AYT COĞRAFYA · ÜNİTE 30 · ÜLKELERİN KONUMUNUN ETKİLERİ VE TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK KONUMU

Aynı yer, değişen değer

Jeopolitik, ülkelerin sahip olduğu coğrafi koşulların ve uluslararası siyasetteki gücünün etki durumunu inceleyen bir bilimdir. Bu ünitenin anahtarı şu: bir yerin konumu sabittir ama değeri sabit değildir. Coğrafi keşifler Akdeniz’i işlevsizleştirdi, Süveyş Kanalı onu geri getirdi; Panama Kanalı açılınca Macellan Boğazı önemini yitirdi. Aynı mantık ülkeler için de geçerli — kimisi küresel, kimisi bölgesel, kimisi yerel düzeyde kalıyor.

01 / KITA VE OKYANUSLARIN KONUMSAL ÖNEMİ

Yol değişince değer de değişir

DEĞİŞİMİN NEDENLERİ

Geçmişten günümüze dünyada yaşanan bazı gelişmeler, kıta ve okyanusları jeopolitik yönden farklı şekillerde etkilemiştir. Coğrafi keşifler, doğal kaynakların varlığı, siyasi gelişmeler, ulaşım ve teknoloji alanında kaydedilen ilerlemeler bu değişime neden olan unsurlara örnek verilebilir.

Özellikle ihtiyaç duyulan doğal kaynaklara ulaşma isteği bazı bölge ve güzergâhların işlevselliğini artırarak daha değerli hâle gelmesini sağlamıştır.

Beş neden ayrı ayrı sorulur: coğrafi keşifler, doğal kaynakların varlığı, siyasi gelişmeler, ulaşımdaki ilerlemeler, teknolojideki ilerlemeler. Ortak sonuç: bir güzergâhın işlevselliği artınca değeri de artar. Bu ünitede “işlevsellik” sözcüğü anahtardır.

GEZGİN · ALTI KIRILMA NOKTASI

Her düğme bir kırılmayı açıyor: Orta Çağ’da İpek ve Baharat yolları, coğrafi keşifler, sömürgeciliğin hız kazanması, Süveyş Kanalı, Panama Kanalı ve Macellan Boğazı, petrolün stratejik ürün hâline gelmesi. Şematik dünya kutusunda o kırılmanın ilgilendirdiği yerler işaretleniyor. Bütün düğmelerin ortak dersi tek: aynı yerin değeri zamanla değişir.

ORTA ÇAĞ VE KEŞİFLER

Orta Çağ’da özellikle İpek ve Baharat yolları üzerinde yer alan şehirler bu dönemde önemli ticaret merkezlerine dönüşmüştür. Kıtalar arası ticaret sayesinde Avrupalılar, Asya ülkelerine ait bilimsel bilgi birikimini Batı’ya taşımıştır.

Avrupalılar, ülkelerine ulaşan baharatlar ve değerli madenlere daha kısa yoldan ulaşabilmek için açık denizlere açılmışlardır. Yapılan coğrafi keşifler sonucunda Avrupalı denizciler, Akdeniz Havzası’nı kullanmadan doğrudan Hindistan’a ulaşabilmiştir.

Denizaşırı yolculuklar yeni kıtalar ve ticaret yollarının keşfedilmesiyle sonuçlanmış, kıtalar ve okyanusların jeopolitik yönden önemli değişikliklere uğramasına neden olmuştur.

Keşiflerin nedeni de sonucu da bellidir: neden baharat ve değerli madenlere daha kısa yoldan ulaşma isteği, sonuç Akdeniz Havzası kullanılmadan Hindistan’a ulaşılması. Ticaretin ikinci bir etkisi de veriliyor: Asya’nın bilimsel bilgi birikiminin Batı’ya taşınması.

SÖMÜRGECİLİK, KANALLAR VE PETROL

Portekiz ve İspanya öncülüğünde başlayan coğrafi keşifler, yeni deniz yolları ve kara parçaları üzerinde bulunan zenginliklerin daha ucuz bir şekilde Avrupa’ya taşınmasını sağlamıştır. Keşifler; ilerleyen süreçte Hollanda, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin katılımıyla daha geniş bir alana yayılmıştır. Bu durum, sömürgeciliğin hız kazanmasına neden olmuştur.

Coğrafi keşifler sonrası işlerliği azalan Akdeniz, Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla tekrar önemli hâle gelmiştir.

Panama Kanalı’nın açılması, deniz yolu ulaşımında ülkelere önemli avantajlar sağlarken Macellan Boğazı’nın zamanla önemini yitirmesine neden olmuştur.

Petrol, XX. yüzyıldan itibaren enerji ve ham madde kaynağı olarak kullanılan stratejik bir ürün hâline gelmiştir. Petrol sevkiyatında etkin şekilde kullanılan Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı gibi su yollarının jeopolitik önemi artmıştır.

Sıralamaya dikkat: keşifleri başlatan Portekiz ve İspanya, yayan Hollanda, Fransa, İngiltere. İki kanal iki ayrı yönde çalışır: Süveyş Akdeniz’i geri kazandırır, Panama ise Macellan Boğazını işlevsizleştirir. Petrolün üç su yolu da ezberlenmeye değer: Hürmüz, Babülmendep, Süveyş.

KARŞITLIK PANOSU · SÜVEYŞ KAZANDIRDI, PANAMA KAYBETTİRDİ

İki kutu ve aradaki çift ok. İki kanalın açılışı benzer bir olaydır ama sonuçları zıt yönlüdür: biri bir havzaya işlerlik kazandırmış, öteki bir boğazın işlerliğini almıştır.

02 / JEOPOLİTİK KONUMU BELİRLEYEN UNSURLAR

Değişenler ve değişmeyenler

İKİ SÜTUN, ARADA ZAMAN

Değişmeyen unsurlar: Coğrafi konum · İklim ve doğal bitki örtüsü · Su · Jeolojik özellikler · Coğrafi bütünlük · Stratejik kaynaklar · Ülkelerin coğrafi şekli

Değişen unsurlar: Ekonomik değerler · Politik değerler · Bilimsel ve teknolojik değerler · Sosyal ve kültürel değerler · Askerî değerler

Jeopolitik konumu belirleyen özellikler, fiziki ve beşerî unsurlar olmak üzere ikiye ayrılır. Beşerî unsurlar kısa sürede değişebilirken konum ve fiziki unsurlar kısa sürede değişmez.

Şemada iki sütunun arasında Zaman yazar — ayrımın ölçütü budur. Değişmeyen sütunda yedi, değişen sütunda beş madde vardır. İkinci paragraf aynı ayrımı başka adlarla verir: fiziki unsurlar değişmeyenlere, beşerî unsurlar değişenlere karşılık gelir.

KARŞITLIK PANOSU · ZAMAN NEYİ DEĞİŞTİRİR

İki kutu, aralarında zaman oku. Soldaki kutu yedi maddeyi, sağdaki beş maddeyi taşıyor.

TABLO · ON İKİ UNSUR

Arama kutusuna “su”, “askerî” ya da “teknoloji” yazarak süzebilir, sütun süzgeciyle yalnız bir sütunda arayabilirsin. Her satırda unsurun neden o gruba girdiği de yazıyor.

EŞLEŞTİRME MATRİSİ · DEĞİŞEN Mİ, DEĞİŞMEYEN Mİ

Her satırda bir unsur, sütunlarda iki grup. Her satırda tam bir doğru sütun var.

TUZAK · “STRATEJİK KAYNAKLAR” DEĞİŞMEYEN SÜTUNDADIR

Sezgiye ters gelen madde budur: petrol ya da doğal gaz gibi kaynakların değeri zamanla değişse de kaynağın varlığı ve yeri değişmez — bu yüzden stratejik kaynaklar değişmeyen unsurlar sütununda yer alır. Aynı biçimde su ve coğrafi bütünlük de değişmeyen sütundadır.

Değişen sütundaki beş maddenin hepsi “değerler” sözcüğüyle biter: ekonomik, politik, bilimsel ve teknolojik, sosyal ve kültürel, askerî değerler. Bu, iki sütunu ayırt etmenin en pratik yoludur.

03 / KÜRESEL, BÖLGESEL, YEREL

Altı ülke, üç etki düzeyi

KONUMUN KÜRESEL VE BÖLGESEL ETKİLERİ

Coğrafi konuma bağlı olarak ülkelerin mevcut kaynakları, okyanus veya denize kıyısının bulunması, iklim çeşitliliği, yeryüzü şekilleri vb. özellikleri ekonomik ve sosyal kalkınmada önemli bir etkiye sahiptir.

Avrupa’da ticari yoğunluk ve gelişen sanayi, Orta Doğu ve Hazar Havzası’ndaki ülkelerde enerji kaynaklarının ön planda olması bu duruma örnek verilebilir.

Dört özellik sayılıyor: mevcut kaynaklar, okyanus veya denize kıyı, iklim çeşitliliği, yeryüzü şekilleri. Bir sonraki başlıktaki altı ülke örneği bu dört ölçütün nasıl işlediğini gösterir — ve denize kıyısı olup olmaması altı örneğin dördünde belirleyicidir.

GEZGİN · ABD · JAPONYA · İRAN · YENİ ZELANDA · BOLİVYA · BOTSVANA

Her düğme bir ülkeyi açıyor: şematik dünya kutusunda ülke işaretleniyor, çubuk etki düzeyini gösteriyor (küresel · bölgesel · yerel) ve altta gerekçesi yazıyor. Sıralama tesadüf değil — ilk ikisi küresel, sonraki ikisi bölgesel, son ikisi yerel düzeydedir ve son ikisinin ortak özelliği denize kıyısının bulunmamasıdır.

KAYNAĞIN ALTI ÖRNEĞİ

ABD: Büyük Okyanus ve Atlas Okyanusu’na kıyısının bulunması, zengin yer altı ve yer üstü kaynakları ile dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olması ABD’yi küresel boyutta önemli bir ülke hâline getirmiştir.

Japonya: Bir ada ülkesi olması ve uzun zaman izole kalmasına rağmen gelişmiş sanayi altyapısı ile dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olan Japonya, küresel boyutta önemli bir ülke hâline gelmiştir.

Bolivya: Deniz ve okyanuslara kıyısının bulunmaması, zengin yer altı kaynaklarına rağmen bunları işleyecek yeterli imkânının olmaması ve önemli ticaret merkezlerinin uzağında kalması Bolivya’nın etki alanı bakımından yerel boyutta kalmasına neden olmuştur.

İran: Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na kıyısının bulunması, önemli doğal gaz ve petrol yataklarına sahip olması İran’ı bölgesel düzeyde önemli bir ülke hâline getirmiştir.

Yeni Zelanda: Bir ada ülkesi olması, Büyük Okyanus’a kıyısının bulunması, gelişmiş bir ekonomi ve tarımsal altyapıya sahip olması Yeni Zelanda’nın bölgesel düzeyde önemli bir ülke hâline gelmesini sağlamıştır.

Botsvana: Deniz ve okyanuslara kıyısı bulunmaması, büyük bölümünün Kalahari Çölü’nün sınırları içerisinde yer alması, sahip olduğu madenleri işleyecek yeterli imkânın bulunmaması Botsvana’nın etki alanı bakımından yerel boyutta kalmasına neden olmuştur.

İki karşılaştırma sınavda çok işe yarar. Birincisi: Japonya ile Yeni Zelanda — ikisi de ada ülkesi, ama Japonya gelişmiş sanayi altyapısıyla küresel, Yeni Zelanda gelişmiş ekonomi ve tarımsal altyapıyla bölgesel. İkincisi: Bolivya ile Botsvana — ikisi de denize kıyısı olmayan, kaynağı olup işleyemeyen ülkeler; Bolivya’ya ayrıca ticaret merkezlerinin uzağında kalması, Botsvana’ya Kalahari Çölü eklenir.

KARŞILAŞTIRMA · ALTI ÜLKE YAN YANA
Ülke Denize kıyı Kaynak Ekonomi / altyapı Etki düzeyi
ABD Büyük Okyanus ve Atlas Okyanusu Zengin yer altı ve yer üstü kaynakları Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri Küresel
Japonya Ada ülkesi; uzun zaman izole kalmış Kaynak belirtilmemiş Gelişmiş sanayi altyapısı, en büyük ekonomilerden biri Küresel
İran Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı Önemli doğal gaz ve petrol yatakları Belirtilmemiş Bölgesel
Yeni Zelanda Ada ülkesi; Büyük Okyanus Belirtilmemiş Gelişmiş ekonomi ve tarımsal altyapı Bölgesel
Bolivya Yok Zengin yer altı kaynakları, işleyecek imkân yok Önemli ticaret merkezlerinin uzağında Yerel
Botsvana Yok Madenleri işleyecek imkân yok Büyük bölümü Kalahari Çölü içinde Yerel
04 / TÜRKİYE VE TÜRK KÜLTÜR HAVZASI

Dört bölge, bir kültür havzası

JEOPOLİTİK VE TÜRKİYE

Jeopolitik, ülkelerin sahip olduğu coğrafi koşulların ve uluslararası siyasetteki gücünün etki durumunu inceleyen bir bilimdir.

Jeopolitik konumu belirleyen özellikler, fiziki ve beşerî unsurlar olmak üzere ikiye ayrılır. Beşerî unsurlar kısa sürede değişebilirken konum ve fiziki unsurlar kısa sürede değişmez.

Anadolu; Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlaması, önemli boğazlara sahip olması ve enerji kaynaklarına yakınlığı sayesinde dünyanın stratejik bakımdan çok önemli bir bölgesinde yer almaktadır.

Osmanlı Devleti’nin kurulduğu, İpek ve Baharat yollarının geçtiği Anadolu toprakları Osmanlı ekonomisinin gelişmesine önemli katkılar sunmuştur. Coğrafi keşifler ve sonrasında yaşanan gelişmeler, Anadolu’dan geçen ticaret yollarının zayıflamasına ve Osmanlı Devleti’nin önce ekonomik sonra siyasi anlamda güç kaybetmesine neden olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, Soğuk Savaş Dönemi, SSCB’nin dağılması, Orta Doğu ve Hazar Bölgesi’nden Avrupa’ya enerji kaynakları nakli, önemli su yollarına sahip olması Türkiye’nin önemini artıran hususlardır.

Türkiye; genç ve dinamik nüfusu, gelişen ekonomisi, sahip olduğu doğal ve beşerî değerleri ile bölgesindeki gelişmelerde aktif rol alma potansiyeline sahiptir.

Türkiye, coğrafi konumundan hareketle uluslararası alanda birçok ekonomik, askerî ve siyasi örgüte üyedir. Aynı anda NATO, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve OECD üyesi olan tek ülkedir.

Osmanlı örneği bu ünitenin ana fikrinin en net kanıtıdır: toprak aynı kaldı, değeri değişti. Ticaret yolları zayıflayınca önce ekonomik sonra siyasi güç kaybı geldi — sıralama böyledir. Dört örgütlü cümle de doğrudan sınav malzemesidir: NATO, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve OECD üyesi olan tek ülke.

GEZGİN · TÜRKİYE’NİN İÇ İÇE OLDUĞU DÖRT BÖLGE

Türkiye’nin bölgesel ölçekte iç içe olduğu Orta Asya, Orta Doğu, Kafkasya ve Balkan ülkeleri ile siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel alanda çok önemli iş birliği ve anlaşmaları bulunmaktadır. Her düğme bir bölgeyi açıyor: sınırları, yüz ölçümü, ülkeleri ve Türkiye ile ilişkisi altta yazıyor; şematik dünya kutusunda bölge işaretleniyor. İki yüz ölçümü sayısı kaynakta veriliyor ve karıştırılır: Kafkasya yaklaşık 440.000 km², Balkanlar yaklaşık 500.000 km².

KAFKASYA

Türkiye’nin kuzeydoğusunda Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bulunan ve yaklaşık 440.000 km² yüz ölçümüne sahip bir bölgedir. Batısında Karadeniz, doğusunda Hazar Denizi, kuzey ve güneyinde yüksek dağlar yer alır.

Bölgede SSCB’nin 1991 yılında dağılması sonucu bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri kurulmuştur. Kafkasya, bu devletlerin yanı sıra Rusya Federasyonu’na bağlı özerk cumhuriyetlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Kafkasya; petrol, doğal gaz, demir, kömür gibi önemli yer altı kaynaklarına sahip bir bölgedir. Azerbaycan’da çıkarılan petrol ve doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine pazarlanması amacıyla boru hatları inşa edilmiştir.

Tarihî İpek Yolu’nun tekrar canlandırılması için yapılan Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu; Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde etkili olacaktır.

Bölgenin sınırları dört yönde ayrı ayrı verilir: batısında Karadeniz, doğusunda Hazar Denizi, kuzey ve güneyinde yüksek dağlar. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu bu ünitede de geçer ve amacı şudur: tarihî İpek Yolu’nun tekrar canlandırılması.

ORTA DOĞU

Orta Doğu; Anadolu’nun güneyinden başlayarak Akdeniz’in doğu kıyıları, Mısır, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Basra Körfezi ve İran arasında kalan bölgeyi kapsamaktadır.

Orta Doğu; ekonomik, politik, ideolojik, kültürel vb. anlaşmazlıkların sıkça yaşandığı bir bölgedir. Türkiye, bölgedeki sorunların kendi topraklarına yansımaması için sınır komşusu olduğu devletler ve bölge ülkeleriyle iş birliği içinde hareket etme gayretindedir. Yaşanan sorunların ancak ülkeler arası iş birliği ve diyalog yoluyla çözüleceğini düşünen Türkiye; bu kapsamda sosyal, kültürel, ticari ilişkilerin geliştirilmesi yönünde adımlar atılmasına öncülük etmektedir.

Bölgenin sınırları altı yerle çiziliyor: Anadolu’nun güneyi, Akdeniz’in doğu kıyıları, Mısır, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Basra Körfezi ve İran. Anlaşmazlıkların türü de sayılıyor: ekonomik, politik, ideolojik, kültürel. Türkiye’nin çözüm yolu olarak gördüğü şey ise tek cümlede: ülkeler arası iş birliği ve diyalog.

BALKANLAR

Balkanlar, Avrupa kıtasının güneydoğusunda yer alan ve yaklaşık 500.000 km² yüz ölçümüne sahip bir yarımadadır. Doğusu, batısı ve güneyi denizlerle çevrili olan bu yarımadanın kuzey sınırını genel itibarıyla Tuna Nehri oluşturmaktadır.

Balkan ülkeleri XIV. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı egemenliğine girmiş ve XX. yüzyılda yaşanan Balkan savaşlarına kadar bu egemenlik sürmüştür. Günümüzde hâlâ istikrara kavuşamayan bölgede önemli miktarda Türk ve Müslüman nüfusu bulunur. Bu sayede yakın etkileşim kurulan bölgede yaşanan Batı Trakya, Bosna Hersek, Makedonya ve Kosova sorunları ülkemizi yakından ilgilendirmektedir.

Balkanların kuzey sınırı bir nehirdir: Tuna. Dört sorun adı ayrıca sorulur: Batı Trakya, Bosna Hersek, Makedonya, Kosova. Egemenlik dönemi de iki yüzyılla verilir: XIV. yüzyıl ortalarından XX. yüzyıldaki Balkan savaşlarına kadar.

ORTA ASYA VE TÜRK CUMHURİYETLERİ

Orta Asya; dar anlamda SSCB’nin dağılması sonucu bağımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetlerinin (Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan) bulunduğu bölgeyi kapsamaktadır. Geniş anlamda ise bölgenin sınırlarını Tacikistan, Afganistan, Pakistan’ın kuzeyi, Çin’in batısı (Doğu Türkistan ve Tibet), Moğolistan, Rusya’nın bir bölümü ve İran’ın kuzeydoğusu oluşturmaktadır.

Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasında 1992 yılında Ankara’da imzalanan ortak bildiriyle söz konusu ülkelerin her alanda iş birliği yapmasına karar verilmiştir.

2009 yılında Türk Devletleri Teşkilatı kurulmuş, kültürel alanda iş birliği yapılması için Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY) adlı uluslararası kuruluşlar faaliyete geçirilmiştir.

Türkiye, komşu olduğu bölgeler ve ülkelerle kıyaslandığında konum itibarıyla son derece önemli bir sahada yer almaktadır. Jeopolitik yönden bölgesel ve küresel ölçekte önem arz eden özelliklere sahiptir.

“Dar anlam” ile “geniş anlam” ayrımı sınavda sık sorulur: dar anlamda dört Türk Cumhuriyeti, geniş anlamda ayrıca Tacikistan, Afganistan, Pakistan’ın kuzeyi, Çin’in batısı, Moğolistan, Rusya’nın bir bölümü, İran’ın kuzeydoğusu. İki tarih de ayrıdır: 1992 Ankara ortak bildirisi, 2009 Türk Devletleri Teşkilatı.

TÜRK KÜLTÜR HAVZASI

Türk kültürü, dünyanın en eski kültürlerinden biri olup yakın çevresinde bulunan kültürleri etkilediği gibi aynı zamanda bu kültürlerden de etkilenmiştir.

Türk kültürünün temeli, tarih boyunca yaşadığı tecrübelere ve coğrafi konumuna dayanmaktadır. Türk kültürünün ortaya çıktığı bölge, aynı zamanda Türklerin ana yurdu olarak bilinen Orta Asya’dır. Buradan kaynağını alan Türk kültürü, önce Sibirya’ya oradan Afrika ve Balkanlara kadar geniş bir alana yayılmıştır.

Türkler, bulundukları coğrafyalarda kültürlerine ait izler taşıyan birçok eser bırakmıştır. At, Türk kültürüne ait temellerin atıldığı Orta Asya’da Türkler için hayata yön veren simgesel bir değer olarak ön plana çıkmıştır. Halı, kilim, çadır gibi çeşitli dokuma eşyaları yaygın şekilde görülmektedir.

Konargöçer yaşamın hâkim olduğu dönemde ortaya konulan eserler, Türklerin yerleşik hayata geçmesinden sonra daha nitelikli hâle gelmiştir. Bu dönemde daha çok kervansaray, han, hamam, köprü, cami, medrese, imaret, çeşme gibi kalıcı ve tarihî niteliğe sahip eserler verilmiştir.

Türklerin İslamiyet’i kabul etmesiyle birlikte daha geniş bir alana yayılan Türk kültürü; Türkistan, Kafkasya, Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika gibi farklı bölgeleri etkiler hâle gelmiştir. Bu bölgelerdeki devletlerle geçmişten bu yana köklü kültürel bağlara sahip olan Türkiye, bu bakımdan ayrı bir öneme sahiptir.

Türkistan, Anadolu, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Türk kültürünün yayıldığı sahalar arasında yer almaktadır.

Türkistan; Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi devletlerle özerk yapıdaki Doğu Türkistan’ın bulunduğu bölgedir. XIX. yüzyılda sömürgeci devletlerin işgaline uğrayan Türkistan’da büyük bir kültür tahribatı yaşanmıştır.

Yaklaşık 600 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan Balkanlar; coğrafi, tarihî, sosyal ve kültürel yakınlığı sebebiyle Türkiye için önemli bölgelerden biri hâline gelmiştir. Anadolu ile kültürel benzerliklere sahip olan Balkanlarda Türkiye’nin yürüttüğü kültür ortaklığına yönelik çalışmalar bulunmaktadır.

Türk kültürünün Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yayılması, IX. yüzyıldan itibaren çeşitli Türk boylarının bu bölgelere yerleşmesiyle hız kazanmıştır. Türk boylarının bu coğrafyada kurduğu devletler sayesinde önemli bir kültür etkileşimi gerçekleşmiş ve bu bölgede Türk ve İslam kültürünü yansıtan cami, kervansaray, köprü gibi çok sayıda eser verilmiştir.

Üç yüzyıl ayrı ayrı sorulur: IX. yüzyıl Türk boylarının Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yerleşmesi, XIX. yüzyıl Türkistan’ın sömürgeci işgali, yaklaşık 600 yıl Balkanlardaki Osmanlı egemenliği. Eserlerin değişimi de bir zaman çizgisidir: konargöçer dönemde halı, kilim, çadır; yerleşik hayata geçince kervansaray, han, hamam, köprü, cami, medrese, imaret, çeşme.

GEZGİN · TÜRK KÜLTÜRÜNÜN YAYILDIĞI BEŞ SAHA

Beş düğme, beş sahayı açıyor: Türkistan, Anadolu, Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika. Şematik dünya kutusunda o saha işaretleniyor; altta o sahanın hikâyesi yazıyor.

ZİNCİR · KONARGÖÇERLİKTEN KALICI ESERE

Kültür havzası anlatısındaki geçiş zinciri. Sondaki halka şu cümledir: eserler yerleşik hayata geçilmesinden sonra daha nitelikli hâle gelmiştir.

05 / GÜNLÜK HAYAT

Jeopolitik haber akışında

HABERDEKİ “SÜVEYŞ KANALI TIKANDI”

Bir geminin karaya oturması dünya ticaretini etkiliyorsa nedeni şudur: petrol sevkiyatında etkin şekilde kullanılan Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı gibi su yollarının jeopolitik önemi artmıştır. Süveyş ayrıca coğrafi keşifler sonrası işlerliği azalan Akdeniz’i tekrar önemli hâle getirmiştir.

TELEFONUNDAKİ HARİTA UYGULAMASI

Uygulamanın önerdiği en kısa yol mantığı, coğrafi keşiflerin de mantığıydı: Avrupalılar, ülkelerine ulaşan baharatlar ve değerli madenlere daha kısa yoldan ulaşabilmek için açık denizlere açılmışlardır. Sonuç: Akdeniz Havzası kullanılmadan doğrudan Hindistan’a ulaşılabilmesi.

TARİH DERSİNDEKİ OSMANLI EKONOMİSİ

İki ders aynı olayı anlatır. Coğrafya tarafı şudur: coğrafi keşifler ve sonrasında yaşanan gelişmeler, Anadolu’dan geçen ticaret yollarının zayıflamasına ve Osmanlı Devleti’nin önce ekonomik sonra siyasi anlamda güç kaybetmesine neden olmuştur. Toprak aynı kaldı, değeri değişti.

EVDEKİ DOĞAL GAZ FATURASI

Gazın bir kısmı Kafkasya’dan geliyor: Azerbaycan’da çıkarılan petrol ve doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine pazarlanması amacıyla boru hatları inşa edilmiştir. Türkiye’nin önemini artıran hususlar arasında Orta Doğu ve Hazar Bölgesi’nden Avrupa’ya enerji kaynakları nakli de sayılır.

MİLLÎ TAKIM MAÇINDA RAKİP ÜLKELER

Balkan ülkeleriyle karşılaşmalar bölgesel yakınlığın bir yüzü. Kaynak bağı şöyle kurar: yaklaşık 600 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan Balkanlar; coğrafi, tarihî, sosyal ve kültürel yakınlığı sebebiyle Türkiye için önemli bölgelerden biri hâline gelmiştir.

DİZİDE GEÇEN “KERVANSARAY”

Kervansaray, yerleşik hayata geçişin eseridir. Kaynak listeyi tek tek verir: kervansaray, han, hamam, köprü, cami, medrese, imaret, çeşme. Konargöçer dönemin eserleri ise halı, kilim, çadır gibi dokuma eşyalarıdır.

SOSYAL BİLGİLER SUNUMUNDA “TÜRKİYE TEK ÜLKE”

Cümlenin tam hâli şudur: aynı anda NATO, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve OECD üyesi olan tek ülkedir. Türkiye’nin bu kadar farklı örgütte bulunması coğrafi konumundan hareketledir.

KARDEŞ OKUL PROJESİ

Türk Cumhuriyetleriyle yürütülen kültürel çalışmaların arkasında iki kurum var: Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY). İkisi de 2009’da kurulan Türk Devletleri Teşkilatı ile aynı paragrafta geçer.

COĞRAFYA ÖDEVİNDE “DENİZE KIYISI OLMAYAN ÜLKE”

İki örneği Bolivya ve Botsvana. İkisi de kaynağa sahip ama işleyecek yeterli imkânı olmayan, denize ve okyanuslara kıyısı bulunmayan ülkeler; bu yüzden etki alanı bakımından yerel boyutta kalmışlardır.

OYUN · HANGİ DÜZEY, HANGİ BÖLGE

Rastgele bir ülke, bir bölge ya da bir unsur gelir; hangi etki düzeyine, hangi bölgeye ya da hangi unsur grubuna ait olduğunu seçersin.

0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

47 soruluk test · kıta ve okyanusların değişen değeri, jeopolitik konumu belirleyen on iki unsur, altı ülke örneği ve Türkiye’nin iç içe olduğu dört bölge

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Ünite tek sayfada

KITA VE OKYANUSLARIN KONUMSAL ÖNEMİ

Değişimin nedenleri: coğrafi keşifler, doğal kaynakların varlığı, siyasi gelişmeler, ulaşım ve teknoloji alanındaki ilerlemeler. Doğal kaynaklara ulaşma isteği bazı bölge ve güzergâhların işlevselliğini artırır.
Orta Çağ’da İpek ve Baharat yolları üzerindeki şehirler ticaret merkezine dönüştü; Avrupalılar Asya’nın bilimsel bilgi birikimini Batı’ya taşıdı.
Coğrafi keşifler: baharat ve değerli madenlere daha kısa yoldan ulaşma isteğiyle açık denizlere açılındı; Akdeniz Havzası kullanılmadan doğrudan Hindistan’a ulaşıldı. Portekiz ve İspanya başlattı, Hollanda, Fransa, İngiltere yaydı; sömürgecilik hız kazandı.
Süveyş Kanalı işlerliği azalan Akdeniz’i tekrar önemli hâle getirdi. Panama Kanalı avantaj sağlarken Macellan Boğazı önemini yitirdi.
Petrol XX. yüzyıldan itibaren stratejik ürün oldu; Hürmüz, Babülmendep ve Süveyşin jeopolitik önemi arttı.

JEOPOLİTİK KONUMU BELİRLEYEN UNSURLAR

Değişmeyen unsurlar (7): coğrafi konum · iklim ve doğal bitki örtüsü · su · jeolojik özellikler · coğrafi bütünlük · stratejik kaynaklar · ülkelerin coğrafi şekli.
Değişen unsurlar (5): ekonomik değerler · politik değerler · bilimsel ve teknolojik değerler · sosyal ve kültürel değerler · askerî değerler.
İki sütunun arasındaki ölçüt zamandır.
Jeopolitik: ülkelerin sahip olduğu coğrafi koşulların ve uluslararası siyasetteki gücünün etki durumunu inceleyen bilim.
Konumu belirleyen özellikler fiziki ve beşerî olmak üzere ikiye ayrılır; beşerî unsurlar kısa sürede değişebilir, konum ve fiziki unsurlar değişmez.

ALTI ÜLKE, ÜÇ DÜZEY

Küresel — ABD: Büyük Okyanus ve Atlas Okyanusu’na kıyı, zengin yer altı ve yer üstü kaynakları, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri.
Küresel — Japonya: ada ülkesi, uzun süre izole kalmasına rağmen gelişmiş sanayi altyapısı ve en büyük ekonomilerden biri.
Bölgesel — İran: Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na kıyı, önemli doğal gaz ve petrol yatakları.
Bölgesel — Yeni Zelanda: ada ülkesi, Büyük Okyanus’a kıyı, gelişmiş ekonomi ve tarımsal altyapı.
Yerel — Bolivya: denize kıyısı yok, zengin kaynakları işleyecek imkânı yok, önemli ticaret merkezlerinin uzağında.
Yerel — Botsvana: denize kıyısı yok, büyük bölümü Kalahari Çölü içinde, madenlerini işleyecek imkânı yok.

TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK KONUMU

Anadolu: Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlar, önemli boğazlara sahiptir, enerji kaynaklarına yakındır.
Osmanlı ekonomisi İpek ve Baharat yollarından beslendi; coğrafi keşiflerle yollar zayıfladı, Osmanlı önce ekonomik sonra siyasi güç kaybetti.
Önemi artıran hususlar: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, Soğuk Savaş Dönemi, SSCB’nin dağılması, Orta Doğu ve Hazar Bölgesi’nden Avrupa’ya enerji nakli, önemli su yollarına sahip olmak.
Türkiye genç ve dinamik nüfusu, gelişen ekonomisi, doğal ve beşerî değerleri ile bölgesinde aktif rol alma potansiyeline sahiptir.
Aynı anda NATO, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve OECD üyesi olan tek ülkedir.

DÖRT BÖLGE

Kafkasya: kuzeydoğuda, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında, yaklaşık 440.000 km². Batısında Karadeniz, doğusunda Hazar, kuzey ve güneyinde yüksek dağlar. SSCB’nin 1991’de dağılmasıyla Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan kuruldu. Petrol, doğal gaz, demir, kömür. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu tarihî İpek Yolu’nu canlandırmak içindir.
Orta Doğu: Anadolu’nun güneyinden Akdeniz’in doğu kıyıları, Mısır, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Basra Körfezi ve İran arasında. Ekonomik, politik, ideolojik ve kültürel anlaşmazlıklar sık yaşanır; Türkiye iş birliği ve diyalogu savunur.
Balkanlar: Avrupa’nın güneydoğusunda, yaklaşık 500.000 km², kuzey sınırı Tuna Nehri. XIV. yüzyıl ortalarından Balkan savaşlarına kadar Osmanlı egemenliği. Sorunlar: Batı Trakya, Bosna Hersek, Makedonya, Kosova.
Orta Asya: dar anlamda Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan; geniş anlamda Tacikistan, Afganistan’ın ve Pakistan’ın kuzeyi, Çin’in batısı (Doğu Türkistan ve Tibet), Moğolistan, Rusya’nın bir bölümü, İran’ın kuzeydoğusu. 1992 Ankara ortak bildirisi, 2009 Türk Devletleri Teşkilatı, TİKA ve TÜRKSOY.

TÜRK KÜLTÜR HAVZASI

Türk kültürü dünyanın en eski kültürlerinden biridir; çevresini etkilemiş ve çevresinden etkilenmiştir. Temeli tarih boyunca yaşadığı tecrübelere ve coğrafi konumuna dayanır.
Ortaya çıktığı bölge Orta Asya (Türklerin ana yurdu); oradan önce Sibirya’ya, sonra Afrika ve Balkanlara kadar yayılmıştır.
At Orta Asya’da hayata yön veren simgesel bir değerdir; halı, kilim ve çadır gibi dokuma eşyaları yaygındır.
Konargöçer dönemin eserleri yerleşik hayata geçişten sonra daha nitelikli hâle gelmiştir: kervansaray, han, hamam, köprü, cami, medrese, imaret, çeşme.
Yayıldığı sahalar: Türkistan · Anadolu · Balkanlar · Orta Doğu · Kuzey Afrika.
Türkistan XIX. yüzyılda sömürgeci devletlerin işgaline uğradı, büyük kültür tahribatı yaşandı. Balkanlar yaklaşık 600 yıl Osmanlı egemenliğinde kaldı. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yayılma IX. yüzyıldan itibaren Türk boylarının yerleşmesiyle hız kazandı.