Nasıl bilirsin? Yöntem ve veri
Sosyoloji bir iddia ortaya atmaz, sınar. Bu ünitede yedi yöntemi (tümevarım, tümdengelim, tarihsel inceleme, analoji, diyalektik, pozitivist, anlama-yorumlama) ve on bir veri toplama tekniğini öğreneceksin. Sınavın en çok karıştırdığı iki çift burada: anket ↔ görüşme ve monografi ↔ örnek olay.
Bilim; ilgilendiği konular üzerinde açıklamalar yapmayı, tahminler geliştirmeyi ve ilişkiler kurmayı amaçlayan sistematik bir bilgi bütünüdür. Bir sosyal bilim dalı olan sosyoloji, toplumsal gerçekliğin çeşitli yönlerini açıklamak için çeşitli kuramlar kullanır; bu kuramlar bilimsel yöntemlerle geliştirilebilir.
Bilimsel yöntemler iki işi birden kapsar: bir yandan kuramların geliştirilmesi için gereken verilerin toplanmasını ve işlenmesini, diğer yandan geliştirilen kuramların araştırmalarla sınanması ve kontrol edilmesi sürecini.
Bu cümle ünitenin iki bölümünü de açıklar: “veri toplama” teknikler bölümüne, “sınama ve kontrol” yöntemler bölümüne karşılık gelir.
Sosyologlar toplumda bir sorun ya da ilginç bir olay gördüklerinde onu tümevarım, tümdengelim, analoji gibi temel bilimsel yöntemlerle incelemeye koyulurlar. Sosyologlar bu temel yöntemlerin yanı sıra farklı yöntemleri de kullanabilirler.
İki düğme arasında gidip gel: ok, hangi yönde yürüdüğünü canlandırır. Tümevarımda ok tek tek olaylardan yasaya, tümdengelimde yasadan olgulara doğru akar. Alt kutuda örnek araştırma yazar.
Tikelden tümele, özelden genele, tek tek olaylardan yasalara geçiş biçiminde yapılan akıl yürütmedir. Bu yöntemde aynı türden olgu, olay, durum için birden fazla gözlem yapılır.
Örnek: pek çok ülkedeki işsizlik sorunu incelenip aralarındaki benzerlikten yola çıkarak “Dünyadaki işsizliğin genel sebebi şudur.” genellemesine ulaşmak.
Tümelden tikele ya da yasalardan olgulara inme biçimindeki akıl yürütmedir. Bu yöntemde araştırmaya mevcut bir kuram ile başlanır; mevcut kurama dayalı olarak geliştirilen hipotez baştaki hipotezi doğruluyorsa sonuç doğru kabul edilir.
Örnek: eğitim düzeyinin artmasıyla çocuk sahibi olma eğiliminin azaldığına dair bir kuram varsa, bu kuramdan yola çıkılarak ailelerin eğitim düzeyine göre çocuk sahibi olma eğilimlerinin belirlenebileceği söylenir.
Tarihsel sosyoloji, tarihsel malzemeyi kullanarak toplumsal olgu ve olayları anlamaya ve açıklamaya çalışır.
Örnek: günümüzü yahut içinde yaşadığımız toplumsal yapıyı ve onun sorunlarını anlamak için tarihsel süreç ve o süreçte yaşanan dönüşümleri anlamak gereklidir.
İki olay veya varlık arasında bilinen benzerliklerden yararlanarak bilinmeyen benzerliklerin bulunmasıdır. Bu yolla elde edilen bilgi sadece bir varsayımdır.
Örnek: İspanya ve Türkiye Akdeniz iklimine sahiptir; İspanya’da göç oranı düşüktür, o hâlde Türkiye’de de göç oranı düşüktür şeklinde bir yargıya varmak.
Doğanın olduğu gibi toplumun da çelişkiler ve çatışmalar üzerinden gelişen ilerlemesi kabul edilerek toplumu inceleme yoludur. Karşıtların çelişkisi, değişim-dönüşüm, hareket ve bütünlük olmak üzere dört temel ilkeye dayanır.
Her şey var olabilmek için kendi zıddını da yaratmak ve onunla girdiği bir çatışma sürecinde devamlı olarak değişmek zorundadır.
Pozitivist yaklaşım; toplum hakkında nesnel, kesin, genel geçer bilgilere ulaşılabileceğini ve doğa bilimlerinin yöntemlerinin sosyolojide kullanılabileceğini öne sürer.
Pozitivist bilim insanları tarafsız olmaya, istatistiksel ölçmelere, sayılabilir durumlara ve gözlenebilir olaylara çok önem verirler.
Anlamacı-yorumlayıcı yaklaşım; toplum ve doğanın farklı olduğunu, doğa bilimlerindeki nedensellik ilkesinin toplumsal konuları incelerken geçerli olmadığını düşünür. Buna göre sosyoloji toplumsal eylemin amacını ve anlamını kavramaya ve yorumlamaya odaklanmalıdır.
Bu yöntemi kullananlar katılımlı gözlem, alan araştırması, uzun süreli ve derinlemesine görüşme gibi teknikleri kullanır; elde ettikleri niteliksel verileri yorumlayarak anlamaya çalışırlar.
Analojiyle elde edilen bilgi kanıt değildir. Kural açıktır: “Bu yolla elde edilen bilgi sadece bir varsayımdır.” İkinci tuzak: tümdengelim “kuramla başlar”, tümevarım “gözlemle başlar” — hangisiyle başlandığına bak. Üçüncüsü: pozitivist yöntem Comte’un, anlama-yorumlama Weber’in çizgisidir; ikisi aynı soruya (doğa bilimlerinin yöntemi topluma uygulanır mı) zıt cevap verir.
Bir yöntem seç: çizim onun hareket yönünü ya da iç yapısını canlandırır — tümevarımda dar tabandan tepeye, tümdengelimde tepeden tabana, analojide iki varlık arasında köprü, diyalektikte dört ilkenin döngüsü, pozitivist ile anlamacıda ise sayılabilir veri ↔ yorumlanan anlam karşıtlığı.
| Ölçüt | Pozitivist araştırma yöntemi | Anlama-yorumlama yöntemi |
|---|---|---|
| Toplum ve doğa | Doğa bilimlerinin yöntemleri sosyolojide kullanılabilir | Toplum ve doğa farklıdır |
| Nedensellik ilkesi | Geçerlidir | Toplumsal konularda geçerli değildir |
| Bilgi iddiası | Nesnel, kesin, genel geçer bilgi | Eylemin amacını ve anlamını kavramak |
| Neye önem verir | Tarafsızlık, istatistiksel ölçme, sayılabilir durumlar, gözlenebilir olaylar | Niteliksel veriyi yorumlamak |
| Kullandığı teknikler | Ölçmeye dayalı teknikler | Katılımlı gözlem, alan araştırması, uzun süreli ve derinlemesine görüşme |
Bu iki kavram iki ayrı yerde tekrarlanır: araştırılmak istenen bireylerin tamamı evren kavramıyla, evreni temsil edici nitelikteki örnek grup ise örneklem kavramıyla ifade edilir. Bu iki kelime, tekniklerin çoğunun içinde geçer.
Kaydırak, evrenden seçilen örneklem oranını değiştirir. Renkli noktalar evrendeki farklı özellikleri temsil ediyor; seçilen örneklemde bütün renklerden yeterince bulunuyorsa temsil güçlüdür. Uyarı burada: anket tekniğinin başarısı örneklem grubunun evreni ne kadar iyi temsil ettiğine bağlıdır; monografide de önemli olan seçilen örneklemin, temsil ettiği bütünün özelliklerini taşımasıdır.
Örneklem “az sayıda kişi” demek değildir. Tanımın belirleyici kelimesi “temsil edici”dir: evreni temsil etmeyen büyük bir grup da kötü örneklemdir. Bu yüzden anketin başarısı doğrudan örneklemin evreni ne kadar iyi temsil ettiğine bağlıdır.
Sosyolojide kullanılan bilimsel yöntemlerin uygulanabilmesi için bazı verilere ihtiyaç vardır. Bu verileri elde etmek için araştırmanın yöntemine bağlı olarak bazı veri toplama teknikleri kullanılır.
Kutuya “gözlem” yaz: üç ayrı satır gelir (yapılandırılmış, yapılandırılmamış, katılımlı). “görüşme” yaz: yapılandırılmış ve derinlemesine görüşme yan yana çıkar. Ayırt edici kelimeler koyu değil, tanımın içinde: “standart bir form kullanılmadığı”, “önceden belirlenmiş seçenekler”, “tek bir konuyla sınırlı”…
Yapılandırılmış (sistematik) gözlem: şartları araştırmacı tarafından oluşturulan ve değiştirilen gözlem şeklidir. Araştırmacı neyi, nasıl gözlemleyeceğini ve kaydedeceğini bilir; gözlemlerini gözlem çizelgesine, soru listesine veya testlere kaydeder.
Yapılandırılmamış (basit) gözlem: gözlem çizelgesi gibi standart bir veri toplama aracının kullanılmadığı tekniktir. İki türü vardır: araştırmacının grubun içine girip grubun bir parçası olmaya çalıştığı gözlem katılımlı, grubun bir üyesi hâline gelmediği, bireylerin dışarıdan gözlemlendiği teknik katılımsız gözlemdir.
Anket: önceden hazırlanmış soruların cevaplayıcılara posta, genel ağ veya telefon aracılığıyla ya da yüz yüze sorulduğu tekniktir. Bireylerin toplumsal olaylar, davranışlar, görüşler ve tutumlarla ilgili görüşlerini öğrenmeyi sağlar.
Yapılandırılmış görüşme: önceden belirlenmiş ve standart bir görüşme formunda (soru kâğıdı) yazılı bulunan soruların yüz yüze sorulduğu tekniktir. Araştırmacı deneklere bir dizi açık uçlu soru sorar, denekler diledikleri gibi cevap verir. Uyarı: bireylerin sorulara diledikleri gibi cevap verebilmesi, yapılandırılmış görüşmeyi anketten ayıran en önemli farktır.
Monografi: toplumda sınırları belirlenmiş bir konunun, bir toplumsal birimin anket, gözlem, görüşme gibi teknikler yoluyla her yönüyle derinlemesine incelenmesidir. Araştırmacı grupların hepsini ele almak yerine örneklem olarak bunların birkaçını alıp tüm yönleriyle inceler. Önemli olan seçilen örneklemin, temsil ettiği bütünün özelliklerini taşımasıdır. Tekniği ilk kez uygulayan Frederic Le Play (1806-1882), işçi aileleri üzerinde araştırma yapmıştır.
Survey: araştırılma evrenini temsil edecek bir örnekleme sahip olan, standart veri toplama araçlarının kullanıldığı ve verilerin birden çok veri toplama tekniği ile toplandığı araştırma tekniğidir.
Bir grubu oluşturan bireyler arasındaki tutum ve davranış örüntülerini belirlemek için kullanılan yönteme sosyometri adı verilir. Bir toplumsal gruba bağlı üyelerin birbirine karşı duydukları sevgi, saygı, kıskançlık, beğeni gibi duygusal bağları ortaya çıkarmaya çalışan bir ölçme tekniğidir.
Sosyometri, grup üyelerine birbirlerine karşı ne hissettiklerini sorma temeline dayanır. Kişilerin yakınlaşma ve uzaklaşma dereceleri sosyometrik testlerle ölçülür; elde edilen bilgilerle sosyogram denilen şema ya da grafikler oluşturulur. Uyarı: sosyometri, küçük grupların incelenmesinde önemli bir tekniktir.
Sekiz kişilik bir sınıfta herkesin “kiminle çalışmak isterdin?” sorusuna verdiği cevap oklarla çiziliyor. Bir kişiye tıklar gibi düğmesine bas: ona gelen ve ondan giden oklar öne çıkar. Çok ok alan yıldız, hiç ok almayan dışarıda kalan üyedir — sosyogramın okunma biçimi budur.
Az sayıda insanla görüşülerek ayrıntılı ve derinlemesine bilgi edinilmesinin hedeflendiği, standart bir görüşme formunun kullanılmadığı veri toplama tekniğidir.
Bir araştırma probleminin taşıyıcısı olan bireylerin yaşam süreçlerinin ince ayrıntılarına inilerek ilgilenilen olgu ya da olayın somut bir içerik ve bir örnek olay üzerinden araştırıldığı tekniktir.
Sınırları belirlenmiş bir sosyal olayın kendi bağlamı içinde çeşitli veri toplama teknikleriyle bilgi toplanarak bütüncül olarak araştırıldığı tekniktir. İnceleme alanı tek bir konuyla sınırlıdır. Teknik; incelenen olaya derinliğine nüfuz edebilme, olay hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabilme ve olayın tekilliğini kavrayabilme imkânı verir.
Uyarı: örnek olay incelemesi en çok kriminoloji alanında kullanılır.
1) Anket ↔ yapılandırılmış görüşme: ikisinde de sorular önceden hazırlanır; farkı
anketin önceden belirlenmiş seçeneklerden oluşması, görüşmede ise deneklerin
diledikleri gibi cevap verebilmesidir.
2) Monografi ↔ örnek olay: monografide bir toplumsal birim her yönüyle
incelenir ve örneklem alınır; örnek olayda inceleme alanı tek bir konuyla
sınırlıdır ve olayın tekilliği kavranmaya çalışılır.
3) Katılımlı ↔ katılımsız gözlem: araştırmacı grubun parçası oluyorsa katılımlı,
dışarıdan izliyorsa katılımsızdır; ikisi de yapılandırılmamış gözlemin türüdür.
Şenlik için “hangi grubu istersiniz?” diye şıklı bir form paylaştıysan anket uyguladın. Sonucun güvenilirliği örneklemin evreni ne kadar iyi temsil ettiğine bağlı — yalnız kendi grubunun cevapları okulu temsil etmez.
Okul podcast’i için hazırladığın soru kâğıdıyla yüz yüze konuşuyorsan bu yapılandırılmış görüşmedir: sorular standart, ama cevaplar açık uçlu.
Antrenmanı kenardan izleyip not alıyorsan katılımsız gözlem yapıyorsun; forma giyip takımın parçası olduysan artık katılımlı gözlem.
Öğretmenin grup ödevi için bu soruyu sorup şema çıkarması tam olarak sosyometridir: üyelerin yakınlaşma ve uzaklaşma dereceleri ölçülür, sonuç sosyogram olur.
Bir performans ödevinde tek bir mahalleyi anket, gözlem ve görüşmeyle her yönüyle incelediysen monografi yaptın. İlk örnek de aynı mantıkta: Le Play’in işçi aileleri araştırması.
Bir aile büyüğünün hayat hikâyesini ayrıntılarıyla kaydedip göç konusunu onun üzerinden anlatıyorsan yaşam öyküsü tekniğini kullanıyorsun.
Üç ayrı denemede aynı konudan yanlış yaptığını görüp “bu konuda eksiğim var” diyorsan tümevarım yaptın: tek tek olaylardan genellemeye.
“Düzenli çalışan başarılı olur” kuralından yola çıkıp kendi programını kuruyorsan tümdengelim yapıyorsun: yasadan olguya.
“Yan okulda bu yöntem işe yaradı, bizde de yarar” demek analojidir — ve bu bilgi sadece bir varsayımdır, kanıt değil.
46 soruluk test · bilimsel yöntem, tümevarım, tümdengelim, tarihsel inceleme, analoji, diyalektik, pozitivist ve anlamacı yaklaşım, evren-örneklem, gözlem, anket, görüşme, monografi, survey, sosyometri, yaşam öyküsü ve örnek olay incelemesi
Bilim: ilgilendiği konular üzerinde açıklamalar yapmayı, tahminler geliştirmeyi ve ilişkiler kurmayı amaçlayan sistematik bir bilgi bütünü. Bilimsel yöntemler hem verilerin toplanmasını ve işlenmesini hem de kuramların araştırmalarla sınanması ve kontrol edilmesini kapsar. Temel yöntemler: tümevarım, tümdengelim, analoji.
Tümevarım: tikelden tümele, özelden genele, tek tek olaylardan yasalara; aynı türden olay için birden fazla gözlem yapılır. Tümdengelim: tümelden tikele, yasalardan olgulara; araştırmaya mevcut bir kuramla başlanır, geliştirilen hipotez baştaki hipotezi doğruluyorsa sonuç doğru kabul edilir.
Tarihsel inceleme: tarihsel sosyoloji, tarihsel malzemeyi kullanarak toplumsal olgu ve olayları anlamaya çalışır. Analoji: iki olay veya varlık arasında bilinen benzerliklerden yararlanarak bilinmeyen benzerliklerin bulunmasıdır; bu yolla elde edilen bilgi sadece bir varsayımdır.
Toplumun da çelişkiler ve çatışmalar üzerinden geliştiği kabul edilerek inceleme yolu. Dört temel ilke: karşıtların çelişkisi, değişim-dönüşüm, hareket ve bütünlük. Her şey var olabilmek için kendi zıddını da yaratmak ve onunla girdiği çatışmada devamlı değişmek zorundadır.
Pozitivist: toplum hakkında nesnel, kesin, genel geçer bilgiye ulaşılabilir ve doğa bilimlerinin yöntemleri sosyolojide kullanılabilir; tarafsızlık, istatistiksel ölçme, sayılabilir durumlar, gözlenebilir olaylar. Anlamacı-yorumlayıcı: toplum ve doğa farklıdır, nedensellik ilkesi toplumsal konularda geçerli değildir; sosyoloji eylemin amacını ve anlamını kavramalıdır. Teknikleri: katılımlı gözlem, alan araştırması, uzun süreli ve derinlemesine görüşme.
Evren: araştırılmak istenen bireylerin tamamı. Örneklem: evreni temsil edici nitelikteki örnek grup. Anket tekniğinin başarısı örneklem grubunun evreni ne kadar iyi temsil ettiğine bağlıdır.
Yapılandırılmış (sistematik): şartları araştırmacı tarafından oluşturulan ve değiştirilen; araştırmacı neyi, nasıl gözlemleyeceğini bilir ve gözlem çizelgesine, soru listesine veya testlere kaydeder. Yapılandırılmamış (basit): standart bir veri toplama aracı kullanılmaz; iki türü katılımlı (araştırmacı grubun parçası olur) ve katılımsız (dışarıdan gözlem).
Anket: önceden hazırlanmış sorular; posta, genel ağ, telefon ya da yüz yüze. Yapılandırılmış görüşme: standart görüşme formundaki soruların yüz yüze sorulması; açık uçlu sorulara denekler diledikleri gibi cevap verir — anketten ayıran en önemli fark budur. Derinlemesine görüşme: az sayıda insanla, standart form kullanılmadan. Survey: evreni temsil eden örneklem, standart araçlar, birden çok teknik.
Monografi: sınırları belirlenmiş bir konunun / toplumsal birimin her yönüyle derinlemesine incelenmesi; örneklem alınır, ilk uygulayan Frederic Le Play (1806-1882), işçi aileleri üzerine. Sosyometri: grup üyelerinin sevgi, saygı, kıskançlık, beğeni gibi duygusal bağlarını ölçer; sonuç sosyogram; küçük gruplarda önemlidir. Yaşam öyküsü: bireylerin yaşam süreçlerinin ince ayrıntılarına inilir. Örnek olay (vaka): tek bir konuyla sınırlı, olayın tekilliğini kavratır; en çok kriminolojide kullanılır.