9. SINIF · ÜNİTE 3 · BİLİM VE BİLİMİN DOĞASI

Kesin değil,
değişebilir
ama keyfî değil

Bilimsel bilgiler kesin, mutlak ve değişmez değildir. Zaman içinde yeni bulgular ve gelişmeler ışığında değişebilir. Bu bir zayıflık değil, bilimin doğasının birinci maddesi.

7
Bilimin doğası özelliği
2
Tarihî deney
22
Test sorusu
01 / İKİ TARİHÎ DENEY

Kavanozu kapat, ne olduğunu gör

Rönesans Dönemi'nde (1450-1700) canlıların cansız maddelerden oluştuğuna inanılmaktaydı. O dönemde birçok insan; farelerin loş ışıkta bırakılmış terli elbiselerden, kurbağaların doğrudan nemli topraktan ve sineklerin çürüyen etlerden oluştuğuna inanmaktaydı. Ancak Francesco Redi, Louis Pasteur gibi bilim insanları bu varsayımları test etmek için farklı araştırma yöntemleri kullanmış ve o dönem için yeni bir kavram olan bilimsel deneyleri tasarlamışlardır.

İNTERAKTİF: DENEY DÜZENEKLERİ
Redi'nin deneyiPasteur'ün deneyi
Kullanılan maddeTaze et (üç ayrı kavanozda)Et suyu (kuğu boyunlu şişelerde)
Değiştirilen koşulKavanozun ağzı: açık / gazlı bezle örtülü / sıkıca kapalıŞişenin ağzı: bütün / kırılmış
Canlı gelişen düzenekAğzı tamamen açık olan birinci kavanozAğzı kırılan ikinci düzenek
Canlı gelişmeyen düzenekGazlı bezle örtülü ve sıkıca kapatılmış kavanozlarAğzı bütün kalan birinci düzenek
Desteklenen sonuçCanlıların cansız maddelerden oluşamayacağı; yaşamın doğrudan yaşayan organizmalardan ürediği
İKİ DENEYİN ORTAK SONUCU

Francesco Redi'nin 1600'lerde ve Louis Pasteur'ün 1800'lerde yaptığı deneyler, kendiliğinden oluşumun aslında başka organizmaların bulaşması sonucunda gerçekleştiğini göstermiştir. Diğer bazı bilim insanlarının yaptığı önemli keşiflerle birlikte bu deneyler canlıların cansız maddelerden oluşamayacağını göstermiştir.

02 / BİLİM VE BİLİMSEL YÖNTEM

Tanımı yok, doğası var

BİLİMİN TANIMI

"Bilim" kavramı ile ilgili tam bir tanım yoktur. Genel olarak bilim, evrendeki olaylara ve evrenle ilgili merak edilen sorulara yanıt arama sürecinde sistematik bilgi edinme, elde edilen bilgilerin güvenilir ve geçerli olarak açıklanabilmesi şeklinde tanımlanır.

ASIL ÖNEMLİ OLAN

Burada önemli olan bilimin basit ve tek bir şekilde tanımlanması değil niteliğinin, öneminin ve doğasının anlaşılarak açıklanmasıdır. "Bilimin doğası" kavramının öğrenilmesi ile bilimin nasıl yapıldığı, neyi amaçladığı ve neden önemli olduğu ortaya konmuş olur.

BİLİMSEL YÖNTEM NEDİR

Bilimsel yöntem; araştırma sorularının test edilmesi, gözlemlerin yapılması, sonuçların analiz edilmesi yoluyla bilginin artmasını ve bilimsel anlayışın gelişmesini sürekli hâle getiren bir süreçtir. Ders kitabının verdiği örnek gündelik: bir lamba yanmadığında ampulünün patladığı, anahtarının bozulduğu veya iletkenlerinden birinde sorun olduğu düşünülebilir; öncelikle elektriklerin kesilip kesilmediği kontrol edilir. Yani bilimsel bilginin temelini oluşturan analitik düşünme adımları, gündelik yaşamda herkes tarafından pek çok kez uygulanmaktadır.

BİLİMİN DOĞASI NEDİR

Bilimin doğası; bilimsel araştırmaların nasıl yapıldığını, bilimsel bilginin nasıl elde edildiğini ve değerlendirildiğini, bilimsel bilginin toplumda nasıl kullanıldığını açıklayan bir kavramdır. Bilimsel bilginin gelişim sürecindeki değerler ve kabuller olarak da tanımlanır.

03 / BİLİMİN DOĞASININ YEDİ ÖZELLİĞİ

Yedi madde, tek tek

Bilimin doğasının anlaşılabilmesi için göz önünde bulundurulması gereken bazı özellikler ders kitabında yedi madde hâlinde sıralanır. Düğmelerle gez: her maddenin tanımı ve ayırt edici ipucu sağda çıkar.

İNTERAKTİF: BİLİMİN DOĞASI
Bilimsel kanunBilimsel teori
Cevapladığı soru"Nasıl?" — doğal olayların nasıl gerçekleştiği"Neden?" — kanunları açıklar
Aralarındaki ilişkiTeori ve kanun kavramları arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur.
Birbirine dönüşür mü?Bu kavramlar birbirinden bağımsız ifadelerdir ve zamanla aralarında bir geçiş ile dönüşüm olmamaktadır.
KapsamıHer kavram kendi kapsamında bazı bilgiler sunmaktadır.
TUZAK

"Teori kanıtlanınca kanun olur" — olmaz

En yaygın yanılgı budur ve ders kitabı bunu açıkça reddeder: teori ve kanun kavramları arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Bu kavramlar birbirinden bağımsız ifadelerdir ve zamanla aralarında bir geçiş ile dönüşüm olmamaktadır. İkisi farklı soruları cevaplar: kanunlar doğal olayların "nasıl" gerçekleştiği sorusuna cevap verirken teoriler kanunları açıklar ve "neden" sorusuna cevap vermeye çalışır. İkinci yaygın yanılgı da yedinci maddede: bilimsel yöntem basamaklarının her bilimsel çalışmada aynı şekilde ilerlemesi gerektiğine yönelik söylem, bilimin doğasına göre bir yanılgıdır.

04 / BİLİMİN DOĞASINI ÖĞRENMEK NEDEN ÖNEMLİDİR?

Aynı soruya farklı cevaplar

DERS KİTABININ SORDUĞU SORULAR

Aşılar otizme yol açar mı? Kalp sağlığını korumak için yağlı yiyeceklerden mi karbohidratlardan mı kaçınılmalıdır? Küresel ısınma iklim değişikliğine neden olur mu? Bu tür soruların cevaplarına ilişkin bilimsel kaynaklarda farklı görüşlerin olduğu bilinen bir gerçektir.

Bu tür ikilemler karşısında net bir bakış açısının geliştirilmesi için bilimin nasıl geliştiğinin, bilimin doğasının ne anlama geldiğinin anlaşılması gerekmektedir.

HABERİ NASIL OKUMALI

Bilimin doğası; bilimin daha derinlemesine anlaşılmasını, yazılı ve görsel basında çıkan yeni iddiaların doğrudan kabul edilmesi yerine bunların bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatır.

NEYE BAKILMALI

Bu süreçte bilgilerin bilimsel yöntemlere dayalı sunulup sunulmadığının irdelenmesini ve bu bağlamda bilimsel süreçlerin önemli olduğunun fark edilmesini sağlar.

ÖRNEK OLAY: DNA YAPISININ KEŞFİ

DNA'nın yapı ve işlevlerinin keşfi sürecinde hangi tür biyomolekülün (protein, RNA, DNA) genetik bilgiyi taşıdığı bilim insanları arasında tartışmaya açık bir konudur. Bu durum bilimin değişebilen doğasına verilebilecek bir örnektir. Zamanla yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve daha fazla deneysel verinin elde edilmesiyle DNA'nın yapısı ve işleyişi daha iyi anlaşılmış ve genetik bilginin aktarımında sorumlu molekül DNA olarak gösterilmiştir.

Rosalind Franklin'in "X ışını" kırınım çalışmalarının Watson ve Crick'in çalışmalarını etkilediği ve DNA'nın yapısını anlamada kilit bir rol oynadığı da bilinmektedir. Bu durum, farklı bilim insanlarının aynı konuya farklı bakış açıları getirebileceğini ve teorik bakış açılarının bilimsel anlayışı nasıl etkileyebileceğini de göstermektedir.

05 / OYUN

Bu durum hangi özelliğe örnek?

Karışık sırayla gelen durumu oku, bilimin doğasının hangi özelliğine örnek olduğunu seç.

OYUN: BİLİMİN DOĞASI EŞLEŞTİRME 0 / 0
06 / GÜNLÜK HAYAT

Bilimin doğası telefonunda

AKIŞTA GEZERKEN

"Bilim insanları açıkladı!" başlığı

Başlığı görünce paylaşmadan önce bir soru sor: bu bilgi hangi çalışmaya dayanıyor? Bilimin doğası; yazılı ve görsel basında çıkan yeni iddiaların doğrudan kabul edilmesi yerine bunların bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatır.

LAMBA YANMAYINCA

Odanda zaten bilim yapıyorsun

Ders kitabının kendi örneği bu: bir lamba yanmadığında ampulünün patladığı, anahtarının bozulduğu veya iletkenlerinden birinde sorun olduğu düşünülebilir. Öncelikle elektriklerin kesilip kesilmediği kontrol edilir. Bu, analitik düşünme adımlarının gündelik hâlidir.

ARKADAŞ SOHBETİNDE

"Bu sadece bir teori ya"

Günlük konuşmada "teori" = tahmin demek, bilimde değil. Teori ve kanun kavramları arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Teoriler kanunları açıklar ve "neden" sorusuna cevap vermeye çalışır.

BESLENME TARTIŞMASI

Yağ mı karbonhidrat mı?

Ders kitabı bu soruyu doğrudan örnek verir: kalp sağlığını korumak için yağlı yiyeceklerden mi karbohidratlardan mı kaçınılmalıdır? Cevaba ilişkin bilimsel kaynaklarda farklı görüşlerin olduğu bilinen bir gerçektir. Bu yüzden tek bir video yeterli kaynak değildir.

MUTFAKTA

Açıkta kalan yemek

Yemeğin üstünü örtmek, Redi'nin kavanozlarının aynısıdır: açıkta kalan bozulur, kapalı olan korunur. Bu deney, Redi'nin yaşamın doğrudan yaşayan organizmalardan ürediği ve canlıların cansız maddeden değil önceden var olan canlılardan oluştuğu hipotezini desteklemiştir.

SÜT KUTUSUNDA

"Pastörize" yazısı

Kutudaki kelime, bu ünitedeki bilim insanının adından gelir. Pasteur deneyinde kuğu boyunlu şişelere koyduğu et suyunu kaynatmıştır; kaynatılıp ağzı bütün kalan düzenekte herhangi bir canlı gelişmediğini gözlemlemiştir.

DERS KİTABI DEĞİŞİNCE

"Ablamın kitabında böyle yazmıyordu"

Bilgi değiştiyse bilim yanılmış değildir; işleyişi budur. Bilimsel bilgiler kesin, mutlak ve değişmez değildir. Zaman içinde yeni bulgular ve gelişmeler ışığında değişebilir.

GRUP ÖDEVİNDE

Aynı veriden iki farklı yorum

Aynı grafiğe bakıp farklı sonuç çıkarmanız normaldir. Bilim insanlarının yaşantıları, bakış açıları, eğitimleri, kabulleri ve değerleri yaptıkları çalışmalarda etkili olabilir. Bu yüzden bilimin ve bilimsel bilginin mutlak olarak nesnel olduğu söylenemez.

SINAV TAKTİĞİ

Kanun "nasıl", teori "neden"

İki kelimeyle hatırla: kanunlar doğal olayların "nasıl" gerçekleştiği sorusuna cevap verirken teoriler kanunları açıklar ve "neden" sorusuna cevap vermeye çalışır. Ve aralarında geçiş ile dönüşüm olmamaktadır.

07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

22 soruluk test — Redi ve Pasteur deneyleri, bilimin tanımı ve bilimin doğasının yedi özelliği

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Akılda kalacak özet kartları

BİLİMİN TANIMI
tam tanım YOK

"Bilim" kavramı ile ilgili tam bir tanım yoktur. Genel olarak bilim, evrendeki olaylara ve evrenle ilgili merak edilen sorulara yanıt arama sürecinde sistematik bilgi edinme, elde edilen bilgilerin güvenilir ve geçerli olarak açıklanabilmesi şeklinde tanımlanır.

ÖNEMLİ OLAN
nitelik · önem · doğa

Önemli olan bilimin basit ve tek bir şekilde tanımlanması değil niteliğinin, öneminin ve doğasının anlaşılarak açıklanmasıdır. "Bilimin doğası" kavramının öğrenilmesi ile bilimin nasıl yapıldığı, neyi amaçladığı ve neden önemli olduğu ortaya konmuş olur.

BİLİMSEL YÖNTEM
test + gözlem + analiz

Bilimsel yöntem; araştırma sorularının test edilmesi, gözlemlerin yapılması, sonuçların analiz edilmesi yoluyla bilginin artmasını ve bilimsel anlayışın gelişmesini sürekli hâle getiren bir süreçtir.

BİLİMİN DOĞASI
değerler ve kabuller

Bilimin doğası; bilimsel araştırmaların nasıl yapıldığını, bilimsel bilginin nasıl elde edildiğini ve değerlendirildiğini, bilimsel bilginin toplumda nasıl kullanıldığını açıklayan bir kavramdır. Bilimsel bilginin gelişim sürecindeki değerler ve kabuller olarak da tanımlanır.

1. DEĞİŞEBİLİRLİK
kesin DEĞİL · mutlak DEĞİL

Bilimsel bilgiler kesin, mutlak ve değişmez değildir. Zaman içinde yeni bulgular ve gelişmeler ışığında değişebilir.

2. SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPI
toplumdan bağımsız DEĞİL

Bilimsel bilgi ve bilim, toplumun kültürel ve sosyal özelliklerinden bağımsız olarak düşünülemez. Toplumların yaşam tarzları, anlayışları, kabulleri ve kültürel ögeler bilimsel bilginin üretilmesinde etkilidir.

3. ÖZGÜNLÜK
yeni gerçek ya da yeni bakış

Bilimsel bilginin özgünlüğü, daha önce bilinmeyen veya keşfedilmemiş bir gerçeğin açığa çıkarılması ya da mevcut bilginin yeni bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesidir.

4. ÖZNELLİK
mutlak nesnel DEĞİL

Bilim insanlarının yaşantıları, bakış açıları, eğitimleri, kabulleri ve değerleri yaptıkları çalışmalarda etkili olabilir. Bu bağlamda bilimin ve bilimsel bilginin mutlak olarak nesnel olduğu söylenemez.

5. KANUN VE TEORİ
nasıl ↔ neden

Teori ve kanun kavramları arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur; birbirinden bağımsız ifadelerdir ve zamanla aralarında bir geçiş ile dönüşüm olmamaktadır. Kanunlar doğal olayların "nasıl" gerçekleştiği sorusuna cevap verirken teoriler kanunları açıklar ve "neden" sorusuna cevap vermeye çalışır.

6. GÖZLEM VE ÇIKARIM
sistematik süreç

Bilimsel bilgi sistematik bir sürecin neticesinde elde edilir. Bu bilimsel süreçte gözlemlere ve çıkarımlara dayalı olarak yorumlar yapılır ve bulgulara erişilir.

7. BİLİMSEL YÖNTEM ALGISI
tek yöntem YOK

Bilimsel yöntem basamaklarının her bilimsel çalışmada aynı şekilde ilerlemesi gerektiğine yönelik söylem, bilimin doğasına göre bir yanılgıdır. Bilimde evrensel olarak kabul edilen tek bir bilimsel yöntem yoktur; farklı disiplinlerdeki araştırmalarda farklı uygulamalar yapılır.

REDİ'NİN DENEYİ
açık · gazlı bez · sıkıca kapalı

Redi üç ayrı kavanoza taze et koymuştur. Birincinin ağzı açık, ikincininki gözenekli gazlı bezle örtülü, üçüncününki sıkıca kapalıdır. Yalnız birinci kavanozda kurtçuklar gözlenmiş; ikincide sinekler gazlı bezin üzerinde toplanmış, içeride kurtçuk oluşmamış; üçüncüde hiçbir canlı oluşumu görülmemiştir.

PASTEUR'ÜN DENEYİ
kuğu boyunlu şişe · ağız kırılır

Pasteur kuğu boyunlu şişelere koyduğu et suyunu kaynatmıştır. Birinci düzenekte canlı gelişmemiş; et suyu kaynatıldıktan sonra şişenin ağzı kırılan ikinci düzenekte ise mikroorganizmalar gelişmiştir.

İKİ DENEYİN SONUCU
kendiliğinden oluşum = BULAŞMA

Redi'nin 1600'lerde ve Pasteur'ün 1800'lerde yaptığı deneyler, kendiliğinden oluşumun aslında başka organizmaların bulaşması sonucunda gerçekleştiğini göstermiştir. Bu deneyler canlıların cansız maddelerden oluşamayacağını göstermiştir.

DNA ÖRNEĞİ
protein? RNA? DNA?

DNA'nın keşfi sürecinde hangi tür biyomolekülün (protein, RNA, DNA) genetik bilgiyi taşıdığı tartışmaya açık bir konudur; bu, bilimin değişebilen doğasına örnektir. Rosalind Franklin'in "X ışını" kırınım çalışmaları DNA'nın yapısını anlamada kilit rol oynamıştır.