Her akım, bir öncekine verilmiş cevaptır
Edebî akımlar ezberlenecek bir liste değil, bir zincirdir. Klasisizm akıl ve kuralı merkeze koyar; romantizm ona duygu ve kuralsızlıkla cevap verir; realizm romantizmin hayaline gözlemle karşı çıkar; natüralizm realizmi yeterince gerçekçi bulmaz; parnasizm romantizme şiir tarafından tepki gösterir; sembolizm parnasizmin net biçimine müzikle ve kapalılıkla cevap verir. Bu ünitede önce zinciri kuracağız, sonra her halkanın anahtar sözcüklerini ve temsilcilerini.
Şeritteki bir noktaya tıkla: o akımın anahtar sözcükleri, özellikleri ve temsilcileri aşağıda açılır. Şerit soldan sağa ortaya çıkış sırasını gösterir.
Anahtar sözcükleri: AKIL · KURALCILIK · SAĞDUYU
• 16. yüzyılın sonlarında Fransa’da ortaya çıkmıştır.
• Eserler ahlaki ve öğretici olmalıdır.
• Sanat için sanat anlayışı egemendir.
• Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlerler.
• Sanatçılar Eski Yunan ve Latin kaynaklarına yönelmişlerdir.
• Dil ve anlatımda mükemmellik amaçlanır.
• Eserlerde soyluların dili kullanılmış, argo ve kötü sözlere yer
verilmemiştir.
• Türk edebiyatında Tanzimat I. Dönem edebiyatında, özellikle tiyatroda
etkili olmuştur.
Dünya edebiyatında: Racine, Moliere, La Fontaine, La Bruyere,
Montaigne, Madam de la Fayatte.
Türk edebiyatında: Şinasi, Ahmet Vefik Paşa.
Yüzyıl karışmasın: akım 16. yüzyılın sonlarında doğmuş, en olgun ürünlerini 17. yüzyıl Fransa’sında vermiştir — yukarıdaki Racine, Moliere ve La Fontaine 17. yüzyıl sanatçılarıdır. Soru “ortaya çıkışı” sorduğunda 16. yüzyılın sonu, “temsilcileri” sorduğunda 17. yüzyıl akla gelmelidir.
Türk temsilcilerinin ikisi de tiyatroyla anılır — Şinasi’nin Şair Evlenmesi’ni ve Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere uyarlamalarını düşün; “özellikle tiyatroda etkili olmuştur” maddesi tam da bunu anlatır.
Anahtar sözcükleri: DUYGU · KURALSIZLIK · HAYAL
• 18. yüzyılın ikinci yarısında özellikle Almanya, İngiltere ve Fransa’da
etkili olmuştur.
• Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlememişlerdir.
• Millî tarih ve günlük hayat eserlerin konusunu oluşturur.
• Doğa kavramının karşılığı bireyin yaşadığı “çevre”dir.
• “Sanat, toplum içindir.” görüşünü benimsemişlerdir.
• Üç birlik kuralı terk edilir, dram gelişir.
• Lirik şiiri yeniden gündeme getirmişlerdir.
• Günlük hayatta kullanılan dilin esere yansıtılmasından yanadırlar.
Dünya edebiyatında: Shakespeare, J. J. Rousseau, Victor Hugo,
Lord Byron, Goethe, Schiller, Lamartine, Alexandre Dumas.
Türk edebiyatında: Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan,
Şemsettin Sami, Recaizade Mahmut Ekrem (şiirlerinde).
Recaizade Mahmut Ekrem iki listede geçer: romantizm temsilcileri arasında “(şiirlerinde)” notuyla, ayrıca realizm temsilcileri arasında.
Yani aynı sanatçı şiirinde romantik, düzyazısında (Araba Sevdası) realist olabilir. Sorularda “hangi türde eser verdiği” belirtilirse cevap değişir. Aynı çift kayıt Cenap Şehabettin’de de var: hem parnasizm hem sembolizm temsilcisidir.
Her akım bir öncekine verilmiş cevaptır. Aşağıdaki zincir bu ünitenin iskeletidir; okları takip et.
Anahtar sözcükleri: GÖZLEM · TASVİR · GERÇEK · POZİTİVİZM
• 19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak ortaya
çıkmıştır.
• Gerçeği olduğu gibi aktarmak üzerine kuruludur.
• Anlatım, gözleme dayanır.
• Gözlemler tasvir yoluyla okuyucuya aktarılır. Konusunu günlük yaşamdan ve
sıradan insanlardan alır.
• “Sanat, sanat içindir.” görüşü savunulur.
• Olağanüstülüklere ve mucizelere yer verilmez.
• Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizler.
• Dilleri sade, üslupları doğal ve sağlamdır.
Dünya edebiyatında: Stendhal, Flaubert, Gogol, Balzac, Dostoyevski,
Tolstoy, John Steinbeck, Alphonse Daudet, Maupassant, Anton Çehov.
Türk edebiyatında: Recaizade Mahmut Ekrem, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım,
Halit Ziya Uşaklıgil, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu.
Anahtar sözcükleri: TEZ · DENEYSEL METOT · DETERMİNİZM · BİLİM İNSANI · SOYA ÇEKİM
• 19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da, realizmi yeterince gerçekçi
bulmayan sanatçılar tarafından oluşturulmuştur.
• Gerçekçilik deneysel/bilimsel gerçekçilik boyutuna taşınır.
• Kurucusu Emile Zola’dır.
• Natüralistler olaylara bir bilim insanı gözüyle yaklaşmıştır.
• Çevre tasvirine önem verilmiştir.
• Toplum için sanat anlayışı egemendir.
• Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizler.
Dünya edebiyatında: Emile Zola, Guy De Maupassant, John
Steinbeck.
Türk edebiyatında: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Beşir Fuat, Nabizade Nazım.
İkisi de aynı yüzyılın ikinci yarısında, aynı ülkede doğar; ikisinde de sanatçı kişiliğini gizler; ikisi de gözlem ve tasvire dayanır. Üç noktada ayrılırlar:
• Sanat kimin için? Realizm “sanat, sanat içindir” der;
natüralizm toplum için sanat anlayışını benimser. Bu ünitenin en çok
sorulan farkı budur.
• Yöntem: realizm gözleme dayanır; natüralizm gerçekçiliği
deneysel/bilimsel boyuta taşır, olaylara bilim insanı gözüyle bakar
(determinizm, soya çekim).
• Kuruluş sebebi: natüralizm, realizmi yeterince gerçekçi bulmayan
sanatçılarca oluşturulmuştur.
Ortak isimler de karıştırır: Maupassant ve John Steinbeck her iki listede de vardır; Nabizade Nazım Türk edebiyatında hem realizm hem natüralizm temsilcisi olarak anılır.
Bir karşılaştırma seç: iki akımın o ölçütteki duruşu yan yana gelsin. Kutuların arasındaki im, ikisinin o ölçütte ayrıştığını mı yoksa örtüştüğünü mü gösterir.
Anahtar sözcükleri: GERÇEKLİK · TASVİR · ŞİİR · BİÇİM MÜKEMMELLİĞİ
• Fransa’da romantizme tepki olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
• Realizm akımının şiire yansımasıdır.
• Doğal güzelliğe ve dış görünüşe önem verilir.
• Konusunu felsefe, bilim, tarih ve doğadan alır. Gözlemler tasvir yoluyla
şiire yansır.
• Ölçü ve kafiyeye önem vermişlerdir.
• Dilin ustaca kullanımı önemlidir.
Dünya edebiyatında: Gautier, Banville, Leconte De Lisle,
Francois Coppee.
Türk edebiyatında: Cenap Şehabettin, Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı.
Parnasizmi tek cümlede tutmanın yolu: “realizmin şiirdeki karşılığı”. Realizmde ne varsa (gözlem, tasvir, gerçeklik) parnasizmde de vardır; üstüne biçim mükemmelliği, yani ölçü-kafiye titizliği eklenir.
Anahtar sözcükleri: MUSİKİ · HİSSETTİRMEK · SEZGİ · KAPALILIK
• 19. yüzyılın ikinci yarısında parnasizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
• Sanat için sanat anlayışı egemendir.
• Sanatçılar genellikle melankolik ve içine kapanık kişilerdir.
• Şiirde daha çok güneşin batışına, ay ışığına, sararmış yapraklara, tenha
kırlara yer verilir.
• Ahenk unsurlarına önem verilir.
• Şiirde ritme ve müziğe önem verirler.
Dünya edebiyatında: Baudelaire, Rimbaud, Verlaine, Paul Valery,
Mallerme.
Türk edebiyatında: Ahmet Haşim, Cenap Şehabettin, Ahmet Muhip Dıranas,
Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar.
Şiir tarafında zincir ayrı ilerler: romantizmin hayaline parnasizm net biçimle, parnasizmin netliğine sembolizm kapalılık ve müzikle cevap verir.
Cenap Şehabettin hem parnasizm hem sembolizm temsilcileri arasında sayılır. Bu bir çelişki değildir: Servetifünun şairleri parnasizmden başlayıp sembolizme geçmiştir.
Karışan öteki isim Tevfik Fikret: o yalnız parnasizm listesinde sayılır, sembolizmde saymaz. Ahmet Haşim ise yalnız sembolizm listesindedir. Sorularda bu üç ad çok geçer; hangisinin hangi listede olduğunu ayrı ayrı tut.
Anahtar sözcükleri: OTOMATİK YAZI · MİZAH · RÜYA · ÇAĞRIŞIM · BİLİNÇALTI · PSİKANALİZ · ALIŞILMAMIŞ İMAJLAR
• 20. yüzyılın toplumlarda yarattığı travma ve güvensizlik hisleriyle ortaya
çıkmıştır.
• Bilinçaltını ortaya çıkarmayı amaçlar.
• Freud’un görüşlerine (psikanaliz yöntemi) dayanılarak oluşan bir sanat
akımıdır.
• Geleneksel ve biçime dayalı inanç ve değerleri düşünceden silmişlerdir.
• İçinden geldiği gibi yazmak bu akımın en belirgin özelliğidir.
• Şairlerin dizelerindeki sözcükler, mantıksal bir sıra izlemek yerine bilinçdışı
psikolojik süreçlerle bir araya gelir.
Dünya edebiyatında: Andre Breton, Louis Aragon, Paul Eluard.
Türk edebiyatında: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu
ve İkinci Yeni Topluluğu.
Türk temsilcilerinin ilk üçü Garip (Birinci Yeni) şairleridir; bunlara İkinci Yeni Topluluğu da eklenir. Yani sürrealizmin Türk edebiyatındaki etkisi iki topluluğa birden uzanır.
Ayrımı kaçırma: Garip sürrealist bir akım değildir; bilinçaltına inerek saf ve basit şiire ulaşma düşüncesi yüzünden sürrealizme yaklaşır. İkinci Yeni ise dadaizm ve sürrealizmden doğrudan etkilenmiştir. Aynı akımın iki topluluğa iki farklı biçimde bağlanmasıdır bu.
Bu altısı tek cümlelik tanımlarla verilir. Sınavda genellikle tanım → akım adı biçiminde sorulur, ayrıntı istenmez.
Bu ünitenin ders kitabında iki dizgi hatası vardır; sayfada doğrusu kullanılmıştır:
• Parnasizm bölümündeki anahtar sözcük satırı ders kitabında “Natüralizmin Anahtar Sözcükleri: GERÇEKLİK - TASVİR - ŞİİR - BİÇİM
MÜKEMMELLİĞİ” diye yazılmış. Sözcüklerin kendisi (özellikle ŞİİR ve
BİÇİM MÜKEMMELLİĞİ) parnasizme aittir; başlıktaki akım adı yanlış kopyalanmıştır.
Doğrusu “Parnasizmin Anahtar Sözcükleri”dir. Natüralizmin kendi anahtar sözcükleri ayrıca verilmiştir: TEZ - DENEYSEL METOT - DETERMİNİZM -
BİLİM İNSANI - SOYA ÇEKİM.
• Natüralizmin ilk maddesinde “realizmiyeterince” biçiminde bitişik yazılmış bir
dizgi hatası vardır; doğrusu “realizmi yeterince”dir.
| Akım | Ne zaman / nerede | Anahtar sözcükler | Sanat kimin için? |
|---|---|---|---|
| Klasisizm | 16. yy sonları · Fransa | akıl, kuralcılık, sağduyu | sanat için sanat |
| Romantizm | 18. yy 2. yarısı · Almanya, İngiltere, Fransa | duygu, kuralsızlık, hayal | toplum için sanat |
| Realizm | 19. yy 2. yarısı · Fransa (romantizme tepki) | gözlem, tasvir, gerçek, pozitivizm | sanat için sanat |
| Natüralizm | 19. yy 2. yarısı · Fransa (realizmi yetersiz bulanlar) | tez, deneysel metot, determinizm, bilim insanı, soya çekim | toplum için sanat |
| Parnasizm | 19. yy · Fransa (romantizme tepki) | gerçeklik, tasvir, şiir, biçim mükemmelliği | belirtilmemiş |
| Sembolizm | 19. yy 2. yarısı · parnasizme tepki | musiki, hissettirmek, sezgi, kapalılık | sanat için sanat |
| Sürrealizm | 20. yy · travma ve güvensizlik ortamı | otomatik yazı, mizah, rüya, çağrışım, bilinçaltı, psikanaliz, alışılmamış imajlar | belirtilmemiş |
“Belirtilmemiş” yazan hücreler boş bırakılmıştır: parnasizm ve sürrealizm için bu ölçüt verilmez. Boş hücreyi “yoktur” diye okuma.
Kutuya bir sanatçı adı yaz; hangi akımda geçtiğini bul. Sağdaki açılırdan tek sütunda da arayabilirsin — “Akım” sütununda sembolizm yazarsan yalnız sembolistler kalır. İki akımda birden geçen adlar (Cenap Şehabettin, Nabizade Nazım, Recaizade Mahmut Ekrem, Maupassant, John Steinbeck) tabloda iki kez görünür — bu bir hata değil, sınıflandırmanın kendisi böyledir.
Her soruda bir anahtar sözcük, bir özellik ya da bir temsilci verilir; hangi akıma ait olduğunu bulman gerekir. Sorular her turda karışır.
Yedi büyük edebî akımın anahtar sözcükleri, özellikleri, temsilcileri ve aralarındaki tepki zinciri üzerine test.
AKIL · KURALCILIK · SAĞDUYU — 16. yy sonları, Fransa · eserler ahlaki ve öğretici · sanat için sanat · sanatçı kişiliğini gizler · Eski Yunan ve Latin kaynakları · dil ve anlatımda mükemmellik · soyluların dili, argo yok · Türk edebiyatında Tanzimat I. Dönem, özellikle tiyatroda · Racine, Moliere, La Fontaine, La Bruyere, Montaigne, Madam de la Fayatte / Şinasi, Ahmet Vefik Paşa.
DUYGU · KURALSIZLIK · HAYAL — 18. yy 2. yarısı; Almanya, İngiltere, Fransa · sanatçı kişiliğini gizlemez · millî tarih ve günlük hayat · doğa = bireyin çevresi · toplum için sanat · üç birlik terk edilir, dram gelişir · lirik şiir yeniden · Shakespeare, Rousseau, Victor Hugo, Byron, Goethe, Schiller, Lamartine, Dumas / Namık Kemal, Ahmet Mithat, Abdülhak Hamit, Şemsettin Sami, Recaizade (şiirlerinde).
GÖZLEM · TASVİR · GERÇEK · POZİTİVİZM — 19. yy 2. yarısı, Fransa, romantizme tepki · gerçeği olduğu gibi · anlatım gözleme dayanır · konusu günlük yaşam ve sıradan insanlar · sanat için sanat · olağanüstülük ve mucize yok · sanatçı kişiliğini gizler · dil sade, üslup doğal · Stendhal, Flaubert, Gogol, Balzac, Dostoyevski, Tolstoy, Steinbeck, Daudet, Maupassant, Çehov / Recaizade, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Halit Ziya, Halide Edip, Yakup Kadri.
TEZ · DENEYSEL METOT · DETERMİNİZM · BİLİM İNSANI · SOYA ÇEKİM — 19. yy 2. yarısı, Fransa; realizmi yeterince gerçekçi bulmayanlar · gerçekçilik deneysel/bilimsel boyuta taşınır · kurucusu Emile Zola · bilim insanı gözü · çevre tasviri · toplum için sanat · sanatçı kişiliğini gizler · Zola, Maupassant, Steinbeck / Hüseyin Rahmi Gürpınar, Beşir Fuat, Nabizade Nazım.
GERÇEKLİK · TASVİR · ŞİİR · BİÇİM MÜKEMMELLİĞİ — 19. yy, Fransa, romantizme tepki · realizmin şiire yansıması · doğal güzellik ve dış görünüş · konusu felsefe, bilim, tarih, doğa · ölçü ve kafiyeye önem · dilin ustaca kullanımı · Gautier, Banville, Leconte De Lisle, Francois Coppee / Cenap Şehabettin, Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı.
MUSİKİ · HİSSETTİRMEK · SEZGİ · KAPALILIK — 19. yy 2. yarısı, parnasizme tepki · sanat için sanat · sanatçılar melankolik ve içine kapanık · güneşin batışı, ay ışığı, sararmış yapraklar, tenha kırlar · ahenk unsurları · ritim ve müzik · Baudelaire, Rimbaud, Verlaine, Valery, Mallerme / Ahmet Haşim, Cenap Şehabettin, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar.
OTOMATİK YAZI · MİZAH · RÜYA · ÇAĞRIŞIM · BİLİNÇALTI · PSİKANALİZ · ALIŞILMAMIŞ İMAJLAR — 20. yy travma ve güvensizlik ortamı · bilinçaltını ortaya çıkarmak · Freud / psikanaliz · geleneksel ve biçime dayalı değerleri silmişlerdir · içinden geldiği gibi yazmak en belirgin özelliği · sözcükler mantıksal sıra yerine bilinçdışı süreçlerle bir araya gelir · Breton, Aragon, Eluard / Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat ve İkinci Yeni Topluluğu.
• Egzistansiyalizm: “Var olmak her şeyden önce gelir.”
• Ekspresyonizm: iç gerçekliğin sanat yoluyla dışarıya vurulması.
• Fütürizm: 20. yy’da Marinetti tarafından kurulan, geleceği
makineleştiren sanat anlayışı.
• Dadaizm: kişiyi aklın esaretinden kurtarmaya çalışan akım.
• Kübizm: edebiyata dil bilgisi kurallarının yıkımı ve farklı,
ilginç noktalama işaretlerinin kullanımı olarak yansımıştır.
• Empresyonizm: dış dünyanın sanatçıda bıraktığı izlenimler anlatılır.
Düzyazı kolu: Klasisizm (akıl, kural) → tepki → Romantizm (duygu,
kuralsızlık) → tepki → Realizm (gözlem, gerçek) → yetersiz bulunur →
Natüralizm (deney, determinizm).
Şiir kolu: Romantizm → tepki → Parnasizm (biçim mükemmelliği) →
tepki → Sembolizm (musiki, kapalılık).
Ayrı doğan: Sürrealizm — 20. yüzyılın travmasından, Freud’un psikanalizinden.
Bir akımın kime tepki olarak doğduğunu bilirsen özelliklerinin yarısını türetebilirsin: tepki gösterilen akımın tersini söyler.