Yer
değiştiremez
ama hareket eder
Bitkiler; fotosentetik ototrof (fotoototrof) beslenen (tam parazit bitkiler hariç), gelişmiş organizasyona sahip, ökaryot çok hücreli canlılardır. Toprağa bağlı yaşadıkları için yer değiştiremezler; ama yönelim ve ırganım hareketleri yaparlar.
Bitkinin temel işi enerji dönüşümü: güneş ışığını yakalayıp organik maddeye çeviriyor, sonra onu depoluyor. Aşamaları izle.
Bitkiler, taşıdığı kloroplastları sayesinde güneş enerjisini biyokimyasal enerjiye çevirir. Yaprak hücrelerindeki kloroplastlarda bulunan klorofil molekülü sayesinde güneş ışığını soğurup elde ettiği enerji ile su, karbondioksit gibi inorganik maddelerden organik madde sentezi yapar ve atmosfere oksijen gazı verir.
Bitkiler, fotosentez yoluyla ürettiği glikozu; kök, gövde, yumru, tohum, meyve gibi yapılarında nişasta olarak depolar. Ürettiği ve depoladığı organik maddeler, besin zinciri yoluyla diğer canlılara aktarılır.
Bitki hücre zarının dış kısmında ağırlıklı olarak selülozdan oluşan hücre duvarı bulunur. Selüloz çeper sayesinde hücreler turgor durumunda kalabilir. Turgor durumu, bitkiye diklik verir ve destek sağlar.
Bitkilerde genelde yaprakların alt yüzeyinde O₂-CO₂ değişimini ve terlemeyi sağlayan, açılıp kapanabilen gözenek (stoma) denilen açıklıklar bulunur.
Bitkiler kök, gövde ve yaprakları ile eşeysiz; çiçek, meyve ve tohumlarıyla eşeyli olarak çoğalır. Bitkilerde eşeyli üreme spor veya tohumla gerçekleşir. Bazı bitkilerde tohum oluştuktan sonra meyve gelişir.
Spor neden hem eşeyli hem eşeysiz diye geçiyor? Sporla üreme döl almaşı içinde olur: spor mayozla oluşur (eşeyli sürecin parçası), ama spordan gelişen yeni birey döllenme olmadan meydana gelir (eşeysiz). Bu yüzden bir yerde "eşeyli üreme spor veya tohumla", başka yerde "tohumsuzlar eşeysiz olarak sporla ürer" ifadesini görürsün; ikisi de aynı olayın iki yüzüdür.
Çok yıllık bitkilerde büyüme ve gelişme bitkinin tüm yaşamı boyunca devam eder. Bitkiler toprağa bağlı hâlde yaşadığından yer değiştirme hareketi yapamaz. Ancak bitkilerde yönelim ve ırganım hareketleri görülür.
Gelişmiş yapılı bitkilerin toprağın üstündeki kısımlarına sürgün, toprağın altındaki kısımlarına kök denir. Şemadan bir kısım seç.
Yüksek yapılı bitkilerde bulunan ve damar adı verilen iletim demetleri suyun, minerallerin ve organik bileşiklerin bitkinin farklı organları arasında taşınmasını sağlar.
Bitkiler tohum oluşturup oluşturmamasına ve iletim demeti bulundurup bulundurmamasına göre birbirinden ayırt edilebilir. Aşağıdaki iki düğmeyle seç, hangi gruba düştüğünü gör.
| Grup | Tohum | İletim demeti | Örnek |
|---|---|---|---|
| Damarsız tohumsuz | Yok | Yok | Kara yosunları, ciğer otları |
| Damarlı tohumsuz | Yok | Var | Eğrelti otu, atkuyruğu |
| Damarlı tohumlu | Var | Var | Karahindiba |
Tohum oluşturamayan ilkel yapılı bitkiler, üremelerini eşeysiz yolla ve spor denilen yapılarla gerçekleştirir. Bu bitkilerin bir kısmında iletim demeti bulunurken bir kısmında bulunmaz.
Bitkilerde yapraklar mumsu bir madde olan kütin ile kaplanmıştır.
Çöl gibi kurak ortamlara uyum sağlayan bitkilerde ise yapraklar körelerek dikenlere dönüşmüş; gövde, oransal olarak yüzeyi azaltmak ve ısınmayı engelleyerek su kaybını önlemek amacıyla silindir veya küre şeklini almış ve su depolayabilen özel dokular geliştirmiştir.
Örnek: Kaktüs
Bazı bitki türleri yarı veya tam parazit olup diğer bitkilerin üzerinde yaşar.
Ökse otu → yarı parazit
Küsküt otu → tam parazit
Bitkilerin fotosentetik ototrof beslendiği kuralının istisnası tam parazit bitkilerdir.
Bitkiler, fotosentez yoluyla ürettiği glikozu; kök, gövde, yumru, tohum, meyve gibi yapılarında nişasta olarak depolar. Patates bir yumru — yani bitkinin deposu.
Selüloz çeper sayesinde hücreler turgor durumunda kalabilir. Turgor durumu bitkiye diklik verir ve destek sağlar. Su gidince turgor düşüyor, bitki sarkıyor.
Yapraklar körelerek dikenlere dönüşmüş; gövde de yüzeyi azaltmak ve ısınmayı engelleyerek su kaybını önlemek için silindir veya küre şeklini almış, su depolayabilen özel dokular geliştirmiş.
Stomalar genelde yaprakların alt yüzeyinde bulunur ve O₂-CO₂ değişimini, terlemeyi sağlar. Alt yüzey doğrudan güneş almadığı için su kaybı daha az oluyor.
Bitkilerin kökleri bitkiyi toprağa bağlar. Bitkiler mevsimlerin düzenlenmesinde, erozyonun önlenmesinde ve toprağın zenginleştirilmesinde önemlidir.
Bitkiler dünyayı ultraviyole ışınlardan koruyan ozon tabakasının oluşmasına yardımcı olur ve küresel ısınmayı engeller. Ayrıca su döngüsüne katkı sağlar, çevre kirliliğini önler.
Bazı bitki türleri yarı veya tam parazit olup diğer bitkilerin üzerinde yaşar. Ökse otu yarı parazit, küsküt otu tam parazit — ağaçtan besin çekiyorlar.
Çünkü damarsız: iletim demeti yok, suyu yukarı taşıyamıyor. Kara yosunları ve ciğer otları damarsız tohumsuz bitkilere örnek.
1) Tohum var mı? 2) İletim demeti (damar) var mı? Kara yosunu-ciğer otu → damarsız tohumsuz. Eğrelti otu-atkuyruğu → damarlı tohumsuz. Karahindiba → damarlı tohumlu.
28 sorudan oluşan bu test ile Bitkiler âlemi ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Fotosentetik ototrof (fotoototrof) beslenen (tam parazit bitkiler hariç), gelişmiş organizasyona sahip, ökaryot çok hücreli canlılardır.
Kloroplastlardaki klorofil güneş ışığını soğurur; su ve karbondioksit gibi inorganik maddelerden organik madde sentezlenir, atmosfere oksijen verilir.
Bitkiler fotosentezle ürettiği glikozu kök, gövde, yumru, tohum, meyve gibi yapılarında nişasta olarak depolar.
Hücre zarının dışında ağırlıklı olarak selülozdan oluşan hücre duvarı bulunur. Selüloz çeper sayesinde hücreler turgor durumunda kalabilir; turgor bitkiye diklik verir ve destek sağlar.
Yapraklar mumsu bir madde olan kütin ile kaplanmıştır. Genelde yaprakların alt yüzeyinde O₂-CO₂ değişimini ve terlemeyi sağlayan, açılıp kapanabilen stomalar bulunur.
Toprağın üstündeki kısımlara sürgün, altındakilere kök denir. Kökler su ve mineral tuzların alınmasını sağlar, madde depolar ve bitkiyi toprağa bağlar. Sürgünde gövde, dal, yaprak, çiçek, meyve, tohum bulunur.
Yüksek yapılı bitkilerde bulunan damar adı verilen iletim demetleri suyun, minerallerin ve organik bileşiklerin farklı organlar arasında taşınmasını sağlar.
Bitkiler kök, gövde ve yaprakları ile eşeysiz; çiçek, meyve ve tohumlarıyla eşeyli olarak çoğalır. Eşeyli üreme spor veya tohumla gerçekleşir.
Bitkiler toprağa bağlı yaşadığından yer değiştirme hareketi yapamaz; ancak yönelim ve ırganım hareketleri görülür. Çok yıllık bitkilerde büyüme tüm yaşam boyunca devam eder.
Kara yosunları ve ciğer otları damarsız tohumsuz; eğrelti otu ve atkuyruğu damarlı tohumsuz; karahindiba damarlı tohumlu bitkilere örnektir.
Tohum oluşturamayan ilkel yapılı bitkiler üremelerini eşeysiz yolla ve spor denilen yapılarla gerçekleştirir. Bir kısmında iletim demeti bulunur, bir kısmında bulunmaz.
Bazı bitki türleri yarı veya tam parazit olup diğer bitkilerin üzerinde yaşar. Ökse otu yarı parazit, küsküt otu tam parazit bitkiye örnektir.