Bir kuşakta
yeniden
kurulan hayat
Okulun, alfabenin, takvimin, kıyafetin, soyadının, bankanın ve hastanenin on yıl içinde değiştiği bir dönem. Eğitimden ekonomiye, toplumsal hayattan sağlığa uzanan inkılaplar bu ünitede.
Eğitim inkılabı tek bir kanunla başladı: bütün okullar tek çatı altına alındı. Dört yıl sonra alfabe değişti, ardından tarih ve dil kurumları kuruldu, üniversite yeniden yapılandırıldı.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesinden sonra birçok yabancı okul Türkiye'den ayrılmıştır. Yabancı okullara getirilen denetimler özellikle Fransa ile sorun yaşanmasına neden olmuştur.
Toplumsal inkılaplar gündelik hayatın en görünür kısmına dokundu: ne giyildiği, hangi takvimin kullanıldığı, hafta tatilinin hangi gün olduğu ve insanların birbirini nasıl adlandırdığı.
Takvim, saat ve ölçülerde yapılan değişikliğin amacı, Batılı devletlerle olan ekonomik ve siyasi ilişkileri kolaylaştırmaktır. Farklı takvim ve ölçü kullanmak, ticarette ve yazışmada sürekli çeviri gerektiriyordu.
Hayır. 30 Kasım 1925 tarihli kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış olsa da Eyüp Sultan, Mevlana, Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim gibi Türk-İslam büyüklerinin türbeleri kapatılmamıştır. Soruda "hepsi" ifadesi geçtiğinde dikkatli ol.
Lozan görüşmeleri sürerken İzmir'de toplanan Türkiye İktisat Kongresi, bağımsız ve millî ekonominin temellerini attı. Kongrede benimsenen kararlar ileriki yıllarda tek tek uygulandı.
1929'da ABD'de başlayan bunalım bütün dünyaya yayıldı. Türkiye de ciddi biçimde etkilendi ve alınan tedbirler, devletçilik ilkesinin ekonomideki karşılığı oldu.
1936'da hazırlıklarına başlanan II. Beş Yıllık Sanayi Planı, II. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine uygulanamamıştır. Yani uygulanan tek sanayi planı, 1934'te başlatılan I. Beş Yıllık Sanayi Planı'dır.
Karışık sırayla gelen bilgiyi oku, ait olduğu alanı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
50 sorudan oluşan bu test ile bu üniteyi ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Yerli ve yabancı bütün okullar Maarif Vekâleti'ne bağlandı. Eğitim-öğretimde birlik sağlanarak karma eğitime geçildi. Millî, laik ve çağdaş eğitimin temelleri atıldı. İlköğretim zorunlu ve parasız yapıldı. Medreseler kapatılarak yerine imam ve hatip okulları ile İlahiyat Fakültesi açıldı.
Azınlıklara ve yabancılara ait okullarda dinî ve siyasi propaganda yapılması yasaklandı. Maarif Vekâletine bağlanan askerî okullar kısa bir süre sonra tekrar Millî Savunma Bakanlığına bağlandı. Kanunun kabulünden sonra birçok yabancı okul Türkiye'den ayrılmış, denetimler özellikle Fransa ile sorun yaşanmasına neden olmuştur.
Okuma yazma oranında önemli artış yaşanmıştır. Konuşma dili ile yazma dili arasında birlik sağlanmıştır. Türkiye'nin Batı ile olan yakınlaşması hızlanmıştır.
Okuma yazma öğrenmeyi hızlandırmak amacıyla 1 Ocak 1929 tarihinde Millet Mektepleri açılmıştır. 24 Kasım 1928'de Mustafa Kemal'e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanı verilmiştir.
Türklerin dünya medeniyetine katkılarını araştırmak; Avrupa'da Türkler hakkında var olan olumsuz düşünceleri ortadan kaldırmak; millî birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkıda bulunmak; bilimsel kaynaklara dayalı olarak Türk tarihini ve Türkiye tarihini yazmak amacıyla açılmıştır.
Türk dilinin kökenlerini tespit etmek; aydın dili ile halk dili arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmak; Türkçeyi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak; Türkçenin uluslararası arenadaki değerini artırmak amacıyla açılmıştır.
İsviçreli bilim insanı Albert Malche'nin raporu doğrultusunda yükseköğretimde reform yapılmıştır. 1933 yılında Darülfünun kapatılıp yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Üniversite Reformu modern Türkiye'nin inşasına katkıda bulunmuştur.
1924'te Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası kuruldu ve Musiki Muallim Mektebi açıldı. 1934'te Millî Musiki ve Temsil Akademisi kuruldu. Resim, heykel ve opera gibi sanat dallarında önemli gelişmeler yaşandı.
Beden eğitimi dersleri okullarda yaygınlaştırılmaya çalışıldı. Beden eğitimi öğretmeni yetiştirmek için yükseköğretim kurumu açıldı. Spor eğitimi için yurt dışına öğrenciler gönderildi. Modern spor dallarının gelişmesi için devlet tarafından destek sağlandı.
Şapka İktisası Hakkında Kanun kabul edilmiştir; devlet memurlarına belli bir kıyafet ve şapka giyme zorunluluğu getirilmiştir. 1934'te çıkartılan kanun ile din adamlarının ibadet yerleri ve dinî törenler dışında dinî kıyafet giymeleri yasaklanmıştır.
Kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, müritlik gibi unvanların kullanılması ve dinî kıyafetlerinin giyilmesi yasaklanmıştır. Eyüp Sultan, Mevlana, Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim gibi Türk-İslam büyüklerinin türbeleri kapatılmamıştır.
26 Aralık 1925'te Hicri ve Rumi takvim yerine Miladi takvim ile uluslararası saat sistemi kabul edildi. 20 Mayıs 1928'de uluslararası rakamlar kabul edildi. 1931'de uluslararası ölçü ve ağırlık birimleri getirildi. 1934'te hafta tatili cumadan pazar gününe alındı. Amaç, Batılı devletlerle olan ekonomik ve siyasi ilişkileri kolaylaştırmaktır.
Resmî ilişkilerdeki karışıklıklar giderilmiştir. 24 Kasım 1934'te TBMM'de "Atatürk" soyadı verilmiş ve başka biri tarafından kullanılması yasaklanmıştır. Ağa, hacı, hafız, molla, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi, hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılmıştır. Toplumda eşitlik sağlanmıştır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kadın ve erkeklerin öğretim imkânlarından eşit oranda yararlanması sağlandı. Medeni Kanun ile Türk kadını toplumsal hayatta erkeklerle eşit haklara kavuştu. 1930'da belediye seçimlerine katılma, 1933'te muhtar ve aza seçilme, 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanılarak siyasi alanda kadın erkek eşitliği sağlandı.
İzmir'de gerçekleşen kongreye işçi, tüccar, çiftçi ve sanayi temsilcilerinden oluşan 1135 kişi katılmıştır. Kongrede Misak-ı İktisadi Kararları benimsenmiştir. Bağımsız ve millî ekonominin temelleri atılmıştır. Kongrede benimsenen kararlar ileride uygulanmıştır.
Aşar vergisi ve Reji İdaresinin kaldırılması; hammaddesi ülkede olan ürünlerin sanayilerinin kurulması; işçi haklarının düzenlenmesi; yabancıların elindeki işletmelerin millîleştirilmesi; millî bankaların kurulması; toprak reformu yapılması; demir yolları ulaşımının geliştirilmesi; koruyucu gümrük tarifelerinin kabulü ve bu konudaki dış müdahalelerin reddedilmesi.
Aşar vergisi kaldırıldı. Toprak reformu gerçekleştirildi. Tarım Kredi Kooperatifleri açıldı. Numune çiftlikleri kuruldu. Tarımla ilgili eğitim kurumları açıldı. Reji İdaresi kaldırıldı. Yabancı uzmanlar getirildi ve öğrenciler yurt dışına gönderildi. Ziraat Bankası çiftçiye kredi veren bir bankaya dönüştürüldü.
Tüccarlara özel kredi sağlamak için 1924 yılında İş Bankası kuruldu. 1926'da Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi. 1929'da Türk tüccarlar lehine gümrük vergilerinde düzenleme yapıldı. 1930'da Türk Parasını Koruma Kanunu çıkarıldı.
1925'te Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu. 1927'de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarıldı. Maden Tetkik Arama Enstitüsü açıldı. 1935 yılında Etibank kuruldu. 1934'te I. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmaya başlandı.
İş Bankası (1924), Ziraat Bankası (1924), Sanayi ve Maadin Bankası (1925), Merkez Bankası (1930), Sümerbank (1933), Halkbank (1933), Etibank (1935), Denizbank (1937).
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ABD'de başlayarak tüm dünyaya yayılmıştır. Avrupalı devletler ekonomide korumacılık eğilimi göstermişlerdir. 1930'lu yıllarda dünya ekonomisi parçalanma, dünya ticareti ve uluslararası sermaye hareketleri gerileme sürecine girmiştir. Türkiye ekonomik bunalımdan ciddi biçimde etkilenmiştir.
Ekonomide Devletçilik ilkesi benimsenmiştir. I. Beş Yıllık Sanayi Planı başlatılmıştır. Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuştur. Türk Parasını Koruma Kanunu çıkarılmıştır. Dış ticarette kliring sistemi uygulanmıştır. 1936'da hazırlıklarına başlanan II. Beş Yıllık Sanayi Planı, II. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine uygulanamamıştır.
1928'de bulaşıcı hastalıklarla mücadele amacıyla Ankara'da Hıfzıssıhha Enstitüsü kuruldu. 1930'da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çıkarıldı. Sağlık personeli yetiştirmek için okullar açıldı. Numune hastaneleri açıldı. Yerli serum üretildi ve çeşitli hastalıklara karşı yerli aşılar üretilmeye başlandı.
Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, 1923'te Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, 1935'te ise Türkiye Kızılay Cemiyeti adını aldı.
Türk milletinin çağdaş devletler seviyesine yükselmesini hedefler. Millet egemenliğini savunur. Akıl ve bilime önem verir. Millî kimlik ve kültürün korunması ve geliştirilmesine çalışır.
Millî Dil, Millî Kültür, Millî Tarih, Demokrasi, Çağdaşlaşma, Laiklik, Millî Birlik ve Beraberlik.