AYT PSİKOLOJİ · ÜNİTE 19 · RUH SAĞLIĞI: ÖLÇÜTLER, NORMAL VE NORMAL DIŞI

Aynı davranış bir yerde normal, başka yerde değil

Ruh sağlığı bireyin kendisi ve çevresi ile sürekli bir uyum içinde olmasıdır. Bu ünitede önce ruh sağlığının on bir ölçütünü tek tek göreceğiz, sonra onu korumanın yollarını (dayanıklılık · sosyal destek · denge · empati · hobiler) tanıyacağız. Ardından ünitenin en çok soru çıkan yerine geleceğiz: bir davranışın normal ya da normal dışı sayılması görecelidir — ortama, yere, zamana, davranışın sayısına ve şiddetine bağlıdır. En sonunda üç bozukluk grubunu yerine koyacağız.

01 / RUH SAĞLIĞI VE ÖLÇÜTLERİ

Uyum var mı, yok mu?

TANIM

Ruh sağlığı bireyin kendisi ve çevresi ile sürekli bir uyum içinde olmasıdır. Ruh sağlığının bozulması ise biliş, duygu ve eylemlerde meydana gelen tutarsızlık, aşırılık ve uyumsuzluk durumu olarak açıklanır.

NORMAL VE ANORMAL

Kişinin çevresindeki çoğunluğa uygun davranışlar göstererek uyumlu olabilmesi normal, çoğunluğa uygun davranışlar gösteremeyerek uyumsuz olması anormal olarak nitelendirilir.

DİKKAT · NE ZAMAN “RUHSAL RAHATSIZLIK”?

Bir uyumsuzluğun ruhsal rahatsızlık olarak kabul edilmesi için sürekli olması, günlük yaşamın rutinini ve kişiler arası ilişkileri gözle görülür bir şekilde bozması gerekir.

Üç şart birden aranır: süreklilik, günlük rutini bozma, kişiler arası ilişkileri bozma. Tek seferlik bir uyumsuzluk rahatsızlık sayılmaz.

ON BİR ÖLÇÜT · KAÇINI İŞARETLEYEBİLİYORSUN?

Her ölçüte tıkla; sağdaki sütun dolar. Ama sonucu okurken şu uyarıyı unutma: ruh sağlığının ölçütleri ideal ve tam bir iyilik hâlini yansıtır ve çoğu insanın ruh sağlığı ne ideal ruh sağlığı durumunda ne de ruhsal rahatsızlık boyutundadır. Yani sütunun tepeye çıkmaması bir sorunun işareti değildir.

RUHSAL AÇIDAN SAĞLIKLI OLMANIN ÖLÇÜTLERİ
  • Kişi kendisiyle uyumlu olmalıdır.
  • Kişi davranışlarını kontrol edebilmelidir.
  • Kişi, yaşadığı yakın ve uzak çevreyle ilişki kurup bu ilişkiyi sürdürebilmelidir.
  • Kişi insanlarla geçinme ve iş birliği yapmanın ötesinde sevgiye ve saygıya dayalı bağlar kurabilmelidir.
  • Kişinin kendine güveni olmalıdır.
  • Kişi, toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusunu edinmiş olmalıdır.
  • Kişinin geleceğe yönelik tasarıları olmalı ve bunlara ulaşmak için gerçekçi çabalarda bulunmalıdır.
  • Kişi karşılaştığı güç durumlara uyma esnekliği gösterebilmelidir.
  • Kişi bağımsız olarak girişimlerde bulunabilmelidir.
  • Kişinin, yaşadığı çevreyle ve toplumla ters düşmeyen değerleri ve inançları olmalıdır.
  • Kişinin mesleği dışında eğlendirici, dinlendirici ve kendini geliştirici uğraşları olmalıdır.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNE GÖRE SAĞLIK

Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hâlidir. Ruh sağlığının ölçütleri ideal ve tam bir iyilik hâlini yansıtır. Çoğu insanın ruh sağlığı ne ideal ruh sağlığı durumunda ne de ruhsal rahatsızlık boyutundadır. Örneğin günlük hayatta her insan üzülür ya da kaygılanır. Bireylerin ruhsal sorunlarının olması, ruhsal denge ve uyumlarının bozuk olduğu anlamına gelmez.

SÜREKLİLİK EKSENİ · ÇOĞU İNSAN NEREDE?

Kaydırağı oynat: solda ruhsal rahatsızlık, sağda ideal ruh sağlığı var. Ortadaki geniş bant, “çoğu insanın ruh sağlığı ne ideal ruh sağlığı durumunda ne de ruhsal rahatsızlık boyutundadır” cümlesinin karşılığıdır. İmleci bu bandın içine getirdiğinde altta o cümle çıkar.

RAHATSIZLIK İDEAL
RUHSAL YÖNDEN SAĞLIKLI İNSAN

Ruhsal yönden sağlıklı olan insan yaşadığı toplumun kurallarına, gelenek ve göreneklerine uyar, kurallara uymadığında ise çevreyi rahatsız etmeden yaşadığı çatışmayı çözmeyi başarabilir. Tutum ve davranışları ile çevresine huzur ve neşe verir. Ruh sağlığını korumak hem içsel hem de toplumsal barış açısından önemlidir.

02 / DAYANIKLILIK, DENGE VE EMPATİ

Ruh sağlığını ne koruyor?

DAYANIKLILIK

Ruh sağlığının korunmasında bireyin strese karşı dayanıklılığı önemli bir etkendir. Dayanıklılık, stresli durumlara uyum gösterebilme becerisidir. Dayanıklılığı yüksek olan kişi, yapacağı işin önemli olduğuna inanarak kendini o işe adar. Yaşadığı zorluklar karşısında dirençli olur. Yaşamının denetimini kendi sağlar. Zorluklara meydan okur.

SOSYAL DESTEK

Stres altındaki bireye çevresindeki insanlar tarafından sağlanan duygusal, bilişsel ve maddi yardımlar sosyal destek olarak tanımlanır. Yeterli sosyal desteğe sahip olmak ruh sağlığını korumada önemli bir etkendir. Sağlıklı bir bağlanmanın, güvenin ve yeterli bakımın olduğu iyimser bir ailede yetişen bireyler strese karşı daha dayanıklı olur. Birey sosyal çevresinden aldığı maddi, duygusal ve bilişsel destek ile yaşadığı stres ve zorluklara karşı daha dayanıklı olur.

İKİ KAYDIRAKLI DİRENÇ TEZGÂHI

Soldaki kaydırak kişisel dayanıklılığı, sağdaki sosyal desteği ayarlar. Canvas ortada bir stres yükü, altında da bu iki sütunun taşıdığı direnci çizer. İkisi birlikte yükseldiğinde yük taşınır; biri dibe indiğinde yük çöker. İki etken de ayrı ayrı “ruh sağlığını korumada önemli bir etken” sayılır.

DAYANIKLILIK
SOSYAL DESTEK
RUHSAL DENGE

İnsan denge durumunu ruhsal açıdan da sürdürmeyi amaçlar. Ruhsal denge insanın duygu, düşünce ve davranışları arasındaki uyumdur. Bu uyumun bozulması durumunda birey çeşitli yollarla bu dengeyi sağlamaya çalışır. Tüm ihtiyaçların karşılandığı bir denge durumu sağlamak ruhsal açıdan zordur.

EMPATİ

Birey, ruh sağlığını korumak için hem kendiyle hem de çevresiyle olumlu iletişim kurmalıdır. Kendisiyle ilgili sürekli başaramam ya da yapamam diye düşünen birey, bir süre sonra başarısız olduğunu hisseder. Çevreyle olumlu iletişim kurmak çok şeyi değiştirebilir. Çevreyle olumlu iletişimin en etkili yolu empati kurmaktır. Empati karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve anladığını ifade etmektir. Empatik düşüncenin amacı, anlaşıldığını hisseden bireyin duygularını empati kuran kişiye rahatlıkla anlatması ve bu sayede rahatlamasıdır.

HOBİLER

Zorunlu yapılan işler dışında, hobilere sahip olmanın ruh sağlığını koruyucu bir etkisi vardır. Küçük yaşlardan itibaren edinilen, yetişkinlikte de devam eden ve çeşitlenen bu hobiler bireyin kaliteli zaman geçirmesini sağlayarak hem beden hem de ruh sağlığını korur.

Hobiler, on bir ölçütten birinin de doğrudan karşılığıdır: kişinin mesleği dışında eğlendirici, dinlendirici ve kendini geliştirici uğraşları olmalıdır.

TUZAK · EMPATİ “ACIMAK” DEĞİLDİR

Tanım iki basamaklıdır: karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve anladığını ifade etmek. Yalnız içinden anlamak empati sayılmaz; ifade edilmeyen anlayış, tanımdaki amacı gerçekleştiremez — çünkü amaç, anlaşıldığını hisseden bireyin duygularını rahatlıkla anlatması ve bu sayede rahatlamasıdır.

03 / NORMAL VE NORMAL DIŞI

Ölçüt davranışta değil, bağlamda

NORMAL DAVRANIŞ

Normal davranış; yer, zaman ve duruma uygun olan, çoğunluğun doğru kabul ettiği davranıştır.

NORMAL DIŞI DAVRANIŞ

Normal dışı davranış; yer, zaman ve duruma uygun olmayan, çoğunluğun doğru kabul etmediği davranıştır. Normal dışı davranış “istatistiksel olarak” seyrek rastlanandır.

BEŞ ÖLÇÜT VE BİR SÖZCÜK: GÖRECELİ

Bir davranışın normal ya da normal dışı sayılması o davranışın yapıldığı ortama, yere, zamana, davranışın sayısına ve şiddetine bağlıdır ve görecelidir.

Herkes zaman zaman alıngan, bencil, çekingen, korkak ya da titiz olabilir. Bu davranışlar sürekli ve günlük rutini aksatıcı hâle geldiğinde normal dışı olarak kabul edilir.

AYNI DAVRANIŞ, DEĞİŞEN BAĞLAM

Bir davranış seç, sonra kaydırağı oynat. Kaydırak davranışın sayısını/şiddetini artırır; canvas eşiği geçtiğin anda göstergeyi normal dışına çevirir. Düğmelerdeki iki örnek doğrudan ders kitabından: günde birkaç defa el yıkamak normalken defalarca el yıkamak normal değildir; yerine göre gülmek doğal kabul edilir ve normaldir, herkesin üzgün olduğu bir hasta ziyaretinde kahkahalarla gülmek ise normal değildir. İkinci örnekte kaydırağı hiç oynatmasan bile ortam değiştiği için sonuç değişir — ölçütün göreceli olması budur.

SAYI / ŞİDDET
NORMAL Mİ, NORMAL DIŞI MI?

Aşağıdaki satırların bir kısmı doğrudan ders kitabının örnekleridir. Ölçütü uygula: ortam · yer · zaman · sayı · şiddet.

04 / NORMAL DIŞI DAVRANIŞLAR

Üç grup: psikosomatik, anksiyete, duygudurum

1) PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLAR

Korku, kaygı gibi psikolojik nedenlerden kaynaklanan bedensel rahatsızlıklardır. Psikosomatik bozukluklar, duyguların açık olarak belli edilmediği kültürlerde daha sık görülür. Fiziksel bir temeli olmayan baş, sırt, eklem ağrısı gibi bedensel yakınmalarla kendini gösterir. Bu yakınmalar kol ve bacaklarda kısmi felç, tamamen ya da kısmi körlük gibi daha ciddi boyutta da olabilir. Psikosomatik bozukluklarda ruhsal ve bedensel bulguların bir bütün olarak ele alınması gerekir.

Anahtar cümle: fiziksel bir temeli olmayan bedensel yakınma. “Ağrı gerçek değil” demez — nedeni psikolojiktir, ağrı gerçektir.

2) ANKSİYETE-KAYGI BOZUKLUKLARI

Anksiyete: Nedeni bilinmeyen tedirginlik, endişe, sıkıntı, bunaltı ve korku hâlidir. Anksiyete-kaygı bozukluğu; kalp çarpıntısı, nefes alamama, kaslarda gerginlik gibi fiziksel belirtiler gösterir.

a) FOBİ

Belirli nesne ve olay için duyulan, mantıksal olmayan aşırı korkudur. Örneğin sosyal fobi; sosyal ortamlarda duyulan korku, kişinin küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı biçimde davranacağından korkmasıdır.

b) PANİK ATAK

Çok kötü bir şeyin olacağı beklentisi ile aniden ortaya çıkan şiddetli tedirginlik, korku ve çaresizliğe paralel olarak kalp çarpıntısı, nefes darlığı, titreme, kendini kaybetme gibi fiziksel belirtileri olan kaygı hâlidir. Hasta normal bir olayı tehlike olarak algıladığından günlük yaşamında önemli kısıtlamalar yapar. Örneğin asansörde kapalı kalmaktan korktuğu için sekizinci kattaki daireye yürüyerek çıkar.

Ayrım: anksiyetenin nedeni bilinmez, fobinin nesnesi bellidir (belirli nesne ve olay), panik atak aniden ortaya çıkar.

3) MİZAÇ-DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

Kişinin uyaranlara karşı oluşturduğu uzun süreli öfke, neşe, nefret, üzüntü ve sıkıntı gibi duygusal tepkileri kapsar. Duygudurum bozukluğuna sahip kişiler genellikle aşırı duygusal iniş ve çıkışlar yaşarlar.

a) DEPRESYON (RUHSAL ÇÖKÜNTÜ)

Depresyon, ilgi ve istek kaybı başta olmak üzere bir dizi ruhsal ve bedensel belirtinin eşlik ettiği ruhsal bozukluktur. Depresyonda ana belirti çökkün duygu durumu, ilgi-istekte azalma olmasıdır. Bunun yanında konuşmada, düşünmede ve davranışta yavaşlama gözlenebilir. Depresyondaki kişi duygusal açıdan mutsuz, karamsar ve ümitsizdir. Kendine ve çevresine karşı ilgisi azalır. Zihinsel açıdan dikkat toplayamama ve unutkanlık belirtileri gösterir. Depresyonun yaşam boyunca görülme sıklığı toplumda %15, erkeklerde %5-12, kadınlarda %10-25’tir. Depresyon tedavilerinde psikoterapinin yanında antidepresan ilaçlar kullanılır.

b) BİPOLAR BOZUKLUK

Bipolar bozuklukta kişinin duygu durumu, maniden (taşkınlık) depresyona (çökkünlük) aşırı “iki uç” arasında değişir. Mani döneminde depresyonun tam aksine; taşkın, aşırı neşeli bir duygu durumu ve buna eşlik eden kendine aşırı güven, çok konuşma, düşünce ve davranışta hızlanma gibi klinik belirtiler bulunur. Bipolar bozukluğun toplumun genelinde yaşam boyu görülme sıklığı %1’dir. Bipolar bozukluk tedavilerinde psikoterapi ve ilaç tedavisi uygulanır.

BOZUKLUK GEZGİNİ · BELİRTİ, ÖRNEK VE SIKLIK

Beş düğme, beş tablo. Canvas seçtiğin bozukluğun duygudurum çizgisini çizer: depresyonda çizgi taban seviyesinde düz gider, bipolarda mani ile depresyon arasında salınır, panik atakta ani bir sivri tepe verir, fobide yalnız o nesne göründüğünde sıçrar, psikosomatikte duygu bastırılırken beden yükselir. Sıklık verilen iki bozuklukta (depresyon ve bipolar) altta yüzde çubukları da çizilir.

BOZUKLUK TABLOSU · ARAYARAK GEZ

“%15”, “asansör”, “mani”, “körlük” gibi bir sözcük ya da sayı yaz. Bu ünitedeki sayılar sınavda doğrudan sorulur.

TUZAK · DEPRESYON MU, BİPOLAR MI, PANİK ATAK MI?

Depresyon tek yönlüdür: çökkün duygu durumu, ilgi-istekte azalma. Bipolar iki yönlüdür: duygu durumu maniden depresyona aşırı “iki uç” arasında değişir. Panik atak ise bir duygudurum bozukluğu değil, bir anksiyete-kaygı bozukluğudur ve aniden ortaya çıkar. Sıklıklar da ayırt edicidir: depresyon %15, bipolar %1.

Tedavi ayrıntısı da ayrı sorulur: depresyonda psikoterapinin yanında antidepresan ilaçlar, bipolarda psikoterapi ve ilaç tedavisi uygulanır.

05 / GÜNLÜK HAYAT

Ruh sağlığı günlük hâlleriyle

Bu ünitenin en çok işe yarayan yanı, kendi hâlini ölçerken abartmamayı öğretmesi: bireylerin ruhsal sorunlarının olması, ruhsal denge ve uyumlarının bozuk olduğu anlamına gelmez.

SINAV HAFTASI KAYGISI

Sınav öncesi kaygılanman bir bozukluk işareti değildir: günlük hayatta her insan üzülür ya da kaygılanır. Rahatsızlık için üç şart aranır — sürekli olması, günlük rutini ve kişiler arası ilişkileri gözle görülür şekilde bozması.

EL YIKAMA

Örnek: günde birkaç defa el yıkamak normalken defalarca el yıkamak normal değildir. Davranışın kendisi değil, sayısı ölçütü değiştiriyor.

YANLIŞ YERDE GÜLMEK

Yerine göre gülmek doğal kabul edilir ve normaldir. Herkesin üzgün olduğu bir hasta ziyaretinde kahkahalarla gülmek ise normal değildir. Burada değişen tek şey ortam.

SUNUMDAN KORKMAK

Sınıfın önünde küçük duruma düşmekten korkmak sosyal fobi tanımına yakındır: kişinin küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı biçimde davranacağından korkması. Fobinin ayırt edici yanı, korkunun mantıksal olmaması ve belirli bir nesne ya da olaya bağlı olmasıdır.

SEKİZİNCİ KATA YÜRÜMEK

Panik atak örneği birebir bu: asansörde kapalı kalmaktan korktuğu için sekizinci kattaki daireye yürüyerek çıkmak. Kişi normal bir olayı tehlike olarak algıladığından günlük yaşamında önemli kısıtlamalar yapar.

SINAV SABAHI KARIN AĞRISI

Doktorun bir şey bulamadığı ağrılar psikosomatik bozukluk tanımına girer: korku, kaygı gibi psikolojik nedenlerden kaynaklanan bedensel rahatsızlıklar, fiziksel bir temeli olmayan baş, sırt, eklem ağrısı gibi bedensel yakınmalar.

ARKADAŞINI DİNLERKEN

“Anlıyorum, gerçekten zor bir gün geçirmişsin” demek empatidir; karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve anladığını ifade etmek. Amaç, anlaşıldığını hisseden bireyin duygularını rahatlıkla anlatması ve bu sayede rahatlamasıdır.

HAFTA SONU UĞRAŞIN

Gitar, resim, koşu, satranç… Bu da bir ölçüttür: kişinin mesleği dışında eğlendirici, dinlendirici ve kendini geliştirici uğraşları olmalıdır; hobiler hem beden hem de ruh sağlığını korur.

ZOR BİR HAFTAYI ATLATMAK

Ailen ve arkadaşların yanındaysa yükü daha kolay taşırsın: stres altındaki bireye çevresindeki insanlar tarafından sağlanan duygusal, bilişsel ve maddi yardımlar sosyal destek olarak tanımlanır. Kendi tarafındaki karşılığı dayanıklılıktır: stresli durumlara uyum gösterebilme becerisi.

OYUN · NORMAL Mİ, HANGİ BOZUKLUK MU?
0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

48 soruluk test · ruh sağlığının tanımı ve on bir ölçütü, Dünya Sağlık Örgütünün sağlık tanımı, dayanıklılık ve sosyal destek, ruhsal denge, empati ve hobiler, normal ve normal dışı davranış ölçütleri, psikosomatik bozukluklar, anksiyete-fobi-panik atak, depresyon ve bipolar bozukluk

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

On bir ölçüt, beş bağlam, üç bozukluk grubu

RUH SAĞLIĞI

Ruh sağlığı: bireyin kendisi ve çevresi ile sürekli bir uyum içinde olması. Bozulması: biliş, duygu ve eylemlerde meydana gelen tutarsızlık, aşırılık ve uyumsuzluk. Çoğunluğa uygun davranıp uyumlu olmak normal, uyumsuz olmak anormaldir. Bir uyumsuzluğun ruhsal rahatsızlık sayılması için sürekli olması, günlük yaşamın rutinini ve kişiler arası ilişkileri gözle görülür şekilde bozması gerekir.

ÖLÇÜTLER VE DSÖ

On bir ölçüt: kendisiyle uyum · davranışlarını kontrol · yakın ve uzak çevreyle ilişki kurup sürdürme · sevgi ve saygıya dayalı bağlar · kendine güven · toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusu · geleceğe yönelik tasarılar ve gerçekçi çaba · güç durumlara uyma esnekliği · bağımsız girişim · toplumla ters düşmeyen değer ve inançlar · meslek dışı eğlendirici, dinlendirici, geliştirici uğraşlar. Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hâlidir. Çoğu insanın ruh sağlığı ne ideal ruh sağlığı durumunda ne de ruhsal rahatsızlık boyutundadır.

KORUYUCU ETKENLER

Dayanıklılık: stresli durumlara uyum gösterebilme becerisi; dayanıklı kişi işine kendini adar, dirençlidir, yaşamının denetimini kendi sağlar, zorluklara meydan okur. Sosyal destek: stres altındaki bireye çevresindekilerce sağlanan duygusal, bilişsel ve maddi yardımlar. Ruhsal denge: insanın duygu, düşünce ve davranışları arasındaki uyum. Empati: karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve anladığını ifade etmek. Hobiler: kaliteli zaman geçirterek hem beden hem ruh sağlığını korur.

NORMAL VE NORMAL DIŞI

Normal davranış: yer, zaman ve duruma uygun olan, çoğunluğun doğru kabul ettiği. Normal dışı davranış: yer, zaman ve duruma uygun olmayan, çoğunluğun doğru kabul etmediği; “istatistiksel olarak” seyrek rastlanan. Karar ortama, yere, zamana, davranışın sayısına ve şiddetine bağlıdır ve görecelidir. Herkes zaman zaman alıngan, bencil, çekingen, korkak ya da titiz olabilir; bunlar sürekli ve günlük rutini aksatıcı hâle geldiğinde normal dışı sayılır.

PSİKOSOMATİK VE ANKSİYETE

Psikosomatik bozukluklar: korku, kaygı gibi psikolojik nedenlerden kaynaklanan bedensel rahatsızlıklar; duyguların açık olarak belli edilmediği kültürlerde daha sık; fiziksel bir temeli olmayan baş, sırt, eklem ağrısı; kısmi felç ya da körlük kadar ağır da olabilir. Anksiyete: nedeni bilinmeyen tedirginlik, endişe, sıkıntı, bunaltı ve korku hâli. Fobi: belirli nesne ve olay için duyulan mantıksal olmayan aşırı korku; sosyal fobi buna örnektir. Panik atak: çok kötü bir şey olacağı beklentisiyle aniden ortaya çıkan kaygı hâli; kişi günlük yaşamında önemli kısıtlamalar yapar.

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

Mizaç-duygudurum bozuklukları: uyaranlara karşı oluşturulan uzun süreli öfke, neşe, nefret, üzüntü, sıkıntı gibi duygusal tepkiler; aşırı duygusal iniş ve çıkışlar. Depresyon: ana belirti çökkün duygu durumu ve ilgi-istekte azalma; konuşma, düşünme ve davranışta yavaşlama, dikkat toplayamama, unutkanlık. Sıklık: toplumda %15, erkeklerde %5-12, kadınlarda %10-25; tedavide psikoterapi + antidepresan ilaçlar. Bipolar bozukluk: duygu durumu maniden (taşkınlık) depresyona (çökkünlük) iki uç arasında değişir; mani döneminde kendine aşırı güven, çok konuşma, düşünce ve davranışta hızlanma. Sıklık %1; tedavide psikoterapi ve ilaç tedavisi.