolik basıncın 90 mmHg’dan büyük olduğu durumdur. Nedenleri: sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, stres ve genetik yatkınlık. Tedavi edilmezse kalp krizine, felce, beyin kanamasına, böbrek hasarına ve görme kaybına neden olabilir. Tanısı kolaydır; beslenme değişiklikleri, egzersiz ve ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilir.
Yetişkinlerde sistolik basıncın 90 mmHg, diyastolik basıncın 60 mmHg’den küçük olduğu durumdur. Nedenleri: genetik yatkınlık, vücudun susuz kalması, vitamin ve mineral eksikliği, kalp hastalıkları, kan kaybı, bazı endokrin hastalıklar. Belirtileri: baş dönmesi, bulanık görme, soğuk ve soluk cilt, mide bulantısı, kalbin hızlı atması, yorgunluk ve bayılma.
Damarların genellikle damar sertliği ya da bir pıhtı nedeniyle tıkanmasıdır. Damarların iç yüzeyindeki hasarlar düzgün yüzeyin bozulmasına neden olur; hasarlı bölgeye gelen akyuvarlar bu bölgede lipit ve kolesterolün birikmesine yol açar. Bu yağlı birikime plak (aterom plak) denir. Plak büyürken damar içi daralır ve sertleşir.
Kan damarı duvarında çeşitli nedenlerle meydana gelen kalınlaşma ve sertleşmeye ateroskleroz denir. Dolaşımdaki kolesterol ve inflamasyon (yangı) birlikte bu hastalığa yol açar. Hipertansiyonla birlikte başa giden damarlarda ateroskleroz meydana gelirse beyinde oksijen yokluğu nedeniyle kalıcı hasara (örneğin felce) yol açabilir. Zamanla kolesterol ve lipitlerin birikmesi, üzerine kalsiyum tuzlarının çökmesiyle damar sertliği oluşur; damar sertliği atardamarların genişleyebilme özelliğini kaybetmesine, zamanla yırtılmasına neden olabilir. Damar çeperinde biriken yağ ve kireç emboli sebebidir.
Kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucunda kalp dokusunun beslenememesi durumunda hücreler zarar görür ya da ölürse kalp krizine (miyokardiyal enfarktüs) neden olur. İnme ise beyne besin ve oksijen taşıyan damarlarda yırtılma veya tıkanma sonucu beyindeki sinir dokunun zarar görmesidir. Pıhtı çözücü ilaçların kısa sürede kullanımı inme ya da kalp krizinin etkilerini azaltabilir; dil altından verilen pıhtı çözücülerin hemen kullanılması zararı azaltır.
Toplardamar duvarında oluşan yapısal bozuklukla damarın genişlemesi ve damar içindeki kapakçıkların bozulması sonucu kanın geri kaçması şeklinde bir damar hastalığıdır. Nedenleri: egzersiz eksikliği, yanlış beslenme, genetik yatkınlık ve genellikle uzun süre ayakta durmak. Korunmak için düzenli egzersiz ve yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme gibi aktiviteler yapılmalıdır.
Vücudun herhangi bir bölgesini besleyen atardamarın, o bölgeye kan getirememesi sonucu besin ve oksijensiz kalan bölgenin fonksiyonlarını yitirmesidir. Meydana gelen dokuda çürüme ve renk değişimleri görülür. Kollar, bacaklar, apandis, ince bağırsak gibi birçok organ ve dokuda görülebilir. Nedenleri: diyabet, ağır darbe ve kırıklar, uzuv veya dokuların donması.
Kandaki alyuvar sayısının ya da hemoglobinin olması gereken miktardan daha az olmasıdır. Nedenleri: alyuvar yapımının azalması veya alyuvarların yıkımının ve kaybının artması, B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği, kemik iliğinin kan üretimindeki fonksiyonunun bozulması. Akdeniz anemisi ya da talasemi olarak bilinen anemi kalıtsaldır; talasemi hastalarında hemoglobin yapımında yetersizlik ya da bozukluk söz konusudur.
Kandaki akyuvar sayısının zarar verici şekilde normalin üstünde artmasına lösemi ya da kan kanseri denir. Lenf sistemi ve kemik iliğini etkiler. Akut ya da kronik olarak gruplara ayrılır; akut genelde çocuklarda, kronik lösemi daha çok yetişkinlerde görülür. Tedavi: radyoterapi, kemoterapi, immunoterapi ve kemik iliği nakli. Riski artıranlar: zararlı sanayi kimyasallarına, tarım ilaçlarına, yüksek düzeyde radyasyona maruz kalma; tütün ve tütün mamulleri kullanma.
Dolaşım sistemi diğer doku ve organların ihtiyacı olan maddeleri taşır, hücrelerde oluşan metabolik atıkları uzaklaştırır; bu nedenle sağlıklı yapısının korunması önemlidir. Tütün mamulleri kullanma, alkol tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite ve sağlıksız beslenme koroner kalp hastalıklarının ortaya çıkmasının nedenleri arasındadır. Kan yoluyla bulaşan hastalıklar dolaşım sistemi rahatsızlıklarının bir diğer nedenidir; enfeksiyon riskini ortadan kaldırmada her birey için tek kullanımlık ürünler kullanılması gerekir.
Boğazın ağrırken, uzun ders sırasında, maç sonrası: hepsinde bu bölümün kuralları çalışıyor.
Grip olunca boynunda ele gelen bezeler: enfeksiyon durumunda lenf düğümlerinin içindeki akyuvarların sayısı artar ve düğümler şişer. Bademcikler en büyük lenf bezleridir.
Uzun süre kıpırdamadan oturduğunda ayakların ağırlaşır. Dinlenme durumunda lenf akımı yavaşlar; çünkü akışı sağlayan etkenlerden biri iskelet kaslarının kasılması.
Lenf sıvısının akışı yürüme ve masaj ile artar. Kalp gibi bir pompası olmadığı için lenf büyük ölçüde senin hareketine bağlıdır.
Yediğin yağ doğrudan kana karışmaz: yağlar ince bağırsaktan şilomikron hâlinde emilerek lenf damarları ile dolaşıma katılır. Yağda eriyen vitaminler de aynı yolu izler.
Şişen bilek bir ödemdir: kılcal damar basıncının artması ya da geçirgenliğinin artması doku sıvısını çoğaltır. Soğuk uygulama ve bacağı yukarı kaldırmak bu yüzden önerilir.
Sağlık ocağında iki sayı duyarsın. 14’e 9 ve üstü yüksek tansiyon, 9’a 6 ve altı düşük tansiyon demektir. İkisinin de tanısı ve tedavisi yapılabilir.
Hızlı kalkınca gözünün kararması düşük tansiyonun tipik belirtisidir: baş dönmesi, bulanık görme, soğuk ve soluk cilt, kalbin hızlı atması. Sebeplerden biri vücudun susuz kalması — su içmek gerçekten işe yarar.
Sürekli hâlsizlik anemi işareti olabilir: alyuvar sayısının ya da hemoglobinin olması gerekenden az olması. Sık sebepler B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği.
Sağlık kuruluşunda her iğnenin paketinden çıkması bir kuraldır: kan yoluyla bulaşan hastalıklar dolaşım sistemi rahatsızlıklarının sebeplerinden biridir; her birey için tek kullanımlık ürünler kullanılmalıdır.
52 soruluk test · lenf dolaşımının görevleri, lenf damarları ve lenf sıvısının kandan farkları, lenf düğümleri ve bezleri, ödemin beş sebebi, lenfin izlediği iki yol, tansiyon ve sekiz dolaşım rahatsızlığı
Kılcal damarlardan sıvı ve çok az kan proteini doku sıvısına geçer; bunların tekrar kana geri kazandırılmasında lenf dolaşımı görev alır. Vücutta kan dolaşımı dışında ikinci bir dolaşım sistemidir. Üç görevi: fazla doku sıvısı ve proteinleri geri döndürmek, sindirimde emilen yağı ve yağda eriyen vitaminleri kana ulaştırmak, savunma.
Lenf damarları + lenf sıvısı + lenf düğümleri. Sistem embriyoda kardiyovasküler sistemden sonra, hamileliğin 6. haftasının sonlarında gelişmeye başlar.
Lenf kılcalları + lenf toplardamarları; atardamar yoktur. Kılcallar bir ucu kapalı tüp şeklindedir, porları kan kılcallarından büyük, geçirgenlikleri daha yüksektir. Lenf toplardamarlarının duvarı kan toplardamarınkinden daha ince; bağ doku ve düz kas içerir. Birleşerek göğüs lenf kanalı ve sağ lenf kanalı oluşur. Tek yönlü açılan kapakçıklar yer çekimiyle geri dönüşü engeller.
Lenf kılcallarına difüzyonla geçen doku sıvısının fazlasıdır. Dokulardan kalbe doğru hareket eder. Kanda bulunandan daha az protein; alyuvar yok (renksiz, akkan); fibrinojen yok; akyuvar var — savunmadaki rolü buradan gelir. Akışı kandan daha yavaştır.
Hücreler arası sıvının basıncı, damar duvarlarının ritmik kasılmaları, iskelet kaslarının kasılması, solunum hareketi. Lenf akışı yürüme ve masaj ile artar; dinlenmede yavaşlar.
Düğümler en çok boyun, koltuk altı, göğüs, karın, kasık bölgesinde. Görevleri: lenfi süzüp temizlemek, toksin ve hücre artıklarını nötrleştirmek, lenfosit üretip depolamak. Yan yana gelince lenf bezleri oluşur: bademcikler (en büyüğü), timüs, koltuk altı bezleri, peke sarnıcı; dalak da benzer. Ödem sebepleri: protein kaçakları, kılcal basıncın artması, geçirgenliğin artması, plazma proteinleri azalınca ozmotik basıncın düşmesi, bazı parazitlerin lenf damarlarını tıkaması.
1. yol: alt bölge (bacak, bağırsak) → peke sarnıcı → göğüs lenf kanalı → sol köprücük altı toplardamarı → üst ana toplardamar. Sol kol ile başın ve göğsün sol yarısı da göğüs lenf kanalından itibaren aynı sırayı izler. 2. yol: başın ve göğsün sağ yarısı + sağ kol → sağ lenf kanalı → sağ köprücük altı toplardamarı → üst ana toplardamar. İkisi de kalbin sağ kulakçığına dökülür.
Hipertansiyon: 140/90 mmHg üstü. Hipotansiyon: 90/60 mmHg altı. Damar tıkanıklığı: damar sertliği ya da pıhtı; birikime plak (aterom plak) denir. Ateroskleroz: damar duvarında kalınlaşma ve sertleşme. Kalp krizi: koroner damar tıkanması. İnme: beyne giden damarda yırtılma/tıkanma. Varis: toplardamar genişlemesi + kapakçık bozulması. Kangren: bölgenin kansız kalıp işlevini yitirmesi. Anemi: alyuvar ya da hemoglobin azlığı; talasemi kalıtsaldır. Lösemi: akyuvar sayısının zararlı biçimde artması.