Vücut amonyağı neden üreye çeviriyor?
Amonyak en zehirli azotlu atık ama asıl sorun bu değil: onu vücuttan atmak çok fazla su istiyor. Kara canlısı için su kaybetmek ölümcül olduğundan amonyağın büyük kısmı karaciğerde üreye, bir kısmı da ürik aside çevriliyor. Bu ünitede boşaltımın ne olduğunu, üriner sistemin dört görevini, böbreğin kabuk-öz-havuzcuk katmanlarını ve böbrek → üreter → idrar kesesi → üretra yolunu göreceksin.
Canlıların ortak özelliklerinden biri de boşaltımdır. Vücutta metabolik faaliyetler sonucu oluşan, tekrar kullanılmayan ve vücut için zararlı olabilen maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım adı verilir. Boşaltım, hücrelerin ve organizmanın canlılığını devam ettirebilmesi ve homeostazinin devamlılığının sağlanması için önemlidir. Vücuttaki su dengesi boşaltım sistemiyle sağlanır.
Üç azotlu atığı sırayla seç. Solda zehirlilik, sağda atılması için gereken su çubuğu var. Dikkat et: iki çubuk da aynı sırada azalıyor — iki sıralama birbirinin aynısıdır. Son düğmede karaciğerdeki dönüşüm canlandırılır.
Boşaltımda metabolizma atıkları su, karbondioksit (CO2), amonyak (NH3), üre [CO(NH2)2] ve ürik asittir (C5H4N4O3). Su; akciğerler, böbrekler ve deri yoluyla dışarıya verilir. İnsanda amonyağın bir kısmı, tuzların fazlası, su ve ilaç gibi maddeler, ana azotlu atık olan üre, idrar şeklinde böbreklerden atılır.
Amonyağın vücuttan atılabilmesi için çok fazla suya ihtiyaç duyulur. Vücudun su kaybetmesi, homeostatik dengenin bozulmasına sebep olacağından amonyağın büyük kısmı karaciğerde üreye ve bir kısmı da ürik aside çevrilerek vücuttan atılır. Amonyağın üreye dönüştürülmesi karada yaşayan canlılar için boşaltımla atılacak su miktarının azalması anlamına gelir. Bu olay kara canlılarında önemli bir adaptasyondur.
“Boşaltım = zararlı maddeyi atmak” yarım bir tanım. Doğrusu işi su üzerinden kurar: insan yaşamının devamlılığı için suyun ve çözünmüş iyonların vücuda alınmasının veya kaybedilmesinin düzenlenmesi önemlidir. Fazla miktarda su alınması veya vücuttan fazla su kaybedilmesi ölüme neden olabilir. Yani üriner sistem yalnız “atan” değil, aynı zamanda tutan bir sistemdir.
| Ölçüt | Amonyak (NH3) | Üre [CO(NH2)2] | Ürik asit (C5H4N4O3) |
|---|---|---|---|
| Zehirlilik | En çok | Orta | En az |
| Atılması için gereken su | En çok | Orta | En az |
| Nerede oluşur | Metabolizma sonucu | Karaciğerde amonyaktan | Karaciğerde amonyaktan |
| İnsandaki payı | Bir kısmı | Ana azotlu atık | Bir kısmı |
İki sıralama da çoktan aza doğru amonyak, üre, ürik asit biçimindedir; tablo bu iki cümleyi yan yana koyuyor.
Böbrek yalnız idrar üretmiyor: kan basıncını, pH’yi, iyon dengesini, D vitaminini, hatta alyuvar sayısını da ilgilendiren işleri var.
Yedi görevden birini seç: çarkın o dilimi yanar ve altta o görevin cümlesi çıkar. Ortadaki kutu, o görevin hangi sisteme dokunduğunu yazar (dolaşım, iskelet, kan yapımı…).
Üriner sistem; kan hacmi ve basıncının, pH’sinin düzenlenmesine, kan plazmasındaki mineral ve iyonların yoğunluğunun ayarlanmasına, yabancı maddelerin ve metabolik atıkların vücuttan uzaklaştırılmasına, D vitamininin aktifleştirilip böylece kalsiyum iyonunun seviyesinin ayarlanmasına yardımcı olur.
Ayrıca; böbrekler amino asit, gliserol gibi karbonhidrat olmayan molekülleri glikoza dönüştürerek vücudun şeker ihtiyacının karşılanmasında, toksik maddelerin vücuttan arındırılmasında karaciğere yardımcı olur.
Oksijen seviyesi düşerse, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kemik iliğinde alyuvar üretimini uyarır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda bu hormon yeterince salgılanamadığı için alyuvar sayısında bir düşüş olur ve anemi ortaya çıkar. Yani böbrek hastasında görülen halsizliğin bir sebebi de doğrudan kan yapımıyla ilgilidir.
Böbrek dıştan içe doğru kabuk (korteks), öz (medulla) ve havuzcuk (pelvis) yapılarından oluşur. Böbrek; omurganın iki yanında, karın boşluğunun arkasına yerleşmiş, bel hizasında yer alan bir çift boşaltım organıdır. Böbreklerin üzeri bağ doku yapısında ince bir zarla çevrilidir.
Beş parçayı sırayla gez: kabuk, öz, Malpighi piramidi, havuzcuk ve böbrek atardamarı. Seçilen parça kesitte vurgulanır; “Malpighi piramidi” seçilince toplama kanalları çizilip idrarın havuzcuğa boşaldığı ok animasyonla gösterilir.
Kan, aorttan gelerek böbreğin ortadaki çukur kısmından böbrek atardamarı ile böbreğe girer. Böbrek atardamarı, böbreğe kan götüren dallanmalar yapar. Atardamarlarla gelen kan böbreklerde süzülerek birtakım işlemlerden geçer ve idrarı oluşturur.
Nefronların toplama kanallarının oluşturduğu piramit görünümlü yapıya Malpighi piramidi adı verilir. Toplama kanalları havuzcuk denilen bölgeye bağlanır ve idrarı buraya boşaltır.
Her iki böbreğin üst uçlarında piramit şeklinde endokrin bez olan böbrek üstü bezleri yer alır. Adı ve yeri yanıltıcı: bu bez üriner sistemin değil endokrin sistemin organıdır. Böbrekle ilişkisi komşuluk değil hormon üzerindendir — aldosteron salgılayarak böbreğin sodyum ve potasyum dengesini etkiler. Ayrıca Malpighi piramidi ile Malpighi cisimciği ayrı yapılardır: piramit toplama kanallarının oluşturduğu makro yapı, cisimcik ise 22. ünitede göreceğin nefron parçasıdır.
Dört organ, tek bir akış yönü. Hangisinin “üretici”, hangisinin “taşıyıcı”, hangisinin “depo” olduğunu ayırt etmek sınavda kritik.
Şemada iki böbrek, iki üreter, idrar kesesi ve üretra çizili; idrar damlaları yolu boyunca sürekli akıyor. Düğmeyle bir organ seç: o organ vurgulanır, sağdaki kutu görevini ve rolünü (üretir / taşır / depolar / dışarı atar) yazar.
Her böbrekten birer üreter çıkar ve idrar kesesine bağlanır. Böbreklerde oluşturulan idrar, üreterle idrar kesesine aktarılır.
Üreterlerin bağlandığı, idrarın biriktiği organdır. Böbreklerde süzülerek oluşan idrar buraya gelir ve belirli bir miktara ulaşana kadar burada tutulur.
İdrar kesesinden çıkan kanala üretra denir. İdrar, idrar kesesinden üretra ile vücut dışına atılır.
Antrenmanda su içerken, sınav sabahı idrarın rengine bakarken, akvaryum temizlerken: hepsi bu bölümün konusu.
Antrenör “su iç” derken aslında homeostaziyi koruyor: insan yaşamının devamlılığı için suyun ve çözünmüş iyonların vücuda alınmasının veya kaybedilmesinin düzenlenmesi önemlidir ve vücuttan fazla su kaybedilmesi ölüme neden olabilir.
“Ne kadar çok o kadar iyi” doğru değil: fazla miktarda su alınması da ölüme neden olabileceğini yazıyor. Dengeyi bozan şey yalnız eksiklik değil, aşırılık da.
Balık suyun içinde yaşadığı için azotlu atığını amonyak olarak atabilir; suyu bol. Sen kara canlısısın: amonyağın üreye dönüştürülmesi karada yaşayan canlılar için boşaltımla atılacak su miktarının azalması anlamına gelir — bu bir adaptasyondur.
Ter de bir boşaltım yolu: su; akciğerler, böbrekler ve deri yoluyla dışarıya verilir. Yani bir öğleden sonrada suyunu üç ayrı kapıdan kaybediyorsun.
Camı buğulandıran nefesin de boşaltımın parçası: metabolizma atıkları arasında su ve karbondioksit de sayılıyor. Boşaltım tek başına böbreğin işi değil.
Böbrek omurganın iki yanında, karın boşluğunun arkasına yerleşmiş, bel hizasında durur. Bu yüzden böbrek kaynaklı ağrı çoğu zaman “bel ağrısı” gibi hissedilir; yerini bilmek doktorun sorduğu soruyu anlamanı sağlar.
D vitamini yalnız güneşle bitmiyor: böbrek D vitamininin aktifleştirilip böylece kalsiyum iyonunun seviyesinin ayarlanmasına yardımcı olur. Kemik sağlığının bir ucu böbrekte.
İdrar kesesi bir depo; üretra ise çıkış kanalı. İdrar, idrar kesesinden üretra ile vücut dışına atılır. Depoyu sürekli zorlamak sağlıklı değil — 23. ünitede bunun böbrek taşıyla bağını göreceksin.
Tahlil kâğıdındaki “üre” satırı rastgele bir sayı değil: üre insanın ana azotlu atığıdır ve idrar şeklinde böbreklerden atılır. Kanda birikmesi süzmenin aksadığını gösterir.
36 soruluk test · boşaltımın tanımı ve önemi, metabolizma atıkları, azotlu atıkların zehirlilik ve su sıralaması, amonyağın üreye dönüşümü, üriner sistemin görevleri ve eritropoietin, böbreğin kabuk-öz-havuzcuk yapısı, Malpighi piramidi ve sistemin dört organı
Canlıların ortak özelliklerinden biri de boşaltımdır. Vücutta metabolik faaliyetler sonucu oluşan, tekrar kullanılmayan ve vücut için zararlı olabilen maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir. Hücrelerin ve organizmanın canlılığını devam ettirebilmesi ve homeostazinin devamlılığının sağlanması için önemlidir. Vücuttaki su dengesi boşaltım sistemiyle sağlanır. Fazla su alınması veya fazla su kaybı ölüme neden olabilir.
Atıklar: su, karbondioksit (CO2), amonyak (NH3), üre [CO(NH2)2] ve ürik asit (C5H4N4O3). Su; akciğerler, böbrekler ve deri yoluyla atılır. Zehirlilik oranı çoktan aza: amonyak, üre, ürik asit. Gereken su miktarı da çoktan aza: amonyak, üre, ürik asit. Amonyağın büyük kısmı karaciğerde üreye, bir kısmı ürik aside çevrilir; bu kara canlılarında önemli bir adaptasyondur. İnsanda ana azotlu atık üredir.
Kan hacmi ve basıncının, pH’sinin düzenlenmesi; kan plazmasındaki mineral ve iyonların yoğunluğunun ayarlanması; yabancı maddelerin ve metabolik atıkların uzaklaştırılması; D vitamininin aktifleştirilip kalsiyum iyonu seviyesinin ayarlanması. Ayrıca amino asit, gliserol gibi karbonhidrat olmayan molekülleri glikoza dönüştürerek şeker ihtiyacında ve toksik maddelerin arındırılmasında karaciğere yardımcı olur.
Oksijen seviyesi düşerse, böbreklerde üretilen eritropoietin hormonu kemik iliğinde alyuvar üretimini uyarır. Kronik böbrek yetmezliğinde bu hormon yeterince salgılanamadığı için alyuvar sayısı düşer ve anemi ortaya çıkar.
Omurganın iki yanında, karın boşluğunun arkasında, bel hizasında bir çift organ. Üzeri bağ doku yapısında ince bir zarla çevrilidir. Dıştan içe: kabuk (korteks), öz (medulla), havuzcuk (pelvis). Kan, aorttan gelerek ortadaki çukur kısımdan böbrek atardamarı ile girer; bu damar dallanmalar yapar. Nefronların toplama kanallarının oluşturduğu piramit görünümlü yapı Malpighi piramididir; toplama kanalları havuzcuğa bağlanıp idrarı buraya boşaltır. Böbreklerin üst uçlarında piramit şeklinde endokrin bez olan böbrek üstü bezleri bulunur.
Böbrek → üreter → idrar kesesi → üretra. Her böbrekten birer üreter çıkar ve idrar kesesine bağlanır; böbreklerde oluşturulan idrar üreterle idrar kesesine aktarılır. Atardamarlarla gelen kan böbreklerde süzülerek birtakım işlemlerden geçer ve idrarı oluşturur. İdrar kesesinden çıkan kanala üretra denir; idrar üretra ile vücut dışına atılır.