Üretmeyen ama her şeyi taşıyan sektör
Ekonomik faaliyetler tarım, sanayi ve hizmet diye üçe ayrılır. Ayrımın ölçütü tek cümlede duruyor: tarım ve sanayide doğrudan bir üretim söz konusu iken hizmet sektöründe insanlara ve diğer ekonomik faaliyetlere ürün ve hizmet sağlanması esastır. Bu ünitenin ikinci yarısı hizmetin en görünür kolu olan ulaşımdır ve orası tamamen sayılarla sınanır: 68.654 · 13.919 · 62 · 27.700 · 60.195.
Ekonomik faaliyetler tarım, sanayi ve hizmet sektörü olarak üç ana kola ayrılmaktadır. Tarım ve sanayide doğrudan bir üretim söz konusu iken hizmet sektöründe insanlara ve diğer ekonomik faaliyetlere ürün ve hizmet sağlanması esastır.
Geçmişten günümüze gelişme gösteren hizmet sektörüne eğitim, sağlık, ulaşım, turizm, ticaret, bankacılık, pazarlama, güvenlik, sigortacılık, hukuk, belediye ve büro hizmetleri örnek verilebilir.
Ayrımın ölçütü doğrudan üretim var mı sorusudur. Bir fabrikada ayakkabı yapmak sanayidir; o ayakkabıyı mağazada satmak, sigorta etmek, taşımak ya da reklamını yapmak hizmettir. On iki örnek tek tek sayılıyor ve “aşağıdakilerden hangisi hizmet sektörüne örnek değildir” sorusu bu listeden çıkar.
Merkezde hizmet sektörü, çevresinde on iki alan duruyor. Bir kola bastığında o alanın ne yaptığı ve neden “doğrudan üretim” sayılmadığı altta açılıyor. Elips biçimi tesadüf değil — on iki kolu daireye sığdırmak dar ekranda okunmuyordu.
Gelişmiş ülkelerde hizmet sektörünün GSMH içindeki payı %65-75, gelişmekte olan ülkelerde ise %50-65 civarındadır. İki çubuk bu iki aralığı gösteriyor; aralıkların üst üste bindiği yer %65’tir, yani tek bir yüzdeye bakarak ülkenin gelişmişliği hakkında kesin karar verilemez. Şu da eklenir: hizmet sektörünün geliştiği ülkelerde çalışan nüfusun büyük bölümünün bu alanda istihdam edildiği görülmektedir.
Hizmet sektörünü oluşturan faaliyet alanlarından biri ticaret sektörüdür.
Dış ticaretin ana unsurlarından olan ihracat; GSMH’yi artırır, teknolojik gelişmeye ve döviz girdisinin yükselmesine imkân sağlar. Türkiye’de dış ticaret hacmi 2023 yılında 617 milyar dolara yükselmiştir.
Türkiye’de turizm; döviz girdisi sağlama, dış ticaret açığını ve işsizliği azaltma konularında kalkınmayı destekleyen önemli bir sektördür. Türkiye’de turizm geliri 2023 yılında 54 milyar dolara yükselmiştir.
Türkiye’de havalimanı sayısının artması, otoyol ağının genişlemesi, kara yollarındaki ulaşım kalitesinin artması ve yüksek hızlı tren hatlarının hizmete girmesi ulaşıma verilen önemin göstergeleridir.
İki sayı karıştırılmasın: 617 milyar dolar dış ticaret hacmi (ihracat ve ithalatın toplamı), 54 milyar dolar turizm geliri. İkisi de 2023 yılına aittir. İhracatın üç etkisi de ayrı ayrı sorulur: GSMH’yi artırır, teknolojik gelişmeye imkân sağlar, döviz girdisini yükseltir.
Ulaşım, insanın ve onun ürettiği mal ile hizmetlerin çeşitli araçlarla bir sahadan başka bir sahaya taşınması faaliyetidir.
Tanımda üç öge var: taşınan şey (insan + mal + hizmet), taşıyan şey (çeşitli araçlar) ve iş (bir sahadan başka bir sahaya). Tanım yalnız yükü değil insanı da içerir; bu yüzden yolcu taşımacılığı da ulaşımdır.
Faktörler iki sütuna ayrılır: doğal faktörler — coğrafi konum, yeryüzü şekilleri, iklim; beşerî faktörler — nüfus yoğunluğu, sermaye, iş gücü, ekonomik faaliyetlerin özellikleri, teknolojik gelişmeler ve imkânlar. Her düğme bir faktörü açıyor; canvasta o faktörün etkisini gösteren şematik harita ya da şema çiziliyor, altta açıklaması yazıyor. Renk kodu sabit: doğal faktörler bir renkte, beşerî faktörler başka renkte.
a) Coğrafi Konum. Herhangi bir yerin konumu, ulaşım faaliyetleri üzerinde etkin rol oynar. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine yakın olduğu bir konumda bulunan Türkiye, ulaşım bakımından çok önemli bir konumdadır.
b) Yeryüzü Şekilleri. Yükselti, engebe durumu, dağların uzanış doğrultusu ve eğim; ulaşım sistemleri ve yol güzergâhı seçimini etkilemektedir.
c) İklim. Aşırı sıcaklar, sağanak yağışlar, yoğun kar yağışları, buzlanma, sis ve şiddetli rüzgârlar ulaşım sistemleri üzerinde etkili olan hava şartlarından bazılarıdır. Hava olaylarının ulaşım sistemleri üzerindeki etkileri farklı boyutlarda olabilir.
Yeryüzü şekillerinde dört ölçüt sayılıyor ve dördü de ayrı ayrı sorulabilir: yükselti, engebe, dağların uzanış doğrultusu, eğim. İklimde ise altı hava olayı: aşırı sıcak, sağanak yağış, yoğun kar, buzlanma, sis, şiddetli rüzgâr.
a) Nüfus Yoğunluğu. Nüfusun yoğun olduğu yerlerde ulaşım sistemleri çeşitlenmiş ve gelişmiştir. New York, Londra, Tokyo ve İstanbul bu tür şehirlerden bazılarıdır.
b) Ekonomik Faaliyetler. Ekonomik faaliyetlerin gelişimi ile ulaşımda da gelişmeler yaşanırken ulaşım sistemlerinde kaydedilen gelişme de ekonomik kalkınmayı etkilemesi bakımından önemli bir yere sahiptir.
c) Teknolojik Gelişmeler. Teknolojik gelişmeler, ulaşım sistemlerinin çeşitlenmesini sağlarken nitelikli iş gücünün ve sermayenin önemini de artırmaktadır.
Tablonun beşerî sütununda ayrıca sermaye ve iş gücü de sayılıyor. Ekonomik faaliyetler maddesindeki ilişki çift yönlüdür: ekonomi gelişince ulaşım gelişir, ulaşım gelişince ekonomik kalkınma etkilenir. Sınavda “tek yönlü” diye kurulan seçenek yanlıştır.
Faktör listesi ezberlenirken en çok atlanan iki madde sermaye ve iş gücüdür; ikisi de beşerî sütunda yer alır. Doğal sütun yalnız üç maddedir: coğrafi konum, yeryüzü şekilleri, iklim. “Coğrafi konum doğal mı beşerî mi” sorusu da tuzaktır — o, doğal sütundadır.
Teknolojik gelişmeler maddesi de iki sonuç üretir: ulaşım sistemleri çeşitlenir ve nitelikli iş gücü ile sermayenin önemi artar. Yani teknoloji beşerî faktörleri azaltmaz, tam tersine önemlerini artırır.
İnsanların sanayi tesislerinin bulunduğu şehirlere göç etmesi, şehirlerin genişlemesine neden olmuştur. Bu süreçte ham madde ve işçilerin sanayi tesislerine, mamul maddelerin de pazar alanlarına taşınmasında ulaşım etkin rol oynamıştır.
Ulaşım yatırımları ve imkânlarının gelişmesi, hizmetlere erişilebilirliği artırdığı için bu alanlarda yapılaşma baskısı ortaya çıkmakta dolayısıyla şehirlerin sosyal, ekonomik ve fiziksel gelişmeleri hızlanmaktadır. Bu bakımdan yerleşim alanlarının genişlemesi, genellikle ulaşım ağları çevresinde gerçekleşmektedir.
İkinci paragrafın zinciri sınavda aynen kurulur: ulaşım yatırımı → erişilebilirlik artışı → yapılaşma baskısı → şehrin sosyal, ekonomik ve fiziksel gelişiminin hızlanması. Sonuç cümlesi de ezberlenmeye değer: yerleşim alanlarının genişlemesi genellikle ulaşım ağları çevresinde gerçekleşmektedir.
Birinci paragraftaki halkalar sırayla diziliyor. Ulaşımın rolü zincirin ortasında: ham maddeyi ve işçiyi tesise, mamul maddeyi pazara taşıyan şey odur.
İkinci paragrafın halkaları. Zincirin sonu bunun sonucudur: yerleşim alanları ulaşım ağları çevresinde genişler.
“Ulaşım ekonomiyi geliştirir” de doğrudur, “ekonomi ulaşımı geliştirir” de. İkisi tek cümlede geçer: ekonomik faaliyetlerin gelişimi ile ulaşımda da gelişmeler yaşanırken ulaşım sistemlerinde kaydedilen gelişme de ekonomik kalkınmayı etkilemesi bakımından önemli bir yere sahiptir. Aynı çift yönlülük şehir-ulaşım ilişkisinde de var: şehir büyüdüğü için yol yapılır, yol yapıldığı için şehir büyür.
Türkiye’de her türlü ulaşım sisteminden etkin şekilde yararlanılmaktadır. Kara yolu, demir yolu, deniz yolu, hava yolu ve boru hattı — beşinin de kendi tarihi, kendi kanunu ve kendi rakamı var.
Her düğme bir sistemi açıyor: üstte o sistemin tarihçesi ve kilometre taşları, altta 2023 yılına ait sayılar. Canvasta sistemin kendi büyüklüğü çubukla, kilometre taşları ise şeritle gösteriliyor. Beş sistemin sayıları birbirine benzediği için karışır — çubuğun etiketi neyin ölçüldüğünü her seferinde yazıyor.
Cumhuriyet ilan edildiğinde ülke sınırları içerisinde toplam 18.350 km kara yolu ağı bulunmaktaydı. İlerleyen dönemde İkinci Dünya Savaşı nedeniyle yeterince ilerleme sağlanamamış, kara yolu uzunluğu 1945 yılı itibarıyla 43.511 km’ye kadar artırılabilmiştir.
1950’lerden sonra kara yolu yapımına ağırlık verilmiş ve bu dönemde Karayolları Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Kara yolu ulaşımının ön plana çıkmasıyla hem yol yapımı hem de motorlu araç sayısı artmıştır.
1960’tan sonra Planlı Kalkınma Politikaları Dönemi’ne geçilmiştir. Bu kapsamda 1973 yılında 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, 1988 yılında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü hizmete açılmıştır.
2000’li yılların başından itibaren mevcut kara yollarına ait kapasitenin artırılmasına ve bu yolların genişletilerek bölünmüş hâle dönüştürülmesine ağırlık verilmiştir. Bölünmüş yol uzunluğu, 1990 yılı itibarıyla 4.060 km iken 2024 yılında 27.700 km’ye çıkarılmıştır.
İl yolları; bir il sınırı içinde şehir, kasaba, köy gibi yerleşmeleri birbirine veya il merkezine bağlayan yollardır. Devlet yolları, önemli bölge ve il merkezlerini; deniz, hava, demir yollarını ve istasyon, iskele, liman gibi alanları birbirine bağlayan ana yollardır. Otoyollar ise özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, sadece izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı yollardır.
Türkiye’nin 2023 itibarıyla sahip olduğu toplam kara yolu uzunluğu 68.654 km’dir. Bu yolların 34.064 km’si il yolu, 30.864 km’si devlet yolu, 3.726 km’si ise otoyoldur.
Üç yol türünün tanımı ayrı ayrı sorulur ve birbirine benzer. Ayırt edici işaretler: il yolu — bir il sınırı içinde; devlet yolu — bölge ve il merkezlerini ve limanları, istasyonları birbirine bağlar; otoyol — transit trafiğe tahsis ve giriş-çıkış yasağı. Sıralama da önemlidir: en uzun il yolu, en kısa otoyol.
Üç çubuk, üç sayıyı aynı eksende gösteriyor. Toplamın yarısından biraz fazlası il yolu, otoyol ise toplamın çok küçük bir kısmı. Üç sayının toplamı 68.654 km’yi tam olarak verir.
Kaydırağı 1990’dan 2024’e çektiğinde çubuk 4.060 km’den 27.700 km’ye doğru büyüyor. Kaynak yalnız bu iki yıl için rakam veriyor; aradaki yıllarda gösterge yalnız yönü anlatır, sayfa ara yıl için bir değer iddia etmez. Politika değişikliğinin tarihi de bellidir: 2000’li yılların başından itibaren yolların bölünmüş hâle dönüştürülmesine ağırlık verilmiştir.
Anadolu’daki ilk demir yolu, 1856-1866 arasında inşa edilen ve İzmir-Aydın arasında hizmet veren hattır. 1876 yılında da Haydarpaşa (İstanbul)-İzmit hattı hizmete açılmıştır.
Cumhuriyet öncesi dönemde demir yolu uzunluğu 4.018 km iken 1950 yılına gelindiğinde ülkedeki toplam demir yolu uzunluğu 7.671 km’ye ulaşmıştır.
YHT ile ilk yolcu taşımacılığı, 2009 yılında Ankara-Eskişehir arasında gerçekleşmiştir. 2011’de Ankara-Konya, 2014’te Ankara-İstanbul ve İstanbul-Konya, 2019’da Marmaray Projesi kapsamında Gebze-Halkalı, 2022’de Konya-Karaman ve 2023’te Ankara-Sivas YHT hatları seferlere başlamıştır.
Marmaray Tüp Geçidi (2013) ve Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı (2017), Avrupa’dan Çin’e uzanan uluslararası demir yolu ağını tamamlaması bakımından ayrı bir öneme sahiptir.
Türkiye’nin 2023 yılı itibarıyla sahip olduğu toplam demir yolu uzunluğu 13.919 km’dir. Bu yolların 11.668 km’si konvansiyonel hat, 2.251 km’si yüksek hızlı tren hattıdır.
Türkiye, yurt içinde demir yolu hatlarıyla yolcu (yaklaşık %1,5) ve yük taşımacılığında (yaklaşık %5) istenen seviyede değildir.
İki tarih birbirine çok yakın ve karışır: Marmaray Tüp Geçidi 2013, Marmaray Projesi kapsamında Gebze-Halkalı YHT hattı 2019. Bir de ilk demir yolu 1856-1866 İzmir-Aydın ile 1876 Haydarpaşa-İzmit ayrımı vardır.
Düğmeler YHT ve demir yolu tarihlerini sırayla geziyor: 2009 Ankara-Eskişehir, 2011 Ankara-Konya, 2013 Marmaray Tüp Geçidi, 2014 Ankara-İstanbul ve İstanbul-Konya, 2017 Bakü-Tiflis-Kars, 2019 Gebze-Halkalı, 2022 Konya-Karaman, 2023 Ankara-Sivas. Altta o yılın hattı ve neden önemli olduğu yazıyor.
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin, çevresindeki denizlerin boğazlar vasıtasıyla birbirine, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Süveyş Kanalı ve Babülmendep Boğazı ile Hint Okyanusu’na bağlanması deniz ulaşımı yönünden Türkiye’nin önemini artırmaktadır.
1 Temmuz 1926 tarihinde çıkarılan Kabotaj Kanunu ile yabancılara verilen tüm imtiyazlar kaldırılarak ülke çevresindeki denizlerde her türlü taşımacılık hakkı Türk girişimcilere verilmiştir.
1950-1960 arası dönemde Alsancak (İzmir), Mersin, Trabzon, İskenderun ve Samsun limanları inşa edilmiştir. 1960’lı yıllardan itibaren Haliç, Tuzla, Pendik gibi tersanelerde farklı büyüklükte gemiler yapılmış, limanların kapasiteleri artırılmış ve dış ticaretteki sevkiyatın Türk gemileri ile yapılması teşvik edilmiştir.
Türkiye’de yer alan limanlara 2023 yılında 60.195 gemi uğramıştır.
Ro-Ro gemileri, yüklerin tekerlekli sistemler aracılığıyla hızlı bir şekilde yüklendiği ve benzer şekilde tahliye operasyonlarının gerçekleştiği gemilerdir. Ro-Ro taşımacılığı; Türkiye’de özellikle İstanbul, İzmir, Samsun ve Trabzon limanlarında yapılmaktadır.
Kruvaziyer gemileri, bir veya daha fazla limanda tarifeli ve geçici turistik ziyaretlerin gerçekleştirildiği gemilerdir. Türkiye’ye 2023 yılında 1.192 kruvaziyer gemi ile yaklaşık 98 bin yolcu uğramıştır. Marmaris, Kuşadası, İstanbul, Antalya, Bodrum, Fethiye, Alanya ve Bozcaada bu kapsamda en yoğun limanlardır.
Türkiye, deniz yoluyla yurt içi yolcu taşımacılığında istenen seviyede değildir (yaklaşık %0,5). Bununla birlikte uluslararası yük taşımacılığında deniz yolunun payı %60’lara yakınken yurt içinde bu oran %6 civarındadır.
Deniz yolunun en çarpıcı ayrımı budur: uluslararası yükte %60’lara yakın, yurt içi yükte %6, yurt içi yolcuda %0,5. Aynı ulaşım sistemi, ölçek değişince bambaşka bir tablo veriyor. Ro-Ro ile kruvaziyerin farkı da sorulur: biri yük (tekerlekli sistemle yükleme), öteki turistik yolcu.
Üç düğme deniz yolunun üç ayrı payını gösteriyor; her birinde çubuk aynı eksende ama ölçtüğü şey farklı. Şematik Türkiye kutusunda ise o başlığa ait limanlar işaretleniyor: Ro-Ro limanları, kruvaziyer limanları ve 1950-1960 arasında inşa edilen limanlar.
Cumhuriyet sonrasında Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasıyla (1925) sivil havacılığın kurumsal temelleri atılmıştır. Hava Yolları Devlet İşletmesinin kurulması ile (1933) sivil taşımacılığın başlamasına imkân sağlanmıştır.
İstanbul-Eskişehir-Ankara hattında 1933 yılında gerçekleştirilen uçak seferleri Türkiye’de ticari uçuşların başlangıcı olmuştur. Hava yoluyla ilk yurt dışı seferi ise 1947 yılında Ankara-İstanbul-Atina hattında gerçekleştirilmiştir.
Sivil Havacılık Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle (1983) Türkiye’de hava yolu taşımacılığı, THY’nin yanı sıra özel hava yolu şirketleri tarafından da yapılmaya başlanmıştır.
Türkiye’de 2023 yılı itibarıyla sivil hava trafiğine açık olan havalimanı sayısı 62’dir. Bu havalimanlarının yaklaşık yarısı, iç ve dış hatlara açık şekilde hizmet vermektedir. Dış hatlara açık olan havalimanları, genellikle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu veya turizm merkezi olan şehirlerin yakınlarına konumlandırılmıştır.
1960 yılında taşınan yolcu sayısı 713 bin civarında iken bu rakam 2015 yılında 181 milyona, 2023 yılında ise 200 milyonu geçmiştir.
Hava yolunda dört tarih ayrı ayrı sorulur: 1925 Türk Tayyare Cemiyeti, 1933 Hava Yolları Devlet İşletmesi ve ilk ticari uçuş, 1947 ilk yurt dışı seferi, 1983 Sivil Havacılık Kanunu. Havalimanı yerleşiminin ölçütü de bellidir: nüfus yoğunluğu ya da turizm merkezi olmak.
Ulaşımda artan talep ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda ilk olarak 19. yüzyılda kısa ve küçük boyuttaki hatlar ile başlamıştır.
Bu taşımacılığın çevreci olması, birim taşımadaki maliyetin az oluşu ve kesintisiz ürün akışı sağlaması nedeniyle yakın gelecekte önemi daha fazla artacaktır.
Türkiye’de ticari anlamda faaliyete geçen ilk boru hattı, Batman’da çıkarılan ham petrolün taşınması amacıyla 1967 yılında açılan Batman-Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı’dır.
İlerleyen dönemde boru hattı sayısının artması nedeniyle bu hatların yapımı ve işletmeciliğinde kurumsal bir yapıya ihtiyaç duyulmuş ve 1974 yılında BOTAŞ (Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi) kurulmuştur.
Boru hattının üç üstünlüğü madde madde sıralanır: çevreci olması, birim taşımada maliyetin az oluşu, kesintisiz ürün akışı sağlaması. İki tarih de karışır: hattın açılışı 1967, kurumun kuruluşu 1974.
Her satırda bir sayı ya da bir olay, sütunlarda beş ulaşım sistemi. Her satırda tam bir doğru sütun var; hücreye tıkla, sonra Denetle’ye bas.
Arama kutusuna “Kabotaj”, “1983”, “BOTAŞ” ya da “otoyol” yazarak süzebilirsin; sütun süzgeciyle tek bir sütunda da arayabilirsin.
| Sistem | Başlangıç | Kurum / kanun | 2023 büyüklüğü | Pay |
|---|---|---|---|---|
| Kara yolu | Cumhuriyet ilan edildiğinde 18.350 km; 1945’te 43.511 km | Karayolları Genel Müdürlüğü (1950’lerden sonra) | 68.654 km = 34.064 il + 30.864 devlet + 3.726 otoyol | Bölünmüş yol 1990: 4.060 km → 2024: 27.700 km |
| Demir yolu | 1856-1866 İzmir-Aydın; 1876 Haydarpaşa-İzmit | Cumhuriyet öncesi 4.018 km → 1950’de 7.671 km | 13.919 km = 11.668 konvansiyonel + 2.251 YHT | Yolcu %1,5 · yük %5 (yurt içi) |
| Deniz yolu | 1950-1960: Alsancak, Mersin, Trabzon, İskenderun, Samsun limanları | Kabotaj Kanunu · 1 Temmuz 1926 | 60.195 gemi uğradı · 1.192 kruvaziyer, ~98 bin yolcu | Uluslararası yük %60’lara yakın · yurt içi yük %6 · yurt içi yolcu %0,5 |
| Hava yolu | 1925 Türk Tayyare Cemiyeti · 1933 ilk ticari uçuş · 1947 ilk yurt dışı seferi | Sivil Havacılık Kanunu · 1983 | 62 havalimanı; yaklaşık yarısı iç ve dış hatlara açık | Yolcu 1960: 713 bin → 2015: 181 milyon → 2023: 200 milyon üzeri |
| Boru hattı | 19. yüzyıl (kısa ve küçük hatlar) · Türkiye’de 1967 Batman-Dörtyol | BOTAŞ · 1974 | Uzunluk belirtilmemiştir | Çevreci · birim maliyeti az · kesintisiz akış |
Servisin sabah kullandığı yol büyük ihtimalle bir il yolu: kaynak il yolunu bir il sınırı içinde şehir, kasaba, köy gibi yerleşmeleri birbirine veya il merkezine bağlayan yollar diye tanımlar. Türkiye’deki 68.654 km yolun 34.064 km’si bu türdendir.
Gişeden geçmen otoyolun tanımının bir sonucudur: özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, sadece izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı yollar. Bu yüzden yol boyunca istediğin yerden çıkamazsın.
Kar yağınca yolların kapanması iklimin ulaşım üzerindeki etkisidir. Altı hava olayı sayılır: aşırı sıcaklar, sağanak yağışlar, yoğun kar yağışları, buzlanma, sis ve şiddetli rüzgârlar — hepsi doğal faktörler sütununda.
Ankara-Eskişehir arası hızlı trenle gitmek 2009’dan beri mümkün: YHT ile ilk yolcu taşımacılığı, 2009 yılında Ankara-Eskişehir arasında gerçekleşmiştir. Bugün Türkiye’nin 13.919 km demir yolunun 2.251 km’si YHT hattıdır.
İki tarih karışır: Marmaray Tüp Geçidi 2013’te, Marmaray Projesi kapsamında Gebze-Halkalı hattı 2019’da devreye girmiştir. Kaynak tüp geçidin önemini Avrupa’dan Çin’e uzanan uluslararası demir yolu ağını tamamlaması olarak açıklar.
Havalimanı duyurusundaki “olumsuz hava koşulları” ifadesi doğrudan şu cümleye denk gelir: hava olaylarının ulaşım sistemleri üzerindeki etkileri farklı boyutlarda olabilir. Türkiye’de sivil hava trafiğine açık 62 havalimanı vardır.
Siparişin “aktarma merkezinde” beklemesi, mamul maddenin pazar alanına taşınmasının bir adımıdır. Kaynak zinciri şöyle kurar: ham madde ve işçilerin sanayi tesislerine, mamul maddelerin de pazar alanlarına taşınmasında ulaşım etkin rol oynamıştır.
Metro gelince o mahallede inşaat artar. Nedeni şudur: ulaşım yatırımları ve imkânlarının gelişmesi, hizmetlere erişilebilirliği artırdığı için bu alanlarda yapılaşma baskısı ortaya çıkmaktadır — yerleşim alanları ulaşım ağları çevresinde genişler.
O bir kruvaziyer: bir veya daha fazla limanda tarifeli ve geçici turistik ziyaretlerin gerçekleştirildiği gemiler. 2023’te Türkiye’ye 1.192 kruvaziyer gemiyle yaklaşık 98 bin yolcu uğramıştır. Yanındaki, aracını rampadan çıkaran gemi ise bir Ro-Ro’dur.
Rastgele bir tarih, bir kanun ya da bir rakam gelir; hangi ulaşım sistemine ya da hangi faktör grubuna ait olduğunu seçersin.
45 soruluk test · hizmet sektörünün ayırt edici ölçütü, ulaşımı etkileyen yedi faktör, beş ulaşım sisteminin tarihçesi, kanunları ve 2023 sayıları
Ekonomik faaliyetler tarım, sanayi ve hizmet olarak üçe ayrılır. Ayırt edici
ölçüt: tarım ve sanayide doğrudan üretim vardır; hizmet sektöründe insanlara ve diğer
ekonomik faaliyetlere ürün ve hizmet sağlanması esastır.
Örnekler: eğitim, sağlık, ulaşım, turizm, ticaret, bankacılık, pazarlama, güvenlik,
sigortacılık, hukuk, belediye ve büro hizmetleri.
GSMH içindeki pay: gelişmiş ülkelerde %65-75, gelişmekte olan ülkelerde
%50-65.
Türkiye 2023: dış ticaret hacmi 617 milyar $, turizm geliri 54 milyar $.
İhracat GSMH’yi artırır, teknolojik gelişmeye ve döviz girdisine imkân sağlar.
Ulaşım: insanın ve onun ürettiği mal ile hizmetlerin çeşitli araçlarla bir
sahadan başka bir sahaya taşınması faaliyeti.
Doğal: coğrafi konum · yeryüzü şekilleri · iklim.
Beşerî: nüfus yoğunluğu · sermaye · iş gücü · ekonomik faaliyetlerin özellikleri ·
teknolojik gelişmeler ve imkânlar.
Yeryüzü şekillerinde yükselti, engebe, dağların uzanış doğrultusu, eğim;
iklimde aşırı sıcak, sağanak, yoğun kar, buzlanma, sis, şiddetli rüzgâr.
Nüfus yoğunluğu örnekleri: New York, Londra, Tokyo, İstanbul.
Sanayi şehirlerine göç → şehirlerin genişlemesi; ham madde ve işçi tesise, mamul madde
pazara taşınır.
Ulaşım yatırımı → erişilebilirlik artışı → yapılaşma baskısı → şehrin
sosyal, ekonomik ve fiziksel gelişiminin hızlanması.
Sonuç: yerleşim alanlarının genişlemesi genellikle ulaşım ağları çevresinde
gerçekleşir.
İlişki çift yönlüdür: ekonomi ulaşımı, ulaşım da ekonomik kalkınmayı etkiler.
Kara yolu: Cumhuriyet’te 18.350 km → 1945’te 43.511 km. 1950’lerden sonra
Karayolları Genel Müdürlüğü. 1973 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü,
1988 Fatih Sultan Mehmet Köprüsü. Bölünmüş yol 1990: 4.060 km → 2024:
27.700 km. 2023 toplam 68.654 km = 34.064 il + 30.864 devlet
+ 3.726 otoyol.
Demir yolu: ilk hat 1856-1866 İzmir-Aydın, 1876 Haydarpaşa-İzmit.
Cumhuriyet öncesi 4.018 km → 1950’de 7.671 km. İlk YHT 2009 Ankara-Eskişehir.
2023 toplam 13.919 km = 11.668 konvansiyonel + 2.251 YHT. Yurt içi yolcu
%1,5, yük %5.
Deniz yolu: Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926. 1950-1960: Alsancak, Mersin,
Trabzon, İskenderun, Samsun limanları. 2023’te limanlara 60.195 gemi uğradı;
1.192 kruvaziyer ile ~98 bin yolcu. Ro-Ro: İstanbul, İzmir, Samsun,
Trabzon. Uluslararası yükte %60’lara yakın, yurt içi yükte %6, yurt içi
yolcuda %0,5.
Hava yolu: 1925 Türk Tayyare Cemiyeti · 1933 Hava Yolları Devlet
İşletmesi ve ilk ticari uçuş (İstanbul-Eskişehir-Ankara) · 1947 ilk yurt dışı
seferi (Ankara-İstanbul-Atina) · 1983 Sivil Havacılık Kanunu. 2023’te
62 havalimanı; yolcu 1960: 713 bin → 2015: 181 milyon → 2023: 200 milyon üzeri.
19. yüzyılda kısa ve küçük hatlarla başladı. Üstünlükleri: çevreci olması,
birim taşımadaki maliyetin az oluşu, kesintisiz ürün akışı sağlaması —
bu yüzden yakın gelecekte önemi daha fazla artacaktır.
Türkiye’de ticari anlamda ilk hat: 1967 Batman-Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı.
BOTAŞ (Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi) 1974’te kuruldu.