Türden
âleme
yedi basamak
Aristo canlıları dış görünüşe göre ayırdı; bugün köken benzerliğine ve akrabalık derecesine bakıyoruz. Basamaklarda yukarı çıktıkça ortak özellik azalır, aşağı indikçe artar — bu ünitenin tamamı bu tek cümlenin etrafında dönüyor.
Çeşitli canlı formlarını isimlendiren ve sınıflandıran bilim dalına taksonomi denir.
Canlıların sınıflandırılması ve akrabalık ilişkilerinin belirlenmesiyle ilgili bilim dalına sistematik denir.
Geçmişten günümüze kadar türlerin sadece isimleri yazılsa bile ciltler dolusu kitaplıklar oluşturulabilir, işlemler sırasında da birçok bilgi karmaşası yaşanabilir. Bu nedenle türlerin belirli bir düzen içerisinde sınıflandırılması ve isimlendirilmesi gerekmektedir.
İki yaklaşım var ve biri günümüzde geçerliliğini yitirdi. Düğmelerle karşılaştır.
| Yapay (Ampirik) Sınıflandırma | Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma |
|---|---|
| Canlıların dış görünüşleri ve yaşadıkları yer dikkate alınır. | Canlıların tüm özellikleri (anatomik, fizyolojik, morfolojik, genetik, embriyolojik vb.) dikkate alınır. |
| Analog organlar dikkate alınır. | Homolog organlar dikkate alınır. |
| Nitel gözleme dayanır. | Nicel gözleme dayanır. |
| Bilimsel adlandırma kullanılmamıştır. | Bilimsel adlandırma kullanılmıştır. |
| Günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. | Günümüzde geçerli olan sınıflandırma biçimidir. |
İlk sınıflandırmayı Aristo yapmıştır. Aristo, canlıları sınıflandırırken dış görünüşleri ve yaşadıkları yere göre sınıflandırmıştır.
Bitkiler: otlar, çalılar, ağaçlar
Hayvanlar: suda yüzenler, havada uçanlar, karada yaşayanlar
İlk doğal sınıflandırmayı John Ray yapmıştır. Canlıların köken benzerliklerine, akrabalık derecelerine, sahip oldukları homolog yapılarına bakılarak yapılır.
Akrabalık derecesini tespit etmek için dikkate alınanlar: vücut simetri benzerliği, hücresel yapıların benzerliği, embriyonik gelişim evrelerinin benzerliği, DNA ve protein benzerliği, fizyolojik benzerlik, biyokimyasal özelliklerin benzerliği, organların kökeni, anatomik benzerlik.
Bu ikili neredeyse her yıl soruluyor. Ayıran şey tek kelime: köken.
Embriyolojik ve filogenetik kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlara analog organ denir. Yapay sınıflandırmada analog organlar dikkate alınır.
Kuşun kanadı ve sineğin kanadı analog organdır. Her iki organın da dış görünüşleri ve görevleri benzer olmasına rağmen kuşun kanadı kas, sinir, deri gibi yapılardan; sineğin kanadı ise deri çıkıntısından oluşmuştur.
Embriyonik kökeni aynı olan, yapı ve gelişimleri birbirine benzeyen, aynı veya farklı fonksiyonları yerine getiren organlara homolog organlar denir. Bilimsel sınıflandırmada homolog organlar dikkate alınır.
Kedi, at ve kurbağanın ön bacağı, insanın kolu, balinanın ön yüzgeci ve kuşun kanadı homolog organlardır. Görev bakımından farklı olmalarına rağmen kemikler açısından benzer anatomik yapıya ve fizyolojik özelliklere sahiptir.
Canlılar; tür, cins, aile, takım, sınıf, şube ve âlem olmak üzere yedi kategoride sınıflandırılır. Basamağa tıkla — o seviyede neyin arttığını, neyin azaldığını gör.
Belirli bir düzene göre sıralanmış, belirli özellikler taşıyan ve buna göre adlandırılan sınıflandırma birimlerine kategori adı verilir. Kategoriler, canlının sınıflandırma basamağındaki seviyesini veya derecesini ifade eder.
Belirli bir kategoriye dâhil olan ortak özelliklere sahip bireylerin oluşturduğu topluluğa takson denir.
Ortak bir atadan gelen, yapı ve işlev bakımından benzer özellikler taşıyan ve doğal koşullarda çiftleştiklerinde kısır olmayan yavrular (verimli döller) verebilen bireyler topluluğuna tür denir. Tür kavramı ilk olarak John Ray tarafından kullanılmıştır.
Carolus Linnaeus tarafından önerilen ikili (binomial) adlandırma sistemi, günümüzde türlerin adlandırmasında kullanılan sistemlerin temelini oluşturur. Aşağıdan bir tür seç, adının parçalarına ayrılışını izle.
Tamamlayıcı ad bir türün özelliğini belirten sıfat olup o türü tanımlamak için tek başına yeterli değildir. Çünkü birbirinden farklı türlerin tamamlayıcı adı aynı olabilir.
Passer domesticus (bayağı serçe)
Acheta domesticus (cırcır böceği)
Tamamlayıcı ad aynı, türler tamamen farklı.
Kütüphanedeki kitap düzeninden market raflarına kadar aynı mantık işliyor: ortak özelliğe göre grupla, aramayı kolaylaştır.
Türlerin sadece isimleri yazılsa bile ciltler dolusu kitaplıklar oluşturulabilir ve bilgi karmaşası yaşanabilir. Sınıflandırmanın varlık sebebi tam olarak bu.
Yerel adlar bölgeden bölgeye değişir. Bilim insanları bu yüzden ikili adlandırma kullanıyor: Panthera leo dünyanın her yerinde aynı canlıyı gösterir.
Dış görünüşe bakan yapay sınıflandırma böyle derdi. Ama köken ve homolog yapılara bakan doğal sınıflandırma farklı söylüyor. Bu yüzden yapay sınıflandırma günümüzde geçerliliğini yitirmiştir.
İkisi de uçuyor ama kanatları analog organ: kökenleri farklı, görevleri aynı. Kuşun kanadı kas, sinir, deri gibi yapılardan; sineğinki deri çıkıntısından oluşmuş. Benzerlik akrabalık kanıtı değil.
Görevleri bambaşka ama homolog organ: embriyonik kökeni aynı, kemikleri benzer. Akrabalık işte buradan okunuyor — bilimsel sınıflandırmada homolog organlar dikkate alınır.
İkisi de 46 kromozomlu. Ama kromozom sayılarının aynı olması bu canlılar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu göstermez. Sınavın en sevdiği çeldirici.
Tür tanımının kilit kısmı: doğal koşullarda çiftleştiklerinde kısır olmayan yavrular (verimli döller) verebilmek. Kısır yavru veriyorsa aynı tür sayılmaz.
Türden âleme çıkarken: birey sayısı ve canlı çeşitliliği artar, ortak özellik ve akrabalık azalır. Âlemden türe inerken tam tersi. Bir soruda yön belirlendi mi, cevap kendiliğinden gelir.
Panthera tigris: ilk kelime cins (büyük harf), ikincisi tamamlayıcı ad (küçük harf), ikisi birlikte tür adı. Tamamlayıcı ad tek başına türü tanımlamaz.
28 sorudan oluşan bu test ile canlıların sınıflandırılması ünitesini ne kadar kavradığını gör.
Çeşitli canlı formlarını isimlendiren ve sınıflandıran bilim dalına taksonomi; canlıların sınıflandırılması ve akrabalık ilişkilerinin belirlenmesiyle ilgili bilim dalına sistematik denir.
Canlıların dış görünüşlerine ve yaşadıkları yere bakılarak yapılır. Analog organlar dikkate alınır, nitel gözleme dayanır, günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. İlk sınıflandırmayı Aristo yapmıştır.
Köken benzerliklerine, akrabalık derecelerine ve homolog yapılara bakılarak yapılır. Nicel gözleme dayanır, bilimsel adlandırma kullanılır, günümüzde geçerlidir. İlk doğal sınıflandırmayı John Ray yapmıştır.
Embriyolojik ve filogenetik kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlardır. Kuşun kanadı ve sineğin kanadı analog organdır. Yapay sınıflandırmada dikkate alınır.
Embriyonik kökeni aynı olan, yapı ve gelişimleri birbirine benzeyen, aynı veya farklı fonksiyonları yerine getiren organlardır. Kedi, at, kurbağanın ön bacağı; insanın kolu; balinanın ön yüzgeci; kuşun kanadı.
Canlılar yedi kategoride sınıflandırılır. Kategori, canlının sınıflandırma basamağındaki seviyesini ifade eder.
Belirli bir kategoriye dâhil olan ortak özelliklere sahip bireylerin oluşturduğu topluluğa takson denir.
Ortak özellik, homolog organ sayısı, akrabalık derecesi, embriyonik benzerlik, gen ve protein benzerliği artar.
Türden âleme çıkıldıkça birey sayısı, canlı çeşitliliği ve farklı gen sayısı artar; ortak özellikler azalır.
Ortak bir atadan gelen, yapı ve işlev bakımından benzer özellikler taşıyan ve doğal koşullarda çiftleştiklerinde kısır olmayan yavrular verebilen bireyler topluluğudur. Tür kavramını ilk John Ray kullanmıştır.
Farklı türlere ait canlıların kromozom sayıları da aynı olabilir. Tayvan munçağı, lepistes, sable antilobu, kurtbağrı bitkisi ve insan 46 kromozomludur; bu akrabalık göstermez.
Linnaeus'un önerdiği sistem. İlk ad cinsi ifade eder, ilk harfi büyüktür; ikinci ad tamamlayıcı addır, küçük yazılır. İkisi birlikte tür adını oluşturur, italik yazılır.