TYT · ÜNİTE 2 · İNORGANİK BİLEŞİKLER

Vücudunun
%70'i
sudur

Bu bileşikler enerji vermez, sindirilmez, canlı tarafından üretilmez. Ama biri eksik olsa kaslarına kramp girer, dişin çürür, kanın pıhtılaşmaz. Su, asitler, bazlar, tuzlar ve mineraller — canlının vazgeçilmez inorganik beşlisi.

7
Suyun görevi
7,4
Kanın pH değeri
11
Mineral
01 / TEMEL BİLEŞİKLER

Organik mi, inorganik mi?

Canlıların yapısını oluşturan temel bileşikler moleküllerden, moleküller ise aynı ya da farklı element atomlarından meydana gelir. Farklı türdeki canlıların vücudundaki element çeşitleri ve miktarları da farklılık gösterebilir. Canlılardaki temel bileşikler inorganik ve organik olmak üzere iki çeşittir.

İNORGANİK BİLEŞİK — TANIM

Canlılar tarafından üretilemeyen, doğadan hazır olarak alınan, yapısında karbon ve hidrojen elementlerini birlikte bulundurmayan bileşiklere inorganik bileşik denir.

ÖRNEKLER
HNO₃ · H₂SO₄ · HCl · CO₂ · CO
Küçük yapılı olduklarından sindirilmeden kana geçer ve hücre içine alınır.
Solunum tepkimelerinde enerji ham maddesi olarak kullanılmaz.
Yapıcı, onarıcı ve düzenleyici olarak görev yapar.
TEMEL BİLEŞİKLER ŞEMASI
TEMEL BİLEŞİKLER
ORGANİK BİLEŞİKLER

Canlılar tarafından üretilir · Karbonhidrat, lipit, protein, nükleik asit, enzim, vitamin, hormon, ATP (3. ünitenin konusu)

İNORGANİK BİLEŞİKLER
Su
İnorganik asitler ve bazlar
Tuzlar ve mineraller
02 / SU

İki hidrojen, bir oksijen

Tüm organizmalarda en çok bulunan bileşen sudur. Organizmaların toplam kütlesinin %70'inden fazlası sudan oluşur. Su, biyolojik yapıların oluşturulması ve yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için gerekli inorganik maddelerin en önemlisidir. İnsanların çeşitli doku ve organlarındaki su miktarı birbirinden farklı olduğu için metabolizma hızları da farklılık gösterir.

İNTERAKTİF: KOHEZYON VE ADHEZYON KOHEZYON
SU MOLEKÜLÜ

Su molekülü, bir oksijen atomuna kovalent bağlar ile bağlanan iki hidrojen atomundan oluşur. Su molekülleri birbirlerine hidrojen bağı ile bağlanır.

KOHEZYON

Su molekülleri arasında kurulan hidrojen bağının çekim kuvveti.

ADHEZYON

Suyun diğer moleküllere tutunmasını sağlayan kuvvet.

Günlük hayattan: Damlanın küre şeklini alması kohezyon; camın üstünde damlanın asılı kalması adhezyondur.

Suyun görevleri

1

İyi bir çözücü olduğundan sindirim tepkimelerinde kullanılır.

2

Hücrelerin ihtiyaç duyduğu maddelerin taşınmasını ve hücrelerde oluşan metabolik atıkların uzaklaştırılmasını sağlar.

3

Yüksek özgül ısıya sahip olması ve ısıyı depolama özelliği sayesinde deniz ve okyanuslardaki su yavaş yavaş ısınıp soğur; böylece canlıların olumsuz etkilenmesi önlenmiş olur.

Deniz kenarındaki şehirlerin kışın daha ılık olmasının sebebi budur.

4

Suyun donmasıyla oluşan buz, yoğunluğu daha az olduğundan su yüzeyinde kalarak alt tabakalardaki suyun soğuk hava ile temasını önler; suda yaşayan canlıların donmadan yaşamlarına devam etmelerine olanak sağlar.

Göl üstten donar, dipteki balık yaşamaya devam eder.

5

Yapraklarda terleme sonucunda oluşan emme kuvveti ve kohezyon-adhezyon kuvvetleri sayesinde su, bitkilerin köklerinden yapraklarına kadar kesintisiz bir sütun şeklinde yer çekimine zıt yönde taşınır.

6

Suyun kohezyon kuvvetine bağlı olarak oluşan yüzey gerilimi, bazı canlıların su yüzeyinde durabilmesine ve yürüyebilmesine olanak sağlar.

Su üstünde koşan su örümceği batmaz.

7

Su, buharlaşma ısısının yüksek olması sebebiyle etkili bir soğutma sağlar. Karada yaşayan bazı canlılar, artan vücut sıcaklığını terleme yoluyla düşürür.

03 / ASİTLER VE BAZLAR

pH cetveli

Bir çözeltinin ne kadar asidik ya da bazik olduğunu içeriğindeki serbest H⁺ iyon derişimi belirler. Oluşan hidrojen iyonlarının konsantrasyonuna bakılarak çözeltinin pH değeri belirlenir; bunun için pH metre adı verilen cihaz kullanılır. Aşağıdaki cetveli kaydır.

ASİT

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu (H⁺) veren bileşiklere asit denir. Genellikle tatları ekşidir. Mavi turnusol kâğıdını kırmızıya dönüştürür.

H₂SO₄ (sülfürik asit) · HCl (hidroklorik asit)
BAZ

Suda çözündüğünde hidroksit iyonu (OH⁻) veren bileşiklere baz denir. Genellikle tatları acıdır ve ele kayganlık hissi verir. Kırmızı turnusol kâğıdını maviye dönüştürür.

NaOH (sodyum hidroksit)
İNTERAKTİF: pH CETVELİ pH = 7
0 · en asidik 7 · nötr 14 · en bazik
KRİTİK BİLGİ

Vücudun farklı bölgeleri farklı pH değerine sahiptir. Bu değerlerdeki küçük değişimler ölümcül bile olabilir.

İnsan kanının normal pH değeri 7,4'tür. Bu değerin 7'ye düşmesi ya da 7,8'e yükselmesi iç dengeyi bozacağından birkaç dakika içinde insanın ölmesine sebep olur.

Yani kanın pH'ının oynama payı toplamda 0,8 birimden azdır. Homeostazinin ne kadar hassas bir denge olduğunu bundan iyi anlatan örnek azdır.

04 / TUZLAR

Asit + baz = tuz + su

Asitlerin ve bazların nötrleşme tepkimesi ile birleşmesi sonucunda tuz ve su oluşur.

NÖTRLEŞME TEPKİMESİ
HCl
hidroklorik asit
+
NaOH
sodyum hidroksit
NaCl
sofra tuzu
+
H₂O
su

Hidroklorik asit (HCl) ve sodyum hidroksitin (NaOH) birleşmesi sonucu sofra tuzu olarak bilinen sodyum klorür (NaCl) ve su (H₂O) meydana gelir.

TUZ AZ ALINIRSA

Yorgunluk ve kan şekerinin yükselmesi görülebilir.

TUZ FAZLA ALINIRSA

Yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları ve bağırsak iltihaplanmaları gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

GÜNLÜK HAYATTAN

Sağlık Bakanlığı'nın "günde en fazla 5 gram tuz" tavsiyesinin arkasındaki biyoloji tam da budur: NaCl'ün sodyumu su tutar, kan hacmi artar, tansiyon yükselir. Ama tuzu tamamen kesmek de doğru değildir — sodyum ve klor vazgeçilmez minerallerdir.

05 / MİNERALLER

On bir mineral, on bir görev

Mineraller, canlılarda organik moleküllerin yapısına katılan ve bazı bileşik enzimleri aktive eden inorganik maddelerdir. Canlılar yaşadığı ortamdan su ve besinler aracılığıyla mineralleri hazır olarak alır.

HER MİNERALİN AYRI GÖREVİ VAR

Her mineralin kendine özgü görevi vardır. Bu sebeple vücuttaki bir mineralin eksikliği başka bir mineral ile giderilemez.

SÜREKLİ ALINMALIDIR

Mineraller idrar, ter ve dışkı ile vücut dışına atıldığından mineral içeren besinler düzenli olarak vücuda alınmalıdır.

TUZ HÂLİNDE DE BULUNUR

Mineraller, hücre içinde ve hücreler arası boşluklarda tuz hâlinde de bulunabilir.

İNTERAKTİF: BİR MİNERAL SEÇ
İNTERAKTİF: HANGİ MİNERALİN EKSİKLİĞİ? Doğru: 0 / 0
06 / GÜNLÜK HAYAT

Mutfakta, eczanede, tahlil kâğıdında

Bu ünitedeki bilgiler doktorun sana söylediklerinin, market etiketlerinin ve annenin tavsiyelerinin arkasındaki biyolojidir.

İYOTLU TUZ

Neden iyot ekleniyor?

İyot, tiroit bezinden salgılanan tiroksin hormonunun yapısında bulunur. Eksikliğinde tiroit bezi büyüyerek guatr hastalığına yol açar; büyüme çağında yeterince alınmazsa cücelik, çarpık bacaklılık ve zekâ geriliği görülebilir. Türkiye'de sofra tuzuna iyot eklenmesinin sebebi budur.

DEMİR HAPI + PORTAKAL SUYU

Neden C vitaminiyle içilir?

Besinlerle alınan demir minerali C vitamini varlığında emilerek kana karışır. Doktorun demir hapını portakal suyuyla içmeni söylemesinin sebebi tam olarak budur. Demir eksikliğinde yeterli hemoglobin üretilemez ve anemi (kansızlık) ortaya çıkar.

SÜT + GÜNEŞ

Kalsiyum tek başına yetmez

Besinlerle alınan kalsiyum, D vitamininin varlığında emilerek kana karışır. Çocuklarda kalsiyum eksikliği kemiklerde yumuşama ve eğrilme şeklinde görülen raşitizme; yetişkinlerde kemik erimesine (osteoporoz), fazla alınması ise eklemlerde kireçlenmeye sebep olur.

FLORLU DİŞ MACUNU

Az olmaz, çok da olmaz

Flor diş ve kemik sağlığı için gereklidir. Yetersiz alınması dişlerin çürümesine, normalden fazla alınması ise dişlerde kararma ve beneklenmeye yol açar. Macun tüpünde çocuklar için "bezelye tanesi kadar" uyarısının sebebi budur.

SPOR SONRASI MUZ

Kramp neden geçiyor?

Terle sodyum, potasyum ve magnezyum kaybedilir. Magnezyum yetersizliği kaslarda krampa, potasyum eksikliği kalp ve iskelet kaslarının çalışma ritminin bozulmasına neden olur. Muz, potasyumun en bilinen kaynaklarındandır.

MİDE ASİDİ

Klorun görevi

Klor, mide hücrelerinden salgılanarak midede görev alan sindirim enzimlerini H⁺ ile birleştirerek aktifleştirir. Ayrıca hücre içi ve hücreler arası sıvıda su dengesinin ve pH'ın ayarlanmasında görev alır.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Kükürt ve magnezyum

Kükürt amino asitlerin yapısına katılır; saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Eksikliğinde büyüme bozuklukları, saçta dökülme, deri renginde solma görülür. Magnezyum yetersizliğinde de saç dökülmesi ve yorgunluk hissi olur.

YARA İYİLEŞMESİ

Çinko

Çinko bazı enzimlerin ve insülin hormonunun yapısına katılır, yaraların iyileşmesinde etkilidir. Eksikliğinde vücut direnci azalır ve dikkat eksikliği görülür.

YAPRAĞIN YEŞİLİ

Magnezyum

Magnezyum bitkilerde klorofil pigmentinin yapısında vardır. Yani gördüğün her yeşil yaprağın merkezinde bir magnezyum atomu bulunur. İnsanda ise kemik ve dişlerin yapısına katılır, ATP üretiminde görev alır.

07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

16 sorudan oluşan bu test ile "İnorganik Bileşiklerin Genel Özellikleri ve Canlılar İçin Önemi" ünitesini ne kadar kavradığını gör.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Akılda kalacak özet kartları

İNORGANİK BİLEŞİK
C + H birlikte yok

Canlılar üretemez, doğadan hazır alınır. Sindirilmeden kana geçer, enerji ham maddesi değildir; yapıcı, onarıcı, düzenleyicidir.

BEŞ İNORGANİK
su · asit · baz · tuz · mineral

Organizmaların toplam kütlesinin %70'inden fazlası sudur.

SU MOLEKÜLÜ
H — O — H

Bir oksijene kovalent bağla bağlı iki hidrojen. Su molekülleri birbirine hidrojen bağı ile bağlanır.

KOHEZYON / ADHEZYON
su–su / su–diğer

Kohezyon: su molekülleri arasındaki çekim. Adhezyon: suyun diğer moleküllere tutunması. İkisi birlikte suyu kökten yaprağa taşır.

ASİT
H⁺ verir · pH < 7

Tadı ekşi. Mavi turnusolü kırmızıya çevirir. H₂SO₄, HCl.

BAZ
OH⁻ verir · pH > 7

Tadı acı, ele kayganlık verir. Kırmızı turnusolü maviye çevirir. NaOH.

KANIN pH'I
7,4

7'ye düşmesi ya da 7,8'e yükselmesi birkaç dakika içinde ölüme sebep olur.

NÖTRLEŞME
HCl + NaOH → NaCl + H₂O

Asit + baz → tuz + su. Az tuz: yorgunluk, kan şekerinin yükselmesi. Çok tuz: tansiyon, kalp-damar, böbrek, bağırsak sorunları.

MİNERALLER
biri diğerinin yerini tutmaz

Klor, kükürt, iyot, magnezyum, sodyum, demir, potasyum, kalsiyum, flor, çinko, fosfor. İdrar, ter ve dışkıyla atıldığı için düzenli alınmalıdır.