Kim yazıyor, kimin hayatını, ne zaman?
Bu ünitedeki yedi tür — biyografi, otobiyografi, mektup, e-posta, günlük, blog, anı, gezi yazısı — birbirine çok benzer ve tam bu yüzden sorulur. Hepsini ayıran üç soru vardır: kim yazıyor? (kendisi mi, başkası mı), neyi anlatıyor? (yalnız yaşam öyküsünü mü, çevresini de mi) ve ne zaman yazıyor? (günü gününe mi, uzun zaman sonra mı). Aşağıda bu üç soruyu bir panoda birlikte çeviriyoruz.
Biyografi: Siyaset, askerlik, bilim, sanat, edebiyat, spor vb. alanlarda ünlü ve okurun ilgisini çekebilecek bir kişinin yaşamını çeşitli kaynaklardan faydalanarak, kimi zaman belgelere dayanarak anlatan yazılardır.
Otobiyografi: Bir kimsenin kendi yaşamını anlattığı türdür; biyografiden ayrı bir türdür. Her ikisinin ortak noktası bir kişinin yaşamına değinmesidir. Ama otobiyografide yazar kendi yaşamını kendisi kaleme alır; biyografide kişinin yaşamını başkası kaleme alır.
Aralarındaki önemli bir fark daha vardır: otobiyografi öznel bir nitelik taşır. Biyografi yazarı ise tarafsızdır, nesnel bir tutuma sahiptir ama sanat gücünü de ortaya koyar.
Ölçütü değiştir: dört türün aynı soruya verdiği cevabı yan yana gör. İki kutu arasındaki ok, o ölçütte ikisinin ayrıştığını mı yoksa örtüştüğünü mü gösterir.
Dört karşılaştırma sırayla verilir; hepsini birlikte tutmak gerekir:
• Biyografi ↔ otobiyografi: yaşamı başkası mı kendisi mi
yazıyor. Ayrıca otobiyografi özneldir.
• Biyografi ↔ anı: ikisinde de bir kişinin yaşamı konu edilir. Ama
biyografi kişinin yaşam serüveniyle sınırlıyken, anıda anlatılanlar kişinin
dışına taşarak tanıklık ettiği olaylara, dönemlere yayılır.
• Otobiyografi ↔ anı: otobiyografide yazar kendi yaşam öyküsünün dışına
taşmaz; anıda yaşam öyküsüyle birlikte içinde bulunulan koşullar, çevre gibi
unsurlara da değinilir.
Tek cümlede: anı, hem otobiyografiden hem biyografiden daha geniştir — çünkü kişinin dışına taşar. Sınavın bu üniteden en çok sorduğu ayrım budur.
• Biyografi uzun bir hazırlık ve araştırma dönemi gerektirir. Anlatım
sağlam bilgi ve belgelere dayandırılır; yazılmadan önce kapsamlı
araştırmalar yapılır.
• Biyografi yazarı tarafsızdır, nesnel bir tutuma sahiptir ama
sanat gücünü de ortaya koyar.
• Biyografi yazarı genellikle açıklayıcı anlatım türünden faydalanır.
Tercümeihâl, eskiden biyografi türündeki eserlere verilen addır. Türk edebiyatı, biyografi değerine sahip ürünler bakımından oldukça zengindir; özellikle din ve tarih alanlarındaki önemli kişilere ilişkin biyografi niteliğindeki yazılar çoğunluktadır.
• Siyer: Hz. Muhammed’in yaşam öyküsü.
• Tezkiretülevliya: evliyaların yaşamını konu edinen kitaplar.
• Tezkiretüşşuara: ozanların yaşam öykülerini konu edinen kitaplar.
• Cönk: halk edebiyatımızda, halk ozanları hakkında bilgiler içermesi
yönüyle biyografi özelliği gösteren defterler.
Türk edebiyatındaki ilk şairler tezkiresi, Ali Şir Nevai’nin Mecalisü’n Nefais adlı eseridir. Batılı tarzda modern biyografinin ilk örneklerini Fuat Köprülü vermiştir.
19. yüzyıldan sonra kaleme alınan biyografilerde tarih ve siyaset alanındaki kişilerin anlatılması sürerken bilim, kültür, edebiyat ve sanat alanında üne kavuşmuş kimselerin hayatlarını anlatan biyografiler de sayıca artmıştır.
Kutuya bir eser ya da yazar adı yaz. Son iki satır ayrı bir gruptur: roman biçiminde hazırlanmış biyografiler.
Birbirinden uzakta bulunan kişiler, kişi ve kurumlar arasında haberleşmeyi sağlayan yazı türüdür. Mektup, bir iletişim aracıdır. Haber almak, haber vermek, bir sorunu tartışmak, duyguları paylaşmak için mektup yazılır.
• Mektup türü, hem dil ve anlatım özellikleri hem de
toplumsal yaşamın değişik görünümlerinden kesitler içermesi bakımından
tarihî belge özelliği de taşır.
• Her türlü mektupta sayfa düzeni önemlidir.
• Mektuplarda kullanılan anlatım türü, mektubu yazan kişi ile mektubun yazıldığı
kişi arasındaki ilişkiye göre şekillenir.
Mektuplar yazılış amaçlarına göre incelenir. Bir kola tıkla: tanımı ve dikkat edilecek noktası çıkar.
Dilekçe ayrı bir tür değil, resmî mektubun bir alt biçimi sayılır: “Dilekçeler, bir tür resmî mektuptur.”
Dilekçe: Kişilerin resmî makamlara veya özel kurumlara dileklerini, şikâyetlerini ya da bir durumu bildirmek için yazdıkları tarihli, imzalı ve adresli yazılardır.
Üç sıfat birlikte ezberlenir: tarihli, imzalı, adresli. Sınavda bunlardan biri değiştirilerek “dilekçenin özelliği değildir” diye sorulur.
İki ayrı liste var ve karıştırılır: birinci grup gerçek mektup kitapları, ikinci grup mektup biçiminden yararlanılarak yazılmış roman, deneme ve gezi yazılarıdır. Tablodaki “Tür” sütununa dikkat et.
İletişimi daha kolay, ucuz ve etkili biçimde olanaklı kılan telefon, bilgisayar, internet, cep telefonu, akıllı telefon gibi teknolojik unsurların yaygınlaşması sonucunda klasik biçimiyle mektup yazma ve gönderme eylemi neredeyse tarih olmuştur. Bugün dünyanın her yerinden herkesle anlık sesli ve görüntülü iletişim kurmak olanaklıdır. Günümüzde eski mektupların yerini büyük ölçüde e-postalar (elektronik mektup, elektronik posta, e-mail) almıştır.
• E-posta, internet ortamında gönderilen elektronik bir
mektuptur.
• Günümüzde e-posta yoluyla sadece yazı değil; resim, video, ses kaydı, doküman
vb. de gönderilebilmektedir.
E-posta ile blog aynı mantığın iki ayrı yüzüdür: e-posta mektubun, blog günlüğün dijital karşılığıdır. Bu eşleştirme doğrudan sorulur.
• Günlüklerde olaylar ve düşünceler günü gününe yazılır. Yaşanan ve
görülenle yazıda dile getirilen arasında herhangi bir zaman farkı olmaz.
Yani günlükler, yazıldığı günün tarihini taşır.
• Yazar, günlükleri kendisi için yazar. Günlükler kişisel ve özeldir;
bu nedenle yazarlar duygu ve düşüncelerini içtenlikle ifade ederler.
• Günlükler okuyucu düşünülerek değil, yazan kişinin yazmak istedikleriyle
meydana gelir. Bu, günlüklerin samimi (içten) ve inandırıcı bir nitelik
taşımasını sağlar.
• İleride yayımlamayı düşünerek günlük tutan yazarlar da vardır. Bunların
tuttukları günlükler genelde düşünce yazılarından oluşan edebiyat günlükleridir
ve özel günlükler kadar samimi ve inandırıcı bulunmaz.
• Günlükler hatıra (anı), gezi yazısı, roman gibi metin türlerinde
kullanılabilir.
Anlatım türleri: Tanık olunan olayların anlatıldığı özel günlüklerde genelde öyküleyici, betimleyici ve açıklayıcı anlatım; edebî nitelik taşıyan, düşünce ağırlıklı günlüklerde ise kanıtlayıcı, açıklayıcı ve tartışmacı anlatım türlerine başvurulur.
İki günlük türü, iki anlatım seti: özel → öyküleyici + betimleyici + açıklayıcı; edebiyat günlüğü → kanıtlayıcı + açıklayıcı + tartışmacı. Ortak olan tek anlatım açıklayıcıdır.
Bir noktaya tıkla: o durakta ne olduğu ve neden “ilk” sayıldığı yazılır.
Direktör Ali Bey’in Seyahat Jurnali (1897) iki ayrı yerde geçer: günlük bölümünde “Batı’daki anlamıyla Türk edebiyatında görülen ilk günlük”, gezi yazısı bölümünde gezi türü örneği olarak. İfade şudur: “Seyahat Jurnali adlı gezi kitabı, Batı’daki anlamıyla Türk edebiyatında görülen ilk günlüktür.”
Yani eser gezi kitabıdır ama ilk günlük sayılır; bir tür ötekinin biçimini kullanmıştır. Günlük bölümünde zaten “Günlükler hatıra, gezi yazısı, roman gibi metin türlerinde kullanılabilir.” denir — bu eser tam olarak o örnektir.
Aynı yazarın Ayyar Hamza adlı tiyatro eseri de ünite 27’de geçiyordu; Direktör Ali Bey üç ayrı türde birden karşına çıkan bir addır.
Blog, web ve log kelimelerinin kaynaşması sonucunda oluşmuş İngilizce bir kelimedir. Web “ağ”, log “kayıt” demektir; blog bu bağlamda “ağ kayıtları” anlamına gelir. Geleneksel günlüklerde kâğıda düşen kayıtlar, bloglarla birlikte ağa düşmekte, ağda kaydedilmektedir.
• Blog yazarına blogcu (blogger) denir; kendi blogunda
günlük tutan, içerik oluşturan, metin yazan, paylaşımda bulunan kişidir.
• Bloglar genellikle bir ya da birkaç sayfadan oluşur; bu sayfalar çoğunlukla
sade bir tasarıma sahiptir.
• Bloglarda içerikler genellikle güncelden geçmişe doğru sıralanır; en son
eklenen yazı sayfanın en başında yer alır.
• Bloglardaki yazılar genellikle görsel ögelerle desteklenir.
• Bloga konan her içerik eş zamanlı olarak erişilebilir hâle gelir.
• Bloglardaki yazılara okuyucular yorum yazıp görüş bildirebilir; yorumlar
yazının hemen altında görülebilir.
• Blog sahibi olmak için herhangi bir ücret ödemeye gerek yoktur;
ücretsiz blog yayımlama servisleri gerekli altyapıyı sağlar. Bu servisler
kullanıldığında blogun internet adresinde servisin adı da yer alır.
Ölçütü değiştir: geleneksel günlük ile blogun aynı soruya verdiği cevabı gör. Bazı ölçütlerde ikisi aynı davranır — okun üstündeki ibare bunu söyler.
Anı: Siyaset, askerlik, bilim, sanat, edebiyat, spor vb. alanlarda tanınmış kişilerin başından geçen, içinde yer aldığı ya da yakından tanığı olduğu olaylar üzerine yazdıkları yazılardır.
• Bu metinler öğretici ve bilgi vericidir; bu sebeple yazar
anlatımında açıklayıcı anlatım biçiminden faydalanır.
• Merak unsuruna dayalıdır. Okur merak ettiği bir kişiyi, bir olayı, bir dönemi
öğrenmek için anıyı okur.
• Anı inandırıcı olmak zorundadır; okurun anıdan beklentisi anlatılanların
doğruluğudur.
• Anı yazarının temel kaynağı hafızasıdır fakat yazar bununla yetinmeyip
belgelerden yararlanabilir.
• Anı, gerçek yaşamı konu edinir ve tarih ile edebiyat için önemli bir
kaynaktır.
• İçten bir anlatımı vardır ve birinci tekil kişi ağzından anlatılır.
• Geçmiş tamamen verilmez, belirli bir dönem seçilir.
• Üstünden uzun zaman geçmiş olaylar ele alınır.
• Gözlem ve izlenim edinme gücü, anı yazarının sahip olması gereken bir
niteliktir.
Anı ile günlüğü ayıran tek cümle şudur: günlükte yaşanan ile yazılan arasında zaman farkı yoktur, anıda üstünden uzun zaman geçmiş olaylar ele alınır. Ortak yanları: ikisi de içtendir.
• Türk edebiyatında ilk defa Göktürk Kitabeleri’nde anı özelliği görülen
bölümlere rastlanmaktadır.
• Türk edebiyatında anı türünün ilk örneği, Babür Şah’ın yazdığı
Babürname adlı eserdir.
• Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırk Yıl adlı eseri, Batılı anlamda anı türünün
ilk örnekleri arasındadır.
Üçünü ayırmanın yolu, ifadelerin kesinlik derecesine dikkat etmektir: Göktürk Kitabeleri’nde “anı özelliği görülen bölümler” vardır (eserin kendisi anı değildir), Babürname “ilk örnek”tir, Kırk Yıl ise “Batılı anlamda ilk örnekler arasında”dır.
Bu ünitenin en kalabalık listesi budur. Kutuya bir eser ya da yazar adı yaz; ezber değil tanıma hedefle.
Anı listesinde mektup kelimesi geçen üç eser vardır ve ikisi anıdır: Namık Kemal — Magosa Mektupları ve Ahmet Rasim — Şehir Mektupları. Buna karşılık Ziya Gökalp — Malta Mektupları ile Nurullah Ataç — Okuruma Mektuplar mektup bölümündedir (ikincisi zaten denemedir).
Ders şudur: adında “mektup” geçen her eser mektup değildir. Hangi bölümde verildiğine bak.
Bir kişinin gezip gördüğü yerleri, oralarla ilgili gözlem ve izlenimlerini anlattığı yazılara gezi yazısı denir.
• Gezip görülen yerlerin ilgi çekici yönleri ele alınır.
• Anlatımı canlıdır, akıcıdır.
• Görülenler seçilir, her şey yazıya aktarılmaz.
• Yazar gördüklerinin yanında kendi düşüncelerini de ortaya koyar.
• Öğretici bir niteliğe sahiptir ve tarihî belge niteliği taşır.
• Coğrafya, sosyoloji, folklor gibi birçok alana kaynaklık eder.
• Kullanılan dil yalındır.
• İnsanların bilmedikleri, göremedikleri yerlere merakından ve bu merakı
doyurma gereksiniminden doğmuştur.
• Gözlem gücü, gezi yazarlarının en önemli özelliğidir.
• Ağırlıklı olarak açıklayıcı ve betimleyici anlatım biçimleri kullanılır.
Üç türün “yazarında aranan nitelik”i birbirine karışır: anı yazarında gözlem ve izlenim edinme gücü, gezi yazarında gözlem gücü, biyografi yazarında tarafsızlık ve nesnellik. Mektup ile günlükte böyle bir nitelik aranmaz — ikisi de zaten kişiseldir.
• XVI. yüzyılda Babür Şah tarafından Doğu Türkçesiyle anı biçiminde
yazılmış Babürname’de gezi yazısı özelliği gösteren bölümler vardır.
• Aynı yüzyılda Seydi Ali Reis’in yazdığı Mir’atü’l-Memalik, Türk edebiyatında
gezi yazısı türünün ilk örneği kabul edilebilir.
• En tanınmış seyahatname örnekleri arasında Evliya Çelebi’nin
Seyahatname’si, Katip Çelebi’nin Cihannüma’sı ve Nabi’nin
Tuhfetü’l-Harameyn’i gelir.
• Edebiyatımızda Tanzimat’tan itibaren yazarlarımız gezi türüne ilgi
göstermişlerdir.
Babürname bu ünitede iki türde birden karşına çıkıyor: anı türünün ilk örneği ve gezi yazısı özelliği gösteren bölümler içeren eser. İkisi de doğrudur; hangi soruda hangisinin istendiğine bak. Gezi yazısının ilk örneği ise Babürname değil, Mir’atü’l-Memaliktir.
Bu ünitenin ders kitabında iki ad yanlış yazılmıştır; sayfada doğrusunu kullandık:
• Mavi Yolculukun yazarı ders kitabında “Azra Erat” diye geçiyor; doğrusu Azra Erhattır.
• Kafkas Yollarındaın yazarı ders kitabında “Refik Ahmet Altınay” diye geçiyor; doğrusu Ahmet Refik Altınaydır — iki ad yer değiştirmiştir.
Ayrıca ders kitabında Cenap Şahabettin adı iki ayrı yazımla (Şahabettin / Sahabettin) geçiyor; aynı kişidir. Ali Şir Nevai’nin eseri de iki yerde Mecalis’ün Nefais ve Mecalisü’n Nefais diye yazılmıştır.
Her soruda bir eser, bir tanım ya da bir özellik verilir; hangi türe ait olduğunu bulman gerekir. Sorular her turda karışır.
49 soruluk test · biyografi ile otobiyografinin farkı, anının ikisinden nasıl ayrıldığı, mektubun dört türü ve dilekçe, e-posta, günlüğün tarihsel gelişimi, blog, anı türünün üç “ilk”i ve gezi yazısının bütün örnekleri
Ünlü bir kişinin yaşamını çeşitli kaynaklardan, kimi zaman belgelere dayanarak anlatan yazı · yazan başkasıdır · yazar tarafsız ve nesneldir ama sanat gücünü de ortaya koyar · uzun hazırlık ve araştırma gerektirir · genellikle açıklayıcı anlatım · eski adı tercümeihâl.
Kişinin kendi yaşamını kendisinin anlattığı, biyografiden ayrı bir tür · öznel bir nitelik taşır · yazar kendi yaşam öyküsünün dışına taşmaz — anıdan farkı budur.
Siyer Hz. Muhammed’in yaşam öyküsü · tezkiretülevliya evliyaların · tezkiretüşşuara ozanların yaşam öyküleri · cönk halk ozanları hakkında bilgi içeren defterler. İlk şairler tezkiresi: Ali Şir Nevai — Mecalisü’n Nefais. Batılı tarzda modern biyografinin ilk örnekleri: Fuat Köprülü.
Sehi Bey — Heşt Behişt · Latifi — Tezkiretü’ş Şuara · Abdülhak Şinasi Hisar — Ahmet Haşim ve Şiiri · Şevket Süreyya Aydemir — Tek Adam, İkinci Adam, Menderes’in Dramı · Ahmet Hamdi Tanpınar — Yahya Kemal · Mehmet Kaplan — Tevfik Fikret · Behçet Necatigil — Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü. Roman biçiminde biyografi: Oğuz Atay — Bir Bilim Adamının Romanı · Ayşe Kulin — Adı Aylin.
Uzaktaki kişiler, kişi ve kurumlar arasında haberleşmeyi sağlayan yazı · tarihî belge özelliği taşır · sayfa düzeni önemlidir · anlatım türü yazan ile yazılan kişi arasındaki ilişkiye göre şekillenir. Dört türü: özel · edebî · resmî (dilekçe bunun bir türüdür) · iş mektubu.
Ziya Gökalp — Malta Mektupları · Nazım Hikmet — Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar · Ahmet Hamdi Tanpınar — Mektuplar · Cahit Sıtkı Tarancı — Ziya’ya Mektuplar · Cenap Şahabettin — Oğluma Mektup · Muallim Naci ile Şeyh Vasfi — Şöyle Böyle · Fuzuli — Şikâyetnâme · Halikarnas Balıkçısı — Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı. Mektup biçimli eserler: Mutallâka (roman, Hüseyin Rahmi Gürpınar) · Handan (roman, Halide Edip) · Bir Kadın Düşmanı (roman, Reşat Nuri) · Okuruma Mektuplar (deneme, Nurullah Ataç) · Hac Yolunda (gezi, Cenap Şahabettin).
İnternet ortamında gönderilen elektronik mektup · sadece yazı değil resim, video, ses kaydı, doküman da gönderilebilir · teknolojinin yaygınlaşmasıyla klasik mektup neredeyse tarih olmuştur.
Günü gününe yazılır; yaşanan ile yazılan arasında zaman farkı yoktur · yazıldığı günün tarihini taşır · yazar kendisi için yazar · kişisel ve özel, bu yüzden samimi ve inandırıcı · edebiyat günlükleri özel günlükler kadar samimi bulunmaz · hatıra, gezi yazısı ve romanda kullanılabilir.
Osmanlı’da şehname, vakayiname, ruzname adlı defterler resmî de olsa bir çeşit günlüktür · Batılı anlamda ilk günlük: Direktör Ali Bey — Seyahat Jurnali (1897) · onu Nigar Hanım — Hayatımın Hikâyesi izler · 1950’de Nurullah Ataçın gazete yazılarıyla tür önem kazandı ve Ataç “günce” deyişini yazın hayatımıza kazandırdı. Ömer Seyfettin — Balkan Harbi Rûznâmesi; Ali Canip Yöntem — Ömer’in Ölüm Hastalığına Dair Notlarım.
Web (“ağ”) + log (“kayıt”) = ağ kayıtları; İngilizce bir kaynaşma · yazarına blogcu (blogger) denir · içerikler güncelden geçmişe sıralanır, en son yazı en başta · görsel ögelerle desteklenir · içerik eş zamanlı erişilebilir · okuyucu yorum yazabilir · ücretsizdir, servis adı blogun adresinde yer alır.
Tanınmış kişilerin başından geçen, içinde yer aldığı ya da yakından tanığı olduğu olaylar · öğretici ve bilgi verici, açıklayıcı anlatım · merak unsuruna dayalı · inandırıcı olmak zorunda · temel kaynak hafıza, belgeden de yararlanılabilir · birinci tekil kişi · belirli bir dönem seçilir · üstünden uzun zaman geçmiş olaylar · yazarda gözlem ve izlenim edinme gücü aranır.
Göktürk Kitabeleri: anı özelliği görülen bölümler · Babürname (Babür Şah): anı türünün ilk örneği · Kırk Yıl (Halit Ziya Uşaklıgil): Batılı anlamda ilk örnekler arasında.
Akif Paşa — Tabsıra · Namık Kemal — Magosa Mektupları · Ziya Paşa — Defter-i Amal · Muallim Naci — Ömer’in Çocukluğu · Ahmet Rasim — Eşkâl-i Zaman, Falaka, Şehir Mektupları · Halit Ziya — Kırk Yıl, Saray ve Ötesi · Hüseyin Cahit Yalçın — Edebi Hatıralar, Kavgalarım · Yakup Kadri — Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda, Anamın Kitabı · Halide Edip — Türk’ün Ateşle İmtihanı, Mor Salkımlı Ev · Falih Rıfkı Atay — Zeytindağı, Çankaya · Mina Urgan — Bir Dinozorun Anıları.
Gezip görülen yerler ve gözlem-izlenimler · anlatım canlı ve akıcı · görülenler seçilir, her şey aktarılmaz · yazar kendi düşüncelerini de verir · öğretici, tarihî belge · coğrafya, sosyoloji, folklora kaynaklık eder · dil yalın · gözlem gücü en önemli özellik · açıklayıcı ve betimleyici anlatım.
Babürnamede gezi özelliği gösteren bölümler (XVI. yy) · ilk örnek: Seydi Ali Reis — Mir’atü’l-Memalik (aynı yüzyıl) · en tanınmış seyahatnameler: Evliya Çelebi — Seyahatname, Katip Çelebi — Cihannüma, Nabi — Tuhfetü’l-Harameyn. Tanzimat sonrası: Ahmet Mithat — Avrupa’da Bir Cevelan · Direktör Ali Bey — Seyahat Jurnali · Cenap Şahabettin — Hac Yolunda · Ahmet Haşim — Frankfurt Seyahatnamesi · Reşat Nuri — Anadolu Notları · Azra Erhat — Mavi Yolculuk · Oktay Akbal — Hiroşimalar Olmasın · Falih Rıfkı Atay — Yeni Rusya, Taymis Kıyıları, Bizim Akdeniz, Hind, Yolcu Defteri.
Biyografi ↔ anı: biyografi kişinin yaşam serüveniyle sınırlı, anı kişinin dışına taşar. Otobiyografi ↔ anı: otobiyografide yazar yaşam öyküsünün dışına taşmaz, anıda koşullar ve çevre de vardır. Günlük ↔ anı: günlükte zaman farkı yok, anıda üstünden uzun zaman geçmiş olaylar.