Bir Metre
On Bin Yıl
Eder
Toprağın oluşumunda ilk aşama, kayaçların ayrışmasıdır. Tarım yapılabilecek 1 metre kalınlığında toprağın oluşması için ortalama 10-15 bin yıllık bir süre gerekir. Bu ünitede toprağın nasıl oluştuğunu, kaç türü olduğunu ve Türkiye’de nasıl kullanıldığını göreceğiz.
Kayaçlar ortam özelliklerine göre fiziksel ayrışma ve kimyasal çözünme olmak üzere iki şekilde ayrışmaya uğrar. Hangisinin baskın olduğu, o bölgede toprağın ne kadar hızlı ve ne kadar kalın oluşacağını doğrudan belirler.
Kayaçların fiziksel yollarla çatlaması, parçalanması ve ufalanmasıdır. Uzun sürer ve toprak oluşumu oldukça yavaştır.
Suyun kayaçları çözmesi ve minerallerini ayrıştırmasıyla oluşur.
Humus: canlı kalıntıların çürüyerek parçalanması sonucu oluşan organik maddelere humus denir. Bu maddelerin toprağa karışmasıyla humuslu topraklar oluşur.
Katmanlaşmasını tamamlayan topraklara olgunlaşmış toprak denir. Ancak dış kuvvetlerin taşıdığı malzemelerin birikmesiyle oluşan topraklarda katmanlaşma tamamlanamaz. Bu cümle, ilerideki azonal toprakların neden katmansız olduğunu baştan açıklıyor: taşınmış malzeme yerinde yeterince duramadığı için horizonlar gelişemez.
Bu bölümün asıl önemi şu: toprak türlerinin üçe ayrılması (zonal, intrazonal, azonal) doğrudan hangi faktörün baskın olduğuna göre yapılıyor. Faktörleri anlarsan sınıflandırma kendiliğinden oturuyor.
İklim toprak oluşumunu etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Sıcaklık ve yağış; kayaçların çözünme şeklini, toprağın oluşum hızını ve kalınlığını belirler. Topraktaki canlı hayatına ve organik madde miktarına etki eder. Toprağın yıkanma miktarını ve buna bağlı olarak tuz, kireç vb. minerallerin oranını etkiler. Oluşumunda iklim etkisinin ön planda olduğu topraklara zonal topraklar denir.
Ana materyalin sertliği toprağın çözünme ve oluşum hızını etkiler; kolay çözünebilir kayaçlar üzerinde toprak oluşumu daha hızlıdır. Mineral bileşimi toprağın kimyasal yapısını, su tutma kapasitesini, geçirimliliğini, verimini ve rengini etkiler. Ana materyalin etkisinin belirgin olduğu topraklara intrazonal topraklar denir.
Türkiye’de genç oluşumlu ve yamaç eğimi fazla araziler yaygındır. Toprak oluşumu, genç volkanik araziler ile eski göl tabanları gibi yeni oluşmuş araziler üzerinde henüz tamamlanmamıştır. Yani Türkiye’de toprak çeşitliliği fazla ama olgunlaşmış toprak her yerde yok — bunun iki sebebi arazinin gençliği ve eğimin fazlalığıdır.
Zonal topraklar, ana materyalin ayrışmasıyla oluşmuş yerli topraklardır. Oluştuğu yerdeki iklim ve bitki örtüsünün özelliklerini yansıtır. Bu yüzden bir zonal toprağın adını duyduğunda hangi iklim bölgesinde olduğunu da bilirsin.
Yıkanma tek başına “iyi” ya da “kötü” değildir; sonucu topraktan neyin gittiğine bağlıdır. Lateritte yıkanma fazla olduğu için bitki örtüsü gür olmasına rağmen humus birikimi çok azdır. Podzolde yıkanma tuz ve kireci alıp götürür ama humus düşük, toprak verimsizdir. Buna karşılık step topraklarında yıkanma az olduğu için tuz ve kireç kalır — yine de organik maddece fakir olduğundan verim düşüktür. En verimlisi çernezyomdur: soğuk yüzünden çürüme yavaş, humus birikiyor.
İntrazonal topraklar: ana materyal üzerinde oluşan ve oluşumunu tamamlamamış topraklardır. Ana
materyalin özelliklerinin doğrudan yansıdığı bu topraklarda genel olarak A ve C horizonları oluşmuş,
B horizonu oluşmamıştır.
Azonal topraklar: dış kuvvetlerin taşıyıp biriktirdiği malzemelerden oluşan topraklardır. Oluştuğu
yerdeki ana kayanın ve iklimin özelliklerini yansıtmayan taşınmış topraklardır.
Genellikle mineral bakımından zengin ve verimlidir. Toprak katmanları belirgin değildir.
Bir toprağın hangi gruba girdiğini şu soruyla bul: bu toprağın oluşumunda ne baskın? İklim baskınsa zonal (laterit, terra rossa, çernezyom…), ana materyal baskınsa intrazonal (kireç taşı → rendzina, kil → vertisol, tuzlu taban → halomorfik), malzeme taşınmışsa azonal (akarsu → alüvyal, rüzgâr → lös, buzul → moren, yamaç → kolüvyal). Horizon ipucu: zonal tam katmanlı, intrazonalde B horizonu yok, azonalde katmanlar belirgin değil.
Türkiye’de topraklar; tarım, hayvancılık, ormancılık ve sanayi başta olmak üzere birçok alanda kullanılır. Topraktan yüksek verim elde edebilmek ve toprağın korunmasını sağlamak için toprak kullanımının doğru bir şekilde planlanması çok önemlidir.
Türkiye’de toprakların yaklaşık 1/3’ü tarımsal üretimde kullanılır. Genel olarak ova ve plato düzlükleri ile dağ etekleri tarım alanı olarak değerlendirilir. Toprağın özelliğine uygun olmayan ürünlerin yetiştirilmesi verimin düşük olmasına neden olur.
Sürekli artan nüfusun gıda başta olmak üzere ihtiyaçları giderek artmaktadır. Bu durum, birim alandan daha fazla ürün elde etme gerekliliğini ortaya çıkarır. Toprakların en doğru şekilde kullanılması, mevcut toprakların korunması ve gelecek nesillere aktarılması tüm insanlara düşen büyük bir sorumluluktur. Toprak kaybının başlıca sebepleri: erozyon, arazinin yanlış kullanımı, toprakların kimyasal, nükleer ve kentsel atıklar veya tarım ilacı kullanımı ile kirlenmesi. Bunu 1 metre toprağın 10-15 bin yılda oluştuğu bilgisiyle birlikte düşün: kaybedilen toprak insan ömrü ölçeğinde geri gelmez.
Toprak türleri soyut isimler gibi görünür ama hangi ürünün nerede yetiştiğini doğrudan belirler.
Antalya çevresindeki kırmızı toprak terra rossadır; rengini demir mineralinin oksitlenmesinden alır. Üzerinde zeytin ve turunçgiller yetişir, maki alanlarında kıl keçisi otlar.
Çukurova, Bafra ve Çarşamba alüvyal topraklardır: ince malzemeli, gevşek, mineralce zengin. Bu yüzden pamuk, mısır, tütün, yer fıstığı gibi değeri yüksek ürünler burada yetişir.
Karadeniz kıyı kuşağındaki kahverengi orman toprakları humusça zengin, yıkanmış ve kireçsizdir. Çay, fındık ve kivi orman topraklarında yetişir.
Step topraklarında buğday, arpa, nohut ve mercimek yetişir. Yağış 400 mm’nin altına düşünce toprak kahverengi, üstüne çıkınca kestane rengi olur.
Erzurum-Kars Platosu’ndaki çernezyom (kara toprak) üzerinde uzun boylu çayırlar yetişir; bu da büyükbaş hayvancılığa uygundur. Süt ve peynirin coğrafyası budur.
Volkanik arazilerdeki regosol topraklarda patates, soğan gibi yumrulu bitkiler ile üzüm yetiştirilir — bölgenin bağcılığı bu toprakla ilgilidir.
Çimento, tuğla, kiremit, seramik ve porselenin ham maddesi killi toprak; cam ise silis minerali içeren kumlu topraklardan üretilir. Türkiye’de bu sanayilerin her yere yayılmasının nedeni toprak çeşitliliğidir.
Killi tarlalarda kuruyunca oluşan derin çatlaklar vertisol toprağın işaretidir. Yapısı gereği kendiliğinden alt üst olduğu için bunlara “dönen topraklar” da denir.
Ağaç dikme kampanyalarının sebebi net: bitkiler kökleriyle toprağı tutar, erozyonu azaltır ve humus kazandırır. Kaybedilen toprağın yerine yenisi 10-15 bin yılda gelir.
51 soruluk test · toprak oluşumu, horizonlar, zonal-intrazonal-azonal topraklar ve Türkiye’de toprak kullanımı
Fiziksel ayrışma: çatlama, parçalanma, ufalanma. Uzun sürer, toprak
oluşumu yavaştır. Kurak-yarı kurak (en fazla çöl), soğuk bölgeler (buz çatlatması) ve dış kuvvetler.
Kimyasal çözünme: suyun kayaçları çözmesi. Toprak oluşumu
daha hızlı, kalınlık daha fazla.
Nemli-yağışlı, sıcak ve ılıman iklimlerde etkilidir.
A (yıkanma katı): malzemenin iyice ayrışıp inceldiği, yıkandığı,
verimli en üst katman; canlıların ve humusun bulunduğu toprağın canlı
katı.
B (birikme katı): üstten yıkanan kireç, tuz vb. minerallerin
biriktiği katman.
C (ayrışma katı): ana materyalden çözünen iri malzemeler.
D: ana materyal.
Humus: canlı kalıntıların çürüyerek parçalanmasıyla oluşan organik madde. Olgunlaşmış toprak: katmanlaşmasını tamamlamış toprak. Dış kuvvetlerin taşıdığı malzemelerden oluşan topraklarda katmanlaşma tamamlanamaz.
İklim baskın → zonal · ana materyal baskın → intrazonal · taşınmış malzeme → azonal. Diğer faktörler: yer şekilleri (yükselti, eğim, bakı), canlılar (humus, ayrışma), zaman (1 m toprak ≈ 10-15 bin yıl).
Laterit · terra rossa · kahverengi orman · podzol · tundra · kahverengi-kestane step · çernezyom · çöl toprakları. Ana materyalin ayrışmasıyla oluşan yerli topraklardır; iklim ve bitki örtüsünün özelliklerini yansıtır.
Laterit: gür bitki ama yıkanma fazla → humus çok az.
Podzol: A horizonu gri, humus düşük, verimsiz.
Step: yıkanma az → tuz-kireç yüksek, verim düşük.
Çernezyom: humus fazla, siyah, çok
verimli.
Tundra: organik maddece zengin ama tarıma elverişsiz.
Terra rossa: Akdeniz ve Ege kıyı kuşağı, Güney Marmara.
Kahverengi orman: Karadeniz kıyı kuşağı; diğer bölgelerde 1.000 m
üstü ormanlar altında.
Podzol: Doğu ve Batı Karadeniz’de dağların yükseklerinde.
Kahverengi step: İç Anadolu’da yağış < 400 mm, GD Anadolu.
Kestane step: yağış > 400 mm olan alanlar.
Çernezyom: Erzurum-Kars Platosu, Doğu Karadeniz yüksek yaylaları.
A ve C horizonu var, B horizonu yok.
Hidromorfik: bataklık/sazlık — Köyceğiz, Işıklı, Sultansazlığı,
Abant.
Halomorfik: kapalı havza tabanları, tuz birikimi — Erzurum, Iğdır
ovaları; Burdur ve Acı Göl kıyıları.
Kalsimorfik: rendzina (yumuşak kireç taşı, verimli) ve
vertisol (killi, “dönen topraklar” — Ergene, Muş, Bornova, Menemen, Konya).
Alüvyal (akarsu; Çukurova, Bafra, Menemen, Çarşamba, Erbaa, Niksar, Muş, Erzincan) · lös (rüzgâr) · moren (buzul) · kolüvyal (dağ etekleri; Aydın Dağları, Bozdağlar, Toroslar) · litosol (iri malzeme kalıntısı, dağ yamaçları) · regosol (volkanik, kumlu depolar; İç ve Doğu Anadolu).
Tarım ~1/3 · orman ~1/3 · çayır-mera ~1/5. Tarım alanları genel olarak ova ve plato düzlükleri ile dağ etekleridir.
Alüvyal: pamuk, mısır, tütün, yer fıstığı ·
step: buğday, arpa, nohut, mercimek ·
kırmızı Akdeniz: zeytin, turunçgiller ·
regosol: patates, soğan, üzüm ·
orman toprağı: çay, fındık, kivi ·
kolüvyal: meyve ağaçları.
Hayvancılık: step → küçükbaş; çernezyom → büyükbaş;
terra rossa/maki → kıl keçisi.
Killi toprak: çimento, tuğla, kiremit, seramik, porselen.
Silisli kumlu toprak: cam.
Toprak kaybının sebepleri: erozyon, arazinin yanlış kullanımı,
kimyasal/nükleer/kentsel atıklar ve tarım ilacı ile kirlenme.