AYT · ÜNİTE 1 · SİNİR DOKU, İMPULS OLUŞUMU VE İLETİMİ

Fısıltı ile
Gürültü
Aynı Sinyaldir

Bir sinir hücresi uyarıldığında hücrede meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişimlere impuls (uyarı) denir. Bir nöronda impulsun oluşması, uyarının şiddeti hakkında bilgi vermez: eşik değeri geçen her uyarı, büyüklüğünden bağımsız olarak hep aynı aksiyon potansiyelini oluşturur.

85
milyar nöron (sadece beyinde)
%70
enerji sodyum-potasyum pompasına
5.000
kat düşen iyon geçişi (miyelin)
01 / NÖRON VE SİNİR DOKU

Üç görev, üç nöron

Nöronlar çeşitli uyaranlara karşı beyinde ve omurilikte karmaşık işlem ağlarını oluşturur; vücudun tüm bölgelerini beyne ve omuriliğe bağlar. Algılama, düşünme, hatırlama, kas aktivitesini kontrol etme ve salgı bezlerinin çalışmasını düzenleme gibi işlevler bu hücreler sayesinde yerine gelir. Bu özelleşmiş hücrelerin çoğu, mitotik bölünme (bölünerek çoğalma) yeteneğini kaybetmiştir.

İNTERAKTİF: NÖRONUN KISIMLARI · PARÇAYA TIKLA, GÖREVİNİ OKU
DUYU NÖRONU

Burun, göz, kulak gibi duyu organlarında reseptörlerinden aldıkları uyartıları, merkezî sinir sistemine (beyin ve omuriliğe) taşır.

ARA NÖRON

Alınan bilginin merkezî sinir sisteminde değerlendirilmesi, yorumlanması gibi işleri yapar.

MOTOR NÖRON

Merkezî sinir sisteminden aldığı cevabı ilgili doku, organ, bez veya kasa götürür.

İNTERAKTİF: BİLGİ AKIŞI · UYARI HANGİ SIRAYLA GEZİYOR?
HÜCRE GÖVDESİ (SOMA)
  • • Sitoplazmasında lizozom, mitokondri, Golgi aygıtı gibi tipik hücresel organeller ile bir hücre çekirdeği içerir.
  • Serbest ribozomlar ve Nissl tanecikleri olarak adlandırılan granüllü endoplazmik retikulum kümeleri bulunur.
  • Mikrotübüller akson boyunca hücre içi taşınmada görev alır.
  • • Nissl tanecikleri tarafından üretilen yeni sentezlenmiş proteinler, nöronların büyümesi ve hasarlı aksonların onarımı için kullanılır.
  • • Diğer nöronlardan gelen uyarıların alındığı ve üzerinde dendrit adı verilen çok sayıda dallanmış uzantının bulunduğu bölümdür.
DENDRİTLER VE AKSON
  • • Dendrit, nöronun alıcı ya da girdi kısmıdır; diğer hücrelerden salgılanan nörotransmitter maddelerin (kimyasal habercilerin) bağlanması için çok sayıda reseptör bölgesi içerir.
  • • Alınan uyarı akson boyunca akson ucuna kadar götürülür.
  • • Akson, glia hücreleri tarafından oluşturulmuş 20-200 tabakadan oluşan miyelin kılıf ile kaplıdır; miyelin kılıf lipit ve protein yapıdadır.
  • • Akson üzerindeki miyelinli bölümlerin kesintiye uğradığı kısma Ranvier boğumu denir.
  • • Akson uçlarındaki dallanmalar sayesinde sinyal birçok hücreye aynı anda aktarılabilir.
TUZAK · MİYELİNİ KİM YAPAR?

Miyelin kılıfı nöronun kendisi değil, glia hücreleri yapar ve yeri de değiştirir: beyinde ve omurilikte (merkezî sinir sistemi) oligodendrositler, çevresel sinir sisteminde Schwann (Şıvan) hücreleri. Soruda “merkezî” mi “çevresel” mi dendiğine bak; cevap bu tek kelimede saklı.

02 / GLİA HÜCRELERİ

Nörondan 25 kat fazla

Glia hücreleri sinir hücrelerini ve dokusunu destekler. Nöronlardan daha küçük olmalarına karşın sayıları nöronlardan yaklaşık 25 kat daha fazladır ve nöronların aksine yaşam boyu bölünmeye devam ederler.

İNTERAKTİF: BEŞ GLİA HÜCRESİ · NEREDE, NE İŞ YAPAR?
KARŞILAŞTIRMA: NÖRON ↔ GLİA
ÖLÇÜT NÖRON GLİA HÜCRESİ
Görevİmpulsu oluşturur ve iletir Sinir hücrelerini ve dokusunu destekler
BüyüklükDaha büyükDaha küçük
SayıAz (beyinde yaklaşık 85 milyar) Nöronlardan yaklaşık 25 kat fazla
Bölünme Çoğu mitotik bölünme yeteneğini kaybetmiştir Yaşam boyu bölünmeye devam eder
03 / İMPULS OLUŞUMU

Zar kutupludur

Hücre içi ve dışındaki anyon ve katyonların derişim farkından dolayı hücre zarının sahip olduğu elektriksel yük farkına zar potansiyeli denir. Hücrenin dışında sitoplazmaya göre daha fazla sodyum iyonu (Na⁺), sitoplazmada ise hücre dışına göre daha fazla potasyum iyonu (K⁺) bulunur. Hücre içinde anyonların derişiminin katyonlardan fazla olması, hücre içinin dışına göre daha negatif olmasına yol açar: hücre kutupludur (polarize).

İNTERAKTİF: SODYUM-POTASYUM POMPASI · DÖRT ADIM
POMPA NEDEN DURMAZ?
  • • Derişim farkından dolayı Na⁺ sürekli hücre içine, K⁺ ise hücre dışına difüzyonla geçer; bu yüzden zar potansiyeli sürekli bozulmaya çalışır.
  • • Pompa aktif taşıma yaptığı için ATP kullanır. Sinir hücreleri bu derişim farkını korumak için sahip olduğu enerjinin yaklaşık %70’ini harcar.
  • • Pompa olmasaydı vücut hücrelerinin çoğunda fazla su almaları nedeniyle şişme görülürdü.
  • • Hücre şişmeye başlarsa pompa devreye girer, fazla iyonlar dışarı atılarak su alımının önüne geçilir.
VOLTAJ KAPILI İYON KANALLARI
  • • Akson zarında voltaj değişimlerine duyarlı Na⁺ ve K⁺ kanal proteinleri vardır; bunlara voltaj kapılı iyon kanalları denir.
  • • Bu kanallar polarizasyon durumunda kapalıdır.
  • • Zar potansiyeli değişince açılırlar ve iyonların geçişine izin verirler.
  • Sodyum kanalları önce, potasyum kanalları daha yavaş açılır — aksiyon potansiyeli grafiğinin önce yükselip sonra inmesinin sebebi budur.
İNTERAKTİF: AKSİYON POTANSİYELİ GRAFİĞİ · ZAMAN KAYDIRAĞI
EVRELERİN TANIMLARI

Polarizasyon: hücrenin bir uyarı almadığı, dinlenme anında sahip olduğu zar potansiyel farkı. Hücre içi negatif, hücre dışı pozitiftir.

Depolarizasyon: açılan sodyum kanallarından Na⁺ iyonunun hücre içine difüzyonu artar; hücre içi dışarıya göre daha pozitif hâle gelir ve zarın kutuplu yapısı bozulur.

Repolarizasyon: daha yavaş açılan potasyum kanalları K⁺ iyonlarının dışarı difüzyonunu kolaylaştırır; hücre dışı yeniden daha pozitif hâle geçer, zar yeniden polarize olur.

Hiperpolarizasyon: repolarizasyon evresinin sonunda daha fazla potasyum kanalı açık olduğu için hücre, ilk polarize durumundan daha düşük elektriksel yük farkına sahip olur.

TUZAK · “REPOLARİZE OLDU” DEMEK “ESKİ HÂLİNE DÖNDÜ” DEMEK DEĞİL

Hücrenin repolarize olmasıyla sinir hücresi tekrar polarize durumuna dönmüştür; ancak hücre içi ve hücre dışı iyon derişimleri dinlenme fazındaki gibi değildir. Sodyum kanalları etkisiz olduğundan ikinci bir depolarizasyon gerçekleştiremez. Yeniden impuls oluşturabilmek için hücre içi potasyum ve hücre dışı sodyum derişimlerinin eski hâline dönmesi gerekir; bu işi yine sodyum-potasyum pompası yapar. Yani voltajın yerine gelmesi ile iyonların yerine gelmesi iki ayrı olaydır.

04 / İLETİM, SİNAPS VE YA HEP YA HİÇ

Akson elektrik, sinaps kimya

Aksonlarda uyarı iletimi elektriksel, sinaps bölgelerinde ise kimyasaldır. Bu nedenle aksonlarda sinyal iletimi sinaps bölgelerine göre daha hızlı gerçekleşir.

İNTERAKTİF: MİYELİNLİ ↔ MİYELİNSİZ AKSON · ATLAMALI İLETİM YARIŞI
İLETİM HIZINI NE ARTIRIR?
  • • Bir aksiyon potansiyelinin akson zarı boyunca yayılma hızı akson çapına ve aksonun miyelinli olup olmadığına bağlıdır.
  • Akson çapının artması veya aksonun miyelinli olması impuls iletim hızını artırır.
  • • Böylece zarda depolarize olacak bölgeler daha hızlı eşik değere ulaşır.
  • • Miyelin kılıf, hücre içini ve dışını birbirinden ayıran bir yalıtkan olduğu için zardan iyon geçişini yaklaşık 5.000 kat düşürür.
ATLAMALI İLETİM

Aksiyon potansiyeli, miyelin kılıfın kesintiye uğradığı, voltaj kapılı sodyum kanallarının derişiminin yüksek olduğu Ranvier boğumlarında meydana gelir. Bu nedenle aksiyon potansiyelleri miyelinli bir akson boyunca yayılırken bir boğumdan diğerine atlar. İmpulsun Ranvier boğumlarında bu şekilde iletilmesine atlamalı iletim denir.

SİNAPSLARDA İMPULS İLETİMİ
  • • Akson boyunca yayılan impuls akson uçlarına geldiğinde, sinapsların çoğunda nörotransmitter adı verilen kimyasal haberci moleküllerin salgılanmasına neden olur.
  • Asetilkolin, serotonin, noradrenalin, dopamin, histamin gibi nörotransmitter maddeler sinaptik boşlukta difüzyonla yayılarak bilgiyi başka bir nörona aktarır.
  • • Bilgiyi gönderen nörona presinaptik, bilgiyi alan nörona postsinaptik nöron denir.
  • • Nörotransmitterler postsinaptik nöron üzerindeki kendilerine özgü reseptörlerle birleşir. Nörotransmitter maddelerin görevi hücreye özgüdür; her kimyasal haberci her hücreyi uyaramaz.
  • Görevi biten nörotransmitter maddeler ya yıkıma uğrar ya da sinir hücreleri tarafından geri emilir.
İNTERAKTİF: YA HEP YA HİÇ · UYARI ŞİDDETİ KAYDIRAĞI
TUZAK · FISILTI İLE GÜRÜLTÜ

Ya hep ya hiç prensibi gereği bir sinir hücresinde impulsun oluşması, uyarı şiddetinin büyüklüğü hakkında bilgi vermez. Yüksek bir gürültü ile fısıltı arasında impuls oluşumu açısından bir fark yoktur. Ancak uyarının sıklığı (frekansı) ve uyardığı sinir hücrelerinin sayısı, beyinde uyarının şiddeti hakkında değerlendirmeye tabi tutulur ve ona göre tepki oluşturulur. Yani gürültüyü fısıltıdan ayıran şey tek bir impulsun büyüklüğü değil, kaç tane ve ne sıklıkta impuls geldiğidir. Ayrıca bir sinirdeki her sinir hücresinin eşik değeri farklı olabilir; sinir bir hücre değil, birçok hücrenin aksonunun bir araya gelmesiyle oluşan demettir.

05 / GÜNLÜK HAYAT

Günün her anı impuls

Sinir doku soyut bir konu gibi durur; oysa telefon ekranına dokunduğun andan maç sırasında topa yetiştiğin ana kadar her şey burada anlatılan mekanizmayla çalışır.

01 · ÇALAR SAATİN İLK SANİYESİ

Alarm çalınca kulaktaki reseptörler uyarılır, duyu nöronu bilgiyi merkezî sinir sistemine taşır, ara nöron değerlendirir, motor nöron kolunu telefona uzatan kaslara emri götürür. Üç nöronun iş bölümü tam olarak budur.

02 · SESSİZ SINIFTA FISILTI

Arkadaşının fısıltısını da öğretmenin yüksek sesini de duyarsın. Tek bir nöron açısından ikisi de aynı büyüklükte aksiyon potansiyeli üretir; farkı beyin, impuls sıklığından ve uyarılan hücre sayısından anlar.

03 · TELEFON TİTREŞİMİNİ HİSSETMEMEK

Çok hafif bir titreşimi bazen fark etmezsin: uyarı eşik değerin altında kaldığı için impuls oluşmamıştır. Eşik değerin altındaki uyarılar hiç sinyal üretmez — “az sinyal” diye bir şey yoktur.

04 · SINAV STRESİNDE ENERJİ

Sadece oturup düşünmek bile yorar; çünkü sinir hücreleri enerjilerinin yaklaşık %70’ini sodyum-potasyum pompasına harcar. Beyin “çalışmıyor” gibi görünürken bile pompa hiç durmaz.

05 · MAÇTA TOPA YETİŞMEK

Bacağa giden motor nöronların aksonları kalın ve miyelinlidir; impuls Ranvier boğumları arasında atlayarak ilerlediği için tepki süresi kısalır. Miyelin olmasaydı aynı mesafe çok daha uzun sürerdi.

06 · KULAKLIKLA ŞARKI DİNLERKEN

Sesi biraz açtığında “daha çok” duyman, her nöronun daha büyük sinyal üretmesinden değil; daha fazla sayıda sinir hücresinin ve daha sık impulsun devreye girmesindendir.

07 · UYUŞAN KOL

Kolunun üstünde uyuyakalıp elin karıncalandığında hissettiğin şey, sinir iletiminin bozulmasıdır. Sinyal iletimi iyon derişim farkına bağlıdır; bu denge bozulunca uyarı düzgün iletilemez.

08 · KAFEİN VE KEYİF HÂLİ

Duygudurumdan sorumlu maddelerin adları biyoloji kitabındaki listedendir: serotonin, dopamin, noradrenalin, asetilkolin, histamin. Hepsi sinapstaki sinaptik boşluktan difüzyonla geçen kimyasal habercilerdir.

09 · YARA İZİ İYİLEŞİR, NÖRON ZOR

Derideki kesik birkaç günde kapanır çünkü o hücreler bölünebilir. Nöronların çoğu mitotik bölünme yeteneğini kaybetmiştir; onarım ancak Nissl taneciklerinin ürettiği proteinlerle hasarlı aksonun tamiri şeklinde olur.

OYUN: BU HANGİ YAPI / HANGİ EVRE?
Skor: 0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

52 soruluk test · nöron çeşitleri, glia hücreleri, sodyum-potasyum pompası, aksiyon potansiyeli evreleri, sinaps ve ya hep ya hiç prensibi

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Tek sayfada sinir doku ve impuls

NÖRON ÇEŞİTLERİ

Duyu nöronu: duyu organlarındaki reseptörlerden aldığı uyartıları merkezî sinir sistemine taşır.
Ara nöron: bilgiyi merkezî sinir sisteminde değerlendirir, yorumlar.
Motor nöron: merkezden aldığı cevabı doku, organ, bez veya kasa götürür.

NÖRONUN KISIMLARI

Hücre gövdesi (soma): çekirdek, lizozom, mitokondri, Golgi; serbest ribozomlar ve Nissl tanecikleri (granüllü ER kümeleri). Mikrotübüller akson boyunca taşıma yapar.
Dendrit: alıcı/girdi kısmı, nörotransmitter reseptörleri taşır.
Akson: 20-200 tabakalı, lipit-protein yapılı miyelin kılıfla kaplı. Kesintiye uğradığı yer Ranvier boğumu, ucundaki bağlantı yeri sinaps.

GLİA HÜCRELERİ

Schwann: çevresel sinir sisteminde miyelin kılıf. Oligodendrosit: merkezî sinir sisteminde miyelinizasyon. Mikroglia: makrofaj benzeri, bağışıklık; kalıntı, mikrop ve hasarlı dokuyu fagosite eder. Ependim: BOS üretimi ve akışı. Astrosit: en büyük ve en çok sayıda; hücre dışı sıvı bileşimi ve kan-beyin bariyeri.

SODYUM-POTASYUM POMPASI

1) Sitoplazmadaki Na⁺ pompaya bağlanır. 2) ATP ile aktifleşen pompa protein biçimini değiştirip Na⁺’yı dışarı bırakır. 3) Protein K⁺ bağlar. 4) Fosfat grubunun kopmasıyla protein eski biçimine döner, K⁺ içeri alınmış olur.
Aktif taşımadır, ATP harcar; sinir hücresi enerjisinin yaklaşık %70’i buraya gider.

AKSİYON POTANSİYELİ EVRELERİ

Polarizasyon (dinlenme, kanallar kapalı) → depolarizasyon (Na⁺ içeri, kutupluluk bozulur) → repolarizasyon (K⁺ dışarı, zar yeniden polarize) → hiperpolarizasyon (ilk polarize durumdan daha düşük yük farkı). Eşik değer geçilmezse aksiyon potansiyeli oluşmaz.

İLETİM VE SİNAPS

Aksonda elektriksel, sinapsta kimyasal iletim; bu yüzden akson daha hızlıdır. Hız akson çapı ve miyelin ile artar; miyelin iyon geçişini 5.000 kat düşürür ve atlamalı iletim sağlar. Sinapsta presinaptik nöron nörotransmitter salgılar, postsinaptik nörondaki özgül reseptörlere bağlanır; görevi biten madde yıkılır ya da geri emilir.

YA HEP YA HİÇ

Eşik değer: aksiyon potansiyeli oluşturabilecek en küçük uyarı şiddeti. Eşiğin altındaki uyarılar impuls oluşturmaz; eşik ve üzerindeki her uyarı, büyüklüğünden bağımsız olarak hep aynı aksiyon potansiyelini oluşturur. Bir sinirdeki her hücrenin eşik değeri farklı olabilir. Şiddet bilgisini beyin frekans + uyarılan hücre sayısı ile çıkarır.

SIK KARIŞANLAR

Oligodendrosit ↔ Schwann: merkezî ↔ çevresel.
Repolarizasyon ↔ hiperpolarizasyon: eski değere dönüş ↔ eski değerin de altına inme.
Zar potansiyelinin dönmesi ↔ iyon derişiminin dönmesi: ikincisini yalnız pompa yapar.
Nöron ↔ sinir: nöron tek hücre, sinir akson demeti.