AYT · ÜNİTE 5 · TİROİT, TİMÜS, BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ, PANKREAS VE EŞEYSEL BEZLER

İki Hormon,
Zıt Yönde
Aynı Denge

Kalsitonin ve parathormon gibi birbirine zıt etkiye sahip hormonlara antagonist hormonlar denir. Kalsiyumda kalsitonin ↔ parathormon, şekerde insülin ↔ glukagon. Bu ünitede zıt çalışan çiftleri, stres hormonlarını ve eşey hormonlarını tek tek göreceğiz.

90
mg/100 ml · normal kan glikozu
10
mg/100 ml · normal kan kalsiyumu
4
paratiroit bezi sayısı
01 / TİROİT BEZİ VE TİROKSİN

Metabolizmanın gaz pedalı

Tiroit bezi; boyunda, gırtlağın hemen altında, soluk borusunun önünde bulunan iki loplu bezdir. Tiroit bezinden tiroksin ve kalsitonin hormonları salgılanır.

TİROKSİNİN GÖREVLERİ
  • Hipofiz bezinin TSH salgısı, tiroit bezinin tiroksin salgılamasını sağlar.
  • Vücuttaki tüm hücrelerin bazal metabolizma hızının düzenlenmesinde, hücrelerin enerji aktivitesini belirlemede doğrudan rolü olan hormondur.
  • Yapısında iyot bulunur.
  • Normal kan basıncını, kalp atış hızını ve kas gerginliği düzeyini ayarlar; sindirim ve üreme işlevlerini düzenler.
  • Tiroksin normal büyüme, gelişme ve sinirsel gelişim için gereklidir.
  • Özellikle yapısal proteinlerin sentezi olmak üzere hücrelerin amino asit alımını ve protein sentezini hızlandırır.
VÜCUT SICAKLIĞI DÜŞTÜĞÜNDE · ÜÇ ADIM

1. Hipotalamustan salgılanan tirotropin salgılatıcı hormon (TRH), hipofiz bezi ön lobundan TSH hormonu salgılanmasını uyarır.

2. TSH hormonu da tiroit bezine etki ederek buradan tiroksin hormonu salgılanmasını sağlar.

3. Tiroksin arttıkça metabolizma hızlanır ve vücut sıcaklığı artar. Kandaki tiroksin hormonu miktarındaki artış, hipotalamusun TRH salgısını ve hipofiz bezinin TSH salgısını engeller (negatif geri bildirim).

İNTERAKTİF: TİROKSİN NEGATİF GERİ BİLDİRİM DÖNGÜSÜ · VÜCUT SICAKLIĞINI KAYDIR
Vücut sıcaklığı
İNTERAKTİF: TİROKSİN AZ ↔ NORMAL ↔ FAZLA · DURUMU SEÇ
HİPERTİROİDİZM

Tiroksin hormonunun fazla salgılanması, hipertiroidizm adı verilen otoimmün hastalığa neden olur. Bağışıklık sisteminin ürettiği antikorların tiroit bezindeki TSH reseptörlerine bağlanması, tiroit bezinin kontrolsüz olarak fazla tiroksin üretmesi ve salgılamasına neden olur.

Belirtileri: yüksek vücut sıcaklığı, aşırı terleme, kilo kaybı, sinirlilik, yüksek kan basıncı.

Hipertiroidizmin en yaygın görülen tipi, göz küresinin arkasında sıvı birikmesine bağlı olarak gözlerin dışarı doğru çıkması şeklinde belirtisi de olan Graves (zehirli guatr) hastalığıdır. Tedavide tiroit bezinin bir bölümünün ameliyatla alınması ya da bezin radyoaktif iyotla küçültülmesi gibi yöntemler uygulanır.

HİPOTİROİDİZM, KRETENİZM VE GUATR

Tiroksin yetersizliği hipotiroidizm olarak ifade edilir. Bu durumda yetişkinlerdeki bazal metabolizma hızı yavaşlar; kilo alınması, bitkinlik, soğuğa dayanıksızlık, genel fiziksel ve zihinsel uyuşukluk gibi belirtiler görülür.

Gebelik döneminde fetüs gelişimi sırasında, bebeklik ve çocukluk döneminde tiroksin yetersizliği fiziksel ve zihinsel gelişimin büyük ölçüde gerilemesine yol açar. Tiroksin eksikliği boy kısalığı ve zihinsel engellilik şeklinde görülen kretenizm hastalığına neden olur. Tedaviye erken başlanırsa kusurlar kısmen önlenebilir.

Tiroksin eksikliğinin en yaygın nedeni besinlerdeki iyot eksikliğidir. Bu durumda hipofizden sürekli TSH salgılanması tiroit bezinde büyümeye neden olur ve guatr ortaya çıkar. Deniz ürünleriyle beslenmek, kaynak sularına iyot eklenmesi ve iyotlu sofra tuzu kullanılması guatrın önlenmesinde büyük ölçüde etkilidir.

TUZAK · GUATR ↔ HİPERTİROİDİZM

Guatr “tiroit bezinin büyümesi” demektir; tek başına “tiroksin fazla” anlamına gelmez. İyot eksikliğinde tiroksin üretilemez, hipofiz sürekli TSH salgılar ve bez büyür — yani tiroksin AZ olduğu hâlde bez büyümüştür. Buna karşılık Graves hastalığında bezin büyümesine fazla tiroksin eşlik eder; bu yüzden ona zehirli guatr denir. Ayırt edici soru şudur: bezi büyüten şey sürekli TSH mi, yoksa TSH reseptörlerine bağlanan antikorlar mı?

02 / KALSİTONİN, PARATİROİT BEZİ VE TİMÜS BEZİ

Kalsiyumu iki hormon tutar

Tiroit bezinden salgılanan diğer hormon kalsitonin hormonudur. Paratiroit bezinin ürettiği parathormonla birlikte kandaki kalsiyum homeostasinin düzenlenmesinde rol oynar. Kan kalsiyum konsantrasyonunun normal değeri yaklaşık 10 mg/100 ml seviyesindedir.

İNTERAKTİF: KAN KALSİYUM TERAZİSİ · DEĞERİ KAYDIR
Kan kalsiyumu
KALSİYUM NEDEN ÖNEMLİ?

Kalsiyum; kemik oluşumu, kasların kasılması, sinirlerde uyartı iletimi, aktif taşıma, kan pıhtılaşması gibi birçok olay için gereklidir. Bu nedenle kandaki kalsiyum dengesi önemlidir.

Kalsitonin hormonu, kandaki kalsiyum normal değerinin üstüne çıktığında fazla kalsiyumun kandan kemiklere geçmesini ve depolanmasını sağlayarak kandaki kalsiyum seviyesini düşürür. Ayrıca böbreklerden kalsiyum ve fosfat geri emilimini azaltarak idrarla kalsiyum ve fosfat atılması sağlanır. Bununla birlikte kalsitonin, bağırsak kanalından kalsiyum emilimini azaltan hafif bir etkiye de sahiptir.

PARATİROİT BEZİ VE PARATHORMON

Paratiroit bezi, tiroit bezinin arka yüzeyinde bulunan mercimek büyüklüğünde dört küçük bezden oluşur. Paratiroit bezinden parathormon (PTH) salgılanır.

Parathormon, kalsitoninin tersi etkiye sahiptir. Kandaki kalsiyum seviyesi normal değerin altına düştüğünde parathormonun salgısı artar. Parathormon kemikten kana kalsiyum geçişini ve böbreklerden kalsiyumun kana geri emilimini sağlayarak seviyeyi yükseltir.

Parathormon, böbreklerde aktif D vitamini oluşumunda etkilidir. Aktif D vitamini de bağırsaklardan kana kalsiyum emilimini sağlayarak parathormonun etkisini artırır ve kanda kalsiyum seviyesi normal değerine ulaşır.

FOSFATIN HİKÂYESİ

Parathormon kemikten kana kalsiyum geçişini uyardığında aynı zamanda kemikten kana fosfat geçişine de yol açar. Kanda kalsiyum fosfat tuzları oluşumunu engellemek için parathormon etkisiyle böbreklerden idrarla fosfat atılması sağlanır.

Yani parathormon kalsiyumu tutar ama fosfatı attırır. Bu ayrıntı sınavda “parathormon her iki minerali de kanda artırır” gibi bir cümleyle karşına çıkabilir; yanlıştır.

TİMÜS BEZİ

Göğüs kemiğinin hemen arkasında, soluk borusunun üzerinde, iki akciğer arasında yer alan iki loplu bir endokrin bezdir.

Timüs bezinin salgıladığı hormonlar bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden olan T lenfositlerin timüs bezinde olgunlaşmasında ve kana verilmesinde etkilidir.

Bu bez ergenlik döneminden sonra küçülmeye başlar ve bezin aktivitesi azalır. Yani vücuttaki tek bez odur ki asıl işini çocuklukta yapar.

TUZAK · KALSİTONİN İLE PARATHORMON AYNI BEZDEN Mİ?

Hayır. Kalsitonin tiroit bezinden, parathormon paratiroit bezinden salgılanır. İkisi de kalsiyumla ilgilenir, adları benzer ve bezleri komşudur — karışmalarının sebebi budur. Kalsitonin ve parathormon gibi birbirine zıt etkiye sahip hormonlara antagonist hormonlar denir. Aynı ünitedeki ikinci antagonist çift insülin ve glukagondur.

03 / BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER)

Dışta korteks, içte medulla

Her iki böbreğin üst kısmında bulunan adrenal bezler, böbreklerden bağımsız olarak çalışır. Bu bezler yapı ve görev bakımından farklı iki kısımdan oluşur. Böbrek üstü bezlerinin dış kısmı kabuk (korteks), iç kısmı ise öz (medulla) adını alır. Korteks kısmından aldosteron, kortizol, eşey hormonları salgılanır. Medulla kısmından ise adrenalin ve noradrenalin salgılanır.

İNTERAKTİF: ADRENAL BEZ KESİTİ · HORMONU SEÇ
ALDOSTERON · MİNERAL VE SU BEKÇİSİ

Kanın, hücrelerin ve hücreler arası doku sıvısının mineral ve su dengesini korumada etkili hormondur. Düşük kan hacmi, vücutta sodyum miktarının azalması, fazla potasyum alınması gibi durumlar aldosteron salınımını artırır.

Aldosteron etkisiyle:
Böbrek kanallarından sodyumun geri emilimi artırılırken potasyumun atılımı hızlandırılır. Sodyum geri emilimi ile artan kan osmotik basıncından dolayı suyun geri emilimi sağlanır ve kan basıncı artar.
Ter, tükürük ve bağırsak bezlerinden de sodyum çıkışını azaltarak sodyumun kanda tutulmasını sağlar.

KORTİZOL · STRESİN UZUN VADELİ CEVABI

Karbohidrat, protein ve yağ metabolizmasında etkilidir. Kortizol salgılanması hipotalamus ve hipofiz bezi hormonları tarafından kontrol edilir. Stres yaratan bir durum karşısında (aşırı heyecan, korku, öfke, yaralanmalar, enfeksiyonlar, çok yüksek ya da düşük ortam sıcaklığı gibi) hipotalamustan kortikotropin salgılatıcı hormon (CRH) salgılanır. CRH, hipofiz bezi ön lobundan ACTH hormonu salınımını uyarır. ACTH etkisiyle adrenal bezlerin korteks kısmından kortizol hormonu salgılanır.

Kortizol, hücrelerin glikoz kullanımını azaltarak protein yıkımını artırır.
Yağların yıkımı da artırılarak hücrelerin enerji ihtiyaçlarını yağ asitlerinden karşılamaları sağlanır.
Protein yıkımı sonucu oluşan amino asitlerden glikoz sentezlenmesinde kortizol etkilidir. Böylelikle kan glikoz seviyesi yükseltilir.
Kandaki kortizol miktarındaki artış, hipotalamusun CRH ve hipofiz bezinin ACTH salgısını engeller (negatif geri bildirim).

İNTERAKTİF: STRES TEPKİSİ ZİNCİRİ · ADIMA TIKLA
KORTİZOLÜN İLAÇ OLARAK KULLANIMI

Kortizolun fazla salgılanması; bağışıklık sistemi reaksiyonlarını baskılayıcı, alerji ve yangı (iltihaplanma) önleyici etkilere neden olur. Bu nedenle artrit gibi şiddetli yangılara neden olan hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Ancak uzun süreli kortizol kullanımı, bağışıklık sistemini baskıladığı için ciddi yan etkilere neden olmakta ve metabolizmayı olumsuz etkilemektedir.

ADRENAL EŞEY HORMONLARI

Erkek ve kadınlarda adrenal bezlerin korteks kısmından az da olsa eşey hormonları salgılanır. Bu hormonlar daha çok testosteron gibi androjenler, az miktarda da progesteron ve östrojendir.

Yani eşey hormonlarının tek kaynağı gonatlar değildir; ikinci ve küçük bir kaynak da adrenal kortekstir. Bu hormonlar medulladan değil korteksten gelir.

ADRENALİN (EPİNEFRİN)

Otonom sinir sistemi faaliyetleri ve adrenal bezlerin öz bölgesi hormonlarının kandaki miktarının artması korku, heyecan, tehlike gibi stres durumlarına karşı vücutta birçok fizyolojik değişime neden olur. Stres durumunda sinir sistemi etkisiyle adrenalinin salgısı artar. Bu durum:

Kalp atışını hızlandırır.
Kan basıncını yükseltir.
Akciğerlerdeki bronşları genişleterek vücuda daha çok oksijen taşınmasını sağlar. Soluk alışverişi hızlanır.
Göz bebeklerinin büyümesine ve tüylerin diken diken olmasına neden olur.
Karaciğerdeki glikojenin glikoza dönüşümünü hızlandırarak kandaki glikoz miktarını artırır.
Sindirim sistemi, böbrekler ve deriye kan götüren damarların daralmasını sağlayarak buralara daha az kan gitmesine neden olur.
Kalp, beyin gibi organlara ve iskelet kaslarına giden damarları genişleterek kan akışını buralara yönlendirir.

NORADRENALİN (NOREPİNEFRİN)

Kandaki noradrenalin artışı, adrenalin artışına benzer etkiler oluşturur. Noradrenalinin öncelikli görevi ise kan basıncının dengede tutulmasını sağlamaktır.

Ayırt edici anahtar: ikisi de aynı yerden (medulla) gelir ve benzer iş yapar; ancak noradrenalinin önceliği kan basıncıdır.

Damarlarla ilgili bir ayrım daha: adrenalin sindirim sistemi, böbrek ve deriye giden damarları daraltırken kalp, beyin ve iskelet kaslarına gidenleri genişletir. Yani kanı “şu an lazım olan” organlara yönlendirir.

TUZAK · KORTEKS ↔ MEDULLA

Korteks (kabuk, dış kısım): aldosteron, kortizol, eşey hormonları. Uyarılması hipofizin ACTH hormonuyla olur.
Medulla (öz, iç kısım): adrenalin ve noradrenalin. Uyarılması sinir sistemi etkisiyle olur.

Yani strese verilen cevabın hızlı kolu medulladan (sinirle), yavaş ve uzun kolu korteksten (CRH → ACTH → kortizol) geçer. “ACTH adrenalini salgılatır” cümlesi yanlıştır.

04 / PANKREAS: İNSÜLİN VE GLUKAGON

Şeker yükselince insülin, düşünce glukagon

Midenin alt ve arka tarafında bulunan pankreas hem endokrin hem de ekzokrin bez olarak görev yapan karma bir bezdir. Pankreasın sindirim enzimi ve bikarbonat üreten ekzokrin dokuları arasına yerleşmiş olan, Langerhans adacıkları olarak bilinen hücre toplulukları endokrin bez olarak görev yapar. Buradaki alfa hücreleri glukagon hormonu, beta hücreleri insülin hormonu salgılar.

İNTERAKTİF: KAN ŞEKERİ TERAZİSİ · DEĞERİ KAYDIR, KARACİĞER DEPOSUNU İZLE
Kan glikozu
İNSÜLİN

Karbohidratlı besinler, yemekten sonra kandaki glikoz yoğunluğunu artırır. Bu durumda pankreasın insülin salgısı artar. Beyin hücreleri dışında glikozun karaciğer ve vücut hücrelerine geçişi hızlanır. Böylece kan glikoz miktarı azalır.

İnsülin etkisiyle:
Glikozun fazlası karaciğer ve kaslarda glikojen, yağ doku hücrelerinde ise yağ şeklinde depolanır.
Karaciğerdeki glikojen yıkımını yavaşlatır, yağ ve proteinlerin glikoza dönüşümünü engeller.
Amino asitlerden protein sentezlenmesini sağlar.

GLUKAGON

Açlık durumu gibi kan glikoz seviyesi normalin altına indiğinde pankreas glukagon hormonu salgılar. Glukagon artışının etkisi ile karaciğerdeki glikojenin glikoza dönüşümü ve kana geçişi hızlanır. Böylece kan glikoz miktarı yükselerek normal değerine döner.

Glukagon:
Karaciğerde amino asitlerden ve gliserolden glikoz sentezlenmesini sağlar.
Yağ dokudan yağ asidi ve gliserol salınımını uyarır.

ŞEKER HASTALIĞI · İKİ TİP

İnsülin hormonunun yetersiz salgılanması (Tip I Diyabet) ya da hedef hücrelerin insüline az tepki vermesi (Tip II Diyabet) durumunda şeker hastalığı (diabetes mellitus) görülür. Bu durumda hücrelere glikoz geçişi olmaz ve kan şekeri yükselir. Fazla glikoz idrarla dışarı atılır.

Ayırt edici anahtar: Tip I’de hormon yok/az, Tip II’de hormon var ama hedef hücre az tepki veriyor — yani sorun reseptör tarafında.

NORMAL DEĞER VE ANTAGONİZM

Metabolik denge için kandaki glikoz düzeyinin insanlarda ortalama 90 mg/100 ml olması gerekir.

İnsülin ve glukagon, kandaki glikoz seviyesini ayarlayan ve birbirine zıt çalışan (antagonist) iki hormondur. Böylece kandaki glikoz seviyesi normal değerlerinde tutularak homeostasi sağlanır.

Aynı ünitedeki diğer antagonist çift kalsitonin ve parathormondur.

TUZAK · ALFA ↔ BETA HÜCRELERİ

Alfa hücreleri glukagon, beta hücreleri insülin salgılar. Karıştırmamak için sesteşe bak: beta → “biriktir” (insülin depolatır), alfa → “aç” (glukagon açlıkta devreye girer). Bir ayrıntı daha: insülin etkisiyle glikoz geçişi hızlanan hücreler arasında beyin hücreleri sayılmaz — kural “beyin hücreleri dışında” diye başlar.

05 / EŞEYSEL BEZLER (GONATLAR)

Hem üreme hücresi hem hormon

Kadınlarda yumurtalıklar (ovaryumlar) ve erkeklerde testisler, gonatlar olarak adlandırılan eşeysel bezlerdir. Yumurtalıklar rahmin iki yanında ve karın boşluğunda, testisler vücut dışındaki skrotum denilen testis torbası içinde bulunur. Erkek ve dişi gonatlar, üreme hücrelerini (sperm, yumurta) meydana getirmenin yanı sıra endokrin bez olarak da görev yapar. Bundan dolayı karma bez olarak kabul edilir.

İNTERAKTİF: EŞEY HORMONLARI PANELİ · HORMONU SEÇ
KONTROL ZİNCİRİ

Eşeysel bezlerden eşey hormonlarının üretilmesi ve salgılanması, hipotalamus hormonu (GnRH) ve hipofiz bezi hormonları (FSH ve LH) arasındaki geri bildirim mekanizması ile kontrol edilir.

Eşey hormonları büyüme ve gelişmeyi düzenler, üreme döngülerini ve eşeysel davranışları kontrol eder.

ÖSTROJEN

Kadınlarda üreme organlarının gelişmesinden ve ergenlikte meme bezlerinin büyüyüp gelişmesi, ses incelmesi, kalça genişlemesi, boy uzaması gibi ikincil eşeysel özelliklerinin oluşmasından sorumludur.

Menstrual döngünün düzenlenmesinde etkilidir. Hücre bölünmesini hızlandırarak rahim duvarının kalınlaşmasını sağlar.

Östrojen hormonu; ovaryumdan, menstrual döngü sırasında oluşan korpus luteumdan ve gebelikte plasentadan salgılanır.

PROGESTERON

Rahim duvarının kılcal damarlarla zenginleşmesini ve kalınlaşmasını sağlayarak gebelikte embriyonun yerleşmesi, büyüyüp gelişmesi için uygun ortam oluşturur.

Gebelik süresince rahimde kas kasılmasını ve rahim iç duvarının atılmasını önleyerek gebeliğin devamını sağlar.

Progesteron hormonu, yumurtalıkta korpus luteumdan ve gebelik süresince plasentadan salgılanır.

TESTOSTERON

Erkek üreme sisteminin parçası olan testisler skrotum adı verilen bir torbanın içinde yer alır. Testislerden salgılanan erkek eşey hormonlarına androjenler denir. Başlıca hormonu testosteron hormonudur.

Testislerde bulunan leydig hücreleri tarafından salgılanır. Spermlerin olgunlaşmasını sağlar. Erkek üreme organlarının gelişmesinde ve ergenlikte sakal ve bıyık çıkması, sesin kalınlaşması, kasların gelişmesi, boy uzaması gibi ikincil eşeysel özelliklerin oluşmasında etkilidir.

TUZAK · SESLE İLGİLİ İKİ ZIT ETKİ

Ergenlikte ses östrojen etkisiyle incelir, testosteron etkisiyle kalınlaşır. İkisi de “ikincil eşeysel özellik” başlığı altında geçtiği için sorularda birbirinin yerine yazılır.

İkinci karışma noktası: boy uzaması her iki hormonda da vardır — ayırt edici olan boy değil, ses ve diğer özelliklerdir.

Üçüncüsü: eşey hormonlarını yalnız gonatlar salgılamaz; adrenal korteksten de az miktarda androjen, progesteron ve östrojen gelir.

KARŞILAŞTIRMA: BU ÜNİTENİN BEZLERİ TEK TABLODA
Bez Hormon Temel etki
Tiroit Tiroksin Bazal metabolizma hızını düzenler; yapısında iyot bulunur
Tiroit Kalsitonin Kan kalsiyumunu düşürür (kemiğe depolatır)
Paratiroit Parathormon (PTH) Kan kalsiyumunu yükseltir; fosfatı idrarla attırır
Timüs Timüs hormonları T lenfositlerin olgunlaşması ve kana verilmesi
Adrenal korteks Aldosteron Sodyum geri emilimi ↑, potasyum atılımı ↑, kan basıncı ↑
Adrenal korteks Kortizol Protein ve yağ yıkımı ↑, kan glikozu ↑ (CRH → ACTH ile)
Adrenal medulla Adrenalin, noradrenalin Kalp atışı ↑, bronşlar genişler, glikojen → glikoz
Pankreas (beta) İnsülin Kan glikozunu düşürür, glikojen depolatır
Pankreas (alfa) Glukagon Kan glikozunu yükseltir, glikojeni yıktırır
Yumurtalık Östrojen, progesteron İkincil eşeysel özellikler, menstrual döngü, gebeliğin devamı
Testis Testosteron Spermlerin olgunlaşması, ikincil eşeysel özellikler
06 / GÜNLÜK HAYAT

Bu hormonlar senin gününde

Aşağıdaki sahnelerin hepsi tanıdık. Arkalarında bu ünitenin hormonları var.

01 · SINAVA GİRERKEN ÇARPINTI

Kâğıt dağıtılırken kalbin küt küt atar, ellerin terler, tüylerin diken diken olur. Bunu yapan adrenalindir: kalp atışını hızlandırır, kan basıncını yükseltir, göz bebeklerini büyütür ve iskelet kaslarına giden damarları genişletir.

02 · HEYECANLIYKEN İŞTAHIN KESİLMESİ

Maç öncesi ya da sunumdan hemen önce yemek yiyemezsin. Adrenalin sindirim sistemine ve deriye giden damarları daraltır, kanı kalp, beyin ve kaslara yönlendirir. Vücut “şu an sindirim sırası değil” der.

03 · TATLI YEDİKTEN SONRA

Kantinden çikolata aldın, kan glikozun yükseldi. Beta hücreleri insülin salgılar, glikoz hücrelere girer ve fazlası karaciğerle kaslarda glikojen, yağ dokuda yağ olarak depolanır.

04 · KAHVALTIYI ATLAMAK

Üçüncü derste başın döner, halsizleşirsin. Kan glikozu normalin altına inince alfa hücreleri glukagon salgılar; karaciğerdeki glikojen glikoza dönüşüp kana geçer ve seviye normale döner.

05 · SOĞUK SABAH, OTOBÜS DURAĞI

Vücut sıcaklığı düşünce hipotalamus TRH, hipofiz TSH, tiroit de tiroksin salgılar; metabolizma hızlanıp sıcaklık artar. Tiroksin yükselince TRH ve TSH salgısı engellenir.

06 · İYOTLU TUZ REKLAMI

Market rafındaki “iyotlu sofra tuzu” yazısı boşuna değil. Tiroksinin yapısında iyot bulunur; iyot eksikliğinde tiroksin üretilemez, hipofiz sürekli TSH salgılar ve tiroit büyür — guatr. Deniz ürünleri ve iyotlu tuz bunu önler.

07 · SÜT VE KEMİK GELİŞİMİ

Kalsiyum sadece kemik için değil; kasların kasılması, sinirlerde uyartı iletimi, aktif taşıma ve kan pıhtılaşması için de gerekir. Kanda azalırsa parathormon kemikten kalsiyum çeker — yani ihmal edilen kalsiyumun faturasını kemik öder.

08 · GÜNEŞ VE D VİTAMİNİ

Kalsiyum takviyesiyle birlikte neden D vitamini önerilir? Parathormon böbreklerde aktif D vitamini oluşumunda etkilidir; aktif D vitamini de bağırsaklardan kana kalsiyum emilimini sağlar. D vitamini olmadan alınan kalsiyumun emilimi zayıf kalır.

09 · ERGENLİKTE DEĞİŞEN SES

Koroda seslerin bir yıl içinde değişmesinin sebebi eşey hormonlarıdır: testosteron sesi kalınlaştırır, östrojen inceltir. İkisi de boy uzamasında etkilidir; ayırt edici olan ses ve diğer ikincil eşeysel özelliklerdir.

OYUN: HANGİ BEZ, HANGİ HORMON, HANGİ YÖN?
Skor: 0 / 0
07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

80 soruluk test · tiroksin ve negatif geri bildirim, kalsiyum dengesi, timüs, adrenal korteks ve medulla, insülin-glukagon, eşey hormonları

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Tek sayfada altı bez

TİROİT VE TİROKSİN

Boyunda, gırtlağın altında, soluk borusunun önünde; iki loplu. Salgıları tiroksin ve kalsitonin.
Tiroksin: bazal metabolizma hızını düzenler, yapısında iyot vardır; kan basıncı, kalp atış hızı, kas gerginliği, sindirim ve üreme işlevleri, protein sentezi.
Zincir: TRH → TSH → tiroksin; tiroksin artınca TRH ve TSH engellenir (negatif geri bildirim).

TİROKSİN BOZUKLUKLARI

Hipertiroidizm: otoimmün; antikorlar TSH reseptörlerine bağlanır. Yüksek sıcaklık, aşırı terleme, kilo kaybı, sinirlilik, yüksek kan basıncı. En yaygın tipi Graves (zehirli guatr) — gözler dışarı çıkar.
Hipotiroidizm: metabolizma yavaşlar; kilo alma, bitkinlik, soğuğa dayanıksızlık, uyuşukluk.
Kretenizm: bebeklik-çocuklukta tiroksin eksikliği → boy kısalığı ve zihinsel engellilik.
Guatr: iyot eksikliği → sürekli TSH → bez büyür.

KALSİYUM DENGESİ VE TİMÜS

Normal değer ≈ 10 mg/100 ml.
Kalsitonin (tiroit): kalsiyum yüksekken kandan kemiğe depolatır, böbrekten kalsiyum-fosfat geri emilimini azaltır (idrarla atılır), bağırsak emilimini hafifçe azaltır → kalsiyum düşer.
Parathormon (paratiroit, 4 küçük bez, tiroidin arka yüzeyinde): kemikten kana kalsiyum, böbrekten geri emilim, aktif D vitamini ile bağırsak emilimi → kalsiyum yükselir; fosfat idrarla atılır.
Timüs: göğüs kemiğinin arkasında, iki loplu; T lenfositlerin olgunlaşması. Ergenlikten sonra küçülür.

BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ

Böbreklerin üstünde, onlardan bağımsız çalışır.
Korteks (dış): aldosteron, kortizol, eşey hormonları.
Medulla (iç): adrenalin, noradrenalin.
Aldosteron: Na⁺ geri emilimi ↑, K⁺ atılımı ↑, su geri emilimi ve kan basıncı ↑; ter, tükürük, bağırsak bezlerinden Na⁺ çıkışını azaltır.
Kortizol: CRH → ACTH → kortizol; glikoz kullanımı ↓, protein ve yağ yıkımı ↑, amino asitten glikoz ↑ → kan glikozu ↑. Artışı CRH ve ACTH’yi engeller. Fazlası bağışıklığı baskılar, yangıyı önler (artrit tedavisi).

ADRENALİN VE PANKREAS

Adrenalin: kalp atışı ↑, kan basıncı ↑, bronşlar genişler, göz bebekleri büyür, tüyler diken diken, glikojen → glikoz; sindirim-böbrek-deri damarları daralır, kalp-beyin-iskelet kası damarları genişler. Noradrenalinin önceliği kan basıncının dengede tutulmasıdır.
Pankreas: karma bez; Langerhans adacıklarında alfa → glukagon, beta → insülin.
İnsülin: glikozu hücreye sokar (beyin hücreleri dışında), glikojen ve yağ depolatır, glikojen yıkımını yavaşlatır, protein sentezletir.
Glukagon: glikojeni glikoza çevirtir, amino asit ve gliserolden glikoz yaptırır, yağ dokudan yağ asidi salınımını uyarır. Normal değer ≈ 90 mg/100 ml. Tip I: insülin az. Tip II: hedef hücre az tepki verir.

EŞEYSEL BEZLER

Yumurtalık ve testis = gonat; üreme hücresi + hormon ürettiği için karma bez. Kontrol: GnRH + FSH ve LH arasındaki geri bildirim.
Östrojen: üreme organlarının gelişimi, ikincil eşeysel özellikler (ses incelmesi, kalça genişlemesi, boy uzaması), menstrual döngü, rahim duvarının kalınlaşması. Kaynak: ovaryum, korpus luteum, plasenta.
Progesteron: rahim duvarını damarlandırıp kalınlaştırır, gebeliğin devamını sağlar. Kaynak: korpus luteum, plasenta.
Testosteron: leydig hücrelerinden; spermlerin olgunlaşması, sakal-bıyık, ses kalınlaşması, kas gelişimi, boy uzaması.