AYT · ÜNİTE 40 · BÜYÜK PATLAMA TEORİSİ

Patlayan şey
evrenin kendisi

Evren, atomdan küçük ve sıcak bir noktadan başladı; 13,8 milyar yıldır genişliyor. Bu ünite iki kanıtla başlıyor — kırmızıya kayma ve kozmik mikrodalga art alan ışıması — sonra maddenin en küçük yapı taşlarına, kuarklara ve leptonlara iniyor.

13,8 milyar yıl
Evrenin yaşı
2,7 K
Art alan ışımasının sıcaklığı
%4 · %22 · %74
Görünür · karanlık madde · karanlık enerji
01 / BÜYÜK PATLAMA VE EVRENİN OLUŞUMU

Sıcak ve yoğun bir nokta

Büyük patlama teorisi; evrenin aşırı yoğun, sıkıştırılmış enerji şeklinde, atomdan küçük ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan ve yaygın şekilde kabul gören bir modeldir. Büyük patlama teorisine göre patlayan şey evrenin kendisidir. Yoğun parçacık ve fotonların soğuması sonucunda yıldızlar ve gök adalar oluşmuş ve evrenin şekli ortaya çıkmaya başlamıştır.

İNTERAKTİF: EVRENİN ZAMAN ÇİZELGESİ
EVRENİN YAŞI VE İLK ANLAR
  • Evrenin yaşının, büyük patlamadan günümüze kadar geçen sürenin, yaklaşık 13,8 milyar yıl olduğu düşünülmektedir.
  • Büyük patlamadan sonraki ilk saniyede evren çok sıcak ve çok yoğun bir hâldedir ve henüz atomlar bile oluşmamıştır.
  • Dört temel kuvvet içerisinde diğerlerinden ilk ayrılan kuvvet, kütle çekim kuvveti olmuştur.
  • Evren genişleyip soğudukça maddenin temel yapı taşları olan kuarklar ve leptonlar oluşmuştur.
MADDENİN KURULUŞ SIRASI
  • Bir dakika sonra kuarklar birbirine yapışıp protonları ve nötronları oluşturmuştur.
  • Ardından ilk 3 dakika içinde proton ve nötronlar atom çekirdeklerini oluşturacak şekilde birleşmiştir.
  • 300 bin yıl sonra çekirdekler elektronlarla bağlanarak ilk atomları oluşturmuştur.
  • 200 milyon yıl sonra ise ilk yıldızlar oluşmuştur.
02 / EVRENİN GENİŞLEMESİ VE İKİ KANIT

Balon şişiyor

Sonsuz büyüklükteki evrenin büyük patlama ile başladığı fikri 1920 yılında ortaya atılmıştır. Büyük patlamadan sonra evrenin sürekli genişlediği fikri, bütün bilim çevrelerince kabul görmektedir. Son bulgular, evrenin sürekli genişlemekte hatta bu genişlemenin hızlanarak gerçekleşmekte olduğunu göstermektedir. Evrenin genişlemesinin sonsuza kadar devam edip etmeyeceği konusu henüz kesinlik kazanmamıştır.

GÖRÜNÜR EVREN

Üzerinde yaşadığımız Dünya da dâhil olmak üzere her türlü astronomik cismi (gökadalar, gezegenler, yıldızlar, tozlar vb.) içine alan madde ve enerjinin tamamı evreni oluşturur. Günümüz teknolojisi ile evrenin görülebilen kısmı yani görünür evrenin çapı, şu an için ışığın yaklaşık 93 milyar yılda katedebileceği mesafe olarak tahmin edilmektedir. Evrenin boyutları muhtemelen görünür evrenden çok daha büyüktür.

İNTERAKTİF: BALON MODELİ
İNTERAKTİF: İKİ KANIT
DOPPLER ETKİSİ VE HUBBLE YASASI

Büyük patlama teorisinin dayandığı ilk bilimsel bilgiyi 1929 yılında Edwin Hubble keşfetmiştir. Hubble, uzak galaksilerden gelen ışığın renk tayfının kırmızıya kaydığını ölçmüştür. Hubble Yasası: “galaksilerle aramızdaki mesafe ne kadar fazlaysa galaksilerin bizden uzaklaşma hızları da o kadar fazladır.” Galaksilerin birbirinden uzaklaşması evrenin genişlediğini kanıtlayan bir olaydır. Ancak galaksilerde bir genişleme olmaz.

KOZMİK MİKRODALGA ART ALAN IŞIMASI

Genişledikçe evrenin sıcaklığı ve yoğunluğu azaldı. Böylece fotonların enerji seviyesinde düşüş oldu ve kararlı atomlar oluşmaya başladı. Atomların oluşmasıyla birlikte büyük patlamadan arda kalan fotonlar serbestçe yayılma imkânı buldu. 2,7 Kelvin değerinde yayılan bu ışınların mikrodalga boyutunda olduğu keşfedildi. Mikrodalga art alan ışıması, 1964 yılında gözlemlerle tespit edildi. COBE uydusunun ölçüm sonuçlarıyla bilim insanlarının öngördüğü sonuçlar tam uyumlu çıkmıştır.

TUZAK: EVREN GENİŞLİYOR, GALAKSİLER DEĞİL

Balon benzetmesinde şişen şey balonun yüzeyi, üzerindeki noktalar değil. Galaksilerin birbirinden uzaklaşması evrenin genişlediğini gösterir; ama galaksilerin kendisinde bir genişleme olmaz. Yani galaksilerin arası açılır, kendileri büyümez.

03 / FARKLI TEORİLER VE EVRENİN GELECEĞİ

Kapalı mı, açık mı?

Kozmik mikrodalga ışınımın 1960’lı yıllarda keşfedilmesi ile büyük patlama teorisi genel kabul görmüştür. Büyük patlama teorisi dışında evrenin oluşumu ve geleceğini açıklamaya çalışan teoriler de mevcuttur.

EVREN HAKKINDA ÜRETİLEN FARKLI TEORİLER
Teori Dönem Ne söyler?
Sabit evren 1930’lu yıllar Evren hep aynı kalır
Salınan evren 1930’lu yıllar Patlamalar sonucunda evren çöker, her çöküş sonrası tekrar patlama olur
Açılıp kapanan evren 1960’lı yıllar Evren önce genişler, sonra büzülür; döngü sürer
Enflasyonist evren 1980’li yıllar Evrenin de bir şekli olmalı ve bu şekil düzdür
Çoklu evren Sonlu veya sonsuz birçok evren vardır; aradaki uzaklıklardan dolayı başka evrenlerin ışıkları diğerlerine ulaşmayabilir
KARANLIK MADDE VE KARANLIK ENERJİ

Karanlık madde, elektromanyetik dalgalarla (radyo dalgaları, gözle görülebilen ışık, x-ışınları vb.) etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütle çekimsel etkisi ile belirlenebilen maddelere denir. Karanlık enerji, herhangi bir fiziksel parçacıkla ilişkili olmayan, evrenimizin genişlemesine neden olduğu düşünülen bir enerji türüdür.

Gözlemlenen toplam enerjinin yalnızca %4’ü görülebilir maddelerden oluşur; %22’si karanlık madde, geriye kalan %74’lük kısım ise karanlık enerjidir.

KRİTİK YOĞUNLUK

Kritik yoğunluk, yer çekiminin genişlemeyi durdurabileceği yoğunluk değeridir. Kritik yoğunluk, evrenin genişlemenin sonunda büzülmeye başlayıp başlamayacağını belirler. Evrenin geleceğiyle ilgili senaryolar tam olarak bu karşılaştırmaya dayanır: yoğunluk kritik değerden büyük mü, küçük mü, eşit mi?

İNTERAKTİF: EVRENİN GELECEĞİ
BÜYÜK HADRON ÇARPIŞTIRICISI

İsviçre-Fransa sınırında bulunan yerin 100 m altında en büyüğü 27 km uzunluğunda halka şeklindeki tünellerden oluşan CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi) de Büyük Hadron Çarpıştırıcısında çok büyük mıknatıslar kullanılarak zıt yönlerde hızlandırılan proton demetleri, ışık hızına yaklaştıkları anda çarpıştırılmaktadır. Bu çarpışmalarda ulaşılan yüksek enerjiyle beraber ortaya çıkan atom altı parçacıklar dedektörler sayesinde tespit edilerek evrenin oluşum anı ile ilgili teoriler geliştirilmeye çalışılmaktadır. CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda Atlas, Alice, CMS ve LHCB isimli dört adet algıç bulunmaktadır.

04 / ATOM ALTI PARÇACIKLAR VE STANDART MODEL

Atom en küçük değilmiş

19. yüzyılın başlarına kadar maddenin en küçük yapı taşının atom olduğu düşünülmüştür. Üç keşif bu düşünceyi bitirdi.

ATOM BÖLÜNEBİLİR ÇIKTI
  • 1897’de Thomson’un elektronu bulması,
  • 1910’da Rutherford’un atom çekirdeğini ve 1918’de çekirdeğin pozitif yüklü protonlardan oluştuğunu bulması,
  • 1932’de James Chadwick’in nötronu bulmasıyla atomların temel parçacık olmadığı ve bölünebileceği anlaşılmıştır.

Ardından üç keşif daha geldi: 1930’da Pauli, çekirdeğin beta bozunumuyla ortaya çıkan nötrinonun var olduğu varsayımını ortaya attı; 1934’te beta bozunmasının teorisini üreten Fermi kütlesi küçük olan bu parçacığa nötrino adını verdi. 1932’de Carl Anderson maddenin yapısında bulunmayan ve reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan pozitron parçacığını buldu; elektronla aynı kütleye sahip ve +e kadar yük taşıması nedeniyle karşıt elektron adı verildi. 1930’da elektromanyetik etkileşimi taşıyan ve enerji taşıyan kütlesiz ışık taneciği bulunmuş, adına foton denilmiştir.

STANDART MODEL

1960’lara kadar yapılan araştırmalar sonucunda proton, elektron ve nötronun temel parçacık olduğu düşüncesi değişmiş, bunların kuark adı verilen daha az sayıda ve temel düzeydeki atom altı parçacıklardan oluştuğu fikri bilim çevrelerince kabul görmüştür. Standart model, şu ana kadar bulunan parçacıkların yer aldığı ve yeni bulunabilecek parçacıkların eklenebileceği bir modeldir. Standart model, ayrıca bu parçacıkların etkileşimde olduğu kuvvetleri de açıklar. Standart modele göre temel parçacıklar, kuarklar ve leptonlardır. Bir parçacık, başka parçacıklardan oluşmuyorsa temel parçacık olarak kabul edilir ve bu parçacıklara madde parçacığı da denir.

HIGGS PARÇACIĞI

Proton ve nötronların çarpıştırılarak nötronun protona dönüşümü anında oluşan W⁻ bozonunun, proton ve nötrondan daha fazla kütleye sahip olduğu bulunmuştur. Bu nedenle kütlede oluşan bu farktan dolayı bugüne kadar gözlenemeyen başka bir parçacık olduğu fikri öne sürülmüştür. Bu fikir 1964’te Peter Higgs tarafından ileri sürülmüş ve bu parçacığa Higgs Parçacığı veya Higgs Alanı adı verilmiştir. 2012 yılında CERN’de yapılan deneylerde Higgs bozonunun varlığı tespit edilmiştir.

Tüm uzayın Higgs alanıyla dolu olduğu varsayılır. Fermiyonlar, W ve Z bozonları uzayda hareket ederken bu alanla etkileşerek kütle kazanır. Fotonun ve gluonların kütlesiz olmasının sebebi ise Higgs alanıyla etkileşmemeleridir.

STANDART MODELİN KURULUŞU

Bu dört kuvvetten üçünü (elektromanyetik, güçlü ve zayıf nükleer kuvvet) tek başlık altında toplayan kurama standart model denir. 1961’de Sheldon Glashow elektromanyetik ve zayıf nükleer kuvvetleri birleştirmeyi başarmıştır. 1967’de Abdus Salam ve Steven Weinberg parçacıklara kütle kazandıran Higgs mekanizmasını Glashow’un kuramı ile birleştirerek elektrozayıf kuramını bugünkü hâline getirmişlerdir. Güçlü etkileşim 1970’lerde kuarkların varlığının doğrulanmasından sonra son hâlini almıştır. Standart modelin yaptığı pek çok tahmin doğrulanmıştır. Örneğin 1995’te bulunan üst kuark ve 2000’de bulunan tau nötrinosunun varlıkları standart model tarafından ileri sürülmüştü.

Kütle çekim kuvveti bu üçlünün dışındadır — standart model dört kuvveti değil, üçünü birleştirir.

05 / DOĞADAKİ DÖRT TEMEL KUVVET

En güçlüsü en kısa menzilli

Her kuvvetin bir taşıyıcı (alan) parçacığı, bir şiddeti ve bir menzili var. Bu üçlüyü birlikte hatırlamak, soruların çoğunu çözer.

İNTERAKTİF: DÖRT KUVVET KARŞILAŞTIRICI
DÖRT KUVVET TABLOSU
Temel kuvvetin adı Aracılık eden alan parçacığı Kuvvet şiddeti Kuvvetin menzili
Çekirdek kuvveti (yeğin kuvvet) Gluon 1 Kısa (1 fm)
Elektromanyetik kuvvet Foton 10⁻² Sonsuz
Zayıf kuvvet W⁺, W⁻, Z⁰ bozonları 10⁻⁵ Kısa (10⁻⁵ fm)
Kütle çekim kuvveti Graviton 10⁻³⁹ Sonsuz

1 femtometre (fm) = 10⁻¹⁵ m. Menzil sütunu, her kuvvetin etki edebildiği en büyük uzaklığı gösterir.

TUZAK: “EN GÜÇLÜ” ≠ “EN ETKİLİ”

Güçlü nükleer kuvvet temel kuvvetler içinde en büyük şiddete sahiptir, ama menzili yalnız 1 fm — atom çekirdeğinin dışına çıkamaz. Kütle çekim ise en küçük şiddete sahiptir (10⁻³⁹) ama menzili sonsuzdur; gezegenleri yörüngede tutan odur. Yani şiddet ve menzil iki ayrı ölçüttür ve bu listede ters yönde gider: şiddeti en büyük ikisi kısa menzilli, en küçük ikisi sonsuz menzillidir.

06 / BOZONLAR, LEPTONLAR, KUARKLAR VE HADRONLAR

Aile ağacı

Parçacıklar spinine göre de sınıflandırılmaktadır. Bunlar spini tam sayılı olan Bozonlar (Fotonlar) ve spini tam sayı olmayan Fermiyonlar (Baryonlar ve Leptonlar)dır.

İNTERAKTİF: PARÇACIK AĞACI
BOZONLAR
  • Bozonlar tüm temel etkileşim kuvvetlerinin kuvvet taşıyıcısı olan ara parçacıklardır. Fermiyon parçacıkları ile etkileşen kuvvet taşıyıcı (alan) parçacıklara bozon adı verilir.
  • Spinleri tam sayılı olan parçacıklardır.
  • Foton bozondur.
  • Birden fazla bozon hep beraber aynı durumda bulunabilir.
FERMİYONLAR
  • Spinleri tam sayılı olmayan parçacıklardır.
  • Birden fazla fermiyon hep beraber aynı durumda bulunamaz. Bir atomda elektron sayısı arttıkça elektronların daha dış yörüngelerde bulunmaya başlaması buna örnektir.
  • Baryonlar ve leptonlar fermiyonlara örnek olarak verilebilir.
LEPTONLAR
  • Leptonlar çekirdek kuvvetleri ile etkileşmeyen parçacıklardır; zayıf çekirdek kuvvetleri ile etkileşime girerler.
  • Belirli bir yapıları yoktur, noktasal olduklarından gerçek temel parçacık olarak görülür ve daha küçük parçacıklara bölünemez.
  • Elektron bir leptondur. Leptonların çoğu hafif kütlelidir ve tamamının spini 1/2 dir.
  • Leptonlar elektron, müon, tau ve bunların her birine eşlik eden bir nötrinodan oluşur. Nötrinonun kütlesi küçük ama sıfırdan farklıdır.
FOTONLAR
  • Einstein tarafından ileri sürülen fotonların varlığı, fotoelektrik olay ile kanıtlanmıştır.
  • Elektromanyetik kuvvetlere aracılık ederler, enerji taşırlar ve kararlıdırlar.
  • Yüksüzdürler, elektrik ve manyetik alandan etkilenmezler. Durgun olamaz ve ışık hızıyla hareket ederler.
  • Fotonların karşıt parçacığı kendileridir ve spini 1 dir.
  • Fotonlar atom içinde bulunmazlar; atomla etkileşip atomu uyarabilir, yeterli enerjisi varsa atomdan elektron sökerek iyonlaştırabilir.
KUARKLAR
  • Dört temel kuvvetin tümüyle etkileşir. Kuarkların tamamı hızlandırıcı deneylerinde gözlemlenmiştir.
  • Kuarklar altı türdür: üst (u), alt (d), tılsımlı (c), acayip (s), tepe (t), taban (b). Her kuarkın bir karşıt kuarkı vardır.
  • Kuarkların elektrik yükleri kesirlidir. Kuarklar doğada diğer kuarklarla birlikte gruplar hâlinde bulunurlar, tek başlarına bulunamazlar.
  • Hadronlarla güçlü çekirdek kuvvetleri aracılığıyla etkileşime girer.
Kuark Sembol Yükü Baryon sayısı Spini
Yukarıu +2/3+1/3 1/2
Aşağıd −1/3−1/3 1/2
Acayips −1/3−1/3 1/2
Tılsımlı (sihirli)c +2/3+2/3 1/2
Tabanb −1/3−1/3 1/2
Tepet +2/3+2/3 1/2

Not: Kuark adları Türkçede iki farklı biçimde kullanılır — bir yanda üst (u), alt (d), tılsımlı (c), acayip (s), tepe (t), taban (b), öte yanda yukarı (u), aşağı (d), sihirli (c), alt (b), üst (t). Bu sayfada karışıklığı önlemek için u ve d için “yukarı/aşağı”, c için “tılsımlı (sihirli)”, b için “taban”, t için “tepe” kullanıldı; sembollerde hiçbir değişiklik yok.

HADRONLAR VE BARYONLAR
  • Hadronlar, kuark denilen iki veya üç temel parçacığın bir araya gelerek oluşturdukları birleşik sistemlerdir; kuarklardan meydana geldiğinden temel parçacık değildir.
  • Bir hadrondaki kuarkların elektrik yüklerinin toplamı her zaman bir tam sayıdır.
  • Proton hadronu iki yukarı (u), bir aşağı (d) kuarktan oluşur. Nötron hadronu bir yukarı (u), iki aşağı (d) kuarktan meydana gelir.
  • Baryonlar üç kuarktan oluşur ve altı çeşittir: Proton, Nötron, Lambda, Sigma, Ksi ve Omega. Baryonların kütlesi protonun kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton dışındaki tüm baryonlar bozunduğunda proton meydana gelir. Omeganın spini 3/2, diğer baryonların spini 1/2 dir.
MEZONLAR
  • Bir kuarkla bir karşıt kuarktan oluşan parçacıklara mezon adı verilir.
  • Mezonların tümü sıfır veya tam sayı (0 veya 1) spinli olup güçlü parçacıklardır.
  • Mezonlar kararsızdır ve hızla diğer parçacıklara bozunurlar. Mezonlar bozunduğunda elektron, pozitron, nötrino ve foton meydana gelir.
  • Mezonların kütlesi genellikle proton ve elektronun kütlesi arasında bir değerdedir.
  • Mezonlar Pion, Kaon, Eta ve bunların karşıt parçacıkları olarak çeşitlendirilebilir. Pion yükleri +1, 0, −1; Kaon yükleri +1, 0, −1; ikisinin de spini 0 dır.
07 / MADDE OLUŞUMU, MADDE VE ANTİMADDE

Karşılaşınca yok olurlar

Büyük patlama teorisine göre evrenin başlangıç anı, büyük patlamanın gerçekleştiği andır. Atomdan küçük sıkışmış enerjinin patlamasıyla madde oluşum süreci başlamıştır. Patlamadan sonra her yer atom altı parçacıklarla yani kuark, antikuark, elektron ve diğer parçacıklar ile dolmuştur.

MADDENİN KURULUŞ ZİNCİRİ

Kuarklar birbirine gluonlar ile bağlanarak proton ve nötronları (çekirdeği) oluşturmuştur. Elektronların çekirdeğe bağlanmasıyla atom oluşmuştur. Farklı veya benzer atomlar birleşerek molekülleri, moleküller de maddeyi oluşturmuştur. Standart modele göre maddenin en küçük yapı taşı kuarklar ve leptonlar olup kararlı hâldeki 1. nesil maddeyi aşağı ve yukarı kuarklar oluşturur.

İNTERAKTİF: MADDE ↔ ANTİMADDE
ANTİMADDE KAVRAMI

Her maddenin veya parçacığın karşıtı vardır. Bu karşıt maddelere antimadde, karşıt parçacıklara antiparçacık denir. Antimadde kavramı ilk kez 1928 yılında Paul Dirac tarafından ortaya atıldı. Dirac, elektronun karşıtı olan bir parçacık tespit etti. Elektronla karşıtını kıyasladığında bunların kütle, spin ve yük büyüklüklerinin aynı fakat yüklerinin zıt işaretli olduğunu belirledi. 1932 yılında Carl Anderson tarafından elektronun karşıt parçacığı deneysel olarak bulundu ve pozitron dendi.

YOK OLMA VE PET CİHAZI

Parçacık ile antiparçacık çarpıştırıldığında Einstein’ın E = m · c² yasasına uygun olarak 2mc² büyüklüğünde enerjili bir foton yayımlayarak yok olmaktadır. Elektron ve onun karşıt parçacığı pozitron çarpıştığında birbirlerini yok eder ve gama ışını olarak enerjiye dönüşür.

Tıp alanında PET cihazı, pozitron elektron çarpıştırılmasıyla ortaya çıkan ışının doku üzerine gönderilmesi prensibiyle çalışır. Bu cihaz kullanılarak kanser hücreleri tespit edilir.

PARÇACIK ↔ ANTİPARÇACIK
Parçacık Yük Antiparçacık Yük
Elektron−1 Pozitron+1
Proton+1 Anti proton−1
Nötron0 Anti nötron0
Nötrino0 Anti nötrino0

Temel parçacıklar antiparçacıklar ile bir araya geldiğinde foton oluşur yani enerjiye dönüşürler: elektron + pozitron → foton, proton + karşıt proton → foton, nötron + karşıt nötron → foton.

08 / GÜNLÜK HAYAT

Evren senin ölçeğinde

13,8 milyar yıllık hikâye, elindeki telefonda ve hastanedeki cihazda karşına çıkıyor.

01 · ESKİ TELEVİZYONDAKİ KARINCALAR

Analog televizyonun boş kanalındaki karlanmanın küçük bir bölümü büyük patlamadan arda kalan fotonlardır. Bilim insanları da bu ışımayı bir mikrodalga alıcısını test ederken fark ettiler.

02 · BALON ŞİŞİRME DENEYİ

Az şişirilmiş balon üzerine aralıklarla noktalar işaretlenip balon şişirildiğinde bu noktalar arasındaki uzaklıkların arttığı gözlenir. Evrendeki galaksiler arası uzaklıklar da böyle artıyor. Sınıfta beş dakikada yapılabilecek bir deney.

03 · HASTANEDE PET ÇEKİMİ

PET cihazı, pozitron elektron çarpıştırılmasıyla ortaya çıkan ışının doku üzerine gönderilmesi prensibiyle çalışır ve kanser hücreleri tespit edilir. Antimadde soyut bir kavram değil, kullanılan bir teknoloji.

04 · GECE GÖKYÜZÜNE BAKMAK

Gördüğün ışık geçmişten geliyor. Görünür evrenin çapı, ışığın yaklaşık 93 milyar yılda katedebileceği mesafedir; evrenin gerçek boyutu muhtemelen çok daha büyük.

05 · CERN HABERLERİ

Sosyal medyada gördüğün 27 km lik halka, yerin 100 m altında proton demetlerini ışık hızına yakın hızlarda çarpıştırıyor. Amaç evrenin oluşum anını anlamak.

06 · KİMYA DERSİYLE BAĞ

Kimyada proton ve nötronu “temel parçacık” gibi kullanırsın; fizikte ikisi de kuarklardan oluşur — proton uud, nötron udd. Kuarklar tek başlarına bulunamaz.

07 · TELEFONDAKİ MIKNATIS

Buzdolabı mıknatısı, koca Dünya’nın kütle çekimini yenip ataşı kaldırır. Sebebi tablo: elektromanyetik kuvvet 10⁻², kütle çekim 10⁻³⁹ şiddetinde.

08 · SINAVDA ORAN SORUSU

Pasta grafiği verilip “görülebilir madde yüzde kaç?” diye sorulursa cevap %4; karanlık madde %22, karanlık enerji %74.

09 · UZAY BELGESELİ İZLERKEN

“Galaksiler bizden uzaklaşıyor” cümlesini duyduğunda arkasındaki ölçüm kırmızıya kaymadır ve 1929’da Hubble tarafından yapılmıştır.

OYUN: HANGİSİ DOĞRU?
Skor: 0 / 0
09 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

85 soruluk test · büyük patlama zaman çizelgesi, kırmızıya kayma ve kozmik mikrodalga art alan ışıması, evrenin geleceği senaryoları, standart model, dört temel kuvvet, kuarklar, hadronlar ve antimadde

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
10 / ÖZET

Tek sayfada büyük patlama

BÜYÜK PATLAMA MODELİ

Evren aşırı yoğun, sıkıştırılmış enerji şeklinde, atomdan küçük ve sıcak bir noktadan meydana geldi. Patlayan şey evrenin kendisidir. Evrenin yaşı yaklaşık 13,8 milyar yıl.

ZAMAN ÇİZELGESİ

İlk saniye: çok sıcak ve yoğun, atom yok. İlk ayrılan kuvvet kütle çekim. Sonra kuarklar ve leptonlar; 1 dakikada proton ve nötron; ilk 3 dakikada çekirdekler; 300 bin yıl sonra ilk atomlar; 200 milyon yıl sonra ilk yıldızlar.

KANIT 1: DOPPLER · HUBBLE

1929’da Edwin Hubble uzak galaksilerin tayfının kırmızıya kaydığını ölçtü. Hubble Yasası: mesafe arttıkça uzaklaşma hızı da artar. Galaksilerin arası açılır, galaksiler genişlemez.

KANIT 2: KOZMİK MİKRODALGA

Atomlar oluşunca fotonlar serbest kaldı; bugün 2,7 Kelvin değerinde mikrodalga olarak evrenin her yerinden geliyor. 1964’te gözlemlerle tespit edildi; COBE ölçümleri öngörülerle tam uyumlu çıktı, WMAP (2001) dokuz yılda haritasını çıkardı.

DİĞER TEORİLER

Sabit evren (hep aynı), salınan evren (çöküş-patlama döngüsü), açılıp kapanan evren (genişleme- büzülme), enflasyonist evren (evrenin şekli düzdür), çoklu evren (sonlu ya da sonsuz birçok evren).

KARANLIK MADDE VE ENERJİ

Karanlık madde elektromanyetik dalgalarla etkileşmez, yalnız kütle çekimsel etkisiyle belirlenir. Karanlık enerji evrenin genişlemesine neden olduğu düşünülen enerji türüdür. Oranlar: %4 görülebilir madde, %22 karanlık madde, %74 karanlık enerji.

EVRENİN GELECEĞİ

Kapalı: yoğunluk kritikten büyük → genişleme yavaşlar, büzülür, döngü sürer. Açık: kritikten küçük → sonsuza kadar genişler, büyük donma. Düz: kritiğe eşit → genişleme asla durmaz, ısı ölümü. Hızlanarak genişleyen: asla büzülmez, düşük enerji yoğunluğuyla sona erer.

ATOM ALTI PARÇACIKLAR

1897 elektron (Thomson), 1910 çekirdek ve 1918 proton (Rutherford), 1932 nötron (Chadwick). 1930 nötrino varsayımı (Pauli) ve adı (Fermi, 1934), 1932 pozitron (Anderson), 1930 foton.

STANDART MODEL

Dört kuvvetten üçünü (elektromanyetik, güçlü, zayıf) tek başlıkta toplar. Temel parçacıklar kuarklar ve leptonlardır. 1964 Higgs’in öngörüsü, 2012 CERN’de tespit.

DÖRT TEMEL KUVVET

Güçlü (gluon, 1, 1 fm) > elektromanyetik (foton, 10⁻², sonsuz) > zayıf (W⁺, W⁻, Z⁰; 10⁻⁵, kısa) > kütle çekim (graviton, 10⁻³⁹, sonsuz). Graviton henüz deneysel olarak gözlemlenmemiştir.

BOZON ↔ FERMİYON

Bozon: spini tam sayı, kuvvet taşıyıcı, birden fazlası aynı durumda bulunabilir. Fermiyon: spini tam sayı değil, aynı durumda birden fazlası bulunamaz — baryonlar ve leptonlar.

KUARKLAR VE HADRONLAR

Altı kuark, yükleri kesirli, tek başına bulunamaz. Baryon = 3 kuark (proton uud, nötron udd; altı çeşit: proton, nötron, lambda, sigma, ksi, omega). Mezon = 1 kuark + 1 karşıt kuark (pion, kaon, eta), kararsızdır.

LEPTONLAR VE FOTONLAR

Leptonlar çekirdek kuvvetleriyle etkileşmez, noktasaldır, spini 1/2 dir: elektron, müon, tau ve nötrinoları. Fotonlar yüksüz, kararlı, ışık hızında hareket eder ve karşıt parçacığı kendisidir.

MADDE ↔ ANTİMADDE

1928 Dirac kavramı ortaya attı, 1932 Anderson pozitronu buldu. Kütle ve spin aynı, yük zıt işaretli. Karşılaşınca 2mc² enerjili foton yayımlayarak yok olurlar; PET cihazı bu prensiple çalışır.