Divanın düzyazısı
Divan edebiyatı denince akla şiir gelir; nesir, şiir kadar gelişmemiştir. Ama gelişmemiş olması yok sayıldığı anlamına gelmez: divan nesrinin kendine ait bir dili, üç ayrı süslenme derecesi (sade, süslü, orta) ve on iki ayrı türü vardır. Bu ünitede iki şeyi ayırmak gerekir: bir eserin nasıl yazıldığı (nesir biçimi) ile ne anlattığı (nesir türü). Aynı eser hem “sade nesir” hem “seyahatname” olabilir; sınav tam bu kesişimi sorar.
• Divan edebiyatında nesir, şiir kadar gelişmemiştir.
• Bu dönemde düzyazıya nesir veya inşa; düzyazıyı yazana nasir veya
münşi; düzyazı türündeki eserlere de mensur veya münşeat adı
verilir.
• Nesirde içerikten çok söyleyiş güzelliğine önem verilmiştir.
• Seci adı verilen iç kafiye çokça kullanılmıştır.
• Noktalama işaretleri kullanılmamıştır.
• Söz sanatları bolca kullanılmış, duygu ve düşünceler uzun cümlelerle
ifade edilmiştir.
• Divan şiirinde olduğu gibi nesirde de Arapça, Farsça kelime ve tamlamalar
kullanılmıştır.
Bu üç terim birbirine çok benzediği için karıştırılır. Hepsi aynı kökten gelir ama farklı şeyleri adlandırır:
• Nesir / inşa → düzyazının kendisi (yazma biçimi)
• Nasir / münşi → düzyazıyı yazan kişi
• Mensur / münşeat → düzyazı türündeki eser
Dikkat: münşeat kelimesi bu ünitede iki ayrı yerde geçer. Burada “düzyazı türündeki eserlerin genel adı” anlamındadır; 03. bölümdeki tür listesinde ise “düzyazı şeklinde yazılmış yazıların, mektupların bir arada bulunduğu eser” anlamında, ayrı bir tür adı olarak geçer.
Seci, tanımı gereği iç kafiyedir: düzyazıda cümle içindeki ya da cümle sonlarındaki ses benzerliği. Şiirdeki kafiyenin nesre taşınmış hâlidir.
Seci, nesir biçimini belirleyen ölçüttür: süslü nesirde secilere çokça yer verilir, sade nesirde ise metin süsten uzaktır. Yani “bu metinde seci var mı, ne kadar var?” sorusunun cevabı, metnin hangi nesir biçimine ait olduğunu söyler.
Divan nesri üç başlıkta ele alınır. Bir biçime tıkla: çubuklar o biçimin süs yoğunluğunu, seci kullanımını ve anlaşılırlığını gösterir. Üç çubuğun birlikte okunması gerekir — sade nesirde anlaşılırlık yükselirken süs düşer, süslü nesirde tam tersi olur.
• Halk için yazılmış eserlerde kullanılan nesirdir.
• Yazılan eserler süsten uzak ve anlaşılması kolay eserlerdir.
• Genellikle din, tasavvuf, ahlak ve tarihle ilgili eserlerde kullanılmıştır.
• Örnekler: Mercimek Ahmet — Kabusname, Seydi Ali Reis —
Mir’âtü’l-Memâlik, Kul Mesut — Kelile ve Dimne çevirisi,
Erzurumlu Mustafa Darîr — Sîretü’n-Nebî.
• Düşüncenin ikinci plana atıldığı, ustaca söz söylemenin, sanatlı
anlatımın ön plana çıktığı nesirdir. Süslü nesirde secilere çokça yer
verilmiş, sanatlı bir dil kullanılmıştır.
• Sinan Paşa — Tazarruname, bu türün en bilinen eserlerindendir.
• Ayrıca Veysi — Dürretü’t-Tac, Nergisi — Hamse,
Nabi — Tuhfetü’l-Harameyn adlı eserleriyle süslü nesir örnekleri vermiştir.
• Yer yer süslü nesir, yer yer de sade nesrin özelliklerini taşıyan nesir
türüdür.
• Daha çok tezkirelerde, tarih kitaplarında ve vakanüvislerin eserlerinde
görülür.
• Naima — Naima Tarihi, Katib Çelebi — Mizanü’l-Hak,
Evliya Çelebi — Seyahatname, Fuzuli — Şikayetname orta nesir
örnekleridir.
Orta nesrin “nerede görüldüğü” maddesi doğrudan sınav sorusudur: tezkire, tarih kitabı, vakayiname — üçü de bu ünitenin tür listesinde yer alır. Yani bu türlerin dili genellikle orta nesirdir.
| Ölçüt | Sade nesir | Süslü nesir | Orta nesir |
|---|---|---|---|
| Okur | halk | söz ustalığından anlayan çevre | ikisinin arası |
| Seci | az | çokça | yer yer |
| Düşünce mi söyleyiş mi? | anlaşılırlık önde | düşünce ikinci planda, söyleyiş önde | değişken |
| Nerede görülür? | din, tasavvuf, ahlak, tarih | sanatlı düzyazı eserleri | tezkire, tarih kitabı, vakanüvis eserleri |
| Örnek eser | Kabusname | Tazarruname | Naima Tarihi |
Merkezde divan nesri, çevresinde on iki tür. Bir tür adına tıkla: tanımı, ilk örneği ve önemli eserleri çıkar. Türlerin çoğunun adı konusunu söyler — sefaretname (elçilik), gazavatname (savaşlar), siyasetname (yöneticilik), surname (şenlik), kıyafetname (dış görünüş), pendname (öğüt).
Tezkire: Çeşitli mesleklerden önemli kişilerin — özellikle şairlerin — hayatlarının anlatıldığı eserler. Türk edebiyatında ilk örnek: Ali Şîr Nevâî — Mecâlisü’n-Nefâis. Anadolu sahasında yazılan ilk tezkire: Sehî Bey — Heşt Behişt.
Sefaretname: Yabancı bir ülkeye elçi (sefir) olarak gönderilen bir görevlinin o ülke ile ilgili izlenimlerini anlattığı eserler. Yirmisekiz Çelebi Mehmed — Fransa Sefaretnamesi.
Tarih-Vakayiname: Devletin resmî tarih yazarlarına vakanüvis, onların yazdığı eserlere vakayiname denir. Naima, ilk vakanüvistir. Âşık Paşazade, Peçevi, Ahmed Cevdet Paşa, Kemal Paşazade önemli Osmanlı tarihçileridir.
Gazavatname: Müslümanların gayrimüslimlerle yaptıkları savaşları, bu savaşlardaki zaferleri ve kahramanlıkları anlatan eserler. Edebiyatımızda ilk örnekleri XV. yüzyılda verilmiştir.
Siyer: Hz. Muhammed’in yaşamını anlatan eserler. Türk edebiyatında ilk örnek: Erzurumlu Mustafa Darîr — Sîretü’n-Nebî. Veysi — Siyer-i Veysi de türün önemli örneğidir.
Seyahatname: Gezilip görülen yerler hakkında yazılan eserler. Türk edebiyatındaki ilk gezi yazısı örneği: Seydi Ali Reis — Mir’âtü’l-Memâlik. En önemli örnek: Evliya Çelebi — Seyahatname. Ayrıca Katip Çelebi — Cihânnüma ve Nabi — Tuhfetü’l-Harameyn.
Siyasetname: Devleti idare edenlere yöneticilik sanatı hakkında bilgi veren eserler. Selçuklu Veziri Nizamülmülk — Siyasetname.
Surname: Sünnet, evlenme gibi nedenlerle yapılan şenlikleri anlatan eserler. Nabi’nin ve Vehbi’nin surnameleri önemlidir.
Şehrengiz: Bir şehrin özellikleri, güzellikleri, orada yaşayan önemli kişiler hakkında bilgi veren eserler. Genellikle mesnevi biçiminde yazılsa da mensur örnekleri de vardır.
Kıyafetname: Kişilerin dış görünüşlerinden ahlak ve karakter yapıları hakkında çıkarılan yargıları konu alan eserler. Türün en önemli eseri: Erzurumlu İbrahim Hakkı — Marifetname.
Pendname (Nasihatname): Din, ahlak ve sosyal bakımdan öğütler veren; kişileri ve toplumu eğitmeyi amaçlayan eserler.
Münşeat: Düzyazı şeklinde yazılmış yazıların, mektupların bir arada bulunduğu eserler.
Bu ünitenin en sık tuzağı: kaynak bazı eserleri hem nesir biçimi listesinde hem tür listesinde sayar. İkisi de doğrudur, çünkü ikisi ayrı sorulardır: “nasıl yazılmış?” ve “ne anlatıyor?”
• Seydi Ali Reis — Mir’âtü’l-Memâlik: sade nesir örneği
ve Türk edebiyatındaki ilk gezi yazısı.
• Erzurumlu Mustafa Darîr — Sîretü’n-Nebî: sade nesir örneği ve
Türk edebiyatında siyer türünün ilk örneği.
• Nabi — Tuhfetü’l-Harameyn: süslü nesir örneği ve
seyahatname.
• Evliya Çelebi — Seyahatname: orta nesir örneği ve en önemli
gezi yazısı.
• Katib/Katip Çelebi: Mizanü’l-Hak ile orta nesirde, Cihânnüma ile
seyahatnamede geçer.
Soru kökünde “nesir” ya da “dil-anlatım” geçiyorsa biçim sorulmuştur; “tür” ya da eserin konusu geçiyorsa tür sorulmuştur.
On iki türün on biri düzyazıdır. Şehrengiz ise “genellikle mesnevi biçiminde yazılsa da mensur örnekleri de vardır” diye geçer — yani asıl biçimi manzumdur, nesir bölümünde anılmasının sebebi mensur örneklerinin de bulunmasıdır.
“Aşağıdakilerden hangisi divan nesir türlerinden biri olmasına rağmen genellikle manzum yazılır?” sorusunun cevabı şehrengizdir.
Kutuya yazar, eser ya da tür adı yaz; sağdaki açılırdan tek bir sütunda da arayabilirsin. “Tür” sütununda seyahatname yazarsan yalnız gezi eserleri kalır.
Bu ünitenin ders kitabında iki nokta düzeltilerek alınmıştır:
• Osmanlı tarihçileri sayılırken ders kitabında “Peçevi Ahmed Cevdet Paşa” yazıyor; Peçevi ile Ahmed Cevdet Paşa iki ayrı tarihçidir,
aralarındaki virgül düşmüştür. Sayfada ikisi ayrı ayrı yazılmıştır.
• Aynı kişinin adı iki ayrı yazımla geçiyor: Katib Çelebi (orta nesir bölümünde)
ve Katip Çelebi (seyahatname bölümünde). Aynı kişidir.
Her soruda bir eser, bir tanım ya da bir “ilk” verilir; doğru türü ya da doğru adı bulman gerekir. Sorular her turda karışır.
Divan nesrinin genel özellikleri, üç nesir biçimi ve on iki nesir türü üzerine test.
Şiir kadar gelişmemiştir · düzyazı = nesir/inşa, yazan = nasir/münşi, eser = mensur/münşeat · içerikten çok söyleyiş güzelliği · seci (iç kafiye) çokça · noktalama işareti yok · söz sanatları bol, cümleler uzun · Arapça-Farsça kelime ve tamlamalar.
Sade: halk için, süsten uzak, anlaşılır; din-tasavvuf-ahlak-tarih. Süslü: düşünce ikinci planda, seci çok, sanatlı dil; en bilineni Tazarruname. Orta: yer yer süslü yer yer sade; tezkire, tarih kitabı, vakanüvis eserleri.
Sade: Mercimek Ahmet — Kabusname · Seydi Ali Reis — Mir’âtü’l-Memâlik ·
Kul Mesut — Kelile ve Dimne çevirisi · Erzurumlu Mustafa Darîr — Sîretü’n-Nebî.
Süslü: Sinan Paşa — Tazarruname · Veysi — Dürretü’t-Tac · Nergisi — Hamse ·
Nabi — Tuhfetü’l-Harameyn.
Orta: Naima — Naima Tarihi · Katib Çelebi — Mizanü’l-Hak · Evliya Çelebi —
Seyahatname · Fuzuli — Şikayetname.
Tezkire (şairlerin hayatı) · sefaretname (elçilik izlenimleri) · tarih-vakayiname (resmî tarih) · gazavatname (savaşlar, zaferler) · siyer (Hz. Muhammed’in yaşamı) · seyahatname (gezi) · siyasetname (yöneticilik sanatı) · surname (şenlik) · şehrengiz (şehir) · kıyafetname (dış görünüşten karakter) · pendname/nasihatname (öğüt) · münşeat (yazı ve mektup derlemesi).
İlk tezkire: Ali Şîr Nevâî — Mecâlisü’n-Nefâis · Anadolu sahasındaki ilk tezkire: Sehî Bey — Heşt Behişt · ilk vakanüvis: Naima · siyerin ilk örneği: Erzurumlu Mustafa Darîr — Sîretü’n-Nebî · ilk gezi yazısı: Seydi Ali Reis — Mir’âtü’l-Memâlik · gazavatnamenin ilk örnekleri: XV. yüzyıl.
• Aynı eser iki listede: Mir’âtü’l-Memâlik (sade nesir + ilk gezi yazısı),
Sîretü’n-Nebî (sade nesir + ilk siyer), Tuhfetü’l-Harameyn (süslü nesir +
seyahatname), Seyahatname (orta nesir + en önemli gezi yazısı). Biçim ve tür
ayrı sorulardır.
• Şehrengiz genellikle mesnevi biçiminde yazılır; mensur örnekleri de
vardır.