Kazanılan
savaş
masada bitti
Büyük Taarruz'un zaferle sona ermesi üzerine İtilaf Devletleri mütareke istedi. Mudanya'daki ateşkesten sekiz ay sonra Lozan'da imzalanan antlaşma, bugünkü bağımsız Türkiye Devleti'nin sınırlarını çizdi.
Mudanya Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşı'nın sonunda imzalanan mütarekedir (ateşkes anlaşmasıdır). Büyük Taarruz'un zaferle sona ermesi üzerine İtilaf Devletleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne mütareke çağrısında bulundu. Ateşkes görüşmeleri 3 Ekim 1922 tarihinde Mudanya'da başladı.
Mütareke, savaşan tarafların silahı geçici olarak bırakması demektir; barış antlaşması değildir. Mudanya bir ateşkestir, Lozan ise barış antlaşmasıdır. Sınavda en sık sorulan ayrım budur.
Mütareke çağrısını İtilaf Devletleri yaptı; muhatabı da Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. Yani yenilen taraf değil, savaşı kaybeden taraf masaya çağırdı. Bu, Büyük Taarruz'un ne kadar kesin bir sonuç verdiğinin göstergesidir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın ardından sıra barış görüşmelerine geldi. Barış Konferansı'nın İsviçre'nin Lausanne (Lozan) kentinde toplanmasına karar verildi. Ancak İtilaf Devletleri konferansa iki ayrı hükûmeti birden davet etti — ve bu davet, Osmanlı saltanatının sonunu getirdi.
Saltanatın kaldırılması yalnızca bir rejim tercihi değildi; doğrudan Lozan'ın sonucudur. İtilaf Devletleri konferansa iki hükûmeti birden davet ederek Türk tarafını masada bölmek istedi. İki başlılığı önlemenin tek yolu, İstanbul Hükûmeti'nin dayanağı olan saltanatı kaldırmaktı. Sınavda "sebep-sonuç" sorusu olarak sık gelir.
Lozan'da her sınır ayrı bir mantıkla çözüldü: kimi yeni çizildi, kimi daha önce imzalanmış bir antlaşmaya bağlandı, biri ise çözümsüz bırakılıp ertelendi. Düğmelere basarak her sınırın hangi belgeye dayandığını gör.
Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olacaktır. On İki Ada İtalya idaresinde; Gökçeada (İmroz), Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de; diğer Ege Adaları Yunanistan'da kalacaktır.
20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır. Böylece Hatay, Misak-ı Millî sınırları dışında kalmıştır.
Türkiye ile Irak arasındaki hudut anlaşmazlığı (Musul Sorunu), dokuz ay içinde Türkiye-İngiltere görüşmeleriyle çözümlenecektir. Lozan'da çözülemeyen tek sınır budur.
İran sınırı: 1639 tarihinde Osmanlı-İran arasında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır. Sovyet sınırı: 13 Ekim 1921'de SSCB ile imzalanan Kars Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır.
Suriye sınırı 1921 Ankara, Sovyet sınırı 1921 Kars, İran sınırı ise 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması'na dayanır. Yani Lozan bu üç sınırı yeniden çizmedi, daha önce çizilmiş olanı onayladı. Lozan'da yeni çizilen sınır Yunan sınırıdır; ertelenen ise Irak sınırıdır.
Aynı topraklar için hazırlanan iki metin. Aradaki tek fark, ikisi arasında geçen üç yıllık mücadeledir. Düğmelere basarak aynı konunun Sevr'de ve Lozan'da nasıl yazıldığını yan yana gör.
Osmanlı Devleti'nin borçları, topraklarından ayrılan ülkeler arasında pay edilerek ödenecektir. Türkiye'nin payına düşen borçlar taksitlere bağlanacaktır. Ayrıca Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kaldırılacaktır.
Azınlıklar Türk vatandaşı olacak, Türk kanunlarına tabi tutulacaktır. Böylece Avrupalıların azınlıkları bahane ederek içişlerimize karışması engellenmiştir.
İstanbul'da yaşayan Rumlar ve Batı Trakya'da yaşayan Türkler hariç, Türk ve Rum nüfus mübadele edilecektir (karşılıklı yer değiştirecektir).
Patrikhane İstanbul'da kalacak, fakat onun ekümenik yetkileri (bütün Ortodoksların üzerinde başkanlık iddiası) elinden alınacaktır. Bu düzenleme dinî özgürlüklere önem verildiğini ve hoşgörülü olunduğunu göstermiştir.
Yabancı okullar Türk Devleti'nin koyduğu kurallara uymak zorundadır; bu kurallara uymayanlar kapatılacaktır. Konunun bu şekilde düzenlenmesi, yabancı okulları bir iç sorun olarak gördüğümüzü kanıtlar.
| SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI | LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI |
|---|---|
| İzmir, Batı Anadolu'nun ve bütün Doğu Trakya Yunanistan'a bırakılacaktır. | Yunanistan Karaağaç'ı Türkiye'ye verecektir. Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olacaktır. |
| Urfa, Antep Fransa'ya kalacak; Adana'dan Kayseri ve Sivas'a kadar olan bölge Fransa'ya verilecektir. | 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır. |
| Rodos ve On İki Ada İtalyanlara, diğer Ege Adaları Yunanlara bırakılacaktır. | On İki Ada İtalya'da; Gökçeada (İmroz), Bozcaada Türkiye'de; diğer Ege Adaları Yunanistan'da kalacaktır. |
| Boğazlar, Osmanlı Devleti'nin üye olmadığı "Boğazlar Komisyonu" adlı uluslararası bir örgütün yönetimi altında ve bütün devletlerin gemilerine açık olacaktır. | Boğazlar Türkiye'nin başkanlığında uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecektir. Türkiye, Boğazlarda asker bulundurmayacaktır. |
| Kapitülasyonlardan tüm İtilaf Devletleri yararlanacaktır. | Adlî, mali, idari ve ekonomik ayrıcalıklar içeren kapitülasyonlar tamamen kaldırılacaktır. |
| Anadolu'nun doğusunda Ermenistan ve Kürdistan kurulacaktır. | Ermeni Devleti meselesi Türkiye'nin sert tepkisi ile reddedilerek müzakerelerden çıkarılmıştır. |
"Türkleri Avrupa'dan atmak" diye özetlenen yüzyıllık Avrupa siyaseti, Lozan'da iflas etmiştir. Anadolu'yu paylaşmak için Osmanlı Devleti'ne dayatılan Sevr Antlaşması rafa kaldırılmıştır. Bugünkü bağımsız Türkiye Devleti'nin sınırları çizilmiştir.
Karışık sırayla gelen maddeyi oku, ait olduğu başlığı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
40 sorudan oluşan bu test ile bu üniteyi ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Mudanya Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşı'nın sonunda imzalanan mütarekedir. Büyük Taarruz'un zaferle sona ermesi üzerine İtilaf Devletleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne mütareke çağrısında bulunmuşlardır. Ateşkes görüşmeleri 3 Ekim 1922 tarihinde Mudanya'da başladı.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın ardından sıra barış görüşmelerine geldi. Barış Konferansı'nın İsviçre'nin Lausanne (Lozan) kentinde toplanmasına karar verildi.
İtilaf Devletleri, Barış Konferansı'na Ankara Hükûmetinin yanında İstanbul Hükûmetini de davet etti. Bu durum 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasına neden oldu.
Konferansta Türkiye'yi İsmet Paşa başkanlığındaki bir heyet temsil etti. Görüşmeler 20 Kasım 1922-24 Temmuz 1923 tarihleri arasında sürdü.
TBMM Hükûmeti, Misak-ı Millî'de öngörülen hususları Batılılara kabul ettirmeyi hedefliyordu. Lozan'a gönderilen heyetten Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar konusunda pazarlık yapmaması, tam bağımsızlık ve ülke bütünlüğü ilkelerinden taviz vermemesi istendi.
Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olacaktır. On İki Ada İtalya idaresinde; Gökçeada (İmroz), Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de; diğer Ege Adaları Yunanistan'da kalacaktır.
20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır. Hatay, Misak-ı Millî sınırları dışında kalmıştır.
Türkiye ile Irak arasındaki hudut anlaşmazlığı (Musul Sorunu), dokuz ay içinde Türkiye-İngiltere görüşmeleriyle çözümlenecektir. Lozan'da çözüme bağlanamayan tek sınır budur.
1639 tarihinde Osmanlı ile İran arasında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır.
13 Ekim 1921'de SSCB ile imzalanan Kars Antlaşması'nda belirlenmiş olan sınır esas alınacaktır.
Osmanlı Devleti'nin borçları, topraklarından ayrılan ülkeler arasında pay edilerek ödenecektir. Türkiye'nin payına düşen borçlar taksitlere bağlanacaktır. Ayrıca Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kaldırılacaktır.
Azınlıklar Türk vatandaşı olacak, Türk kanunlarına tabi tutulacaktır. Böylece Avrupalıların azınlıkları bahane ederek içişlerimize karışması engellenmiştir.
İstanbul'da yaşayan Rumlar ve Batı Trakya'da yaşayan Türkler hariç, Türk ve Rum nüfus mübadele edilecektir.
Patrikhane İstanbul'da kalacak fakat onun ekümenik yetkileri elinden alınacaktır. Bu, dinî özgürlüklere önem verildiğini ve hoşgörülü olunduğunu göstermiştir.
Yabancı okullar Türk Devleti'nin koyduğu kurallara uymak zorundadır; uymayanlar kapatılacaktır. Bu düzenleme konuyu bir iç sorun olarak gördüğümüzü kanıtlar.
Sevr'de kapitülasyonlardan tüm İtilaf Devletleri yararlanacaktı. Lozan'da adlî, mali, idari ve ekonomik ayrıcalıklar içeren kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır.
Sevr'de Boğazlar, Osmanlı Devleti'nin üye olmadığı bir "Boğazlar Komisyonu" tarafından yönetilecekti. Lozan'da Boğazlar Türkiye'nin başkanlığında uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek, Türkiye Boğazlarda asker bulundurmayacaktı.
Sevr'de Anadolu'nun doğusunda Ermenistan ve Kürdistan kurulacaktı. Lozan'da Ermeni Devleti meselesi Türkiye'nin sert tepkisi ile reddedilerek müzakerelerden çıkarılmıştır.
Sevr'de İzmir, Batı Anadolu'nun ve bütün Doğu Trakya Yunanistan'a bırakılacaktı. Lozan'da ise Yunanistan Karaağaç'ı Türkiye'ye verecek, Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olacaktı.
Türkleri Avrupa'dan atmak diye özetlenen yüzyıllık Avrupa siyaseti Lozan'da iflas etmiştir. Anadolu'yu paylaşmak için Osmanlı Devleti'ne dayatılan Sevr Antlaşması rafa kaldırılmıştır. Bugünkü bağımsız Türkiye Devleti'nin sınırları çizilmiştir.