Telefon numarasını niye hemen unuttun?
Bellek, yaşam boyunca öğrenilen bilgilerin saklanması ve gerektiğinde geri çağrılması yetisidir. Bu ünitede üç belleği (duyusal · kısa süreli · uzun süreli) süreleri ve kapasiteleriyle ayırt edecek, uzun süreli belleğin üç odasını gezecek, kodlama-depolama-geri çağırma zincirini kuracak ve unutmanın dört nedenini tek tek göreceksin.
Bellek kazanımların korunmasını sağlayan bilişsel bir süreçtir. Bir bilginin bellekte yer alması için önce o bilginin öğrenilmiş olması gerekir. Duyusal, kısa süreli ve uzun süreli olarak üç çeşit bellek vardır.
Bir belleğe bas: canvas üç depoyu soldan sağa dizer, seçtiğin depo yanar ve altında iki ölçer görünür — saklama süresi ve kapasite. Akan noktalar bilgiyi taşır; kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçmeyen bilgi aşağı düşer, çünkü kural şudur: bunun dışındaki her şey, bir daha hatırlanmamak üzere kısa süreli bellekten silinir.
Bilgi edinmenin, belleğin başlangıç aşamasını oluşturur. Bilgileri saklama süresi bir saniyedir. Duyu organlarına çevreden gelen bilgileri alır ve çok kısa bir süre saklar. Kapasitesi sınırsızdır.
Duyusal bellek, kendisinden sonraki bilişsel süreçler için önemli bir yere sahiptir. Duyusal bellek olmasaydı bir cümle dinlerken, cümlenin sonuna geldiğimizde başındaki sözcüğü unutmuş olurduk ve cümleden hiçbir anlam çıkaramazdık. Örneğin dışarıdan gelen köpek sesi çok kısa bir süre kulakta kalır ve kaybolur.
Duyusal kayıtta var olan bilgileri kısa süreliğine tutan, anlamlandıran, düzenleyen, zenginleştiren ya da duyusal bilgilerin üzerine eklemeler yapan yani aktif olan bellektir. Çalışma belleği ya da işleyen bellek olarak da bilinir. Bilgileri en fazla 20-30 saniye saklar. Kapasitesi sınırlıdır. Kısa süreli bellekte bir bilgi unutulmuşsa geri gelmez.
Kısa süreli belleğin görevi yeni gelen bilgilerin tekrar ve gruplama yoluyla uzun süreli belleğe aktarılmasını sağlamaktır. Kısa süreli bellekte bilgiler genelde görsel ve işitsel olarak depolanır.
Uzun süreli bellek, yeni gelen bilgilerin eskilerle ilişkilendirilerek saklandığı yerdir. Bilgileri 30 saniyeden başlayarak ömür boyu saklayabilir. Pasiftir, bilgiyi depolamaya yarar. Kapasitesi çok geniştir, istenilen uzunlukta ve miktarda bilgiyi depolayabilir.
Uzun süreli bellekteki bilgilerin hatırlanması kısa süreli bellekteki kadar kolay değildir. Bu yüzden bilgilerin uzun süreli bellekte saklanma biçimi çok önemlidir. Uzun süreli bellekte bilgiler kaybolmaz ancak bilgileri geri çağırmada (hatırlamada) zorluklar yaşanabilir.
Sınavda en çok karışan çift, kısa süreli bellek ile uzun süreli bellektir ve ayrım tek sözcükte saklıdır: kısa süreli bellek aktiftir — anlamlandıran, düzenleyen, zenginleştiren ya da duyusal bilgilerin üzerine eklemeler yapan bellektir ve çalışma belleği ya da işleyen bellek olarak da bilinir. Uzun süreli bellek ise pasiftir, bilgiyi depolamaya yarar. Bir de kapasite üçlüsü var ve üçü birbirinden farklı: duyusal sınırsız, kısa süreli sınırlı, uzun süreli çok geniş.
| Ölçüt | Duyusal bellek | Kısa süreli bellek | Uzun süreli bellek |
|---|---|---|---|
| Süre | Bir saniye | En fazla 20-30 saniye | 30 saniyeden başlayarak ömür boyu |
| Kapasite | Sınırsız | Sınırlı | Çok geniş |
| Aktif mi? | Alır ve çok kısa saklar | Aktif olan bellektir | Pasiftir, bilgiyi depolamaya yarar |
| Diğer adı | Duyusal kayıt | Çalışma belleği / işleyen bellek | — |
| Görevi | Bilgi edinmenin, belleğin başlangıç aşaması | Yeni gelen bilgilerin tekrar ve gruplama yoluyla uzun süreli belleğe aktarılmasını sağlamak | Yeni gelen bilgileri eskilerle ilişkilendirerek saklamak |
| Unutma | Bilgi çok kısa sürede kaybolur | Bir bilgi unutulmuşsa geri gelmez | Bilgiler kaybolmaz ancak geri çağırmada zorluk yaşanabilir |
Uzun süreli bellek üçe ayrılır.
Bir odaya bas: canvas o odayı yakar ve içine örnek bilgileri dizer. Odayı tanımanın en kısa yolu, içindeki bilginin ne tür bir şey olduğuna bakmaktır: bir işlem mi, bir anlam mı, yoksa bir anı mı?
Bir işlemin nasıl yapıldığıyla ilgili bilgilerin bulunduğu bellektir. Tekrar ederek, yaparak kazanılır. On parmak klavye kullanmak, bisiklete binmek ve dans etmek gibi psikomotor beceriler bu bellektedir. Bu bellek, bilinçli olarak geri çağrılamayan ancak ihtiyaç hâlinde otomatik olarak ortaya çıkan bilgileri kapsar. İşlemsel bellekteki bilgiler kolay kolay unutulmazlar. Uzun süre kullanılmadığında zayıflar ancak birkaç tekrardan sonra hatırlanabilir.
Bilginin anlamlı hâle gelmesini sağlayan bellektir. Anlamsal bellek okul başarısı için önemlidir çünkü akademik bilgiler, kavramlar, olgular bu bellekte saklanır.
Kişisel yaşantıların depolandığı, otobiyografik bilgilerin bulunduğu bellektir. Bu bellekte genellikle önemli olan anılar saklanır. Çünkü sürekli tekrarlanan olağan olayların saklanması ve hatırlanması daha zordur.
Altı bilgi var; her birini doğru odaya yerleştir. Hücrelere tıklayarak işaretle (boş → ✓ → ✗ → boş), sonra Denetle.
Bisiklete binmek bir psikomotor beceridir ve psikomotor beceriler açıkça işlemsel belleğe girer. Karıştırılan nokta şudur: bu bilgiler bilinçli olarak geri çağrılamaz, ihtiyaç hâlinde otomatik olarak ortaya çıkar. Yani “nasıl bisiklete biniyorum?” diye anlatmakta zorlanman bu belleğin doğal sonucudur, unuttuğun anlamına gelmez — işlemsel bellekteki bilgiler kolay kolay unutulmazlar.
Bellek hem öğrenmenin gerçekleşmesinde hem de öğrenilen bilgilerin depolanıp istenildiği zaman hatırlanmasında rol oynar. Belleğin kodlama, depolama ve geri çağırma olmak üzere üç temel işlevi vardır.
Bir işleve bas: canvas zincirin o halkasını yakar ve oklar akmaya başlar. Zincir tek yönlüdür ve halkalardan biri atlanırsa sonraki çalışmaz — uygun şekilde depolanmayan bir bilginin geri çağrılması mümkün değildir.
Bilginin belleğe işlenebilir hâle getirilmesidir. Bilgilerin belleğe yerleştirilebilmesi için zihinde sayı, sembol, formül ve şemalar oluşturulur. Hatırlamanın temel ilkesi etkili kodlamadır. Kodlama görsel, işitsel, sözel, anlamsal vb. gibi ne kadar çok çeşitli yolla yapılırsa o kadar etkili ve kalıcı olur. Kodlama çoğu kez otomatik yapılır. Örneğin görülen nesnelerin adı otomatik olarak aktif hâle gelir.
Kodlanarak belleğe yerleştirilen bilgilerin uzun süreli bellekte saklanmasına depolama denir. Uyarıcılar depolama aşamasında bilgiye dönüşür ve gerektiğinde kullanılmak üzere depolanır. Uygun şekilde depolanmayan bir bilginin geri çağrılması mümkün değildir.
Uzun süreli bellekte depolanan bilgilerin gerektiğinde bilince çıkarılmasıdır. Tanıma ise karşılaşılan bir nesnenin önceden görülmüş, karşılaşılan bir bilginin önceden öğrenilmiş olduğunu fark etmektir. Örneğin sokakta gördüğümüz kişinin ortaokul arkadaşınız olduğunu fark etmek tanımak, ortaokul arkadaşınızın ismini bulmaya çalışmak ise hatırlamaktır.
Bir örnek tek cümlede ikisini birden verir ve sınavda tam olarak bu ayrım sorulur: sokakta gördüğümüz kişinin ortaokul arkadaşınız olduğunu fark etmek tanımak, ortaokul arkadaşınızın ismini bulmaya çalışmak ise hatırlamaktır. Kısacası tanımada karşında bir ipucu vardır (kişinin yüzü), hatırlamada ise bilgiyi ipucusuz bilince çıkarırsın. Bu yüzden çoktan seçmeli soru tanımaya, klasik soru hatırlamaya daha yakındır.
Unutma, önceden öğrenilen bilgilerin bellekte saklanamaması yani silinmesi durumudur. Bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe gönderilmemesi sonucu ortaya çıkar.
Dört nedene bas: canvas her birini kendi biçiminde gösterir. Ket vurmada iki öğrenme bir zaman şeridine yerleşir ve ok hangisinin hangisini unutturduğunu gösterir — sınavda kaçırılan tek şey bu ok yönüdür.
Tekrar edilmeyen ve kullanılmayan bilgiler unutulur. Sık kullanılan bilgiler alışkanlık hâline geldiği için kolay kolay unutulmaz. Öğrenmenin hemen arkasından belli aralıklarla yapılan tekrarlar hatırlamayı kolaylaştırır.
İstenilmeyen, hoşa gitmeyen, rahatsız eden anılar, durumlar ya da fikirler bastırılarak bilinçaltına atılır ve unutulur. Yaşanılan travmaların unutulması bu türden bir unutmadır.
Bir öğrenmeden önce ya da sonra gerçekleşen bir başka öğrenmenin diğerini unutturmasıdır. Bozucu etki ileriye ve geriye ket vurma olarak ikiye ayrılır.
İleriye ket vurma, eski öğrenilenlerin yenileri unutturmasıdır. Örneğin okul
değiştiren öğrenciye numarası sorulduğunda öğrenci yeni numarası yerine eskisini söyler.
Geriye ket vurma, yeni öğrenilenlerin eskileri unutturmasıdır. Örneğin İngilizce dersinde bir
grup kelime ezberlendikten sonra ikinci bir grup kelime ezberlenirse ilk gruptaki kelimeler
unutulur.
Beyinde hücre kaybı veya çeşitli hastalıklar ve yaşlanma sonucu beynin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesine bağlı unutmadır.
Bunların dışında depresyon, stres, uykusuzluk, kaygı, bazı vitaminlerin vücutta eksik olması gibi faktörler de unutmaya neden olabilir.
Hatırlamama, unutmadan farklıdır. Unutma bilginin tamamen kaybolmasıdır. Hatırlamama ise uzun süreli belleğe atılan bilginin yeterli ipucu olmadığı için geri çağırılamaması durumudur.
Bu ayrım, uzun süreli bellek bölümündeki cümleyle birlikte okunmalı: uzun süreli bellekte bilgiler kaybolmaz ancak bilgileri geri çağırmada (hatırlamada) zorluklar yaşanabilir. Yani dilinin ucundaki isim unutulmamıştır, hatırlanamamaktadır.
Belleği güçlendirmek, hatırlamak için bilgi çok iyi öğrenilmelidir. Malzemenin örgütlenmiş olması ve yardımcı ipuçlarının olması hatırlamayı kolaylaştırır.
Gruplama: Belleğin kapasitesi bellidir. Bunu artırmak oldukça zordur.
Belleğin kapasitesi gruplamalar yaparak güçlendirilebilir.
Hayal Etme ve Kodlama: Bilgi kodlanırken yardımcı olacak hayallerle birlikte kodlanır.
Bu tür kodlamaya “hatırda tutma tekniği” de denir. Örneğin sözcüklerin tekerlemelerle öğrenilmesi
daha kolay olur.
Benzerlikler Kurma: Yeni bilgileri öğrenirken eski bilgilerle benzerlik kurulması
bilgilerin belleğe yerleştirilmesini kolaylaştırır.
Örnek: 104082661965 gibi 12 rakamdan oluşan bir sayı, 104 082 661 965 şeklinde gruplanırsa akılda tutulması daha kolay olur. Kaydırağı oynat: grup boyutu büyüdükçe akılda tutman gereken parça sayısı düşer. Rakam sayısı hiç değişmez — değişen tek şey kaç parça saydığındır.
On sekiz kavram burada. “anısal”, “ket”, “tanıma”, “gruplama” gibi bir sözcük yaz; tanımını ve hangi başlığa ait olduğunu bul.
Kapı zilinden yeni sınıf numarasına, dilinin ucundaki isimden şifreye.
Dışarıdaki köpek sesini bir an duyup unutman duyusal bellektir. Örnek aynen budur: dışarıdan gelen köpek sesi çok kısa bir süre kulakta kalır ve kaybolur.
Aradıktan sonra numarayı hemen unutuyorsan bu kısa süreli bellektir: bilgileri en fazla 20-30 saniye saklar ve kısa süreli bellekte bir bilgi unutulmuşsa geri gelmez.
Öğretmen uzun bir cümle kurarken başını unutmuyorsun; sebebi duyusal bellek: duyusal bellek olmasaydı bir cümle dinlerken, cümlenin sonuna geldiğimizde başındaki sözcüğü unutmuş olurduk ve cümleden hiçbir anlam çıkaramazdık.
Üç yıl binmediğin bisiklete atlayıp gidebilmen işlemsel bellektir: uzun süre kullanılmadığında zayıflar ancak birkaç tekrardan sonra hatırlanabilir.
Akademik bilgiler anlamsal bellektedir: anlamsal bellek okul başarısı için önemlidir çünkü akademik bilgiler, kavramlar, olgular bu bellekte saklanır.
Okulun ilk günü anısal bellektedir: kişisel yaşantıların depolandığı, otobiyografik bilgilerin bulunduğu bellektir ve genellikle önemli olan anılar saklanır.
Okul değiştirdiğinde eski numaranı söylemen ileriye ket vurmadır: eski öğrenilenlerin yenileri unutturmasıdır. İkinci kelime listesini ezberleyince birincinin uçması ise geriye ket vurmadır.
Yüzünü tanıyıp ismini bulamamak unutma değil hatırlamamadır: uzun süreli belleğe atılan bilginin yeterli ipucu olmadığı için geri çağırılamaması durumudur.
Uzun bir kodu üçer üçer bölerek aklında tutuyorsan gruplama yapıyorsun: belleğin kapasitesi gruplamalar yaparak güçlendirilebilir. Tekerlemeyle ezberlemek ise hatırda tutma tekniğidir.
47 soruluk test · belleğin tanımı, duyusal kısa süreli ve uzun süreli bellek süreleri ve kapasiteleri, işlemsel anlamsal ve anısal bellek, kodlama depolama geri çağırma, tanıma ile hatırlama farkı, unutmanın dört nedeni, ileriye ve geriye ket vurma, unutma ile hatırlamama ayrımı, gruplama hayal etme ve benzerlik kurma teknikleri
Bellek, yaşam boyunca öğrenilen bilgilerin saklanması ve gerektiğinde geri çağrılması yetisidir. Bellek kazanımların korunmasını sağlayan bilişsel bir süreçtir. Bir bilginin bellekte yer alması için önce o bilginin öğrenilmiş olması gerekir. Duyusal, kısa süreli ve uzun süreli olarak üç çeşit bellek vardır.
Bilgi edinmenin, belleğin başlangıç aşamasını oluşturur. Bilgileri saklama süresi bir saniyedir. Kapasitesi sınırsızdır. Duyusal bellek olmasaydı bir cümle dinlerken, cümlenin sonuna geldiğimizde başındaki sözcüğü unutmuş olurduk.
Duyusal kayıtta var olan bilgileri kısa süreliğine tutan, anlamlandıran, düzenleyen, zenginleştiren yani aktif olan bellektir. Çalışma belleği ya da işleyen bellek olarak da bilinir. Bilgileri en fazla 20-30 saniye saklar. Kapasitesi sınırlıdır. Bir bilgi unutulmuşsa geri gelmez. Görevi yeni gelen bilgilerin tekrar ve gruplama yoluyla uzun süreli belleğe aktarılmasını sağlamaktır; bilgiler genelde görsel ve işitsel olarak depolanır.
Yeni gelen bilgilerin eskilerle ilişkilendirilerek saklandığı yerdir. Bilgileri 30 saniyeden başlayarak ömür boyu saklayabilir. Pasiftir, bilgiyi depolamaya yarar. Kapasitesi çok geniştir. Uzun süreli bellekte bilgiler kaybolmaz ancak bilgileri geri çağırmada (hatırlamada) zorluklar yaşanabilir.
İşlemsel (prosedürel): bir işlemin nasıl yapıldığıyla ilgili bilgiler; tekrar ederek, yaparak kazanılır; on parmak klavye, bisiklet, dans gibi psikomotor beceriler burada; bilinçli olarak geri çağrılamaz, ihtiyaç hâlinde otomatik ortaya çıkar; kolay kolay unutulmaz. Anlamsal (semantik): bilginin anlamlı hâle gelmesini sağlar; akademik bilgiler, kavramlar, olgular burada saklanır. Anısal (epizodik): kişisel yaşantıların depolandığı, otobiyografik bilgilerin bulunduğu bellek.
Kodlama: bilginin belleğe işlenebilir hâle getirilmesi; hatırlamanın temel ilkesi etkili kodlamadır ve ne kadar çok çeşitli yolla yapılırsa o kadar etkili ve kalıcı olur. Depolama: kodlanan bilgilerin uzun süreli bellekte saklanması; uygun şekilde depolanmayan bir bilginin geri çağrılması mümkün değildir. Geri çağırma (hatırlama): depolanan bilgilerin gerektiğinde bilince çıkarılması. Tanıma ise karşılaşılan nesnenin önceden görülmüş olduğunu fark etmektir.
Unutma, önceden öğrenilen bilgilerin bellekte saklanamaması yani silinmesi durumudur. Bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe gönderilmemesi sonucu ortaya çıkar. Nedenleri: bilgilerin kullanılmaması ve tekrar edilmemesi, bilinçaltına atma (güdülenmiş unutma), ket vurma (bozucu etki), organik nedenler. Ayrıca depresyon, stres, uykusuzluk, kaygı, bazı vitaminlerin eksikliği de unutmaya neden olabilir. İleriye ket vurma: eski öğrenilenlerin yenileri unutturması (yeni numara yerine eskisini söylemek). Geriye ket vurma: yeni öğrenilenlerin eskileri unutturması (ikinci kelime grubu ezberlenince ilkinin unutulması).
Hatırlamama, unutmadan farklıdır. Unutma bilginin tamamen kaybolmasıdır. Hatırlamama ise uzun süreli belleğe atılan bilginin yeterli ipucu olmadığı için geri çağırılamaması durumudur. Belleği güçlendirmek için bilgi çok iyi öğrenilmelidir; malzemenin örgütlenmiş olması ve yardımcı ipuçlarının olması hatırlamayı kolaylaştırır. Teknikler: gruplama (104082661965 → 104 082 661 965), hayal etme ve kodlama (“hatırda tutma tekniği”, tekerlemeler), benzerlikler kurma.