Üç noktada
iki sinyal:
Dur. Devam et.
Hücrelerin yaşam döngüsünde gerçekleşen tüm olaylar genlerle kontrol edilir. Hücrede G1, G2 ve M olmak üzere üç tane kontrol noktası vardır.
Hücre bölünmesinin doğru ilerleyebilmesi için bölünmenin çeşitli aşamalarında kontrol noktaları vardır. Bu kontrol noktalarında bulunan protein yapıda bazı işlevsel moleküller görev alır. Düğmelerle üç noktayı gez: her birinin neyi denetlediği, hangi durumda "Dur." dediği sağda çıkar.
| Kontrol noktası | Neyi denetler | "Devam et." koşulu | "Dur." sonucu |
|---|---|---|---|
| G1 | Hücrenin büyüklüğü, ortamdaki besin ve büyüme faktörü, DNA hasarı | Hücre yeterli büyüklükte, ortamda yeterli besin ve büyüme faktörü var, DNA'da hasar yok → S evresi başlar | Hücre döngüden çıkar ve bölünmez; bu duruma G0 denir |
| G2 | DNA eşlenmesinin doğru yapılıp yapılmadığı | DNA eşlenmesinde hata yoksa "Devam et." sinyali verilir | DNA eşlenirken hata veya hasar oluşmuşsa "Dur." sinyali verilir |
| M | Kromozomların iğ ipliklerine bağlanıp bağlanmadığı | İğ ipliklerinin kromozomlara bağlanmasında hata yoksa "Devam et." sinyali verilir | Kinetokorlar iğ ipliğine bağlanmazsa anafaz başlamaz |
Bu kontrol, yavru hücrelere eşit sayıda kromozom aktarılmasını sağlar. Kontrol noktalarının ortak mantığı da budur: kontrol noktalarında bir önceki süreç tamamlanmadan bir sonraki aşamanın gerçekleşmesi engellenir.
Bu kontrol noktalarındaki işlevsel proteinler ile "Dur." ve "Devam et." sinyalleri verilerek hücrenin bölünme sürecindeki bütün aşamaların sırayla gerçekleşmesi kontrol edilir. Aşağıdaki anahtarları aç-kapa; döngünün nerede durduğunu canlandırma üzerinde gör.
Hücrede "Dur." sinyali verilirse hücre döngüden çıkar ve bölünmez. Hücrenin bölünememe durumu G0 olarak adlandırılır.
Hücre bölünmesi için gerekli koşullar hazır değilse döngü devam etmez. Bölünmenin gerçekleşebilmesi için ortamda yeteri kadar besin ve büyüme faktörü bulunmalıdır. Büyüme faktörü, vücut hücreleri tarafından salınır ve diğer hücrelerin bölünmesinde etkilidir.
G1, S, G2 ve M döngünün adımlarıdır. G0 ise sıradaki adım değil, döngünün dışına çıkmış hâldir: hücre döngüden çıkar ve bölünmez. Ayrıca "kontrol noktası" ile "evre" karıştırılmamalı — kontrol noktaları G1, G2 ve M'dedir; S evresinin adında bir kontrol noktası geçmez.
Ortamda büyüme faktörleri olmasa da bazen hücreler "Dur." sinyaline cevap vermez ve bölünmeye devam eder. Bu durumda hücre döngüsü kontrolden çıkar.
Büyüme faktöründen başka hücre döngüsünü kontrol eden genlerde herhangi bir nedenle meydana gelecek mutasyonlar da hücre döngüsünün bozulmasına neden olur. Hücre döngüsü bozulursa kanser ortaya çıkabilir.
Kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasıdır. Kanserli hücreler, DNA'daki hasardan oluşur.
DNA, kendisinde oluşan hataları onarabilecek genlere sahiptir. Hücrenin normal yaşam döngüsü sırasında DNA'da hasar oluşursa hücre bunu ya onarır ya da ölür. Kanser hücrelerinde hasarlı DNA onarılamaz, hücre döngüsünün kontrolü bozulur ve hücreler sinyallere cevap veremez.
Bağışıklık sistemi, genellikle kontrol mekanizması bozulan hücreleri yok eder. Ancak bağışıklık sisteminin yok edemediği bu hücreler, çoğalarak anormal hücre kitleleri olan tümörleri (ur) oluşturur.
İki tümör tipi arasındaki fark hücrenin "kötü" olması değil, hızlı büyüme ve yayılma özelliği gösterip göstermemesidir. Düğmelerle iki durumu karşılaştır.
| İyi huylu tümör | Kötü huylu tümör (kanser) | |
|---|---|---|
| Büyüme ve yayılma | Hızlı büyüme ve yayılma özelliği göstermez | Bir ya da birkaç organın işlevini bozacak şekilde vücuda yayılır |
| Sonuç | Genellikle soruna neden olmaz | Organ işlevini bozar |
| Yaklaşım | Cerrahi müdahale yoluyla çıkartılır | Kan ya da lenf dolaşımı ile yayılabilir |
| Yayılmanın adı | — | Metastaz |
Kanser hücrelerinin kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine taşınıp yayılmasına metastaz adı verilir.
Dünyada kanser hastalarının sayısı hızla artmaktadır. Örneğin, kolon kanseri adı verilen kalın bağırsak kanseri bunlardan biridir. Her yaşta görülebilmesine rağmen en sık 50 yaşından sonra gözlenmektedir. Kolon kanseri, kalın bağırsak iç yüzeyini örten hücrelerin kontrolsüz bölünüp çoğalmasıyla gelişir.
Kanser sebepleri arasında aşırı güneş ışını ve radyasyon de var. Bunların ortak yanı: kanserli hücreler, DNA'daki hasardan oluşur.
Tütün ürünleri ve alkol kullanımı da kanser sebepleri listesinde doğrudan geçer. Aynı listede yanlış beslenme ve obezite de yer alır.
Kolon kanseri her yaşta görülebilmesine rağmen en sık 50 yaşından sonra gözlenmektedir. Kolon kanseri, kalın bağırsak iç yüzeyini örten hücrelerin kontrolsüz bölünüp çoğalmasıyla gelişir.
Hücre kitlesi, hızlı büyüme ve yayılma özelliği göstermiyorsa bu tip tümörlere iyi huylu tümör denir. İyi huylu tümörler, genellikle soruna neden olmaz ve cerrahi müdahale yoluyla çıkartılır.
Kanser hücrelerinin kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine taşınıp yayılmasına metastaz adı verilir. Kötü huylu tümörü tanımlayan da bu yayılma: bir ya da birkaç organın işlevini bozacak şekilde vücuda yayılır.
Bağışıklık sistemi, genellikle kontrol mekanizması bozulan hücreleri yok eder. Tümör, bağışıklık sisteminin yok edemediği hücrelerin çoğalmasıyla oluşan anormal hücre kitlesidir.
Bölünmenin gerçekleşebilmesi için ortamda yeteri kadar besin ve büyüme faktörü bulunmalıdır. Büyüme faktörü, vücut hücreleri tarafından salınır ve diğer hücrelerin bölünmesinde etkilidir. Koşullar hazır değilse döngü devam etmez.
Kanser sebepleri listesinde hem genetik yatkınlık hem de genlerde meydana gelen bozukluklar geçer. Zaten hücre döngüsünü kontrol eden genlerde meydana gelecek mutasyonlar da hücre döngüsünün bozulmasına neden olur.
G1: "Büyüdüm mü, besin ve büyüme faktörü var mı, DNA'm sağlam mı?" G2: "DNA'yı doğru eşledim mi?" M: "Kromozomlar iğ ipliklerine bağlandı mı?" — bağlanmazsa anafaz başlamaz.
26 sorudan oluşan bu test ile hücre döngüsünün kontrolü ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Hücrelerin yaşam döngüsünde gerçekleşen tüm olaylar genlerle kontrol edilir. Kontrol noktalarında bulunan protein yapıda bazı işlevsel moleküller görev alır.
Hücrede G1, G2 ve M olmak üzere üç tane kontrol noktası vardır. Bu noktalardaki işlevsel proteinler ile "Dur." ve "Devam et." sinyalleri verilerek bütün aşamaların sırayla gerçekleşmesi kontrol edilir.
Kontrol noktalarında bir önceki süreç tamamlanmadan bir sonraki aşamanın gerçekleşmesi engellenir.
G1 kontrol noktasında hücre yeterli büyüklüğe ulaşmışsa, ortamda yeterli besin ve büyüme faktörleri varsa, DNA'da hasar yoksa "Devam et." sinyali verilir ve S evresi başlar.
Hücrede "Dur." sinyali verilirse hücre döngüden çıkar ve bölünmez. Hücrenin bölünememe durumu G0 olarak adlandırılır.
G2 kontrol noktasında DNA eşlenmesinin doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. DNA eşlenirken hata veya hasar oluşmuşsa "Dur." sinyali verilir; hata yoksa "Devam et." sinyali verilir.
M kontrol noktasında kromozomların iğ ipliklerine bağlanıp bağlanmadığı kontrol edilir. Kinetokorlar iğ ipliğine bağlanmazsa anafaz başlamaz. Bu kontrol, yavru hücrelere eşit sayıda kromozom aktarılmasını sağlar.
Bölünmenin gerçekleşebilmesi için ortamda yeteri kadar besin ve büyüme faktörü bulunmalıdır. Büyüme faktörü, vücut hücreleri tarafından salınır ve diğer hücrelerin bölünmesinde etkilidir.
Ortamda büyüme faktörleri olmasa da bazen hücreler "Dur." sinyaline cevap vermez ve bölünmeye devam eder; bu durumda hücre döngüsü kontrolden çıkar. Hücre döngüsünü kontrol eden genlerdeki mutasyonlar da döngünün bozulmasına neden olur. Hücre döngüsü bozulursa kanser ortaya çıkabilir.
Kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasıdır. Kanserli hücreler DNA'daki hasardan oluşur.
DNA, kendisinde oluşan hataları onarabilecek genlere sahiptir. Normal yaşam döngüsü sırasında DNA'da hasar oluşursa hücre bunu ya onarır ya da ölür. Kanser hücrelerinde hasarlı DNA onarılamaz, döngünün kontrolü bozulur ve hücreler sinyallere cevap veremez.
Bağışıklık sistemi genellikle kontrol mekanizması bozulan hücreleri yok eder. Yok edemediği bu hücreler çoğalarak anormal hücre kitleleri olan tümörleri (ur) oluşturur.
Hücre kitlesi hızlı büyüme ve yayılma özelliği göstermiyorsa iyi huylu tümör denir; genellikle soruna neden olmaz ve cerrahi müdahale yoluyla çıkartılır. Bir ya da birkaç organın işlevini bozacak şekilde vücuda yayılırsa kötü huylu tümör veya kanser denir.
Kanser hücrelerinin kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine taşınıp yayılmasına metastaz adı verilir.
Kolon kanseri adı verilen kalın bağırsak kanseri her yaşta görülebilmesine rağmen en sık 50 yaşından sonra gözlenmektedir; kalın bağırsak iç yüzeyini örten hücrelerin kontrolsüz bölünüp çoğalmasıyla gelişir.