Aynı tür,
farklı bireyler:
üç kaynak
Aynı türe ait bireylerin karakteristik özelliklerini belirleyen türe özgü gen dizilimleri vardır. Tür içindeki gen dizilimlerinin çeşitliliği genetik varyasyon olarak adlandırılır.
Görseldeki midyelerin ve patateslerin farklı renklerinin bulunması genetik varyasyon örneğidir. Peki bu farklılık nereden çıkıyor? Kaynak üç tanedir; düğmelerle üçünü de gez.
Tür içinde gözlenen genetik varyasyonlar, türe ait bireylerin değişen ortam koşullarına uyum yapma yeteneğini artırır. Böylece türün değişen ortama adapte olması kolaylaşır.
Bir ya da birden fazla genin nükleotit diziliminde meydana gelen kalıcı değişimler mutasyon olarak adlandırılır. Aynı mutasyon, vücut hücresinde olursa bir sonuç, üreme hücresinde olursa bambaşka bir sonuç verir. Aşağıdaki canlandırmada ikisini karşılaştır.
| Vücut hücrelerinde mutasyon | Üreme hücrelerinde mutasyon | |
|---|---|---|
| Kimi etkiler | Sadece mutasyonun gerçekleştiği canlıyı etkiler | Canlıyı ve gelecek kuşakları etkileyebilir |
| Kalıtsallık | Kalıtsal değildir | Kalıtsaldır |
| Yavrulara aktarım | Yavrularına aktarılmaz | Gelecek kuşaklara aktarılabilir |
Mutasyonlar sonucunda genetik varyasyonlar ortaya çıkar. Mutasyonlar rastlantı sonucu oluşur ve mutasyonların çoğu zararlıdır.
Bazı faktörler, mutasyonun meydana gelme olasılığını artırır. Mutasyona sebep olan faktörlere mutajen adı verilir.
Mutasyon genin nükleotit diziliminde meydana gelen kalıcı değişimdir — yani genin yapısı değişir. Modifikasyonda ise (bir önceki ünitelerden hatırla) çevre şartları genin işleyişini değiştirir, yapısında bir değişiklik olmaz. İkinci karışan nokta: "mutasyon çeşitlilik sağlar" cümlesi doğrudur ama tek başına eksiktir — mutasyonlar rastlantı sonucu oluşur ve mutasyonların çoğu zararlıdır. Üçüncüsü: kolundaki bir hücrede oluşan mutasyon çocuğuna geçmez, çünkü vücut hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar kalıtsal değildir ve yavrularına aktarılmaz.
Bir ekosistemde yaşayan canlı çeşitliliği ve sayısı biyolojik çeşitlilik olarak adlandırılır. Genetik olarak tür içinde ya da türler arasında ortaya çıkan farklılıklar, genetik çeşitliliğe yol açar. Aşağıdaki simülatörde popülasyonun genetik çeşitliliğini kısıp aç, sonra çevre koşulunu değiştir.
Aynı genetik yapıya sahip bireylerin fazla olduğu popülasyonlarda çevre koşulları değiştiğinde bireylerin yeni koşullara uyum olasılığı düşüktür. Bu durum, popülasyonun yok olmasına neden olabilir.
Doğada dar bir alana sıkışmış ve kendi türünden başka popülasyondaki bireylerle çiftleşmesi engellenmiş popülasyonlar bulunabilir. Bu tür popülasyonlarda soy içi üreme olasılığı fazladır. Soy içi üreme, genellikle genetik varyasyonları ve bireylerin değişen çevresel koşullara uyum yeteneklerini azaltır. Bu bölgelerde var olan biyolojik çeşitlilik bu durumdan olumsuz etkilenir.
Aynı türe ait genotip yapısı farklı bireylerin çevrenin etkisiyle fenotipleri de değişkenlik gösterir. Ortaya çıkan bu genetik zenginlik, bireylerin çevreye uyum yeteneğini dolayısıyla popülasyonların devamlılığını artırır.
Ekosistemlerdeki hayvan, bitki ve mikroorganizmaların ortaya çıkardığı biyolojik çeşitlilik yaşamın sürdürülebilmesi için büyük bir öneme sahiptir. Artan insan nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için biyolojik çeşitliliğin korunması zorunludur.
Biyolojik çeşitlilik anlatılırken çöl tilkisi, kutup tilkisi ve kızıl tilki yan yana verilir. Aynı akrabalık grubundaki bu canlıların bulundukları ortama göre farklı özellikler taşıması, doğadaki çeşitliliğin en görünür örneklerindendir. Kaynağın vurguladığı nokta şu: genetik olarak tür içinde ya da türler arasında ortaya çıkan farklılıklar, genetik çeşitliliğe yol açar.
Karşına rastgele sırayla bir ifade geliyor; hangi kavrama ait olduğunu seç.
Boy, göz rengi, saç tipi… Bu farklılıkların adı var: tür içindeki gen dizilimlerinin çeşitliliği genetik varyasyon olarak adlandırılır. Sebepleri de belli: rastgele döllenme, krossing over ve homolog kromozomların bağımsız dağılımı, bir de mutasyonlar.
Örnek doğrudan budur: midyelerin ve patateslerin farklı renklerinin bulunması genetik varyasyon örneğidir. Aynı türün içindeki bu zenginlik, tarımda hastalığa dayanıklı çeşit bulabilmenin de temelidir.
Mutajen listesinde ultraviyole ışınları ilk sıralarda geçer: mutasyona sebep olan faktörlere mutajen adı verilir. Deride oluşan mutasyon vücut hücresindedir — sadece o canlıyı etkiler, kalıtsal değildir ama o kişide sorun yaratabilir.
Mutajenler arasında X ışınları, radyasyon ve radyoaktif maddeler vardır. Önlüğün özellikle üreme organlarını koruması boşuna değil: üreme ve üreme ana hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar gelecek kuşaklara aktarılabilir.
Küçük ve kapalı popülasyonların hikâyesi hep aynı: dar bir alana sıkışmış ve kendi türünden başka popülasyondaki bireylerle çiftleşmesi engellenmiş popülasyonlarda soy içi üreme olasılığı fazladır. Soy içi üreme, genellikle genetik varyasyonları ve bireylerin değişen çevresel koşullara uyum yeteneklerini azaltır.
Bir tarlanın tamamı aynı genetik yapıdaysa yeni bir hastalık geldiğinde hepsi birden etkilenir: aynı genetik yapıya sahip bireylerin fazla olduğu popülasyonlarda çevre koşulları değiştiğinde bireylerin yeni koşullara uyum olasılığı düşüktür; bu durum popülasyonun yok olmasına neden olabilir.
Farklı kurumlar arasında birey değişimi, kapalı bir popülasyonda çeşitliliğin daralmasını engellemek içindir. Mantık aynı: ortaya çıkan genetik zenginlik, bireylerin çevreye uyum yeteneğini dolayısıyla popülasyonların devamlılığını artırır.
Bu haberlerin arkasındaki gerekçe net: ekosistemlerdeki hayvan, bitki ve mikroorganizmaların ortaya çıkardığı biyolojik çeşitlilik yaşamın sürdürülebilmesi için büyük bir öneme sahiptir. Artan insan nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için biyolojik çeşitliliğin korunması zorunludur.
Mutasyon sorularında önce şunu sor: hangi hücrede oldu? Vücut hücresindeyse sadece o canlıyı etkiler, kalıtsal değildir, yavrularına aktarılmaz. Üreme ya da üreme ana hücresindeyse gelecek kuşaklara aktarılabilir. Başka ayrıntıya gerek kalmadan çoğu şık elenir.
22 sorudan oluşan bu test ile genetik varyasyonlar ve biyolojik çeşitlilik ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Aynı türe ait bireylerin karakteristik özelliklerini belirleyen türe özgü gen dizilimleri vardır. Tür içindeki gen dizilimlerinin çeşitliliği genetik varyasyon olarak adlandırılır. Midyelerin ve patateslerin farklı renklerinin bulunması genetik varyasyon örneğidir.
Genetik varyasyon, yumurtayı hangi spermin dölleyeceğinin rastgele gerçekleşmesi sonucunda oluşur.
Genetik varyasyon, mayoz sırasında krossing over olayı ve homolog kromozomların bağımsız dağılımıyla gerçekleşir.
Bir ya da birden fazla genin nükleotit diziliminde meydana gelen kalıcı değişimler mutasyon olarak adlandırılır. Mutasyonlar sonucunda genetik varyasyonlar ortaya çıkar.
Mutasyonlar rastlantı sonucu oluşur ve mutasyonların çoğu zararlıdır.
Vücut hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar sadece mutasyonun gerçekleştiği canlıyı etkiler, kalıtsal değildir, yavrularına aktarılmaz.
Üreme ve üreme ana hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar ise gelecek kuşaklara aktarılabilir.
Bazı faktörler mutasyonun meydana gelme olasılığını artırır; mutasyona sebep olan faktörlere mutajen adı verilir. Radyasyon, ultraviyole ışınları, X ışınları, radyoaktif maddeler, nitrik asit, hardal gazı, formaldehit, uyuşturucu maddeler ve bazı ilaçlar mutasyona sebep olmaktadır.
Tür içinde gözlenen genetik varyasyonlar, türe ait bireylerin değişen ortam koşullarına uyum yapma yeteneğini artırır. Böylece türün değişen ortama adapte olması kolaylaşır.
Bir ekosistemde yaşayan canlı çeşitliliği ve sayısı biyolojik çeşitlilik olarak adlandırılır. Genetik olarak tür içinde ya da türler arasında ortaya çıkan farklılıklar, genetik çeşitliliğe yol açar.
Aynı genetik yapıya sahip bireylerin fazla olduğu popülasyonlarda çevre koşulları değiştiğinde bireylerin yeni koşullara uyum olasılığı düşüktür. Bu durum popülasyonun yok olmasına neden olabilir.
Dar bir alana sıkışmış ve kendi türünden başka popülasyondaki bireylerle çiftleşmesi engellenmiş popülasyonlarda soy içi üreme olasılığı fazladır. Soy içi üreme, genellikle genetik varyasyonları ve bireylerin değişen çevresel koşullara uyum yeteneklerini azaltır; bu bölgelerdeki biyolojik çeşitlilik olumsuz etkilenir.
Aynı türe ait genotip yapısı farklı bireylerin çevrenin etkisiyle fenotipleri de değişkenlik gösterir. Ortaya çıkan bu genetik zenginlik, bireylerin çevreye uyum yeteneğini dolayısıyla popülasyonların devamlılığını artırır.
Ekosistemlerdeki hayvan, bitki ve mikroorganizmaların ortaya çıkardığı biyolojik çeşitlilik yaşamın sürdürülebilmesi için büyük bir öneme sahiptir. Artan insan nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için biyolojik çeşitliliğin korunması zorunludur.