9. SINIF BİYOLOJİ · ÜNİTE 15 · KARBOHİDRATLAR

Bir su molekülü çıkar, zincir uzar

Monomerlerin birbirlerine bağlanması enzimler aracılığıyla gerçekleşen, enerji gerektiren ve genellikle su çıkışı görülen bir süreçtir. Bir önceki ünitede suya baktın; bu ünitede su bir ürün olarak karşına çıkıyor. Karbonhidratların bütün çeşitliliği — glikozdan selüloza, arpa şekerinden böceğin dış iskeletine kadar — tek bir tepkimenin tekrar tekrar işlemesinden doğar: dehidrasyon.

3
Karbonhidrat sınıfı
4
Polisakkarit
47
Test sorusu
01 / ORGANİK MOLEKÜL NEDİR

Merkezde karbon var

TANIM

Organik moleküller çeşitli elementlerin ve fonksiyonel grupların karbon atomlarına bağlanmasıyla oluşan moleküllerdir. Hidrojen, oksijen, azot, kükürt gibi elementlerin yanı sıra alkol, hidroksil, karboksil gibi çeşitli fonksiyonel grupların da katılımıyla oldukça farklı bileşikler oluşur. Karbon atomuna bağlı olan bu gruplar, organik moleküllerin biyokimyasal özelliklerini ve biyolojik işlevlerini belirler.

Tanımın kilit kelimesi karbondur. Karbon atomu dört bağ yapabildiği için hem uzun zincirler hem halkalar kurabilir; bu yüzden canlıdaki büyük moleküllerin iskeleti hep karbondur. Ona bağlanan fonksiyonel gruplar ise molekülün ne iş yapacağını belirler — aynı karbon iskeleti, farklı grupla bambaşka bir molekül olur.

NEREDE ÜRETİLİR

Organik moleküller; bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve diğer biyolojik kaynaklar tarafından doğal olarak sentezlenebileceği gibi laboratuvar ortamında sentetik olarak da üretilebilir. Doğal organik moleküller içerisinde karbohidratlar, proteinler, yağlar, nükleik asitler ve vitaminler bulunur. Bunlar hücrelerin temel bileşenleri olarak görev alabildiği gibi metabolik faaliyetlerin düzenlenmesinde de önemli roller üstlenir. Organik moleküller inorganik moleküllerden daha büyük yapılıdır.

Bu beş grup, önümüzdeki beş ünitenin konusudur: karbonhidratlar · lipitler · proteinler · nükleik asitler · vitaminler. Son cümle bir önceki üniteyle bağı kuruyor: su ve mineral küçüktü, organik moleküller büyüktür.

MAKROMOLEKÜL · MONOMER · POLİMER

Büyük yapılarından dolayı lipitler, karbohidratlar, proteinler ve nükleik asitler biyolojik makromoleküller olarak adlandırılır. Bu moleküller monomer adı verilen küçük moleküler birimleri veya bunların kovalent bağlarla birbirlerine bağlanmasıyla oluşturduğu polimerleri içerir. Lipitler polimerik yapılar oluşturmaz.

Monomer tek bir boncuktur, polimer o boncuklardan dizilen kolyedir. Son cümle sınavda en çok sorulan ayrımlardan biridir: dört makromolekülün üçü polimer yapar, lipitler yapmaz. Bir sonraki ünitede bunun sebebini göreceksin.

TABLO · BEŞ ORGANİK MOLEKÜL GRUBU

Etkinlik tablosunda beş grup ve her grubun alt kavramlarını sıralıyor. Aşağıda o tablonun tamamı var; bu beş grup önümüzdeki beş ünitenin de sırasıdır. Arama kutusuna glikoz, enzim, DNA gibi bir kelime yazabilirsin.

02 / DEHİDRASYON VE HİDROLİZ

Ünitenin asıl mekanizması

İKİ CÜMLE

Monomerlerin birbirlerine bağlanması enzimler aracılığıyla gerçekleşen, enerji gerektiren ve genellikle su çıkışı görülen bir süreçtir. Bu olayda genellikle su çıkışı meydana geldiği için süreç dehidrasyon olarak adlandırılır. Oluşan polimerler hidroliz adı verilen, dehidrasyon tepkimesinin tersine işleyen ve suyun kullanıldığı bir süreçle monomerlerine ayrılır. İnsan vücudunda gerçekleşen sindirim süreçleri hidroliz olayına örnek verilebilir.

Bu iki kelime bütün ünite boyunca — ve proteinler ile nükleik asitler ünitelerinde de — karşına çıkacak. Sözcüklerin kendisi ipucu veriyor: hidro su, de- uzaklaştırma, -liz parçalama. Yani dehidrasyon = suyu uzaklaştırarak birleştirme, hidroliz = suyla parçalama.

İNTERAKTİF · ZİNCİRİ KUR, SONRA SÖK

Düğmelerle yönü seç, kaydırakla zincirdeki monomer sayısını değiştir. Animasyon her iki tepkimeyi de sürekli oynatır: dehidrasyonda birimler yaklaşır ve her bağdan bir su molekülü ayrılır; hidrolizde su içeri girer ve zincir kopar. Altındaki kutuda o yönün su ve enerji bilançosu yazar.

monomer sayısı
TUZAK · KAÇ SU ÇIKAR

Sınavda en sık sorulan hesap budur ve tek kuralı vardır: n tane monomerden bir polimer kurulurken n − 1 tane bağ oluşur, dolayısıyla n − 1 tane su açığa çıkar. Beş glikoz birleşirse dört su çıkar, beş değil. Aynı polimer hidroliz edilirken de dört su harcanır.

İkinci tuzak: dehidrasyon “enerji gerektiren” bir süreçtir. Yani zincir kurmak bedavaya olmaz — hücre bunun için enerji harcar. Hidroliz ise tersine işleyen tepkimedir; sindirim sırasında hücre besini parçalayarak kullanılabilir hâle getirir.

Üçüncüsü “genellikle” kelimesi: monomer birleşmelerinde genellikle su çıkar. Bu ünitede göreceğin bütün birleşmelerde (glikozit bağı, ileride peptit ve fosfodiester bağı) su çıkar.

KARŞILAŞTIRMA · DEHİDRASYON ↔ HİDROLİZ
03 / MONOSAKKARİTLER

Tek boncuk, beş isim

KARBONHİDRATIN TANIMI

Karbohidratlar; karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik moleküllerdir. Bazıları azot atomu da bulundurabilir. Birçok çeşidi enerji sağlayan temel besin ögeleridir ve günlük aktivitelerin yerine getirilmesinde kilit rol oynar. Monomer yapılı monosakkaritler, iki monosakkaritin birleşimiyle oluşan disakkaritler ve polimer yapılı polisakkaritler karbohidratların bileşenleridir.

Adın kendisi yapıyı anlatıyor: karbo (karbon) + hidrat (su). (CH₂O)ₙ formülüne bak — her karbona bir su kadar hidrojen ve oksijen düşer. Bu yüzden bu moleküllere “karbonun sulanmış hâli” anlamında karbonhidrat denmiştir.

MONOSAKKARİT TANIMI VE KARBON SAYISI

Monosakkaritler, genel olarak (CH2O)n formülüyle ifade edilen molekül formüllerine sahip karbohidratlardır. İçerdikleri karbon atomu sayısına göre üç, dört, beş, altı ve yedi karbonlu çeşitleri bulunur. Beş karbonlu monosakkaritlere pentoz, altı karbonlu monosakkaritlere ise heksoz adı verilir.

Sınavda işine yarayacak iki isim bunlar: pentoz = 5 karbon, heksoz = 6 karbon. Pentozlar kalıtımın, heksozlar enerjinin molekülleridir.

İNTERAKTİF · BEŞ MONOSAKKARİT

Düğmelerle geç. Şema her monosakkaridin karbon iskeletini halka biçiminde çizer — pentozlar beşgen, heksozlar altıgen — ve altındaki kutuda o molekül için verilen bilgiler yazar.

PENTOZLAR: RİBOZ VE DEOKSİRİBOZ

Pentozlar içerisinde yer alan karbohidratlardan özellikle ikisi biyolojik açıdan oldukça önemlidir. Riboz ve deoksiriboz şekerleri nükleik asitlerin temel bileşenlerindendir. Riboz şekeri RNA (ribonükleik asit), deoksiriboz şekeri ise DNA (deoksiribonükleik asit) moleküllerinin yapısında bulunur. Beş karbonlu şekerler nükleik asitlerin yapısında bulunmalarının yanında metabolik faaliyetlerin düzenlenmesinde, hücrelerin iletişiminde ve enerjinin taşınmasında görev alır. Riboz ile deoksiriboz şekerleri arasındaki en önemli yapısal farklılık deoksiribozda bir oksijen atomunun bulunmamasıdır.

Adın kendisi bunu söylüyor: de-oksi-riboz = “oksijeni eksik riboz”. Bu tek atomluk fark, ünite 18’de DNA ile RNA’yı birbirinden ayıran ilk özellik olarak yeniden karşına çıkacak.

HEKSOZLAR VE YAPISAL İZOMERLİK

Heksozlar altı karbonlu monosakkaritlerdir ve bunların oldukça fazla yapısal izomeri bulunur. Yapısal izomerlik, kapalı formülleri (C6H12O6) aynı ancak açık formülleri farklı bileşiklerdir. Yapısal izomerlerinin çeşitliliği nedeniyle biyolojik sistemlerde heksozlar yaygın olarak üretilir. Canlılarda en çok üretilen ve kullanılan heksoz çeşitleri; glikoz, fruktoz ve galaktozdur.

Yani glikoz, fruktoz ve galaktozun kapalı formülü aynıdır: C₆H₁₂O₆. Üçünde de aynı sayıda karbon, hidrojen ve oksijen vardır; fark atomların dizilişindedir. Sınavda “kapalı formülü aynı, özellikleri farklı” ifadesi doğrudan bu üçlüyü kasteder.

04 / DİSAKKARİTLER

İki boncuk, bir glikozit bağı

TANIM

Disakkaritler, iki monosakkaridin glikozit bağ ile birleşmesi sonucu oluşur. Glikoz, fruktoz, galaktoz gibi monosakkaritlerin birbirlerine bağlanmasıyla oluşan disakkaritlerden canlılarda en yaygın bulunanları maltoz, sükroz ve laktozdur. Sindirim enzimleriyle monomerlere dönüştürülerek metabolik olaylarda kullanılır.

Glikozit bağı, iki monosakkarit arasındaki dehidrasyonun özel adıdır: bağ kurulurken bir su molekülü açığa çıkar. Son cümledeki “sindirim enzimleriyle monomerlere dönüştürülür” ifadesi de bir hidroliz tarifidir — yani bir disakkariti sindirmek için bir su molekülü harcanır.

EŞLEŞTİRME · HANGİ DİSAKKARİT, HANGİ İKİ MONOMER

Düğmelerle geç; seçilen disakkaridin bağı vurgulanır ve altındaki kutuda halk adı, elde edildiği yer ve monomerleri yazar.

ÜÇ DİSAKKARİT

Arpa şekeri olarak adlandırılan maltoz, iki glikozun birleşiminden oluşan bir disakkarittir. Çay şekeri olarak da bilinen sükroz (sakkaroz) ise glikoz ve fruktozdan oluşan bir disakkarittir. Çoğunlukla şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilir. Süt şekeri olarak bilinen laktoz ise glikoz ve galaktozdan oluşan disakkarittir.

Üçünün de ortak monomeri glikozdur. Ezberi kolaylaştıran cümle: maltoz glikoz + glikoz, sükroz glikoz + fruktoz, laktoz glikoz + galaktoz. Maltoz hidroliz edilince iki glikoz çıkar, ötekilerden birer glikoz.

LAKTOZ İNTOLERANSI

Laktoz, bağırsaklarda bulunan enzimler tarafından monomerlerine ayrıştırılır ve enerji sağlamak için kullanılır. Bazı insanlar laktozu parçalayacak enzimleri yeterli ölçüde üretemez. Bu durumda süt ürünleri içerisindeki laktoz, bağırsak bakterileri tarafından sindirim sorunları meydana getiren yan ürünlere dönüştürülür. Bu durum laktoz intoleransı olarak bilinir.

Dikkat: bu bir enzim eksikliğidir, süt alerjisi değildir. Sorunun kaynağı sindirilmeden bağırsağa geçen laktozun bakteriler tarafından parçalanmasıdır; şişkinlik ve gaz o yan ürünlerden gelir.

ÜÇ HEKSOZUN AYRIMI

Glikoz, doğada en yaygın bulunan ve hücrelerin enerji ihtiyaçlarını sağlayan önemli bir heksozdur. Kan şekeri veya üzüm şekeri olarak da bilinir; bitkilerde fotosentezle üretilir, hayvanlarda glikojen, bitkilerde nişasta formunda depolanmak üzere polimerleştirilir ve gerekli olduğunda hidroliz tepkimeleriyle tekrar oluşturulur.

Fruktoz; meyvelerde, balda ve bazı sebzelerde doğal olarak bulunur, meyve şekeri olarak bilinir. Glikozdan daha tatlı olması ve kullanıldığı ürünün raf ömrünü uzatması nedeniyle gıda endüstrisinde tercih edilir. Meyve suyu, meşrubat, tatlı ve paketli gıdalarda yoğun kullanılır; aşırı tüketildiğinde karaciğer yağlanması, obezite ve diyabet gibi hastalıklara neden olur.

Galaktoz (süt şekeri) süt ve süt ürünlerinde fazlaca bulunur. Diğer heksozlar kadar tatlı olmadığı için gıda ürünlerinde kullanımı sınırlıdır; hücrelerde glikoza dönüştürülerek enerji verici tepkimelerde kullanılır.

“Süt şekeri” adı hem galaktoz hem laktoz için kullanıyor. İkisini karıştırma: laktoz disakkarittir (glikoz + galaktoz), galaktoz onun monomerlerinden biridir.

05 / POLİSAKKARİTLER

Depo mu, yapı mı

TANIM VE İKİLİ AYRIM

Polisakkaritler; çok sayıda monosakkaritin dehidrasyon tepkimesiyle bir araya gelerek oluşturduğu, uzun zincirli organik moleküllerdir. Genellikle glikoz moleküllerinden oluşan polisakkaritlerin yapısında fruktoz, galaktoz ve azot içeren monosakkaritler de bulunabilir. Depo ve yapısal olmak üzere iki tür polisakkarit bulunur. Hücrelerde glikozun depolanması amacıyla sentezlenen glikojen ile nişasta; hücre ve organizmanın yapısal bütünlüğünü korumak, desteklemek için sentezlenen selüloz ve kitin biyolojik olarak en fazla üretilen polisakkarit çeşitleridir.

Ünitenin ezberlenecek dört adı burada: depo → glikojen, nişasta; yapısal → selüloz, kitin. Dördü de büyük ölçüde glikozdan yapılır; farkı yaratan, glikozların birbirine nasıl bağlandığıdır.

KARŞILAŞTIRMA · DEPO ↔ YAPISAL
TABLO · DÖRT POLİSAKKARİT

Arama kutusuna bitki, hayvan, duvar, sindirilemez gibi bir kelime yaz.

İŞARETLEME · HANGİ POLİSAKKARİT NE YAPAR

Her hücreye tıklayarak işaretle — bir tık evet (✓), iki tık hayır (✗) — sonra Denetleye bas.

GLİKOJEN VE NİŞASTA

Glikojen hayvanlarda ve bazı mantarlarda glikoz moleküllerinin polimerleşmesiyle üretilen bir polisakkarittir. Memeli hayvanlarda karaciğer ve kas hücrelerinde depolanır. Karaciğerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesinde, kaslarda ise egzersiz sırasında ve enerji ihtiyacı olduğunda glikoz kaynağı olarak kullanılır. Nişasta, bitkilerde üretilen ve glikojen gibi glikoz monomerlerinden oluşan depo polisakkaritidir. Bitkilerde fotosentez yoluyla üretilen glikoz; köklerde, yumrularda ve tohumlarda nişasta olarak depolanır. Yapısal olarak glikojene oldukça benzer.

İkisi aynı işin hayvan ve bitki sürümüdür. Şu ayrıntıya dikkat: glikojenin karaciğerdeki deposu kan şekerini düzenler, kastaki deposu ise egzersizde kullanılır.

SELÜLOZ VE KİTİN

Yapısal polisakkaritlerden selüloz bitki hücre duvarının, kitin ise mantar hücre duvarının ve eklem bacaklıların dış iskeletinin bileşenidir. Bitki hücrelerine mekanik destek sağlanması amacıyla üretilen selüloz, glikoz polimerlerinden oluşur ve lifli yapıdadır. Kitin ise glikoz türevi başka bir monomerin oluşturduğu polimerdir. Selüloza oranla daha esnek bir yapıya sahiptir. Azotlu glikoz türevi monomerlerden oluşan kitin, selüloza göre daha esnek ve elastik yapılıdır. Böceklerin dış iskeletlerinin ve mantarların hücre çeperinin yapısını oluşturur. Tıbbi alanda biyouyumlu cerrahi dikiş iplerinin üretiminde kullanılır. Cerrahi olarak uygulandığında eriyerek yaranın iyileşme süresini kısaltır.

Kitin, karbonhidratın azot da bulundurabileceğini gösteren örnektir — ünitenin başındaki “bazıları azot atomu da bulundurabilir” cümlesinin karşılığı budur.

TUZAK · AYNI GLİKOZ, FARKLI SONUÇ

Glikojen ve nişasta gibi glikoz monomerlerinden oluşan selüloz, monomerlerinin birbirlerine bağlanmasında farklılıklar bulunduğu için insanlar dâhil çoğu canlı tarafından sindirilemez. Ancak sindirim sisteminden geçerken lifli yapısından dolayı bağırsak hareketlerini hızlandırır. Sindirimi kolaylaştıran ve bağırsak hareketlerini düzenleyen selüloz içerikli gıdalar, insan sağlığı için oldukça önemlidir. Koyun, keçi, inek gibi geviş getiren hayvanların ve termitlerin (beyaz karıncaların) sindirim sistemlerinde selülozu sindiren ve glikoz monomerlerine dönüştürmeye yardımcı mikroorganizmalar bulunur. Bu canlılar selülozu sindirerek enerji elde eder.

Bu paragraf, ünitenin en şaşırtıcı bilgisidir: nişasta da selüloz da glikozdan yapılır, ama insan nişastayı sindirir, selülozu sindiremez. Sebep monomerlerin bağlanma biçimidir — insanın sindirim enzimleri selülozdaki bağı tanımadığı için o bağı koparamaz. Aynı boncuk, farklı düğüm.

Günlük hayattaki adı posa ya da liftir. Sindirilmemesi bir kusur değil, faydadır: bağırsak hareketlerini hızlandırır. İnek selülozu kendi enzimiyle değil, sindirim sistemindeki mikroorganizmalar sayesinde sindirir.

OYUN · HANGİ KARBONHİDRAT?

Verilen ipucundan doğru karbonhidratı ya da terimi seç. Sorular her seferinde karışık sırada gelir.

Soru yükleniyor…
Skor: 0 / 0
06 / GÜNLÜK HAYAT

Karbonhidratlar senin gününde

SINAV SABAHI KAHVALTI

Sınav sabahı yediğin ekmek ve reçel farklı hızlarda işe yarar. Reçeldeki sükroz ve fruktoz zaten küçük moleküllerdir, bir hidroliz yeter ve kana çabuk geçer. Ekmekteki nişasta ise yüzlerce glikozdan oluşan bir polimerdir; parçalanması uzun sürdüğü için enerjiyi yavaş ve uzun süre verir. İkisi birlikte olduğunda hem hemen başlarsın hem son soruya kadar dayanırsın.

MAÇTA “KASIM BİTTİ” HİSSİ

Uzun bir maçın sonunda bacaklarının çekmemesinin sebebi çoğunlukla kas glikojeninin tükenmesidir. Kas glikojeni “egzersiz sırasında ve enerji ihtiyacı olduğunda glikoz kaynağı olarak kullanılır”. Kastaki glikojen yalnız o kası besler; kan şekerini düzenleyen depo karaciğerdekidir.

SÜT İÇİNCE ŞİŞKİNLİK

Arkadaşın süt içtiğinde karnı şişiyor ama yoğurt yiyince bir şey olmuyorsa, bu bir alerji değil laktoz intoleransıdır: laktozu parçalayacak enzim yeterince üretilmiyor. Sindirilmeyen laktozu bağırsak bakterileri parçalıyor ve şişkinlik yapan yan ürünler çıkıyor. Yoğurtta laktozun bir kısmı zaten parçalanmış olduğu için sorun daha az olur.

MEŞRUBATIN ETİKETİ

Bir meşrubatın içindekiler listesinde “fruktoz şurubu” görürsen, şu cümlesini hatırla: fruktoz “glikozdan daha tatlı olması ve kullanıldığı ürünün raf ömrünü uzatması” yüzünden tercih edilir. Aynı sayfa aşırı tüketimin karaciğer yağlanması, obezite ve diyabet ile ilişkisini de yazıyor. Gazlı içeceği sıklık meselesi olarak düşün, yasak listesi olarak değil.

SALATA VE “POSA”

Marul, kereviz, elma kabuğu — hepsi selüloz yüklüdür ve sen bunları sindiremezsin. Faydası da tam burada: lifli yapı bağırsak hareketlerini hızlandırır. Yani salatanın işi kalori vermek değil, sistemi çalıştırmaktır. Bir ineğin aynı marulu enerjiye çevirebilmesinin sebebiyse kendi enzimi değil, sindirim sistemindeki mikroorganizmalardır.

KARATE KURSUNDA DİZ SAKATLIĞI

Kendiliğinden eriyen cerrahi dikiş iplikleri çoğu zaman kitin temellidir. Bu doğrudan yazılıdır: kitin “tıbbi alanda biyouyumlu cerrahi dikiş iplerinin üretiminde kullanılır, cerrahi olarak uygulandığında eriyerek yaranın iyileşme süresini kısaltır”. Yani ipliği çıkarmak için ikinci bir randevuya gerek kalmaz.

EKMEĞİ UZUN ÇİĞNEYİNCE TATLANMASI

Bir lokma ekmeği ağzında uzun süre tutarsan tatlanmaya başlar. Olan şey bir hidrolizdir: tükürükteki enzim, nişasta zincirinden küçük şeker parçaları koparır. Ekmeğin kendisi tatlı değildi; zincirin uçları tatlıydı.

SINAV HAFTASI “BEYNİM DURDU”

Uzun süre aç kalınca dikkatin dağılmasının sebebi kan şekerinin düşmesidir. O anda devreye giren depo, karaciğerdeki glikojendir: hidroliz edilip glikoz olarak kana verilir. Bu, “karaciğerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesinde kullanılır” diye yazıyor.

“ŞEKER YİYİNCE KİLO ALINIR MI”

Kenar notu net: karbohidratlar fazla tüketildiklerinde yağlara dönüştürülerek depolandığı için şişmanlamaya neden olabilir. Vücut, ihtiyacından fazlasını atmaz; önce glikojen deposunu doldurur, o dolduğunda kalanı yağa çevirir. Bir sonraki ünitede yağın neden bu iş için seçildiğini göreceksin.

07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

Organik molekülün tanımı ve beş grubu, makromolekül-monomer-polimer ilişkisi, dehidrasyon ve hidroliz, monosakkaritler (pentoz ve heksozlar), yapısal izomerlik, disakkaritler ve glikozit bağı, laktoz intoleransı, depo ve yapısal polisakkaritler

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Ünite tek sayfada

ORGANİK MOLEKÜL

Çeşitli elementlerin ve fonksiyonel grupların karbon atomlarına bağlanmasıyla oluşan moleküllerdir.
Katılan elementler: hidrojen, oksijen, azot, kükürt. Fonksiyonel gruplar: alkol, hidroksil, karboksil.
Bu gruplar molekülün biyokimyasal özelliklerini ve biyolojik işlevlerini belirler.
Beş grup: karbohidratlar · proteinler · yağlar · nükleik asitler · vitaminler.
Organik moleküller inorganiklerden daha büyük yapılıdır.

MONOMER · POLİMER · LİPİT İSTİSNASI

Makromoleküller: lipitler, karbohidratlar, proteinler, nükleik asitler.
Monomer küçük moleküler birim, polimer onların kovalent bağlarla bağlanmasıyla oluşan yapı.
Lipitler polimerik yapılar oluşturmaz.
Monomerlerin bağlanması enzimlerle, enerji gerektirerek ve genellikle su çıkışıyla olur → dehidrasyon.
Tersi hidroliztir: su kullanılır, polimer monomerlerine ayrılır. Sindirim hidrolize örnektir.
n monomer → n − 1 bağ → n − 1 su.

KARBONHİDRAT VE MONOSAKKARİTLER

Karbohidratlar: karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşur; bazıları azot da bulundurabilir. Birçoğu enerji sağlayan temel besin ögesidir.
Monosakkarit (monomer) · disakkarit (iki monosakkarit) · polisakkarit (polimer).
Monosakkarit formülü (CH₂O)ₙ; 3, 4, 5, 6, 7 karbonlu çeşitleri vardır.
Pentoz = 5 karbon (riboz, deoksiriboz) · heksoz = 6 karbon (glikoz, fruktoz, galaktoz).
Riboz → RNA, deoksiriboz → DNA; fark bir oksijen atomudur.
Pentozlar ayrıca metabolik düzenleme, hücre iletişimi ve enerji taşınmasında görevlidir.
Yapısal izomerlik: kapalı formül aynı (C₆H₁₂O₆), açık formül farklı.

ÜÇ HEKSOZ

Glikoz: doğada en yaygın; kan şekeri / üzüm şekeri. Bitkide fotosentezle üretilir; hayvanda glikojen, bitkide nişasta olarak depolanır.
Fruktoz: meyve şekeri; meyve, bal, bazı sebzeler. Glikozdan daha tatlı, raf ömrünü uzatır. Aşırısı karaciğer yağlanması, obezite, diyabet.
Galaktoz: süt ve süt ürünleri; daha az tatlı, kullanımı sınırlı, hücrede glikoza dönüştürülür.

DİSAKKARİTLER

İki monosakkaridin glikozit bağı ile birleşmesiyle oluşur; sindirim enzimleriyle monomerlerine dönüştürülür.
Maltoz = arpa şekeri = glikoz + glikoz
Sükroz (sakkaroz) = çay şekeri = glikoz + fruktoz; şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilir.
Laktoz = süt şekeri = glikoz + galaktoz.
Laktoz intoleransı: laktozu parçalayacak enzim yeterince üretilemez; laktoz bağırsak bakterileri tarafından sindirim sorunu yapan yan ürünlere dönüştürülür.

POLİSAKKARİTLER

Çok sayıda monosakkaridin dehidrasyonla birleşmesiyle oluşan uzun zincirler; genellikle glikozdan, ama fruktoz, galaktoz ve azotlu monosakkaritler de bulunabilir.
DEPO — glikojen: hayvanlar ve bazı mantarlar; karaciğer ve kas hücrelerinde. Karaciğerde kan şekerini düzenler, kasta egzersizde glikoz kaynağıdır.
DEPO — nişasta: bitkilerde; kök, yumru ve tohumlarda. Yapısal olarak glikojene çok benzer.
YAPISAL — selüloz: bitki hücre duvarı; lifli, mekanik destek. İnsan dâhil çoğu canlı sindiremez (bağlanma farkı), bağırsak hareketlerini hızlandırır. Geviş getirenler ve termitler sindiren mikroorganizmalar sayesinde kullanır.
YAPISAL — kitin: azotlu glikoz türevi monomerlerden; mantar hücre duvarı ve eklem bacaklıların dış iskeleti. Selülozdan daha esnek; cerrahi dikiş ipliği yapımında kullanılır, eriyerek iyileşme süresini kısaltır.
Kenar notu: karbohidratlar fazla tüketildiğinde yağlara dönüştürülerek depolanır.