Öğüt verirse
atasözü
vermezse deyim
Atasözü, deyim, ikileme… Üçü de anonim, üçü de kalıplaşmış, üçünde de diziliş değişmez. Ayıran tek şey var: öğüt veriyor mu, vermiyor mu?
Uzun deneyim ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikteki sözlerdir.
Atasözü sorulduğunda ilk bakman gereken şey: "Öğüt veriyor mu?" Öğüt varsa atasözü, yoksa deyim. Bu tek soru, sınavda seni kurtarır.
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlamı olan kalıplaşmış söz öbekleridir.
Aralarında çeşitli ilgiler bulunan iki sözcüğün yan yana kullanılması sonucu oluşan kalıplaşmış söz öbekleridir. Aşağıdan bir oluşum yolu seç.
İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına virgül konmaz. "Ağır, ağır" değil → "ağır ağır". İkilemelerin arasına virgül koymak yazım yanlışıdır.
Sınavlarda en çok karıştırılan üç kavramı yan yana koy. Satırlara tıklayarak farkları gör.
| Özellik | Atasözü | Deyim | İkileme |
|---|---|---|---|
| Öğüt verir mi? | Evet | Hayır | Hayır |
| Anonim mi? | Evet | Evet | Evet |
| Kalıplaşmış mı? | Evet | Evet | Evet |
| Diziliş değişir mi? | Hayır | Hayır | Hayır |
| Eş anlamlısı kullanılır mı? | Hayır | Hayır | Hayır |
| Anlam türü | Gerçek / mecaz / ikisi birden | Genellikle mecaz | Anlamı pekiştirir |
| Yapı | Cümle şeklindedir | Mastar veya cümle | İki sözcük yan yana |
Bu sözler yüzyıllardır değişmeden geliyor; çünkü değiştirilmeleri mümkün değil.
Öğüt veriyor mu? Veriyorsa atasözü. İki sözcük yan yana mı? Öyleyse ikileme. Kalıplaşmış, mecaz anlamlı ve öğüt yoksa deyim. Bu üç adım, sorunun tamamını çözer.
İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına virgül konmaz. Kompozisyonda "yavaş, yavaş" yazmak doğrudan yazım yanlışıdır. Doğrusu: yavaş yavaş.
Atasözü ve deyimlerde kelimelerin yerine eş anlamlısı kullanılamaz, dizilişleri değiştirilemez. "Ağır kazan geç kaynar" öyle kalır — kalıplaşmanın anlamı budur.
Üçü de anonimdir. Bir sözün altında yazar adı varsa o özdeyiştir (vecize), atasözü değil. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" bir özdeyiştir.
Ödevini son geceye bırakınca duyduğun bu cümle bir öğüttür — yani atasözü. Üstelik ortada gerçek bir şeytan olmadığı için mecaz anlamlıdır.
Küskün birini anlatan bu söz kimseye ders vermez, sadece bir durumu ilgi çekici biçimde anlatır. Öğüt yoksa deyimdir — cümle şeklinde kurulmuş bir deyim.
Çocuk diliyle en çok kurulan yapı yansıma sözcüğün tekrarıyla oluşan ikilemedir. Anlamı pekiştirir: sadece uyumuyor, mışıl mışıl uyuyor.
Emlak ilanlarının klasiği. Yakın anlamlı iki sözcükle oluşmuş bir ikilemedir; evin hazır ve eşyalı olduğunu tek sözcükten çok daha güçlü anlatır.
"Kem" de "küm" de tek başına anlamsızdır; yan yana gelince net cevap verememeyi anlatırlar. İkisi de anlamsız kelimeden oluşan ikilemeye en bilinen örnektir.
18 sorudan oluşan bu test ile "Sözcükte Anlam 4" ünitesini ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında geri bildirim alacaksın.
Uzun deneyim ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş, halka mal olmuş, öğüt verici sözlerdir. Toplumun değer yargılarını yansıtır.
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlamı olan kalıplaşmış söz öbekleridir. Bu, atasözünden en önemli farkıdır.
Aralarında çeşitli ilgiler bulunan iki sözcüğün yan yana kullanılmasıyla oluşan kalıplaşmış söz öbekleridir; anlamı pekiştirir.
"Dost ile ye, iç, alışveriş etme" gerçek; "Acele işe şeytan karışır" mecaz; "Ağır kazan geç kaynar" gerçek-mecaz anlamlıdır.
"Gözümden düşmek" mastar hâlinde; "Ağzını bıçak açmıyor" cümle şeklinde deyimdir.
Sırasıyla aynı sözcük, yansıma, yakın anlamlı, biri anlamsız, ikisi de anlamsız sözcüklerle oluşur.
Üçünde de dizilişler değiştirilemez ve kelimelerin yerine eş anlamlısı kullanılamaz.
İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına virgül konmaz. "Ağır, ağır" yazmak yazım yanlışıdır.
Atasözü = öğüt VERİR. Deyim = öğüt VERMEZ, durum anlatır. Bu tek fark sınavda yeterlidir.