Safra tuzu mekanik, lipaz kimyasal
Aynı yağ damlası üzerinde iki farklı iş yapılır: safra tuzları onu fiziksel olarak küçültür, lipaz enzimi yapı taşlarına parçalar. Bu ünitede iki sindirim çeşidini, sindirim kanalını ve yardımcı bezlerini, dişin bölümlerini ve yutmanın neden bir refleks olduğunu göreceksin.
İnsanlar; büyüme, gelişme, üreme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek ve hücrelerin enerji ihtiyacını karşılayabilmek için besinlere ihtiyaç duyar. Bu besinler, hücrelerin gereksinim duyduğu ancak sentezleyemediği temel (esansiyel) besin maddelerini de kapsar. Sindirim, alınan besinin hücre zarından geçebilecek kadar küçük moleküllere parçalanmasıdır.
Besinlerin fiziksel olarak küçük parçalara ayrılması olayına denir. Amacı, besinlerin yüzey alanını genişleterek enzim etkinliğini artırıp kimyasal sindirimi hızlandırmaktır. Bu nedenle besinler hâlâ hücre zarından geçebilecek kadar küçük değildir. Mekanik sindirimde enzim kullanılmaz. Örnekler: safra tuzlarının yağları küçük yağ damlalarına dönüştürmesi ve besinlerin ağızda diş ve kaslarla çiğnenerek küçülmesi.
Büyük moleküllü besinlerin su ve sindirim enzimleri ile yapı taşlarına kadar parçalanmasıdır. Örnekler: polisakkarit ve disakkaritlerin monosakkaritlere, proteinlerin amino asitlere, nötral yağların yağ asitleri ve gliserole parçalanması. Safra tuzlarıyla küçülen yağ moleküllerinin lipaz enzimiyle yağ asitleri ve gliserole parçalanması da kimyasal sindirimdir.
Olayı seç: ok, doğru kutuya doğru akar. Enzim var mı ve yapı taşına inildi mi sorularının cevabı altta ayrı ayrı yazılır.
Kaydırağı sürükle: büyük yağ damlası önce safra tuzlarıyla küçük damlacıklara ayrılıyor (mekanik), sonra lipaz enzimiyle yağ asitlerine ve gliserole parçalanıyor (kimyasal). Aynı besin, iki farklı sindirim çeşidinden geçiyor.
Kimyasal sindirim, gerçekleştiği yere göre ikiye ayrılır. Düğmelere bas: molekülün hangi yolu izlediği çizilir.
Karbonhidrat, yağ, protein ve nükleik asitler kimyasal sindirimle yapı taşlarına ayrıldıktan sonra hücre zarından geçebilir. Su, monomerler, iyonlar ve vitaminler ise sindirime uğramaz, doğrudan hücre zarından geçebilir. Pasif ve aktif taşımayla alınan moleküller yeni molekül sentezinde ve enerji üretiminde kullanılır.
Sindirim sisteminde besinler dört aşamada işlenir: besinlerin alınması (yeme) → sindirim → emilim → atıkların uzaklaştırılması. Son aşama, sindirilmeyen besinlerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır.
Safra tuzu enzim değildir. Safra tuzlarının yağları küçük damlalara ayırması mekanik sindirimdir — enzim kullanılmaz, yağ hâlâ yağdır. Yapı taşına inen adım lipazla olur ve kimyasaldır. İkinci tuzak: mekanik sindirim sonunda besin hücre zarından geçemez; amacı yalnızca yüzey alanını büyütüp enzimin işini hızlandırmaktır.
Sindirim kanalı, ağızdan başlayıp anüse kadar devam eden kanala verilen addır. İnsanda sindirim sistemi, sindirim kanalı organları ve sindirim sıvıları üreten yardımcı bezlerden oluşur. Sindirim sistemi, otonom sinir sisteminin ve hormonların kontrolünde çalışır.
Şemadaki her yapıyı tek tek gez. Kanal organları ile yardımcı bezler ayrı renkte çiziliyor; yardımcı bezler kanalın parçası değil, kanala salgı gönderen yapılardır.
Ağız → yutak (farinks) → yemek borusu (özofagus) → mide → ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum) → kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum) → anüs. Besin bu sırayla ilerler.
Tükürük bezleri, pankreas ve karaciğer. Üçü de sindirim kanalının içinde değildir; sindirim sıvılarını kanallarla sindirim kanalına gönderirler.
Besinlerin sindirim sistemine alındığı ilk bölüm olan ağız; dudak, yanak, damak ve yutak ile çevrelenmiş bir boşluktur. Ağız boşluğu mukoza adı verilen çok katlı epitel doku ile kaplıdır. Ağızda besinlerin sindiriminde etkili olan yapılar dişler, dil ve tükürük bezleridir.
Dişler alt ve üst çene kemiklerinin çukurlarına yerleşmiştir. Çiğneme işlevi sırasında besinleri keser, ezer ve parçalar; böylece toplam yüzey alanını genişleterek mekanik sindirimde rol oynar. Yüzey alanının genişletilmesi sindirim enzimlerinin etkinliğini artırır. Ayrıca bazı besinlerin sert dış yüzeylerinin parçalanması besleyici bölümlerin açığa çıkmasını sağlar; ezilmiş besinler sindirim kanalına zarar vermeden ilerler.
Besinler dişlerle parçalanırken bir yandan da tükürükle ıslatılır ve karıştırılır. Tükürük içindeki amilaz (pityalin) enzimi karbonhidratların kimyasal sindirimini başlatır. Çiğneme sırasında yanak ve dil kaslarının hareketleriyle besin yutulabilecek lokma hâline getirilir. Dil; tadın alınması ve yutulmanın yanı sıra konuşmaya da yardımcı bir organdır.
Diş çeşidini seç: yarım çenedeki adedi ve toplamdaki payı canlı hesaplanır. Dişin bölümleri sekmesinde taç, boyun, kök ile mine, dentin ve diş özü çizilir.
Yetişkin bir insanda yirmilik dişlerle birlikte alt ve üst çenenin her birinde on altışar olmak üzere toplam 32 diş bulunur. Her yarım çenede iki kesici diş, bir köpek dişi, iki küçük azı dişi ve üç büyük azı dişi vardır.
Ağızdaki besinin yutağa iletilmesi istemli olarak başlayan ve sonrasında istemsiz olarak devam eden bir refleks olayıdır. Ağızdan sonra gelen yutak, yemek borusuna ve soluk borusuna açılır. Yutağın sindirimdeki görevi yutulan lokmayı yemek borusuna iletmektir.
Kaydırağı çevir. Lokma ağızdayken solunum yolu açık, yemek borusu sfinkteri kapalı. Yutma anında küçük dil yukarı çekilir, gırtlak kapağı gırtlak girişini kapatır, sfinkter gevşer. Sonrasında her şey eski yerine döner ve solunum yeniden açılır.
Yutma sırasında ağız gerisindeki küçük dil (yumuşak damak) yukarı doğru çekilerek besinin burun boşluklarına kaçmasını önler. Kıkırdak yapılı gırtlak kapağı (epiglottis) ise gırtlak (larinks) girişini kapatarak besinlerin soluk borusuna kaçmasını engeller. Bu sırada solunum iki saniyeden daha kısa bir süre için durur.
Sfinkter kaslar, vücudun birçok yerinde bulunan özelleşmiş bazı bölgelerin geçiş noktalarındaki halkasal kaslardır. Genel olarak kasılı hâldeki bu kaslar bulunduğu bölgeyi daraltır ve bölümler arasında madde geçişini düzenler. Yutma sırasında yemek borusu girişindeki sfinkter gevşer, besin geçtikten sonra kasılır ve kapanır.
Küçük dil ile gırtlak kapağı aynı işi yapmaz. Küçük dil (yumuşak damak) yukarı çekilip burun boşluğunu kapatır; gırtlak kapağı aşağı inip gırtlak girişini, yani soluk borusunu kapatır. Yutma sırasında oluşacak bir sorun besinin soluk borusuna kaçmasına, soluk borusunun tıkanmasına ve boğulmaya yol açar.
Yutak ile mide arasında yer alan yemek borusunun temel görevi lokmanın mideye iletilmesini sağlamaktır. Yutak ve yemek borusunda kimyasal ve mekanik sindirim olmaz.
Lokmanın arkasındaki halkasal kaslar kasılır, önündekiler gevşer; böylece lokma mideye doğru itilir. Kip düğmesiyle ters peristaltik hareketi (kusma) de görebilirsin.
Yemek borusunda, sindirim kanalının diğer kısımlarında olduğu gibi içten dışa doğru epitel doku, kas doku ve bağ doku bulunur. İç yüzeyi mukoza denilen çok katlı yassı epitel doku ile kaplıdır. Boyunca yerleşmiş salgı bezlerinin ürettiği mukus, hem mukoza tabakasını korur hem de iç yüzeyi kayganlaştırarak besinlerin kolay ilerlemesini sağlar.
Yemek borusunun yutağa bakan üst kısmını oluşturan kas tabakası çizgili kastan oluşur. Diğer kısımları dairesel ve uzunlamasına yerleşmiş düz kaslardan oluşur. Yutma istemli başlar istemsiz devam eder: çizgili kaslar besinin yutulmasında etkilidir, düz kasların ritmik kasılıp gevşemesiyle oluşan peristaltik hareketler besini mideye iletir. Besinin hareketinde yer çekiminin etkisi de büyüktür.
Yemek borusunun alt ucundaki kasılı ve kapalı konumdaki sfinkterin gevşemesi ile besin mideye girer. Kusma olayı ise ters peristaltik harekettir.
Teneffüste yenen tost, koşarken içilen su, gülerken boğazına kaçan lokma — hepsi bu ünitenin konusu.
Ekmeği uzun çiğneyince tatlanır: tükürükteki amilaz (pityalin) nişastayı parçalamaya başlamıştır. Karbonhidratların kimyasal sindirimi ağızda başlar.
Çiğnemeden yutunca mide zorlanır. Çiğneme yüzey alanını genişletip enzim etkinliğini artırır; ezilmiş besin ayrıca sindirim kanalına zarar vermeden ilerler.
Yutma sırasında gırtlak kapağı soluk borusunu kapatır. Gülünce bu uyum bozulur, lokma soluk borusuna kaçar ve öksürürsün. Sorun büyürse boğulmaya yol açabilir.
Yutkunurken nefesin kesilmesi normaldir: yutma sırasında solunum iki saniyeden daha kısa bir süre için durur.
Gülerken su içersen burnundan gelebilir: normalde küçük dil (yumuşak damak) yukarı çekilip besinin burun boşluklarına kaçmasını önler.
Uzanıp bir şey yiyince zor iniyormuş gibi gelir. Lokmayı asıl iten peristaltik hareketlerdir, ama yer çekiminin etkisi de büyüktür.
Yağlı yemekte iki ayrı iş var: safra tuzları yağı küçük damlacıklara ayırır (mekanik), lipaz yağ asitleri ve gliserole parçalar (kimyasal).
Elmayı ön dişlerinle ısırıp arka dişlerinle ezersin: kesici dişler keser, azı dişler ezer ve parçalar. Yarım çenende 2 kesici, 1 köpek, 2 küçük azı, 3 büyük azı var.
Kusmanın nasıl olduğunu merak ettin mi? Ters peristaltik hareket: kaslar bu kez içeriği ağza doğru iter.
52 soruluk test · mekanik ve kimyasal sindirim ayrımı, hücre içi ve hücre dışı sindirim, sindirim kanalı ile yardımcı bezler, dişler, yutma refleksi ve peristaltik hareket
Alınan besinin hücre zarından geçebilecek kadar küçük moleküllere parçalanmasıdır. Besinler temel (esansiyel) besin maddelerini de kapsar. İki şekilde gerçekleşir: mekanik ve kimyasal.
Mekanik: besinlerin fiziksel olarak küçük parçalara ayrılması; amacı yüzey alanını genişletip enzim etkinliğini artırmak. Enzim kullanılmaz, besin hâlâ zardan geçemez. Örnek: çiğneme, safra tuzlarının yağı küçük damlalara dönüştürmesi. Kimyasal: büyük moleküllerin su ve enzimlerle yapı taşlarına parçalanması. Örnek: lipazın yağı yağ asidi ve gliserole ayırması.
İnsanlarda sindirim, sindirim kanalında (hücre dışında) gerçekleşir; enzimleri tükürük bezleri, mide, pankreas ve ince bağırsak gönderir. Hücre içi sindirimde endositozla alınan büyük moleküller lizozom sayesinde parçalanır: akyuvarların mikroorganizmaları yok etmesi ve karaciğerdeki Kupffer hücrelerinin yaşlanmış alyuvarları parçalaması.
Su, monomerler, iyonlar ve vitaminler sindirime uğramaz, doğrudan hücre zarından geçer. Besinler dört aşamada işlenir: alınması (yeme) → sindirim → emilim → atıkların uzaklaştırılması.
Kanal: ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum), kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum), anüs. Yardımcı bezler: tükürük bezleri, pankreas, karaciğer. Sistem otonom sinir sisteminin ve hormonların kontrolünde çalışır.
Dudak, yanak, damak ve yutakla çevrili boşluk; mukoza denen çok katlı epitel doku ile kaplı. Sindirimde etkili yapılar: dişler, dil, tükürük bezleri. Tükürükteki amilaz (pityalin) karbonhidratların kimyasal sindirimini başlatır; yanak ve dil kaslarıyla besin lokma hâline gelir.
Yetişkinde yirmilik dişlerle birlikte toplam 32 diş; her çenede on altışar. Her yarım çenede 2 kesici, 1 köpek, 2 küçük azı, 3 büyük azı. Bir dişte taç, boyun, kök; dıştan içe mine, dentin, diş özü (pulpa). Mine kalsiyum fosfattan yapılmış sert ve parlak tabaka; diş özünde kan damarları, sinirler ve dentin üreten hücreler bulunur.
Yutma istemli başlar, istemsiz devam eden bir reflekstir. Yutak yemek borusuna ve soluk borusuna açılır; görevi lokmayı yemek borusuna iletmektir. Küçük dil (yumuşak damak) burun boşluğuna, kıkırdak yapılı gırtlak kapağı (epiglottis) gırtlak girişine kaçışı önler. Solunum iki saniyeden kısa bir süre durur.
Geçiş noktalarındaki halkasal kaslardır; genel olarak kasılı hâldedir, bulunduğu bölgeyi daraltır ve madde geçişini düzenler. Yutmada yemek borusu girişindeki sfinkter gevşer, lokma geçince kasılır ve kapanır.
Yutak ve yemek borusunda kimyasal ve mekanik sindirim olmaz. İçten dışa epitel, kas ve bağ doku; iç yüzey çok katlı yassı epitel (mukoza), mukus korur ve kayganlaştırır. Üst kısım çizgili kas, diğer kısımlar dairesel ve uzunlamasına düz kas.
Halkasal ve uzunlamasına düz kasların ritmik kasılıp gevşemesiyle oluşur ve besini mideye iletir. Yer çekiminin etkisi de büyüktür. Alt uçtaki sfinkterin gevşemesiyle besin mideye girer. Kusma, ters peristaltik harekettir.
Safra tuzu = mekanik, lipaz = kimyasal. Küçük dil = burun yolu, gırtlak kapağı = soluk borusu. Amilaz ağızda başlatır, bitirmez. Yardımcı bezler kanalın parçası değildir.