TYT · ÜNİTE 3 · SÖZCÜKTE ANLAM 3

"Tüm kasaba
üzüldü"
ama nasıl?

Kasaba üzülmez; üzülen oradaki insanlardır. Dilin bu ustaca kısayolları — ad aktarması, deyim aktarması, dolaylama — ve sözcüklerin yüzyıllar içinde geçirdiği değişim bu ünitede.

6
Mecazımürsel ilişkisi
4
Anlam olayı
4
İnteraktif alıştırma
01 / MECAZIMÜRSEL (AD AKTARMASI)

Adı söyle, başkasını kastet

Mecazımürsel, benzetme amacı güdülmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Aşağıdaki haritada altı ilişki türü var — birine tıkla.

İNTERAKTİF: ALTI İLİŞKİ TÜRÜ
SINAV TAKTİĞİ

Mecazımürselde "gibi, kadar, sanki" gibi benzetme edatları bulunmaz. Çünkü burada benzetme amacı güdülmez; ilgili olanın adı doğrudan diğerinin yerine geçer. Benzetme edatı gördüğün an başka bir sanat aramaya başla.

02 / DEYİM AKTARMALARI

Özellik el değiştirir

Deyim aktarmasında bir varlığın özelliği başka bir varlığa taşınır. Mecazımürselde ise doğrudan ad değişimi vardır — ikisini ayıran çizgi budur.

İNTERAKTİF: DÖRT AKTARMA YÖNÜ
Aktarma TürüÖrnekAçıklama
Duyular Arası Aktarma"Yumuşak sesiyle herkesi etkiledi."Dokunma → İşitme
İnsandan Doğaya Aktarma"Kaptan tayfalara esip gürledi."Doğa olayı insana yakıştırılmış
Doğadan İnsana Aktarma"Ağaçların kuşlarla dostluğu hiç bitmez."İnsana ait ilişki doğaya verilmiş
Doğadan Doğaya Aktarma"Yıllar durmadan akıyor."Suyun akışı zamana aktarılmış
03 / SÖZ SANATLARI VE ADLANDIRMALAR

Anlatımı güçlendirenler

DOLAYLAMA

Bir sözcükle anlatılabilecek kavramın birden çok sözcükle anlatılmasıdır.

kaleci → file bekçisi teyze → anne yarısı eş → hayat arkadaşı
GÜZEL ADLANDIRMA

İnsanlarda korku uyandıran veya uğursuzluk olduğuna inanılan durum ve varlıkları daha güzel çağrışımlar uyandıracak başka sözcüklerle adlandırmadır.

felç → inme ölüm → vefat etmek verem → ince hastalık
KİNAYE

Bir sözün mecaz anlamını kastederek hem gerçek hem mecaz anlamda kullanılmasıdır.

"Eli açık insanların gönlünün iyilikle dolu olduğuna inanırım."

TARİZ

Bir sözün tersini kastedecek biçimde kullanılmasıdır.

"Aferin, sınava çok çalıştığınız notlarınızdan belli."

BENZETME

Aralarında türlü yönlerden ilgi bulunan iki şeyden benzerlik bakımından güçsüz olanla güçlü olanı karşılaştırarak anlatmaktır.

"Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler."

SOMUTLAMA

Soyut bir kavramın benzetme, kişileştirme yoluyla veya deyimler aracılığıyla somut sözcüklerle ifade edilmesidir.

"Umut yediğim ekmek, içtiğim sudur."

DİKKAT — EN ÇOK KARIŞTIRILAN İKİLİ

Kinayede hem gerçek hem mecaz anlam aynı anda kastedilir; söylenen doğrudur ama altında ikinci bir anlam vardır. Tarizde ise söylenenin tam tersi kastedilir — ortada iğneleme, alay vardır. "Eli açık" övgüdür; "Aferin, çok çalışmışsın" ise sitemdir.

04 / SÖZCÜKLER ARASINDAKİ ANLAM OLAYLARI

Zamanın sözcüklere etkisi

Sözcükler yüzyıllar içinde toplumun kullanımına göre anlam değiştirir. Aşağıdaki zaman çizgisinde bir sözcük seç — ilk anlamından bugünkü anlamına yolculuğunu izle.

İNTERAKTİF: ANLAM YOLCULUĞU
DİKKAT

"Daralma" ve "genişleme" sorularında kendine tek bir soru sor: "Sözcüğün kapsamı eskiden daha mı genişti, şimdi mi?" Eskiden genişse daralma, şimdi genişse genişleme.

OYUN: HANGİ SANAT VEYA ANLAM OLAYI?
05 / GÜNLÜK HAYAT

Bu sanatlar her gün konuşuluyor

Söz sanatları edebiyat kitabında değil, günlük konuşmanın tam ortasında yaşıyor.

HABER

"Ankara açıklama yaptı"

Şehir konuşmaz; konuşan hükûmettir. Haber dilinin en sevdiği kısayol mecazımürseldir: "Beyaz Saray", "Kremlin", "Brüksel"… Hepsi yer-insan ya da yer-kurum ilişkisiyle çalışır.

SPOR

"File bekçisi" ve "yuvarlak"

Spor spikerleri aynı sözcüğü tekrarlamamak için dolaylama yapar: kaleci → file bekçisi, top → yuvarlak, hakem → orta hakem. Bir sözcükle anlatılabilecek kavram birden çok sözcükle anlatılır.

NEZAKET

Neden "vefat etti" deriz?

Güzel adlandırma, korku uyandıran veya uğursuz sayılan durumları yumuşatır: ölüm → vefat etmek, felç → inme, verem → ince hastalık. Dil, acıyı söylerken ses tonunu alçaltır.

AİLE

"Aferin, çok çalışmışsın!"

Karnesi kötü gelen çocuğa söylenen bu cümle övgü değil tarizdir: sözün tersi kastedilerek iğneleme yapılır. Ses tonu, sözcüklerin anlamını tersine çevirebilir.

SANAT

"Duvarda bir Picasso var"

Duvarda ressam değil tablosu asılı. Sanatçı-eser ilişkisi kurulmuş bir mecazımürseldir. "Mehmet Akif'i okumak" da aynı yapıdadır: okunan şair değil, eserleridir.

MUTFAK

"Tabağını bitir"

Kimse tabak yemez. İç-dış ilişkisi kurularak dıştaki (tabak) söylenip içteki (yemek) kastedilmiştir. "Bir bardak daha içeyim" de aynı mantıkla çalışır.

ŞARKI

"Yıllar akıp gidiyor"

Zaman akmaz; akan sudur. Suya ait özellik zamana taşınmış — bu bir doğadan doğaya aktarmadır. Şarkı sözlerinin yarısı bu aktarmalar üzerine kuruludur.

DEĞİŞİM

"Emek" eskiden eziyetti

Bugün övgüyle söylediğimiz "emek", ilk anlamında eziyet ve acı demekti; zamanla özenle yapılan iş anlamını kazandı. Buna anlam iyileşmesi denir — sözcükler de itibar kazanabiliyor.

SINAV

Anlık sanat mı, tarihsel değişim mi?

Anlam olayları (iyileşme, kötüleşme, daralma, genişleme) sözcüğün yüzyıllar içinde geçirdiği değişimdir. Mecaz, tariz, kinaye gibi sanatlar ise o cümleye özgüdür. İkisini karıştırma.

06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

20 sorudan oluşan bu test ile "Sözcükte Anlam 3" ünitesini ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında geri bildirim alacaksın.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Akılda kalacak özet kartları

MECAZIMÜRSEL
benzetme amacı YOK

Benzetme amacı güdülmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. "Gibi, kadar, sanki" bulunmaz.

ALTI İLİŞKİ
iç-dış · parça-bütün · yer-insan · sanatçı-eser · neden-sonuç · yön-ülke

Tabak-yemek, Mersin-liman, kasaba-insanlar, Mehmet Akif-eserleri, bereket-yağmur, Batı-ülkeler.

DEYİM AKTARMASI
özellik aktarımı

Duyular arası, insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya. Mecazımürselde ad değişir, burada özellik taşınır.

DOLAYLAMA
tek kavram, çok sözcük

Kaleci → file bekçisi, teyze → anne yarısı, eş → hayat arkadaşı.

GÜZEL ADLANDIRMA
korkuyu yumuşatma

Korku uyandıran veya uğursuz sayılan durumları güzel çağrışımlı sözcüklerle adlandırma: ölüm → vefat, felç → inme.

KİNAYE ↔ TARİZ
çift anlam ↔ tam tersi

Kinaye: hem gerçek hem mecaz aynı anda ("eli açık"). Tariz: söylenenin tersi kastedilir ("Aferin!").

İYİLEŞME ↔ KÖTÜLEŞME
emek ↑ · bayağı ↓

Emek: eziyet → özenle yapılan iş. Bayağı: eskisi gibi → kalitesiz, adi.

GENİŞLEME ↔ DARALMA
ödül ↔ erik

Ödül: güreş mükâfatı → her başarının mükâfatı. Erik: çekirdekli küçük meyveler → tek bir meyve.

ALTIN SORU
"kapsam eskiden mi genişti?"

Daralma-genişleme ayrımının tek ölçütü budur. Anlam olayları yüzyıllara, söz sanatları tek cümleye aittir.