Ne söylendiği
değil,
nasıl söylendiği
"Umut, insanı diri tutan en önemli güçtür" ile "Evin bahçe kapısı ormana açılıyordu"… İkisi de bir yargı bildiriyor. Ama biri kişiden kişiye değişir, diğeri değişmez. Bu ünite anlatım özelliklerine göre cümleleri ayırmayı öğretir.
Anlatım özelliklerine göre cümlelerin en temel ayrımı bu. Aşağıdaki cümlelerden birine tıkla: terazinin hangi tarafa yattığını ve nedenini gör.
Kişisel duygu düşünce ve yorumlar içeren, göreceli yargılar ifade eden cümlelerdir.
"Fikir adamı yazdıklarına canlı bir şekil verebiliyorsa o zaman yaşar."
"Umut, insanı diri tutan en önemli güçtür."
Genel kanı niteliği taşıyan, kişisel değerlendirme içermeyen cümlelerdir.
"Evin bahçe kapısı ormana açılıyordu."
"Romanın bazı bölümlerinde olaylar tek bir kahramanın ağzından anlatılıyor."
Başkasının sözü iki şekilde aktarılır: ya olduğu gibi, ya da yeni bir cümlenin içine yerleştirilerek. Aşağıdaki düğmeye bas — aynı sözün iki hâlini adım adım izle.
| Özellik | Doğrudan Anlatım | Dolaylı Anlatım |
|---|---|---|
| Tanım | Başkasına ait bir sözün ağızdan çıktığı gibi aktarılması | Başkasına ait bir sözün yeni bir cümleye dahil edilerek birtakım değişikliklerle aktarılması |
| Tırnak işareti | Genellikle vardır | Yoktur |
| Söz değişir mi? | Hayır, aynen korunur | Evet, birtakım değişikliklerle aktarılır |
| Örnek | "Deniz kenarında ev yapan çok dalga görür, der Mevlana." | "Polis, suçluların en kısa sürede yakalanacağını söyledi." |
Bir eser hakkında kurulan cümleler ikiye ayrılır: eserde ne anlatıldığı ve yazarın nasıl anlattığı. Sınavda en sık karıştırılan ikili budur.
Bir eserde ne anlatıldığıyla ilgili yargılar içeren cümlelerdir.
"Ateşten Gömlek Peyami'nin günlüğünden, Türk Kurtuluş Savaşı sırasındaki anılarından
oluşmaktadır."
"Dizelerinde memleket özlemini dile getirmiş."
Yazarın anlatım tarzıyla (dili kullanma şekli, söyleyiş özelliği vb.) ilgili cümlelerdir.
"Eserlerinde kullandığı devrik cümleler ile anlatımı sıkıcılıktan kurtarmış."
"Şair, ses düzeni bakımından birbirlerine yakın ve mûsikî değeri olan kelimeleri aynı
mısra içerisinde kullanmayı tercih etmiş."
Bu üçü kendi başına birer imzaya sahip: tanım cümlesi bir soruya cevap verir, kinayeli anlatım tersini söyler, aşamalı durum bir süreci anlatır. Aşağıdan seç.
Bir kavramın veya varlığın niteliklerini tarif eden, belirten, açıklayan cümlelerdir. Tanım cümleleri "Bu nedir, bu kimdir?" sorularına cevap veren cümlelerdir.
"Nomofobi; cep telefonuna erişememe, cep telefonundan iletişim kuramama ve bu cihazlardan mahrum kalma korkusudur."
Söylenen sözün, alay etme iğneleme gibi amaçlarla tam tersini ifade edecek şekilde kullanılmasıdır.
"O kadar çalışkan ki hiçbir işi zamanında bitiremiyor."
"Bu hızla yürürsek yarın sabaha eve varırız."
Birdenbire değil de süreç içinde yavaş yavaş değişen durumu ifade eden cümlelerdir.
"Küresel ısınmanın dünya üzerindeki olumsuz etkileri günden güne belirginleşiyor."
"İstanbul gün geçtikçe kalabalıklaşıyor."
Haber bülteninden ürün yorumuna, dedikodudan maç anlatımına kadar her yerde bu dokuz türden biri var. Fark etmeye başladığında sınav sorusu da kolaylaşıyor.
Haber dili nesnel anlatıma dayanır: genel kanı niteliği taşır, kişisel değerlendirme içermez. Muhabir "korkunç bir kaza" derse cümle öznele kayar.
"En iyi" göreceli bir yargıdır, kişiden kişiye değişir — öznel anlatım. Aynı kutuda "Pili 5000 mAh" yazıyorsa o cümle nesneldir: kanıtlanabilir.
Birinin sözünü kendi cümlene yerleştirip değiştirdin: dolaylı anlatım. Aynı şeyi "'Gelemem' dedi" diye aktarsaydın doğrudan anlatım olurdu.
Bozuk çıkan bir sipariş sonrası yazıldıysa bu kinayeli anlatımdır: söz, alay etme iğneleme amacıyla tam tersini ifade edecek şekilde kullanılmıştır.
Sözlük maddelerinin tamamı tanım cümlesidir: bir kavramın niteliklerini tarif eder ve "Bu nedir?" sorusuna cevap verir.
Değişim birdenbire değil, süreç içinde yavaş yavaş oluyor — aşamalı durum cümlesi. "Günden güne, gittikçe, gün geçtikçe" kalıpları bu türün imzasıdır.
Arka kapak yazısı ikisini de kullanır. "Bir ailenin göç hikâyesini anlatıyor" → içerik. "Kısa, vurucu cümlelerle yazılmış" → üslup. Ayırmak için sor: ne mi, nasıl mı?
Spikerin cümleleri sürekli iki taraf arasında gider gelir: olan biteni aktardığında nesnel, yorum kattığında öznel. Aynı cümlede ikisi birden bulunabilir.
1) Tırnak var mı? → doğrudan. 2) "-dığını/-acağını söyledi" var mı? → dolaylı. 3) Kanıtlanabilir mi? → nesnel. 4) "Nedir?" cevabı mı? → tanım. 5) Tersi mi kastediliyor? → kinaye.
24 sorudan oluşan bu test ile "Cümlede Anlam 2" ünitesini ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında geri bildirim alacaksın.
Kişisel duygu düşünce ve yorumlar içeren, göreceli yargılar ifade eden cümlelerdir. "Umut, insanı diri tutan en önemli güçtür."
Genel kanı niteliği taşıyan, kişisel değerlendirme içermeyen cümlelerdir. "Evin bahçe kapısı ormana açılıyordu."
Başkasına ait bir sözün ağızdan çıktığı gibi aktarılmasıdır. "Deniz kenarında ev yapan çok dalga görür, der Mevlana."
Başkasına ait bir sözün yeni bir cümleye dahil edilerek birtakım değişikliklerle aktarılmasıdır. "Polis, suçluların en kısa sürede yakalanacağını söyledi."
Bir eserde ne anlatıldığıyla ilgili yargılar içeren cümlelerdir. "Dizelerinde memleket özlemini dile getirmiş."
Yazarın anlatım tarzıyla (dili kullanma şekli, söyleyiş özelliği vb.) ilgili cümlelerdir. "Devrik cümleler ile anlatımı sıkıcılıktan kurtarmış."
Bir kavramın veya varlığın niteliklerini tarif eden, belirten, açıklayan cümlelerdir.
Söylenen sözün, alay etme iğneleme gibi amaçlarla tam tersini ifade edecek şekilde kullanılmasıdır. "O kadar çalışkan ki hiçbir işi zamanında bitiremiyor."
Birdenbire değil de süreç içinde yavaş yavaş değişen durumu ifade eden cümlelerdir. "İstanbul gün geçtikçe kalabalıklaşıyor."