Yer kabuğu
kırıldığında
ne olur?
Depremin oluşumu önlenemez ve ne zaman olacağı kesin olarak bilinemez. Ancak faylar üzerinde yapılacak çalışmalarla deprem felaketi yaşanabilecek yerler tahmin edilerek gerekli tedbirler alınabilir. Bu ünitede beş büyük afeti — depremi, tsunamiyi, volkanik püskürmeyi, kütle hareketlerini ve erozyonu — nedenleri, dünyadaki dağılışları ve Türkiye’deki durumlarıyla işliyoruz.
Afetler, can kayıplarının yanında doğal ve beşerî ortamda yıkımlara ve ekonomik kayıplara da neden olmaktadır. Afetten zarar görmüş ve zor durumda kalmış insanlara afetzede denir.
Afetlerden zarar görmüş ve zor durumda kalmış insanlar afetzede olarak adlandırılmaktadır. Afetzedeler, başta barınma ve beslenme olmak üzere acil yardıma ihtiyaç duymaktadır.
Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve ekonomik etkinliklerini sürdüremeyen afetzedelerin bir kısmı göç etmek zorunda kalmaktadır.
Afetlerin dünya üzerinde alansal dağılışında büyük bir dengesizlik vardır. Dünyanın bazı bölgelerinde sık sık afetler yaşanmaktayken bazı bölgelerinde afet riski yok denecek kadar azdır.
Afet türleri; zaman içinde gerçekleşme sayısı ve neden olduğu zararlar bakımından büyük farklılıklar gösterir.
Depremlerin büyük bölümü, yer kabuğunun fay hatları boyunca kırılmasıyla oluşan tektonik depremler şeklindedir. Deprem; can ve mal kayıplarına, başka afetlerin yaşanmasına ve beşerî yapıların yıkılmasına neden olabilen bir afet türüdür.
Konu özeti iki şeyi ayrı ayrı söyler: depremin oluşumu önlenemez ve ne zaman olacağı kesin olarak bilinemez; ama faylar üzerinde yapılacak çalışmalar ile deprem felaketi yaşanabilecek yerler tahmin edilerek bu konuda gerekli tedbirler alınabilir. Yani tahmin edilemeyen zamandır, yer değil. “Deprem hakkında hiçbir şey bilinemez” cümlesi bu yüzden yanlıştır.
Tsunamiler; deniz altında gerçekleşen büyük depremler, volkanik patlamalar veya heyelanlar nedeniyle meydana gelmektedir. Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu kıyıları, tsunaminin en çok yaşandığı kıyılardır.
Yapılan çalışmalar, Türkiye’de son 3000 yıllık süreçte 90’dan fazla tsunami meydana geldiğini göstermektedir.
Buna bağlı olarak başta Marmara olmak üzere ülkemizi çevreleyen bütün denizlerde yaşanabilecek şiddetli bir depremin 3-6 metre yüksekliğinde dalgalar oluşturacağı tahmin edilmektedir.
Endonezya ve Japon adaları, tsunamiden çok fazla etkilenen ve tsunami riskinin yüksek olduğu yerlerin başında gelmektedir.
Yeryüzünde 550 civarında aktif volkan olduğu ve bunlardan 50 ila 65 tanesinin yılda en az bir kere püskürdüğü bilinmektedir. Bu aktif volkanların %60’a yakını, ateş çemberi olarak adlandırılan, Büyük Okyanus kıyıları boyunca uzanan fay kuşağı üzerinde; %20’si Akdeniz çevresindedir.
Doğru cümle şudur: Türkiye’de aktif volkan bulunmamaktadır. Volkanik dağ ise vardır — Ağrı, Tendürek, Erciyes, Hasan Dağı ve Nemrut hepsi volkanik kökenlidir.
Kayıtlara geçen en son volkanik faaliyet (1441 ve 1443 yılları) Nemrut Volkanı’na aittir. Ağrı Dağı, Tendürek Dağı, Erciyes Dağı ve Hasan Dağı volkanlarının da tarihî çağlarda faaliyetlerini sürdürdüğüne dair bulgular mevcuttur.
Kütle hareketleri daha çok dağlık ve engebeli bölgelerde yamaç eğiminin fazla olduğu yerlerde gerçekleşir. Doğadaki çeşitli etkenler ya da insanların bazı faaliyetlerine bağlı olarak yamaç dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkar. Başlıca kütle hareketleri; heyelan, toprak kayması, kaya düşmesi ve çamur akıntılarıdır.
Bu ünitenin içeriği doğrudan uygulanabilir bilgi: nerede oturduğun, evde neyi sabitlediğin, sarsıntı anında ne yaptığın.
Deprem öncesinde yapılacaklar listesinde “devrilebilecek eşyalarınızı sabitleyiniz” maddesi var. Yatağının başucundaki kitaplık, o listedeki tek maddeyi tek başına karşılıyor: duvara vidalanmış bir raf ile vidalanmamış raf arasındaki fark, sarsıntı anında ölçülebilir bir fark.
Listedeki “ailenizle nasıl davranılması gerektiğini konuşunuz” maddesi beş dakikalık bir sohbet. Deprem sonrası herkesin nerede buluşacağını önceden konuşmuş bir aile, telefonlar çalışmadığında bile birbirini bulur.
“Deprem çantası hazırlayınız” maddesi soyut değil: konu özeti afetzedelerin başta barınma ve beslenme olmak üzere acil yardıma ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Çanta, ilk saatlerde bu ihtiyacı kendin karşılaman demek.
Deprem esnasında yapılacaklar arasında “kalabalık yerlerde merdiven ve asansörlere koşmayınız” maddesi var. Ders sırasında sarsıntı olursa doğru refleks koridora fırlamak değil, sağlam bir yer bulup başını korumak ve pozisyonunu sarsıntı bitene kadar değiştirmemek.
Listede araçtakiler için ayrı bir madde var: “Aracınızı durdurarak sabırla aracınızın içinde bekleyiniz.” Servis şoförü kenara çektiğinde inmek için acele etmemek, tam da bu maddenin karşılığı.
“Büyük bir depremden sonra artçı depremler devam edecektir.” Sarsıntı bittikten sonra “geçti” diyerek eve geri koşmak, deprem sonrası maddelerine aykırı; ayrıca yıkıntılar arasında gelişigüzel dolaşmamak gerekiyor.
Yaz tatilinde Trabzon veya Rize’ye giderken yol kenarındaki heyelan izlerini fark edersin. Türkiye’deki heyelanların %64’ü ilkbaharda ve çoğunlukla bu illerde oluyor — kar erimesi ve yağışın yamaç dengesini bozduğu mevsim.
Ağaçlandırma etkinlikleri süs değil: erozyonun en önemli nedeni bitki örtüsünün tahrip edilmesi. Konu özeti çözümü de aynı yerden veriyor — bitki örtüsü tahribatı önlenerek ağaçlandırma yapılmalıdır.
Japonya veya Endonezya’ya seyahat eden biri için sahildeki tsunami tahliye levhaları rutindir. Konu özeti bu iki yeri tsunami riskinin en yüksek olduğu yerlerin başında sayıyor; levhalar tam da bu yüzden var.
52 soruluk test · afetlerin etkileri, deprem kuşakları, tsunami, volkanik püskürme, kütle hareketleri ve erozyon