Sırtında
omurga
olmayanlar
Hayvanlar âleminin en geniş grubudur. Kıkırdak ve kemikten oluşan iç iskeletleri ve vücutlarının sırt kısmında omurga yoktur. Sinir şeritleri karın kısmındadır.
Omurgasızlara girmeden önce bütün hayvanlarda ortak olan özellikleri bil: sınav sorularının bir kısmı doğrudan buradan gelir.
Hayvanlar; ökaryot, çok hücreli, aktif olarak yer değiştirebilen ve heterotrof beslenen canlılardır. Heterotrof = kendi besinini üretemeyen, dışarıdan alan.
İhtiyaç duyduğu enerjiyi oksijenli solunum ile elde eder.
Hayvanların çoğu eşeyli ürer. Bazı hayvanlarda eşeyli üremenin yanında eşeysiz üreme de görülür.
Hayvanların büyümeleri ve gelişmeleri sınırlıdır. (Bitkilerde çok yıllıklarda büyüme ömür boyu sürüyordu — fark buradan sorulur.)
Hayvanlar âlemi, omurgasızlar ve omurgalılar şeklinde iki gruba ayrılır. Bu ünite omurgasızları, bir sonraki ünite omurgalıları anlatıyor.
Omurgasızlar hayvanlar âleminin en geniş grubudur. Altı grup hâlinde incelenir.
Kıkırdak ve kemikten oluşan iç iskeletleri ve vücutlarının sırt kısmında omurga yoktur. Sinir şeritleri karın kısmındadır. Bazılarında dış, bazılarında iç iskelet bulunur.
Bazıları suda, bazıları karada yaşar.
Omurgasız hayvanlarda genellikle açık kan dolaşımı görülür. "Genellikle" sözcüğüne dikkat — istisnası var, birazdan geliyor.
Büyük bir kısmı eşeyli, küçük bir kısmı ise tomurcuklanma veya rejenerasyonla eşeysiz olarak çoğalır.
Omurgasızlarda olmayan şey kıkırdak ve kemikten oluşan iç iskelet ile omurgadır. Bazılarında dış, bazılarında iç iskelet bulunur. Eklem bacaklıların dayanıklı ve hafif dış iskeleti tam da bu yüzden konuya dâhildir. "Omurgasızlarda iskelet bulunmaz" ifadesi yanlıştır.
Bu ünitenin en kritik ayrımı. Düğmeyle iki dolaşımı karşılaştır: kan parçacıklarının damardan çıkıp çıkmadığını izle.
Açık kan dolaşımında kan, damarlar ve dokular arasındaki boşluklarda dolaşır. Omurgasızlarda genellikle bu tip görülür; eklem bacaklılar ve çoğu yumuşakça açık dolaşımlıdır.
Kapalı kan dolaşımında ise kan tamamen damar içinde dolaşır. Omurgasızlar arasında ahtapot ve kalamarda dolaşım kapalıdır.
"Bütün omurgasızlarda açık dolaşım görülür" cümlesi yanlıştır. Metin iki yerde de "genellikle" / "çoğu" der: Omurgasız hayvanlarda genellikle açık kan dolaşımı görülür ve çoğu yumuşakçada açık dolaşım görülür. Ahtapotta ve kalamarda ise dolaşım kapalıdır.
Omurgasız hayvanlar altı gruba ayrılarak incelenir. Düğmelerle gez: her grubun tanımı, örnekleri ve ayırt edici ipucu sağda.
| Grup | Organizasyon / iskelet | Solunum · dolaşım | Üreme | Örnek |
|---|---|---|---|---|
| Süngerler | En basit organizasyon, gelişmiş sistemleri yok; vücut torba, kadeh veya vazo şeklinde | Açıklıklardan giren su ile gaz alışverişi, besin alımı ve atık uzaklaştırma; hücre içi sindirim | Eşeyli ve eşeysiz; çoğu hermafrodit, rejenerasyon yeteneği yüksek | Süngerler |
| Sölenterler | Doku düzeyinde organizasyon; kas ve sinir dokuları var | Solunum ve boşaltım sistemi yok; madde alışverişi vücut yüzeyiyle | Eşeyli ve eşeysizin birbirini takip ettiği özel şekil; bazıları tomurcuklanma | Hidra, denizanası, denizşakayığı, mercan |
| Solucanlar | Doku ve organ farklılaşması görülen ilk grup; vücut yuvarlak veya yassı, bazılarında bölmeli | Deri solunumu; boşaltım atığı amonyak | Eşeyli; bazıları rejenerasyonla eşeysiz. Hermafrodit olanlarda genellikle kendi kendini dölleme görülmez | Planarya, tenya, bağırsak solucanı, toprak solucanı, sülük |
| Yumuşakçalar | İkinci en büyük omurgasız grubu; bazılarında sedef tabakası | Suda solungaç, karada kabuk altındaki genişlemiş yüzey; çoğunda açık, ahtapot ve kalamarda kapalı dolaşım | Eşeyli; birçok salyangoz hermafrodit | Ahtapot, mürekkep balığı, salyangoz, istiridye, midye |
| Eklem bacaklılar | En büyük omurgasız grubu; dayanıklı ve hafif dış iskelet, başkalaşım ve deri değiştirme | Çoğunda trake, örümceklerde kitapsı akciğer, suda solungaç; açık dolaşım; atık ürik asit | Ayrı eşeyli (bazıları hermafrodit); döllenme dişinin vücudu içinde | Yengeç, karides, ıstakoz, akrep, kene, örümcek, çekirge, kelebek, sinek, kırkayak, çıyan |
| Derisi dikenliler | Tamamı denizlerde ve okyanuslarda; iskelete ait dikenler | Solunum solungaç veya tüp ayaklar yoluyla; su-damar sistemi | Eşeyli ve rejenerasyonla eşeysiz | Denizyıldızı, denizhıyarı, denizkestanesi, denizlâlesi, yılan yıldızı |
▸ Hayvanlar âleminde sinir hücrelerine ilk kez sölenterlerde
rastlanır.
▸ Doku ve organ farklılaşması görülen ilk omurgasız canlı grubu
solucanlardır.
▸ Kanat, hayvanlar âlemi içerisinde ilk olarak böceklerde
görülür.
Yumuşakçalar, eklem bacaklılardan sonraki ikinci en büyük omurgasız hayvan grubudur. Yani en büyüğü eklem bacaklılar. Yumuşakçaların büyüklük aralığı da çarpıcı: 1 milimetrelik küçük bir salyangozdan, boyu 16 metreye ve vücut ağırlığı 2 tona ulaşabilen dev mürekkep balığına kadar.
Süngerlerin vücudu çok sayıda açıklığa sahiptir. Bu açıklıklardan giren su ile süngerlerin vücut hücreleri arasında gaz alışverişi, besin alımı ve atıkların uzaklaştırılması sağlanır. Süngerler ev ve vücut temizliği ile kozmetik alanında kullanılır.
Bazı sölenter türleri, diğer canlılarla karşılıklı faydaya dayalı ortak yaşam şekilleri oluşturabilir. Deniz anemonu ile palyaço balığı arasında bu şekilde bir birliktelik vardır.
Sölenterlerin bazıları avcılardan korunmak, avlanmak, kendi türüyle veya diğer türlerle ilişki kurmak için çoğunlukla su tarafından daha az soğurulan mavi renkli bir ışık çıkarır. Buna biyolüminesans denir.
Toprak solucanı bir solucan: derileri nemli olup vücut yüzeyinden deri solunumu yaparlar. Bazı solucanlar balık üretim çiftliklerinde yem olarak ve tarımda gübre yapımında kullanılmaktadır.
Tenya, bağırsak solucanı, kıl kurdu gibi türleri omurgalı hayvanların sindirim sisteminde parazit yaşar. Solucanların toprak veya suda serbest yaşayan türlerinin yanında parazit yaşayanları da vardır.
Midyeler, silleri yardımıyla solungaçları üzerindeki mukusa yapışan mikroorganizmaları yiyerek beslenir. Yumuşakçalarda suda yaşayanlar solungaçlarla solunum yapar.
Yumuşakçaların bazı türlerinde pürüzsüz ve parlak sedef tabakası bulunur. İstiridyelerden elde edilen inci sedef, takı ve süs eşyası yapımında kullanılmaktadır.
Böcekler, kuşlar bitkilerin tozlaşmasını sağlayan en önemli canlı türleridir. Bu açıdan ekolojik dengenin devamında önemli bir rol oynar. Ayrıca bazı böcekler biyolojik mücadelede zararlı böceklere karşı doğal avcı olarak kullanılır.
Sinir hücresi ilk kez → sölenter. Doku ve organ farklılaşması ilk kez → solucan. Kanat ilk kez → böcek. Dolaşımda ise "genellikle açık; ahtapot ve kalamar kapalı".
30 sorudan oluşan bu test ile Omurgasız hayvanlar ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Hayvanlar; ökaryot, çok hücreli, aktif olarak yer değiştirebilen ve heterotrof beslenen canlılardır. İhtiyaç duyduğu enerjiyi oksijenli solunumla elde eder. Büyüme ve gelişmeleri sınırlıdır.
Hayvanlar âleminin en geniş grubudur. Kıkırdak ve kemikten oluşan iç iskeletleri ve sırt kısmında omurga yoktur; sinir şeritleri karın kısmındadır. Bazılarında dış, bazılarında iç iskelet bulunur.
Omurgasızlarda genellikle açık kan dolaşımı görülür: kan, damarlar ve dokular arasındaki boşluklarda dolaşır. Kapalı dolaşımda ise kan tamamen damar içinde dolaşır (ahtapot, kalamar).
Çoğunlukla denizlerde zemine bağlı yaşayan, gelişmiş sistemleri bulunmayan hayvanlardır. Yakaladığı mikroskobik organizmaları hücre içi sindirimle parçalar. Çoğu hermafrodittir, kendini yenileme yetenekleri yüksektir.
Süngerlerden daha gelişmiş organizasyona sahip sucul hayvanlardır. Kas ve sinir dokuları bulunur; solunum ve boşaltım sistemleri yoktur. Hayvanlar âleminde sinir hücrelerine ilk kez sölenterlerde rastlanır.
Sölenterlerde sabit ve serbest yüzücü olmak üzere iki genel vücut formu vardır. Mercanlar, hidralar ve denizşakayığı sabit; denizanaları yüzücü örneklerdir.
Sölenterlerin bazıları avcılardan korunmak, avlanmak veya ilişki kurmak için su tarafından daha az soğurulan mavi renkli bir ışık çıkarır. Buna biyolüminesans denir.
Doku ve organ farklılaşması görülen ilk omurgasız canlı grubudur. Derileri nemli olup deri solunumu yaparlar; boşaltım atıkları amonyaktır. Planarya, tenya, bağırsak solucanı, toprak solucanı ve sülük bu gruptandır.
Eklem bacaklılardan sonraki ikinci en büyük omurgasız gruptur. Suda yaşayanlar solungaçla, karada yaşayanlar kabuk altındaki genişlemiş yüzeyle solunum yapar. Çoğunda açık dolaşım; ahtapot ve kalamarda kapalı dolaşım görülür.
Dayanıklı ve hafif dış iskelet uçmayı kolaylaştırır ve iç organları korur; esnek olmadığından büyümeyi sınırlar. Bu nedenle embriyonel dönemde başkalaşım (metamorfoz), ergin dönemde deri değiştirme görülür.
Eklem bacaklılarda solunum çoğunda trakelerle, örümceklerde kitapsı akciğerlerle, suda yaşayanlarda solungaçlarla olur. Açık dolaşım sistemine sahiptirler, boşaltım atıkları ürik asittir. Kanat hayvanlar âleminde ilk olarak böceklerde görülür.
Tamamı denizlerde ve okyanuslarda yaşar. Su-damar sistemiyle bağlantılı tüp ayaklar hareket, solunum, beslenme ve boşaltımda görevlidir. Eşeyli ve rejenerasyonla eşeysiz çoğalabilir.