Fosil yakıtlar ve alternatif enerji
Bu ünitede kimya, laboratuvardan çıkıp elektrik faturasına giriyor. Önce milyonlarca yılda oluşan üç yakıtı tanıyoruz — kömür, petrol, doğal gaz —, sonra onların bıraktığı üç faturayı: sağlık, ekonomi ve çevre. Ardından alternatiflere geçiyoruz: güneş, rüzgâr, jeotermal, hidrojen, biyokütle ve yenilenebilir olmayan nükleer. Tek bir soru bütün üniteyi taşıyor: enerjiyi nereden alırsak, arkasında ne bırakırız?
Kaydırak zamanı ilerletiyor ve altı basamağı sırayla tırmanıyor: organik bitki kalıntıları → turba → linyit → taş kömürü → antrasit → grafit. Her basamakta iki çubuk birlikte yükseliyor: karbon oranı ve yanma ısısı — çünkü karbon miktarı arttıkça yanma ısısı da artar. Basamak değiştikçe yukarıya doğru uzaklaşan maddeler ok olarak çiziliyor (H₂O, CO₂, O₂); taş kömüründen antrasite geçerken okun etiketi H₂ oluyor. İki basamakta rozet kırmızıya dönüyor ve sebebini yazıyor: turba kömür sayılmaz (kalitesi çok düşüktür), grafit kömür değildir — karbon elementinin bir allotropudur ve az da olsa elektriği iletir. Yandaki düğme kok kömürünü gösteriyor: taş kömürü havasız ortamda ısıtılıyor, uçucu bileşenler buharlaşıp gidiyor, geriye karbon ve ısıl değeri yüksek bir kömür kalıyor. Kok kömürü merdivende bir basamak değil, taş kömüründen üretilen ayrı bir üründür.
Tek kaydırak kömürün içindeki organik madde oranını değiştiriyor; anorganik oran kendiliğinden tamamlıyor (ikisi toplamı hep %100). Kap içindeki tanecikler gerçekten yeniden dağılıyor: organik olanlar accent renginde, anorganik olanlar gri. Sağdaki çubuk özgül ısı değerini gösteriyor ve kaydırakla aynı yönde hareket ediyor: organik madde miktarı arttıkça kömürün özgül ısı değeri artar, anorganik madde miktarındaki artış azaltır. Alt satır kömürün yapısını hatırlatıyor: büyük bölümü karbondan oluşan, hidrojen, azot ve kükürt içeren yapılardır — ve kükürt bu ünitenin ilerleyen bölümünde asit yağmurunun kaynağı olarak geri dönecek.
Kule ekranda dikey duruyor; altı sıcak, üstü soğuk. Kaydırak kule içindeki yüksekliği gezdiriyor ve o yükseklikteki sıcaklık ile orada hangi bileşenin yoğuştuğu yazılıyor. Buhar tanecikleri sürekli aşağıdan yukarı akıyor; işaretçinin bulunduğu rafta tanecikler damlaya dönüşüp yan borudan çıkıyor — buhar hâlinde bulunan petrol bileşenleri aşağıdan yukarıya doğru soğuyarak sıvı hâle geçer, karışımdan sırayla ayrılır. Kulenin girişinde ham petrolün 350 °C – 400 °C’ye kadar ısıtıldığı ayrıca yazılı. Ayrımın ölçütü tek: kaynama noktası farkı — düşük kaynayan yukarıda, yüksek kaynayan aşağıda ayrılıyor. Alt kutucuk işaretlendiğinde kulenin yanına rafineri ürünlerinin yüzde dağılımı çubuk olarak çıkıyor: %43 benzin (nafta), %18 fuel oil ve motorin, %11 LPG, %9 jet yakıtı (kerosen), %5 asfalt, %14 diğer — toplamı tam 100.
Ham petrolün bileşimi tek bir sayıyla değil, aralıklarla verilir — çünkü petrolün belirli bir formülü ve kaynama noktası yoktur, o bir karışımdır. Canvas bunu olduğu gibi çiziyor: her bileşen için çubuk alt sınırdan üst sınıra kadar bir bant hâlinde gösteriliyor, tek bir değere sabitlenmiyor. Düğmelerle bileşen seçiyorsun; seçilen bileşenin bandı vurgulanıp sayıları yazılıyor: karbon %82,2–%87,1, hidrojen %11,7–%14,7, kükürt %0,1–%5,5, azot %0,1–%0,5, oksijen %0,1–%4,5, anorganik madde %0,1–%1,2. En geniş bant kükürdünkü ve bu tesadüf değil: kükürt oranı yüksek petrol yakıldığında kükürt oksitler salınır, o da asit yağmurunun kaynağıdır.
Altı düğme doğal gazın altı özelliğini ayrı ayrı canlandırıyor. Bileşim seçildiğinde kabın içinde %85–%98 metan tanecikleri baskın çiziliyor, aralarına az sayıda etan, propan, bütan serpiştiriliyor ve oran çubuk olarak yazılıyor. Su buharının ayrılması seçildiğinde boru hattı çiziliyor: kutucuk kapalıyken borunun iç yüzeyinde pas lekeleri büyüyor, su buharı ayrılınca lekeler kayboluyor — böylece doğal gazın geçtiği boru hattında paslanma engellenmiş olur. Basınç seçildiğinde piston 40–50 bar aralığına geldiğinde gaz tanecikleri sıkışıp sıvı damlacıklarına dönüşüyor. Zemin etkisi seçildiğinde dökülen gazın altındaki zemin maviye dönüp çatlıyor: döküldüğü zeminin aşırı soğuk olmasına ve kırılgan bir özellik kazanmasına neden olur. Son iki düğme kokusuzluk ve kullanım alanlarını veriyor.
Solunum yolu hastalıkları · Kanser · Cilt hastalıkları · Kalp krizi
İthalatı artırır · Dışa bağımlılığı artırır
Küresel ısınma · İklim değişikliği · Çölleşme · Su kaynaklarının kirlenmesi · Göçler · Hava kirliliği
Yanma sonucu çıkan gazlar düğmelerde duruyor. Birini seçtiğinde ok o gazı doğru sonuç kutusuna götürüyor ve öteki kutular sönüyor: CO → havanın kirlenmesi (zehirli gaz), CO₂, SO₂, NO₂ → asit yağmurları, CO₂, NO₂, CH₄, H₂O → küresel ısınma (sera gazları). Dikkat çeken nokta ekranda ayrıca yazılı: CO₂ ve NO₂ iki kutuya birden gidiyor — hem asit yağmuruna hem sera etkisine katılıyorlar. Alt şeritte üç zarar sınıfı (sağlık, ekonomi, çevre) duruyor ve seçilen gazın hangi sınıfa dokunduğu vurgulanıyor. Sağdaki pasta 2017 yılının birincil enerji dağılımını veriyor: %34 petrol, %28 kömür, %23 doğal gaz — toplamda %85 fosil yakıt; kalan %15 dilimi ders kitabında ayrıştırılmadığı için tek parça bırakıldı.
| Avantajları | Dezavantajları |
|---|---|
| Düşük maliyet: düşük üretim maliyetleri nedeniyle yaygın olarak kullanılır; dünya genelinde bol miktarda bulunmaları nedeniyle de ucuzdur. | Çevre kirliliği: yanma sonucu ortaya çıkan karbon dioksit gazı, sera etkisi nedeniyle atmosferde birikerek küresel iklim değişikliğine neden olur; çıkarılması sırasında toprak, su ve hava kirliliği ortaya çıkar. |
| Yüksek enerji yoğunluğu: düşük miktarda yakıtla yüksek miktarda enerji üretmek mümkündür. | Sınırlı kaynak: milyonlarca yıl önce oluşmuş organik maddelerin dönüşümü sonucu oluşur; kaynakları sınırlıdır ve gelecekte tükenme riski vardır. |
| Kolay taşınabilirlik: sıvı veya gaz hâlinde bulunabildikleri için herhangi bir yere kolaylıkla taşınabilir. | Sağlık sorunları: çıkarılması, taşınması ve kullanımı sağlık sorunlarına neden olabilir. |
Üç sekme var. 1) Kaynak: Güneş’in çekirdeğinde dört hidrojen çekirdeği birleşip helyuma dönüşüyor ve dışarı ışıma enerjisi yayılıyor — füzyon süreci canlandırılıyor; ok Dünya’ya ulaşıyor. 2) Ölçek: iki çubuk yan yana: Dünya’ya bir yılda düşen güneş enerjisi ile çıkarılabilir bütün fosil yakıt rezervlerinden elde edilecek enerji. Güneş çubuğu ötekinin 15–20 katı uzunlukta çiziliyor; altında günlük karşılığı yazılı: 300 trilyon ton kömür. 3) Verim: gelen ışının ancak küçük bir kısmı elektriğe ve ısıya dönüşüyor, geri kalanı ayrı okla dışarı çıkıyor ve rozet “%100 verim ile çalışan cihaz henüz yok” diyor. Verim çubuğu şematiktir; sayısal bir verim değeri verilmez, yalnız “çok az bir kısmı” denir.
Ders kitabı suyun elektrikle ayrıştırılmasını anlatırken “hidroliz” sözcüğünü kullanıyor. Suyun elektrik enerjisiyle hidrojen ve oksijene ayrıştırılması işleminin adı elektrolizdir ve 21. ünitede (Hoffman voltametresi) aynen bu şekilde geçer; sayfada doğru terim kullanılmıştır. Aynı satırdaki bilgi — rüzgârdan elde edilen elektrikle sudan hidrojen üretilebileceği — ders kitabının kendi bilgisidir ve olduğu gibi verilmiştir.
Kaydırak rüzgâr hızını değiştiriyor: pervane gerçekten hızlanıp yavaşlıyor, sağdaki üretilen elektrik çubuğu onunla birlikte hareket ediyor — rüzgârın sahip olduğu kinetik enerji, rüzgâr türbini adı verilen cihazlar yardımı ile elektrik enerjisine dönüştürülür. Düğmeler kurulum yerini değiştiriyor: karada, sahilde, denizde ve türbin tipini — yerde, uçan, yüzen — çizim buna göre değişiyor. “Dağıtık kurulum” düğmesi tavsiye edilen düzeni gösteriyor: solda az sayıda büyük merkez, sağda ülkeye yayılmış küçük üniteler; ikinci kip avantajlı rozeti alıyor. Son sekme hidrojen üretimini canlandırıyor: türbinin ürettiği elektrik su kabına gidiyor, su hidrojen ve oksijene ayrılıyor. Çubuklar şematiktir.
Görüntü ve ses kirliliğinin yanı sıra kuşlar açısından da zararlı olabilmektedir.
Rüzgâr için dokuz avantaja karşılık tek bir dezavantaj sayılır. Bu oranın kendisi bir bilgidir: fosil yakıtların avantaj-dezavantaj tablosunda sayı üçe üçtü.
Ekranda yer altı kesiti var: en altta magma, üzerinde sıcak su kaynağı, yüzeyde kuyu ve santral. Kaydırak kaynağın sıcaklığını değiştiriyor. Düşük sıcaklıkta su yüzeye çıkıyor ve ok ısıtma uygulamalarına (kaplıca, konut ısıtma) gidiyor; sıcaklık yükseldiğinde su buhara dönüşüyor, buhar türbini dönmeye başlıyor ve ok elektrik üretimine sapıyor — jeotermal enerjiden kaynağın sıcaklığına bağlı olarak ısıtma uygulamalarında kullanılabilir ya da elektrik üretiminde yararlanılır. Kutucuğu işaretlediğinde reenjeksiyon borusu beliriyor: kullanılan su geri yer altına pompalanıyor ve rozet YENİLENEBİLİR oluyor. Kutucuk boşken su dışarı atılıyor ve rozet soluklaşıp koşulu hatırlatıyor — jeotermal yenilenebilir sayılırken bu koşul açıkça belirtilir. Sıcaklık eşikleri şematiktir; sayısal bir eşik verilmez.
Dört sekme. 1) Yanma: H₂ ve O₂ molekülleri birleşiyor, tek ürün su — ekrana çıkan atık kutusuna hiçbir gaz düşmüyor ve rozet “çevreyi kirletici hiçbir gaz yok” diyor; karşılaştırma için yanına fosil yakıt kutusu konuyor ve oradan CO₂, SO₂, NO₂ çıkıyor. 2) Karşılaştırma: üç çubuk — havadan 14,4 kez hafif, petrol yakıtlarına göre 1,33 kat verimli, diğer yakıtlardan yaklaşık 3 kat pahalı. İlk ikisi hidrojenin lehine, üçüncüsü aleyhine ve rengi ayrı: bu üç sayı yan yana durunca hidrojenin neden hâlâ yaygınlaşmadığı görünür oluyor. 3) Depolama: sodyum borhidrür tepkimesi adım adım işletiliyor: NaBH₄ + 2H₂O → 4H₂ + NaBO₂; katsayılar ekranda sayılıyor, bir NaBH₄’ten dört H₂ çıktığı vurgulanıyor. Yanındaki pasta dünya bor rezervini gösteriyor: 600 milyon tonün yaklaşık dörtte üçü ülkemizde. 4) Yakıt pili: ok ters çevriliyor — elektroliz suyu ayırırken, yakıt pili hidrojen ile oksijeni birleştirip elektrik üretiyor ve atık olarak saf su veriyor.
Solda kaynak kutuları duruyor: bitkiler, otlar, yosunlar ve algler, hayvan dışkıları, gübre ve sanayi atıkları, organik çöpler. Düğmelerle iki yol seçiliyor. Biyogaz yolu: atık havasız bir kaba giriyor (kabın üstünde kapalı kapak çizili, oksijen oku çarpıyla kesiliyor), fermantasyon başlıyor ve çıkan gaz üç parçaya ayrılıyor: metan, karbon dioksit ve çok az miktarda azot. Etil alkol yolu: mısır → nişasta → (enzim) → glikoz → (fermantasyon) → etil alkol; her okun üstünde neyin görev aldığı yazılı, çünkü fermantasyon olayında enzimler görev alır. Üçüncü düğme biyodizeli gösteriyor: biyoyakıt ile fosil yakıt aynı depoda karışıyor. Son satır biyokütlenin neden yenilenebilir sayıldığını yazıyor: yapısında güneş enerjisi yardımı ile depo edilmiş enerji vardır.
Ders kitabı bu sayfada bir yerde “füsyon” yazıyor; aynı ünitenin güneş enerjisi bölümünde doğru yazımıyla füzyon geçiyor. Sayfada doğru yazım kullanılmıştır. Aynı paragrafta “denizlatılar” (denizaltılar) ve “ham madde olarak radyoaktif kullanılmakta” (radyoaktif madde) yazımları da düzeltilmiştir.
İki kip aynı ekranda karşılaştırılıyor. Fisyon seçildiğinde soldan bir nötron gelip büyük bir çekirdeğe çarpıyor; çekirdek iki küçük çekirdeğe parçalanıyor, yeni nötronlar fırlıyor ve enerji ışıması dışarı yayılıyor — büyük atom çekirdeklerinin parçalanarak küçük atom çekirdeklerine dönüşmesidir. Füzyon seçildiğinde ok yönü tersine dönüyor: iki küçük çekirdek birbirine yaklaşıp birleşiyor ve tek büyük çekirdek oluyor — küçük atom çekirdeklerinin birleşerek büyük atom çekirdeklerine dönüşmesidir. Üçüncü düğme kontrol kipini gösteriyor: kaydırak zincirleme tepkimeyi hızlandırıyor; kontrollü bölgede santral çalışıyor, eşiği geçtiğinde ekran kırmızıya dönüp “tepkime kontrollü yürütülmelidir” uyarısını veriyor. Alt şerit ortak sonucu yazıyor: her iki yolda da çekirdek daha kararlı hâle gelmeye çalışır ve çekirdekteki enerji açığa çıkar. Ekranın köşesinde ünitenin en çok karıştırılan bilgisi duruyor: nükleer enerji yenilenebilir enerji türü değildir.
Nükleer enerji için iki şey birlikte geçerlidir: küresel ısınmaya sebep olacak atık madde oluşturmaz ve yenilenebilir enerji türü değildir. İkisi çelişmez, çünkü iki ayrı ölçüttür. Temizlik ölçütü “kullanırken çevreye ne bırakıyor” diye sorar; yenilenebilirlik ölçütü “kaynağı kendini yeniliyor mu” diye sorar. Nükleerin ham maddesi uranyumdur ve tükenir. Aynı ikili ölçüt jeotermalde de karşımıza çıkıyor: jeotermal ancak reenjeksiyon koşuluyla yenilenebilir sayılıyor.
| Kaynak | Yenilenebilir mi | Nasıl elektriğe dönüşüyor | Öne çıkan bilgi |
|---|---|---|---|
| Güneş | Evet | Işıma enerjisi ısıl, mekanik, kimyasal ve elektrik yöntemlerle | Dünya’da yararlanılan en eski enerji kaynağı; %100 verimli cihaz yok |
| Rüzgâr | Evet | Kinetik enerji → rüzgâr türbini | Danimarka elektriğinin %20’si; dokuz avantaja karşı tek dezavantaj |
| Jeotermal | Reenjeksiyon koşuluyla | Sıcak su buharı → buhar türbini | Kaynağın sıcaklığına göre ısıtma ya da elektrik |
| Hidrojen | Evet | Yanma ya da yakıt pili | Atık yalnız su; 1,33 kat verimli ama 3 kat pahalı |
| Biyokütle | Evet | Fermantasyon → biyogaz / etil alkol | Kaynağı bitki ve hayvan atıkları; biyodizel fosille karışabilir |
| Nükleer | Hayır | Fisyon ve füzyon → nükleer santral | Ham madde uranyum; birim kütlede enerji yüksek |
Tablonun satırları bu ünitenin kendi maddelerinden derlenmiştir; tek tabloya toplanması sayfaya aittir.
Sobadan çıkan külün miktarı kömürün kalitesini ele verir: organik madde miktarı arttıkça kömürün özgül ısı değeri artar, anorganik madde arttıkça azalır. Evlerde yakılan linyit yapısında %60–%75 karbon içerir.
Aynı ham petrolden çıkan ürünler pompada yan yana duruyor. Rafineride ortalama %43 benzin (nafta), %18 fuel oil ve motorin, %11 LPG, %9 jet yakıtı elde ediliyor. Hepsini ayıran tek şey kaynama noktası farkı.
Ocağın gazı %85–%98 metan: renksiz, kokusuz ve zehirli değildir — evdeki keskin koku sonradan katılan uyarıcı maddedendir. Kaçak olduğunda zeminin buz gibi olması da bu ünitede yazılı.
Apartmanın çatısındaki panel sıcak su için de kullanılabiliyor: maliyeti az olan cihazlar yardımıyla güneş enerjisini evlerimizde sıcak su üretimi için de kullanabiliriz. Ama %100 verimli cihaz henüz yok.
Tatil yolunda gördüğün türbin tarlaları rastgele kurulmuyor: rüzgâr atlası birkaç yıllık çalışma sonucu çıkartılır ve o atlasta rüzgâr hızı ile yönü yazar. Tek dezavantajı görüntü ve ses kirliliği ile kuşlara zarar.
Kaplıca bir enerji dersi: en eski çağlardan bu yana kullanılan kaplıcalar, jeotermal enerjinin ilk kullanım alanlarıdır. Aynı kaynak yeterince sıcaksa buhar türbini döndürüp elektrik de üretir.
Okul projesinde pille suyu ayırdığında elinde hidrojen ve oksijen olur. Bu yakıt pilinin tersidir: yakıt pili ikisini birleştirip elektrik üretir ve atık olarak saf su bırakır.
Hayvan atıklarının havasız ortamda fermantasyonu ile biyogaz elde ediliyor; içinde metan, karbon dioksit ve çok az azot var. Atık, yakıta dönüşüyor.
Mersin-Akkuyu’da nükleer enerji santrali kurulumu devam etmekte, Sinop-İnceburun’da ise kurulumu planlanmaktadır. Sınav tuzağı: nükleer temiz sayılabilir ama yenilenebilir değildir — ham maddesi uranyumdur.
74 soruluk test · fosil yakıtların oluşumu, kömürleşme aşamaları ve karbon oranları, kok kömürü, petrolün bileşimi ve ayrımsal damıtma, rafineri ürünleri, doğal gazın özellikleri, zararlı gazlar ve üç zarar sınıfı, güneş-rüzgâr-jeotermal-hidrojen-biyokütle enerjisi, fisyon ve füzyon ile nükleer enerji
Canlı kalıntılarının milyonlarca yıl oksijensiz ortamda başkalaşıma uğraması sonucu oluşan yakıtlara fosil yakıt denir. Üç sınıf: kömür, petrol, doğal gaz.
Fosil yakıtların yanabilen organik kayaç türüne “kömür” denir. Büyük bölümü karbondan oluşan hidrojen, azot ve kükürt içeren yapılardır. Karbon miktarı arttıkça yanma ısısı da artar.
Organik bitki kalıntıları → turba → linyit → taş kömürü → antrasit → grafit (saf karbon). Turba kömür sayılmaz; grafit kömür değildir, karbon elementinin allotropudur ve az da olsa elektriği iletir.
Linyit %60 - %75 · taş kömürü %80 - %90 · antrasit %90’dan fazla (tutuşması diğer kömürlere göre zordur). Taş kömüründen H₂ ayrılınca antrasit oluşur.
Taş kömürünün havasız bir ortamda ısıtılması sonucunda içerdiği uçucu bileşenlerden kurtulması ile kok kömürü oluşur. Karbon ve ısıl değeri yüksek bir kömürdür.
Petro (taş) + oleum (yağ) = taş yağı. Belirli bir formülü ve kaynama noktası yoktur, bir karışımdır. Ham petrolde %82,2–%87,1 karbon, %11,7–%14,7 hidrojen, %0,1–%5,5 kükürt bulunur.
Bileşenlerin kaynama noktaları farkından yararlanılarak ayrımsal damıtma işlemi uygulanır. Ham petrol 350 °C – 400 °C sıcaklığa kadar ısıtıldıktan sonra kulelere pompalanır; buhar aşağıdan yukarıya doğru soğuyarak sıvı hâle geçer.
%43 benzin (nafta) · %18 fuel oil ve motorin · %11 LPG · %9 jet yakıtı (kerosen) · %5 asfalt · %14 diğer ürünler.
Petrol birikintilerinin üzerindeki yer gazı. %85 - %98 metan (CH₄); az da olsa etan, propan ve bütan içerir. Renksiz, kokusuz ve zehirli değildir. 40 – 50 bar basınç altında sıkıştırılmış gaz olarak saklanır.
CO gibi zehirli gazlar havanın kirlenmesine; CO₂, SO₂, NO₂ gazları ise asit yağmurlarının oluşmasına sebep olur. Sera gazları (CO₂, NO₂, CH₄, H₂O...) küresel ısınmaya sebep olur.
Sağlık: solunum yolu hastalıkları, kanser, cilt hastalıkları, kalp krizi. Ekonomik: ithalatı ve dışa bağımlılığı artırır. Çevresel: küresel ısınma, iklim değişikliği, çölleşme, su kirliliği, göçler, hava kirliliği.
%34 petrol, %28 kömür, %23 doğal gaz olmak üzere toplamda %85’i fosil yakıtlar olmuştur.
Karbon, kükürt, azot gibi zararlı oksitler oluşturan elementler içermediği için fosil yakıtlara göre daha çevre dostudur. Sayılanlar: güneş, rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik, hidrojen ve biyokütle.
Güneş’in çekirdeğindeki füzyon süreci ile açığa çıkan ışıma enerjisidir; hidrojen gazının helyuma dönüşmesinden kaynaklanır. Dünya’da yararlanılan en eski enerji kaynağıdır. Bir yılda düşen enerji, fosil rezervlerin tamamının 15 - 20 katı.
Rüzgârın kinetik enerjisi, rüzgâr türbini adı verilen cihazlar yardımı ile elektrik enerjisine dönüştürülür. Danimarka elektriğinin yaklaşık %20’sini rüzgârdan elde ederek oran olarak birincidir. Dokuz avantaj, tek dezavantaj.
Yer altında magmada depolanmış yüksek sıcaklık ve basınca sahip ısı enerjisidir. Kullanılan sıcak suyun reenjeksiyon ile tekrar yer altına verilmesi koşuluyla yenilenebilir enerjiler arasında sayılır.
Evrenin en basit ve en çok bulunan elementi; renksiz, kokusuz, havadan 14,4 kez daha hafif ve tamamen zehirsizdir. Petrol yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimlidir ama yaklaşık üç kat pahalıdır. Yanma ürünü yalnız su.
En verimlisi metal hidrür şeklinde depolanmasıdır. NaBH₄ + 2H₂O —katalizör→ 4H₂ + NaBO₂ Dünya’da 600 milyon ton bor rezervi vardır, büyük kısmı (yaklaşık ¾’ü) ülkemizdedir.
Yapısında güneş enerjisi yardımı ile depo edilmiş enerji bulunduran bitki, bitki atıkları ve hayvan atıklarına biyokütle denir. Havasız ortamda fermantasyon sonucu biyogaz (metan, karbon dioksit, çok az azot) elde edilir.
Kaynağı radyoaktif çekirdeklerin bölünerek veya kaynaşarak daha kararlı hâle gelmeye çalışmasıdır. Fisyon: büyük çekirdek parçalanır. Füzyon: küçük çekirdekler birleşir. Yenilenebilir enerji türü değildir; ham maddesi uranyum.