Su Çözer
Dalga
Yontar
Kireç taşı (kalker), alçı taşı (jips), kaya tuzu gibi suların çözebildiği kimyasal tortul kayaçlardan oluşan arazilere karstik arazi adı verilir. Bu ünitede önce suyun kayacı içeriden çözmesine, sonra dalga ve akıntıların kıyıyı biçimlendirmesine bakacağız.
Karstik arazilerde kayaçların yer üstü ve yer altı suları tarafından çözünmeye uğraması veya çözünen minerallerin tekrar çökelmesiyle karstik şekiller oluşur. Kayaçların çözünmesiyle aşındırma şekilleri; çözünen minerallerin tekrar çökelmesiyle biriktirme şekilleri oluşur. Karstik şekillerin yaygın olduğu arazilere karst topoğrafyası denir.
Bu dört şekil arasındaki tek ayrım büyüklüktür: lapya → dolin → uvala → polye. Sınav bunu genellikle “hangisi en geniştir” diye sorar.
Üçü de çukur ama oluşumları bambaşka. Dolin yüzeyde çözünmeyle oluşan çanak; obruk yer altındaki mağara tavanının çökmesiyle oluşan derin çukur; düden ise çukur bile değil — suyun yer altına indiği çatlaktır. Bir akarsu düdenlere girip kayboluyorsa geride bıraktığı vadi kör vadidir.
Aşındırma ve biriktirme burada aynı maddenin iki hâlidir: su kalkeri çözer, taşır ve başka bir yerde bırakır. Bu yüzden aynı mağarada hem aşındırma hem biriktirme şekli bulunur.
Hatırlama yolu: sarkıt sarkar (tavandan), dikit dikilir (tabandan), ikisi buluşunca sütun olur.
Karbondioksit oranı fazla olan suların içindeki çözünmüş minerallerin, suların yeryüzüne çıktığı yerlerde veya yer altındaki mağaralarda çökelmesiyle oluşan şekillerdir.
Dikkat: traverten hem bu ünitede bir karstik biriktirme şeklidir, hem de bir önceki ünitede sayılan kimyasal tortul kayaçtır (kireç taşı, alçı taşı ve kaya tuzuyla aynı grupta). İkisi çelişmez — şeklin adı da kayacın adı da aynıdır.
Karstik şekillerin oluşması için kayacın suda çözünebilmesi gerekir. Konu özetinin verdiği üç kayaç: kireç taşı (kalker), alçı taşı (jips) ve kaya tuzu — üçü de kimyasal tortul kayaçtır. Bu yüzden granit ya da bazalt arazisinde dolin, obruk, mağara aramak boşunadır; oralarda tor topoğrafyası veya bazalt sütunları görülür.
Okyanus, deniz ve göl sularında rüzgâr, deprem, volkanizma, su altı kütle hareketleri gibi etkenlerle oluşan salınım hareketlerine dalga; rüzgârlar, gelgit, denizler arası seviye ve tuzluluk oranı farkı gibi faktörlerin etkisiyle oluşan belirli bir yönde olan hareketlere ise akıntı denir.
Dalga ve akıntılar kıyının çabuk derinleştiği ve kıyı gerisindeki arazinin hemen yükseldiği yerlerde hızları kesilmeden kıyıya çarpar. Çarpmanın etkisiyle bu kıyıda aşınım şekilleri oluşur.
Kıyı derinliğinin az olduğu yerlerde hızı azalan dalga ve akıntılar, taşıdıkları malzemeleri kıyıya yakın yerlere veya kıyıya yığarak biriktirme şekilleri oluşturur.
Karaların deniz altında devam eden, ortalama 200 m derinliğe kadar olan doğal uzantısına kıta sahanlığı (şelf) adı verilir. Derinliğin kısa mesafede arttığı kıyılarda kıta sahanlığı darken derinliğin uzun mesafede arttığı kıyılarda kıta sahanlığı daha geniştir. Bu tanım kıyı tiplerini anlamanın anahtarıdır: dar şelf → boyuna kıyı, falez; geniş şelf → enine kıyı, biriktirme şekilleri.
Okyanus ve deniz kıyılarında iç ve dış kuvvetler, jeolojik yapı gibi faktörlerin etkisiyle farklı kıyı tipleri oluşur. Her birinin oluşumu ayrıdır: dağların yönü, buzul, gelgit, çökme, mercan…
Üçünde de bir vadi suyla dolar ama vadinin kimden kaldığı ve suyun neden yükseldiği farklıdır: fiyortta buzul vadisi (buzullar erimiş, deniz yükselmiş), riada akarsu vadisi (derin ve dik yamaçlı, deniz yükselmiş), haliçte akarsu vadisi ama sebebi gelgittir. Türkiye’nin güneybatısında hem dalmaçya hem ria kıyı örnekleri bulunur; ayrım oradaki vadinin çökmeyle mi yoksa deniz yükselmesiyle mi dolduğudur.
Bu ünitedeki kavramların neredeyse hepsi Türkiye’de görülebilir — üstelik çoğu bilinen tatil yerlerinde.
Rehberin gösterdiği tavandan sarkan sivri oluşumlar sarkıt, yerden yükselenler dikit, birleşip kolon hâline gelmişse sütun. Mağaraların birbirine bağlandığı geçitler galerilerdir.
Beyaz basamaklar travertendir: karbondioksit oranı fazla suların içindeki çözünmüş minerallerin, suların yeryüzüne çıktığı yerde çökelmesiyle oluşur.
Tarlanın ortasında aniden açılan derin çukur bir obruktur: yer altındaki mağara tavanının çökmesiyle oluşur. Yüzeyde yavaşça oluşan çanak biçimli çukur ise dolindir.
Karstik bir arazide dere aniden yerin altına giriyorsa girdiği çatlak düden, geride bıraktığı ve orada biten vadi kör vadidir.
Yolun hemen yanındaki dik kaya duvarları falezdir. Karadeniz boyuna kıyıdır: dağlar kıyıya paralel, deniz çabuk derinleşiyor, kıta sahanlığı dar, girinti çıkıntı az.
Sürekli koy ve körfeze girip çıkıyorsan enine kıyıdasın: dağlar kıyıya dik uzanıyor, kıta sahanlığı geniş, kıyı girintili çıkıntılı.
Karadan adaya uzanan ince kum şeridi bir tombolodur: kıyı oklarının kıyı açığındaki adaları ana karaya bağlamasıyla oluşan yarımada.
Deniz kıyısında, ince bir kum şeridiyle denizden ayrılmış sığ göl bir lagündür. Onu kapatan şerit kıyı kordonudur.
Dik yamaçlar arasında içeri sokulan uzun deniz kolları fiyortlardır: buzul vadileri, buzullar eriyip deniz yükselince sular altında kalmıştır.
50 soruluk test · karstik aşındırma ve biriktirme şekilleri, dalga şekilleri ve dokuz kıyı tipi
Kireç taşı (kalker), alçı taşı (jips), kaya tuzu gibi suların çözebildiği kimyasal tortul kayaçlardan oluşan araziler. Karstik şekillerin yaygın olduğu arazilere karst topoğrafyası denir.
Lapya (küçük oluk/yarıntı) · dolin (çanak) · uvala (birkaç dolinin birleşmesi) · polye (çok geniş, tabanı düz) · mağara (yer altı boşluğu) · obruk (mağara tavanının çökmesi) · düden (suyun yer altına indiği çatlak) · kör vadi (düdenle sonlanan vadi).
Sarkıt (tavanda birikip aşağı sarkan) · dikit (tabanda birikip yukarı uzanan) · sütun (ikisinin birleşmesi) · traverten (CO₂ oranı fazla suların yeryüzüne çıktığı yerde ya da mağarada çökelmesi).
Dalga: rüzgâr, deprem, volkanizma ve su altı kütle hareketleriyle
oluşan salınım hareketi.
Akıntı: rüzgârlar, gelgit, denizler arası seviye ve tuzluluk oranı
farkıyla oluşan, belirli bir yönde olan hareket.
Kıyının çabuk derinleştiği ve arazinin hemen yükseldiği yerlerde dalgalar hızları kesilmeden çarpar. Falez (yalıyar): kıyının aşınıp gerilemesiyle oluşan diklik. Aşınım düzlüğü (abrazyon platformu): falezin gerilemesiyle önünde oluşan düzlük.
Kıyı seti (açıkta kum seti) → kıyı oku (bir ucu karaya bağlı) → kıyı kordonu (koyun ağzını kapatır) → lagün (koy/körfezin önü kapanır). Ayrıca tombolo (adayı karaya bağlayan yarımada) ve kumsal (plaj).
Karaların deniz altında devam eden, ortalama 200 m derinliğe kadar olan doğal uzantısı. Derinlik kısa mesafede artıyorsa dar, uzun mesafede artıyorsa geniştir.
Boyuna: dağlar kıyıya paralel, deniz çabuk derinleşir, şelf dar,
girinti çıkıntı az, falez fazla → Türkiye’de Karadeniz ve Akdeniz.
Enine: dağlar kıyıya dik, şelf geniş, girintili çıkıntılı →
Türkiye’de Ege, Atlas Okyanusu kıyıları.
Fiyortlu: buzul vadilerinin sular altında kalması — Norveç,
İzlanda, Grönland, Güney Şili.
Skyer: hörgüç kaya, drumlin ve moren setlerinin adalara dönüşmesi —
İsveç, Finlandiya.
Ria: deniz yükselmesiyle derin ve dik yamaçlı akarsu vadilerinin
dolması — KB İspanya, İngiltere, G. Çin, Türkiye’nin GB’si.
Haliçli: akarsu vadilerinin gelgit
sonucu sular altında kalması — Batı Avrupa.
Limanlı: derin koy/körfezler ya da haliçlerin kıyı kordonlarıyla
kapanıp lagüne dönüşmesi — Odesa Körfezi, Azak Denizi, Kuzey Karolina.
Dalmaçya: kıyıya paralel dağ sırasının çökmesi, alçak yerlerin
dolması, yüksek yerlerin ada olarak kalması — Hırvatistan, Türkiye’nin GB’si.
Mercan resifli: mercanların kalkerli iskeletlerinin yığılmasıyla
oluşan resifler — Endonezya, Filipinler, Avustralya.
Dolin (çözünme çanağı) ↔ obruk (mağara tavanının çökmesi) ↔ düden (suyun indiği çatlak) · uvala (dolinlerin birleşmesi) ↔ polye (en geniş, tabanı düz) · sarkıt (tavan) ↔ dikit (taban) · kıyı oku (bir ucu karaya bağlı) ↔ kıyı kordonu (koyun ağzını kapatır) ↔ lagün (kapanmış su) · fiyort (buzul vadisi) ↔ ria (akarsu vadisi + deniz yükselmesi) ↔ haliç (akarsu vadisi + gelgit).