Üç Kıtada
Bir Devlet
Bir Halife
1514 Çaldıran’da Safevi tehlikesi kırıldı, 1517 Ridaniye’de Memlûk Devleti yıkıldı ve halifelik Osmanlılara geçti. Yavuz Sultan Selim Dönemi’ndeki doğu ve güney seferleriyle Osmanlı üç kıtada toprağı olan bir devlet hâline geldi. Kanuni ise batıya yöneldi: 1533 İstanbul Antlaşması ile Avrupa’da üstünlük ele geçirildi.
Bir devletin yıkılışı, başka bir devletin doğuşuna; o doğuş da Osmanlı’nın içindeki bir isyana yol açtı. Aşağıdaki zincirde Otlukbeli’den Turnadağ’a uzanan halkaları sırayla gez — her halka bir sonrakinin sebebidir.
• Trabzon’da sancak beyi olan Şehzade Selim, Safevi tehlikesine karşı babası
II. Bayezid’in gereken tedbirleri almamasından rahatsızlık duyuyordu.
• Babasına karşı taht mücadelesine girişti.
• Topladığı kuvvetlerle 1511’de babasına karşı girdiği savaşı kaybetti.
• Ancak II. Bayezid, yeniçerilerin desteklediği oğlu Selim’e tahtı bırakmak zorunda
kaldı.
• 1512’de tahta oturan Sultan Selim ilk olarak Safeviler üzerine yürümeye karar
verdi.
Sınavda en çok karıştırılan ayrıntı budur: Şehzade Selim 1511’de babasına karşı girdiği savaşı kaybetmiştir. Buna rağmen yeniçerilerin desteği sayesinde II. Bayezid tahtı ona bırakmak zorunda kalmış, Selim 1512’de tahta oturmuştur. Yani tahtı savaşla değil, ordunun desteğiyle kazandı.
| Ölçüt | ÇALDIRAN (1514) | TURNADAĞ (1515) |
|---|---|---|
| Kiminle | Safevi Devleti (Şah İsmail) | Dulkadiroğulları Beyliği |
| Yer | Van Gölü’nün kuzeydoğusundaki Çaldıran Ovası | Turnadağ |
| Komuta | Sultan Selim | Sinan Paşa komutasındaki ordu (Selim Çaldıran’dan dönerken yolladı) |
| Sonuç | Safevi ordusu bozguna uğradı | Dulkadiroğulları yenilgiye uğratılarak Osmanlı hâkimiyeti altına alındı |
| Kazanılan yerler | Tebriz, Musul, Kerkük ve Erbil Osmanlı topraklarına katıldı | — |
| Ayrıca | Anadolu’daki Safevi tehlikesi kırıldı | Osmanlı-Memlûklu ilişkilerinin iyice gerilmesine neden oldu |
Anadolu ve İran coğrafyasına hâkimiyet mücadelesinde Osmanlı Devleti ile Safeviler karşı karşıya geldiler. Şah İsmail, kendine rakip olarak gördüğü Osmanlı Devleti’ni Şiilik propagandası yolu ile zayıflatmak istemiş; bu amaçla II. Bayezid Dönemi’nde Antalya ve yöresinde Şahkulu İsyanı çıkarılmıştır. İlk başlarda başarılı olan isyan, daha sonra Osmanlı kuvvetleri tarafından bastırılmıştır.
İki savaş da Yavuz Sultan Selim’in Memlûklere karşı yaptığı savaşlardır ve art arda iki yılda olmuştur. Sınavda hangi sonucun hangisine ait olduğu sorulur. Aşağıdaki panoda ölçüt seç, iki savaşın karşılığını yan yana gör.
• Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır ve Hicaz bölgeleri Osmanlı Devleti’ne katıldı.
• Doğu Akdeniz’den geçen Baharat Yolu Osmanlı Devleti’nin denetimine girdi.
• Halifelik Osmanlılara geçti ve Osmanlı Devleti İslam dünyasının lideri oldu.
• Venedikliler, Kıbrıs Adası için Memlûklara ödedikleri vergiyi bundan sonra Osmanlı
Devleti’ne ödemeye başladılar.
Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde yapılan doğu ve güney seferleri ile Osmanlı Devleti üç kıtada toprağı olan bir devlet hâline gelmiştir. Yani Asya ve Avrupa’ya Afrika da eklenmiştir — bunu sağlayan sefer, Mısır’ın alındığı Ridaniye (1517)'dir.
I. Süleyman, babasından güçlü bir ekonomi devralarak tahta çıkmıştır ve batı seferlerine ağırlık vermiştir. Ülke içinde çıkan isyanları da bastırmıştır. Aşağıdaki şeritte 1521’den 1566’ya kadar olan gelişmeleri gez.
• Macar kralının Balkan uluslarını Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması
• Macaristan’ın Belgrad’ı geri almak istemesi
• Fransa Kralı Fransuva’nın Kanuni’den yardım istemesi
• Halkın, Kral II. Lajos’tan (Layoş) memnun olmaması
• Macaristan Krallığına son verildi.
• Başkent Budin dâhil bütün Macaristan fethedildi.
• XVI ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı-Avusturya mücadelelerinin yaşanmasına neden
oldu.
• Ferdinand, Macar topraklarında hak iddia ederek saldırıya geçti.
Belgrad, Orta Avrupa’ya açılan kapı ve Osmanlı ordusu için Avrupa seferlerinde bir üs konumundadır. Kanuni Sultan Süleyman dış politikada ilk olarak Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde alınamayan Belgrad Kalesi’ni hedef almıştır.
Osmanlı Devleti İstanbul Antlaşması (1533) ile Avrupa’da üstünlüğü ele geçirmiştir. Bu üstünlük Zitvatoruk Antlaşması’na (1606) kadar sürmüştür. Antlaşmaya göre Avusturya Kralı protokol olarak Osmanlı vezir-i âzamına eşit sayılmıştır — yani padişahın değil, sadrazamın dengi kabul edilmiştir.
Çaldıran doğudaki tehlikeyi kırdı ama mücadeleyi bitirmedi. Kanuni Dönemi’nde art arda seferler düzenlendi, kesin sonuç çoğu zaman alınamadı ve sorun antlaşmalarla çözülmeye çalışıldı. Aşağıdaki şeritte 1526’dan 1590’a kadar olan gelişmeleri gez.
1555 yılında Osmanlı Devleti ile Safeviler arasında imzalanan ilk antlaşma olan Amasya Antlaşması ile Safeviler, Osmanlı Devleti tarafından resmen tanınmıştır.
1590 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması (Ferhat Paşa Antlaşması) ile Osmanlı Devleti doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştır. Dikkat: 1533 İstanbul Antlaşması (Avusturya ile) ile 1590 İstanbul Antlaşması (Safevilerle) ayrı antlaşmalardır — adları aynı, tarafları ve tarihleri farklıdır.
Karışık sırayla gelen olayı oku, doğru tarihi işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
42 sorudan oluşan bu test ile "Türk İslam Dünyasında Birlik Çabaları ve Dünyanın Muhteşem Gücü Osmanlı" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Fatih Sultan Mehmed ile yaptıkları Otlukbeli Savaşı’nı (1473) kaybeden Akkoyunlu Devleti yıkılış sürecine girdi. Akkoyunlu Devleti’ni, taht kavgalarından faydalanan Safevi hükümdarı Şah İsmail 1514’te yıktı. Böylece Anadolu ve İran coğrafyasına hâkimiyet mücadelesinde Osmanlı Devleti ile Safeviler karşı karşıya geldiler.
Şah İsmail, kendine rakip olarak gördüğü Osmanlı Devleti’ni Şiilik propagandası yolu ile zayıflatmak istedi. Bu amaçla II. Bayezid Dönemi’nde Antalya ve yöresinde Şahkulu İsyanı çıkarıldı. İlk başlarda başarılı olan isyan, daha sonra Osmanlı kuvvetleri tarafından bastırıldı.
Trabzon’da sancak beyi olan Şehzade Selim, Safevi tehlikesine karşı babası II. Bayezid’in gereken tedbirleri almamasından rahatsızlık duyuyordu ve babasına karşı taht mücadelesine girişti. Topladığı kuvvetlerle 1511’de babasına karşı girdiği savaşı kaybetti; ancak II. Bayezid, yeniçerilerin desteklediği oğlu Selim’e tahtı bırakmak zorunda kaldı. 1512’de tahta oturan Sultan Selim ilk olarak Safeviler üzerine yürümeye karar verdi.
İki ordu 1514’te Van Gölü’nün kuzeydoğusundaki Çaldıran Ovası’nda karşı karşıya geldi; yapılan savaşta Safevi ordusu bozguna uğradı. Savaş sonucunda Tebriz, Musul, Kerkük ve Erbil Osmanlı topraklarına katıldı ve Anadolu’daki Safevi tehlikesi kırıldı. Sultan Selim, Çaldıran’dan dönerken Sinan Paşa komutasındaki bir orduyu Dulkadiroğulları Beyliği üzerine yolladı; 1515 Turnadağ Savaşı’nda Dulkadiroğulları yenilgiye uğratılarak Osmanlı hâkimiyeti altına alındı. Bu durum Osmanlı-Memlûklu ilişkilerinin iyice gerilmesine neden oldu.
Gerilim, Yıldırım Bayezid’in Dulkadiroğlu ve Ramazanoğlu Beyliklerine sahip olmak istemesiyle başladı ve İstanbul’un fethinden sonra daha da arttı. Halifeliğin ve kutsal yerlerin koruyuculuğunu yaptıkları için İslam dünyasının lideri durumunda bulunan Memlûklular, Osmanlı Devleti’ni kendilerine rakip olarak görmeye başladılar; bu nedenle Fatih Sultan Mehmed’in Hicaz su yollarını onarma teklifini kabul etmediler. II. Bayezid-Cem Sultan mücadelesinde Memlûklular Cem Sultan’ı desteklediler. 1515 Turnadağ Savaşı’nda Dulkadiroğulları’nın Osmanlı hâkimiyetine girmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Sultan Selim ile Memlûklu Sultanı Kansu Gavri, Halep ile Kilis arasındaki Mercidabık Ovası’nda karşılaştı (1516). Savaşı Osmanlı Devleti kazandı, Memlûklu Hükümdarı Kansu Gavri savaş alanında öldü. Suriye, Lübnan ve Filistin Osmanlı topraklarına katıldı.
Memlûkluların Tomanbay’ı sultan seçtiklerini ve yeniden toparlandıklarını haber alan Sultan Selim Mısır’a doğru ilerledi. 1517 baharında Sina Çölü’nü geçerek Kahire yakınlarında Mısır ordusu ile Ridaniye Savaşı yapıldı; savaşı kaybeden Memlûklu Devleti yıkıldı. Böylece Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır ve Hicaz bölgeleri Osmanlı Devleti’ne katıldı; Doğu Akdeniz’den geçen Baharat Yolu Osmanlı Devleti’nin denetimine girdi; halifelik Osmanlılara geçti ve Osmanlı Devleti İslam dünyasının lideri oldu; Venedikliler Kıbrıs Adası için Memlûklara ödedikleri vergiyi bundan sonra Osmanlı Devleti’ne ödemeye başladılar. Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde yapılan doğu ve güney seferleri ile Osmanlı Devleti üç kıtada toprağı olan bir devlet hâline gelmiştir.
I. Süleyman babasından güçlü bir ekonomi devralarak tahta çıkmış ve batı seferlerine ağırlık vermiştir. Dış politikada ilk olarak Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde alınamayan Belgrad Kalesi’ni hedef almıştır; Belgrad, Orta Avrupa’ya açılan kapı ve Osmanlı ordusu için Avrupa seferlerinde bir üs konumundadır. 1522 yılında Rodos’u fethetmiş, ülke içinde çıkan isyanları da bastırmıştır.
Nedenleri: Macar kralının Balkan uluslarını Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması; Macaristan’ın Belgrad’ı geri almak istemesi; Fransa Kralı Fransuva’nın Kanuni’den yardım istemesi; halkın Kral II. Lajos’tan (Layoş) memnun olmaması. Sonuçları: Macaristan Krallığına son verildi; başkent Budin dâhil bütün Macaristan fethedildi; XVI ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı-Avusturya mücadelelerinin yaşanmasına neden oldu; Ferdinand, Macar topraklarında hak iddia ederek saldırıya geçti.
1532 yılında yapılan Alman Seferi’nden sonra İstanbul Antlaşması (1533) imzalanmıştır; bu antlaşmaya göre Avusturya Kralı protokol olarak Osmanlı vezir-i âzamına eşit sayılmıştır. Osmanlı Devleti İstanbul Antlaşması (1533) ile Avrupa’da üstünlüğü ele geçirmiş, bu üstünlük Zitvatoruk Antlaşması’na (1606) kadar sürmüştür. Kanuni 1566 yılında Zigetvar Kalesi’ni kuşattı; kale fethedilmeden Kanuni Sultan Süleyman vefat etti. Zigetvar Seferi, padişahın son seferidir.
Safevilerin etkisiyle Anadolu’da 1526-1527 yıllarında Şii eğilimli pek çok isyan (Zünnunoğlu, Veli Halife, Kalenderoğlu isyanları) çıkmıştır. 1533-1535 yılları arasında Irakeyn Seferi düzenlenmiş, Osmanlı Devleti Kafkasya sınırının güvenliğini sağlamıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Safevi Devleti üzerine 1548 tarihinde tekrar bir sefer düzenleyip Tebriz’e kadar ilerlemiştir. Nahçıvan Seferi (1554): Safevilere ağır bir darbe vurulmuş, pek çok esir, mal ve ganimet ele geçirilmiş olmasına rağmen bu seferden de kesin bir sonuç alınamamıştır.
İki devlet arasında 1555 yılında Amasya Antlaşması imzalanmıştır; bu, Osmanlı Devleti ile Safeviler arasında imzalanan ilk antlaşmadır ve Safeviler Osmanlı Devleti tarafından resmen tanınmıştır. 1578-1590 yılları arasında Osmanlı-İran savaşları yaşanmış; savaş, 1590 yılında İstanbul Antlaşması’nın (Ferhat Paşa Antlaşması) imzalanması ile son bulmuştur. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştır.