AYT TARİH · ÜNİTE 9 · SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ: TÜRKİYE VE İKİ KUTUPLU DÜNYA

Hiç çarpışmadan kırk yıl süren savaş

Soğuk Savaş Dönemi’nin tanımı adında saklı: iki blok sürekli gerginlik içindedir ama bu durumlar sıcak bir çatışmaya veya savaşa dönmemiştir. Bunun yerine taraflar kurum kurar: NATO’ya karşı Varşova Paktı, Marshall Planı’na karşı Molotof Planı. Türkiye ise bu düzende taraf seçmek zorunda kalır — hem de kendi içinde tek partiden çok partiye geçerken. Bu sayfada dünyayı, Türkiye’nin oradaki yerini ve dönemin dışına taşan Orta Doğu savaşlarını birlikte okuyacağız.

01 / İKİ KUTUPLU DÜNYA

Her kuruma karşı bir karşı kurum

II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD ve SSCB’nin başını çektiği devletlerarası ilişkilerin gergin geçtiği dönem Soğuk Savaş Dönemi olarak adlandırılmıştır. Soğuk Savaş Dönemi’nde SSCB denetimindeki Doğu Bloku ülkeleri ile ABD denetimindeki Batı Bloku ülkeleri arasında gerginlik yaşanmış fakat bu durumlar sıcak bir çatışmaya veya savaşa dönmemiştir.

BLOK EŞLEŞTİRME PANOSU

Düğmelerle bir kurum çifti seç. Canvas solda Doğu Bloku kurumunu, sağda ona karşılık gelen Batı Bloku kurumunu çizer ve ikisi arasına çift yönlü bir ok koyar. Her çift aynı ihtiyacın iki blokta aldığı biçimdir: ekonomik yardım (Molotof ↔ Marshall), ekonomik iş birliği (COMECON ↔ AET), askerî savunma (Varşova Paktı ↔ NATO), ideolojik bağ (COMINFORM ↔ Truman Doktrini’nin siyasi hattı). Altta iki kurumun tanımları yan yana açılır.

DOĞU BLOKU KURUMLARI

COMINFORM, SSCB ve komünist rejimler arasında ideolojik bağı sağlayarak Doğu Bloku ülkelerini tek merkezden idare etmek için kuruldu.

MOLOTOF PLANI, SSCB tarafından Doğu Bloku ülkelerine ekonomik yardım yapmak için oluşturuldu. Bu planın yapılmasında ABD’nin yaptığı Marshall Planı etkilidir.

COMECON, Doğu Bloku ülkelerindeki ekonomik alanda iş birliğini geliştirmek için kuruldu.

VARŞOVA PAKTI, komünizme karşı en güçlü örgüt olan NATO’nun gücünü kırmak amacıyla Doğu Bloku ülkelerinin kurduğu bir savunma teşkilatıdır.

BATI BLOKU KURUMLARI

TRUMAN DOKTRİNİ, SSCB’nin yayılmasını engellemek amacıyla Türkiye ve Yunanistan’a askeri yardım yapmayı amaçlamıştır.

MARSHALL PLANI, ABD’nin SSCB’nin yayılmasını engellemek için ekonomik bakımdan kötü durumdaki 16 Avrupa ülkesine yardım yapmayı planladığı çalışmadır.

AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU, Batı Bloku ülkeleri arasında ekonomik alanda iş birliğini gerçekleştirmek için kuruldu. Bugünkü Avrupa Birliğinin temeli olan kuruluştur.

NATO, SSCB’nin ve komünizmin Avrupa’da yayılmasını engellemek amacıyla 1949 yılında ABD öncülüğünde kuruldu. Türkiye, bu kuruluşa 1952 yılında üye oldu.

TUZAK · TRUMAN ASKERÎ, MARSHALL EKONOMİK

İki girişim de SSCB’nin yayılmasını engellemek amacını taşıdığı için sürekli karışıyor. Ayrım iki kelimede: Truman Doktrini askerî yardımdır ve muhatabı Türkiye ile Yunanistandır. Marshall Planı ekonomik yardımdır ve muhatabı ekonomik bakımdan kötü durumdaki 16 Avrupa ülkesidir.

Sayı gördüğün an Marshall’ı, ülke adı gördüğün an Truman’ı düşün. Doğu Bloku’ndaki karşılığı ise Molotof Planıdır ve bu planın yapılmasında Marshall Planı etkili olmuştur — yani Molotof, Marshall’a verilen bir cevaptır.

02 / İKİ KUTUPLU DÜNYADA TÜRKİYE

Bir tehdit, bir taraf değiştirme

ZİNCİR · TÜRKİYE NEDEN BATI’YA YÖNELDİ?

Zincir soldan sağa okunur, dar ekranda alt alta dizilir. Dikkat edilecek nokta ilk halkadır: savaş öncesinde Türkiye-SSCB ilişkileri olumlu bir çizgide ilerliyordu; yön değişimini yapan şey Stalin’in talepleridir.

SSCB TEHDİDİ

II. Dünya Savaşı öncesinde olumlu bir çizgide ilerleyen Türkiye-SSCB ilişkileri savaş sonrasında yerini güvensizliğe bıraktı. Sovyet lideri Stalin’in, savaştan sonra Montrö’nün yeniden düzenlenmesini istemesi ve Kars, Ardahan ve Batum’un kendilerine verilmesini dile getirmesi üzerine iki ülke arasında ilişkiler gerildi. Türkiye bu süreçte SSCB tehdidine karşı Batı Bloku ile yakınlaşma siyaseti izledi.

BATI BLOKU İLE YAKINLAŞMA

Türkiye bu dönemde NATO’ya üye olabilmek için binlerce km uzakta olan Kore’ye asker gönderdi. Türkiye, bu kuruluşa 1952 yılında üye oldu. SSCB tehdidine karşı CENTO’yu kurdu.

Kore’ye asker gönderilmesi bir yardım değil, üyeliğin bedelidir: sebep doğrudan “NATO’ya üye olabilmek için” diye ifade edilir.

TUZAK · STALİN’İN İKİ AYRI TALEBİ

Stalin’in istekleri tek bir madde değil ikidir ve sınavda ayrı ayrı sorulur:

1. Montrö’nün yeniden düzenlenmesi — yani Boğazlarla ilgili bir talep.
2. Kars, Ardahan ve Batum’un kendilerine verilmesi — yani toprak talebi.

Biri denizle, öteki karayla ilgilidir. Üç şehir adını birlikte tut: Kars, Ardahan, Batum. Montrö’nün 1936’da Türkiye’ye verdiği yetkiyi hatırlarsan, bu talebin neden bu kadar sert karşılandığını da anlarsın.

03 / SAVAŞ SONRASI TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ HAYAT

Bir belge, bir parti, bir iktidar değişimi

Türkiye, 1923-1946 yılları arasında tek partili bir biçimde yönetilmiştir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan süreçte ise dönemin konjonktürel gelişmelerine bağlı olarak çok partili siyasi yaşama geçilmek için adımlar atılmıştır.

DÖRTLÜ TAKRİR PANOSU

Dört maddeden birini seç. Canvas belgeyi dört satırlı bir takrir kâğıdı olarak çizer; seçtiğin madde vurgulanır, altında o maddenin bugünkü karşılığı açıklanır. Sağ üstteki damga REDDEDİLDİ yazar — çünkü Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, kendisine sunulan bu belgeyi reddetti. Altta reddin dört isim üzerindeki sonucu sıralanır.

ÇİFTÇİYİ TOPRAKLANDIRMA KANUNU

Savaş sonrasındaki ilk gelişme ağaların ve devletin elinde olan toprakların bir kısmının topraksız köylüye dağıtılması meselesiydi. 14 Mayıs 1945’te bu konuyu çözmek için Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu meclise sunuldu. Ancak bu kanunun meclis gündemine gelmesi CHP içerisinde muhalif vekillerin tepkisine yol açtı.

DÖRTLÜ TAKRİR

Görüşmeler sırasında muhalif vekiller anayasaya ve demokrasiye uygun davranılması amacıyla Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye Dörtlü Takrir denilen bir belge sundular. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, kendisine sunulan bu belgeyi reddetti.

Dörtlü Takrir’in içeriği; ülkeyi çok partili bir yönetime geçmesi, serbest seçimlerin yapılması, üniversite özerkliği ve tek dereceli seçim sisteminin uygulanması ile ilgilidir.

REDDİN SONUCU

Dörtlü Takrir’in reddedilmesi üzerine Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan partiden ihraç edildi. Celal Bayar da milletvekilliğinden ve partiden istifa etti.

Dörtlü Takrir neticesinde CHP’den ayrılan vekillerin öncülüğünde kurulan Demokrat Parti, Türk siyasetinde iz bırakan ve ses getiren parti olmuştur.

TUZAK · İLK PARTİ DEMOKRAT PARTİ DEĞİL

En çok kaçırılan bilgi bu: Çok partili hayata geçiş sürecine kurulan ilk parti Nuri Demirağ tarafından kurulan Millî Kalkınma Partisidir. Demokrat Parti ilk kurulan değil, iz bırakan ve ses getiren partidir.

Bir de sayı var: 1945-1950 yılları arasında yaşanan siyasi süreçte Millî Kalkınma Partisinin öncülüğünde toplam 12 parti kurulmuştur. Soru “ilk” diyorsa Millî Kalkınma Partisi, “en etkili” diyorsa Demokrat Parti.

SEÇİM SİSTEMİ TEZGÂHI

Üç düzenlemeden birini seç. Canvas seçmenden meclise giden yolu çizer: iki dereceli sistemde araya bir ikinci seçmen halkası girer ve oy iki adımda meclise ulaşır; tek dereceli sistemde bu halka kaybolur, ok doğrudan meclise gider. Üçüncü düğmede gizli oy, açık sayım ilkesi devreye girer: oy pusulası kapalı bir kutuya girer, sayım ise açık bir masada yapılır. Altta o düzenlemenin yılı ve sonucu yazar.

SEÇİM SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİMLER

1876 ve 1908 yıllarından bu yana uygulanan geçici seçim kanunu küçük değişikliklerle 1946 yılına kadar geldi. 1946 yılında iç siyaset gelişmeleri ve dış telkinlerin etkisi ile Tek Dereceli Seçim Sistemi kabul edildi. 1946 seçimleri tek dereceli ve çok partili yapılan ilk seçimdir.

1950 seçimlerinden önce ise kabul edilen yasa ile birlikte gizli oy, açık sayım ilkesi kabul edildi. Bu şekilde yapılan 1950 seçimlerini Demokrat Parti kazandı. 27 yıl süren tek parti dönemi böylece sona erdi.

EKONOMİK HAYAT

II. Dünya Savaşı sürecinde yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebi ile CHP, savaştan sonra devletçiliği yumuşatmış ve liberal ekonomiye yönelmiştir.

Liberalizmi uygulamak için 1945 yılında devalüasyon gerçekleştirilmiş, Türk lirasının değeri dolar karşısında düşürülmüştür. Devalüasyon uygulanmasının sebebi ithalatı artırmak ve yerli ürünlerin ihracatını kolaylaştırmaktır.

1945-1950 yılları arasında İş ve İşçi Bulma Kurumu, Çalışma Bakanlığı ve İşçi Sigortaları Genel Müdürlüğü kuruldu.

ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞİN İKİ SEBEBİ

Türkiye’de çok partili hayata geçilmesinde, savaş sırasında yaşanan ekonomik krize karşı olan tepkiyi azaltmak ve ABD öncülüğünde kurulan demokratik blokta yer alma düşüncesi etkili olmuştur.

Biri içeriden (ekonomik tepki), öteki dışarıdan (Batı Bloku’nda yer alma). Bu ikinci sebep, bu sayfanın ilk iki bölümüyle doğrudan bağlantılıdır: iç siyasetteki değişimin bir sebebi dış politikadır.

04 / 1950’LERDE TÜRKİYE

On yıl, tek parti iktidarı

DEMOKRAT PARTİLİ YILLAR

1950 seçimlerini kaybeden İsmet İnönü Başkanlığındaki CHP, ana muhalefet partisi oldu. 1950-60 yılları arasındaki tüm seçimleri Demokrat Parti kazandı.

Demokrat Partinin bu yıllarda seçimleri kazanmasında; hürriyetleri artırması, liberal ekonomi politikalarına ağırlık vermesi ve dini alandaki bazı sınırlamaları kaldırması etkili oldu.

DIŞ POLİTİKADA GELİŞMELER

Demokrat Parti döneminde dış politikada da önemli gelişmeler yaşandı. Türkiye bu dönemde NATO’ya üye olabilmek için binlerce km uzakta olan Kore’ye asker gönderdi. SSCB tehdidine karşı CENTO’yu kurdu.

Yunanistan ile 1930 yılından bu yana iyi olan ilişkiler Kıbrıs krizinin patlak vermesi üzerine bozuldu. Kıbrıs krizinin başlamasından sonra 6-7 Eylül olaylarının yaşanması, dış politikada yaşanan önemli sorunlar arasında yer almıştır.

BAĞLANTI · 1930’DA BAŞLAYAN DOSTLUK 1954’TE BİTER

Atatürk Dönemi dış politikasında öğrendiğin şu cümleyi hatırla: 1930 yılında Yunanistan Başbakanı Venizelos’un Türkiye’yi ziyareti, 1931’de de İsmet İnönü’nün Yunanistan’ı ziyareti sonrası iki ülke arasında 1954’e kadar sürecek dostluk başladı. O cümledeki 1954 tarihinin sebebi tam da burada: Yunanistan ile 1930 yılından bu yana iyi olan ilişkiler Kıbrıs krizinin patlak vermesi üzerine bozuldu.

İki ünitenin iki cümlesi aynı olayı iki uçtan anlatıyor: biri dostluğun başlangıcını, öteki bitişini.

05 / BANDUNG VE YUMUŞAMA DÖNEMİ

Blokların dışında kalmak mümkün mü?

BANDUNG KONFERANSI · 1955

Doğu ve Batı Bloklarında yer almak istemeyen devletlerin gerçekleştirdiği toplantıdır. Endonezya, Hindistan, Mısır ve Yugoslavya devletler konferansa öncülük etmiştir. Konferans, ileride “Bağlantısızlar Hareketi”, “III. Dünya Devletleri” isimleri verilen hareketin başlangıcını oluşturmuştur.

YUMUŞAMA DÖNEMİ

1962 yılında ABD ile SSCB arasında yaşanan Küba Krizi’nden sonra Doğu ve Batı Blokları arasında yakınlaşmanın başlamasıyla Soğuk Savaş Dönemi içinde Yumuşama Dönemi başlamıştır.

Dikkat: Yumuşama Dönemi Soğuk Savaş’ın bitişi değil, içindeki bir dönemdir. Tanımda “Soğuk Savaş Dönemi içinde” ifadesi açıkça geçer.

YUMUŞAMA ŞERİDİ

Düğmelerle Yumuşama Dönemi’ni başlatan gelişmeler arasında gez. Canvas 1962-1979 şeridi üzerinde tarihli olayları noktalarla dizer; tarihi olmayan üç gelişme (savaşın yıkıcılığı ihtimali, Çin-ABD yakınlaşması, Fransa’nın NATO’nun askerî kanadından çekilmesi) şeridin altında ayrı bir “tarihi verilmeyen sebepler” kuşağında durur. SALT-II’yi seçtiğinde nokta kırmızıya döner ve altında uygulanamama sebebi belirir.

YUMUŞAMA DÖNEMİ’Nİ BAŞLATANLAR

ABD ile SSCB arasında 1962’de Küba Krizi’nin yaşanması.
ABD ile SSCB’nin 1972’de SALT-I Antlaşması’nı imzalaması.
Avrupa’da Doğu ve Batı Bloklarında yer alan devletler arasında 1975 yılında Helsinki Sözleşmesi’nin imzalanması.
ABD ile SSCB’nin 1979’de SALT-II Antlaşması’nı imzalaması etkili olmuştur.
Çıkacak bir savaşın her iki taraf için çok yıkıcı etkilerinin olabileceği ihtimali.
Çin ile ABD’nin yakınlaşması.
Fransa’nın NATO’nun askerî kanadından çekilmesi.

SALT-II Antlaşması SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesinden dolayı uygulanamamıştır.

TUZAK · KÜBA KRİZİ BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR EŞİKTİR

1962 Küba Krizi bir çatışma olarak değil, Yumuşama Dönemi’ni başlatan olay olarak soruluyor. Mantığı şu: iki taraf da bir savaşın her iki taraf için çok yıkıcı etkilerinin olabileceğini kriz sırasında gördü ve masaya oturdu. On yıl sonra SALT-I, on üç yıl sonra Helsinki, on yedi yıl sonra SALT-II geldi.

SALT-II’nin ayırt edici bilgisi imzalanma yılı değil, uygulanamamasıdır: SSCB’nin Afganistan’ı işgali.

06 / ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI VE ORTA DOĞU

Üç savaş, bir kriz, bir antlaşma

SAVAŞ GEZGİNİ · SEBEP VE SONUÇ

Beş olaydan birini seç. Canvas ekranı ikiye böler: solda sebepler, sağda sonuçlar alt alta dizilir ve her sebepten sonuca bir ok akar. Üstteki şeritte olayın yılı ve tarafları durur. 1967 Altı Gün Savaşını seçtiğinde sağdaki sonuç kutusunda İsrail’in ele geçirdiği beş bölge ayrı ayrı sıralanır ve altında “topraklarını dört kat genişletti” notu belirir.

1948 ARAP-İSRAİL SAVAŞI

Sebepleri: ABD’nin İsrail’i tanıması. Arapların, BM’nin Çoğunluk Planı’nı kabul etmemesi. Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak’ın İsrail’e savaş açmaları.

Sonuçları: Arap devletleri yenilmiştir. Ortadoğu’da Arap milliyetçiliği yükselmeye başlamıştır. Yüz binlerce Filistinli Müslüman mülteci durumuna düşmüştür.

Çoğunluk Planı; Filistin’in Yahudiler ile Araplar arasında paylaştırılmasını, Kudüs’ün ortak bölge konumunda olmasını ve uluslararası güçlerin kontrolüne bırakılmasını öngören Birleşmiş Milletler planı.

1956 SÜVEYŞ KRİZİ

Sebepleri: Mısır’ın, Süveyş Kanalı’nı millîleştirmesine İngiltere ve Fransa’nın karşı çıkması. İngiltere ve Fransa’nın İsrail’i de yanlarına alarak Mısır’a saldırması.

Sonuçları: ABD ve SSCB’nin saldırıya karşı tavır almasıyla Mısır kazançlı çıkmıştır. İngiltere, Fransa ve İsrail işgal ettikleri yerlerden geri çekilmişlerdir. Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnâsır, Arap dünyasında popüler olmuştur. Bölgede İngiltere ve Fransa’nın nüfuzu azalırken ABD ve SSCB etkin güç hâline gelmiştir.

1967 ALTI GÜN SAVAŞI

Sebepleri: Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnâsır’ın, İsrail karşısında aldığı 1948 ve 1956’daki yenilgilerini telafi etmek istemesi. Mısır, Ürdün, Irak ve Suriye’nin İsrail’e karşı askeri ittifak yapması.

Sonuçları: Arap ittifakı savaşı kaybetmiştir. İsrail; Golan Tepeleri, Batı Şeria, Sina Yarımadası, Gazze, Doğu Kudüs ele geçirmiş ve topraklarını dört kat genişletmiştir. Cemal Abdünnâsır’ın Arap dünyasındaki popülerliği kaybolmuştur.

1973 YOM KIPPUR SAVAŞI

Sebepleri: Mısır, Ürdün ve Suriye’nin 1967 savaşında kaybettiği toprakları geri almak istemeleri. 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra Araplar ile İsrail arasında yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamaması.

Sonuçları: Arap devletleri bir kez daha savaşı kaybetmişlerdir. Arap ülkeleri petrolü bir silah olarak kullanarak, dünyada benzin krizine neden olmuşlardır.

CAMP DAVID ANTLAŞMASI · 17 EYLÜL 1978

ABD’nin arabuluculuğu sayesinde gerçekleşmiştir. Mısır ile İsrail arasında imzalanmış olup, Arap-İsrail savaşları sona ermiştir. İlk kez bir Arap devleti İsrail’i resmen tanımıştır. Birçok Arap devleti, Mısır ile ilişkilerini kesmiştir. Bazı Arap devletleri ABD’ye tepki olarak, SSCB ile yakınlaşmıştır.

IRAK-İRAN SAVAŞI · 1980-1988

Sebepleri: İran’ın Hûzistan bölgesi üzerinde hak talep etmesi. Şattülarap bölgesi üzerinde yaşanan anlaşmazlık. Irak’ın, İran’da meydana gelen Humeyni Devrimi’nden faydalanmak istemesi. Her iki tarafın 1975’te imzaladıkları Cezayir Antlaşması’na uymaması.

Sonuçları: 8 yıl süren savaşta iki tarafta üstünlük sağlayamamıştır. Savaşta iki tarafta büyük insan kaybı yaşamıştır. İki ülkede ekonomik alanda büyük zarar görmüştür. Petrol fiyatları artmıştır. Saddam Hüseyin savaştan isteği sonucu alamayınca Kuveyt’i işgal etmiştir.

İrangate Olayı (1986): ABD ve Avrupa, İran’a ambargo uyguladığını bütün dünyaya ilan etmesine rağmen ABD el altından İran’a silah satmış ve bu olay açığa çıktığında büyük yankı uyandırmıştır.

ORTA DOĞU TABLOSU · FİLTRELENEBİLİR

Bir yıl (“1967”), bir ülke (“Mısır”) ya da bir kavram (“petrol”) yaz. Sütun seçicisiyle yalnız “Sonuç” sütununda arayarak “hangi savaştan sonra ne oldu” sorusunu tek bakışta çözebilirsin.

TUZAK · ABDÜNNÂSIR İKİ KEZ, İKİ ZIT SONUÇLA

Cemal Abdünnâsır iki ayrı olayda geçiyor ve sonuçları birbirinin tersi:

1956 Süveyş Krizi → Mısır kazançlı çıktı, Abdünnâsır Arap dünyasında popüler oldu.
1967 Altı Gün Savaşı → Arap ittifakı kaybetti, Abdünnâsır’ın Arap dünyasındaki popülerliği kayboldu.

Aynı isim, on bir yıl arayla, zıt iki cümlede. Soru kökünde “popülerliğini kaybetti” geçiyorsa 1967’yi, “popüler oldu” geçiyorsa 1956’yı işaretle. 1967’nin sebebi zaten 1956 ve 1948 yenilgilerini telafi etme isteğidir — yani ikisi birbirine bağlıdır.

07 / OYUN

Doğu mu, Batı mı, bağlantısız mı?

Karışık sırayla gelen kurumu, olayı ya da yılı doğru bloka veya doğru savaşa yerleştir. Yanlışta doğru cevap hemen açılır.

OYUN · SOĞUK SAVAŞ DÜNYASI
0 / 0
08 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

İki kutuplu dünya, Türkiye’nin Batı Bloku’na yönelişi, çok partili hayata geçiş, Yumuşama Dönemi ve Arap-İsrail savaşları üzerine 50 soruluk test.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
09 / ÖZET

Tek sayfada Soğuk Savaş dünyası

İKİ KUTUPLU DÜNYA

II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD ve SSCB’nin başını çektiği devletlerarası ilişkilerin gergin geçtiği dönem Soğuk Savaş Dönemi olarak adlandırılmıştır. SSCB denetimindeki Doğu Bloku ülkeleri ile ABD denetimindeki Batı Bloku ülkeleri arasında gerginlik yaşanmış fakat bu durumlar sıcak bir çatışmaya veya savaşa dönmemiştir.

DOĞU BLOKU KURUMLARI

COMINFORM, SSCB ve komünist rejimler arasında ideolojik bağı sağlayarak Doğu Bloku ülkelerini tek merkezden idare etmek için kuruldu. MOLOTOF PLANI, SSCB tarafından Doğu Bloku ülkelerine ekonomik yardım yapmak için oluşturuldu; bu planın yapılmasında ABD’nin yaptığı Marshall Planı etkilidir. COMECON, Doğu Bloku ülkelerindeki ekonomik alanda iş birliğini geliştirmek için kuruldu. VARŞOVA PAKTI, NATO’nun gücünü kırmak amacıyla Doğu Bloku ülkelerinin kurduğu bir savunma teşkilatıdır.

BATI BLOKU KURUMLARI

TRUMAN DOKTRİNİ, SSCB’nin yayılmasını engellemek amacıyla Türkiye ve Yunanistan’a askeri yardım yapmayı amaçlamıştır. MARSHALL PLANI, ABD’nin ekonomik bakımdan kötü durumdaki 16 Avrupa ülkesine yardım yapmayı planladığı çalışmadır. AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU, Batı Bloku ülkeleri arasında ekonomik iş birliği için kuruldu; bugünkü Avrupa Birliğinin temelidir. NATO 1949 yılında ABD öncülüğünde kuruldu; Türkiye 1952 yılında üye oldu.

TÜRKİYE VE SSCB

II. Dünya Savaşı öncesinde olumlu bir çizgide ilerleyen Türkiye-SSCB ilişkileri savaş sonrasında yerini güvensizliğe bıraktı. Sovyet lideri Stalin’in, savaştan sonra Montrö’nün yeniden düzenlenmesini istemesi ve Kars, Ardahan ve Batum’un kendilerine verilmesini dile getirmesi üzerine iki ülke arasında ilişkiler gerildi. Türkiye bu süreçte SSCB tehdidine karşı Batı Bloku ile yakınlaşma siyaseti izledi.

ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ

Türkiye, 1923-1946 yılları arasında tek partili bir biçimde yönetilmiştir. Çok partili hayata geçilmesinde, savaş sırasında yaşanan ekonomik krize karşı olan tepkiyi azaltmak ve ABD öncülüğünde kurulan demokratik blokta yer alma düşüncesi etkili olmuştur. 14 Mayıs 1945’te Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu meclise sunuldu. Muhalif vekiller Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye Dörtlü Takrir denilen bir belge sundular ve İnönü bu belgeyi reddetti.

DÖRTLÜ TAKRİR VE PARTİLER

Dörtlü Takrir’in içeriği; ülkeyi çok partili bir yönetime geçmesi, serbest seçimlerin yapılması, üniversite özerkliği ve tek dereceli seçim sisteminin uygulanması ile ilgilidir. Reddedilmesi üzerine Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan partiden ihraç edildi; Celal Bayar da milletvekilliğinden ve partiden istifa etti. Çok partili hayata geçiş sürecine kurulan ilk parti Nuri Demirağ tarafından kurulan Millî Kalkınma Partisidir. 1945-1950 yılları arasında toplam 12 parti kurulmuştur.

SEÇİM SİSTEMİ VE EKONOMİ

1946 yılında iç siyaset gelişmeleri ve dış telkinlerin etkisi ile Tek Dereceli Seçim Sistemi kabul edildi; 1946 seçimleri tek dereceli ve çok partili yapılan ilk seçimdir. 1950 seçimlerinden önce gizli oy, açık sayım ilkesi kabul edildi; 1950 seçimlerini Demokrat Parti kazandı ve 27 yıl süren tek parti dönemi sona erdi. CHP savaştan sonra devletçiliği yumuşatmış ve liberal ekonomiye yönelmiştir. 1945’te devalüasyon gerçekleştirilmiş, Türk lirasının değeri dolar karşısında düşürülmüştür. 1945-1950 arasında İş ve İşçi Bulma Kurumu, Çalışma Bakanlığı ve İşçi Sigortaları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1950’LERDE TÜRKİYE

1950-60 yılları arasındaki tüm seçimleri Demokrat Parti kazandı. Demokrat Partinin seçimleri kazanmasında; hürriyetleri artırması, liberal ekonomi politikalarına ağırlık vermesi ve dini alandaki bazı sınırlamaları kaldırması etkili oldu. Türkiye NATO’ya üye olabilmek için Kore’ye asker gönderdi ve SSCB tehdidine karşı CENTO’yu kurdu. Yunanistan ile 1930 yılından bu yana iyi olan ilişkiler Kıbrıs krizinin patlak vermesi üzerine bozuldu.

BANDUNG VE YUMUŞAMA

Bandung Konferansı (1955), Doğu ve Batı Bloklarında yer almak istemeyen devletlerin gerçekleştirdiği toplantıdır; Endonezya, Hindistan, Mısır ve Yugoslavya öncülük etmiştir ve “Bağlantısızlar Hareketi”, “III. Dünya Devletleri” hareketinin başlangıcıdır. 1962 Küba Krizi’nden sonra Yumuşama Dönemi başlamıştır; 1972 SALT-I, 1975 Helsinki Sözleşmesi ve 1979 SALT-II etkili olmuştur. SALT-II SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesinden dolayı uygulanamamıştır.

ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI

1948: Arap devletleri yenilmiş, Arap milliyetçiliği yükselmiş, yüz binlerce Filistinli mülteci durumuna düşmüştür. 1956 Süveyş Krizi: Mısır kazançlı çıkmış, Abdünnâsır popüler olmuş, bölgede ABD ve SSCB etkin güç hâline gelmiştir. 1967 Altı Gün Savaşı: İsrail Golan Tepeleri, Batı Şeria, Sina Yarımadası, Gazze ve Doğu Kudüs’ü ele geçirmiş, topraklarını dört kat genişletmiştir. 1973 Yom Kippur: Arap ülkeleri petrolü silah olarak kullanarak dünyada benzin krizine neden olmuşlardır.

CAMP DAVID VE IRAK-İRAN

Camp David Antlaşması (17 Eylül 1978) ABD’nin arabuluculuğu sayesinde gerçekleşmiştir; Mısır ile İsrail arasında imzalanmış olup Arap-İsrail savaşları sona ermiştir ve ilk kez bir Arap devleti İsrail’i resmen tanımıştır. Irak-İran Savaşı (1980-1988) 8 yıl sürmüş, iki taraf da üstünlük sağlayamamış, petrol fiyatları artmış ve Saddam Hüseyin savaştan isteği sonucu alamayınca Kuveyt’i işgal etmiştir.