AYT COĞRAFYA · ÜNİTE 9 · TÜRKİYE’DE ORMANCILIK VE HAYVANCILIK

Orman büyüyor, tarımın payı küçülüyor

Türkiye’nin orman alanı 1973’te 20,2 milyon hektardı; 2023’te 23,4 milyon hektara çıktı ve ülke yüz ölçümünün %29,8’ini kaplıyor. Aynı yıllarda tarımın ekonomideki payı tam ters yönde ilerledi: GSMH’deki payı %54,8’den %6,2’ye, kırsal nüfus oranı %75,8’den %7,0’ye indi. Bu ünitede ormancılığı, dört hayvancılık kolunu ve tarımın Türkiye ekonomisindeki yerini dört tabloyla göreceğiz. Dikkat: üretim miktarı arttı, azalan şey payıdır.

01 / TÜRKİYE’DE ORMANCILIK

Elli yılda üç milyon hektar

ALAN VE ORAN

Türkiye’nin sahip olduğu yaklaşık 23,4 milyon hektar orman alanı, ülke yüz ölçümünün yaklaşık %29,8’ini kaplamaktadır.

NEDEN KIYIDA

Orman varlığının kıyılarda yoğunlaşması nem ve yağışın fazla olması ile ilgilidir. Bu durum ormancılık faaliyetlerinin kıyılarda gelişmesinde etkili olmuştur.

EKONOMİYE KATKISI

Ormanlar, Türkiye ekonomisine; tomruk, maden direği, telefon direği, sanayi, kâğıt, lif yonga odunu üretimiyle katkı sağlamaktadır. Bunların dışında geçmişe göre azalmakla birlikte yakacak ihtiyacının karşılanmasında da ormanlardan yararlanılmaktadır.

ORMAN ALANI GRAFİĞİ · 1973-2023

Grafik altı ölçüm yılını (1973, 1999, 2004, 2018, 2020, 2023) hektar değerleriyle çizer. Eğri boyunca sürekli bir artış vardır: 20.199.296 hektardan 23.363.000 hektara. Bir noktaya geldiğinde o yılın değeri, bir önceki ölçüme göre değişimi ve iki ölçüm arasındaki yıl farkı yazılır. Sağdaki halka Türkiye yüz ölçümü içindeki oranı gösterir: %29,8. Kaydırak yılı gezdirir; iki ölçüm arasındaki değerler doğrusal ara değerle tahmin edilir ve bu tahmin olduğu ayrıca belirtilir.

TABLO · YILLARA GÖRE TÜRKİYE’DEKİ ORMAN ALANLARI
Yıl Orman alanı (hektar)
197320.199.296
199920.763.248
200421.188.747
201822.343.000
202022.933.000
202323.363.000

Alan "yaklaşık 23,4 milyon hektar" olarak verilir; tablodaki 2023 değeri 23.363.000 hektardır. İkisi aynı sayının yuvarlanmış ve tam hâlidir.

02 / HAYVANCILIK FAALİYETLERİ

Dört kol, iki besleme biçimi

MERA (OTLAK) HAYVANCILIĞI

Meralarda otlatılan hayvanların ahır veya ağıllarda kaba yemle beslenmesine mera (otlak) hayvancılığı denir.

BESİ HAYVANCILIĞI

Ahırlarda genellikle yapay yemlerin kullanılmasıyla yürütülen hayvancılık faaliyetine besi hayvancılığı denir.

DÖRT KOL ŞEMASI · HAYVANCILIK FAALİYETLERİ

Canvas şemayı canlandırır: üstte HAYVANCILIK FAALİYETLERİ başlığı, altında dört sütun — küçükbaş (koyun, kıl keçisi, tiftik keçisi), büyükbaş (sığır, manda, at), kümes (tavuk, hindi, kaz) ve diğer (ipek böcekçiliği, arıcılık, su ürünleri). Düğmelerle bir kolu seçtiğinde o sütun yanar, alt kalemleri sırayla belirir ve başlıktan sütuna akan ok canlanır. Sağ alt köşedeki küçük gösterge o kolun kaç kalem içerdiğini sayar — dördü de üçer kalemdir, bu simetri şemayı akılda tutmayı kolaylaştırır.

GENEL DURUM

Türkiye’de hayvancılık, tarım sektörü içinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye, tür ve ırklarına göre hayvan sayısı bakımından zengin bir ülkedir. Hayvansal üretim; beslenmenin yanı sıra bazı bitkisel ve yan ürünlerin değerlendirilmesi, sanayiye ham madde sağlanması açısından da önemlidir.

VERİM NEDEN DÜŞÜK

Türkiye’de hayvansal üretimde görülen düşük verimin nedeni, yerli hayvan ırklarında et ve süt veriminin düşük olmasıdır.

Hayvansal üretimin daha verimli hâle gelebilmesi için mera hayvancılığından ahır hayvancılığına geçilmelidir.

Sebep ile çözüm iki ayrı cümlede verilir: sebep yerli ırkların düşük verimi, çözüm ahır hayvancılığına geçiş. Sorular çoğu zaman bu ikisini karıştırarak gelir.

ŞEHİR ÇEVRESİNDEKİ ÇİFTLİKLER

Türkiye’de özellikle büyük şehirlerin çevresinde hayvan yetiştirme çiftlikleri, tavuk çiftlikleri ve kültür balıkçılığı çiftliklerinin çoğaldığı görülür.

MERA mı, AHIR mı

İki tanım bir noktada kesişir: mera hayvancılığında hayvanlar meralarda otlatılır ama ahır veya ağıllarda kaba yemle beslenir; besi hayvancılığında ise beslenme ahırlarda ve genellikle yapay yemle yapılır. Ayrım yemin türündedir: kaba yem mi, yapay yem mi.

03 / TÜRLERİN DAĞILIŞI

Hangi hayvan nerede yetişir

TÜR GEZGİNİ · KOŞUL VE ALAN ŞEMASI

Her tür için canvas iki şey çizer. Solda doğal ortam koşulu ölçerleri vardır: yağış, bitki örtüsü türü (bozkır mı çayır mı) ve engebe. Koyunda bozkır ve yarı kuraklık tavan yapar, sığırda çayır ve yağış yükselir, kıl keçisinde engebe zirveye çıkar. Sağda şematik Türkiye kutusu vardır; o türün yetiştirme alanları noktalanır ve adlandırılır — koyunda iç kesimler, sığırda Marmara-Ege-Akdeniz ile Kuzeydoğu Anadolu, kıl keçisinde Toroslar, tiftik keçisinde Ankara çevresi, tavukta Bolu, Sakarya, Balıkesir ve Manisa, ipek böcekçiliğinde Diyarbakır, Şanlıurfa, Antalya ve Bursa, arıcılıkta dokuz il, balıkçılıkta Karadeniz, boğazlar ve Marmara Denizi.

Türkiye kutusu şematik bir gösterimdir; ölçekli harita değildir, yerler yalnız birbirine göre konumlandırılmıştır.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK

Türkiye’de doğal ortam koşulları ve sosyoekonomik nedenlere bağlı olarak küçükbaş hayvan sayısı çoktur. Özellikle iç kesimlerde etkili olan yarı kurak iklim koşulları ile bozkır bitki örtüsünün varlığı, koyun yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapılmasına imkân sağlamaktadır.

Kıl keçisi, Türkiye’de koyundan sonra en çok yetiştirilen küçükbaş hayvan türü olup özellikle Toroslar gibi dağlık ve engebeli alanlarda yaygın olarak görülmektedir. Kıl keçisinin ormanlarda otlatılması ağaçların gelişimine zarar vermektedir.

Tiftik Keçisi, ekonomik değeri yüksek olan tiftik (Ankara) keçisi başta Ankara olmak üzere İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilmektedir.

BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK

Türkiye’de et ve süt üretiminin büyük bölümü büyükbaş hayvancılıktan sağlanmaktadır. Türkiye’de büyükbaş hayvanlar arasında en fazla sığır yetiştiriciliği yapılır. Nüfusun yoğun olduğu Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu’da sığır yetiştiriciliği ahır hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Yazların serin ve yağışlı geçtiği, çayır bitki örtüsünün yaygın olduğu Kuzeydoğu Anadolu önemli sığır yetiştirme alanıdır.

İki ayrı sebep, iki ayrı alan: nüfus yoğunluğu → ahır hayvancılığı (Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu), serin-yağışlı yaz ve çayır → Kuzeydoğu Anadolu.

KÜMES HAYVANCILIĞI

Eti ve yumurtası için beslenen tavuk, hindi, kaz, ördek gibi kanatlı hayvanlar kümes hayvanları olarak adlandırılır. Türkiye’de üretimi ve tüketimi en fazla olan kanatlı hayvan tavuktur. 1970’li yıllarda aile işletmeciliği şeklinde yapılan kümes hayvancılığı, bugün modern çiftliklerde ticari amaçla yapılmaktadır. Özellikle büyük şehirlerin etrafında, tüketici nüfusun fazla olması nedeniyle modern kümes hayvancılığı tesisleri yaygınlaşmıştır. Bolu, Sakarya, Balıkesir ve Manisa tavuk yetiştiriciliğinin en fazla olduğu yerlerdir.

İPEK BÖCEKÇİLİĞİ VE ARICILIK

Genellikle yardımcı bir tarım kolu olan ipek böcekçiliği, dut ağacının bulunduğu her yerde yapılabilir. Diyarbakır, Şanlıurfa, Antalya ve Bursa ipek böcekçiliğinin en fazla yapıldığı yerlerdir. Son yıllarda yapay ipek üretiminin artmasına bağlı olarak Türkiye’de ipek böceği yetiştiriciliği azalmıştır.

Arıcılık, bal ve bal mumu üretmek amacıyla Türkiye’nin çoğu yerinde yapılmaktadır. Farklı iklim tiplerinin görüldüğü Türkiye, zengin ve çeşitlilik gösteren bitki örtüsüne sahiptir. Kars, Bitlis, Hakkâri, Rize, Ordu, Ankara, Muğla, Erzurum ve Konya arıcılık faaliyetlerinin ön plana çıktığı illerdir.

SU ÜRÜNLERİ

Sulardan temin edilen her türlü ekonomik kaynağa su ürünleri denir. Başlıca su ürünleri; balık, midye, ıstakoz ve süngerdir. Türkiye’de balıkçılık daha çok kıyı balıkçılığı şeklinde yapılmaktadır. Türkiye’de en fazla Karadeniz, boğazlar ve Marmara Denizi’nden balık avlanmaktadır.

Akarsu, tatlı su gölleri ve baraj göllerinde yapılan balıkçılık faaliyetlerine tatlı su balıkçılığı denir. Türkiye’de Eğirdir, Beyşehir, Çıldır, İznik ve Uluabat göllerinin sularının tatlı olmasından dolayı kerevit, inci kefali, sazan gibi balıklar avlanabilmektedir. Özel olarak düzenlenmiş havuzlarda bilimsel yöntemlerle ve ticari amaçla balık üretme işlemine de kültür balıkçılığı denir. Ülkemizde kültür balıkçılığı ile daha çok alabalık, sazan, çipura ve levrek üretimi yapılmaktadır.

DİKKAT: Türkiye’de açık deniz balıkçılığının yapılmaması ve beslenmede tüketilen su ürünleri oranının düşük olması nedeniyle balıkçılık yeterince gelişememiştir.

TUZAK · ÜÇ BALIKÇILIK TÜRÜNÜ AYIRMAK

Kıyı balıkçılığı denizin kıyıya yakın kesiminde yapılır ve Türkiye’de balıkçılığın ana biçimi budur. Tatlı su balıkçılığı akarsu, tatlı su gölleri ve baraj göllerinde yapılır — Eğirdir, Beyşehir, Çıldır, İznik ve Uluabat; ürünleri kerevit, inci kefali ve sazan. Kültür balıkçılığı ise doğada avlamak değil, özel olarak düzenlenmiş havuzlarda bilimsel yöntemlerle ve ticari amaçla üretmektir; alabalık, sazan, çipura ve levrek bu yolla elde edilir. Sazan hem tatlı su hem kültür balıkçılığında geçer — soruda "havuzlarda üretilen" ifadesini gördüğünde cevap kültür balıkçılığıdır. Türkiye’de açık deniz balıkçılığı yapılmaz.

ARANABİLİR LİSTE · TÜRLER, KOŞULLARI VE ALANLARI

"keçi", "Ankara", "kümes" ya da bir il adı yazarak süz. Bu ünitenin il listeleri en çok karıştırılan ayrıntılardır.

04 / TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Dört tablo, tek yön

Tarımsal üretim; gıda gereksinimini karşılaması, istihdam sağlaması, sanayi sektörüne ham madde temini ve ihracata katkı sunması yönünden Türkiye ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahiptir.

DÖRT EĞRİ PANOSU · 1927’DEN 2023’E

Dört düğme, dört tablo: kırsal nüfus oranı, tarımsal iş gücü oranı, tarımın GSMH içindeki payı ve dış ticaret gelirlerinde tarımın payı. Seçtiğin tablonun eğrisi çizilir, ölçüm yılları nokta olarak işaretlenir ve kaydırakla gezdirdiğin yılın değeri okunur. Dördünün de yönü aynıdır: aşağı. Ama düşüşün büyüklüğü farklıdır — kırsal nüfus %75,8’den %7,0’ye, tarımsal iş gücü %77,3’ten %13,4’e, GSMH payı %54,8’den %6,2’ye, dış ticaretteki pay %56,6’dan %3,1’e iner. Grafiğin altındaki ikinci şerit ise mutlak değeri gösterir: örneğin tarımın GSMH’si 0,45 milyar dolardan 69,4 milyar dolara yükselmiştir. Ekranda aynı anda duran bu iki çizgi ünitenin en kritik ayrımıdır — tarımsal üretim miktarı sürekli artarken tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmıştır.

KIRSAL NÜFUSUN TÜRKİYE NÜFUSU İÇERİSİNDEKİ PAYI
Yıl Toplam nüfus Köy nüfusu Oran (%)
192713.648.27010.342.39175,8
195020.947.18815.705.85174,9
198044.736.95725.091.95056,0
200067.803.92723.797.65335,0
201983.154.9975.987.1597,2
202385.372.3775.973.0857,0

Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne kadar kırsal nüfus oranı sürekli azalmıştır. 1927 yılında ülke nüfusunun yaklaşık %75,8’ini oluşturan kırsal nüfus, 2023 yılında ise toplam nüfus içinde yaklaşık %7’lik bir orana sahip olmuştur.

TARIMSAL İŞ GÜCÜNÜN EKONOMİK ETKİNLİK ALANLARINDAKİ YERİ
Yıl Toplam iş gücü Tarımsal iş gücü Oran (%)
195512.205.0009.440.00077,3
198018.522.00011.104.00059,9
200020.941.0007.371.00035,2
201928.080.0005.097.00018,2
202334.896.0004.695.00013,4

Türkiye’de tarımsal iş gücünde sanayileşmiş ülkelere göre yüksek bir oran görülmekteyken geçmişle kıyaslandığında ülke içinde ciddi bir gerileme söz konusudur.

TARIMIN ÜLKE GAYRİSAFİ MİLLÎ HASILASINDAKİ YERİ
Yıl GSMH (milyar $) Tarım (milyar $) Oran (%)
19270,820,4554,8
19503,081,4547,1
198068,7917,6425,6
2000273279,8
2019789,450,56,4
20231.118,569,46,2

Bir ülkede bir yıl boyunca ulusal kaynaklardan elde edilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarına göre hesaplanan toplam değerine gayrisafi millî hasıla (GSMH) denir. Cumhuriyet’in kurulmasından günümüze kadar olan sürede tarım sektörünün GSMH içindeki oranı büyük oranda azalmıştır.

DIŞ TİCARET GELİRLERİNDE TARIMIN YERİ
Yıl Dış satım geliri (milyar $) Tarım (milyar $) Oran (%)
19751,400,7956,6
19857,961,7221,6
199521,643,3110,7
200027,783,867,2
2019180,835,603,1
2022225,217,733,1

Dış ticarette özellikle 1980 sonrasında önemli değişimlerin yaşandığı Türkiye’de uzun yıllar tarımsal ürünler ihraç edilirken, sanayi malları ithal edilmiştir.

DİKKAT · MİKTAR ARTIYOR, PAY AZALIYOR

Tarım ve hayvancılığın Türkiye ekonomisindeki payı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oldukça fazlaydı. İzlenen tarım politikaları ve yaşanan gelişmelere bağlı olarak tarımsal üretim miktarı sürekli artarken tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmıştır. Bunun başlıca nedeni, sanayi ve hizmetler sektöründe yaşanan ekonomik gelişmelerdir.

Tablolar bunu sayıyla doğruluyor: tarımın GSMH’si 1927’de 0,45 milyar dolar, 2023’te 69,4 milyar dolar — yani mutlak değer 150 katın üzerinde arttı. Aynı sürede oran %54,8’den %6,2’ye indi, çünkü toplam GSMH çok daha hızlı büyüdü. "Tarımsal üretim azalmıştır" diyen bir şık bu yüzden yanlıştır.

05 / GÜNLÜK HAYAT

Kahvaltıdaki baldan tişörtündeki ipeğe

Bu ünitenin bütün konuları mutfakta, dolapta ve haber bülteninde karşına çıkıyor.

KAHVALTIDAKİ BAL KAVANOZU

Etiketinde Kars, Muğla ya da Rize yazması tesadüf değil: Kars, Bitlis, Hakkâri, Rize, Ordu, Ankara, Muğla, Erzurum ve Konya arıcılık faaliyetlerinin ön plana çıktığı illerdir. Türkiye’nin arıcılıkta güçlü olmasının sebebi farklı iklim tiplerinin görülmesi ve zengin, çeşitlilik gösteren bitki örtüsüdür.

TAVUKLU DÜRÜM

Kantindeki tavuk, Türkiye’de üretimi ve tüketimi en fazla olan kanatlı hayvandır. Elli yılda bir sektör değişti: 1970’li yıllarda aile işletmeciliği şeklinde yapılan kümes hayvancılığı, bugün modern çiftliklerde ticari amaçla yapılmaktadır. Bolu, Sakarya, Balıkesir ve Manisa en fazla üretim yapan illerdir.

MARKETTE ÇİPURA VE LEVREK

Balık reyonundaki çipura ve levrek çoğunlukla avlanmadı, üretildi: özel olarak düzenlenmiş havuzlarda bilimsel yöntemlerle ve ticari amaçla balık üretme işlemine kültür balıkçılığı denir. Ülkemizde kültür balıkçılığı ile daha çok alabalık, sazan, çipura ve levrek üretimi yapılmaktadır.

HAMSİ SEZONU HABERLERİ

Kasım haberlerinde hamsinin hep Karadeniz’den gelmesinin sebebi şudur: Türkiye’de en fazla Karadeniz, boğazlar ve Marmara Denizi’nden balık avlanmaktadır ve Türkiye’de balıkçılık daha çok kıyı balıkçılığı şeklinde yapılmaktadır.

ANNEANNENİN ANGORA KAZAĞI

"Angora" adı doğrudan tiftik keçisinden gelir: ekonomik değeri yüksek olan tiftik (Ankara) keçisi başta Ankara olmak üzere İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilmektedir. Kıl keçisiyle karıştırma — kıl keçisi Toroslar gibi dağlık alanlarda yaygındır.

ORMAN YANGINI HABERİ

Yangın haberlerinde "ülke yüz ölçümünün %29,8’i" ifadesini duyarsın: Türkiye’nin sahip olduğu yaklaşık 23,4 milyon hektar orman alanı, ülke yüz ölçümünün yaklaşık %29,8’ini kaplamaktadır. Ormanların kıyıda toplanmasının sebebi nem ve yağışın fazla olmasıdır.

KEÇİLERİN AĞACA TIRMANDIĞI VİDEO

Sosyal medyada dolaşan o video bir sorunun görüntüsü: kıl keçisinin ormanlarda otlatılması ağaçların gelişimine zarar vermektedir. Kıl keçisi koyundan sonra en çok yetiştirilen küçükbaş hayvan türüdür.

SÜT KUTUSUNUN ÜZERİNDEKİ İL

Süt ve etin çoğu büyükbaştan gelir: Türkiye’de et ve süt üretiminin büyük bölümü büyükbaş hayvancılıktan sağlanmaktadır ve büyükbaş hayvanlar arasında en fazla sığır yetiştiriciliği yapılır. Şehre yakın illerde bu üretim ahır hayvancılığı biçimindedir.

DERSTE "KÖYLER BOŞALIYOR MU" TARTIŞMASI

Sayılar tartışmayı bitiriyor: 1927 yılında ülke nüfusunun yaklaşık %75,8’ini oluşturan kırsal nüfus, 2023 yılında ise toplam nüfus içinde yaklaşık %7’lik bir orana sahip olmuştur. Ama dikkat — bu, tarımsal üretimin azaldığı anlamına gelmez: tarımsal üretim miktarı sürekli artarken tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmıştır.

OYUN · HANGİ KOL, HANGİ İL, HANGİ SAYI

Rastgele bir tanım, il listesi ya da tablo değeri gelir; doğru karşılığını seçmen istenir.

0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

46 soruluk test · orman alanı ve oranı, mera ve besi hayvancılığı, dört hayvancılık kolu ve türlerin yetiştirme alanları, su ürünleri ile tarımın ekonomideki yerini gösteren dört tablo

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Tek sayfada ormancılık ve hayvancılık

TÜRKİYE’DE ORMANCILIK

Türkiye’nin sahip olduğu yaklaşık 23,4 milyon hektar orman alanı, ülke yüz ölçümünün yaklaşık %29,8’ini kaplamaktadır. Orman varlığının kıyılarda yoğunlaşması nem ve yağışın fazla olması ile ilgilidir. Bu durum ormancılık faaliyetlerinin kıyılarda gelişmesinde etkili olmuştur. Ormanlar, Türkiye ekonomisine; tomruk, maden direği, telefon direği, sanayi, kâğıt, lif yonga odunu üretimiyle katkı sağlamaktadır. Bunların dışında geçmişe göre azalmakla birlikte yakacak ihtiyacının karşılanmasında da ormanlardan yararlanılmaktadır. Orman alanı: 1973 20.199.296 ha · 1999 20.763.248 ha · 2004 21.188.747 ha · 2018 22.343.000 ha · 2020 22.933.000 ha · 2023 23.363.000 ha.

HAYVANCILIĞIN GENEL DURUMU

Türkiye’de hayvancılık, tarım sektörü içinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye, tür ve ırklarına göre hayvan sayısı bakımından zengin bir ülkedir. Meralarda otlatılan hayvanların ahır veya ağıllarda kaba yemle beslenmesine mera (otlak) hayvancılığı denir. Ahırlarda genellikle yapay yemlerin kullanılmasıyla yürütülen hayvancılık faaliyetine besi hayvancılığı denir. Hayvansal üretim; beslenmenin yanı sıra bazı bitkisel ve yan ürünlerin değerlendirilmesi, sanayiye ham madde sağlanması açısından da önemlidir. Türkiye’de hayvansal üretimde görülen düşük verimin nedeni, yerli hayvan ırklarında et ve süt veriminin düşük olmasıdır. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerin çevresinde hayvan yetiştirme çiftlikleri, tavuk çiftlikleri ve kültür balıkçılığı çiftliklerinin çoğaldığı görülür. Hayvansal üretimin daha verimli hâle gelebilmesi için mera hayvancılığından ahır hayvancılığına geçilmelidir. Hayvancılık faaliyetleri: küçükbaş (koyun, kıl keçisi, tiftik keçisi), büyükbaş (sığır, manda, at), kümes (tavuk, hindi, kaz), diğer (ipek böcekçiliği, arıcılık, su ürünleri).

KÜÇÜKBAŞ VE BÜYÜKBAŞ

Türkiye’de doğal ortam koşulları ve sosyoekonomik nedenlere bağlı olarak küçükbaş hayvan sayısı çoktur. Özellikle iç kesimlerde etkili olan yarı kurak iklim koşulları ile bozkır bitki örtüsünün varlığı, koyun yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapılmasına imkân sağlamaktadır. Kıl keçisi, Türkiye’de koyundan sonra en çok yetiştirilen küçükbaş hayvan türü olup özellikle Toroslar gibi dağlık ve engebeli alanlarda yaygın olarak görülmektedir. Kıl keçisinin ormanlarda otlatılması ağaçların gelişimine zarar vermektedir. Ekonomik değeri yüksek olan tiftik (Ankara) keçisi başta Ankara olmak üzere İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilmektedir. Türkiye’de et ve süt üretiminin büyük bölümü büyükbaş hayvancılıktan sağlanmaktadır. Büyükbaş hayvanlar arasında en fazla sığır yetiştiriciliği yapılır. Nüfusun yoğun olduğu Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu’da sığır yetiştiriciliği ahır hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Yazların serin ve yağışlı geçtiği, çayır bitki örtüsünün yaygın olduğu Kuzeydoğu Anadolu önemli sığır yetiştirme alanıdır.

KÜMES, İPEK BÖCEKÇİLİĞİ VE ARICILIK

Eti ve yumurtası için beslenen tavuk, hindi, kaz, ördek gibi kanatlı hayvanlar kümes hayvanları olarak adlandırılır. Türkiye’de üretimi ve tüketimi en fazla olan kanatlı hayvan tavuktur. 1970’li yıllarda aile işletmeciliği şeklinde yapılan kümes hayvancılığı, bugün modern çiftliklerde ticari amaçla yapılmaktadır. Özellikle büyük şehirlerin etrafında, tüketici nüfusun fazla olması nedeniyle modern kümes hayvancılığı tesisleri yaygınlaşmıştır. Bolu, Sakarya, Balıkesir ve Manisa tavuk yetiştiriciliğinin en fazla olduğu yerlerdir. Genellikle yardımcı bir tarım kolu olan ipek böcekçiliği, dut ağacının bulunduğu her yerde yapılabilir. Diyarbakır, Şanlıurfa, Antalya ve Bursa ipek böcekçiliğinin en fazla yapıldığı yerlerdir. Son yıllarda yapay ipek üretiminin artmasına bağlı olarak Türkiye’de ipek böceği yetiştiriciliği azalmıştır. Arıcılık, bal ve bal mumu üretmek amacıyla Türkiye’nin çoğu yerinde yapılmaktadır. Kars, Bitlis, Hakkâri, Rize, Ordu, Ankara, Muğla, Erzurum ve Konya arıcılık faaliyetlerinin ön plana çıktığı illerdir.

SU ÜRÜNLERİ

Sulardan temin edilen her türlü ekonomik kaynağa su ürünleri denir. Başlıca su ürünleri; balık, midye, ıstakoz ve süngerdir. Türkiye’de balıkçılık daha çok kıyı balıkçılığı şeklinde yapılmaktadır. Türkiye’de en fazla Karadeniz, boğazlar ve Marmara Denizi’nden balık avlanmaktadır. Türkiye’de açık deniz balıkçılığının yapılmaması ve beslenmede tüketilen su ürünleri oranının düşük olması nedeniyle balıkçılık yeterince gelişememiştir. Akarsu, tatlı su gölleri ve baraj göllerinde yapılan balıkçılık faaliyetlerine tatlı su balıkçılığı denir. Türkiye’de Eğirdir, Beyşehir, Çıldır, İznik ve Uluabat göllerinin sularının tatlı olmasından dolayı kerevit, inci kefali, sazan gibi balıklar avlanabilmektedir. Özel olarak düzenlenmiş havuzlarda bilimsel yöntemlerle ve ticari amaçla balık üretme işlemine de kültür balıkçılığı denir. Ülkemizde kültür balıkçılığı ile daha çok alabalık, sazan, çipura ve levrek üretimi yapılmaktadır.

TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Tarımsal üretim; gıda gereksinimini karşılaması, istihdam sağlaması, sanayi sektörüne ham madde temini ve ihracata katkı sunması yönünden Türkiye ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kırsal nüfus oranı 1927’de %75,8; 1950’de %74,9; 1980’de %56,0; 2000’de %35,0; 2019’da %7,2; 2023’te %7,0. Tarımsal iş gücü oranı 1955’te %77,3; 1980’de %59,9; 2000’de %35,2; 2019’da %18,2; 2023’te %13,4. Tarımın GSMH içindeki payı 1927’de %54,8; 1950’de %47,1; 1980’de %25,6; 2000’de %9,8; 2019’da %6,4; 2023’te %6,2. Dış satım gelirlerinde tarımın payı 1975’te %56,6; 1985’te %21,6; 1995’te %10,7; 2000’de %7,2; 2019 ve 2022’de %3,1. Bir ülkede bir yıl boyunca ulusal kaynaklardan elde edilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarına göre hesaplanan toplam değerine gayrisafi millî hasıla (GSMH) denir. Tarımsal üretim miktarı sürekli artarken tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmıştır; bunun başlıca nedeni sanayi ve hizmetler sektöründe yaşanan ekonomik gelişmelerdir. Dış ticarette özellikle 1980 sonrasında önemli değişimlerin yaşandığı Türkiye’de uzun yıllar tarımsal ürünler ihraç edilirken, sanayi malları ithal edilmiştir.

EN ÇOK SORULAN AYRIMLAR

Orman 23,4 milyon hektar, ülke yüz ölçümünün %29,8’i; kıyıda toplanmasının sebebi nem ve yağış. Mera hayvancılığı kaba yem, besi hayvancılığı yapay yem. Düşük verimin sebebi yerli ırkların et ve süt veriminin düşüklüğü, çözümü ahır hayvancılığına geçiş. Koyun bozkırda, kıl keçisi Toroslar’da, tiftik keçisi Ankara çevresinde, sığır Kuzeydoğu Anadolu’da çayırda. Balıkçılık kıyı balıkçılığıdır; açık deniz balıkçılığı yapılmaz. Miktar artıyor, pay azalıyor.