Tek ata,
döllenme yok:
aynı genetik yapı
Eşeysiz üreme, döllenme olmadan tek bir atadan çeşitli yollarla kendisiyle aynı genetik yapıya sahip yeni bireylerin meydana gelmesidir. Eşeysiz üremenin temelini birçok canlıda mitoz oluşturur.
Tek hücreli ve çok hücreli canlıların bazıları eşeysiz olarak çoğalabilir. Eşeysiz üremenin iki yüzü var: bir yandan büyük bir hız avantajı, diğer yandan değişen koşullara uyum sorunu.
Eşeysiz üreme ile kısa zamanda çok sayıda yeni bireyler meydana gelir. Eşeysiz üreme, bireylerin uyum sağladıkları çevresel koşullarda hızlı çoğalmasına ve yayılmasına olanak sağlar.
Eşeysiz üreyen canlılar, kendileri için uygun olan çevre koşullarında meydana gelen olumsuz değişiklikler nedeniyle çevreye adapte olmakta zorlanır. Çevre koşullarında bir olumsuzluk olursa yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Genellikle yavrular, ata bireyle ve birbiriyle kalıtsal olarak aynı özelliğe sahiptir. Bu yüzden eşeysiz üreme, tek başına tür içi çeşitlilik üretmez.
Eşeysiz üreyen canlılarda mutasyon sonucu tür içi kalıtsal çeşitlilik ortaya çıkabilir. Mutasyon; radyasyon, ultraviyole, X, beta ve gama ışınları gibi yüksek enerjili ışınlar ve bazı kimyasal maddelerin etkisiyle genlerde meydana gelen kalıcı değişimlerdir.
Eşeysiz üreme çeşitleri; bölünerek üreme, tomurcuklanma, rejenerasyon, sporla üreme, partenogenez ve vejetatif üremedir.
Sınavda en çok karıştırılan yer, hangi canlının hangi yolla ürediğidir. Düğmelerle altı çeşidi gez: tanım, örnek canlılar ve ayırt edici ipucu sağda çıkar.
| Çeşit | Nasıl gerçekleşir | Görüldüğü canlılar |
|---|---|---|
| Bölünerek üreme | Belli bir büyüklüğe ulaşan tek hücreli canlının ikiye bölünmesi | Bakteriler, arkeler; amip, öglena, paramesyum |
| Tomurcuklanma | Ana canlı üzerinde mitoz ile tomurcuk şeklinde bir çıkıntı oluşur, gelişerek yeni canlı verir | Bira mayası, hidra, mercan |
| Rejenerasyon | Kopan parçalardan yeni canlı oluşumu; mitoz, büyüme ve farklılaşma görülür | Planarya, denizyıldızı |
| Sporla üreme | Sporlar mitoz veya mayoz ile oluşur; uygun ortamda döllenme olmadan mitozla gelişir | Plazmodium, su yosunu gibi algler, mantarlar, eğrelti otu, karayosunları |
| Partenogenez | Mayoz ile oluşan yumurta hücresinin döllenmeden mitozla gelişmesi | Arılar, karıncalar, yaprak bitleri, su pireleri, bazı çekirge ve kelebek türleri; bazı balık, kurbağa, sürüngen ve kuş türleri |
| Vejetatif üreme | Yüksek yapılı bitkilerin kök, gövde, dal, yaprak gibi kısımlarından kopan parçadan yeni bitki | Çilek, patates, zencefil, gül, lale… |
Prokaryot canlıların (bakteriler ve arkeler) üremesi, hücrenin uzayıp boğumlanmasıyla ikiye bölünme şeklinde gerçekleşir. Zarla çevrili çekirdek taşımadıkları ve iğ ipliklerini oluşturacak proteinlere sahip olmadıkları için ikiye bölünmeleri sırasında mitoza ait evreler gerçekleşmez.
Bölünme, hücrenin şekline ve simetrisine göre farklı bölgelerden gerçekleşebilir. Örneğin; tek hücrelilerden amip, her yönden bölünebilirken paramesyum enine, öglena boyuna bölünür.
Bir zemine tutunarak yaşayan canlıya polip denir. Poliplerden eşeysiz olarak çoğalan, bağımsız yüzen bireylere medüz (denizanası) denir. Medüzlerde tomurcuklanma görülmez.
Sporlar; etrafı sert bir çeperle kaplanmış, olumsuz çevre koşullarına dayanıklı, n kromozomlu özelleşmiş üreme hücreleridir. Yani spor tek başına yeni birey değil, uygun koşulu bekleyen bir başlangıç hücresidir.
Rejenerasyon (yenilenme), çok hücreli canlılarda dokuların ve organların onarımını sağlar. Kesilen parmağın derisinin onarılması da rejenerasyondur — ama bu üreme değildir. Ayrım şurada: planarya ve denizyıldızı gibi canlılarda rejenerasyonla tüm vücut yenilenebilir. Bu canlılarda rejenerasyon, vücut düzeyinde gerçekleştiği ve yeni bir canlı oluşumunu sağladığı için eşeysiz üreme kabul edilir. Denizyıldızında ölçüt nettir: kopan tek bir kol, bağlı olduğu merkezî diskten pay almak koşuluyla yeni bir denizyıldızı oluşturabilmektedir. Kopan kol merkezî diskten pay almamışsa yenilenme organ düzeyindedir. Bir not daha: canlıların gelişmişlik düzeyi arttıkça rejenerasyon yeteneği azalmaktadır ve rejenerasyon sırasında genetik çeşitlilik oluşmaz.
Partenogenez, bazı türlerde cinsiyetin belirlenmesini denetlemede kullanılır. Aşağıdaki canlandırmada yumurtanın yolunu sen seçiyorsun: döllenme olsun mu, olmasın mı; embriyo polenle mi arı sütüyle mi beslensin? Sonuç anında değişiyor.
Bal arılarında erkek bireyler partenogenezle oluşmuştur ve haploit kromozomludur. Dişi olan kraliçe arı ve işçi arılar döllenmiş yumurtalardan gelişmiştir ve diploit kromozomludur.
Kraliçe arı üremeden sorumlu iken işçi arılar kısırdır. Kraliçe arı, mayoz ile çok sayıda yumurta üretir ve bunları bir kesede depolar. Haploit olan erkek arı ise mitozla spermler üretir.
Kraliçe arı yılda bir kez çiftleşme uçuşu gerçekleştirir. Erkek arıdan alınan spermler, kraliçe arının vücudunda başka bir kesede depolanır. Kraliçe arının yumurtaları spermle döllenirse kraliçe ya da işçi arı, yumurta döllenmeden gelişirse erkek arı meydana gelir.
Döllenmeyle meydana gelen embriyoların polenle beslenmeleri sonucunda işçi arılar, arı sütü ile beslenmeleri sonucunda kraliçe arılar oluşur. Bunun nedeni beslenme farklılığına bağlı olarak ortaya çıkan ve kalıtsal olmayan değişikliklerdir.
Sperm denince refleks olarak "mayoz" demeye alışırız. Bal arısında bu yanlış: haploit olan erkek arı ise mitozla spermler üretir. Sebebi basit — erkek arı zaten n kromozomlu; mayozla yarıya inecek bir takım yok. Kraliçe arı ise 2n olduğu için mayoz ile çok sayıda yumurta üretir. İkinci karışan nokta: partenogenezle çoğalan türlerin çoğunda aynı zamanda eşeyli üreme de gerçekleşmektedir — yani partenogenez, o türde eşeyli üreme hiç yok demek değildir.
Yüksek yapılı (gelişmiş) bitkilerin kök, gövde, dal ve yaprak gibi kısımlarından kopan bir parçanın ana bitkiyle aynı genetik yapıya sahip yeni bir bitki oluşturmasına vejetatif üreme denir. Temeli mitoza ve yenilenmeye dayanır. Altı yöntemi düğmelerle gez.
Çelikle üretimde başarılı olmak için alınan parçalar, genç organlardan seçilir. Bunun nedeni, bitkinin genç organlarında mitozun daha hızlı olmasıdır.
Sonbaharda dikilen soğanlar, ilkbaharda çiçek açar. Olgunlaşma dönemleri sonunda oluşturdukları yavru soğanlar, sonraki yıl üretimde kullanılır. Bu tür bitkiler, tohumla da üretilebilir. Ancak tohumla üretimde tohumun ekilmesinden çiçek açımına kadar geçen süre çok uzundur.
Doku kültürü ile üretim, laboratuvar ortamında steril şartlarda gerçekleştirilir. Ekonomik değeri yüksek, üretimi zor bitkilerin ve soyu tükenmekte olan türlerin korunmasına yönelik çalışmalar için bu yöntem kullanılır.
Rizomlu bitkiler, toprak altındaki rizomları sayesinde çok yıllık bitki özelliği gösterir. Rizom yedek besin maddesi depo eden, toprak altında yatay olarak uzanan, silindir şeklindeki toprak altı gövdesidir.
Vejetatif üreme, tarımda verimliliği artıran bir yöntemdir. Kısa sürede fazla ve kaliteli üretim yapılmasını sağlar. Tohumla üremeye göre daha kısa sürede gerçekleşir. Tohumla üreyen bitkilerin genetik yapılarında farklılıklar oluşur. Vejetatif üremeyle oluşan bitkiler ise genetik açıdan birbirinin kopyasıdır. Vejetatif üreme ile bitkilerin sahip olduğu iyi özellikler korunmuş olur. Tohum yapma yeteneğini kaybetmiş olan muz, çekirdeksiz üzüm gibi bitkiler bu şekilde üretilir.
Karşına rastgele sırayla bir canlı ya da bir olay geliyor. Hangi eşeysiz üreme çeşidine ait olduğunu seç; açıklama anında çıksın.
Dolapta kalan patateste çıkan o beyaz sürgünler tesadüf değil: patates, yer elması gibi bitkilerin yumru gövdeleri üzerinde bulunan ve nodyum denilen gözlerden gelişen sürgünler, yavru bitkileri oluşturur. Yani o patates, üremeye çalışıyor.
Sardunyadan bir dal kesip suya koymak tam olarak çelikle üremedir: begonya, sardunya ve menekşe gibi saksı bitkilerinde ana bitkinin kök, gövde, dal ya da yapraklarından alınan ve çelik adı verilen parçaların kullanılmasıyla yeni bitkiler elde edilir. Genç dal seç — genç organlarda mitoz daha hızlıdır.
Bir yaprağı toprağa saplayıp bitki elde edilmesi abartı değil: Afrika menekşesi, aşkın gözyaşları bitkisi gibi bazı bitkilerde tek yapraktan tüm bir bitki gelişir.
Çekirdeği yoksa tohumu da yok — o hâlde nasıl yeni bağ kuruluyor? Tohum yapma yeteneğini kaybetmiş olan muz, çekirdeksiz üzüm gibi bitkiler vejetatif üreme ile üretilir. Aynı sebeple markette aldığın muzların hepsi neredeyse aynıdır: vejetatif üremeyle oluşan bitkiler genetik açıdan birbirinin kopyasıdır.
Üstünü kesince yenisi çıkıyor, çünkü asıl gövde toprağın altında: ayrık otu, zencefil, süsen gibi bitkilerin üzerinde bulunan tomurcuklar gelişerek toprak altı veya toprak üstü sürgünlerini oluşturur.
Bir çilek saksısı alıp bir sezon sonra beşe çıkmanın yolu: çilek bitkisinde toprak yüzeyinde büyüyen sürünücü gövde üzerindeki göz adı verilen yapılar, köklenerek yeni çilek bitkilerini meydana getirir.
Bir köşede başlayan küf birkaç günde her yere dağılıyorsa sebebi sporlardır: sporla üreme mantarlarda gerçekleşir ve sporlar etrafı sert bir çeperle kaplanmış, olumsuz çevre koşullarına dayanıklı hücrelerdir. Uygun nem gelince döllenme olayı gözlenmeden mitoz ile gelişerek yeni bireyler oluşturur.
Pizza hamurunun kabarması sırasında maya hücreleri çoğalıyor: tek hücrelilerden bir mantar çeşidi olan bira mayasında tomurcuklanma görülür. Yani ana hücrenin üstünde çıkıntı oluşur ve yavru hücreyi verir.
"Kolu kopunca yenisi çıkıyor" doğru ama eksik. Yeni canlı oluşması için şart var: kopan tek bir kol, bağlı olduğu merkezî diskten pay almak koşuluyla yeni bir denizyıldızı oluşturabilmektedir. Kopan kol merkezî diskten pay almamışsa yenilenme organ düzeyindedir.
24 sorudan oluşan bu test ile eşeysiz üreme ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Eşeysiz üreme, döllenme olmadan tek bir atadan çeşitli yollarla kendisiyle aynı genetik yapıya sahip yeni bireylerin meydana gelmesidir. Eşeysiz üremenin temelini birçok canlıda mitoz oluşturur.
Eşeysiz üreme ile kısa zamanda çok sayıda yeni bireyler meydana gelir. Bireylerin uyum sağladıkları çevresel koşullarda hızlı çoğalmasına ve yayılmasına olanak sağlar.
Eşeysiz üreyen canlılar, uygun çevre koşullarında meydana gelen olumsuz değişiklikler nedeniyle çevreye adapte olmakta zorlanır; çevre koşullarında bir olumsuzluk olursa yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Eşeysiz üreyen canlılarda mutasyon sonucu tür içi kalıtsal çeşitlilik ortaya çıkabilir. Mutasyon; radyasyon, ultraviyole, X, beta ve gama ışınları gibi yüksek enerjili ışınlar ve bazı kimyasal maddelerin etkisiyle genlerde meydana gelen kalıcı değişimlerdir.
Eşeysiz üreme çeşitleri; bölünerek üreme, tomurcuklanma, rejenerasyon, sporla üreme, partenogenez ve vejetatif üremedir.
Belli bir büyüklüğe ulaşan tek hücreli canlının ikiye bölünmesiyle gerçekleşir. Bakteri ve arkelerde; amip, öglena, paramesyum gibi protista üyelerinde görülür. Oluşan hücreler genetik açıdan aynıdır; sitoplazma miktarı ve organel sayısı farklı olabilir.
Prokaryotların üremesi hücrenin uzayıp boğumlanmasıyla ikiye bölünme şeklindedir. Zarla çevrili çekirdek taşımadıkları ve iğ ipliklerini oluşturacak proteinlere sahip olmadıkları için mitoza ait evreler gerçekleşmez.
Bölünme, hücrenin şekline ve simetrisine göre farklı bölgelerden gerçekleşebilir: amip her yönden bölünebilirken paramesyum enine, öglena boyuna bölünür.
Ana canlı üzerinde mitoz ile tomurcuk şeklinde bir çıkıntı oluşur ve gelişerek yeni canlılar meydana getirir. Gelişen bu yapılar ana bireyin genetik kopyasıdır. Bira mayasında, hidra ve mercan gibi omurgasız hayvanlarda görülür.
Bir zemine tutunarak yaşayan canlıya polip denir. Poliplerden eşeysiz olarak çoğalan, bağımsız yüzen bireylere medüz (denizanası) denir. Medüzlerde tomurcuklanma görülmez.
Rejenerasyon dokuların ve organların onarımını sağlar; bazı canlılarda kopan parçalardan yeni canlı oluşumu ile eşeysiz üremeyi sağlar. Planarya ve denizyıldızı gibi canlılarda vücut düzeyinde gerçekleştiği için eşeysiz üreme kabul edilir. Mitoz, büyüme ve farklılaşma görülür; genetik çeşitlilik oluşmaz.
Kopan tek bir kol, bağlı olduğu merkezî diskten pay almak koşuluyla yeni bir denizyıldızı oluşturabilir. Kopan kol merkezî diskten pay almamışsa yenilenme organ düzeyindedir. Canlıların gelişmişlik düzeyi arttıkça rejenerasyon yeteneği azalır.
Sporlar ana canlıdan mitoz veya mayoz ile oluşturulur. Etrafı sert bir çeperle kaplanmış, olumsuz çevre koşullarına dayanıklı, n kromozomlu özelleşmiş üreme hücreleridir. Ortam uygun olduğunda döllenme gözlenmeden mitoz ile gelişerek yeni bireyler oluşturur.
Sporla üreme; sıtma hastalığına neden olan plazmodiumda, su yosunu gibi alglerde, mantarlarda, tohumsuz bitkilerden eğrelti otu ve karayosunlarında gerçekleşir.
Mayoz ile oluşan yumurta hücresinin döllenmeden mitozla gelişerek yeni bir birey oluşturmasına partenogenez denir. Arılar, karıncalar, yaprak bitleri, su pireleri, bazı çekirge ve kelebek türlerinde; bazı balık, kurbağa, sürüngen ve kuş türlerinde görülür.
Bal arılarında erkek bireyler partenogenezle oluşmuştur ve haploittir. Kraliçe ve işçi arılar döllenmiş yumurtalardan gelişmiştir ve diploittir. Kraliçe arı mayoz ile yumurta üretir; haploit erkek arı mitozla sperm üretir.
Döllenmeyle meydana gelen embriyoların polenle beslenmesi sonucunda işçi arılar, arı sütü ile beslenmesi sonucunda kraliçe arılar oluşur. Bunun nedeni beslenme farklılığına bağlı olarak ortaya çıkan ve kalıtsal olmayan değişikliklerdir.
Yüksek yapılı bitkilerin kök, gövde, dal ve yaprak gibi kısımlarından kopan bir parçanın ana bitkiyle aynı genetik yapıya sahip yeni bir bitki oluşturmasına vejetatif üreme denir. Temeli mitoza ve yenilenmeye dayanır.
Bazı bitkilerin toprak yüzeyinde uzanan gövde uzantıları toprağa kök salar ve bu bölgelerden yeni bitkiler gelişir. Çilek bitkisinde sürünücü gövde üzerindeki göz adı verilen yapılar köklenerek yeni çilek bitkilerini meydana getirir.
Bazı bitkilerin toprak altında bulunan ve besin depolayan toprak altı gövdelerine yumru denir. Patates, yer elması gibi bitkilerin yumruları üzerinde bulunan ve nodyum denilen gözlerden gelişen sürgünler yavru bitkileri oluşturur.
Rizomlar yedek besin maddesi depo eden, toprak altında yatay olarak uzanan, silindir şeklindeki toprak altı gövdeleridir; tepe ve yan tomurcuklara sahiptir. Rizomlu bitkiler çok yıllık bitki özelliği gösterir.
Begonya, sardunya, menekşe gibi saksı bitkilerinde ve meyve ağaçlarında ana bitkinin kök, gövde, dal ya da yapraklarından alınan çelik adı verilen parçalarla yeni bitkiler elde edilir. Parçalar genç organlardan seçilir çünkü genç organlarda mitoz daha hızlıdır. Kavak, söğüt, asma, incir gibi bitkilerden istenilen miktarda çelik alınabilir.
Bu bitkiler soğan adı verilen toprak altı yapıların dikimi ile üretilir; soğanlarda bulunan tomurcuklar uygun ortam koşullarında gelişerek genç bitkiyi oluşturur. Sonbaharda dikilen soğanlar ilkbaharda çiçek açar; oluşan yavru soğanlar sonraki yıl kullanılır.
Steril laboratuvar ortamında yapılır. Kök ve gövde ucundaki meristem hücreleri alınıp sterilize edilerek yapay besi ortamına konur; mitoz ile kallus adı verilen düzensiz hücre topluluğu oluşur. Kallus hücreleri hormon içeren ortamda farklılaşarak kök ve gövde gibi yapılara sahip yeni bitkileri oluşturur.
Kısa sürede fazla ve kaliteli üretim sağlar, tohumla üremeye göre daha kısa sürer. Vejetatif üremeyle oluşan bitkiler genetik açıdan birbirinin kopyasıdır, böylece iyi özellikler korunur. Tohum yapma yeteneğini kaybetmiş muz, çekirdeksiz üzüm gibi bitkiler bu şekilde üretilir.