Sürekli
Yenilenen
Ama Azalan
Su döngüsü yoluyla dünyanın mevcut su potansiyeli, mükemmel bir şekilde sürekli yenilenmektedir. Ancak aşırı tüketim ve kirlenme, kullanılabilir su kaynaklarının günden güne azalmasına neden olmaktadır. Bu ünitede suyun dört adresini geziyoruz: okyanus ve denizler, göller, akarsular, yer altı suları.
Yeryüzünün yüz ölçümü 510 milyon km²’dir. Bunun yaklaşık %29’u karalardan, %71’i ise sulardan oluşur. Okyanuslar, kıtalar arasındaki geniş çukurlukların su ile dolması sonucunda oluşan büyük su kütleleridir.
İkisi de denizdir, ikisi de okyanusa bağlıdır; fark nasıl ayrıldıklarıdır. Kenar deniz okyanusun kenarındadır ve adalarla ayrılır; iç deniz kıta içine sokulmuştur ve kanal-boğazlarla bağlanır. İkinci tuzak tuzlulukta: okyanus ortalaması ‰35’tir, denizlerde bu oran Ekvator’dan kutuplara doğru azalır — yani her denizin tuzluluğu aynı değildir.
Kara içlerinde çeşitli nedenler ile çukurlaşmış alanlarda birikmiş ve doğrudan okyanus ya da deniz ile bağlantısı bulunmayan sulara göl adı verilir. Göllerin başlıca beslenme kaynakları akarsular, yağışlar, kar veya buz erimeleri ve yer altı sularıdır.
Ana kaya üzerinde oluşmuş çukurlarda biriken suların oluşturduğu göllerdir.
Altısında da mantık aynıdır: bir şey vadinin önünü kapatır, arkasında su birikir. Değişen tek şey seti kimin kurduğudur.
Dışarıya akışlı olan yani gideğeni (göl ayağı) bulunan göllerin suları tatlı iken dışarıya akışsız olan yani gideğensiz (göl ayağı olmayan) göllerin suları tuzlu, sodalı ya da acı olur. Göl sularının tuzlu ya da acı olmasında ayrıca gölün bulunduğu bölgenin iklimi, kayaç yapısı, gölün derinliği ve göl yüzeyinin genişliği etkilidir.
Akarsular; dere, çay, nehir, ırmak gibi çeşitli isimler alır. Akarsuyun doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir; kaynak ile ağız arasında akarsu yatağı uzanır.
Kapalı havzada akarsu vardır, hatta büyük olabilir — Ceyhun ve Seyhun küçük nehirler değildir. Ölçüt tek bir şeydir: suyunu deniz ya da okyanusa ulaştırabiliyor mu? Ulaştıramıyorsa, suyu bir göle döküyor ya da yolda tükeniyorsa havza kapalıdır. Bu yüzden Aral Gölü’ne dökülen iki nehir kapalı havza sayılır.
Yeryüzüne yağış şeklinde düşen suyun bir kısmı yer altına sızar ve yer altındaki geçirimli tabakalar içindeki boşluklarda birikir. Bu yer altı su birikim alanına akifer denir. Yer altı sularının yeryüzüne ulaştığı noktalara kaynak adı verilir.
Bir bölgede yüzey sularının yer altına sızmasını etkileyen faktörler: kayaç ve toprakların geçirimli olması, bitki örtüsü, yağış miktarı, yağışların özelliği ve arazinin eğimidir.
Fay kaynakları jeotermal enerji üretiminde, konutların ve seraların ısıtılmasında, şifalı su olarak kaplıcalarda kullanılır. Debisinin yıl içinde fazla değişmemesinin sebebi de şudur: yerin derinliklerinden beslenir — yani yüzeydeki mevsimlik yağış değişimlerinden doğrudan etkilenmez.
Su kaynakları konusu, bu ünitedeki en soyut kavramların bile günlük hayatta doğrudan karşılığı olduğu bir konudur.
Kaplıcanın suyu bir fay kaynağıdır: kırık hatları boyunca yüzeye çıkar, sıcak ve mineral bakımından zengindir. Debisinin yıl boyu değişmemesinin nedeni de yerin derinliklerinden beslenmesidir.
Okyanus sularının tuzluluğu ortalama ‰35. Kuzeye gittikçe suyun tadı değişir çünkü tuzluluk Ekvator’dan kutuplara doğru azalır.
Deniz suyunun günün belirli saatlerinde çekilip yükselmesi gelgittir ve sebebi Ay’ın çekim kuvvetidir. Rüzgârın oluşturduğu salınım hareketi ise dalgadır.
Şehrin içme suyunu sağlayan baraj gölü, yapay (baraj) set gölüdür: akarsu vadisinde insanların inşa ettiği setin gerisinde su birikir. Küçüğüne gölet denir.
Bir gölün suyu tuzluysa büyük ihtimalle gideğeni (göl ayağı) yoktur — su dışarı akamadığı için buharlaşır ve mineraller birikir. Gideğeni olan göllerin suyu tatlıdır.
Tarlada açılan kuyudan suyun kendiliğinden fışkırması basınç etkisiyledir: su iki geçirimsiz tabaka arasında sıkışmıştır. Suyu genellikle soğuktur ve içme, kullanma ve sulamada kullanılır.
İzlanda ya da ABD belgesellerinde aralıklarla fışkıran sıcak su gayzer kaynağıdır ve yalnız aktif volkanik alanlarda görülür — bu yüzden ABD, Meksika, Japonya ve İzlanda hep aynı listede.
Amazon’un rejimi düzenlidir çünkü havzasına yıl boyu düzenli yağış düşer. İndus ve Ganj’ın rejimi ise düzensizdir — muson yağışları mevsime bağlıdır.
Su döngüsü suyu sürekli yeniliyorsa neden tasarruf? Çünkü konu özetinin dediği gibi aşırı tüketim ve kirlenme, kullanılabilir su kaynaklarının günden güne azalmasına neden olmaktadır. Sorun suyun miktarı değil, kullanılabilir olmasıdır.
50 soruluk test · okyanus ve denizler, göl türleri, havza ve rejim, yer altı suyu kaynakları
Yeryüzünün yüz ölçümü 510 milyon km²; yaklaşık %29 kara, %71 su. Su döngüsüyle potansiyel sürekli yenilenir ama aşırı tüketim ve kirlenme kullanılabilir suyu azaltır.
Beş okyanus: Büyük (Pasifik), Atlas (Atlantik), Hint, Kuzey, Güney.
Kenar deniz: okyanusun kenarında, adalarla ayrılır.
İç deniz: kıta içine sokulmuş, kanal ve boğazlarla bağlanır.
Okyanus ortalaması ‰35; denizlerde Ekvator’dan kutuplara doğru azalır. Sıcaklık: Ekvator çevresinde 25 °C, yüksek enlemlerde -2 °C civarı. Etkileyenler: enlem, sıcak-soğuk su akıntıları, mevsim.
Okyanus akıntıları: sürekli rüzgârlar + yoğunluk farkı; okyanuslarda ısı dengesini sağlar. Dalga: salınım hareketi. Gelgit: Ay’ın çekim kuvvetiyle yükselip alçalma.
Kara içlerinde çukurlaşmış alanlarda birikmiş ve doğrudan okyanus ya da deniz ile bağlantısı bulunmayan sular. Beslenme: akarsular, yağışlar, kar/buz erimeleri, yer altı suları.
Tektonik: Hazar, Baykal, Aral, Lut, Tanganika, Malawi, Victoria.
Volkanik: Crater, Quilotoa, Kelimutu, Bolsena.
Karstik: Ohri, Prespa, İşkodra.
Buzul: Konstanz, Superior, Michigan, Finlandiya gölleri.
Karma yapılı: birden fazla doğal faktör etkili.
Volkanik (lav) · buzul (moren) · alüvyon · heyelan · kıyı · yapay (baraj/gölet). Hepsinde mantık aynı: bir şey vadinin/koyun önünü kapatır, gerisinde su birikir.
Gideğeni (göl ayağı) olan → tatlı; gideğensiz → tuzlu, sodalı ya da acı. Ayrıca iklim, kayaç yapısı, gölün derinliği ve yüzey genişliği etkilidir.
Açık havza: suyunu deniz/okyanusa ulaştırabilen — Amazon, Tuna,
İndus.
Kapalı havza: ulaştıramayan — Aral Gölü’ne dökülen Ceyhun ve Seyhun.
Havzaları ayıran, genellikle dağların yüksek kesimlerinden geçen sınır:
su bölümü çizgisi.
Akım (debi): birim zamanda geçen su miktarı. Etkileyenler: yağış,
kar-buz erimesi, buharlaşma, bitki örtüsü, havza genişliği, zemin yapısı.
Rejim: debinin yıl içi değişimi — Amazon ve Kongo
düzenli, İndus ve Ganj düzensiz.
Yer altı su birikim alanına akifer denir. Sızmayı etkileyenler: kayaç ve toprakların geçirimliliği, bitki örtüsü, yağış miktarı, yağışların özelliği, arazinin eğimi.
Artezyen (iki geçirimsiz tabaka arası, basınç; soğuk) · yamaç-vadi (akiferden yamaç/vadi tabanına; soğuk) · karstik/voklüz (kireçli ve soğuk) · fay (kırık hatları; sıcak, mineralce zengin, debisi değişmez; jeotermal, ısıtma, kaplıca) · gayzer (aktif volkanik alanlar, aralıklarla fışkırır; ABD, Meksika, Japonya, İzlanda).