Perde, palanga ve bir mendille bir baston
Bu ünite iki yarımdan oluşur ve sınav ikisini de sorar. Birinci yarım modern tiyatrodur: yapı unsurları, trajedi–komedi–dram ayrımı, üç birlik kuralı, epik ve absürt tiyatro. İkinci yarım geleneksel Türk tiyatrosudur: Karagöz, orta oyunu, meddah, köy seyirlik oyunları. En çok karıştırılan yer ikisinin arasındadır — Karagöz–Hacivat ile Pişekâr–Kavuklu ikilisi ve her oyunun kendi bölüm adları.
• Konusunu günlük yaşamdan, tarihten ve mitolojiden alabilir.
• Tiyatro eserinde yer, dekor ve kişilerle ilgili bilgiler perde başlarında verilir.
• Oyuncuların sergilemeleri gereken davranışlar yay ayraç içinde verilir.
• Anlatım diyaloglardan oluşur.
• Perde ve sahne olmak üzere iki bölümden oluşur.
• İki temel ögesi olay ve kişiler; yardımcı ögeleri dekor, kostüm, ışık gibi
unsurlardır.
• Tiyatro eserleri serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur.
Bu yedi maddenin her biri tek başına bir soru kökü olabilir. En sık sorulanı üçüncüsüdür: oyuncunun ne yapacağı yay ayraç içinde yazılır, tırnak içinde değil.
Merkezde tiyatronun yapısı, çevresinde beş yapı unsuru. Bir kola tıkla: tanımı ve o unsurun sınavda hangi kılıkta karşına çıktığı yazılır.
Dramatik örgü, tiyatrodaki olay örgüsüdür — yani olayların diziliş biçimi. Çatışma ise dramatik örgünün gelişmesinde kişiler arası mücadelelerdir. Biri iskelet, öteki iskeleti hareket ettiren kuvvettir. Soru “olay örgüsünün tiyatrodaki adı” diye sorarsa cevap dramatik örgü; “kişiler arası mücadele” derse cevap çatışmadır.
İkinci karışma noktası kişiler maddesindedir: kaynak kişileri “okuyucu ya da izleyiciye çatışmayı ulaştıran temel unsur” diye tanımlar. Yani kişiler çatışmayı taşır, çatışmanın kendisi değildir.
Tiyatro eserinin üç bölümü. Aynı üçlü hikâyede ve romanda da vardır; tiyatroya özel olan, bunların perde ve sahne ile bölünmesidir.
TRAJEDİ: İzleyicide korku, heyecan, acıma duyguları uyandırarak insan
ruhunu arındırıp erdemli davranışlar kazandırmayı amaçlayan tiyatro türüdür.
KOMEDİ: İzleyiciyi güldürürken düşündürmeyi, doğru yola ulaştırmayı ve
eğitmeyi amaçlayan tiyatro türüdür.
DRAM: Hayatın hem acıklı hem de gülünç yönlerini sahnede göstermeyi
amaçlayan tiyatro türüdür.
Üç tanımın üçü de amaç cümlesidir. Trajedinin amacı arındırmak, komedininki eğitmek, dramınki hayatı olduğu gibi göstermektir.
Ölçütü değiştir: aynı soruya üç türün verdiği üç ayrı cevabı gör. Ok üzerindeki ibare, o ölçütte üçünün ayrıştığını mı yoksa ikisinin birleştiğini mi gösterir.
| Ölçüt | Trajedi | Komedi | Dram |
|---|---|---|---|
| Konu | Tarih ve mitoloji | Günlük yaşam | Tarih ve günlük yaşam |
| Kişiler | Eğitimli ve soylu kişiler | Halktan sıradan insanlar | Toplumun her kesiminden |
| Nazım / nesir | Manzum | Manzum (17. yüzyıldan sonra düzyazı da) | Nazım ya da nesir |
| Kaba söz | Kaba, çirkin sözlere yer verilmez | Kaba şaka, söz oyunu, ima önemli yer tutar | Kaba ve argo sözlere de yer verilebilir |
| Perde | Beş perde, aralıksız | Beş perde, aralıksız | Perde sayısı yazarın tercihine bağlı |
| Sahnede ölüm | Canlandırılmaz | Canlandırılır | Canlandırılır |
| Koro | Koro ve diyalog bölümleri | Koro ve diyalog bölümleri | Koro yoktur |
| Üç birlik | Uyulur | Uyulur | Uyulmaz |
Tablonun okunma yolu şudur: trajedi ile komedi çoğu ölçütte aynı, dram ikisinden de ayrılır. Dramın ayrıldığı dört yer: perde sayısı serbesttir, koro yoktur, üç birliğe uyulmaz, kaba ve argo söze yer verilebilir. Trajedi ile komedinin gerçekten ayrıldığı yerler ise konu, kişiler, kaba söz ve sahnedeki ölümdür.
Üç birlik kuralı, eserin tek olay, tek mekân, tek gün kalıbı içinde yapılandırılmasıdır. Trajedi ve komedi bu kurala uyar, dram uymaz.
Sınavda “bir oyun tek gün içinde, tek konakta, tek olay çevresinde geçiyor” denirse üç birlik kuralı ima edilmiştir; oyun trajedi ya da komedidir, dram olamaz.
Trajedi. Eski Yunan edebiyatında Euripides, Aiskhylos, Sophokles; XVII. yüzyıl Fransız edebiyatında Racine ve Corneille. Örnek eserler: Kral Oidipus, Elektra (Sofokles), Andromak (Racine), Le Cid (Corneille).
Komedi. Eski Yunan edebiyatında Aristophanes, Fransız edebiyatında Molière.
Dram. İlk örneklerini İngiliz sanatçı William Shakespeare verirken ilkelerini XIX. yüzyıl Fransız sanatçısı Victor Hugo belirlemiştir. Örnek eserler: Hernani (Victor Hugo), Faust (Goethe), Don Carlos (Schiller), Kış Masalı (Shakespeare).
Dramda ayrımı iyi tut: ilk örnek Shakespeare’den, ilkeler Victor Hugo’dan. Soru “kim başlattı” derse Shakespeare, “kim kurallarını koydu” derse Victor Hugo.
Karakter komedisi: Kişilerin karakterlerinin komik taraflarını gösteren
komedi türüdür. Tartuffe, Cimri (Molière), Venedik Taciri
(Shakespeare).
Töre komedisi: Toplumların komik aynı zamanda eksik yanlarını anlatan
komedi türüdür. Gülünç Kibarlar (Molière), Eşek Arıları (Aristophanes),
Müfettiş (Gogol).
Entrika komedisi: Amacı çoğunlukla güldürmek olan olayları
şaşırtıcı ve merak uyandıracak şekilde işleyen komedi türüdür.
Yanlışlıklar Komedyası (Shakespeare), Scapin’in Dolapları (Molière).
Türk edebiyatında Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı tiyatro oyunu töre komedisidir.
Bilgilendirici, tezli, eleştirel, gerçekçi ve diyalektik bir tiyatro türüdür. Bertolt Brecht geliştirmiştir. Edebiyatımızda Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı bu türün ilk örneğidir.
Beş sıfatı sırayla ezberle: bilgilendirici, tezli, eleştirel, gerçekçi, diyalektik. Soru genellikle bu beş sıfattan birini değiştirip “hangisi epik tiyatronun özelliği değildir” diye sorar.
Korku ve karamsarlık içinde bunalan insanların ön planda olduğu, geleneksel tiyatro kurallarını ve düzenini yok sayan tiyatro türüdür. Edebiyatımızda Güngör Dilmen, Canlı Maymun Lokantası adlı oyununda bu türü denemiştir.
Absürt tiyatro geleneksel düzeni yok sayar; epik tiyatro ise geleneksel düzeni kullanır ama seyirciye bunun bir oyun olduğunu hatırlatır. İkisi aynı şey değildir.
Keşanlı Ali Destanı — Haldun Taner — Türk edebiyatında epik tiyatronun ilk örneği. Canlı Maymun Lokantası — Güngör Dilmen — Türk edebiyatında absürt tiyatronun denendiği oyun. İki ad, iki tür; karıştırılırsa soru kaybedilir. Yazarları da yanlış eşleşmeye çok müsaittir: Taner epik, Dilmen absürt.
On dört terim. Kutuya bir harf yaz, tablo anında süzülür; açılır kutuyla yalnız terim adında ya da yalnız tanımda da arayabilirsin. Tanımlar güncel sözlükten alınmıştır.
• jest ile mimik: jest el, kol ve baş ile yapılan hareket;
mimik yüz, el, kol hareketleriyle düşünceyi anlatma işidir.
• dekor ile aksesuar: dekor, eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın
özelliklerini belirleyen ögelerin bütünü; aksesuar ise oyuncunun dekor gereği
kullandığı eşyalardır.
• adaptasyon ile çeviri: adaptasyon, yabancı bir eseri yerli hayata
uygun biçime getirmedir; düz çeviri değildir. Bir romanı ya da öyküyü sahne
için yeniden düzenleme de adaptasyondur.
Geleneksel Türk tiyatrosunun kolları. Bir kola tıkla: o kolun oynandığı yer, en önemli iki kişisi, aksesuarı ve ayırt edici özelliği yazılır.
Karagöz bir “gölge oyunu”dur. Deriden kesilen ve “tasvir” adı verilen birtakım şekillerin arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perde üzerine yansıtılması temeline dayanır.
• Karagöz ile Hacivat XIV. yüzyılda yaşadıkları düşünülen
gerçek kişilerdir.
• Hayalî (hayalbaz) adı verilen kişi tarafından Küşteri Meydanı diye
anılan bir perdede oynatılır.
• Hayalbazın en önemli yardımcısı perde gazeli, şarkı, türkü okuyan, tef çalan
“yardak”tır.
• Karagöz oyunu doğaçlamaya dayanır, yazılı bir metni yoktur.
• Karagöz oyunu halkın ortak malıdır.
• Oyunda konuya göre türlü meslek, yöre ve uluslardan kişiler kendi ağız
özellikleriyle ortaya çıkarılır; oyun imparatorluğun dil, din ve ırk
zenginliğini kahramanlar aracılığıyla yansıtır.
Tipleri. En önemli iki kişi Karagöz ile Hacivattır. Karagöz okumamış halkı, Hacivat aydın ya da yarı-aydın kimseleri temsil eder. Öteki tipler: Çelebi (genç, züppe bir mirasyedi), Beberuhi (cüce, yaygaracı), Tuzsuz Deli Bekir (zorba), Kastamonulu (oduncu, bekçi), Zenne (kadın rolüne çıkan erkek oyuncu), Tiryaki (konuşmaların en önemli yerinde uyuklamaya başlayan tip).
Giriş (Mukaddime): Hacivat’la Karagöz’ün çatışmasına kadar olan kısım. Muhavere (Söyleşme): Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmalara dayanan ikinci bölüm. Fasıl: Oyunun perdeye aksettirilen asıl bölümü; burada çeşitli tipler oyuna katılır. Bitiş: Konuşmaların kavgaya dönüştüğü bölüm; Hacivat perdeyi terk eder, Karagöz “Her ne kadar sürçülisan ettikse affola.” diyerek oyunu bitirir.
Orta oyunu, etrafı seyircilerle çevrilmiş “palanga” adı verilen açık bir alanda oynanır. Halkın ortak malıdır, yazılı metni yoktur; belli sayıdaki oyun konularının sözlerini her sanatçı oyun sırasında kendisi yaratır.
• Herhangi yazılı bir metne bağlı kalınmadan doğaçlama (tuluata
dayanan) bir oyundur.
• Belli bir olayın çevresinde örülmüş çalgı, şarkı, raks, taklit ve
konuşmalardan oluşur.
• Hangi tarihte başladığı tam olarak belli değildir.
• Dekor olarak “yenidünya” denen bezsiz bir paravan ile “dükkân”
denen bir tezgâh kullanılır. Yenidünya ev, dükkân iş yeri olarak
kullanılır.
Tipleri. En önemli iki kişi Pişekâr ile Kavukludur. Karagöz oyununda olduğu gibi konuya göre türlü meslek, yöre ve uluslardan kişiler kendi şiveleriyle ortaya çıkarılır: Çelebi, Zenne, Kastamonulu, Kayserili, Rumelili, Laz, Kürt, Arnavut, Acem vb.
Arzbar ve tekerleme. Kavuklu ile Pişekâr’ın birbirinin sözlerini ters anlamaları bir gülmece oluşturur; buna “arzbar” denir. Daha sonra Kavuklu olağan dışı bir olayı kendi başından geçmiş gibi anlatır; bu kısma “tekerleme” adı verilir.
Bölümleri: Mukaddime (Giriş) — oynanacak oyunun adı bildirilir · Muhavere (Söyleşme) — yalnız Pişekâr ile Kavuklu arasında geçen, asıl oyun konusuyla bağlantısı olmayan konuşma · Fasıl (Oyun) — asıl olayın konu edildiği bölüm, oyuna adını veren bölüm budur · Bitiş — oyunun son bölümü.
Meddah, hikâye anlatıcısı demektir. Yöntemleri bakımından Karagöz ve orta oyununa çok yakındır. Ancak Karagöz ve orta oyunu yalnızca bir güldürmece tiyatrosu iken meddah; hikâye dağarcığının çeşitliliği ve farklı mizaçları yansıtması bakımından onlardan ayrılır.
• Meddahlık hikâye ve taklit yapma sanatıdır.
• Perdesi, sahnesi, dekoru ve şahısları tek sanatçıda toplanmıştır. Unsurları
basit ve sadedir.
• Meddah bir sandalyeye oturarak dinleyicilerine hikâyeler anlatır.
• Aksesuarını bir mendil ile bir baston teşkil eder.
• Hikâyelerin bir kısmı anonimdir, bazılarının yazarları bellidir.
Hayat hadiseleri, masallar, destanlar, hikâye ve efsaneler meddahın
repertuvarına girer.
• Meddah, hikâyenin kahramanlarını kendi muhitlerinin dilleri ve şiveleriyle
konuşturur.
• Sonunda “Bu kıssadır, bir mecmua kenarında kaydolunmuş; biz de gördük, söyledik.
Her ne kadar sürçülisan ettikse affola!” diyerek özür dilemesi, geleneğin kabul
ettiği kalıp sözlerdendir.
Köy seyirlik oyunları, uzun kış aylarında ve özellikle düğünlerde, bayramlarda eğlenmek ve vakit geçirmek için insanların düzenleyip oynadıkları dram karakterli temsillerdir.
• Eski bir sözlü geleneğe dayanır.
• Köylülerin güldürücü, acıklı, sessiz, bebek (kukla) olmak üzere gruplandırdığı
bu oyunlar anonim özelliği gösterir.
• Çocuktan ihtiyara kadar pek çok seyirci bulan bu ayrı kaynaklara bağlı
oyunlar zamanımıza kadar yaşayıp gelmiştir.
Kukla, geleneksel Türk tiyatrosunun önemli bir kolunu oluşturur. Karagöz ve orta oyunundakine benzer olaylar anlatılır.
Pişekâr, Karagöz oyunundaki Hacivat’ın karşılığı; Kavuklu ise Karagöz’ün karşılığıdır. Yani Hacivat ↔ Pişekâr (aydın/işi çeviren), Karagöz ↔ Kavuklu (halktan, saf).
Ezberlemenin kolay yolu ilk harflerdir: Karagöz ile Kavuklu aynı tarafta, Hacivat ile Pişekâr öteki tarafta. İkinci yol anlamdır: Pişekâr “işi çeviren, öne çıkan” demektir, tıpkı Hacivat gibi oyunu yürütür.
Hem Karagöz’ün hem orta oyununun bölümleri Mukaddime — Muhavere — Fasıl — Bitiş diye adlanır. Ama içleri farklıdır:
| Bölüm | Karagöz | Orta oyunu |
|---|---|---|
| Mukaddime (Giriş) | Hacivat ile Karagöz’ün çatışmasına kadar olan kısım | Oynanacak oyunun adı bildirilir |
| Muhavere (Söyleşme) | Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmalar | Yalnız Pişekâr ile Kavuklu arasında geçer; asıl konuyla bağlantısı yoktur |
| Fasıl | Perdeye aksettirilen asıl bölüm; çeşitli tipler katılır | Asıl olayın konu edildiği bölüm; oyuna adını verir |
| Bitiş | Kavga; Hacivat perdeyi terk eder, Karagöz özür diler | Oyunun son bölümü |
Ayırt edici cümle şudur: “oyuna adını veren bölüm” orta oyununun faslıdır; “Her ne kadar sürçülisan ettikse affola” hem Karagöz’ün bitişinde hem meddahın hikâye sonunda geçer — ikisinde de var olduğu için tek başına ayırt edici değildir.
Le Cid, bu ünitede Corneille’in trajedisi olarak geçer. Aynı ad ünite 29’da İspanyol milletinin doğal destanı olarak da karşına çıkar. İkisi aynı kahramandan beslenir ama ayrı eserlerdir: biri XVII. yüzyıl Fransız trajedisi, öteki İspanyol doğal destanı. Soruda yazar adı geçiyorsa trajedi, millet adı geçiyorsa destan sorulmuştur.
Her soruda bir terim, bir tip ya da bir eser verilir; hangi türe, hangi oyuna ya da kime ait olduğunu bulman gerekir. Sorular her turda karışır.
47 soruluk test · tiyatronun beş yapı unsuru, trajedi-komedi-dram karşılaştırması, üç birlik kuralı, komedinin üç türü, epik ve absürt tiyatro, tiyatro terimleri ve Karagöz, orta oyunu, meddah, köy seyirlik oyunlarının bütün ayrıntıları
Yer: olayların geçtiği çevre. Zaman: olayın başlangıcı ve bitişi arasında geçen süre. Kişiler: izleyiciye çatışmayı ulaştıran temel unsur. Çatışma: dramatik örgünün gelişmesinde kişiler arası mücadeleler. Dramatik örgü: tiyatrodaki olay örgüsü.
Konu günlük yaşam, tarih, mitoloji · yer, dekor ve kişi bilgileri perde başlarında · davranışlar yay ayraç içinde · anlatım diyalog · perde ve sahne · temel öge olay ve kişiler, yardımcı öge dekor, kostüm, ışık · bölümler serim, düğüm, çözüm.
Trajedi: korku, heyecan, acıma → arınma ve erdem; soylu kişiler; manzum; beş perde; ölüm sahnede yok; koro var; üç birlik var. Komedi: güldürerek eğitmek; halktan kişiler; kaba şaka var; beş perde; ölüm sahnede var; koro var; üç birlik var. Dram: acıklı + gülünç; her kesimden kişi; nazım ya da nesir; perde serbest; koro yok, üç birlik yok.
Tek olay, tek mekân, tek gün. Trajedi ve komedi uyar; dram uymaz.
Trajedi: Euripides, Aiskhylos, Sophokles (Yunan); Racine, Corneille (Fransız). Kral Oidipus, Elektra (Sofokles) · Andromak (Racine) · Le Cid (Corneille). Komedi: Aristophanes (Yunan), Molière (Fransız). Dram: ilk örnek Shakespeare, ilkeleri Victor Hugo. Hernani (Hugo) · Faust (Goethe) · Don Carlos (Schiller) · Kış Masalı (Shakespeare).
Karakter: Tartuffe, Cimri (Molière), Venedik Taciri (Shakespeare). Töre: Gülünç Kibarlar (Molière), Eşek Arıları (Aristophanes), Müfettiş (Gogol), Şair Evlenmesi (Şinasi). Entrika: Yanlışlıklar Komedyası (Shakespeare), Scapin’in Dolapları (Molière).
Epik: bilgilendirici, tezli, eleştirel, gerçekçi, diyalektik · Bertolt Brecht · ilk örneğimiz Keşanlı Ali Destanı (Haldun Taner). Absürt: korku ve karamsarlık içinde bunalan insan, geleneksel kuralları yok sayar · Güngör Dilmen — Canlı Maymun Lokantası.
Gölge oyunu · deri şekiller = tasvir · arkadan ışıklandırılmış beyaz perde · Küşteri Meydanı · oynatan hayalî (hayalbaz) · yardımcısı yardak (perde gazeli, şarkı, türkü, tef) · doğaçlama, yazılı metin yok, halkın ortak malı · Karagöz–Hacivat XIV. yüzyıl, gerçek kişiler · Karagöz okumamış halk, Hacivat aydın/yarı-aydın.
Çelebi genç, züppe mirasyedi · Beberuhi cüce, yaygaracı · Tuzsuz Deli Bekir zorba · Kastamonulu oduncu, bekçi · Zenne kadın rolüne çıkan erkek oyuncu · Tiryaki en önemli yerde uyuklayan tip.
Palanga denen açık alan · halkın ortak malı, yazılı metin yok · tuluata dayanan doğaçlama · çalgı, şarkı, raks, taklit, konuşma · başlama tarihi belli değil · dekor yenidünya (bezsiz paravan = ev) ve dükkân (tezgâh = iş yeri) · Pişekâr ve Kavuklu · arzbar = sözleri ters anlama, tekerleme = Kavuklu’nun olağan dışı anlatısı.
Hikâye anlatıcısı · perdesi, sahnesi, dekoru, şahısları tek sanatçıda · sandalyede oturur · aksesuarı bir mendil ile bir baston · Karagöz ve orta oyunu yalnız güldürmece iken meddah hikâye çeşitliliği ve farklı mizaçlarla ayrılır · sonda kalıp özür sözü.
Kış ayları, düğün ve bayramlar · dram karakterli temsiller · eski sözlü gelenek · güldürücü, acıklı, sessiz, bebek (kukla) diye gruplanır · anonim. Kukla geleneksel tiyatronun önemli bir kolu; Karagöz ve orta oyunundakine benzer olaylar anlatılır.
Hacivat ↔ Pişekâr, Karagöz ↔ Kavuklu. Bölüm adları ikisinde de Mukaddime — Muhavere — Fasıl — Bitiş’tir; içerikleri farklıdır.
Adaptasyon uyarlama · aktör erkek, aktris kadın oyuncu · aksesuar dekora yardımcı eşyalar · figüran konuşması olmayan ya da çok az olan rol · diyalog iki ya da daha çok kişinin konuşması · monolog kişinin kendi kendine konuşması · dekor yer ve çağı belirleyen ögelerin bütünü · sahne yüksekçe gösteri yeri · jest el, kol, baş · mimik yüz, el, kol ile düşünceyi anlatma · kostüm rol gereği giyilen kıyafetler · makyaj yüz ve vücuttaki boyama.