Ağaç, Çalı,
Ot
Üç Kat
Doğada kendiliğinden yayılan bitkilerin oluşturduğu topluluğa doğal bitki örtüsü denir. Benzer türdeki bitkilerin bir araya gelmesiyle oluşturdukları topluluğa bitki topluluğu adı verilir. Hangi bitkinin nerede yetiştiğini belirleyen en önemli faktör iklimdir — bu yüzden bitki haritası, iklim haritasının neredeyse aynısıdır.
Bitkilerin yeryüzünde yayılma özellikleri farklılık gösterir. Dünyanın birçok bölgesinde yetişebilen bitkilere kozmopolit bitkiler; çok dar bir bölgede nadir olarak görülen bitkilere ise endemik bitkiler denir.
İklim, doğal bitki örtüsünü etkileyen en önemli faktördür. Bir bölgedeki sıcaklık, nem ve yağış, güneşlenme ve rüzgâr özellikleri bitki örtüsünü doğrudan etkiler. Yeryüzünde sıcaklık ve nemin fazla olduğu alanlarda bitki örtüsü gür; kurak, yarı kurak ve soğuk iklim bölgelerinde ise bitki örtüsü seyrek ve cılızdır.
Yer şekilleri: dağların uzanışı, yükselti, bakı durumu ve engebelilik gibi özellikler bitki topluluklarının dağılışını etkiler.
Toprak: bitkiler toprak üzerine yerleşir ve besin maddelerini topraktan alır. Toprağın içerdiği besin maddeleri, kalınlığı, geçirgenliği, dokusunun sık veya gevşek; yapısının kalkerli, killi veya kumlu olması gibi özellikler bitki örtüsünün dağılışını etkiler.
Biyolojik etkenler: bazı hayvanlar bitkilerin polen ve tohumlarını taşır, üremeyi ve yayılmayı kolaylaştırır; bazıları ise aşırı tüketim yaparak zarar verir. İnsanlar hayvan otlatma, ormanlardan aşırı yararlanma, tarla ve yerleşim alanı açma gibi amaçlarla doğal bitki örtüsünü ciddi şekilde tahrip eder; ayrıca koruma ve ağaçlandırma çalışmalarıyla olumlu katkı da sağlar.
Üçü de bitkinin yayılışıyla ilgilidir ama farklı şeyler söyler: kozmopolit = dünyanın birçok bölgesinde yetişebilen; endemik = çok dar bir bölgede nadir görülen, başka sahalarda rastlanmayan; relikt = geçmiş jeolojik zamanlardaki iklim dönemlerinden bugüne kadar varlığını sürdüren. Bir bitki hem endemik hem relikt olabilir — sığla ağacı ve kasnak meşesi gibi.
Ağaç topluluklarının dördü de farklı bir iklim bölgesine aittir; çalı topluluklarının üçü ise ortak bir hikâyeyi paylaşır: hepsi ormanların tahrip edildiği alanlarda yayılır.
Hangi iklimde? Maki ve garig Akdeniz’de, psödomaki ılıman okyanusalda. Neyin tahribinden sonra? Maki kızılçam ormanlarının, garig makilerin, psödomaki ormanların tahribinden sonra yayılır. Yani garig, makiden bir adım daha tahrip edilmiş ortamın bitkisidir. Üçüncü ipucu yaprakta: maki yaz kuraklığına dayanıklı, psödomaki ise kışın yaprağını döker.
Beş ot topluluğunu birbirinden ayıran şey yağış miktarı ve sıcaklıktır. Aynı sırayı yağış ölçeğinde dizersen tamamı yerli yerine oturur.
İkisi de karasal iklimin otudur, ikisi de ilkbaharda yeşerir. Ayrım üç noktadadır: çayır yarı nemli alanlarda, uzun boylu ve sık, yaz yağışlarıyla beslendiği için yaz boyu yeşil kalabilir, kışın kurur; step az yağışlı alanlarda (250-500 mm), kısa boylu ve cılız, yaz başında sararıp kurur. Bu yüzden hayvancılıkta çayır büyükbaşa, step küçükbaşa uygundur.
Türkiye’nin coğrafi konumu, ana yer şekillerinin uzanışı ve yükseltisi iklim çeşitliliğini dolayısıyla bitki çeşitliliğini artırmıştır. Türkiye arazisinin yaklaşık üçte biri (%29,8) ormanlarla kaplıdır; orman varlığı içinde iğne yapraklı ağaç türleri daha geniş alan kaplar. En yaygın ağaç türleri kızılçam, meşe ve karaçamdır.
Normal step, yağış azlığının doğal sonucudur. Antropojen step ise insanın ürünüdür: meşe, ardıç ve karaçam ormanlarının tahrip edildiği daha yağışlı alanlarda sonradan yayılmıştır. Bu yüzden aralarında seyrek ağaçlar kalmıştır ve “ağaçlı bozkır” adını alır. Bir alanda bozkır görüp “demek burada yağış az” demek her zaman doğru değildir — orası bir zamanlar orman olabilir.
Bitki örtüsü, bulunduğun yerin iklimini okumanın en hızlı yoludur — üstelik hiçbir alet gerekmez.
Kıyı boyunca gördüğün bodur, sert ve parlak yapraklı çalılar makidir ve bulundukları yerde bir zamanlar kızılçam ormanı vardı. Akdeniz kıyısında ortalama 1.000 m’ye kadar çıkar.
Mutfaktaki defne yaprağı ile pekmezi yapılan keçiboynuzu birer maki türüdür. Yabani zeytin, zakkum ve mersin de aynı listede.
Karadeniz’de yol kenarındaki orman gülü, şimşir ve çobanpüskülü psödomakidir: ılıman okyanusal iklimde ormanların tahrip olduğu yerlerde yayılır ve kışın yaprağını döker.
İlkbaharda yemyeşil olup yaz başında sararan kısa otlar bozkırdır (step). Yıllık yağış 250-500 mm arasındadır. Gelincik ve yavşan otu da bu topluluğun üyesidir.
Erzurum, Kars ve Ardahan’ın yüksek platolarındaki uzun boylu, yaz boyu yeşil otlar çayırdır. Toroslar ve KAD’da 2.000 m üstündekilere dağ çayırı (Alpin çayır) denir.
Kayın ve gürgen ılıman kuşağın karma ormanlarında; ladin, sarıçam ve köknar ise tayga ormanlarında yaygın türlerdir. Türkiye’de en yaygın üç tür kızılçam, meşe ve karaçamdır.
Afrika belgesellerindeki uzun boylu sarı otlar ve tek tük ağaçlar savandır: yağışlı mevsimde yeşerir, yağışsız dönemde sararıp kurur. Ekvatoral bölge ile çöller arasında yer alır.
Kaktüs bir çöl bitkisidir: yıllık yağışın 250 mm’nin altına düştüğü yerlerde, suyu depolayarak ve su kaybını azaltarak yaşar. Bu yüzden az sulaman gerekiyor.
Sığla ağacı hem endemik (başka sahalarda rastlanmaz) hem de relikt (geçmiş jeolojik dönemlerden kalma) bir bitkidir. Türkiye’deki 12.000 civarındaki türün yaklaşık 3.800’ü endemiktir.
51 soruluk test · bitki toplulukları, dağılışı etkileyen faktörler ve Türkiye’de bitki örtüsü
Doğal bitki örtüsü: doğada kendiliğinden yayılan bitkilerin oluşturduğu topluluk. Bitki topluluğu: benzer türdeki bitkilerin bir araya gelmesi. Kozmopolit: dünyanın birçok bölgesinde yetişebilen. Endemik: çok dar bir bölgede nadir görülen.
İklim (en önemlisi): sıcaklık, nem-yağış, güneşlenme, rüzgâr.
Sıcaklık ve nem fazlaysa gür; kurak, yarı kurak ve soğukta seyrek ve cılız.
Yer şekilleri: dağların uzanışı, yükselti, bakı, engebelilik.
Toprak: besin maddeleri, kalınlık, geçirgenlik, doku, kalkerli-killi-
kumlu yapı.
Biyolojik etkenler: hayvanlar (polen-tohum taşıma ↔ aşırı tüketim),
insan (tahrip ↔ koruma ve ağaçlandırma).
Ilıman karma orman: ılıman okyanusal, yağış > 1.000 mm; kayın,
gürgen + ladin, sarıçam.
Ekvatoral yağmur ormanı: yıl boyu sıcak-yağışlı; uzun boylu geniş
yapraklı, canlı çeşitliliği çok; Amazon, Kongo, Endonezya.
Tayga (boreal): sert karasal; sarıçam, köknar, ladin; Sibirya,
İskandinavya, Kanada, Alaska.
Muson ormanı: muson iklimi; geniş yapraklı ve gür;
teak (tik) karakteristik.
Maki: Akdeniz iklimi, kızılçam ormanı tahribi; yaz kuraklığına
dayanıklı, dar-sert-parlak-tüylü yaprak; yabani zeytin, defne, zakkum, keçiboynuzu, mersin.
Garig (frigana): Akdeniz’de yağışın azaldığı, eğimin fazla ve
toprağın elverişsiz olduğu, makilerin tahrip edildiği alanlar; diken
çalısı, laden, yasemin.
Psödomaki: ılıman okyanusal, ormanların tahribi;
kışın yaprak döker; şimşir, çobanpüskülü, orman gülü, kızılcık.
Savan: ekvatoral ile çöller arası, yazı çok yağışlı; uzun boylu gür
ot.
Çayır: karasalın yarı nemli alanları ve dağ yükseklikleri; uzun boylu
sık ot; Alpin çayır.
Step (bozkır): az yağışlı karasal, 250-500
mm; kısa boylu cılız otlar, yaz başında kurur.
Tundra: kutup dairesine yakın, 8-9 ay 0 °C altı; liken, yosun, otsu
bitkiler.
Çöl bitkileri: yağış < 250 mm; dikensi yapraklar ve
kaktüs.
Arazinin yaklaşık üçte biri (%29,8) ormanlık. Orman varlığı içinde iğne yapraklılar daha geniş alan kaplar. En yaygın türler: kızılçam, meşe, karaçam.
Kuzey Anadolu ormanları (~%27): Karadeniz kıyıları ve KAD;
tür çeşidinin en fazla olduğu alan.
Akdeniz ormanları (~%22): Akdeniz kıyı kuşağı, Batı ve Orta
Toroslar; asıl orman kuşağı ortalama 1.000 m’den sonra başlar;
kızılçam, karaçam, köknar, sedir.
Batı Anadolu ormanları: Kazdağı ve Uludağ’ın kuzey yamaçlarında
kayın, kestane, gürgen, ıhlamur; diğer yamaçlarda kızılçam, meşe, karaçam.
İç bölge ormanları: yağış azlığı ve tahribat nedeniyle az;
meşe, karaçam, ardıç; Akdağlar’da sarıçam.
Güneydoğu, orman varlığının en az olduğu bölgedir (kuraklık).
Maki üst sınırı: Akdeniz ~1.000 m, Ege ~800 m, Marmara ~500 m.
Türler: yabani zeytin, keçiboynuzu, menengiç, sakız, sandal, mersin, defne, kermez meşesi,
akçakesme.
Garig: Ege’deki yarımada ve adalarda, toprak varlığının yetersiz
olduğu yerlerde.
Psödomaki: Karadeniz kıyı kuşağında ortalama
200 m’ye kadar.
Step: iç kesimler ve GD Anadolu’nun güneyinde
1.000 m’nin altındaki ova ve platolar; geven, çoban yastığı, yavşan
otu, çakır dikeni, gelincik, sığırkuyruğu, menekşe.
Antropojen step (ağaçlı bozkır): meşe, ardıç, karaçam ormanlarının
tahribiyle sonradan yayılan bozkırlar.
Çayır: Erzurum, Kars, Ardahan platoları; Toroslar ve KAD’da
2.000 m üstünde Alpin çayırlar.
Endemik: yeryüzünün belirli bir bölgesinde yaşayan ve başka
sahalarda rastlanmayan türler. Türkiye’deki 12.000 civarındaki türün
yaklaşık 3.800’ü endemiktir.
Relikt: geçmiş jeolojik zamanlardaki iklim dönemlerinden bugüne
varlığını sürdüren bitkiler; Türkiye’deki türlerin yaklaşık
beşte biri relikttir. Relikt bitkilerin en iyi korunduğu yerler
engebeli alanlardaki vadi ve çukurluklardır.
Sığla ağacı ve kasnak meşesi hem endemik hem relikttir.
Maki (Akdeniz, kızılçam tahribi) ↔ garig (maki tahribi) ↔ psödomaki (ılıman okyanusal, kışın yaprak döker) · çayır (yarı nemli, uzun boylu) ↔ step (az yağışlı, kısa boylu, yaz başında kurur) · savan (yazı çok yağışlı, uzun boylu) ↔ step · doğal step ↔ antropojen step (insan kaynaklı).
250-500 mm → step yağışı · 250 mm altı → çöl · 1.000 mm üstü → ılıman kuşağın karma ormanları. Türkiye’de: maki 1.000 / 800 / 500 m, psödomaki 200 m, Alpin çayır 2.000 m, step 1.000 m altı.