Dört Deniz
Dört Ayrı
Tuzluluk
Türkiye’nin Akdeniz, Ege Denizi, Marmara Denizi ve Karadeniz’e kıyısı vardır. Türkiye, adalar dâhil yaklaşık 8.333 km’lik kıyı şeridine sahiptir. En uzun kıyı şeridi Ege Denizi’ndedir. Bir önceki ünitedeki bütün su kaynağı türlerinin Türkiye’deki karşılığını burada bulacağız.
Dört denizin dördü de iç denizdir ama tuzluluk oranları, kıyı biçimleri ve doğal liman sayıları birbirinden farklıdır. Bu farklar tesadüf değil; buharlaşma, tatlı su girdisi ve kıyının şekli belirliyor.
Akdeniz: Avrupa, Afrika ve Asya kıtaları arasında yer alan bir iç denizdir. Batıda Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, doğuda Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e ve oradan da Bab’ülmendep Boğazı ile Hint Okyanusu’na bağlanır. Buharlaşma oranı yüksek, tuzluluk oranı ortalama ‰38’dir. Türkiye’nin güney kıyılarında girinti ve çıkıntılar azdır, doğal liman sayısı fazla değildir.
Ege Denizi: Yunanistan ile Türkiye arasında yer alan ve çok sayıda adadan oluşan bir iç denizdir. Kıyılarında girinti ve çıkıntılar çok olduğundan doğal liman sayısı fazladır. Tuzluluk oranı ortalama ‰35 civarındadır. Deniz suyunun sıcaklığı güneyden kuzeye doğru azalır.
Marmara Denizi: Anadolu ve Trakya yarımadaları arasında yer alan bir iç denizdir; ülke sınırları içindedir. İstanbul Boğazı Karadeniz’e, Çanakkale Boğazı Ege Denizi’ne bağlar. Kuzey kıyılarında girinti ve çıkıntı daha az, güney kıyılarında fazladır. Tuzluluk oranı ortalama ‰22’dir.
Karadeniz: Türkiye’nin kuzeyindeki iç denizdir. Girinti ve çıkıntılar az olduğu için doğal koy ve körfez azdır. Tuzluluk oranı ortalama ‰18’dir. 150-200 metre derinlikten itibaren oluşan hidrojen sülfür gazı nedeniyle bu derinliğin altında canlı yaşamına rastlanmaz. Buna rağmen Karadeniz, Türkiye’de denizlerde avlanan balıkların yaklaşık %80’ini karşılamaktadır.
İstanbul Boğazı, Karadeniz’in sularını üst akıntıyla Akdeniz’e; tuzluluk oranı fazla olan Akdeniz’in sularını da alt akıntıyla Karadeniz’e taşır. Bu durum, balıkçılık açısından olumlu fakat deniz ulaşımı açısından olumsuz bir durum oluşturur. Çanakkale Boğazı’nda ise Ege Denizi’nin suları dipten Marmara’ya akarken Marmara’nın suları üstten ters akıntı oluşturur. İki boğazda da mantık aynıdır: tuzlu (ağır) su dipten, az tuzlu (hafif) su üstten gider.
Göller, Türkiye’nin yüz ölçümünün yaklaşık olarak %1,2’sine karşılık gelir. Bazı alanlarda göl sayısı fazla iken bazı alanlarda ise çok azdır. Türkiye’de çok sayıda yerli kaya ve set gölleri vardır.
Konu özetinde Acıgöl iki ayrı yerde geçiyor: tektonik göller listesinde Acıgöl, volkanik göller listesinde ise Acıgöl (Karapınar). Aynı şekilde Van Gölü tek bir gruba girmez — tektonik-volkanik set oluşumludur, yani karma göldür. Beyşehir, Eğirdir, Yarışlı, Suğla ve Kovada ise tektonik-karstik. Soru “hangisi tamamen volkaniktir” derse bu karma göller cevap olamaz.
Türkiye, çevresindeki ülkelere göre akarsu ağı bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Türkiye akarsuları; havzanın iklim özellikleri, bölgenin jeolojik ve jeomorfolojik yapısı, havzanın denizlere yakınlığı gibi faktörlerin etkisiyle birbirinden farklı özellikler gösterir.
Türkiye’nin kapalı havzaları: Göller Yöresi, Tuz Gölü, Van Gölü ve Hazar Gölü havzaları. Buradaki Hazar Gölü, Elazığ’daki tektonik göldür ve Dicle Nehri buradan doğar. Aras ve Kura nehirleri ise Türkiye sınırları dışında Hazar Denizi’ne döküldükleri için kapalı havza özelliği gösterir — bu iki “Hazar” aynı yer değildir. (Konu özeti bu satırda “Hazar Gölü” yazımını kullanıyor; kastedilen su kütlesi Hazar Denizi’dir.)
Türkiye’de hangi kaynak türünün nerede çıktığı doğrudan arazinin yapısına bağlı: engebeli arazide yamaç, karstik arazide voklüz, ova tabanında artezyen, kırıklı arazide fay kaynağı.
Dikkat: tuz üretimi yalnız denizlerde değil göllerde de yapılır; ulaşım ise akarsu listesinde yok, deniz ve göl listesinde var.
Fay kaynaklarının Türkiye’de bu kadar yaygın olması bir tesadüf değil, önceki ünitelerin doğrudan sonucu: Türkiye genç oluşumlu ve kırıklı bir arazi yapısına sahip; üç ana fay sistemi ülkeyi baştan başa kesiyor. Levha sınırları ile sıcak su kaynaklarının dağılışı paralel olduğu için deprem riski yüksek olan ülke, aynı sebeple jeotermal ısı ve kaplıca uygulamalarında dünyada ilk 5 ülke içindedir.
Türkiye’nin su kaynakları konusu, yediğin balıktan tuttuğun vapura kadar her yerde karşına çıkıyor.
Karadeniz, Türkiye’de denizlerde avlanan balıkların yaklaşık %80’ini karşılar. İlginç olan şu: aynı denizde 150-200 m derinlikten itibaren hidrojen sülfür gazı nedeniyle canlı yaşamı yoktur — balıkçılık yüzeye yakın katmanda yapılır.
İstanbul Boğazı’ndaki çift yönlü akıntı balıkçılık için olumlu, deniz ulaşımı için olumsuzdur. Kaptanların rotayı sürekli düzeltmesinin sebebi bu.
Ege’de bu kadar çok koy ve marina olmasının nedeni: girinti ve çıkıntıların çok olması, dolayısıyla doğal liman sayısının fazla olması. Akdeniz kıyısında ise girinti çıkıntı az, doğal liman sayısı fazla değil.
Türkiye’de tuz üretimi hem denizlerden hem de göllerden yapılır — Tuz Gölü bunun en bilinen örneğidir ve gideğeni olmayan, tuzlu bir tektonik göldür.
Türkiye jeotermal ısı ve kaplıca uygulamalarında dünyada ilk 5 ülke içinde. Sebebi genç oluşumlu ve kırıklı arazi yapısı — yani fay kaynaklarının yaygınlığı.
Denizli Sarayköy ve Aydın Germencik’te jeotermal santraller var. Akarsulardan ise hidroelektrik üretiliyor — ama Susurluk gibi yatak eğimi az havzalarda potansiyel düşüktür.
Uzungöl bir alüvyal set gölüdür. Aynı yörede Sera Gölü ve Tortum Gölü ise heyelan set gölleridir — Karadeniz’in eğimli yamaçları ikisini de mümkün kılıyor.
Şehir suyunu sağlayan baraj gölü bir yapay set gölüdür ve dört amaçla yapılır: içme suyu, tarımsal sulama, sel-taşkın önleme, elektrik üretimi.
Kızılırmak, ülke sınırları içinde bulunan en uzun akarsudur (1.355 km) ve Karadeniz Havzası’ndadır. Ağzında Bafra Deltası’nı oluşturur.
50 soruluk test · Türkiye’nin denizleri, gölleri, akarsu havzaları ve yer altı suyu kaynakları
Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’e kıyısı vardır. Adalar dâhil yaklaşık 8.333 km kıyı şeridi; en uzun kıyı şeridi Ege Denizi’ndedir. Marmara Denizi ülke sınırları içindedir.
Akdeniz ‰38 (buharlaşma yüksek) → Ege ‰35 → Marmara ‰22 → Karadeniz ‰18.
Akdeniz: Cebelitarık → Atlas, Süveyş → Kızıldeniz, Bab’ülmendep →
Hint Okyanusu. Güney kıyılarında girinti az, doğal liman sayısı fazla değil.
Ege: çok sayıda ada, girinti çıkıntı çok, doğal liman fazla; su
sıcaklığı güneyden kuzeye azalır.
Marmara: kuzey kıyılarında girinti az, güneyde fazla.
Karadeniz: doğal koy ve körfez az; 150-200 m’den itibaren
hidrojen sülfür nedeniyle canlı yok; buna rağmen avlanan balığın
%80’ini karşılar.
İstanbul Boğazı: Karadeniz’in suları üst
akıntıyla Akdeniz’e; tuzlu Akdeniz suyu alt akıntıyla
Karadeniz’e. Balıkçılığa olumlu, deniz ulaşımına
olumsuz.
Çanakkale Boğazı: Ege’nin suları dipten Marmara’ya, Marmara’nınki
üstten ters akıntı.
Göller yüz ölçümün %1,2’si.
Tektonik: Manyas, Uluabat, İznik, Sapanca, Burdur, Acıgöl, Tuz Gölü,
Eber, Akşehir, Ilgın (Çavuşçu), Seyfe, Hazar, Aktaş.
Volkanik: Nemrut, Meke Tuzlası, Acıgöl (Karapınar), Nar Gölü, Süphan
Dağı’ndakiler.
Karstik: Avlan, Kestel, Salda; Kızören, Meyil, Çıralı obrukları;
Hafik, Demiryurt (Tödürge).
Sirk: Kilimli, Aynalı (Uludağ); Deligöl (Kaçkar).
Volkanik set: Çıldır, Erçek, Nazik, Haçlı, Balık.
Heyelan set: Abant, Yedigöller, Boraboy, Zinav, Sera, Tortum.
Alüvyal set: Marmara, Bafa, Köyceğiz, Uzungöl, Eymir, Mogan.
Kıyı set: Büyük Çekmece, Küçük Çekmece, Durusu, Akyatan.
Karma: tektonik-karstik → Beyşehir, Eğirdir, Yarışlı, Suğla, Kovada;
tektonik-volkanik set → Van Gölü.
Boyları kısa · yatak eğimi fazla · genellikle denge profiline ulaşmamış · rejimleri düzensiz · çoğunluğu ülke sınırları içinde denize dökülür · yağmur, kar, buz, kaynak ve bazen göl sularıyla beslenir.
Yağmur: Bakırçay, Gediz · kar-buz: Aras, Kura · karstik kaynak: Aksu, Manavgat, Göksu, Zamantı · göl: Arpaçay (Çıldır), Kovada Çayı (Eğirdir), Çarşamba Suyu (Beyşehir) · karma rejimli: Fırat, Kızılırmak.
Açık: Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, Basra.
Kapalı: Göller Yöresi, Tuz Gölü, Van Gölü, Hazar Gölü.
Aras ve Kura ülke sınırları dışında Hazar Denizi’ne döküldükleri
için kapalı havza özelliği gösterir.
Kızılırmak (1.355 km) ülke içindeki en uzun akarsu · Çoruh Gürcistan’da denize dökülür · Bartın Çayı’ndan kısmen ulaşımda faydalanılır · Susurluk yatak eğimi az → HES potansiyeli düşük · Meriç Bulgaristan-Yunanistan’dan, Asi Suriye’den gelir · Fırat = Murat + Karasu; Dicle Hazar Gölü’nden doğar, kolları Batman Çayı ve Zap Suyu.
Yamaç (vadi): dağlık ve engebeli araziler · karstik: Şekerpınarı (Pozantı), Kapuzbaşı (Kayseri), Düdensuyu (Antalya) · artezyen: Konya, Muş, Erzincan, Bursa, Çukurova ovaları · fay (sıcak su): genç ve kırıklı arazi nedeniyle yaygın; Denizli Sarayköy ve Aydın Germencik’te jeotermal santral. Türkiye jeotermal ısı ve kaplıcada dünyada ilk 5 ülke içinde.
Deniz: ulaşım, su ürünleri, tuz, kıyı ve yat turizmi.
Akarsu: içme-kullanma, enerji, sulama, turizm.
Göl: içme-kullanma, enerji, sulama, turizm, ulaşım, su ürünleri,
tuz.
Yer altı suyu: kaplıca, konut ve sera ısıtma, enerji, sulama,
içme-kullanma.