Duyu reseptörleri, deri, burun ve dil
Dış dünyadan gelen her uyaran önce bir reseptöre çarpar. Beş reseptör çeşidi var ve her biri farklı bir enerji formuna duyarlı. Bu ünitede hangi reseptörün nerede olduğunu, derinin iki tabakasını ve altı dokunma reseptörünü, kokunun beyne giden kısayolunu ve tat almanın neden çözünmeye bağlı olduğunu göreceksin.
Duyu reseptörleri mekanoreseptörler, kemoreseptörler, elektromanyetik reseptörler, termoreseptörler ve ağrı reseptörleri olmak üzere beş çeşittir. Ayrım ezberlenmez: her reseptör hangi enerji formundaki değişimi algıladığına göre adlandırılmıştır.
Basınç, dokunma, gerilme, hareket gibi mekanik enerji formlarının ortaya çıkardığı fiziksel değişimleri algılar. Deride ve kulakta bulunur.
Kimyasal maddelere duyarlıdır. Dilde ve burunda bulunan, belirli bir molekül çeşidine özgül reseptörler ile kanın osmotik basıncındaki değişimleri algılar.
Elektromanyetik enerjinin değişik formlarını (manyetizma, elektrik, ışık) saptar. Gözdeki fotoreseptörler ışığa duyarlıdır ve bir elektromanyetik reseptör çeşididir.
Sıcak, soğuk gibi ısı enerjisindeki değişikliklere duyarlıdır. Deride bulunur.
Aşırı şiddetteki sıcaklık, basınç ve kimyasal uyaranlara duyarlı reseptörlerdir. Yani ağrı reseptörünü uyaran ayrı bir enerji türü değil, aşırılığın kendisidir.
Bir reseptör seç: uyaranın canvas'ta nasıl geldiğini, hangi organda bulunduğunu ve ne ürettiğini gör.
Bir uyaran seç, ok hangi reseptör kutusuna gidiyor bak. Aynı organ birden fazla reseptör çeşidi taşıyabilir.
| Reseptör | Duyarlı olduğu | Nerede |
|---|---|---|
| Mekanoreseptör | Basınç, dokunma, gerilme, hareket | Deri, kulak |
| Kemoreseptör | Kimyasal maddeler, kanın osmotik basıncı | Dil, burun |
| Elektromanyetik reseptör | Manyetizma, elektrik, ışık | Göz (fotoreseptör) |
| Termoreseptör | Isı enerjisindeki değişim | Deri |
| Ağrı reseptörü | Aşırı sıcaklık, basınç, kimyasal | Yaygın |
Fotoreseptör ayrı bir altıncı çeşit değildir. Işık bir elektromanyetik enerji formu olduğu için fotoreseptörler elektromanyetik reseptörlerin içindedir. Aynı şekilde aşırı sıcaklık hem termoreseptörü hem ağrı reseptörünü uyarabilir — sınırı aşan uyaran artık "sıcaklık bilgisi" değil "ağrı" olarak taşınır.
Dokunma duyusu organı olan deri, vücudun dış yüzeyini kaplar ve bulunduğu bölgeye göre kalınlığı değişir. Deri epitel doku ve temel bağ dokudan oluşur.
Vücudun dış yüzeyini, organların ve vücut boşluklarının iç yüzeyini kaplar. Hücreler birbirine çok yakın yerleştiğinden hücreler arası boşluk çok azdır ya da yoktur. Bölünme hızı yüksektir.
Kan damarı bulunmaz; ihtiyaç duyduğu maddeleri bağ dokudan difüzyonla sağlar.
Hücreler, dokular ve organlar için destek ve koruma sağlar. Hücreler, protein lifleri, proteinler ve ara maddeden oluşur. Protein lifleri ve ara madde hücre dışı matriksi meydana getirir.
Bu matriks, hücrelerle kan arasındaki madde alışverişinin sağlandığı ortamdır.
Epitel doku iki ayrı ölçütle sınıflandırılır: görevine göre (örtü, duyu, bez) ve hücre dizilişine göre (tek katlı, çok katlı, yalancı çok katlı). Düğmelere bas, katmanların gerçek dizilişini gör.
Bağ dokuda altı hücre tipi bulunabilir. Seçtiğin hücre matriks içinde yanar, görevi altta yazılır.
Yalancı çok katlı epitel aslında tek katlıdır. Hücreleri farklı boyda olduğu için çekirdekleri ışık mikroskobunda farklı seviyelerde görünür ve çok katlı izlenimi verir. Solunum yollarındaki yalancı çok katlı epitel silli yapıdadır. Çok katlı epitelin gerçek örneği deri ve ağız boşluğudur.
Deri temel olarak üst deri (epidermis) ve alt deri (dermis) olmak üzere iki kısımda incelenir. Reseptörler alt deride uyarının tipine göre yerleşmiştir: hafif dokunma ve düşük frekanslı titreşimi algılayanlar yüzeye yakın, kuvvetli basınç ve titreşimi algılayanlar derinde bulunur.
Çok katlı epitel dokudan oluşur. En üstte ölmüş yassı epitel hücrelerinden oluşan korun tabakası vardır; alttaki canlı kısımları mikroorganizmalara, kimyasal maddelere, mekanik ve fiziksel etkilere karşı korur.
Saç ve tırnak, korun tabakasının kalınlaşması ve keratinle birleşmesiyle oluşur. Korun tabakasının altındaki silindirik epitel hücrelerinin arasında melanosit hücreleri bulunur; deriye renk veren melanin pigmentini taşırlar. Bu kısma malpighi tabakası denir.
Üst deriden daha kalındır; kolajen ve elastik lifler içerir. Yoğun ve düzensiz bağ dokudan oluşmuştur, lifleri sayesinde çekme ve germe kuvvetlerine dirençlidir.
Kan damarları, sinirler, kıl kökleri, ter ve yağ bezleri alt deriye gömülüdür. Üst deride kan damarı yokken alt derideki kan damarları derinin beslenmesini sağlar.
Kaydırağı yüzeyden derine götür: hangi reseptörün o derinlikte olduğunu ve ne algıladığını gör. Uyaran şiddeti kaydırağı, uyarının kaç reseptöre ulaştığını değiştirir.
Her reseptörün kapsüllü mü serbest mi olduğu, hangi deride bulunduğu ve neyi algıladığı ayrı ayrı çizilir.
Alt derinin altında derinin bir parçası olmayan deri altı tabaka bulunur. Bu tabaka yağ deposu işlevi gören yağ doku içerir. Deri, alt deriden uzanan lifler sayesinde deri altı tabakaya tutunmuştur. Vücudun her yerine dağılmış duyu reseptörleri dudaklarda ve parmak uçlarında yoğun bulunur.
Burun ve dil kemoreseptör taşır. Ortak kuralları şu: uyaran madde mukus içinde çözünmeden reseptör uyarılmaz. Ayrıldıkları nokta ise kokunun beyne giden yoludur — koku, talamusa uğramayan tek duyudur.
Koku alma organıdır, aynı zamanda solunum organı olarak görev yapar: solunumla alınan havayı temizler, ısıtır ve nemlendirir.
Burun boşluğunun üst kısmındaki koku alma alanında (sarı bölge) epitel hücreler ve kemoreseptör olarak işlev gören özelleşmiş sinir hücreleri bulunur. Bu kemoreseptörler binlerce farklı kokuyu ayırt edebilir.
Üst tabakası çok katlı yassı epitelden oluşmuştur. Yalnız tat almaz; konuşma, lokmayı çevirme ve yutmada da görev alır.
Yüzeydeki çıkıntılara papilla denir. Papillanın içinde 3.000-10.000 kadar tat tomurcuğu, tomurcukların içinde epitel hücrelerden özelleşmiş tat reseptörleri bulunur.
Altı adımı sırayla gez: koku molekülünün mukusta çözünmesinden korteksteki değerlendirme merkezine kadar. Son adımda talamusun devrede olmadığına dikkat et.
Bir tat seç ve dilin herhangi bir bölgesine bas: seçtiğin bölgedeki tomurcuk beş tadın hepsini algılayabildiği için her seferinde yanar. Papilla sayısı kaydırağı tomurcuk yoğunluğunu değiştirir.
Ağız kuruluğu, Parkinson hastalığı, kafa travmaları, diyabet, hamilelik, tütün mamulleri kullanımı ve yaşlanma tat duyusunda bozukluğa neden olan faktörler arasındadır. Tat duyusu bozuklukları diğer duyu bozukluklarına göre daha az önemsense de yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Dilde "tat haritası" yoktur. Tat tomurcuğu bulunan dilin herhangi bir bölgesi, beş çeşit tattan herhangi birini algılayabilir. Beş temel tat: tatlı, acı, tuzlu, ekşi ve umami (lezzetli). İkinci tuzak: burun tıkalıyken yemeğin "tadı" kaybolmaz, kokusu alınamadığı için tat tam algılanamaz — dil görevini koku duyusuyla birlikte daha iyi yapar.
Parmak ucunla kaydırırken çalışan Meissner cisimcikleri. Dokunmanın başlangıcını ve düşük frekanslı titreşimi algılarlar; zaten parmak uçları ve avuç içi gibi kılsız deride yoğunlar. Ekranı bir de dirseğinle kaydırmayı dene — olmuyor.
Telefon cebinde titreştiğinde onu bacağının derinindeki Pacini cisimcikleri yakalar: basınç ve titreşim onların işi. Elin boştayken bile "titredi mi?" diye bakmanın sebebi bu reseptörlerin çok duyarlı olması.
Avucun terlediğinde çalışan ter bezleri alt deridedir ve kıl kökleriyle bağlantılıdır. Terleme yalnız su atmak değil, vücut ısısını ayarlamaktır.
Üst solunum yolu enfeksiyonunda burun tıkalı olduğu için yiyeceğin kokusu ve tadı iyi algılanmaz. Sevdiğin yemeğin "tatsız" gelmesinin sebebi dilin değil burnun devre dışı kalmasıdır.
Ağzın kuruyken sakızın tadını zor alırsın: tat tomurcuklarının aktif olması için maddenin dildeki mukus içinde çözünmesi gerekir. Çözünmeyen madde reseptörü uyaramaz.
Ten renginin koyulaşması malpighi tabakasındaki melanosit hücrelerinin ürettiği melanin pigmentiyle ilgilidir. Deri, vücudu zararlı ışınlara karşı korur ama sınırsız değil — koruyucu krem bu yüzden var.
Maçta dizini sıyırdığında yarayı kapatan fibroblastlar. Yara iyileşmesi sırasında bol miktarda aktin ve miyozin içeren yeni fibroblastlar oluşur; onarımda esas işi üstlenirler.
Gıdıklanma ve kaşıntı hissi serbest sinir uçlarının işidir; ağrıya, temasa ve ısıya da onlar duyarlıdır. Yani kaşıntıyla ağrı aynı reseptör ailesinden gelir.
Bir kokunun bir anıyı aniden geri getirmesi şaşırtıcı değil: koku soğancığındaki nöronlar talamusa uğramadan doğrudan beyin korteksindeki değerlendirme merkezine gider. Diğer duyularda böyle bir kısayol yok.
50 soruluk test · beş reseptör çeşidi, epitel ve bağ doku, derinin tabakaları, dokunma reseptörleri, koku yolu ve tat alma
Mekano (basınç, dokunma, gerilme, hareket — deri, kulak), kemo (kimyasal maddeler, kanın osmotik basıncı — dil, burun), elektromanyetik (manyetizma, elektrik, ışık — gözdeki fotoreseptör), termo (ısı — deri), ağrı (aşırı sıcaklık, basınç, kimyasal).
Hücreler arası boşluk çok az; bölünme hızı yüksek; kan damarı yok, beslenme bağ dokudan difüzyonla. Göreve göre örtü, duyu, bez; dizilişe göre tek katlı, çok katlı, yalancı çok katlı. Deri ve ağız boşluğu çok katlı, solunum yolu yalancı çok katlı (silli).
Hücre + protein lifi + ara madde. Lifler ve ara madde hücre dışı matriksi yapar; madde alışverişi orada olur. Hücreler: fibroblast (onarım, bağlanma, esneklik, direnç), makrofaj (savunma), mast (yaralanma tepkisi), plazma hücresi, yağ hücresi, lökosit.
Çok katlı epitel. En üstte ölü yassı hücrelerden korun tabakası (saç ve tırnak buranın kalınlaşıp keratinle birleşmesiyle oluşur). Altında malpighi tabakası; içindeki melanositler melanin taşır. Kan damarı yoktur.
Daha kalın; kolajen ve elastik lif; yoğun ve düzensiz bağ doku; çekme-germeye dirençli. Kan damarı, sinir, kıl kökü, ter ve yağ bezi buradadır. Ter bezi ısı ayarına, yağ bezi nemliliğe yarar. Altında deri altı tabaka (yağ doku) vardır ve derinin parçası değildir.
Meissner dokunmanın başlangıcı + düşük frekanslı titreşim, kılsız deri. Merkel sürekli dokunma ve baskı, kıllı deri. Pacini basınç ve titreşim, derin; eklem rotasyonu bilgisi. Ruffini gerilme ve basınç; vücut pozisyonu bilgisi. Krause dokunma ve basınç, bazı kaynaklara göre soğuk. Serbest sinir uçları ağrı, temas, ısı, gıdıklanma, kaşıntı.
Koku + solunum organı; havayı temizler, ısıtır, nemlendirir. Koku alma alanı burun boşluğunun üst kısmındadır. Moleküller Bowman bezlerinin mukusunda çözünür, dendritlerin sil uzantıları uyarıyı alır. Aksonlar kemikteki deliklerden geçip koku soğancığına gider; oradaki nöronlar talamusa uğramadan korteksteki değerlendirme merkezine ulaşır.
Üst tabakası çok katlı yassı epitel. Çıkıntılar papilla, içinde 3.000-10.000 tat tomurcuğu, onların içinde tat reseptörleri. Beş tat: tatlı, acı, tuzlu, ekşi, umami. Madde mukusta çözünmeden reseptör uyarılmaz; impuls duyu sinirleriyle beyindeki tat merkezine gider. Her bölge beş tadı da algılayabilir.
Ağız kuruluğu, Parkinson, kafa travmaları, diyabet, hamilelik, tütün mamulleri ve yaşlanma. Az önemsense de yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.