Seni sen yapan şeyin yarısı doğuştan geldi
Kişilik; bir insanı başkalarından ayıran duygu, düşünce, davranış gibi tüm özelliklerin tutarlı bir bütünlük içinde süreklilik göstermesidir. Bu ünitede önce mizaç ile karakteri ayıracağız — biri doğuştan, öteki sonradan. Sonra üç kuramı göreceğiz: Freud’un buzdağı ve id-ego-süper egosu, Maslow ve Rogers’ın benliki, Erikson’un sekiz dönemi. En sonunda kişiliğin nasıl ölçüldüğünü, hangi tekniğin hangi testin olduğunu tek tek yerine koyacağız.
Kişilik; bir insanı başkalarından ayıran duygu, düşünce, davranış gibi tüm özelliklerin tutarlı bir bütünlük içinde süreklilik göstermesidir. Kişilik doğuştan gelen biyolojik özelliklerle, çevreden gelen sosyal etkenlerin birbirini etkilemesiyle oluşur. Kişilik, bireye özgü ve biriciktir. Kişiliğin oluşumu yaşam boyu devam eder.
Tanımdaki dört sözcük ayrı ayrı sorulur: ayıran (bireye özgü), tutarlı bütünlük, süreklilik ve yaşam boyu devam eder. “Kişilik çocuklukta tamamlanır” diyen şık yanlıştır.
Mizaç, kişiliğin doğuştan gelen yönüdür. Mizacın şekillenmesinde iç salgı bezleri, hormonlar ve vücuttaki kimyasal değişikliklerin etkisi vardır. Duygusal, heyecanlı, soğukkanlı ve sakin gibi özellikler mizacın etkisiyle belirginleşir.
Karakter, kişiliğin sonradan kazanılan yönüdür. Müsriflik, cimrilik, bencillik, sabır vb. ahlaki özellikler karakteri yansıtır.
Ayırt etme kuralı tek cümle: sıfat ahlaki bir değerlendirme taşıyorsa (cimri, sabırlı) karakter; duygusal tepki hızını anlatıyorsa (heyecanlı, soğukkanlı) mizaçtır.
Aşağıdaki özellikleri doğru sütuna işaretle (boş → ✓ → ✗ → boş), sonra Denetle. Hepsi sayılan örneklerden ya da onların doğrudan karşılıklarından seçildi.
Düğmelerle iki listeyi gez. Canvas ortadaki kişilik çekirdeğine iki taraftan gelen etkileri çizer; seçtiğin tarafın okları kalınlaşır ve o tarafın maddeleri yanar. Soru “hangisi daha etkili” biçimindedir — “yalnız o etkilidir” değil.
Kişiliğin şekillenmesinde aile, genetik faktörler, koşullama, bilişsel ve sosyal koşullar etkilidir. Cinsiyet, zekâ kapasitesi, fiziksel özellikler, yetenekler, kalıtsal hastalıklar, psikomotor özellikler kalıtımın daha etkili olduğu alanlardır. İlgi, tutum, değerler, ahlaki özellikler, alışkanlıklar ve inançlar ise çevrenin daha etkili olduğu alanlardır.
Kişilik kuramlarının temel amacı; kişiliğin, kişiden kişiye neden değiştiğini ve nasıl geliştiğini açıklamaktır.
Bu kuramın en önemli temsilcisi olan Sigmund Freud, kişilik gelişimini bireyin bebeklik ve çocukluk yıllarına dayandırır. Freud’a göre kişilik, bilinçaltı süreçlerin etkisi altında gelişir. Bilinçaltına itilen duygu, düşünce, arzu ve istekler insanın kişiliğini etkiler.
Kaydırağı oynat: buzdağı suyun içinden yükselir, dışarıda kalan kısım büyür. Düğmelerle bir katman seç; o katman yanar ve altta tanımı çıkar. İnsanın bilinçliliğini bir buz dağına benzeten Freud’a göre bilinçlilik durumu üç bölümden oluşur. Kaydırağı sonuna götürdüğünde bile bilinçaltı hiç yüzeye çıkmaz — çünkü orası farkına varılmayan alandır.
Farkına varılan yaşantıların bulunduğu alandır.
Uygun ipuçları ile hatırlanabilen yaşantıların bulunduğu alandır.
Farkına varılmayan, bastırılan ilkel isteklerin bulunduğu alandır.
Freud’a göre kişiliğin üç katmanı bulunur.
Kişiliğin doğuştan gelen yönüdür. İlkel arzu ve istekleri, biyolojik gereksinimleri barındırır. İd; kişiliğin çocuksu tarafıdır, haz ilkesine dayanır, acıdan kaçar, kural tanımaz ve hemen doyuma ulaşmak ister.
Kişiliğin gerçeklikle ilgili yanıdır. İd ile süper egonun isteklerini uzlaştırmaya çalışır. Kişiliğin psikolojik yanıdır. Bilincin her üç katmanında da işlevde bulunur. Ego’nun temel amacı, biriken psişik enerjiyi boşaltmaktır.
Kişiliğin toplumsal yanıdır. Toplumun kural ve yasaklarını temsil eden suçlayıcı, cezalandırıcı, vicdani yöndür.
Bu üç katman sürekli etkileşim hâlindedir.
Sağlıklı bir kişilik, egonun id ile süper ego arasında dengeyi sağlamasına bağlıdır.
Kaydırak sol uçta id’in isteğini (haz, hemen doyum, kural tanımama), sağ uçta süper egonun isteğini (kural, yasak, vicdan, ceza) baskın kılar. Ortada durduğunda ego dengeyi sağlar ve gösterge yeşile döner. Bir senaryo düğmesine bastığında aynı sahnede üç katmanın ne söylediğini yan yana okursun.
Fenomen, kişinin kendisini ve çevresini kendine özgü bir şekilde algılama ve anlamlandırma biçimidir. Bu kuramın en önemli temsilcileri Abraham Maslow ve Carl Rogers’tır. İnsancıl yaklaşım olarak da bilinen bu yaklaşıma göre birey, yaşamıyla ilgili kararları vermekte özgürdür ve uygun koşullar sağlandığında kendi potansiyelini en üst düzeye kadar geliştirebilir. Ayrıca her birey eşsiz ve biriciktir. Fenomenolojik yaklaşımda benlik kavramı önemlidir.
İnsanın kendi kişiliğine ilişkin yargıları, görüşleri ve değerlendirmeleridir.
Bireyin kendisini özgün bir birey olarak değerli ve karşılaştığı sorunlarla başa çıkabilecek kadar yeterli hissedebilmesidir.
Bireyin sahip olduğu özelliklerden oluşur.
Bireyin olmak istediği benliktir, ümit ve isteklere dayanır.
DİKKAT: İdeal benlik ile gerçek benlik birbirine ne kadar yakınsa bireyin benlik saygısı o kadar yüksek olur.
Kaydırağı oynat: iki daire birbirine yaklaşır ya da uzaklaşır. Kesişme alanı büyüdükçe sağdaki benlik saygısı göstergesi yükselir. İlişki tek cümledir ve sınavda o cümle sorulur: ideal benlik ile gerçek benlik birbirine ne kadar yakınsa bireyin benlik saygısı o kadar yüksek olur.
Kuramın temsilcisi Erik Erikson’dur. Erikson’a göre temel kişilik özelliklerinin gelişimi yaşamın ilk yıllarıyla sınırlı değildir. Kişilik gelişimi bütün yaşam boyunca devam eder. Kişiliğin oluşmasında biyolojik faktörlerle birlikte sosyal çevre ve kişiler arası ilişkiler önemlidir. Erikson her gelişim döneminin kendine özgü gelişim görevleri olduğunu söyler.
Bireyin belli davranışları, belli dönemlerde kazanabilmesine kritik dönem denir.
Erikson, kişiliği 8 döneme ayırarak açıklar. Kişi her gelişim döneminde farklı bir çatışma ile karşılaşır. Birey bu çatışmalarla başa çıkabildiği oranda sağlıklı bir kişilik geliştirir.
DİKKAT: Belli bir dönemde yaşanan başarısızlık, uygun çevresel koşullar sağlanırsa sonraki dönemlerde giderilebilir. Bu cümle Freud ile Erikson’un ayrıldığı yerdir: Freud kişiliği bebeklik ve çocukluk yıllarına dayandırır, Erikson gelişimin bütün yaşam boyunca sürdüğünü ve eksiğin sonradan giderilebileceğini söyler.
Düğmeler yaş aralıklarıdır. Şeritte seçtiğin dönem yanar; altında o dönemin çatışması, dönemde ne olduğu ve hangi tutumun neye yol açtığı yazar. Kendi yaşının düştüğü dönemi de bul: 12-18 yaş, kimlik oluşumu bakımından kritik dönemdir.
“12-18”, “utanç”, “akran” gibi bir sözcük yaz; eşleşen satırlar kalır. Sınavda çoğunlukla yaş verilir çatışma sorulur ya da tersi.
| Ölçüt | Psikanalitik | Fenomenolojik | Psikososyal |
|---|---|---|---|
| Temsilci | Sigmund Freud | Abraham Maslow, Carl Rogers | Erik Erikson |
| Kişilik ne zaman kurulur? | Bebeklik ve çocukluk yıllarında | Uygun koşullarda potansiyel en üst düzeye kadar geliştirilebilir | Bütün yaşam boyunca devam eder |
| Belirleyici | Bilinçaltı süreçler | Bireyin kendine özgü algılama ve anlamlandırma biçimi | Biyolojik faktörlerle birlikte sosyal çevre ve kişiler arası ilişkiler |
| Anahtar kavramlar | Bilinç, bilinç öncesi, bilinçaltı; id, ego, süper ego | Fenomen, benlik, benlik saygısı, gerçek ve ideal benlik | Kritik dönem, gelişim görevi, sekiz dönem, çatışma |
İnsanlar; dış görünüşleri, genetik yapıları, yetişme biçimleri, eğitim düzeyleri, yakın çevrelerinden kazandıkları değer yargıları, zekâ ve yetenekleri, bilgi ve becerileri, görgüleri, alışkanlıkları, ilgi alanları, ihtiyaçları, öğrenme biçimleri ve kişilik yapıları ile birbirinden ayrılırlar. Bu farklılıklar aslında insanın bireysel bir varlık olduğunun göstergesidir. İnsanların farklılıkları onları biricik ve özel yapar.
Bireysel farklılıkların temelinde kalıtım ve çevrenin etkileri bulunmaktadır. Kalıtımla gelen göz, ten, saç rengi gibi özellikler her insanda farklıdır. Çevreden kaynaklı bireysel farklılıklar ise anne baba tutumlarından, bireyin çevresinde bulunan insanlardan, içinde yaşadığı toplum ve kültürden, doğum sırasında yaşadıklarından, sosyoekonomik düzeyden, çocuk bakım uygulamalarından kaynaklıdır. Ayrıca boy ve kilo gibi gelişimle ilgili özellikler ise hem kalıtım hem de çevrenin etkisi ile şekillenir.
Bireyler arasındaki sosyal, duygusal, fiziksel, bilişsel farklılıklar; topluma, dünyaya, kültüre çeşitlilik katar. İnsanlar bu farklılıklara saygı duyar ve birbirlerini oldukları gibi kabul ederse aralarındaki iletişim, sevgi, saygı, hoşgörü daha güçlü olur. Bu da birey ve toplum yaşamında barışı, hoşgörüyü ve refahı artırır.
Kişilik testleri, bireyin kişilik özelliklerini ve davranış biçimlerini belirlemeye ve çözümlemeye yarayan testlerdir. Bu testler, bir uzman tarafından uygulanıp yorumlandığında anlam kazanan araçlardır. Kişilik testleri eğitsel, mesleki ve rehberlik alanlarının tümünde kullanılsa da kişisel ve sosyal alanda daha çok tercih edilir. Kişilik testleri uyum sorunu yaşayan, psikolojik desteğe ihtiyacı olan bireyleri tespit edip bu bireylere doğru tanı koyulmasına kaynaklık eder. Ayrıca kimin hangi mesleğe uygun olduğunu belirlemek amacıyla da kullanılır.
Ölçme araçları ikiye ayrılır: önce üç teknik (otobiyografi · gözlem · görüşme), sonra üç grup test (anket ve envanterler · derecelendirme ölçekleri · projektif testler). Bir düğmeye bas: canvas ağacın o dalını yakar, altında tanımı, varsa üstünlüğü ve sınırlılığı çıkar. Sınavın en sevdiği tuzak, tekniği test diye sormaktır.
Bireyin öz yaşam öyküsünün kendisi tarafından yazılı olarak anlatılması tekniğine otobiyografi denir. Otobiyografide birey, geçmiş ve şimdiki yaşantısı ile geleceğe ilişkin planlarını yazılı olarak anlatır. Otobiyografi serbest ve planlı olmak üzere iki şekilde yazdırılabilir. Serbest yazımda bireye hiçbir yönlendirme yapılmaz. Sadece “Kendinizi tanıtan bir kompozisyon yazınız.” şeklinde bir yönerge sunulur. Planlı yazımda ise kişiye bazı konular verilerek sınırlandırma ve yönlendirme yapılır.
Bir ya da birden fazla araştırmacının bireyi değişik ortamlarda izleyerek elde ettikleri verileri kaydetmeleri şeklinde tanımlanabilir. Gözlem, kişilik özelliklerini doğal ortamda izleme fırsatı verir ve ayrıntılı bilgi sağlar ancak gözlenme etkisi ile gözlenen kişi doğal davranmayabilir. Ayrıca bu tekniğin uygulanması uzun zaman gerektirir.
Görüşmecinin, kişiliğini ölçeceği bireyle doğrudan doğruya iletişim kurmasına dayanan bir tekniktir. Görüşmede bireyin cevapları, jestleri, mimikleri ve beden dili değerlendirilir. Elde edilen sonucun güvenilir olması için görüşmecinin uzman olması ve objektif değerlendirme yapması gerekir. Görüşme yapılan kişinin doğal davranmama ihtimali de unutulmamalıdır.
Anket; bireyin ailesi, kişisel nitelikleri, duygu ve düşünceleri hakkında bilgi elde etmek amacıyla hazırlanmış yazılı veya sözlü sorular grubudur. Anket pratik, ekonomik ve değerlendirilmesi kolay bir tekniktir.
Kişilik envanterleri ise, kişinin belli durumlardaki tepki ve hisleri hakkında bilgi vermesine dayanan, cevapların seçenekler şeklinde sunulduğu ve cevaplayıcının kâğıt üzerinde işaretleme yaptığı testlerdir. Kişilik özellikleri, sorulara verilen “evet” ya da “hayır” cevaplarıyla değerlendirilir. Testin uygulandığı kişilerden, kendisiyle ilgili maddeleri işaretlemesi istenir.
Edwars Kişisel Tercih Envanteri (EKTE): Tek bir kişilik boyutunu ölçmek için Allen Edwars tarafından 1964 de hazırlanan envanterin amacı; özerklik, dayanıklılık, yakınlık, ilgi görmek, düzen vb. temel ihtiyaçları ölçmek ve bu ihtiyaçların bireydeki önem derecesini saptamaktır. Bu yolla kişilerin en güçlü ihtiyaçlarını bilmek ve bu ihtiyaçları giderebilecekleri en uygun seçenekleri bulmada bireylere yardımcı olmaktır.
Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI): Ruh sağlığı yönünden normal ve normal olmayan kişileri belirleme amacı ile geliştirilmiş bir kişilik testidir. 16 yaş ve üstü, en az orta eğitim seviyesindeki bireylere uygulanabilir. Envanteri cevaplayan kişinin zekâ düzeyinin 80’in üzerinde olması gereklidir. Teste tabi olan kişi her bir maddenin kendisine uygun olup olmadığını düşünerek “bilmiyorum”, “doğru”, “yanlış” cevaplarından birini seçer.
16 Kişilik Faktörü Envanteri (16 KFE): Raymond B. Cattel ve Herbert W. Eber tarafından 1995 yılında geliştirilmiştir. 16 KFE, hem bireysel hem de grup testi olarak uygulanabilmektedir. 16 yaş ve üzerindeki bireylere uygulanmaktadır. Kişiliğin 16 boyutunu ölçen alt testler bulunmaktadır. 16 KFE, 184 maddeden oluşan bir testtir. Test, çoktan seçmelidir.
Uyaran belirsiz olmadığı ve kişinin teste verebileceği cevaplar sınırlandırıldığı için MMPI testi kişiliği objektif olarak değerlendiren bir test olarak kabul edilir. Genellikle klinik alanda, okullarda, okul öncesi eğitim kurumlarında, iş yerlerinde kullanılmaktadır.
Cümlenin karşıtını da aklında tut: projektif testlerde uyaran belirsizdir ve cevap sınırlandırılmamıştır — bu yüzden onlar objektif sayılmaz. İki test grubunu ayıran ölçüt tam olarak budur.
Kişiliğin, başkaları üzerinde bıraktığı etkilere bakılarak değerlendirilmesidir. Derecelendirme ölçekleri, insanın belli kişilik özelliklerine ne oranda sahip olduğunu gösterir. Bireyi tanıyanlar onu çeşitli özellikleri bakımından değerlendirir. Özellikler iki uç arasında sıralanır ve bunların derecelendirilmesi istenir. Değerlendiren kişinin bakış açısı işin içine girdiğinden oldukça öznel bir yöntemdir.
Belirsiz bir nesne ya da uyaran verilerek bireyin bunu yorumlaması istenir. Bu yolla birey ilgilerini, tutumlarını, üzüntülerini, isteklerini kısaca hem bilinçli hem de bilinç dışı duygularını, ihtiyaçlarını ve dürtülerini bu nesneye veya uyarana yansıtır.
Sayılar bu ünitede çok sorulur: 56 · 67 · 40 · 10 · 184 · 16. “mürekkep”, “cümle”, “hikâye”, “184” gibi bir sözcük ya da sayı yaz.
Yansıtma temeli üzerine kurulmuş projektif bir testtir. Testte kişiden eksik verilen cümleleri tamamlaması istenir. Birey, bir ölçüde belirsiz bir uyarıcı karşısında kendi ilgilerini, duygularını tutumlarını, isteklerini ve üzüntülerini yansıtır. Test iki formdan oluşur. A formu 56 eksik cümleden oluşur ve 8-16 yaş aralığındaki çocuklara uygulanır; B formu 67 eksik cümleden oluşup 16 yaş üzeri bireylere uygulanır.
Uyumlu ve uyumsuz üniversite öğrencilerini ayırt etmek amacıyla hazırlanmış bir testtir. Test, yarım bırakılmış 40 cümle başlangıcından oluşur. Bireylerin korku, istek ve tutumlarını cümlelerde yansıtacakları varsayılır. Cümle tamamlamaları, örnek yanıtlara göre her cümleye 0’dan 6’ya kadar değişen sayılar verilerek puanlanır. Test puanının düşük olması deneğin uyumlu, puanının yüksek olması ise uyumsuz olduğunu göstermektedir.
H.A. Murray tarafından geliştirilmiştir. Siyah-beyaz resim ile boş bir kartondan oluşmaktadır. Resimler somut ve ayrıntıyı gösterecek şekilde değil, hayâl gücünü harekete geçirebilecek şekilde silik, kapalı ve sembolik olarak hazırlanmıştır. Bireyin resimlerle ilgili hikâye anlatması istenir. Bireyin anlattığı hikâye çözümlenerek bireyin ihtiyaçları, kompleksleri, duyguları, kişisel ilişkilerde ortaya çıkan sorunlarla başa çıkma tarzları açığa çıkarılmaya çalışılır.
Herman Rorschach tarafından hazırlanmıştır ve Rorschach Testi olarak bilinir. Bu testte mürekkep lekelerinden oluşan 10 adet kart kişiye gösterilir. Bireylerin kartlarda gördükleri şekilleri yorumlamaları, anlamlandırmaları istenir. Testte deneklerin algıları mürekkep lekelerini kullanarak analiz edilir. Bu test 7 yaş ve sonrası tüm yaş gruplarına uygulanabilir.
Test, 4-12 yaş arası çocuklara uygulanmak üzere yarım bırakılmış ve çocuk tarafından tamamlanması istenen 10 hikâyeden oluşur. Bu hikâyeler daha çok çocuklar için ve onların anlayabilecekleri, ilgilenebilecekleri şekilde hazırlanmıştır. Çocuğa yarım kalmış hikâye anlatılır ve onu tamamlaması gerektiği söylenir. Test uygulanırken deneğin kendini kolayca hikâyenin kahramanı yerine koyması gerekir.
Her satırı doğru sütuna işaretle. Ölçüt tek: uyaran belirsiz ve cevap sınırsızsa projektif, uyaran belirli ve cevap seçeneklerle sınırlıysa envanter; ölçme bir araca değil bir çalışma biçimine dayanıyorsa tekniktir.
Grupta olma isteği, problem çözme, amaçlarını gerçekleştirme, baskınlık, spontanlık, kuralları sorgulama, sosyal girişkenlik, mantık veya duyguyu kullanım, başkalarına güven, soyuta odaklılık, kendini ifade etme tercihi, kendini sorgulama, yeniliğe açıklık, karar verme tarzı, mükemmeliyetçilik ve gerginliği içerir.
Bu ünitenin kavramları en çok kendini tarif ederken ve başkalarını anlatırken çalışır.
Yeni bir sınıfta da, tatilde de, maçta da benzer tepkiler veriyorsan bu kişiliğin tanımıdır: tüm özelliklerin tutarlı bir bütünlük içinde süreklilik göstermesi.
“Heyecanlı”, “soğukkanlı”, “sakin” gibi sıfatlar mizaçtır — kişiliğin doğuştan gelen yönü. “Sabırlı”, “cimri”, “bencil” dediğinde ise karakterden söz ediyorsun.
“Şimdi istiyorum” diyen id (haz ilkesi, hemen doyum), “yarın sınav var” diyen süper ego, “bir dilim ye, sonra yat” diyen ego. Kural şudur: sağlıklı bir kişilik, egonun id ile süper ego arasında dengeyi sağlamasına bağlıdır.
Bir arkadaşının adını hatırlayamayıp ipucu verilince hatırlaman bilinç öncesine örnektir: uygun ipuçları ile hatırlanabilen yaşantıların bulunduğu alan.
Olmak istediğin hâl ideal benlik, gerçekten sahip olduğun özellikler gerçek benlik. İkisi birbirine uzaklaştıkça şu olur: ne kadar yakınsa benlik saygısı o kadar yüksek olur.
12-18 yaş, Erikson’a göre kimlik oluşumuna karşı rol karmaşası dönemidir ve bu süreçte merkezde aile değil akran grubu bulunur. Arkadaş grubunun bu yaşta bu kadar önemli olmasının kuramsal adı budur.
“Bak kuzenin ne yapmış” cümlesinin karşılığı 6-12 yaş döneminde yazılıdır: çocuğu başkaları ile kıyaslamak, yapamadıklarını ve yetersizliğini vurgulamak çocukta aşağılık duygusunun oluşmasına sebep olur.
Sosyal medyada çıkan “senin kişilik tipin” sonuçları ölçme aracı değildir. Şart açıktır: bu testler, bir uzman tarafından uygulanıp yorumlandığında anlam kazanan araçlardır.
Öğretmen “kendinizi tanıtan bir kompozisyon yazınız” derse serbest otobiyografi, başlıklar verirse planlı otobiyografi yazmış olursun. İkisi de aynı tekniğin iki biçimidir.
47 soruluk test · kişiliğin tanımı, mizaç ve karakter, kalıtım ve çevrenin etkili olduğu alanlar, Freud’un bilinç katmanları ve id-ego-süper ego, fenomenolojik kuram ve benlik, Erikson’un sekiz dönemi, kişiliğin ölçülmesinde teknikler ve testler
Kişilik: bir insanı başkalarından ayıran duygu, düşünce, davranış gibi tüm özelliklerin tutarlı bir bütünlük içinde süreklilik göstermesi. Doğuştan gelen biyolojik özelliklerle çevreden gelen sosyal etkenlerin birbirini etkilemesiyle oluşur; bireye özgü ve biriciktir, oluşumu yaşam boyu devam eder. Mizaç: doğuştan gelen yön; iç salgı bezleri, hormonlar, kimyasal değişiklikler etkilidir (duygusal, heyecanlı, soğukkanlı, sakin). Karakter: sonradan kazanılan yön; müsriflik, cimrilik, bencillik, sabır gibi ahlaki özellikler.
Kalıtımın daha etkili olduğu alanlar: cinsiyet, zekâ kapasitesi, fiziksel özellikler, yetenekler, kalıtsal hastalıklar, psikomotor özellikler. Çevrenin daha etkili olduğu alanlar: ilgi, tutum, değerler, ahlaki özellikler, alışkanlıklar, inançlar. Boy ve kilo gibi gelişimle ilgili özellikler ikisinin etkisiyle şekillenir.
Bilinç: farkına varılan yaşantılar. Bilinç öncesi: uygun ipuçları ile hatırlanabilen yaşantılar. Bilinçaltı: farkına varılmayan, bastırılan ilkel istekler. İd: doğuştan gelen yön, ilkel arzu ve biyolojik gereksinimler, haz ilkesi, kural tanımaz, hemen doyum ister. Ego: gerçeklikle ilgili yan, id ile süper egoyu uzlaştırır, her üç katmanda işlev görür, amacı psişik enerjiyi boşaltmaktır. Süper ego: toplumsal yan; kural ve yasakları temsil eden suçlayıcı, cezalandırıcı, vicdani yön. Sağlıklı kişilik, egonun dengeyi sağlamasına bağlıdır.
Temsilciler Maslow ve Rogers; insancıl yaklaşım da denir. Birey kararlarında özgürdür, uygun koşullarda potansiyelini en üst düzeye geliştirebilir, her birey eşsiz ve biriciktir. Benlik: kişinin kendi kişiliğine ilişkin yargı, görüş ve değerlendirmeleri. Benlik saygısı: kendini değerli ve sorunlarla başa çıkabilecek kadar yeterli hissedebilmek. Gerçek benlik sahip olunan, ideal benlik olunmak istenen; ikisi ne kadar yakınsa benlik saygısı o kadar yüksektir.
Kişilik gelişimi bütün yaşam boyunca sürer; kritik dönem, belli davranışların belli dönemlerde kazanılabilmesidir. 0-1 temel güvene karşı güvensizlik · 1-3 özerkliğe karşı kuşku ve utanç · 3-6 girişimciliğe karşı suçluluk · 6-12 başarıya karşı aşağılık duygusu · 12-18 kimlik oluşumuna karşı rol karmaşası · 18-30 yakınlığa karşı yalıtılmışlık · 30-65 üretkenliğe karşı durgunluk · 65 ve üstü benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk. Bir dönemdeki başarısızlık, uygun çevresel koşullar sağlanırsa sonraki dönemlerde giderilebilir.
Teknikler: otobiyografi (serbest / planlı), gözlem (doğal ortam, ayrıntılı bilgi; ama gözlenme etkisi ve uzun zaman), görüşme (doğrudan iletişim; cevap, jest, mimik, beden dili). Testler: anket ve envanterler (EKTE 1964 Edwars, temel ihtiyaçlar; MMPI normal ve normal olmayanı ayırır, 16 yaş üstü, zekâ 80 üzeri, “bilmiyorum/doğru/yanlış”, objektif; 16 KFE Cattel ve Eber 1995, 16 yaş üstü, 184 madde, çoktan seçmeli), derecelendirme ölçekleri (öznel), projektif testler (Beier 56/67, Rotter 40, Tematik Algı, Rorschach 10 kart, 7 yaş ve sonrası, Louisa Duss 10 hikâye, 4-12 yaş).