Aynı amaç, üç ayrı yöntem
Ekonominin temel sorunları, bu sorunlara kendi perspektifiyle çözümler geliştiren ekonomik sistemleri ortaya çıkarmıştır. Bu ünitede üç temel ekonomik sorun, kapitalist sistemin dokuz özelliği, sosyalist sistemin yedi özelliği, karma ekonominin altı özelliği ve Atatürk’ün “mutedil devletçilik” yaklaşımı var. Yöntemler farklı ama ortak amaç tektir.
Ekonomik sistemleri ezberlemeden önce sordukları soruyu görmek gerekir. Üç temel sorun vardır; her sistem bu üç soruya kendi cevabını verir.
Bir sorunu seç: çizim, o sorunun neyi ölçtüğünü gösterir. Tam kullanım kaynakların ne kadarının istihdam edildiğini, etkin kullanım hangi malın ne kadar üretileceğini, büyüme ve kalkınma üretim miktarının ve verimliliğin artışını sorgular.
Üretim elemanlarının tamamının istihdam edilmesi tam kullanım, bir kısmının istihdam edilmesi eksik kullanım adını alır. Tam kullanım sorunu, kaynakların tam kullanılıp kullanılamadığının sorgulanmasıdır.
Bir mal “Ne kadar, nasıl, ne zaman, nerede, kimin için üretilecek?” sorularına verilen cevapların toplamıdır. Talep edilen malın üretimi artar, talep edilmeyen malın üretimi azalır.
Üretim faktörlerinin, verimliliğin ve üretim miktarının artırılmasıdır. Böylece ekonomik büyüme ve refah seviyesi yükselir.
İkisi de “kullanım” diyor ama farklı şeyi ölçüyor. Tam kullanım ne kadarının istihdam edildiğine bakar — cevabı tam ya da eksik kullanımdır. Etkin kullanım neyin üretileceğine bakar — cevabı “Ne kadar, nasıl, ne zaman, nerede, kimin için?” sorularının toplamıdır. Soruda “istihdam” geçiyorsa tam kullanım, “hangi mal / kimin için” geçiyorsa etkin kullanım.
Ekonomik sistemler; toplumun ekonomik düzenini, ekonomik etkinliklerinin örgütlenme biçimini ve üretim teknolojisini belirler. Bu sistemler, ekonominin temel sorunu olan malların kimler için hangi yöntemlerle üretileceği ve bölüşüleceği sorununa farklı çözümler getirir. Dünyada örgütlenmeler farklı biçimlerde olmaktadır. Yöntem farklılıklarına rağmen amacın tek olduğunu söylemek mümkündür. Ortak amaç “insanoğlunun sonsuz ihtiyaç ve taleplerini sınırlı olanaklarla karşılamak”tır.
Kaydırağı sürükle: solda üretim araçları üzerindeki mülkiyet bireylere ait, sağda kamusal mülkiyet. Kaydırak sağa gittikçe devletin ekonomideki ağırlığı artar. Karma ekonomi ortada durur ama “kapitalizm ve sosyalizm arasında yer alan fakat özü itibarıyla kapitalizme yakın”dır — bu yüzden işaret tam ortada değil, sola yakın bir yerde başlar.
Kapitalist piyasa ekonomisinin temel aracı piyasa sistemidir. Kapitalist sistem, bireysellik ilkesine ve üretim araçları üzerindeki mülkiyetin bireylere ait olması anlayışına dayanır.
Bu sistemde ekonominin temel düzenlemeleri, merkezî yönetim tarafından yerine getirilir. Merkezî yönetim bu işlevini yerine getirirken merkezî ve makro bir ekonomi planını araç olarak kullanır. Üretim araçları üzerindeki mülkiyet biçimi, kamusal mülkiyet şeklindedir. Herkesin üretime katıldığı oranda üretimden pay alması öngörülür.
Karma ekonominin özel teşebbüse ve piyasa mekanizmasına dayanan bir yapısı vardır. Bu ekonomik sistem, kamu kesimi ile özel teşebbüsün birlikteliğini esas alır. Temel malların üretimi devlet denetiminde gerçekleştirilirken kısa vadede kâr getirecek yatırım alanları özel mülkiyet denetimindedir.
Bu sistemin faydacı bir yapısı vardır. Saf bir kapitalizm, kaynak israfına yol açmakta, adaletsiz bir gelir dağılımı yaratmaktadır. Karma ekonomide kaynaklar daha verimli kullanılır. Karma ekonomilerde kamu kesiminin ağırlığı zaman içinde değişebilir.
Son cümle sınavda işe yarar: karma ekonomi sabit bir oran değildir, kamu kesiminin ağırlığı zaman içinde değişebilir.
| Ölçüt | Kapitalist | Sosyalist | Karma |
|---|---|---|---|
| Üretim araçlarının mülkiyeti | bireylere ait, özel sektörün elinde | kamusal mülkiyet | kamu kesimi ile özel teşebbüs birlikte |
| Temel araç | piyasa sistemi | merkezî ve makro ekonomi planı | özel teşebbüs ve piyasa mekanizması |
| Devletin rolü | müdahale etmez, kontrolünü sağlar | temel düzenlemeleri merkezî yönetim yapar | kısmi müdahale, düzeltici önlemler |
| Üretimi belirleyen | kâr | temel gereksinimler | toplum tercihlerine uygun üretim |
| Bölüşüm | birey kendi çıkarı peşinde koşar | eşit ya da toplumun haklı göreceği eşitsizliklerle | kamu yararı ile bireysel çıkarlar bağdaştırılır |
| Özel teşebbüs | esastır | yoktur; özel mülkiyet sınırlıdır | vardır; kârlı bulmadığı alanda devlet girişir |
Kapitalist sistemin dördüncü maddesi iki yarımdan oluşur ve genellikle yarısı hatırlanır: “Devlet ekonomik yaşama müdahale etmez, kontrolünü sağlar.” Yani devletin hiç bulunmadığı değil, müdahale etmeyip kontrolü sağladığı bir düzen anlatılır. Karma ekonomide ise devlet kısmi olarak müdahale eder ve piyasa mekanizmasını düzeltici önlemler alır. Aradaki fark “var/yok” değil, müdahalenin derecesidir.
Üç sistemin özellikleri numaralı listeler hâlinde verilir: kapitalist 9, sosyalist 7, karma 6 madde. Hepsi aşağıdaki aranabilir tabloda; altındaki matriste kendini sınayabilirsin.
“mülkiyet”, “kâr”, “devlet”, “patent” gibi bir kelime yaz; sütun süzgeciyle yalnız sistem adında da arayabilirsin.
Maddelerden seçilmiş on iki cümle. Her satırda tek doğru sütun var.
Atatürk’ün özgün ekonomi yaklaşımı, Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemin koşullarına göre şekillendirilmiştir. O dönemde Osmanlı Devleti’nin borçları, sermaye ve yetişmiş eleman eksikliği, 1929-1930 Dünya Ekonomik Bunalımı Türkiye’yi olumsuz etkilemiştir. Vatandaşın elinde yeterli sermaye yoktur ve ekonominin altyapısını oluşturan banka, fabrika ve yol bulunmamaktadır. Dış ticaret tamamen yabancıların elindedir. İşte bu dönemde ekonomide devletçilik öne çıkmıştır.
Şeritteki her durak, devletçiliğe giden yolda sayılan bir halka. Bir durak seç: o halkanın açıklaması altta çıkar.
Cumhuriyetin ilanından sonra ekonomiyi canlandırmak için bir dizi önlem alınmıştır. Büyük çaplı ekonomik yatırımlar olan dokuma, şeker, cam, kâğıt, çimento, demir ve çelik fabrikaları devlet eliyle yapılmıştır.
Bunlar arasında Bursa’daki İplik Fabrikası, Turhal (Tokat) Şeker Fabrikası, İzmit Kâğıt ve Karton Fabrikası, Ankara Çimento Fabrikası, Karabük Demir ve Çelik Fabrikası yer almaktadır.
Atatürk’ün ekonomi alanında kendinden önce öne sürülmüş ekonomik sistemlerle ilgili ideolojilerden hangisini benimsediği konusunda birçok tartışma yürütülmüştür. Oysa Atatürk kendi ekonomik yaklaşımını zaman içinde oluşturmuş ve uygulamıştır.
Prof. Dr. Afet İnan’ın “Medeni Bilgiler” ve “Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları” kitaplarında Atatürk’ün “mutedil (ılımlı) devletçilik” terimini tercih ettiği anlaşılmaktadır. Bu kavram, Türkiye’deki devletçi ekonomi modelinin katı bir devlet kapitalizminden ve sosyalist bir ekonomik modelden farkını vurgulamak amacıyla kullanılmıştır.
Soldaki kutu dönemin başlangıç durumu: vatandaşın elinde yeterli sermaye yoktur. Sağdaki kutu sonucu: altı sanayi dalında fabrikalar devlet eliyle kurulmuştur.
Atatürk’ün ekonomik modeli, temelde kişisel girişime (ferdî teşebbüse) öncelik vermiş, bununla birlikte ılımlı bir devletçiliği de uygulamış, kendine özgü bir model olmuştur.
Cümlenin sırası önemlidir: önce kişisel girişime öncelik, bununla birlikte ılımlı devletçilik. Model ne katı devlet kapitalizmidir ne de sosyalist bir modeldir.
Adıyla sayılan beş fabrika ve hangi sanayi dalına ait olduğu. Şehir adı yazarak da arayabilirsin.
Okulun kantinini bir işletmeci çalıştırıyor ama fiyat listesini okul idaresi onaylıyor. Bu, karma ekonominin küçük hâli: devlet ve özel teşebbüs birlikte yer alır ve devlet, toplum tercihlerine uygun üretimi sağlamak amacıyla piyasa mekanizmasını düzeltici önlemler almaktadır.
Kulüp parasını “kim ne kadar çalıştıysa o kadar alsın” diye bölüştürmek, sosyalist sistemin ilkesidir: herkesin üretime katıldığı oranda üretimden pay alması öngörülür. “Herkese eşit” demek ise dördüncü maddedir: eşit şekilde ya da toplumun haklı göreceği eşitsizliklerle.
Sınıfta beş kişilik grup var, altı görev. Kimseyi boşta bırakmadan görev dağıtmaya çalışıyorsanız tam kullanım sorununu çözüyorsunuz: üretim elemanlarının tamamının istihdam edilmesi tam kullanım, bir kısmının istihdam edilmesi eksik kullanımdır.
Okul şenliğinde limonata mı, kek mi satacaksınız? Bu etkin kullanım sorunudur: “Ne kadar, nasıl, ne zaman, nerede, kimin için üretilecek?” sorularının cevabı. Kararınızı talebe göre veriyorsanız şu kuralı uyguluyorsunuz: talep edilen malın üretimi artar, talep edilmeyen malın üretimi azalır.
Telefon oyununun içindeki “sınırlı süre” kampanyaları, kapitalist sistemin yedinci maddesinin günlük hâli: temel ihtiyaçlar dışında başka tüketim alışkanlıkları yaratılır.
Tasarladığın oyunun ya da logonun başkası tarafından izinsiz kullanılmasına itiraz ediyorsan kapitalist sistemin sekizinci maddesine denk geliyorsun: patent, önemli bir özellik taşır. Dokuzuncusu da onunla birlikte anılır: araştırmaya ve geliştirmeye büyük önem verilir.
Aynı sokakta üç market varsa ve fiyatlar rekabetle belirleniyorsa ikinci madde işliyor: ekonomi serbest piyasa koşulları altında işler. Fiyat etiketlerini kimsenin merkezden belirlemediği bu düzen, sosyalist sistemin merkezî ve makro ekonomi planının tam tersidir.
Kâr getirmeyen bir hatta belediyenin otobüs çalıştırması, karma ekonominin altıncı maddesidir: özel girişimcinin yatırım yapmayı kârlı bulmadığı alanlarda toplum ihtiyaçlarını karşılamak için devlet girişimde bulunur.
Karabük, Turhal, İzmit, Bursa, Ankara… Tarih dersinde ezberlediğin fabrika listesi burada bir ekonomi politikasının kanıtı: vatandaşın elinde yeterli sermaye yoktur ve büyük çaplı ekonomik yatırımlar devlet eliyle yapılmıştır.
44 soruluk test · tam kullanım, etkin kullanım ve iktisadi büyüme sorunları, kapitalist sistemin dokuz özelliği, sosyalist sistemin yedi özelliği, karma ekonominin altı özelliği, dönemin koşulları, devlet eliyle kurulan fabrikalar ve mutedil devletçilik
Tam kullanım: üretim elemanlarının tamamının istihdam edilmesi tam kullanım, bir kısmının istihdam edilmesi eksik kullanımdır. Etkin kullanım: bir malın “Ne kadar, nasıl, ne zaman, nerede, kimin için üretilecek?” sorularına verilen cevapların toplamı; talep edilen malın üretimi artar, talep edilmeyen malın üretimi azalır. İktisadi büyüme ve kalkınma: üretim faktörlerinin, verimliliğin ve üretim miktarının artırılması.
Ekonomik sistemler; toplumun ekonomik düzenini, ekonomik etkinliklerinin örgütlenme biçimini ve üretim teknolojisini belirler. Yöntem farklılıklarına rağmen amaç tektir: “insanoğlunun sonsuz ihtiyaç ve taleplerini sınırlı olanaklarla karşılamak”.
Temel aracı piyasa sistemidir; bireysellik ilkesine ve üretim araçları üzerindeki mülkiyetin bireylere ait olması anlayışına dayanır. Dokuz özellik: özel mülkiyet esastır · serbest piyasa · üretim araçları özel sektörde · devlet müdahale etmez, kontrolünü sağlar · birey kendi çıkarı peşinde · belirleyici kâr · yeni tüketim alışkanlıkları yaratılır · patent önemlidir · araştırma ve geliştirmeye büyük önem verilir.
Temel düzenlemeleri merkezî yönetim yapar ve merkezî, makro bir ekonomi planını araç olarak kullanır; mülkiyet kamusaldır; herkes üretime katıldığı oranda pay alır. Yedi özellik: iktidar ve üretim araçları halk kontrolünde · üretim kâra göre değil temel gereksinimlere göre · emeğe öncelik · eşit ya da toplumun haklı göreceği eşitsizliklerle dağıtım · toplumun çıkarı önce · özel mülkiyet sınırlı · özel teşebbüs yok.
Kamu kesimi ile özel teşebbüsün birlikteliğini esas alır; temel malların üretimi devlet denetiminde, kısa vadede kâr getirecek yatırımlar özel mülkiyet denetimindedir. Saf kapitalizm kaynak israfına ve adaletsiz gelir dağılımına yol açtığı için karma ekonomide kaynaklar daha verimli kullanılır; kamu kesiminin ağırlığı zaman içinde değişebilir. Kendi tanımıyla kapitalizm ve sosyalizm arasında, özü itibarıyla kapitalizme yakındır.
Koşullar: Osmanlı Devleti’nin borçları, sermaye ve yetişmiş eleman eksikliği, 1929-1930 Dünya Ekonomik Bunalımı, banka, fabrika ve yol bulunmaması, dış ticaretin tamamen yabancıların elinde olması → ekonomide devletçilik öne çıkmıştır. Dokuma, şeker, cam, kâğıt, çimento, demir ve çelik fabrikaları devlet eliyle yapılmıştır: Bursa İplik, Turhal (Tokat) Şeker, İzmit Kâğıt ve Karton, Ankara Çimento, Karabük Demir ve Çelik. Terim: mutedil (ılımlı) devletçilik — Afet İnan’ın “Medeni Bilgiler” ve “Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları” kitaplarından anlaşılır. Model kişisel girişime (ferdî teşebbüse) öncelik vermiş, bununla birlikte ılımlı bir devletçiliği de uygulamış, kendine özgüdür.