Üç alel,
altı genotip,
dört kan grubu
Bir karakteri belirleyen farklı alellerin fenotipteki etkilerinin eşit olmasına eş baskınlık denir. Kan gruplarını belirleyen 3 farklı alel vardır (A, B ve O). A ve B alelleri eş baskın, O aleli ise çekiniktir.
Mendel'in baskınlık ilkesinde heterozigot bireyde bir alel gizlenirdi. Eş baskınlıkta böyle bir şey olmaz — heterozigot bireyde iki alel de fenotipte görünür.
Bir karakteri belirleyen farklı alellerin fenotipteki etkilerinin eşit olmasına eş baskınlık denir.
Aleller arasında baskınlık, çekiniklik yoktur. Heterozigot durumda her alel, etkisini fenotipte gösterir.
İnsandaki AB ve MN kan grupları bu duruma örnek verilebilir.
| Fenotip | Genotip | Alyuvar zarındaki antijen |
|---|---|---|
| M | MM | M antijeni |
| N | NN | N antijeni |
| MN | MN | M ve N antijeni |
MN kan grubu sisteminde M, N ve MN olmak üzere üç farklı fenotip ortaya çıkar. M ve N antijenlerine karşı insan serumunda antikorlar meydana gelmediğinden kan naklinde herhangi bir sorun söz konusu olmaz.
Mendel'in klasik monohibrit çaprazlamasında genotip oranı 1:2:1, fenotip oranı 3:1 idi — çünkü AA ile Aa aynı görünüyordu. Eş baskınlıkta ise heterozigot bireyin kendine ait bir fenotipi vardır, bu yüzden MN × MN çaprazlamasında hem genotip oranı 1:2:1 hem de fenotip oranı 1:2:1 olur; hem genotip çeşidi 3 hem fenotip çeşidi 3'tür.
Çok alellilik: Bir karakterin ortaya çıkmasında etkili olan alel çeşidinin ikiden fazla olmasıdır. Tavşanlarda kürk rengi ve insanlarda kan gruplarının kalıtımı çok alelliliğe örnektir.
Bir karakterle ilgili alel çeşidi ne kadar fazla olursa olsun diploit canlı bu alellerden en fazla ikisine, haploit canlı ise bir tanesine sahiptir.
Kan gruplarını belirleyen 3 farklı alel vardır (A, B ve O). A ve B alelleri eş baskın, O aleli ise çekiniktir.
Kan grubunu ortaya çıkaran aleller, vücut kromozomları (otozom kromozomları) üzerinde taşınır.
Kan gruplarını belirleyen 3 farklı alel (A, B ve O) olduğundan kalıtımında farklı genotipler oluşur. Genotip çeşitlerini bulmak için n·(n+1)/2 formülü kullanılır. Kan gruplarında 3 alel bulunduğu için formülde n yerine 3 yazılır: 3·(3+1)/2 = 6 bulunur.
Alyuvar zarında bulunan ve kan gruplarını belirleyen özel maddelere antijen denir. Kan grubunda gruplandırmalar, alyuvar hücrelerinin zarında bulunan A ve B olarak adlandırılan antijenlere göre yapılır. Düğmelerle dört kan grubunu gez: alyuvar zarındaki antijenler ve plazmadaki antikorlar canlandırmada görünür.
| Fenotip (kan grubu) | Genotip (homozigot) | Genotip (heterozigot) | Alyuvar zarındaki antijen | Plazmadaki antikor |
|---|---|---|---|---|
| A | AA | AO | A | anti-B |
| B | BB | BO | B | anti-A |
| AB | — | AB | A ve B | Yok |
| O | OO | — | Yok | anti-A ve anti-B |
| Fenotip | Genotip (homozigot) | Genotip (heterozigot) | Alyuvar zarındaki antijen | Plazmadaki antikor |
|---|---|---|---|---|
| Rh+ | RR | Rr | Rh antijeni | Yok |
| Rh− | rr | — | Yok | Rh antijeni ile ilk karşılaşmada oluşur |
Fenotipi A olan bir kişinin genotipi AA ya da AO olabilir; B grubunda da BB ya da BO. Genotipi kesin bilinen iki grup vardır: AB (yalnız AB) ve O (yalnız OO). Aynı mantık Rh'de de işler — Rh+ bireyin genotipi RR ya da Rr olabilirken Rh− kesinlikle rr'dir. Bir de şu ayrımı karıştırma: antijen alyuvar zarında, antikor plazmadadır; AB grubunda plazmada antikor yoktur, O grubunda ise anti-A ve anti-B birlikte bulunur.
Annenin kan grubunun Rh−, babanın kan grubunun Rh+ ve fetüsün kan grubunun Rh+ olduğu durumlarda kan uyuşmazlığından söz edilir. Bu duruma tıp dilinde eritroblastosis fetalis adı verilmektedir. Aşağıdaki canlandırmada iki gebeliği sırayla izle.
Hamilelik süresince normalde Rh (−) bir annenin kanı ile Rh (+) bebeğin kanı birbirine karışmaz. Gebelik sırasında oluşan kanamalarda ve doğum sırasında bebeğin kanı anne kanına karışabilir.
Rh (+) kan anne kanına karıştığında annenin bağışıklık sistemi anti Rh antikoru üretir. İlk gebelikte anne kanında bebeğe zarar verecek ölçüde anti Rh antikoru üretilemediğinden bir problem oluşturmaz.
Sonraki gebeliklerde; eğer çocuğun kan grubu yine Rh (+) olursa, annenin kanında daha önceki gebeliğe bağlı olarak oluşmuş anti Rh antikorları plasentadan bebeğe geçerek Rh (+) antijeni taşıyan alyuvarların parçalanmasına neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık ve buna bağlı sağlık sorunları ortaya çıkar.
Karşına rastgele sırayla bir genotip ya da bir tanım geliyor; doğru kan grubunu ya da kavramı seç.
İki ayrı bilgi var: harf kısmı alyuvar zarındaki A/B antijenlerini, Rh kısmı ayrı bir antijeni gösteriyor. A kan grubuna sahip bireylerde A antijeni bulunur ve kanlarında Rh antijeni olan insanlar Rh+ (pozitif) kan grubuna sahiptir. Ama kart genotipini yazmaz: A grubunun genotipi AA ya da AO olabilir.
Çünkü plazmadaki antikorlar boş durmuyor. O kan grubunun plazmasında anti-A ve anti-B birlikte bulunur; AB kan grubunun plazmasında antikor yoktur. Kan naklinde bakılan şey, alıcının antikorlarıyla vericinin antijenlerinin karşılaşıp karşılaşmadığıdır.
Mümkün — eğer anne AO, baba BO ise. İkisi de O alelini verirse çocuk OO olur. Bunun sebebi O alelinin çekinik olmasıdır: kişide varken bile A ya da B'nin yanında görünmez.
Çünkü belirli bir üçlü risk taşıyor: annenin kan grubunun Rh−, babanın kan grubunun Rh+ ve fetüsün kan grubunun Rh+ olduğu durumlarda kan uyuşmazlığından söz edilir. Bu duruma tıp dilinde eritroblastosis fetalis adı verilmektedir.
Değil, çünkü risk sonraki gebeliktedir: ilk gebelikte anne kanında bebeğe zarar verecek ölçüde anti Rh antikoru üretilemediğinden bir problem oluşturmaz. Sonraki gebelikte çocuk yine Rh+ ise anti Rh antikorları plasentadan bebeğe geçerek Rh (+) antijeni taşıyan alyuvarların parçalanmasına neden olur.
Çünkü tek karakteri belirleyen alel sayısı ikiden fazla: tavşanlarda kürk rengi ve insanlarda kan gruplarının kalıtımı çok alelliliğe örnektir. Alel sayısı ne kadar artarsa artsın kural değişmez — diploit canlı bu alellerden en fazla ikisine sahiptir.
Alel sayısı verilmişse formül hazır: n·(n+1)/2. Kan gruplarında 3 alel olduğundan 3·(3+1)/2 = 6 genotip çıkar: AA, AO, BB, BO, AB, OO. Fenotip sayısı ise 4'tür: A, B, AB, O.
Değil. Kan grubunu ortaya çıkaran aleller, vücut kromozomları (otozom kromozomları) üzerinde taşınır. Yani kız-erkek ayrımı yapmaz; eşey kromozomlarıyla bir ilgisi yoktur.
AB, eş baskınlığın en görünür kanıtıdır: iki alel de kendini gösterir. Aleller arasında baskınlık, çekiniklik yoktur; heterozigot durumda her alel etkisini fenotipte gösterir. Bu yüzden insandaki AB ve MN kan grupları eş baskınlığa örnek verilir.
24 sorudan oluşan bu test ile eş baskınlık, çok alellilik ve kan gruplarının kalıtımı ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Bir karakteri belirleyen farklı alellerin fenotipteki etkilerinin eşit olmasına eş baskınlık (kodominantlık) denir. Aleller arasında baskınlık, çekiniklik yoktur; heterozigot durumda her alel etkisini fenotipte gösterir. İnsandaki AB ve MN kan grupları örnektir.
MM genotipli bireyler M, NN genotipli bireyler N, MN genotipli bireyler MN kan grubuna sahiptir. MN kan grubu sisteminde M, N ve MN olmak üzere üç farklı fenotip ortaya çıkar.
MM × NN çaprazlamasında F1'in tamamı MN'dir. F1 kendileştirildiğinde F2'de genotip oranı 1:2:1, genotip çeşidi 3 (MM, MN, NN); fenotip oranı 1:2:1, fenotip çeşidi 3 (M, MN, N) olur.
M grubunda M antijeni, N grubunda N antijeni, MN grubunda M ve N antijeni bulunur. M ve N antijenlerine karşı insan serumunda antikorlar meydana gelmediğinden kan naklinde herhangi bir sorun söz konusu olmaz.
Bir karakterin ortaya çıkmasında etkili olan alel çeşidinin ikiden fazla olmasıdır. Tavşanlarda kürk rengi ve insanlarda kan gruplarının kalıtımı çok alelliliğe örnektir.
Bir karakterle ilgili alel çeşidi ne kadar fazla olursa olsun diploit canlı bu alellerden en fazla ikisine, haploit canlı ise bir tanesine sahiptir.
Kan gruplarını belirleyen 3 farklı alel vardır (A, B ve O). A ve B alelleri eş baskın, O aleli ise çekiniktir. Kan grubunu ortaya çıkaran aleller vücut kromozomları (otozom kromozomları) üzerinde taşınır.
Genotip çeşitlerini bulmak için n·(n+1)/2 formülü kullanılır. Kan gruplarında 3 alel bulunduğu için 3·(3+1)/2 = 6 bulunur. Genotipler AA, AO, BB, BO, AB ve OO'dır; fenotipler A, B, AB ve O'dır.
Alyuvar zarında bulunan ve kan gruplarını belirleyen özel maddelere antijen denir. Kan grubunda gruplandırmalar, alyuvar hücrelerinin zarında bulunan A ve B olarak adlandırılan antijenlere göre yapılır.
A kan grubunda A antijeni, B kan grubunda B antijeni bulunur; AB kan grubunda hem A hem B antijeni bulunur; O kan grubunun alyuvar zarında A ve B antijeni bulunmaz.
A kan grubunun plazmasında anti-B, B kan grubunda anti-A antikoru bulunur. AB kan grubunda antikor yoktur; O kan grubunda anti-A ve anti-B birlikte bulunur.
A grubunun genotipi AA ya da AO, B grubunun genotipi BB ya da BO olabilir. AB grubunun genotipi yalnız AB, O grubunun genotipi yalnız OO'dır.
Alyuvar zarında bulunan ve bir çeşit antijen olan Rh faktörü kan alışverişlerinde dikkat edilmesi gereken bir unsurdur; alel "R" simgesiyle ifade edilir. Kanlarında Rh antijeni olanlar Rh+, olmayanlar Rh− kan grubuna sahiptir.
Rh+ bireylerin alyuvar zarında Rh antijeni bulunur, plazmasında antikor yoktur. Rh− bireylerin alyuvar zarında Rh antijeni yoktur; antikor, Rh antijeni ile ilk karşılaşmada oluşur.
Annenin kan grubunun Rh−, babanın kan grubunun Rh+ ve fetüsün kan grubunun Rh+ olduğu durumlarda kan uyuşmazlığından söz edilir. Bu duruma tıp dilinde eritroblastosis fetalis adı verilmektedir.
Hamilelik süresince normalde Rh (−) annenin kanı ile Rh (+) bebeğin kanı birbirine karışmaz; kanamalarda ve doğum sırasında karışabilir. Rh (+) kan anne kanına karıştığında anne anti Rh antikoru üretir; ilk gebelikte bebeğe zarar verecek ölçüde üretilemediğinden bir problem oluşturmaz.
Sonraki gebeliklerde çocuğun kan grubu yine Rh (+) olursa, annenin kanında önceki gebeliğe bağlı oluşmuş anti Rh antikorları plasentadan bebeğe geçerek Rh (+) antijeni taşıyan alyuvarların parçalanmasına neden olur. Bebekte kansızlık ve buna bağlı sağlık sorunları ortaya çıkar.