Yer altındaki taş yığınından şebekedeki elektriğe
Bu ünite iki yarıdan oluşuyor. Birinci yarıda maden kavramı ve onu ölçen üç terim var — rezerv, tuvenan, tenör — ardından on üç madenin kullanım alanı ve çıkarıldığı yerler. İkinci yarıda enerji kaynakları: beş yenilenemeyen (taş kömürü, linyit, petrol, doğal gaz, nükleer) ve beş yenilenebilir (hidroelektrik, güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle). Sonda Türkiye’nin 115.144 MW kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı ve madenciliğin GSYH içindeki payı var. Türkiye’nin yer altı kaynaklarının çeşitli olmasının sebebi tek cümlede: volkanizma ve dağ oluşumu hareketleri.
Bu dört tanım her yıl sorulur ve karıştırılır, çünkü üçü de aynı yatağın farklı aşamalarını anlatır.
Yer kabuğunun derinliklerinde bulunan ve ekonomik değer taşıyan minerallere maden denir.
Maden yatağında bulunan ve henüz işlenmemiş toplam maden miktarına rezerv denir.
Maden yatağından çıkarılan taş ve toprakla karışık maden miktarına tuvenan denir.
Maden yatağından çıkarılan mineral maddenin taş ve topraktan ayrıldıktan sonra elde edilen net maden miktarına tenör denir.
Canvas üç aşamayı sırayla canlandırır. Solda yer kabuğunun derinliğinde bir maden yatağı vardır; içindeki bütün maden, henüz hiç işlenmemiş hâliyle rezervdir. Ortada çıkarılan yığın durur: taş ve toprakla karışık, yani tuvenan. Sağda ayıklama sonrası kalan net maden vardır: tenör. Kaydırak yatağın zenginliğini değiştirir — yükselttikçe aynı miktar tuvenandan çıkan net maden (tenör) artar, düşürdüğünde aynı yığından çok az maden çıkar ve taş-toprak oranı büyür. Üç kutunun altındaki sayaçlar üç değeri aynı anda gösterir; böylece hangisinin hangisini kapsadığı görünür hâle gelir: rezerv ≥ tuvenan ≥ tenör.
Türkiye, yer altı kaynaklarının çeşitliliği bakımından zengin bir ülkedir. Bunun başlıca nedeni, ülke arazisinin oluşumu ve şekillenmesinde volkanizma ve dağ oluşumu hareketlerinin etkili olmasıdır.
Dikkat: cümle çeşitlilik diyor, "miktar" değil. Türkiye maden türü bakımından zengindir; her madende rezerv büyüklüğü aynı değildir.
On üç düğme, maden tablosundaki on üç satır. Canvasta şematik bir Türkiye kutusu vardır; seçtiğin madenin çıkarıldığı yerler noktalanır ve adlandırılır. Nokta sayısı madenin ne kadar dağınık olduğunu tek bakışta gösterir: krom altı bölgeye yayılırken lüle taşı yalnız Eskişehir’de, oltu taşı yalnız Oltu’dadır (Erzurum). Sağdaki panel o madenin kullanım alanlarını madde madde yazar; bir maden birden çok sanayiye gidiyorsa hepsi listelenir. Alt şeritteki etiket madenin türünü söyler: metalik maden, endüstriyel ham madde ya da süs taşı.
Türkiye kutusu şematik bir gösterimdir; ölçekli harita değildir, yerler yalnız birbirine göre konumlandırılmıştır.
Maden tablosunun tamamı burada. "Sivas", "çelik", "süs eşyası" ya da bir maden adı yazarak süz; sütun seçiciyle yalnız illerde ya da yalnız kullanım alanlarında arayabilirsin.
Oltu taşı ve lüle taşı tablonun son iki satırı ve ikisi de süs eşyası yapımında kullanılıyor. Fark ayrıntıda: oltu taşı süs eşyası ve tespih, lüle taşı süs eşyası, takı ve pipo yapımında kullanılır. Yerleri de tek bir noktadır: oltu taşı Oltu (Erzurum), lüle taşı Eskişehir. Adı yerini söyleyen tek maden oltu taşıdır — bunu hatırlarsan ötekini de karıştırmazsın.
Guleman Bölgesi, Sivas-Erzincan-Kop Dağ Bölgesi, Fethiye-Köyceğiz-Denizli Bölgesi, Mersin-Adana-Kayseri Bölgesi, Bursa-Kütahya-Eskişehir Bölgesi, İskenderun-Gaziantep Bölgesi — tabloda tek bir maden altı ayrı bölgeyle veriliyor, o da kromdur. Kullanım alanı: paslanmaz çelik yapımında, metal ve silah endüstrisi, kimya endüstrisi, metal kaplama ve boya maddeleri (pigment).
Roket ve jet yakıtları ile enerji üretimi, cam, cam yünü, porselen, hijyen ve temizlik ürünleri, çimento, ilaç ve boya sanayii — bu kadar farklı alanda kullanılan başka bir maden tabloda yok. Çıkarıldığı yerler: Kırka (Eskişehir), Bigadiç (Balıkesir), Kestelek (Bursa) ve Emet (Kütahya).
Türkiye’de enerji kaynakları ikiye ayrılır. Yenilenemeyen: taş kömürü · linyit · petrol · doğal gaz · nükleer enerji. Yenilenebilir: hidroelektrik · güneş enerjisi · rüzgâr enerjisi · jeotermal enerji · biyokütle enerjisi. Beşe beş.
Türkiye’de taş kömürü yatakları, Ereğli-Zonguldak-Amasra Havzası’nda yer alır. Taş kömürü, yüksek kalorili olduğundan çoğunlukla demir-çelik sanayisinde yakıt olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bu madenden Çatalağzı Termik Santrali’nde elektrik üretmek amacıyla da yararlanılmaktadır.
Tek havza, tek santral: Ereğli-Zonguldak-Amasra Havzası ve Çatalağzı Termik Santrali. Bu ikisi doğrudan sorulur.
Türkiye’de linyit çıkarılan önemli yerler; Elbistan (Kahramanmaraş), Soma (Manisa), Tunçbilek, Seyitömer ve Tavşanlı (Kütahya), Çan (Çanakkale), Yatağan (Muğla), Çeltek (Amasya), Nallıhan, Çayırhan (Ankara), Dodurga (Çorum) ve Aşkale (Erzurum) şeklinde sıralanabilir. Türkiye’de üretilen linyitin yarıdan fazlası termik santrallerde yakıt olarak, geriye kalan kısmı ise konutların ısıtılmasında ve sanayide kullanılmaktadır. Soma (Manisa), Seyitömer ve Tunçbilek (Kütahya), Yatağan (Muğla), Afşin-Elbistan (Kahramanmaraş) linyitle çalışan önemli termik santraller arasında yer almaktadır.
Türkiye’de başlıca petrol çıkarılan alanlar; Batman, Adıyaman, Siirt ve Diyarbakır’da yer almaktadır. Çıkarılan petrol; Batman, Kırıkkale, İzmit ve İzmir’deki rafinerilerde işlenmektedir. Türkiye’de petrol tüketiminin bir kısmı yerli üretim olup büyük kısmı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Türkiye’nin petrol ithalatı büyük oranda İran, Irak, Rusya, Suudi Arabistan, Kazakistan gibi ülkelerden yapılmaktadır.
İki liste ayrı ayrı sorulur: çıkarıldığı yerler (Batman, Adıyaman, Siirt, Diyarbakır) ve rafineriler (Batman, Kırıkkale, İzmit, İzmir). Batman ikisinde de var — karışan nokta budur.
Diğer fosil yakıtlara göre daha temiz bir enerji kaynağıdır. Hamitabat (Kırklareli) ve Çamurlu’da (Mardin) çıkarılır. Türkiye’deki doğal gaz ile elektrik elde edilen termik santraller; Hamitabat (Kırklareli), Ambarlı (İstanbul) ve Ovaakça’da (Bursa) bulunmaktadır. Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının bir kısmı Rusya, İran, Azerbaycan, Cezayir ve Nijerya’dan temin edilmektedir.
Nükleer enerji, nükleer santrallerde uranyum atom çekirdeklerinin parçalanması sonucu açığa çıkan enerjidir. Akkuyu’da (Mersin) nükleer santral inşası devam ederken, Sinop’ta nükleer santral kurmak için çalışmalara başlanmıştır.
Ortalama yağış miktarının yıllara göre değişmesi, hidroelektrik enerji üretiminde dalgalanmalara neden olmaktadır.
Türkiye’nin yüksek ve engebeli olması, hidroelektrik potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır. 2023 yılında elektrik üretiminin %19,6’sı hidroelektrik santrallerden elde edilmiştir.
Düğmeler beş yenilenemeyen kaynağı gezdirir. Canvasta sol tarafta kaynağın çıkarıldığı yerler, sağ tarafta o kaynakla çalışan santraller iki ayrı sütun hâlinde durur; aralarındaki oklar hangi yatağın hangi santrale gittiğini gösterir. Petrolde üçüncü bir sütun daha belirir: rafineriler, çünkü petrol santrale değil önce rafineriye gider. Doğal gaz ve petrolde ayrıca ekranın altında ithalat kanalı çizilir — ok üzerinde tedarikçi ülke adları akar, çünkü tüketimin büyük kısmı ithalatla karşılanıyor. Nükleerde ise sağ sütun iki kutuya iner: Akkuyu (inşa devam ediyor) ve Sinop (çalışmalara başlandı); ikisinin durumu kutu kenarında yazılıdır.
| Ölçüt | Taş kömürü | Linyit |
|---|---|---|
| Çıkarıldığı yerler | Ereğli-Zonguldak-Amasra Havzası | Elbistan, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Tavşanlı, Çan, Yatağan, Çeltek, Nallıhan, Çayırhan, Dodurga, Aşkale |
| Kalori | Yüksek kalorili | Kalori değeri belirtilmemiş |
| Başlıca kullanım | Demir-çelik sanayisinde yakıt | Yarıdan fazlası termik santrallerde yakıt |
| Diğer kullanım | Çatalağzı Termik Santrali’nde elektrik | Konutların ısıtılması ve sanayi |
| Yayılış | Tek havzada toplanmış | Ülke geneline dağılmış |
Türkiye’nin yüksek ve engebeli olması, hidroelektrik potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır. 2023 yılında elektrik üretiminin %19,6’sı hidroelektrik santrallerden elde edilmiştir.
Bu %19,6, üretimdeki paydır; kurulu güçteki hidrolik payı ise %28. İki sayı iki ayrı şeyi ölçer — "kurulu güç" bir kapasite, "üretim" ise o kapasitenin gerçekte ürettiğidir. Yağışa bağlı dalgalanma bu farkı yaratır.
Günümüzde konut, iş yeri ve seraların ısıtılması, sıcak su temini, tarım ürünlerinin kurutulması gibi birçok alanda kullanılan bu enerji kaynağı elektrik enerjisine çevrilebilmektedir. Ülkemizin iç ve güney kesimlerinde güneş santralleri yaygındır.
Çevreyi kirletmeyen temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Rüzgâr enerjisinden özellikle Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, İstanbul ve Çanakkale’de elektrik üretme amaçlı yararlanılmaktadır.
Yer altı suyu sıcaklığına bağlı olarak elektrik üretiminin yanı sıra konut ve seraların ısıtılması, termal turizm ve endüstri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Aktif bir tektonik kuşak üzerinde bulunan Türkiye, zengin jeotermal kaynaklara sahiptir. Bu enerjinin en önemli avantajları; yenilenebilir ve kesintisiz olması, düşük maliyetli olması, çevre kirliliğini minimum seviyede etkilemesi, aranması ve işletilmesinde ileri teknoloji gerektirmemesi ve yerli enerji kaynağı olması şeklinde sıralanabilir.
Jeotermalin avantajları beş madde hâlinde verilir; "kesintisiz olması" özellikle önemli, çünkü güneş ve rüzgâr kesintilidir.
Odun, tarımsal atıklar, kanalizasyon atıkları, endüstriyel organik atıkların vb. uygun teknoloji ve yöntemler kullanılarak enerjiye dönüştürülmesi ile elde edilir. Sürdürülebilme, kolay bulunabilme, çevreye zarar vermeme gibi avantajlara sahiptir.
Madencilik sektörü, sanayi ve enerji sektörünün çeşitli kollarına ham madde sağlamaktadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri madencilik sektörü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içinde madenciliğe düşen pay; gelişmiş ülkelerde %4, dünya genelinde %2, Türkiye’de ise %1,4 civarındadır.
Üç sayı, üç ölçek: gelişmiş ülkeler %4 · dünya %2 · Türkiye %1,4. Sıralama böyle akılda tutulur.
Halka Türkiye’nin kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımını gösterir: hidrolik %28 · doğal gaz %21,4 · kömür %19 · güneş %16,8 · rüzgâr %10,9 · jeotermal %1,5 · diğer %2,3. Bir dilime tıkladığında dilim öne çıkar, ortadaki sayaç o kaynağın yüzdesini ve MW karşılığını yazar. İki düğme dilimleri yeniden gruplar: yenilenebilir (hidrolik + güneş + rüzgâr + jeotermal) ile yenilenemeyen (doğal gaz + kömür) ayrı ayrı toplanır ve iki grup yan yana çubuk olarak karşılaştırılır. Böylece tek bakışta görülüyor: yenilenebilir kaynakların kurulu güçteki payı %57,2, fosil kaynakların payı %40,4, diğerleri %2,3.
| Yenilenemeyen enerji kaynakları | Yenilenebilir enerji kaynakları |
|---|---|
| Taş kömürü | Hidroelektrik |
| Linyit | Güneş enerjisi |
| Petrol | Rüzgâr enerjisi |
| Doğal gaz | Jeotermal enerji |
| Nükleer enerji | Biyokütle enerjisi |
Beşe beş. Nükleer enerji yenilenemeyen sütundadır — "temiz olduğu için yenilenebilirdir" diyen şık yanlıştır; sınıflandırma yakıtın (uranyumun) tükenebilir olmasına göre yapılır.
İki sayı da hidroelektrikle ilgili ama farklı şeyleri ölçer. %19,6, 2023’te üretilen elektriğin hidroelektrikten gelen payıdır. %28 ise 2024 Kasım sonu itibarıyla kurulu gücün hidrolik payıdır — yani kurulmuş kapasite. Kapasite yüksek olduğu hâlde üretim payının daha düşük kalmasının sebebi şudur: ortalama yağış miktarının yıllara göre değişmesi, hidroelektrik enerji üretiminde dalgalanmalara neden olmaktadır. Soruda "kurulu güç" mü "üretim" mi dendiğine bak.
Madenler görünmez ama her elektronik cihazın, her binanın ve her aracın içinde duruyorlar.
Kablonun içindeki telin bakır olması kullanım listesinde yazılı: elektrik santrallerinde ve kablo yapımında, elektrik-elektronik sanayisi, kimya sanayisi, kuyumculuk, boya sanayisi ve turistik eşya yapımı. Türkiye’de bakır Murgul (Artvin), Çayeli (Rize), Küre (Kastamonu) ve Maden (Elâzığ)’de çıkarılır.
Paslanmaz çeliği paslanmaz yapan şey krom: paslanmaz çelik yapımında, metal ve silah endüstrisi, kimya endüstrisi, metal kaplama ve boya maddeleri (pigment). Krom, tabloda altı ayrı bölgeyle verilen tek madendir — Türkiye’nin en yaygın maden yataklarından biri.
İçecek kutusunun ham maddesi boksit: uçak sanayisinde, otomobil, ev eşyaları ve elektrik malzemelerinin yapımında, konserve ve ambalaj sanayisinde, inşaat sektöründe. Seydişehir (Konya), Kokaksu (Zonguldak) ve Payas (Hatay) çıkarıldığı yerlerdir.
Buzlanan yola serpilen tuz, tuz kullanım listesinin son maddesi: insan gıdası, hayvan beslenmesi, dericilik, konservecilik, kimya sanayisi, buzlanmaya karşı kara yollarının tuzlanması. Çankırı, Gülşehir (Nevşehir), Yerköy (Yozgat) ve Tuzluca (Iğdır) başlıca çıkarıldığı yerler.
Aracın aküsü kurşun ve çinkonun en bilinen kullanımı: akü imalatı, galvanizleme. Çıkarıldığı yerler kalabalık: Balya (Balıkesir), Yenice (Çanakkale), Keban (Elazığ), Bolkar Dağları, Zamantı (Kayseri), Akdağmadeni (Yozgat), Doğu Karadeniz.
Okul ya da apartman çatısındaki paneller kurulu gücün %16,8’ini oluşturan güneş santrallerinin küçük hâli. Ülkemizin iç ve güney kesimlerinde güneş santralleri yaygındır — panelin verimi enleme ve gün ışığı süresine bağlı olduğu için.
Boğaz yolunda gördüğün türbin dizileri rüzgâr illerinden ikisinde: Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, İstanbul ve Çanakkale. Rüzgâr enerjisi çevreyi kirletmeyen temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır ve kurulu gücün %10,9’unu oluşturur.
Kaplıca bölgelerinde otelin yanındaki seralar aynı sıcak suyu kullanır: yer altı suyu sıcaklığına bağlı olarak elektrik üretiminin yanı sıra konut ve seraların ısıtılması, termal turizm ve endüstri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Sebep tek: aktif bir tektonik kuşak üzerinde bulunan Türkiye, zengin jeotermal kaynaklara sahiptir.
Hasat sonrası kalan sap ve saman yakılıp atılmak yerine enerjiye çevrilebiliyor: odun, tarımsal atıklar, kanalizasyon atıkları, endüstriyel organik atıkların vb. uygun teknoloji ve yöntemler kullanılarak enerjiye dönüştürülmesi ile elde edilir. Avantajları sürdürülebilme, kolay bulunabilme ve çevreye zarar vermeme.
Rastgele bir kullanım alanı, il listesi ya da yüzde gelir; doğru madeni veya enerji kaynağını seçmen istenir.
46 soruluk test · maden, rezerv, tuvenan ve tenör kavramları, on iki madenin kullanım alanı ve çıkarıldığı yerler, beş yenilenemeyen ve beş yenilenebilir enerji kaynağı ile kurulu güç dağılımı
Yer kabuğunun derinliklerinde bulunan ve ekonomik değer taşıyan minerallere maden denir. Maden yatağında bulunan ve henüz işlenmemiş toplam maden miktarına rezerv denir. Maden yatağından çıkarılan taş ve toprakla karışık maden miktarına tuvenan denir. Maden yatağından çıkarılan mineral maddenin taş ve topraktan ayrıldıktan sonra elde edilen net maden miktarına tenör denir. Türkiye, yer altı kaynaklarının çeşitliliği bakımından zengin bir ülkedir. Bunun başlıca nedeni, ülke arazisinin oluşumu ve şekillenmesinde volkanizma ve dağ oluşumu hareketlerinin etkili olmasıdır.
Demir: Gemi yapımı, otomotiv ve inşaat. Divriği (Sivas), Hasançelebi (Malatya), Avnik (Bingöl), Feke-Mansurlu (Adana) ve Kesikköprü (Kırıkkale). Krom: Paslanmaz çelik yapımında, metal ve silah endüstrisi, kimya endüstrisi, metal kaplama ve boya maddeleri (pigment). Guleman Bölgesi, Sivas-Erzincan-Kop Dağ Bölgesi, Fethiye-Köyceğiz-Denizli Bölgesi, Mersin-Adana-Kayseri Bölgesi, Bursa-Kütahya-Eskişehir Bölgesi, İskenderun-Gaziantep Bölgesi. Bakır: Elektrik santrallerinde ve kablo yapımında, elektrik-elektronik sanayisi, kimya sanayisi, kuyumculuk, boya sanayisi ve turistik eşya yapımı. Murgul (Artvin), Çayeli (Rize), Küre (Kastamonu), Maden (Elâzığ). Boksit: Uçak sanayisinde, otomobil, ev eşyaları ve elektrik malzemelerinin yapımında, konserve ve ambalaj sanayisinde, inşaat sektöründe. Seydişehir (Konya), Kokaksu (Zonguldak), Payas (Hatay). Manganez: Sert ve dayanıklı sanayi çeliği üretimi, kimya sanayisi. Tavas (Denizli). Kurşun ve çinko: Akü imalatı, galvanizleme. Balya (Balıkesir), Yenice (Çanakkale), Keban (Elazığ), Bolkar Dağları, Zamantı (Kayseri), Akdağmadeni (Yozgat), Doğu Karadeniz.
Bor mineralleri: Roket ve jet yakıtları ile enerji üretimi, cam, cam yünü, porselen, hijyen ve temizlik ürünleri, çimento, ilaç ve boya sanayii. Kırka (Eskişehir), Bigadiç (Balıkesir), Kestelek (Bursa) ve Emet (Kütahya). Fosfat: Gübre, yem, gıda, deterjan, alaşım metalürjisi, kâğıt, kibrit, harp ve kimya sanayileri. Mazıdağı (Mardin), Adıyaman, Bingöl, Şanlıurfa ve Bitlis. Tuz: İnsan gıdası, hayvan beslenmesi, dericilik, konservecilik, kimya sanayisi, buzlanmaya karşı kara yollarının tuzlanması. Çankırı, Gülşehir (Nevşehir), Yerköy (Yozgat) ve Tuzluca (Iğdır). Mermer: İnşaat sektörü, dekorasyon, heykelcilik, süs eşyası. Marmara Adası (Balıkesir), Balıkesir, Bursa, Bilecik, Muğla, Afyon, Burdur ve Denizli. Oltu taşı: Süs eşyası, tespih yapımı. Oltu (Erzurum). Lüle taşı: Süs eşyası, takı ve pipo yapımı. Eskişehir.
Enerji kaynakları yenilenemeyen (taş kömürü, linyit, petrol, doğal gaz, nükleer enerji) ve yenilenebilir (hidroelektrik, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, biyokütle enerjisi) olmak üzere ikiye ayrılır. Taş kömürü: Ereğli-Zonguldak-Amasra Havzası’nda yer alır; yüksek kalorili olduğundan çoğunlukla demir-çelik sanayisinde yakıt olarak kullanılır. Çatalağzı Termik Santrali’nde elektrik üretimi. Linyit: Elbistan (Kahramanmaraş), Soma (Manisa), Tunçbilek, Seyitömer ve Tavşanlı (Kütahya), Çan (Çanakkale), Yatağan (Muğla), Çeltek (Amasya), Nallıhan, Çayırhan (Ankara), Dodurga (Çorum) ve Aşkale (Erzurum). Üretilen linyitin yarıdan fazlası termik santrallerde yakıt olarak, geri kalanı konut ısıtma ve sanayide kullanılır. Soma, Seyitömer, Tunçbilek, Yatağan, Afşin-Elbistan önemli linyit termik santralleridir. Petrol: Batman, Adıyaman, Siirt ve Diyarbakır’da çıkarılır; Batman, Kırıkkale, İzmit ve İzmir’deki rafinerilerde işlenir. Tüketimin büyük kısmı ithalatla, büyük oranda İran, Irak, Rusya, Suudi Arabistan ve Kazakistan’dan karşılanır. Doğal gaz: Hamitabat (Kırklareli) ve Çamurlu’da (Mardin) çıkarılır. Termik santraller Hamitabat (Kırklareli), Ambarlı (İstanbul) ve Ovaakça (Bursa). İhtiyacın bir kısmı Rusya, İran, Azerbaycan, Cezayir ve Nijerya’dan temin edilir. Nükleer enerji: Nükleer santrallerde uranyum atom çekirdeklerinin parçalanması sonucu açığa çıkan enerjidir. Akkuyu’da (Mersin) inşa devam ederken Sinop’ta çalışmalara başlanmıştır.
Hidroelektrik: Türkiye’nin yüksek ve engebeli olması hidroelektrik potansiyelini yükseltmiştir; 2023 yılında elektrik üretiminin %19,6’sı hidroelektrik santrallerden elde edilmiştir. Ortalama yağış miktarının yıllara göre değişmesi, hidroelektrik enerji üretiminde dalgalanmalara neden olmaktadır. Güneş enerjisi: Konut, iş yeri ve seraların ısıtılması, sıcak su temini, tarım ürünlerinin kurutulması gibi alanlarda kullanılır ve elektrik enerjisine çevrilebilir. Ülkemizin iç ve güney kesimlerinde güneş santralleri yaygındır. Rüzgâr enerjisi: Çevreyi kirletmeyen temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, İstanbul ve Çanakkale’de elektrik üretme amaçlı yararlanılır. Jeotermal enerji: Elektrik üretiminin yanı sıra konut ve seraların ısıtılması, termal turizm ve endüstride kullanılır. Aktif bir tektonik kuşak üzerinde bulunan Türkiye zengin jeotermal kaynaklara sahiptir. Avantajları: yenilenebilir ve kesintisiz olması, düşük maliyetli olması, çevre kirliliğini minimum seviyede etkilemesi, aranması ve işletilmesinde ileri teknoloji gerektirmemesi ve yerli enerji kaynağı olması. Biyokütle enerjisi: Odun, tarımsal atıklar, kanalizasyon atıkları, endüstriyel organik atıkların uygun teknoloji ve yöntemlerle enerjiye dönüştürülmesiyle elde edilir. Sürdürülebilme, kolay bulunabilme, çevreye zarar vermeme avantajlarına sahiptir.
Madencilik sektörü, sanayi ve enerji sektörünün çeşitli kollarına ham madde sağlamaktadır. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içinde madenciliğe düşen pay; gelişmiş ülkelerde %4, dünya genelinde %2, Türkiye’de ise %1,4 civarındadır. 2024 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla ülkemiz kurulu gücü 115.144 MW’a ulaşmıştır. Kurulu gücün kaynaklara göre dağılımı: %28’i hidrolik enerji, %21,4’ü doğal gaz, %19’u kömür, %10,9’u rüzgâr, %16,8’i güneş, %1,5’i jeotermal, %2,3’ü diğer kaynaklar.
Rezerv işlenmemiş toplam, tuvenan taş-toprakla karışık çıkarılan, tenör ayıklanmış net madendir. Türkiye’nin maden çeşitliliğinin sebebi volkanizma ve dağ oluşumu. Taş kömürü tek havzada (Ereğli-Zonguldak-Amasra), linyit ülke geneline dağınıktır. Petrol Batman, Adıyaman, Siirt, Diyarbakır’da çıkar; Batman, Kırıkkale, İzmit, İzmir’de işlenir. Doğal gaz Hamitabat ve Çamurlu’da çıkar. Nükleer yenilenemeyen sütundadır. Hidroelektrik üretimde %19,6, kurulu güçte %28. Madenciliğin GSYH payı: gelişmiş ülkeler %4 · dünya %2 · Türkiye %1,4.