Mitokondri ve kloroplast diğer organellerden ayrılır: çift katlı zarları, kendine özgü halka şeklinde DNA'ları ve kendi ribozomları vardır. Yani hücrenin içinde, kısmen kendi başına iş gören iki küçük fabrika.
Mitokondri, hücrenin ihtiyaç duyduğu ATP'nin büyük bir kısmını oksijen kullanarak sentezleyen organeldir. Prokaryot hücre yapısına sahip bakterilerde ve arkelerde, memeliler sınıfına dâhil canlıların olgun alyuvar hücrelerinde mitokondri bulunmaz.
İç zarın içeriye doğru yaptığı kıvrımlara krista denir ve amacı tek: yüzeyi artırmak. Kristaların yüzeyinde ATP sentezleyen enzimler olduğuna göre, ne kadar çok kıvrım varsa o kadar çok enzim sığar. Kaydırağı çekip kendin gör.
Enerji tüketiminin çok olduğu kas, sinir, böbrek ve sperm gibi hücrelerde mitokondri sayısı fazladır. Aynı mantık organelin içinde de geçerli: çok ATP gereken hücrenin mitokondrisinde kristalar daha sık ve daha uzundur. Hücre "daha çok enerji" ihtiyacını iki şekilde çözer — daha çok mitokondri ya da daha çok krista.
Plastitler bitki ve alg gibi ökaryot hücreli canlılarda bulunur. Kloroplastlar, kromoplastlar ve lökoplastlar olmak üzere üç çeşittir. Önce en bilinenle başlıyoruz.
Yeşil domates olgunlaşınca kırmızıya döner. Bu bir boyama değil, organel değişimidir: kloroplastlar, kromoplastlara dönüşebilir. Domatesin kırmızısını veren pigment likopendir.
Mutfakta ışık alan patatesin kabuğu yeşerir ve o patatesi yememek gerekir. Sebebi: lökoplastlar uzun süre ışık aldığında kloroplastlara dönüşebilir. Toprak altında nişasta deposuyken, ışıkta fotosentez organeline dönüşüyor.
Havucun ve portakalın turuncusu aynı pigmentten gelir: karoten. Papatya ve limonun sarısı ksantofil, çileğin kırmızısı likopen. Renkli meyve tabağı aslında bir kromoplast tablosu.
Aynı organel farklı bitkide farklı şey depolar: zeytin, fındık, avokado lökoplastlarında bol yağ; mercimek ve fasulyede protein; patateste nişasta depolanır. Beslenme etiketlerindeki farkın kökeni burada.
Kaslarının yorulması enerjiyle ilgili. Enerji tüketiminin çok olduğu kas, sinir, böbrek ve sperm gibi hücrelerde mitokondri sayısı fazladır. Düzenli antrenman yapan birinin kas hücrelerinde mitokondri sayısı artar.
Spermin uzun bir yol kat etmesi gerekir ve bu ATP ister. Kuyruğun başladığı boyun bölgesi mitokondri doludur — çünkü mitokondri hücrenin enerji ihtiyacını karşılar ve sperm gibi hücrelerde sayısı fazladır.
Mitokondri hücreden çıkarılırsa veya zarar görürse enerji üretimi duracağından hücre ölür. Oksijenli solunumu durduran zehirlerin bu kadar hızlı öldürücü olmasının nedeni budur.
Karanlık köşeye koyduğun bitkinin yaprakları soluklaşır. Yeşil rengi klorofil içeren kloroplastlar verir ve kloroplast fotosentez tepkimelerini gerçekleştirerek oksijen ve organik madde üretir. Işık yoksa bu üretim de durur.
Mitokondrinin matriksinde sayıları 5-10 arasında değişen kendine özgü halka şeklinde DNA molekülleri vardır. Çekirdek DNA'sından ayrı bu DNA sayesinde mitokondri çekirdek kontrolünde çoğalabilir ve kendi proteinlerinin bir kısmını üretir.
27 sorudan oluşan bu test ile mitokondri ve plastitler ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Çift katlı zardan oluşur. İç zar içeriye doğru kıvrımlar yapar; yüzeyi artıran bu kıvrımlara krista denir ve kristaların yüzeyinde elektronların hareketini sağlayan, ATP sentezleyen enzimler bulunur. İçini dolduran sıvı matrikstir; matrikste 5-10 arasında halka şeklinde DNA, tüm RNA çeşitleri, ribozomlar, ATP, solunum enzimleri, ara ürünler, su ve mineraller vardır.
ATP'nin büyük kısmını oksijen kullanarak sentezler, oksijenli solunumu gerçekleştirir. Kendi DNA'sı ile çekirdek kontrolünde çoğalabilir, ribozomlarıyla proteininin bir kısmını sentezler. Kas, sinir, böbrek, sperm gibi hücrelerde sayısı fazladır. Bakteriler, arkeler ve memelilerin olgun alyuvarlarında bulunmaz. Zarar görürse hücre ölür.
Bitki ve alg gibi ökaryot hücreli canlılarda bulunur. Kloroplastlar, kromoplastlar ve lökoplastlar olmak üzere üç çeşittir.
Çift katlı zarlıdır. İçinde klorofil taşıyan yassı keseler (tilâkoit), üst üste dizilince granum, granum dizilerinin tamamı grana. İçini dolduran sıvı stroma; içinde halka DNA, tüm RNA çeşitleri, ribozomlar ve enzimler vardır. Fotosentez yapar, oksijen ve organik madde üretir; ürettiği ATP sadece fotosentezde kullanılır.
Başta çiçek ve meyveler olmak üzere bitkinin çeşitli kısımlarının rengini oluşturur. Sarı (ksantofil), turuncu (karoten) ve kırmızı (likopen) pigmentler taşır. Papatya-limon: ksantofil; havuç-portakal: karoten; domates-çilek: likopen. Kloroplastlar kromoplastlara dönüşebilir.
Pigment içermez. Işık görmeyen kök ve toprak altı gövdesinde, bazı bitkilerin yaprak ve tohumlarında bulunur. Özellikle nişasta depo etmek için özelleşmiştir; fotosentezdeki glikoz burada nişasta taneciklerine dönüştürülür. Zeytin-fındık-avokado: yağ; mercimek-fasulye: protein; patates: nişasta. Uzun süre ışık alınca kloroplasta dönüşebilir.