AYT COĞRAFYA · ÜNİTE 2 · EKOSİSTEM VE MADDE DÖNGÜLERİ

Madde döner, enerji tükenir

Bu ünitenin tamamı tek bir ayrım üzerine kurulu. Karbon, azot ve su ekosistemde döngü hâlindedir: alınır, kullanılır, ortama geri verilir, tekrar alınır. Enerji ise dönmez — ekosistemlerde enerji akışı tek yönlüdür ve her basamakta yalnız %10’u bir üste aktarılır. Bu yüzden besin zincirinin tepesinde her zaman az sayıda canlı bulunur. Ünitenin son bölümü, aynı kuralların suda nasıl işlediğini gösteriyor: akarsuyun çığırı, gölün kıyısı, okyanusun 200 metresi ve bataklığın süzgeç görevi.

01 / EKOSİSTEMİN UNSURLARI

Canlı ve cansız, sürekli etkileşim

Ekosistem, biyosferde birbirleriyle sürekli etkileşim hâlinde olan canlı ve cansız unsurlardan oluşur.

UNSUR AĞACI · GEZGİN

Altı düğme, şemadaki bütün dallar. Canvasta ekosistem ağacı çizilir: sol dal canlı unsurlar, sağ dal cansız unsurlar; cansız dalı da fiziksel ve kimyasal diye ikiye ayrılır, kimyasal dalı ise organik ve inorganik maddelere bölünür. Seçtiğin dal yanar, o dalın altındaki bütün maddeler tek tek listelenir ve gövdeden o dala giden ok canlanır.

ÜRETİCİLER

Üreticiler (bitkiler ve fitoplanktonlar) ekosistemin canlı ögelerindendir. Üreticiler, fotosentez yoluyla canlılar için gerekli olan organik bileşikleri üretir.

TÜKETİCİLER

Tüketiciler bitkiler tarafından üretilen organik maddeleri tüketerek yaşamlarını devam ettirir. Tüketiciler; birincil, ikincil ve üçüncül tüketiciler olmak üzere üç gruptan oluşur.

AYRIŞTIRICILAR

Ayrıştırıcılar, ölmüş bitki ve hayvan atıklarının parçalanmasını sağlayarak bunların inorganik maddeler şeklinde doğaya dönmesine katkı sunar. Ayrıştırıcılar bakteri ve mantarlardır.

CANSIZ ÖGELER

Toprak, kaya, su, Güneş ışığı ve atmosfer ekosistemin cansız ögelerini; üreticiler (bitkiler ve fitoplanktonlar), tüketiciler (hayvanlar) ve ayrıştırıcılar (bakteri ve mantarlar) ekosistemin canlı ögelerini oluşturur.

Cansız unsurların şemadaki ayrıntısı ayrıca sorulur: fiziksel unsurlar ışık, rüzgâr, yağış, sıcaklık ve nem; kimyasal unsurlar ise organik maddeler (yağ, protein, vitamin ve karbonhidratlar) ile inorganik maddeler (su, oksijen ve karbondioksit) olmak üzere ikiye ayrılır. Suyun inorganik madde başlığı altında geçmesi sınavda karıştırılan noktalardan biridir.

02 / BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ AKIŞI

Her basamakta %90 kaybolur

Besin maddeleri ve enerjinin üreticilerden otçullara, oradan da etçillere doğru aktarılmasına besin zinciri denir. Üretici, tüketici ve ayrıştırıcılardan oluşan besin zincirinde üreticilerin artması bu zincirdeki tüm canlı türlerinin artmasına neden olmaktadır.

DİKKAT · TEK YÖNLÜ AKIŞ VE %10

Ekosistemlerde enerji akışı tek yönlüdür. Üreticiden tüketiciye bu enerjinin sadece %10’luk kısmı aktarılır.

İki ifade ayrı ayrı sorulur. Tek yönlü olması enerjinin geri dönmemesi demektir — madde döngüleriyle asıl farkı budur. %10 ise her basamakta kaybın ne kadar büyük olduğunu söyler: 100.000 birim enerjiyle başlayan bir zincirde üçüncül tüketiciye ancak 100 birim ulaşır.

ENERJİ PİRAMİDİ · %10 TEZGÂHI

Birinci kaydırak üreticilerin depoladığı enerjiyi (1.000 ↔ 1.000.000 birim), ikincisi zincirin basamak sayısını (2 ↔ 5) değiştirir. Canvasta piramit çizilir; her basamağın genişliği o basamağa ulaşan enerjiyle orantılıdır ve içine gerçekten hesaplanmış enerji değeri yazılır. Basamaklar arasındaki oklar üzerinde akan nokta enerjinin yönünü gösterir — ok her zaman yukarı doğrudur, çünkü enerji akışı tek yönlüdür. Okların yanındaki kırmızı "ısı" oku her basamakta kaybolan %90’ı temsil eder. Basamak sayısını artırdığında tepedeki değerin nasıl eriyip gittiğini gör: zincirin neden birkaç basamaktan uzun olamayacağının cevabı budur.

BESİN ZİNCİRİ ANİMASYONU · ÜRETİCİ SAYISI

Kaydırak üretici sayısını değiştirir. Canvasta dört halka çizilir: üreticiler, birincil tüketiciler (otçullar), ikincil ve üçüncül tüketiciler (etçiller), altta da ayrıştırıcılar. Üretici sayısını artırdığında bütün halkaların doluluğu birlikte artar — çünkü besin zincirinde üreticilerin artması bu zincirdeki tüm canlı türlerinin artmasına neden olmaktadır. Ayrıştırıcılardan toprağa giden ok, ölen canlıların inorganik maddeler şeklinde doğaya dönmesini gösterir ve bu ok döngüyü kapatan tek oktur: madde geri döner, enerji dönmez.

03 / MADDE DÖNGÜLERİ

Karbon, azot ve su

Canlılar, ihtiyaçları olan maddeleri yaşadıkları ortamdan alır ve gerekli kullanım sonrası bu maddeleri ortama geri verir. Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına madde döngüsü denir.

DÖNGÜ ANİMASYONU · ÜÇ DÖNGÜ

Üç düğme, üç döngü. Canvasta dört küre kutu olarak yerleştirilir (atmosfer, biyosfer, hidrosfer, litosfer) ve seçtiğin döngünün okları bu kutular arasında akar — okların üstündeki noktalar hareket eder, her okun üstünde o geçişi sağlayan olayın adı yazılıdır. Karbon döngüsünde fotosentez atmosferden biyosfere, solunum ve yanma biyosferden atmosfere, fosil yakıt oluşumu biyosferden litosfere gider. Azot döngüsünde atmosferdeki azotun ekosisteme iki giriş yolu ayrı renkte çizilir. Su döngüsünde buharlaşma, yoğuşma, yağış, yüzeysel akış ve yer altı akışı sırayla canlanır.

KARBON DÖNGÜSÜ

Karbon; hidrosferde karbondioksit ve bikarbonat, litosferde kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar, atmosferde karbondioksit (CO₂) ve biyosferdeki canlıların yapılarında organik madde şeklinde bulunmaktadır.

Solunum, canlıların çürümesi, orman yangını, karbonatlı kayaçların ayrışması, volkanik faaliyetler ve fosil yakıtların yakılması sonucu atmosferde karbon üretimi gerçekleşir.

KARBONUN KÜRELER ARASI GEÇİŞİ

Fotosentez yoluyla atmosferde tüketilen karbon biyosfere geçer. Hidrosferdeki karbon; deniz canlılarının kabuk oluşumu esnasında biyosfere, karbonatlı kayaçların oluşumu esnasında litosfere, fosil yakıt oluşumu ile de biyosferden litosfere geçer. Odun, kömür, petrol gibi fosil yakıtların yanması ve orman yangınları oksijeni tüketerek çok miktarda karbondioksitin atmosfere karışmasına neden olur.

Son yıllarda sera gazlarından biri olan karbondioksit miktarı atmosferde hızla artmış, bu durum dünyanın ortalama yüzey sıcaklığının artmasına (küresel ısınmaya) neden olmuştur.

AZOT DÖNGÜSÜ

Azotun bazı süreçlerden geçerek canlılara aktarılması ve daha sonra tekrar atmosfere dönmesine azot döngüsü denir. Canlılar için oldukça önemli bir element olan azot (nitrojen), %78’lik bir oranla atmosferde en çok bulunan gazdır. Bu gaz, canlıların yapı taşını oluşturan nükleik asit ve proteinlerin yapısında bulunur. Bazı bakteriler, atmosferde bulunan azotu doğrudan kullanabilirken canlıların önemli bir kısmı da nitrata dönüşmesi sonucu kullanabilmektedir.

Azotun ekosisteme girişi iki yolla gerçekleşir: kozmik radyasyon, yıldırım, şimşek ve volkanik patlamalar; biyolojik yoldan tutulma.

Kullanılabilir azotun en önemli kaynağı, biyosferdeki canlı veya ölü organik maddelerdir.

SU DÖNGÜSÜ

Yeryüzünde bulunan sular, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak atmosfere karışır. Buharlaşan suların bir kısmı yağış olarak tekrar okyanus ve denizlere döner, bir kısmı da rüzgârlarla taşınıp karalara yağmur, kar ve dolu olarak düşer. Yağışlarla yeryüzüne ulaşan suyun bir kısmı, buharlaşarak tekrar atmosfere dönerken bir kısmı da yüzeysel akış veya yer altı akışı ile göl ve denizlere ulaşır. Yeryüzünde bulunan sular; hidrosfer, litosfer, atmosfer ve biyosfer arasında sürekli yer değiştirir. Suyun sıvı, katı ve gaz hâlde yeryüzü ile atmosfer arasında sürekli yer değiştirmesine hidrolojik döngü ya da su döngüsü denir.

TUZAK · DÖNGÜ İLE AKIŞI KARIŞTIRMA

Madde döngüsü ile enerji akışı aynı sayfada anlatıldığı için sınavda sık sık takas edilerek sorulur. Ayrım net: madde alınır ve ortama geri verilir — yani döner, tükenmez. Enerji ise tek yönlüdür ve her basamakta yalnız %10’u aktarılır — yani dönmez, tükenir. "Ekosistemde enerji de madde gibi döngü hâlindedir" cümlesi bu yüzden yanlıştır.

04 / SU EKOSİSTEMLERİ

Akarsu, göl, deniz ve bataklık

Su ekosistemleri, denizel su ekosistemleri (deniz ve okyanus) ve karasal su ekosistemleri (göl, akarsu ve bataklık) olmak üzere ikiye ayrılır. Denizel su ekosistemleri tuzlu sulardan; karasal su ekosistemleri ise tuzlu, sodalı, acı göller dışında genellikle tatlı sulardan oluşur.

Su ekosistemlerindeki biyoçeşitliliği; suyun durgun veya hareketli olması, suların sıcaklık ve derinliği ile sulardaki ışık ve besin maddeleri etkiler.

AKARSU ÇIĞIRI · BİYOÇEŞİTLİLİK KESİTİ

Kaydırak seni akarsuyun kaynağından ağzına kadar yürütür. Canvasta akarsuyun boyuna kesiti çizilir: solda yatak eğiminin dik olduğu yukarı çığır, ortada eğimin azaldığı ve yatağın genişlediği orta çığır, sağda denize döküldüğü ağız kısmı. Bulunduğun noktada üç çubuk canlanır — yatak eğimi, akış hızı ve biyoçeşitlilik. Yukarıda eğim ve hız yüksek, biyoçeşitlilik düşüktür; aşağı indikçe hız düşer ve biyoçeşitlilik yükselir. Ağız kısmında biyoçeşitlilik en yüksek değerine ulaşır.

OKYANUS KESİTİ · 200 METRE SINIRI

Kaydırak seni deniz yüzeyinden 1000 metre derinliğe indirir. Canvasta su sütunu çizilir; yukarıdan aşağı doğru ışık azalır, basınç artar. 200 metrede kalın bir çizgi vardır: 200 m derinliğe kadar olan ortam, canlı çeşitliliğinin fazla olduğu alanlardır. Bu sınırın altına indiğinde canlı simgeleri seyrekleşir ve altta sebep yazılır — Güneş ışınlarının buraya kadar ulaşabilmesi ve su basıncının derinlerde yüksek olması. Sağdaki iki ayrı sütun kıyı ile açık denizi karşılaştırır: kıyıda karalardan taşınan besin maddeleri fazladır, açık denizde fosfor ve azot bakımından fakirlik vardır.

AKARSU EKOSİSTEMLERİ

Akarsu ekosistemlerinde yeryüzü şekilleri ve suyun akış hızı biyoçeşitliliği etkilemektedir. Akarsuların yukarı çığırında yatak eğimi fazla, akış hızı yüksek ve sular soğuk olduğundan bu alanda biyoçeşitlilik azdır. Akarsuların orta çığırından itibaren akış hızı azalmakta ve akarsu yatağı genişlemektedir. Bu durum, canlı yaşamını olumlu etkileyerek biyoçeşitliliğin artmasını sağlar. Akarsuların denize döküldüğü ağız kısmı ise sıcaklık ve tuzluluk yönünden elverişli, aynı zamanda mineral ve organik madde bakımından zengin olduğu için biyoçeşitlilik açısından zengindir.

GÖL EKOSİSTEMLERİ

Genel olarak zengin ekosistemler arasında yer almaktadır. Akarsuların getirmiş olduğu tortulların biriktiği gölün kıyı kesimleri tür itibarıyla daha zengindir. Gölün özelliklerini bulunduğu ortamın iklim koşulları, bitki örtüsü, göle dökülen akarsuların debisi ve taşıdığı maddeler belirler. Göldeki besin maddelerinin miktarını ise önemli ölçüde çevreden gelen organik maddeler belirler. Göllerde ancak mikroskopla görülebilen son derece zengin ve bol miktarda fitoplankton ve zooplanktonlar bulunur.

OKYANUS VE DENİZ EKOSİSTEMLERİ

Yeryüzünün en büyük ekosistemlerinden olan okyanus ve denizlerde 200 m derinliğe kadar olan ortam, canlı çeşitliliğinin fazla olduğu alanlardır. Bu durumun nedeni, Güneş ışınlarının buraya kadar ulaşabilmesi ve su basıncının derinlerde yüksek olmasıdır.

Fosfor ve azot başta olmak üzere bitki besin maddesi bakımından fakir olan açık denizlerde canlı çeşitliliği azalmaktadır. Kıyılarda ise karalardan taşınan besin maddelerinin açık denizlerden daha fazla olması canlı yaşamını çeşitlendirmiştir. Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarında plankton adı verilen bitkisel ve hayvansal tek hücreli canlıların sayısı oldukça fazla olduğundan bu alanlar biyoçeşitlilik bakımından zengindir. Tropikal denizlerin verimli kesimlerinde bulunan mercan resifleri, biyoçeşitliliğin oldukça zengin olduğu alanlardandır.

BATAKLIK EKOSİSTEMLERİ

Bataklıklar, su döngüsünün devam etmesinde oldukça önemli bir işleve sahiptir. Bu alanlar; yeryüzü şekillerine bağlı olarak oluşan durgun, sığ, üzeri sazlarla kaplı ve akıntının yetersiz olduğu su birikintileridir. Bataklıkların da dâhil olduğu sulak alanlar (hidrobiyom), taban su seviyesinin yüksek olduğu kıyı kesimlerden başlayıp dağların yüksek kesimlerinde suyun birikmesine uygun olan çukur alanlara kadar devam eder. Sulak alanların gerek bulunduğu yere gerekse yakın çevreye ekolojik ve ekonomik açıdan büyük faydaları vardır. Yer altı suyunun beslenmesi, sellerin şiddetinin azaltılması, suyun filtre edilerek kalitesinin iyileştirilmesi ve zengin bir yaban hayatına barınak olması bu faydalara örnek verilebilir.

KARŞILAŞTIRMA · DÖRT SU EKOSİSTEMİ
Ekosistem Sınıf Biyoçeşitliliği belirleyen En zengin kesim
AkarsuKarasal suYeryüzü şekilleri ve suyun akış hızıAğız kısmı (mineral ve organik madde zengin)
GölKarasal suİklim, bitki örtüsü, akarsu debisi ve taşıdığı maddelerKıyı kesimleri (tortul birikimi)
Deniz ve okyanusDenizel suIşık ve basınçİlk 200 m, kıyılar, akıntı karşılaşma alanları, mercan resifleri
BataklıkKarasal suDurgun, sığ ve akıntının yetersiz olmasıSulak alanlar (hidrobiyom) bütünü
05 / GÜNLÜK HAYAT

Tabaktan dere kenarına

Enerji piramidi bir sınav şekli gibi görünür; oysa akşam yediğin yemekten şehrin su faturasına kadar her yerde.

AKŞAM SOFRASINDA ET VE SALATA

Bir tabak et üretmek için bir tabak salatadan çok daha fazla alan ve bitki gerekir. Sebep tek bir cümlede: üreticiden tüketiciye bu enerjinin sadece %10’luk kısmı aktarılır. Otu doğrudan yediğinde bir basamak atlarsın; hayvanı yediğinde aradaki basamağın %90 kaybını da ödemiş olursun.

SINIFTAKİ AKVARYUM

Akvaryumun küçük bir ekosistem olması tesadüf değil: toprak, kaya, su, Güneş ışığı ve atmosfer cansız ögeleri; üreticiler (bitkiler ve fitoplanktonlar), tüketiciler (hayvanlar) ve ayrıştırıcılar (bakteri ve mantarlar) canlı ögeleri oluşturur. Filtre temizlemeyi unutunca bozulan şey ayrıştırıcı dengesidir.

MUTFAKTAKİ KOMPOST KOVASI

Meyve kabuklarını ayrı kovaya atmak doğrudan ayrıştırıcıları çalıştırmaktır: ayrıştırıcılar, ölmüş bitki ve hayvan atıklarının parçalanmasını sağlayarak bunların inorganik maddeler şeklinde doğaya dönmesine katkı sunar. Birkaç ay sonra elinde kalan toprak, bu cümlenin gözle görülür hâlidir.

KIŞIN CAMDA BUĞU

Soğuk cama değen sıcak havanın buğulanması su döngüsünün mutfak ölçeğidir: yeryüzünde bulunan sular, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak atmosfere karışır ve soğuyunca yoğuşur. Suyun sıvı, katı ve gaz hâlde yeryüzü ile atmosfer arasında sürekli yer değiştirmesine hidrolojik döngü ya da su döngüsü denir.

HABERLERDE ORMAN YANGINI

Yaz aylarında ekranı kaplayan yangın görüntüleri karbon döngüsünün en hızlı halkasıdır: odun, kömür, petrol gibi fosil yakıtların yanması ve orman yangınları oksijeni tüketerek çok miktarda karbondioksitin atmosfere karışmasına neden olur. Solunum, canlıların çürümesi, orman yangını, karbonatlı kayaçların ayrışması, volkanik faaliyetler ve fosil yakıtların yakılması atmosferdeki karbonu artıran altı yoldur.

YAZ GECESİNDE ŞİMŞEK

Gökyüzünü aydınlatan şimşek yalnız bir hava olayı değil, azotun toprağa giriş kapısı: azotun ekosisteme girişi iki yolla gerçekleşir ve birincisi kozmik radyasyon, yıldırım, şimşek ve volkanik patlamalardır. İkincisi ise biyolojik yoldan tutulmadır.

SPOR SALONUNDA NEFES NEFESE

Beden eğitimi dersinden sonra hızlı nefes alman karbon döngüsüne katkıdır: solunum, atmosferde karbon üretimi gerçekleşmesini sağlayan olaylardan ilkidir. Aynı anda okul bahçesindeki ağaçlar ters yönde çalışır — fotosentez yoluyla atmosferde tüketilen karbon biyosfere geçer.

KAMPTA DERE KENARI

Dağdaki buz gibi derede balık göremezken aşağı köyün yanındaki geniş yatakta görebilmen bir kuraldır: akarsuların yukarı çığırında yatak eğimi fazla, akış hızı yüksek ve sular soğuk olduğundan bu alanda biyoçeşitlilik azdır; orta çığırdan itibaren hız azalır, yatak genişler ve biyoçeşitlilik artar.

KUŞ GÖZLEM GEZİSİ

Doğa kulübünün sulak alana gitmesinin sebebi listede yazılı: sulak alanların faydaları arasında yer altı suyunun beslenmesi, sellerin şiddetinin azaltılması, suyun filtre edilerek kalitesinin iyileştirilmesi ve zengin bir yaban hayatına barınak olması sayılır. Son madde tam olarak kuş gözlemcilerinin aradığı şeydir.

OYUN · DÖNGÜ MÜ AKIŞ MI

Rastgele bir olay gelir; onu doğru döngüye, doğru küreye ya da doğru ekosisteme yerleştirmen istenir. Cevabın ardından ilgili cümle yazılır.

0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

44 soruluk test · ekosistemin canlı ve cansız unsurları, üretici-tüketici-ayrıştırıcı, besin zinciri ve %10 kuralı, karbon-azot-su döngüleri, akarsu, göl, deniz ve bataklık ekosistemleri

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Tek sayfada ekosistem ve madde döngüleri

EKOSİSTEMİN UNSURLARI

Ekosistem, biyosferde birbirleriyle sürekli etkileşim hâlinde olan canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Canlı unsurlar: bitkiler, hayvanlar, ayrıştırıcılar. Cansız unsurlar fiziksel (ışık, rüzgâr, yağış, sıcaklık, nem) ve kimyasal olmak üzere ikiye ayrılır. Kimyasal unsurlar organik maddeler (yağ, protein, vitamin ve karbonhidratlar) ile inorganik maddelerden (su, oksijen ve karbondioksit) oluşur. Toprak, kaya, su, Güneş ışığı ve atmosfer ekosistemin cansız ögelerini; üreticiler (bitkiler ve fitoplanktonlar), tüketiciler (hayvanlar) ve ayrıştırıcılar (bakteri ve mantarlar) ekosistemin canlı ögelerini oluşturur.

ÜRETİCİ, TÜKETİCİ, AYRIŞTIRICI

Üreticiler, fotosentez yoluyla canlılar için gerekli olan organik bileşikleri üretir. Tüketiciler bitkiler tarafından üretilen organik maddeleri tüketerek yaşamlarını devam ettirir. Tüketiciler; birincil, ikincil ve üçüncül tüketiciler olmak üzere üç gruptan oluşur. Ayrıştırıcılar, ölmüş bitki ve hayvan atıklarının parçalanmasını sağlayarak bunların inorganik maddeler şeklinde doğaya dönmesine katkı sunar.

BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ AKIŞI

Besin maddeleri ve enerjinin üreticilerden otçullara, oradan da etçillere doğru aktarılmasına besin zinciri denir. Üretici, tüketici ve ayrıştırıcılardan oluşan besin zincirinde üreticilerin artması bu zincirdeki tüm canlı türlerinin artmasına neden olmaktadır. Ekosistemlerde enerji akışı tek yönlüdür. Üreticiden tüketiciye bu enerjinin sadece %10’luk kısmı aktarılır.

MADDE DÖNGÜSÜ VE KARBON

Canlılar, ihtiyaçları olan maddeleri yaşadıkları ortamdan alır ve gerekli kullanım sonrası bu maddeleri ortama geri verir. Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına madde döngüsü denir. Karbon; hidrosferde karbondioksit ve bikarbonat, litosferde kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar, atmosferde karbondioksit (CO₂) ve biyosferdeki canlıların yapılarında organik madde şeklinde bulunmaktadır. Solunum, canlıların çürümesi, orman yangını, karbonatlı kayaçların ayrışması, volkanik faaliyetler ve fosil yakıtların yakılması sonucu atmosferde karbon üretimi gerçekleşir. Fotosentez yoluyla atmosferde tüketilen karbon biyosfere geçer. Hidrosferdeki karbon; deniz canlılarının kabuk oluşumu esnasında biyosfere, karbonatlı kayaçların oluşumu esnasında litosfere, fosil yakıt oluşumu ile de biyosferden litosfere geçer. Son yıllarda sera gazlarından biri olan karbondioksit miktarı atmosferde hızla artmış, bu durum dünyanın ortalama yüzey sıcaklığının artmasına (küresel ısınmaya) neden olmuştur.

AZOT DÖNGÜSÜ

Azotun bazı süreçlerden geçerek canlılara aktarılması ve daha sonra tekrar atmosfere dönmesine azot döngüsü denir. Canlılar için oldukça önemli bir element olan azot (nitrojen), %78’lik bir oranla atmosferde en çok bulunan gazdır. Bu gaz, canlıların yapı taşını oluşturan nükleik asit ve proteinlerin yapısında bulunur. Bazı bakteriler, atmosferde bulunan azotu doğrudan kullanabilirken canlıların önemli bir kısmı da nitrata dönüşmesi sonucu kullanabilmektedir. Azotun ekosisteme girişi iki yolla gerçekleşir: kozmik radyasyon, yıldırım, şimşek ve volkanik patlamalar; biyolojik yoldan tutulma. Kullanılabilir azotun en önemli kaynağı, biyosferdeki canlı veya ölü organik maddelerdir.

SU DÖNGÜSÜ

Yeryüzünde bulunan sular, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak atmosfere karışır. Buharlaşan suların bir kısmı yağış olarak tekrar okyanus ve denizlere döner, bir kısmı da rüzgârlarla taşınıp karalara yağmur, kar ve dolu olarak düşer. Yağışlarla yeryüzüne ulaşan suyun bir kısmı, buharlaşarak tekrar atmosfere dönerken bir kısmı da yüzeysel akış veya yer altı akışı ile göl ve denizlere ulaşır. Yeryüzünde bulunan sular; hidrosfer, litosfer, atmosfer ve biyosfer arasında sürekli yer değiştirir. Suyun sıvı, katı ve gaz hâlde yeryüzü ile atmosfer arasında sürekli yer değiştirmesine hidrolojik döngü ya da su döngüsü denir.

AKARSU VE GÖL EKOSİSTEMLERİ

Akarsu ekosistemlerinde yeryüzü şekilleri ve suyun akış hızı biyoçeşitliliği etkilemektedir. Akarsuların yukarı çığırında yatak eğimi fazla, akış hızı yüksek ve sular soğuk olduğundan bu alanda biyoçeşitlilik azdır. Orta çığırdan itibaren akış hızı azalmakta ve akarsu yatağı genişlemektedir; bu durum biyoçeşitliliğin artmasını sağlar. Ağız kısmı sıcaklık ve tuzluluk yönünden elverişli, mineral ve organik madde bakımından zengin olduğu için biyoçeşitlilik açısından zengindir. Göl ekosistemlerinde akarsuların getirmiş olduğu tortulların biriktiği kıyı kesimleri tür itibarıyla daha zengindir. Gölün özelliklerini iklim koşulları, bitki örtüsü, göle dökülen akarsuların debisi ve taşıdığı maddeler belirler. Göllerde bol miktarda fitoplankton ve zooplanktonlar bulunur.

DENİZ VE BATAKLIK EKOSİSTEMLERİ

Okyanus ve denizlerde 200 m derinliğe kadar olan ortam, canlı çeşitliliğinin fazla olduğu alanlardır. Bu durumun nedeni, Güneş ışınlarının buraya kadar ulaşabilmesi ve su basıncının derinlerde yüksek olmasıdır. Fosfor ve azot başta olmak üzere bitki besin maddesi bakımından fakir olan açık denizlerde canlı çeşitliliği azalmaktadır. Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaşma alanları ve tropikal denizlerdeki mercan resifleri biyoçeşitlilik bakımından zengindir. Bataklıklar, su döngüsünün devam etmesinde oldukça önemli bir işleve sahiptir; bu alanlar durgun, sığ, üzeri sazlarla kaplı ve akıntının yetersiz olduğu su birikintileridir. Sulak alanların faydaları: yer altı suyunun beslenmesi, sellerin şiddetinin azaltılması, suyun filtre edilerek kalitesinin iyileştirilmesi ve zengin bir yaban hayatına barınak olması. Su ekosistemlerindeki biyoçeşitliliği; suyun durgun veya hareketli olması, suların sıcaklık ve derinliği ile sulardaki ışık ve besin maddeleri etkiler.